B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

AB Ürün Sorumluluğu Davasında Delil Açıklama ve İspat

Kısa ve net cevap: AB ürün sorumluluğu davasında delil açıklama ve ispat, yeni (AB) 2024/2853 sayılı Direktif m.9 ve 10 ile özel olarak düzenlenmiştir. Davacı kural olarak ürünün hatalılığını, zararı ve aralarındaki nedensellik bağını ispatlar. Yeterli olgu ve delille desteklenen talepte karşı tarafın elindeki ilgili delillerin açıklanması istenebilir. Belge açıklamama, belirli güvenlik kurallarına aykırılık, açık çalışma bozukluğu veya ağır teknik ispat güçlüğü, maddede yazılı koşullarla çürütülebilir karinelere yol açar. Her ürün davasında ispat yükü kendiliğinden bütünüyle tersine dönmez.

Tarih ve ülke sınırı: Bu içerik 28 Eylül 2026’da hazırlanmıştır. Yeni Direktif m.2/1, 9 Aralık 2026 tarihinden sonra piyasaya sürülen veya hizmete sunulan ürünleri esas alır. Üye devletlerin ulusal aktarma düzenlemeleri ve dava usulü ayrıca incelenmelidir. Buradaki hükümler Türk mahkemelerinde HMK yerine doğrudan uygulanacak genel bir delil prosedürü olarak sunulmamaktadır. 2026 geçiş rehberi, eski ve yeni ürün rejimlerinin ayrımını açıklar.

Teknik test ve belge incelemesine ilişkin temsili görsel
Teknik belgenin varlığı kadar hangi iddiayı açıkladığı ve hangi sürüme ait olduğu da önemlidir.

Davacı hangi üç temel unsuru ispatlar?

M.10/1, ürünün hatalılığını, zarar görenin uğradığı zararı ve hatalılık ile zarar arasındaki nedensellik bağını davacının ispat edeceğini düzenler. Bu üç unsur birbirine karıştırılmamalıdır. Bir yaralanmanın veya malvarlığı kaybının belgelenmesi, ürünün neden hatalı olduğunu tek başına açıklamaz. Üründeki bir eksikliğin gösterilmesi de her zarar kaleminin o eksiklikten doğduğunu kendiliğinden kanıtlamaz.

Dosyanın başlangıcında ürünün kimliği belirlenmelidir. Model, seri veya parti numarası, kullanılan yazılım sürümü, ürünün edinildiği kanal ve olay zamanı aynı kayıt üzerinde ilişkilendirilir. Yanlış ürün sürümüne ait test raporu veya başka partiye ilişkin geri çağırma kaydı, somut ürünle bağlantısı açıklanmadan kesin sonuç gibi sunulmamalıdır. Teknik benzerlik ile hukuki delil bağlantısı ayrı konulardır.

Hatalılık ölçütü m.7’deki güvenlik beklentisiyle bağlantılıdır. Bu nedenle yalnız ürünün beklenen ticari performansı göstermediği iddiasıyla güvenlik bakımından hatalı olduğu iddiası ayrılmalıdır. Ürün bedelinin iadesi, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi ve ürünün başka bir zarara neden olması farklı talepler olabilir. Delil listesi hangi talebin ileri sürüldüğünü açıkça göstermelidir.

Karşı tarafın belgelerini istemek için ne gösterilmelidir?

M.9/1, ulusal mahkemedeki tazminat talebinin makullüğünü desteklemeye yeterli olgu ve delil sunulmasını arar. Bu eşik, davacının karşı tarafın bütün teknik arşivini sınırsız biçimde istemesi için boş bir yetki değildir. Talebin hangi ürün, hangi olay ve hangi zarar üzerinden kurulduğu açıklanmalıdır. İstenen belge ile ispatlanmak istenen mesele arasında bağlantı kurulmalıdır.

