3091 Kararı Kaç Günde Uygulanır? İnfaz Memuru ve 5 Günlük Süre | m.9 (2026)
3091 kararının infazı ne demektir?
3091 sayılı Kanun kapsamında soruşturma tamamlanıp zilyetliğe tecavüzün bulunduğu sonucuna varıldığında, kararın yalnız kağıt üzerinde kalması kanunun amacını gerçekleştirmez. İnfaz, verilen idari kararın taşınmazın başında fiilen uygulanması ve müdahalenin sona erdirilmesidir. Bu aşama soruşturmanın devamı değil, tamamlanmış kararın icrasıdır.
Örneğin bir tarla bölümünün haksız biçimde sürülmesi, bir geçiş yolunun kapatılması, taşınmazın çevresine engel konulması veya yapılı taşınmazın fiilen işgal edilmesi olayında infaz memuru kararın neyi emrettiğini esas alır. Taşınmazın kapsamı, tarafları ve önlenecek müdahale karar metninden açıkça anlaşılmalıdır.
Soruşturmanın 15 günlük karar süresi için 3091 m.6 rehberi; soruşturma ve karar tebligatı için 3091 m.8 tebligat rehberi ayrıca incelenebilir.
Karar kaç gün içinde uygulanmak zorundadır?
Kanun m.9, kararın infaz memuruna geldiği tarihten itibaren en geç 5 gün içinde uygulanmasını öngörür. Bu beş günlük süre, m.6’daki 15 günlük karar verme süresinden farklıdır. Önce başvuru tarihinden itibaren soruşturma yürütülür ve karar verilir; daha sonra karar infaz aşamasına geçtiğinde 5 günlük uygulama süresi gündeme gelir.
Bu sürelerin ayrı ayrı tutulması önemlidir. “Başvurudan itibaren toplam beş gün” şeklinde bir kural yoktur. Aynı şekilde idare 15 gün içinde karar verdi diye infazı belirsiz süre erteleyemez. Kanun hızlı koruma amacını karar sonrasında da devam ettirir.
Beş günlük süre hangi tarihten başlar?
Beş günlük sürenin başlangıcı kararın verildiği gün değil, karar ve dosyanın infaz memuruna ulaştığı tarihtir. Bu nedenle işlem dosyasında kararın infaz birimine hangi tarihte teslim edildiğinin görülebilmesi gerekir. Dosya devir tarihi belirsiz bırakılırsa kanuni sürenin denetlenmesi güçleşir.
İnfaz memuruna dosyanın geç gönderilmesi de idarenin kendi iç işleyişinden kaynaklanan ayrı bir sorun yaratabilir. 3091 m.11, kanuni sürelerde karar verilmemesi veya infaz yapılmaması hâlinde gecikmenin nedenlerinin üst makama bildirilmesine ilişkin mekanizma kurar. Bu nedenle hem karar tarihi hem infaz memuruna teslim tarihi hem de fiilî uygulama tarihi dosyada ayrı ayrı bulunmalıdır.
İnfaz memuru ne yapar?
İnfaz memurunun görevi uyuşmazlığı baştan soruşturmak değildir. Soruşturma tamamlanmış, deliller değerlendirilmiş ve yetkili makam kararını vermiştir. İnfaz memuru kararın hüküm bölümünü, taşınmazın tanımını ve uygulanacak müdahale önleme tedbirini esas alarak sahada uygulama yapar.
İnfaz sırasında taşınmazın hangi bölümünün teslim edileceği veya hangi fiilî engelin kaldırılacağı kararın içeriğinden anlaşılmalıdır. Kararın belirsiz olması halinde infaz memurunun kendi takdiriyle yeni bir uyuşmazlık konusu yaratması doğru değildir. Gerekirse kararın kapsamını açıklığa kavuşturacak işlem yapılmalı; fakat infaz memuru karar verici makamın yerine geçmemelidir.
İnfazdan önce dosyada hangi hazırlıklar yapılmalıdır?
