Biyogüvenlik Kanunu Hangi Faaliyetlere Uygulanır? 5977 m.1 Kapsam Rehberi | 2026
Kısa ve net cevap: 5977 sayılı Kanun; GDO ve ürünleriyle ilgili araştırma, geliştirme, işleme, piyasaya sürme, izleme, kullanma, ithalat, ihracat, nakil, taşıma, saklama, paketleme, etiketleme, depolama ve benzeri faaliyetleri kapsar. Veteriner tıbbi ürünleri ile Sağlık Bakanlığınca ruhsat veya izin verilen beşerî tıbbi ürünler ve kozmetik ürünler kanunun açık kapsam istisnasıdır.

Kanuni kuralın açık anlamı
Madde 1 biyogüvenlik sisteminin amacını insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevrenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması olarak kurar. Kapsam yalnız ilk ithalat anına bağlı değildir; GDO veya ürününün araştırmadan piyasaya ve piyasadan sonraki izlemeye kadar bütün yaşam döngüsünü hedefler. Bu nedenle bir işlem numune, depolama ya da taşıma olarak adlandırılsa bile kanunda sayılan faaliyetlerden birine giriyorsa biyogüvenlik hükümleri ayrıca incelenir.
Bu başlık Biyogüvenlik Kanunu kapsamı bakımından tek başına değil, 5977 sayılı Kanun’un başvuru, yasak, karar sonrası izleme, sorumluluk ve ceza hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Mevzuatın amacı teknik süreci bürokratik bir formaliteye dönüştürmek değil; insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğe ilişkin risklerin bilimsel veriye dayanarak yönetilmesidir. Ticari hız veya geçmiş uygulama kanuni kuralın yerine geçmez. Somut ürün ve işlem dosyasında kullanılan bilgi güncel, doğrulanabilir ve izin veya karar içeriğiyle tutarlı olmalıdır.
Bu hüküm kimleri ve hangi işlemleri etkiler?
Kapsam değerlendirmesinde materyalin GDO veya GDO ürünü niteliği, kullanım amacı, işlemin Türkiye’de hangi aşamada yapılacağı, ürünün başka bir özel mevzuata tabi olup olmadığı ve kanundaki açık istisnalar birlikte ele alınır. Ticari isim veya yabancı ülke sınıflandırması tek başına belirleyici değildir.
Biyogüvenlik Kanunu kapsamı için uygulama dosyası hazırlanırken işlemdeki bütün aktörler aynı hukuki veriyi kullanmalıdır. Satın alma biriminin ürün tanımı, laboratuvarın numune tanımı, ithalat beyannamesi, depo kaydı ve satış faturası arasında izlenebilir bir bağ kurulması sonradan ortaya çıkabilecek denetim ve uyuşmazlıklarda belirleyicidir. Kanunun açık hükmü bulunan yerde varsayımla hareket edilmemeli; kararın veya resmi belgenin kapsamı sözleşme ve iç prosedürlere aynen yansıtılmalıdır.
İşlem adım adım nasıl kurulmalıdır?
Önce ürünün teknik kimliği ve üretim yöntemi belgelenir; ardından araştırma, ithalat, işleme, taşıma, depolama veya piyasaya arz gibi faaliyet ayrı ayrı sınıflandırılır. Son aşamada m.3, m.5 ve m.7 başta olmak üzere faaliyetle ilgili izin, yasak ve izlenebilirlik hükümleri eşleştirilir.
Bu başlık Biyogüvenlik Kanunu kapsamı bakımından tek başına değil, 5977 sayılı Kanun’un başvuru, yasak, karar sonrası izleme, sorumluluk ve ceza hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Mevzuatın amacı teknik süreci bürokratik bir formaliteye dönüştürmek değil; insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğe ilişkin risklerin bilimsel veriye dayanarak yönetilmesidir. Ticari hız veya geçmiş uygulama kanuni kuralın yerine geçmez. Somut ürün ve işlem dosyasında kullanılan bilgi güncel, doğrulanabilir ve izin veya karar içeriğiyle tutarlı olmalıdır.
Süre, sınır ve istisnalar nasıl okunmalıdır?