Başlangıç belgeleri arasında ürün kimliği, olay kaydı, zarar belgesi, eldeki teknik değerlendirme ve ilgili yazışmalar bulunabilir. Bu sayım her dosyada aynı belgelerin zorunlu olduğunu gösteren bir resmî liste değildir. Amaç, iddianın yalnız soyut bir kuşku olmadığını göstermek ve açıklanması istenen delilin neden önemli olduğunu somutlaştırmaktır. Eldeki belgeyle henüz karşı taraftan beklenen bilgi ayrı gösterilmelidir.

Davacının başlangıçta ürünün bütün teknik tasarımını bilmesi beklenmez. Zaten açıklama mekanizması, ilgili delilin diğer tarafın elinde bulunduğu durumları ele alır. Bununla birlikte hangi teknik sorunun araştırıldığı açıklanmalıdır. “Bütün sistem dosyaları” gibi sınırı belirsiz bir istem yerine, olayla ilişkili kayıt türü, ürün sürümü ve ilgili dönem belirlenmelidir. Bu yaklaşım talebi denetlenebilir hâle getirir.

İlgili delil, gerekli açıklama ve ölçülülük nasıl ayrılır?

M.9/3, açıklamanın gerekli ve ölçülü olanla sınırlı tutulmasını öngörür. İlgililik, belgenin uyuşmazlık konusuyla bağını; gereklilik, o belgenin açıklanmasının ispat bakımından neden istendiğini; ölçülülük ise açıklamanın taraflar ve üçüncü kişiler üzerindeki etkisini ilgilendirir. Bunları tek bir genel cümle içinde geçiştirmek yerine ayrı gerekçelendirmek daha anlaşılır bir talep oluşturur.

İstenen belgenin davalının tasarrufunda bulunması da m.9/1 bakımından önemlidir. Teknik kayıt başka bir şirketin sistemindeyse hangi kişinin hangi delile erişebildiği açıklanmalıdır. Bütün grup şirketlerinin ve alt yüklenicilerin tek bir tüzel kişi gibi değerlendirilmesi doğru değildir. Dosyada ilgili sözleşme ve veri erişim ilişkisi gösterilerek belgenin kimde bulunduğu belirlenmelidir.

Ürünle ilgisiz müşteri kayıtları, başka projelerin kaynak kodları veya farklı dönemlerin ticari belgeleri talebe kendiliğinden dahil edilmemelidir. Geniş istem yalnız gizlilik sorununu artırmaz; gerçekten gerekli delilin görünmesini de zorlaştırır. Teknik dönem, ürün sürümü ve araştırılan hata üzerinden sınırlandırılmış istem, açıklanan materyalin daha anlamlı biçimde incelenmesini sağlar.

Karşı tarafın belirli bir belge kategorisinin aşırı geniş olduğunu ileri sürmesi ile bütün açıklama yükümlülüğünü reddetmesi aynı tutum değildir. İtirazın hangi bölüm ve hangi gerekçe için yapıldığı açık olmalıdır. Alternatif daha dar bir belge sunumu, maskeleme veya koruyucu düzenin yeterli olup olmadığı tartışılabilir. Nihai kapsam ve koruma, uygulanacak ulusal usulle birlikte mahkemece belirlenir.

Davalı da davacıdan delil açıklamasını isteyebilir mi?

Evet. M.9/2, davalının tazminat talebine karşı savunması için delile duyduğu ihtiyacı yeterli olgu ve delille göstermesi hâlinde, davacının tasarrufundaki ilgili delillerin açıklanmasını düzenler. Sistem yalnız üreticinin belge verdiği tek yönlü bir mekanizma değildir. Zararın oluşumu, kullanım koşulları veya talep edilen giderlerle ilişkili belgeler de usule uygun biçimde incelenebilir.