İnfaz memuru sahaya çıkmadan önce karar metni, soruşturma krokisi, taşınmazın ada-parsel veya yer tarifini, taraf bilgilerini ve varsa teknik raporları incelemelidir. Kararın konusu “parselin doğu bölümündeki fiilî müdahalenin önlenmesi” ise hangi bölümün kastedildiği dosyadan belirlenebilir olmalıdır. Belirsiz kararın sahada tahmin yoluyla genişletilmesi yeni uyuşmazlık yaratabilir.
Hazırlık aşamasında infazın güvenlik riski taşıyıp taşımadığı, teknik ölçüm gerekip gerekmediği, kilitli bina veya eşya bulunup bulunmadığı da dosya bilgileri üzerinden öngörülebilir. Böylece teknik personel veya kolluk ihtiyacı infaz gününden önce planlanır ve beş günlük sürenin sırf organizasyon eksikliği nedeniyle aşılması önlenir.
Taşınmaz zilyedine nasıl teslim edilir?
Uygulama Yönetmeliği m.42, kararın taşınmazın bulunduğu yerde ve mevcut durumu dikkate alınarak uygulanmasını düzenler. Amaç, müdahaleyi sona erdirerek fiilî zilyetliği karar lehine olan kişiye yeniden sağlamaktır. Taşınmazın başında düzenlenecek infaz tutanağı, uygulamanın ne şekilde yapıldığını göstermelidir.
Tutanakta tarih, saat, yer, hazır bulunan taraflar, infaz memuru, varsa teknik eleman ve kolluk görevlileri, kararın nasıl yerine getirildiği ve taşınmazın hangi durumda teslim edildiği açıkça yazılmalıdır. Böylece ikinci bir tecavüz iddiası doğduğunda önceki kararın ne şekilde infaz edildiği ispatlanabilir.
Kararın kapsamı ile taşınmazın fiilî durumu uyuşmuyorsa ne yapılır?
İnfaz memuru, kararın uygulanması sırasında dosyada tarif edilen alan ile sahadaki fiilî durum arasında ciddi uyumsuzluk görürse bu durumu tutanak altına almalıdır. Örneğin karar belirli bir bölümden söz ettiği halde sahada hangi bölümün kastedildiği teknik olarak belirlenemiyorsa, kararın sınırını aşacak şekilde tahmine dayalı müdahale yapılmamalıdır.
Bu durumda yetkili makamdan açıklama, teknik personel desteği veya dosyadaki eksik krokilerin tamamlanması gündeme gelebilir. Amaç infazı geciktirmek değil, yanlış parsel veya yanlış alan üzerinde işlem yapılmasını önlemektir. İdari kararın fiilen uygulanması, kararın kapsamıyla sıkı biçimde bağlıdır.
İnfazdan önce taraflara haber verilir mi?
Uygulama Yönetmeliğinin infaz hükümleri, kararın uygulanacağı yer ve zamana ilişkin bildirim ve hazır bulunma usullerini düzenler. Ancak bu bildirim, kararın uygulanmasını süresiz erteleyen yeni bir itiraz aşaması değildir. İnfaz aşamasındaki amaç, kararın fiilen yerine getirilmesidir.
Soruşturma çağrısı, nihai karar tebliği ve infaz bildirimi birbirinden farklıdır. Sitedeki m.8 rehberinde bu üç aşama ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Dosya incelenirken hangi tebligat belgesinin hangi aşamaya ait olduğu belirlenmelidir.
Mütecaviz infaza gelmezse karar uygulanabilir mi?
Kanunun hızlı koruma sistemi, hakkında karar verilen kişinin infaza katılmaması nedeniyle işlemin durmasını amaçlamaz. Usulüne uygun bildirim ve Yönetmelikte öngörülen şartlar yerine getirildikten sonra infaz, ilgilinin yokluğunda da yapılabilir. İnfaz tutanağında kişinin hazır olmadığı açıkça belirtilmelidir.