Kanun m.1 kapsamında miktara dayalı genel bir az miktar istisnası kurmaz. Araştırma amacı da tek başına kapsam dışılık yaratmaz; araştırma amaçlı ithalat için m.3’te özel izin rejimi vardır.
Biyogüvenlik Kanunu kapsamı için uygulama dosyası hazırlanırken işlemdeki bütün aktörler aynı hukuki veriyi kullanmalıdır. Satın alma biriminin ürün tanımı, laboratuvarın numune tanımı, ithalat beyannamesi, depo kaydı ve satış faturası arasında izlenebilir bir bağ kurulması sonradan ortaya çıkabilecek denetim ve uyuşmazlıklarda belirleyicidir. Kanunun açık hükmü bulunan yerde varsayımla hareket edilmemeli; kararın veya resmi belgenin kapsamı sözleşme ve iç prosedürlere aynen yansıtılmalıdır.
Dosyada hangi belgeler bulunmalıdır?
Teknik ürün spesifikasyonu, genetik olay bilgisi, analiz raporları, kullanım amacı, ithalat ve sevkiyat belgeleri, varsa karar ve izin örneği ile alıcıya aktarılacak güvenlik bilgileri aynı uyum dosyasında tutulmalıdır.
Bu başlık Biyogüvenlik Kanunu kapsamı bakımından tek başına değil, 5977 sayılı Kanun’un başvuru, yasak, karar sonrası izleme, sorumluluk ve ceza hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Mevzuatın amacı teknik süreci bürokratik bir formaliteye dönüştürmek değil; insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğe ilişkin risklerin bilimsel veriye dayanarak yönetilmesidir. Ticari hız veya geçmiş uygulama kanuni kuralın yerine geçmez. Somut ürün ve işlem dosyasında kullanılan bilgi güncel, doğrulanabilir ve izin veya karar içeriğiyle tutarlı olmalıdır.
Ticari sözleşmeye nasıl yansıtılmalıdır?
Biyogüvenlik Kanunu kapsamı yalnız kamu hukukundaki izin veya denetim boyutuyla bırakılmamalıdır. Alım-satım, ithalat, lojistik, depolama, işleme ve hizmet sözleşmelerinde 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu m.1 kapsamındaki yükümlülüğün hangi tarafça yerine getirileceği açıkça yazılmalıdır. Tedarikçinin teknik dosya sağlama borcu, belgenin güncel tutulması, karar veya izin koşullarındaki değişikliklerin bildirilmesi, resmi denetimde işbirliği, geri çağırma halinde masrafların dağılımı ve mevzuata aykırılığın sözleşmesel sonucu ayrı maddeler halinde düzenlenebilir. Bununla birlikte sözleşme, kanundan doğan idari veya cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bir tarafın bütün izinler karşı tarafa aittir demesi yetkili idare karşısında kanuni yükümlülüğü kendiliğinden devretmez. Sözleşmenin amacı kamu hukuku sorumluluğunu gizlemek değil, bilgi ve belge akışını güvence altına almak ve tarafların rücu ilişkisini önceden belirlemektir.
Biyogüvenlik Kanunu kapsamı için uygulama dosyası hazırlanırken işlemdeki bütün aktörler aynı hukuki veriyi kullanmalıdır. Satın alma biriminin ürün tanımı, laboratuvarın numune tanımı, ithalat beyannamesi, depo kaydı ve satış faturası arasında izlenebilir bir bağ kurulması sonradan ortaya çıkabilecek denetim ve uyuşmazlıklarda belirleyicidir. Kanunun açık hükmü bulunan yerde varsayımla hareket edilmemeli; kararın veya resmi belgenin kapsamı sözleşme ve iç prosedürlere aynen yansıtılmalıdır.
Denetimde hangi noktalar kontrol edilir?