Bu olanak zarar görenin bütün özel hayatının veya olayla ilgisiz sağlık bilgilerinin sınırsız araştırılması anlamına gelmez. Gereklilik, ölçülülük ve ilgili kişilerin meşru menfaatleri yine korunur. Talep, savunmanın hangi kısmını açıklamak için yapıldığını göstermelidir. Zarar belgesindeki belirli bir hesabı doğrulamak ile bütün kişisel arşivi istemek aynı kapsamda değildir.

Karşılıklı açıklama yükümlülüğü nedeniyle her iki taraf da sunduğu belgenin tarihini, kaynağını ve bütünlüğünü korumalıdır. Sonradan hazırlanmış özet ile olay anındaki kayıt ayrı tutulmalıdır. Bir belgenin açıklayıcı çevirisi veya teknik özeti sunulduğunda orijinal kayda bağlantısı gösterilmelidir. Böylece yalnız yorumların karşılaştırıldığı, asıl delilin ise belirsiz kaldığı bir dosya oluşması önlenir.

Ticari sır gerekçesiyle hiçbir belge açıklanmayabilir mi?

M.9/4 ve 5, gizli bilgiler ve ticari sırların korunmasını açıkça düzenler. Mahkeme gereklilik ve ölçülülüğü belirlerken tarafların ve üçüncü kişilerin meşru menfaatlerini dikkate alır. Ticari sır olan veya ticari sır olduğu ileri sürülen bilginin kullanılması ve anılması sırasında koruyucu tedbirler alınmasına yetki tanınır. Dolayısıyla sır niteliği ile delilin hiç incelenmemesi aynı sonuç değildir.

Gizlilik istemi, hangi bilginin neden korunması gerektiğini açıklamalıdır. Bütün teknik raporu hiçbir ayrım yapmadan ticari sır olarak etiketlemek, ilgili kısmın neden açıklanamayacağını kendiliğinden göstermez. Bilginin hangi bölümünün ürün güvenliği sorusuyla ilişkili olduğu ve hangi bölümünün başka ticari alanlara ait bulunduğu ayrılmalıdır. Koruyucu tedbir talebi bu ayrımı somutlaştırmalıdır.

Koruma, belgenin kamuya açık paylaşılmasını sınırlamak, erişimi uygun biçimde düzenlemek veya ilgili kısmın uygun sunumunu sağlamak gibi yöntemlerle gündeme gelir; kullanılacak yöntem ilgili ulusal usule göre belirlenir. Bu yazı bütün ülkelerde geçerli tek bir gizlilik emri şablonu bulunduğunu ileri sürmez. Talep, mahkemenin somut dosyada uygulayabileceği ve tarafların haklarını birlikte koruyacak şekilde kurulmalıdır.

Yazılım kaynak kodu, üretim parametresi ve test sonuçları aynı hassasiyet ve aynı ispat işlevine sahip olmayabilir. Yazılım hatası ve güncelleme sorumluluğu rehberi, hangi teknik ilişkilerin önemli olduğunu açıklar. Delil açıklamasında ise bu ilişkiler için gerçekten gerekli kayıt seçilmeli, gereksiz teknik içerik talebinden kaçınılmalıdır.

Teknik dosyanın okunabilir biçimde sunulması istenebilir mi?

M.9/6, koşulları varsa delilin kolay erişilebilir ve kolay anlaşılır biçimde sunulmasının istenmesine imkân tanır. Mahkeme, talebin açıklama yükümlüsü için doğurduğu maliyet ve çabayla orantılı olup olmadığını değerlendirir. Bu hüküm, binlerce satır teknik kaydın hiçbir açıklama olmadan sunulmasının her durumda yeterli sayılmadığını gösterir. Ancak her yeni analiz veya çalışma otomatik olarak karşı tarafa yüklenmez.

Uygulama hazırlığında dosya adları, tarih aralığı, sürüm ilişkisi ve kullanılan teknik terimler açıklanabilir. Orijinal kayıt ile okunabilir özet arasında bağlantı korunmalıdır. Bir özetin hazırlanması, asıl verinin içeriğini değiştirme veya uygun olmayan kısmını gizleme hakkı vermez. Açıklanabilirlik, belgenin yerine yeni bir iddia üretmek değil, mevcut delilin anlaşılmasını sağlamaktır.