Bununla birlikte yokluk, infaz memuruna sınırsız yetki vermez. Uygulama yalnız kararın kapsamıyla sınırlı olmalı; taşınmazdaki eşya, kilitli yerler, ekili ürünler veya tesisler hakkında Kanun ve Yönetmelikteki özel hükümler uygulanmalıdır.
Kolluk kuvveti infaza katılabilir mi?
Evet. İnfaz sırasında güvenliğin sağlanması veya kararın yerine getirilmesinin engellenmesi ihtimali varsa kolluk desteği istenebilir. Yönetmelik, yetkili makamın yazılı emriyle güvenlik kuvvetlerinden yararlanılmasına imkan tanır. Kolluğun görevi hukuki uyuşmazlığı yeniden değerlendirmek değil, infazın güvenli biçimde yapılmasını sağlamaktır.
Polis veya jandarmanın sahada bulunması kararın içeriğini değiştirmez. Kolluk, infaz memurunun ve yetkili idari makamın görev alanı içinde güvenlik sağlar. Kararın sınırını aşan bir müdahale yapılırsa bunun hukuka uygunluğu ayrıca tartışılabilir.
Kolluk kararın uygulanacağı alanı kendisi belirleyebilir mi?
Hayır. Kolluk güvenlik işlevi görür; zilyetliğin kime ait olduğunu yeniden kararlaştırmaz, teknik sınır çizmez ve kararın hüküm bölümünü genişletmez. Hangi alanın teslim edileceği karardan ve teknik dosyadan anlaşılmalıdır. Kolluk yalnız infazın güvenli şekilde gerçekleştirilmesine yardımcı olur.
Taraflardan biri kolluk görevlisine yeni belge sunup kararın yanlış olduğunu ileri sürerse bu durum infaz memurunca tutanağa geçirilebilir; ancak kolluğun sahada idari kararı iptal etme veya değiştirme yetkisi yoktur. Yargısal itirazlar görevli mahkemede yapılır.
Teknik eleman ne zaman görevlendirilebilir?
Taşınmazın sınırının, uygulama alanının veya karar kapsamındaki bölümün teknik olarak belirlenmesi gerekiyorsa infaz sırasında teknik elemandan yararlanılabilir. Özellikle geniş tarım arazileri, parsel içi fiilî kullanım alanları, yol veya kanal gibi sınırları hassas biçimde gösterilmesi gereken durumlarda teknik destek önemlidir.
Teknik elemanın görevi yeni mülkiyet sınırı yaratmak değildir. Soruşturma ve karar dosyasında belirlenmiş alanın sahada doğru uygulanmasına yardımcı olur. Tapu ve kadastro uyuşmazlığı varsa bu özel hukuk ve kadastro mevzuatı çerçevesinde ayrıca çözülür.
İnfaz sırasında yeniden ölçüm yapılabilir mi?
Kararın uygulanması için gerekli teknik tespit ile yeni bir uyuşmazlığı çözmek amacıyla yapılacak bilirkişi incelemesi birbirinden ayrılmalıdır. İnfazın hangi noktaya kadar uygulanacağını göstermek amacıyla mevcut kroki ve koordinatlar sahada teknik eleman tarafından işaretlenebilir. Bu, kararın icrasına hizmet eder.
Buna karşılık taraflar arasında yeni bir mülkiyet sınırı uyuşmazlığı ortaya çıkmışsa infaz memuru bunu kesin olarak çözemez. Kararın kapsamı dışında kalan ayni hak veya kadastro tartışmaları görevli yargı merciine aittir.
İnfaz sırasında kilitli bina varsa ne olur?
3091 sayılı Kanunun Ek m.1 hükmü, infaz sırasında kilitli veya kapalı yerlerle karşılaşılması halinde uygulanacak özel yetkiyi düzenler. Şartları oluştuğunda kapalı yer açtırılabilir; gerektiğinde kilit ve benzeri engeller zorla açılabilir. Bu konu m.9’daki genel infaz yetkisinin özel görünümüdür.