Yetkili idarenin denetimi sırasında Biyogüvenlik Kanunu kapsamı bakımından yalnız tek bir belgeye değil, işlemin tamamına bakılması mümkündür. Ürünün teknik kimliği ile fiili kullanımın uyuşması, başvuru veya kararın doğru ürüne ait olması, kararın kullanım amacı ve operasyonel sınırlarına uyulması, etiket ve izlenebilirlik bilgilerinin korunması ve resmi taleplere süresinde cevap verilmesi önemlidir. Şirket içi prosedürde hukuk, kalite, gümrük, satın alma, depo ve satış birimlerinin aynı dosyayı kullanması gerekir. Farklı birimlerde farklı ürün adı veya farklı karar numarası kullanılması denetimde açıklanması güç çelişkiler yaratır. Bu nedenle her parti veya ürün için tek bir ana uyum kaydı oluşturulması ve işlemlerin bu kayıt üzerinden yürütülmesi daha güvenlidir.
Bu başlık Biyogüvenlik Kanunu kapsamı bakımından tek başına değil, 5977 sayılı Kanun’un başvuru, yasak, karar sonrası izleme, sorumluluk ve ceza hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Mevzuatın amacı teknik süreci bürokratik bir formaliteye dönüştürmek değil; insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğe ilişkin risklerin bilimsel veriye dayanarak yönetilmesidir. Ticari hız veya geçmiş uygulama kanuni kuralın yerine geçmez. Somut ürün ve işlem dosyasında kullanılan bilgi güncel, doğrulanabilir ve izin veya karar içeriğiyle tutarlı olmalıdır.
Uyuşmazlık çıkarsa hangi kayıtlar belirleyicidir?
Bir uyuşmazlıkta olayın hangi tarihte, hangi ürün ve hangi izin veya karar kapsamında gerçekleştiğinin ispatı önem taşır. Teknik ürün spesifikasyonu, genetik olay bilgisi, analiz raporları, kullanım amacı, ithalat ve sevkiyat belgeleri, varsa karar ve izin örneği ile alıcıya aktarılacak güvenlik bilgileri aynı uyum dosyasında tutulmalıdır. Bu belgelerin birbirini doğrulaması gerekir. Sözleşmedeki ürün kodu ile analiz raporundaki kod, gümrük belgesindeki tanım ve karar kapsamındaki ayırt edici kimlik farklıysa hukuki savunma zayıflar. Elektronik kayıtların tarihçesi, e-posta yazışmaları, resmi başvuru kayıtları ve alıcıya yapılan bildirimler de somut olayın aydınlatılmasında kullanılabilir. Belgeler sonradan oluşturulmak yerine işlem anında tutulmalı; şirketin saklama politikası kanundaki özel saklama sürelerinden daha kısa belirlenmemelidir.
Biyogüvenlik Kanunu kapsamı için uygulama dosyası hazırlanırken işlemdeki bütün aktörler aynı hukuki veriyi kullanmalıdır. Satın alma biriminin ürün tanımı, laboratuvarın numune tanımı, ithalat beyannamesi, depo kaydı ve satış faturası arasında izlenebilir bir bağ kurulması sonradan ortaya çıkabilecek denetim ve uyuşmazlıklarda belirleyicidir. Kanunun açık hükmü bulunan yerde varsayımla hareket edilmemeli; kararın veya resmi belgenin kapsamı sözleşme ve iç prosedürlere aynen yansıtılmalıdır.
İdari işlem ve yargısal uyuşmazlık boyutu
Biyogüvenlik Kanunu kapsamı hakkında olumsuz karar, toplatma, imha, izin iptali veya başka bir idari tedbirle karşılaşıldığında önce işlemin dayanağı, tebliğ tarihi, kararın gerekçesi ve dosyada kullanılan bilimsel raporlar tespit edilmelidir. Başvuru sahibinin daha önce sunduğu bilgi ile idarenin esas aldığı teknik veri karşılaştırılır. Kanunda özel yeniden inceleme yolu varsa bu yol ve genel idari başvuru imkanları süreleriyle birlikte ele alınır; yargı yoluna gidilecekse görevli yargı kolu, dava süresi, yürütmenin durdurulması şartları ve teknik bilirkişi ihtiyacı somut işleme göre belirlenir. Ticari zarar iddiası ayrıca sözleşme ve sorumluluk hükümleri açısından incelenir. Sürelerin tebliğle başladığı durumlarda elektronik veya fiziksel tebligat kayıtları dosyada korunmalıdır. Bilimsel tartışma içeren uyuşmazlıklarda teknik raporların kaynağı, yöntem ve numune zinciri de hukuki argümanın ayrılmaz parçasıdır.
Bu başlık Biyogüvenlik Kanunu kapsamı bakımından tek başına değil, 5977 sayılı Kanun’un başvuru, yasak, karar sonrası izleme, sorumluluk ve ceza hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Mevzuatın amacı teknik süreci bürokratik bir formaliteye dönüştürmek değil; insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğe ilişkin risklerin bilimsel veriye dayanarak yönetilmesidir. Ticari hız veya geçmiş uygulama kanuni kuralın yerine geçmez. Somut ürün ve işlem dosyasında kullanılan bilgi güncel, doğrulanabilir ve izin veya karar içeriğiyle tutarlı olmalıdır.
En sık yapılan hatalar
Uygulamada Biyogüvenlik Kanunu kapsamı başlığında görülen temel hata teknik konuyu yalnız laboratuvarın, hukuki konuyu yalnız hukuk biriminin sorunu saymaktır. Oysa biyogüvenlik dosyası bilimsel veri ile hukuki işlemin aynı anda doğrulanmasını gerektirir. İkinci hata yabancı ülkedeki izin veya üretici beyanını Türkiye’deki kararın yerine koymaktır. Üçüncü hata ilk ithalat hukuka uygunsa sonraki her kullanımın serbest olduğu varsayımıdır. Dördüncü hata ürün veya kullanım amacı değiştiğinde dosyayı yenilememektir. Beşinci hata mevzuattaki açık süre ve kayıt yükümlülüklerini şirketin genel arşiv politikasına bırakmaktır. Her işlemde 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu m.1 ve bağlantılı hükümler yeniden kontrol edilmelidir.
Biyogüvenlik Kanunu kapsamı için uygulama dosyası hazırlanırken işlemdeki bütün aktörler aynı hukuki veriyi kullanmalıdır. Satın alma biriminin ürün tanımı, laboratuvarın numune tanımı, ithalat beyannamesi, depo kaydı ve satış faturası arasında izlenebilir bir bağ kurulması sonradan ortaya çıkabilecek denetim ve uyuşmazlıklarda belirleyicidir. Kanunun açık hükmü bulunan yerde varsayımla hareket edilmemeli; kararın veya resmi belgenin kapsamı sözleşme ve iç prosedürlere aynen yansıtılmalıdır.
Hukuki risk ve yaptırım boyutu
Yanlış kapsam değerlendirmesi gerekli başvurunun yapılmamasına, izinsiz ithalat veya piyasaya arz işlemine, karar dışı kullanıma ve m.15 kapsamındaki cezai sonuçlara kadar gidebilir. Ayrıca m.14 zarar sorumluluğunu, m.7 ise toplatma ve imha gibi karar sonrası tedbirleri düzenler.
Bu başlık Biyogüvenlik Kanunu kapsamı bakımından tek başına değil, 5977 sayılı Kanun’un başvuru, yasak, karar sonrası izleme, sorumluluk ve ceza hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Mevzuatın amacı teknik süreci bürokratik bir formaliteye dönüştürmek değil; insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğe ilişkin risklerin bilimsel veriye dayanarak yönetilmesidir. Ticari hız veya geçmiş uygulama kanuni kuralın yerine geçmez. Somut ürün ve işlem dosyasında kullanılan bilgi güncel, doğrulanabilir ve izin veya karar içeriğiyle tutarlı olmalıdır.
2026 için uygulama kontrol listesi
İşlemden önce ürünün teknik kimliği kesinleştirilir; 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu m.1 kapsamında hukuki sınıflandırma yapılır; kullanım amacı yazılı hale getirilir; gerekli başvuru veya kararın mevcut ve geçerli olup olmadığı kontrol edilir; Teknik ürün spesifikasyonu, genetik olay bilgisi, analiz raporları, kullanım amacı, ithalat ve sevkiyat belgeleri, varsa karar ve izin örneği ile alıcıya aktarılacak güvenlik bilgileri aynı uyum dosyasında tutulmalıdır. Sonra sözleşme ve sevkiyat belgeleri karar koşullarıyla karşılaştırılır. Ürün ülkeye girdikten veya piyasaya çıktıktan sonra izleme, kayıt, etiketleme ve alıcı bilgilendirmesi sürdürülür. Yeni bilimsel bilgi, risk şüphesi veya resmi karar değişikliği çıkarsa dosya yeniden açılır. Bu yöntem yalnız hukuki riskin değil, gümrükte bekleme, stok kaybı, geri çağırma ve ticari itibar zararının da önlenmesine hizmet eder.
Biyogüvenlik Kanunu kapsamı için uygulama dosyası hazırlanırken işlemdeki bütün aktörler aynı hukuki veriyi kullanmalıdır. Satın alma biriminin ürün tanımı, laboratuvarın numune tanımı, ithalat beyannamesi, depo kaydı ve satış faturası arasında izlenebilir bir bağ kurulması sonradan ortaya çıkabilecek denetim ve uyuşmazlıklarda belirleyicidir. Kanunun açık hükmü bulunan yerde varsayımla hareket edilmemeli; kararın veya resmi belgenin kapsamı sözleşme ve iç prosedürlere aynen yansıtılmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
1. Biyogüvenlik Kanunu kapsamı için temel kanuni dayanak nedir?
5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu m.1 temel hükümdür. Somut işlemin niteliğine göre 5977 sayılı Kanun’un diğer maddeleri ve ilgili ikincil mevzuat da birlikte uygulanır.
2. Yabancı ülkedeki izin Türkiye’de otomatik geçerli olur mu?
Hayır. Türkiye’de yapılacak işlem için 5977 sayılı Kanun ve Türk mevzuatındaki karar ve izin şartları ayrıca yerine getirilmelidir.
3. Tedarikçi beyanı tek başına yeterli midir?
Hayır. Teknik beyan, analiz, izin veya karar ve izlenebilirlik kayıtlarıyla desteklenmeli; ürünün fiili kullanım amacıyla uyumlu olmalıdır.
4. Sözleşmeyle bütün sorumluluk karşı tarafa bırakılabilir mi?
Taraflar aralarında risk ve rücu düzenlemesi yapabilir; ancak kamu hukukundan doğan kanuni yükümlülük sözleşme cümlesiyle ortadan kalkmaz.
5. Ürün veya kullanım amacı değişirse dosya yeniden incelenmeli mi?
Evet. Karar belirli ürün ve kullanım koşullarına bağlı olduğundan yeni durumun mevcut karar tarafından kapsanıp kapsanmadığı kontrol edilmelidir.
6. Denetimde elektronik kayıtlar önemli midir?
Evet. Başvuru, sevkiyat, parti, alıcı bilgilendirmesi ve resmi yazışmaların tarihçesi işlemin hukuka uygunluğunu göstermede önem taşır.
7. Mevzuat hangi kaynaktan kontrol edilmelidir?
Güncel kanun metni Mevzuat Bilgi Sistemi, idari uygulama ve duyurular Tarım ve Orman Bakanlığı gibi resmî kaynaklardan kontrol edilmelidir.
8. İzin varsa yaptırım riski tamamen biter mi?
Hayır. Karar koşullarına aykırılık, yeni riskin bildirilmemesi veya izlenebilirlik yükümlülüklerinin ihlali izin mevcut olsa da sorumluluk doğurabilir.
9. Bu konu ceza hukuku bakımından da önemli midir?
Evet. 5977 sayılı Kanun m.15 belirli izinsiz veya karar dışı fiiller için hapis ve adli para cezaları öngörür.
10. Şirket içi sorumlu birim kim olmalıdır?
En sağlıklı yapı hukuk, kalite ve teknik, gümrük ve operasyon birimlerinin ortak kayıt ve onay mekanizmasıyla çalışmasıdır.
Resmî Kaynaklar ve İlgili İçerikler
Güncel mevzuat için Mevzuat Bilgi Sistemi ve uygulama duyuruları için Tarım ve Orman Bakanlığı kullanılmalıdır. Sitedeki bağlantılı içerikler: güvenilir olmayan gıdanın piyasaya arzı, çiftçiler arasında tohum takası ve kırsal kalkınma desteği.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