Ürünün hatalılığı hangi üç durumda karine olarak kabul edilir?

M.10/2-a, davalının m.9/1 uyarınca ilgili delilleri açıklamaması hâlinde hatalılık karinesini düzenler. Bu hüküm, yalnız davacının mahkeme dışında herhangi bir belge istemiş olmasını aynı sonuçla eşitlemez. Açıklama yükümlülüğünün ilgili maddede öngörülen koşullarla doğduğu ve yerine getirilmediği belirlenmelidir. Usule uygun gizlilik veya kapsam tartışması da bu çerçevede değerlendirilir.

M.10/2-b, ürünün zarar görenin uğradığı zarar riskine karşı koruma sağlamayı amaçlayan zorunlu AB veya ulusal ürün güvenliği gereklerine aykırı olduğunun gösterilmesini ele alır. Burada herhangi bir idari eksiklik yeterli değildir. İhlal edilen gerekliliğin, somut olayda gerçekleşen zarar riskine yönelmesi gerekir. Hangi güvenlik kuralının hangi zarar türünü önlemeyi amaçladığı açıklanmalıdır.

M.10/2-c, makul olarak öngörülebilir kullanım veya olağan koşullar sırasında ürünün açık çalışma bozukluğundan zararın doğduğunun gösterilmesini düzenler. Bu hükümde ürün davranışı, kullanım koşulu ve zararla ilişki birlikte aranır. Yalnız kullanıcının üründen memnun olmaması veya bir performans ölçümünün düşük çıkması aynı olgu değildir. Olayın nasıl geliştiği delillerle ortaya konulmalıdır.

Bu üç hâl alternatif düzenlenmiştir; hepsinin aynı dosyada birlikte gerçekleşmesi aranmaz. Bununla birlikte hangi bentten yararlanıldığı açık belirtilmelidir. Hatalılık karinesi ile zararın miktarı veya sorumlu kişinin kimliği aynı soru değildir. Bir bentteki koşulun ispatlanması, davanın bütün diğer unsurlarının otomatik olarak tamamlandığı anlamına gelmez.

Hatalılık ile zarar arasındaki bağ ne zaman karineye dayanır?

M.10/3, ürünün hatalı olduğunun belirlenmesi ve ortaya çıkan zararın söz konusu hatayla tipik olarak uyumlu bir zarar türü olması hâlinde nedensellik karinesi öngörür. Hatalılık ile nedensellik ayrı unsurlar olduğundan, bu düzenlemenin başlangıç koşulu açık gösterilmelidir. Ürünün bir nedenle hatalı bulunması, o ürünün kullanıldığı ortamda oluşan bütün zararları aynı nedene bağlamaz.

Teknik rapor, belirlenen hatanın hangi tür sonuca elverişli olduğunu ve somut zarar türüyle bağlantısını açıklamalıdır. Farklı bir arıza alanına ait kayıt, bu bağlantı kurulmadan yeterli kabul edilmemelidir. Karinenin amacı ispatı belirli koşullarda kolaylaştırmaktır; olayın teknik çerçevesini tamamen araştırma dışında bırakmak değildir. Karşı tarafın çürütme hakkı m.10/5 kapsamında korunur.

Teknik veya bilimsel karmaşıklık ispatı nasıl etkiler?

M.10/4, delil açıklanmasına rağmen ve olayın bütün ilgili koşulları dikkate alındığında, davacının özellikle teknik veya bilimsel karmaşıklık nedeniyle aşırı ispat güçlüğü yaşamasını ele alır. Buna ek olarak davacının ürünün hatalı olmasının veya hatalılıkla zarar arasında bağ bulunmasının muhtemel olduğunu göstermesi gerekir. İki unsur birlikte değerlendirilir; yalnız ürünün karmaşık bir teknoloji kullanması yeterli değildir.