Kilitli bina veya işyerindeki eşyaların durumu ise Ek m.2 kapsamında ayrıca ele alınır. Eşyanın teslimi, muhafazası, sahibine bildirim ve belirli süre sonunda satış gibi ayrıntılar vardır. Bu nedenle infaz memuru kilidi açtıktan sonra içerideki eşyayı keyfi biçimde dışarı bırakamaz.
İşgalcinin ektiği ürün veya yaptığı tesis infazda kaldırılır mı?
Kanun m.10, mütecavizin taşınmaz üzerinde meydana getirdiği ekim, dikim, tesis veya değişiklikler bakımından özel bir kural öngörür. Bu unsurların mülkiyeti ve bedeli gibi özel hukuk sonuçları 3091 infaz memurunun geniş takdiriyle çözülemez. İlgililer genel hükümlere göre yargı yoluna başvurabilir.
Bu ayrım, “tecavüzün önlenmesi kararı verildi, taşınmaz üzerindeki her şey hemen sökülür” şeklindeki yanlış uygulamayı önler. İnfaz kararı müdahaleyi sona erdirir; yapı, ürün veya tesis üzerindeki özel hukuk hakları ayrıca değerlendirilir.
Karara karşı dava açılması infazı durdurur mu?
İptal davası açılması tek başına idari işlemin yürütmesini durdurmaz. İYUK m.27 kapsamında yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilir ve mahkeme kanuni şartları değerlendirir. Bu nedenle 3091 kararına karşı dava açıldığını söylemek, tek başına m.9’daki infaz yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Kararın kesinliği ve idari yargı yolu için 3091 m.7 rehberi incelenebilir. Mahkemece yürütmenin durdurulması kararı verilmişse idare kararın kapsamına göre işlem yapmak zorundadır.
Yanlış veya eksik infaz yapılırsa ne yapılabilir?
İnfazın karar kapsamından daha dar veya daha geniş yapılması ayrı bir idari işlem sorunu doğurabilir. Örneğin karar yalnız belirli bir bölümdeki müdahalenin önlenmesine ilişkin olduğu halde başka alanlara da müdahale edilmesi veya karar gereği kaldırılması gereken engelin hiç kaldırılmaması infazın hukuka uygunluğunu tartışmalı hâle getirir.
İlgili taraf öncelikle infaz tutanağını ve varsa teknik krokiyi temin etmelidir. Uyuşmazlık yalnız maddi tutanak hatası değil, kararın yanlış uygulanması ise idari başvuru ve yargı yolları somut olaya göre değerlendirilir. Delil açısından infaz gününe ait fotoğraf, video, ölçüm ve taraf beyanlarının tutanağa geçirilmesi önemlidir.
İnfazdan sonra tekrar müdahale edilirse ne olur?
Kararın uygulanmasından sonra aynı taşınmaza yeniden tecavüz edilmesi Kanun m.12 kapsamında ikinci veya sonraki tecavüz olarak araştırılır. Önceki infazın tamamlanmış olması, yeni fiilin tarihini ve niteliğini belirlemek için önem taşır. Bu nedenle ilk infaz tutanağının açık olması sonraki soruşturmanın temel delillerindendir.
Yeni müdahale ilk olayın devamı gibi görünse bile tarih, alan, taraf ve fiilin niteliği yeniden tespit edilmelidir. İkinci tecavüzün cezai sonucu da Kanun m.15 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
İnfaz 5 gün içinde yapılmazsa ne olur?
3091 m.11, infazın kanuni sürede yapılmaması halinde gecikmenin nedenlerinin bir üst makama bildirilmesini öngörür. Bu mekanizma, 5 günlük sürenin yalnız tavsiye niteliğinde olmadığını gösterir. Dosyada infazın gecikme nedeni ve üst makama yapılan bildirim görülebilmelidir.
Beş günün aşılması kararın kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Ancak idarenin kanuni hız yükümlülüğüne uymaması, somut olayda hukuki ve idari sorumluluk değerlendirmesi doğurabilir. Başvuran, dosya hareketlerini yazılı olarak sorabilir ve işlem tarihlerini belgeleyebilir.
İnfaz tutanağında neler bulunmalıdır?
- Kararın tarih ve sayısı.
- İnfazın yapıldığı tarih, saat ve taşınmaz bilgileri.
- Hazır bulunan taraflar ve temsilcileri.
- İnfaz memuru, varsa teknik eleman ve kolluk görevlileri.
- Kararın hangi bölümünün nasıl uygulandığı.
- Taşınmazın teslim edildiği fiilî durum.
- Kilitli alan, eşya, ürün veya tesis varsa bunlara ilişkin özel işlemler.
- Tarafların tutanağa geçirilmesini istediği somut beyanlar.
- İmza ve tebliğ işlemleri.
İkinci tecavüz bakımından infaz tutanağı neden önemlidir?
Kanun m.12, aynı taşınmaza ikinci veya sonraki tecavüzlerde yeniden soruşturma ve önceki dosyayla bağlantı kurulmasını öngörür. İlk kararın gerçekten uygulanıp uygulanmadığı, taşınmazın ne şekilde teslim edildiği ve yeni müdahalenin hangi tarihte gerçekleştiği bu nedenle önemlidir.
Eksik veya belirsiz infaz tutanağı ikinci tecavüzün tespitini zorlaştırabilir. Özellikle sınırların, kaldırılan engellerin veya teslim edilen bölümün açıkça yazılması sonraki süreçte hem idari hem cezai değerlendirmeye katkı sağlar.
Sık sorulan sorular
3091 kararı kaç günde uygulanır?
Kararın infaz memuruna ulaştığı tarihten itibaren en geç 5 gün içinde uygulanması gerekir.
Beş gün karar tarihinden mi başlar?
Hayır. Kanundaki başlangıç, karar ve dosyanın infaz memuruna ulaştığı tarihtir.
İnfaz memuru kararı değiştirebilir mi?
Hayır. Görevi kararı uygulamaktır; uyuşmazlığı yeniden soruşturup yeni bir karar veremez.
Mütecaviz gelmezse infaz durur mu?
Usul şartları yerine getirildiğinde yokluk infazı engellemez. Uygulama kararın kapsamıyla sınırlı yürütülür.
Polis veya jandarma çağrılabilir mi?
Evet. Güvenliğin sağlanması için yetkili makamın emriyle kolluk desteği alınabilir.
Harita mühendisi veya teknik eleman bulunabilir mi?
Kararın sahada doğru uygulanması teknik belirleme gerektiriyorsa teknik eleman görevlendirilebilir.
Dava açınca infaz otomatik durur mu?
Hayır. İptal davası kendiliğinden yürütmeyi durdurmaz; yürütmenin durdurulması ayrıca değerlendirilir.
Kilitli bina zorla açılabilir mi?
Kanun Ek m.1 şartları oluştuğunda kapalı veya kilitli yerlerin açılmasına ilişkin özel yetki verir.
İçerideki eşyalar sokağa bırakılabilir mi?
Hayır. Ek m.2’de eşyanın teslimi, muhafazası, bildirim ve satışına ilişkin özel usul vardır.
İnfaz 5 günde yapılmazsa karar düşer mi?
Hayır. Kanun m.11 gecikmenin nedeninin üst makama bildirilmesini öngörür; kararın kendiliğinden düşeceğini düzenlemez.
Hukukçu incelemesi ve resmî kaynaklar
İnceleyen: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil 3472. Güncelleme: 23 Eylül 2026. Rehber 3091 sayılı Kanun m.9–12 ve Ek m.1–2 ile Uygulama Yönetmeliğinin infaza ilişkin özellikle m.41–42 hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.
Türkiye genelindeki 3091 dosyaları Mersin’den takip edilebilmektedir. İnfazın kapsamı karar metni ve işlem dosyasına göre belirlenmelidir.
Yazar bilgisi
Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde gayrimenkul ve idare hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