Madde, hatalılık veya nedensellik ya da her ikisi için karine uygulanmasını ayrı ayrı mümkün kılar. Dosyada hangi unsurun ispatında aşırı güçlük yaşandığı açıklanmalıdır. Ürünün iç işleyişine erişememek ile zarar miktarını belgeleyememek aynı teknik güçlük değildir. İlgili karine, doğrudan düzenlediği ispat sorunuyla bağlantılı kullanılmalıdır.

Bu hükümdeki olasılık değerlendirmesi, tarafların serbestçe tahmin üretmesi anlamına gelmez. Davacı bunu destekleyen somut olgu ve delilleri göstermelidir. Ürün davranışı, teknik test, ilgili güvenlik gerekliliği ve olay kaydı arasındaki ilişki açıklanabilir. Kanunun ispat kolaylığı tanıması, gerçek dışı teknik açıklama veya uydurma uzman görüşü sunulmasını meşrulaştırmaz.

Davalı karineleri nasıl karşılar?

M.10/5, davalının m.10/2, 3 ve 4’teki karineleri çürütme hakkını korur. Bu nedenle karineyi kesin ve aksine delil getirilemez bir hüküm gibi anlatmak yanlıştır. Davalı, ilgili karinenin koşulunun bulunmadığını veya karineye dayanan sonucun somut olayda doğru olmadığını delilleriyle gösterebilir. Hangi savunmanın hangi karineye yöneldiği dosyada açık olmalıdır.

Genel kalite belgesi, tek başına her olayın açıklaması değildir. Savunmada somut ürünün sürümü, olay koşulları ve ilgili teknik bağlantı gösterilmelidir. Aynı şekilde yalnız kullanıcı kusuru ileri sürmek, bunun zarara etkisini açıklamaz. Teknik belge, hangi alternatif nedenin hangi kayıtla desteklendiğini göstermelidir; belgesiz ihtimaller sıralamak bilimsel inceleme yerine geçmez.

Karine koşullarına itiraz ile m.11’deki sorumluluktan kurtulma nedenleri de ayrı başlıklardır. Birincisi ispat düzenini, ikincisi ilgili koşullarda sorumluluktan kurtulma savunmasını ilgilendirir. Taraflar bunları aynı cümle içinde belirsizleştirmemelidir. Hukuki savunmanın teknik delille ilişkilendirilmesi, mahkemenin hangi soruyu yanıtlayacağını netleştirir.

Taraflar dosyayı hangi sırayla hazırlamalıdır?

Önce ürün ve olay kimliği belirlenir. Ardından zarar belgeleri, eldeki teknik kayıtlar ve karşı tarafta bulunduğu açıklanan deliller ayrılır. Her belge talebi için ispatlanmak istenen konu ve kapsam sınırı yazılır. Gizli bilgi içeren belgeler ayrıca işaretlenir. Son aşamada hangi karine koşulunun hangi somut olguyla ilişkilendirildiği kontrol edilir. Böylece delil listesi yalnız belge adlarının sıralandığı bir ek olmaktan çıkar.

İddia veya talepGösterilecek bağlantıDayanak
Delil açıklamaTalebin makullüğü, belgenin ilgisi ve karşı tarafta bulunmasıM.9/1
Davalının karşı talebiSavunma için delile ihtiyaçM.9/2
Gizlilik korumasıBelirli bilgi ve korunması gereken menfaatM.9/4–5
Hatalılık karinesiÜç alternatif bentten ilgili olanın koşullarıM.10/2
Nedensellik karinesiBelirlenen hata ile tipik olarak uyumlu zararM.10/3
Aşırı ispat güçlüğüKarmaşıklık ve desteklenen olasılık birlikteM.10/4

M.9/7, mevcut ulusal dava öncesi delil açıklama kurallarını saklı tutar. Bu nedenle Direktifin ortak çerçevesi ile hedef ülkenin dava öncesi araçları ayrı incelenmelidir. Türkiye’deki bir sürenin veya başvuru biçiminin başka ülkeye aynen taşınması doğru değildir. Türkiye’de ürün sorumluluğu süreleri hakkındaki rehber de kendi mevzuat çerçevesinde okunmalıdır.

Sık sorulan sorular

Yeni Direktifte ispat yükü tamamen üreticiye mi geçiyor?

Hayır. M.10/1’e göre davacı hatalılığı, zararı ve nedensellik bağını ispatlar. Sonraki fıkralardaki koşullar gerçekleşirse belirli unsurlar için çürütülebilir karineler uygulanır.

Üreticiden bütün teknik arşiv istenebilir mi?

M.9 sınırsız arşiv erişimi vermez. İlgili delil, gereklilik, ölçülülük ve karşı tarafın tasarrufunda bulunma koşulları değerlendirilir; ürün ve olayla bağlantı gösterilmelidir.

Davalı da davacıdan belge isteyebilir mi?

Evet. M.9/2, savunma için delile duyulan ihtiyacın yeterli olgu ve delille gösterilmesi hâlinde ilgili delilin davacı tarafından açıklanmasını düzenler.

Ticari sır olan belge hiçbir şekilde açıklanmaz mı?

Otomatik sonuç bu değildir. M.9/4–5, gizlilik ve ticari sırları koruyan tedbirlerle gerekli delil açıklamasının birlikte değerlendirilmesini öngörür.

Belge açıklamamak hangi sonucu doğurur?

M.9/1 kapsamındaki ilgili delillerin açıklanmaması, m.10/2-a uyarınca hatalılık karinesine yol açar. Usule uygun açıklama yükümlülüğünün koşulları ayrıca belirlenmelidir.

Her güvenlik kuralına aykırılık karine için yeterli mi?

M.10/2-b, uğranılan zarar riskine karşı koruma sağlamayı amaçlayan zorunlu ürün güvenliği gereklerine aykırılığı arar. Kural ile somut riskin bağlantısı gösterilmelidir.

Nedensellik karinesi ne zaman uygulanır?

M.10/3 uyarınca ürünün hatalılığı belirlenmiş olmalı ve zarar söz konusu hatayla tipik olarak uyumlu türde bulunmalıdır. Bütün zararlar otomatik olarak ürüne bağlanmaz.

Ürünün yapay zekâ içermesi tek başına ispat kolaylığı sağlar mı?

Tek başına sağlamaz. M.10/4’te aşırı ispat güçlüğü ile hatalılık veya nedenselliğin muhtemel olduğunun gösterilmesi birlikte aranır.

Karinelere karşı delil sunulabilir mi?

Evet. M.10/5 davalının karineleri çürütme hakkını korur. Karine, aksine delil getirilemeyen kesin sorumluluk kararı değildir.

Bu kurallar Türkiye’deki bütün ürün davalarında HMK yerine mi uygulanır?

Hayır. İçerik AB Direktifi ve ulusal aktarma çerçevesine ilişkindir. Uygulanacak hukuk, ülke usulü ve 9 Aralık 2026 sonrası ürün kapsamı ayrıca belirlenmelidir.

Resmî kaynak ve hukuki dayanak

EUR-Lex: (AB) 2024/2853 sayılı Ürün Sorumluluğu Direktifi, özellikle m.9–10; kapsam ve bağlantılı hükümler bakımından m.2, 7, 11, 21–22. Ulusal usul ve iç hukuka aktarma düzenlemesi ayrıca incelenmelidir.

Av. Halil BAKIRCI — Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki hukuki süreçler Mersin merkezli yönetilir.

Kaynak kontrolü: 28 Eylül 2026. İçerik genel bilgilendirmedir. Delil talebi, ürünün niteliği, zarar iddiası ve ilgili ülkenin usul kuralları somut dosyada birlikte değerlendirilmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp