Donatma İştirakinin Feshi ve Tasfiyesi: Gemi Satışı
Kısa ve net cevap: Donatma iştirakinin feshi ve tasfiyesi aynı anda tamamlanan tek işlem değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.1082 çoğunlukla feshe izin verir; geminin devri kararı da fesih kararı sayılır. TTK m.1086’ya göre gemi kural olarak açık artırmayla satılır. Satış şekli ve şartları ancak oybirliğiyle değiştirilebilir. Kanundaki istisna dışında satış sırasında gemi bağlama limanında veya bir Türk limanında olmalı ve yerine getirilecek bir navlun sözleşmesiyle bağlı bulunmamalıdır. Uyuşmazlıkta veya mahkemece fesihte tasfiye memurunu mahkeme atar; satış bedeli, borçlar ve paydaş hesapları sonuçlandırılmadan doğrudan kazanç gibi dağıtılamaz.

Donatma iştirakinin sona ermesi neden bütün hesapları kapatmaz?
Fesih kararı, ortak gemi işletmesinin normal faaliyet döneminden tasfiye aşamasına geçmesini sağlar. Tasfiye ise mevcut işlerin tamamlanması, alacakların toplanması, borçların ödenmesi, malvarlığının paraya çevrilmesi ve kalan değerin hak sahiplerine dağıtılması sürecidir. Geminin satılması bu işlemlerin önemli bir parçasıdır; ancak tek başına bütün ortaklık hesabının bittiğini göstermez.
Bir paydaşın kendi payını satmasıyla geminin bütün olarak devri de aynı değildir. TTK m.1082’nin geminin devri kararına bağladığı sonuç, işletmenin temel varlığının devrine ilişkindir. Bir paydaşın değişmesi hâlindeki iç borç ve bildirim düzeni için donatma iştirakinde pay devri ve sorumluluk hükümleri ayrıca uygulanır. Paydaş değişikliği her durumda bütün iştirakin tasfiyesini gerektirmez.
İlişkinin doğrudan paylı gemi mülkiyetine dayalı donatma iştiraki olduğu da doğrulanmalıdır. Tek malik bir şirketin gemisini satması veya şirketin tasfiyesi, yalnız ortakların gemicilik faaliyeti yürütmesi nedeniyle TTK m.1086’ya dönüşmez. Donatma iştirakinin kuruluş unsurları, doğru tasfiye rejiminin belirlenmesi için başlangıç noktasıdır.
Donatma iştiraki çoğunlukla feshedilebilir mi?
TTK m.1082, iştirakin çoğunluk kararıyla feshedilebileceğini düzenler. Aynı hüküm geminin devri kararını da fesih kararı olarak kabul eder. Çoğunluk hesabında kanuni sistem kişi sayısına değil, gemideki paylara dayanır. TTK m.1066 gereğince geçerli iştirak sözleşmesi ve kararın kapsamı incelenir; kanuni pay hesabı için m.1067 dikkate alınır.
Fesih kararı ile satış yönteminin belirlenmesi ayrı karar konularıdır. Çoğunluğun işletmeyi sona erdirmeye karar vermesi, her türlü özel satış şartını da aynı çoğunlukla değiştirebileceği anlamına gelmez. TTK m.1086, satış şekli ve şartlarının değiştirilmesi için oybirliği arar. Bu ayrım, tek toplantıda alınan kararların her biri bakımından ayrı gösterilmelidir.
Kararın hangi tarihte ve hangi payların olumlu oyuyla alındığı kayda geçirilir. Gemiyi kimin satacağı, satışın hangi usulle yapılacağı ve tasfiye işlemlerinin kim tarafından yürütüleceği belirsiz bırakılmamalıdır. Donatma iştirakinde çoğunluk ve oybirliği rehberi, kabul edilen kararın doğru eşikle alınıp alınmadığını denetlemeye yardımcı olur.
Haklı sebeple çıkmak isteyen paydaşın mahkeme yoluyla fesih istemesi ise TTK m.1083’teki ayrı süreçtir. Bu yolda diğer ortaklara payı devralma imkânı verilir. Ayrıntılar haklı sebeple çıkma ve pay bedeli rehberindedir. Buradaki inceleme, fesih gerçekleştiğinde geminin ve işletme hesaplarının nasıl tasfiye edileceğine odaklanır.
İştirakin iflası ile tek bir paydaşın iflası aynı sonucu doğurur mu?
TTK m.1084 uyarınca donatma iştiraki hakkında iflasın açılması, iştiraki sona erdirir. Kanun yalnız bir iflas başvurusu yapılmış olmasını sona erme sebebi olarak belirtmez; iflasın açılması esas alınır. İflas tasfiyesinin kendi hükümleri bulunduğundan, böyle bir dosya olağan ortak kararına dayalı tasfiye gibi yürütülmemelidir.
Buna karşılık TTK m.1085, paydaşlardan birinin ölümünün veya iflasının iştiraki sona erdirmeyeceğini düzenler. Bu olaylar paydaşlık, temsil ve hak sahipliği kayıtlarının incelenmesini gerektirir. Fakat ortak işletmenin bütünü, yalnız bir ortağın kişisel durumundaki değişiklik nedeniyle kendiliğinden kapatılmış sayılmaz. Ölen paydaşın hak sahipleri ve iflas eden payın hukuki durumu ayrı dosyalardır.
Paydaşlar arasında kişisel değişiklik meydana gelmesiyle işletmenin faaliyetlerini fiilen durdurması da farklı olgulardır. Gemi sefer yapmıyor olabilir; bu durum tek başına bütün alacak, borç ve sicil kayıtlarının tasfiye edildiğini göstermez. Sona erme sebebi, tasfiyeye yetkili kişi ve mevcut malvarlığı açıkça belirlenmeden sonuç bildirimi yapılmamalıdır.
Tasfiye için gemi nerede ve ne zaman satılabilir?
TTK m.1086/1, satış için geminin bağlama limanında veya bir Türk limanında bulunmasını ve yerine getirmekle yükümlü olduğu bir navlun sözleşmesiyle henüz bağlı olmamasını arar. Bu iki unsur birlikte değerlendirilir. Geminin bir Türk limanına uğraması, devam eden taşıma taahhüdü varsa tek başına satışın bütün kanuni koşullarını karşılamaz.
Bağlama limanı ile geminin o gün fiilen bulunduğu liman aynı kavram değildir. Sicil ve işletme kayıtlarından bağlama limanı belirlenir; satış sırasında geminin gerçek konumu ayrıca belgelenir. Limanda kısa süreli yakıt veya bakım için bulunmasıyla, yerine getirilecek navlun yükümlülüklerinin tamamlanmış olması farklı meselelerdir. İşletme sözleşmeleri geminin yer bilgisiyle birlikte incelenmelidir.
Navlun sözleşmesinin varlığı yalnız yükün gemide bulunup bulunmadığına indirgenmemelidir. Henüz yükleme yapılmamış fakat yerine getirilmesi gereken bir taşıma taahhüdü bulunabilir. Tamamlanmış seferin ödenmemiş navlun alacağı ile ifası devam eden navlun sözleşmesi de aynı durum değildir. Satış dosyasında sözleşmenin hangi aşamada olduğu açık gösterilmelidir.
Kanun, geminin tamir kabul etmez veya tamire değmez durumda bulunduğunun mahkeme kararıyla saptanmasını istisna olarak düzenler. Yalnız özel ekspertiz raporunda geminin ekonomik olmadığı yazılması, maddede açıkça istenen mahkeme tespitinin yerine geçirilmemelidir. Teknik rapor mahkeme incelemesinde delil olabilir; rapor ile mahkeme kararı farklı işlemlerdir.
Açık artırmadan farklı satış yöntemi kullanılabilir mi?
TTK m.1086’daki başlangıç kuralı, geminin açık artırmayla satılmasıdır. Paydaşlar satış şekli ve şartlarını oybirliğiyle değiştirebilir. Dolayısıyla pazarlıkla satış veya farklı şartlar kararlaştırılacaksa bu değişikliğin hangi ortakların iradesine dayandığı açıkça belgelenmelidir. Olağan fesih çoğunluğu, kanunun özel olarak aradığı oybirliğini kendiliğinden sağlamaz.
Tasfiye memurlarına ilişkin kollektif şirket hükümlerinin kıyasen uygulanması, gemi satışına özgü m.1086 kuralını ortadan kaldırmaz. Kollektif şirketin taşınır varlıklarına ilişkin genel satış yetkisi, özel gemi hükmü yokmuş gibi kullanılmamalıdır. Önce deniz ticaretine özgü satış şartı uygulanır; kıyas yoluyla başvurulan hükümler onunla uyumlu olarak değerlendirilir.
Satış şartnamesinde geminin kimliği, mevcut kayıtları, teslim ve ödeme düzeni açıklanmalıdır. İpotek, haciz veya başka hakların satıştaki etkisi ilgili hukuki rejime göre ayrıca belirlenir. “Tasfiye satışı” adı kullanılması, bütün kayıtların otomatik olarak silineceği veya alıcının her türlü haktan arınmış mülkiyet kazanacağı yönünde tek başına güvence vermez.
İpotek kaydının kaldırılması gereken işlemde gemi ipoteğinin sona ermesi ve terkin hükümleri incelenir. Geminin satış bedelinin belirlenmesiyle ipotekli alacaklıya ödeme, feragat belgesi ve sicil düzeltmesi ayrı aşamalardır. Tasfiye memurunun satış yetkisi, üçüncü kişinin kanuni hakkından vazgeçme yetkisi değildir.
Tasfiye memurunu ne zaman mahkeme atar?
TTK m.1086/2 üç durumu kapsar: Paydaşların satış şekli ve şartlarında uzlaşamaması, tasfiye memurunun atanmasında anlaşamaması veya feshe mahkemece karar verilmiş olması. Bu hâllerde mahkeme gemiyi satmak ve iştiraki tasfiye etmek üzere memur atar. Görev yalnız gemiye alıcı bulmakla sınırlı değildir; işletmenin hesapları da tasfiye kapsamında sonuçlandırılır.
Atanan memurun hakları, görevleri ve sorumluluğu için kollektif şirket tasfiye memurlarına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır. Bu gönderme, donatma iştirakinin bütün yönleriyle kollektif şirkete dönüşmesi anlamına gelmez. Özellikle paydaşların üçüncü kişilere karşı sorumluluğundaki TTK m.1080 kuralı, bu kıyas nedeniyle otomatik olarak farklı bir sorumluluk rejimiyle değiştirilmemelidir.
Atama kararının kapsamı, memurun hangi işlemleri yapacağı ve hangi konularda mahkemeye başvurması gerektiği incelenir. Gemi müdürünün önceki işletme yetkisiyle tasfiye memurunun görevi aynı değildir. Eski yönetimin belgeleri teslim etmesi ve tasfiye hesabını açıklayabilmesi gerekir. Yetki değişikliği yapılırken sicil ve işlem muhataplarının doğru bilgilerle hareket etmesi sağlanmalıdır.
Tasfiye başlangıcında neden envanter ve bilanço hazırlanır?
TTK m.1086/2’nin göndermesiyle kıyasen değerlendirilen m.287, tasfiyenin başlangıcında finansal durumu gösteren envanter ve bilanço düzenini öngörür. Amaç, yalnız geminin piyasa değerini yazmak değil, mevcut malvarlığını, belgeleri ve işletme durumunu belirlemektir. Önceki yönetim görevlileri çağrılır; katılmamaları kayıtların incelenmesini bütünüyle durduran bir engel olarak kullanılmaz.
Envanterde gemi ve işletme varlıklarıyla birlikte tahsil edilmemiş alacaklar, borçlar, avanslar ve ilgili kayıtlar değerlendirilir. Geminin satış değeri, kasadaki para ve ortaklardan olan alacak ayrı kalemlerdir. Defterlerde görünen ancak dayanağı bulunmayan bir rakam, hiçbir kontrol yapılmadan kesin tasfiye değeri sayılmamalıdır. Gerekli değerleme için uzman incelemesi kullanılabilir.
TTK m.286’daki koruma yükümlülüğü, tasfiye süresince mal ve hakların kayba uğramaması için gerekli önlemlerin alınmasını gerektirir. Geminin bakımı, güvenli muhafazası ve mevcut hakların korunması tasfiye başlamış diye önemsiz hâle gelmez. Tasfiyeyi hızlı tamamlamakla varlıkları gereksiz zarara uğratmak aynı şey değildir. Süreç, makul hız ve koruma yükümlülüğü birlikte gözetilerek yürütülür.
Tasfiye memuru yeni sefer veya yeni iş yapabilir mi?
Kıyasen uygulanan TTK m.291, daha önce başlanmış işlerin tamamlanmasını, borç ve taahhütlerin yerine getirilmesini, alacakların toplanmasını ve varlıkların paraya çevrilmesini kapsar. Bu işlemler tasfiyenin amacına yöneliktir. Buna karşılık m.292, tasfiyenin gerektirmediği yeni işlemleri yasaklar. Sona ermiş işletmeyi hiçbir sınır olmadan yeni ticari risklere sokmak tasfiye görevi değildir.
TTK m.293, işletme konusundaki faaliyetlere devam için ortakların oybirliğini; mahkemece fesihte oybirliği sağlanamazsa mahkemenin onayını düzenler. Bu hüküm kıyasen değerlendirilirken gemi satışının m.1086’daki özel şartları ayrıca korunur. Yeni sözleşmenin tasfiyeyi kolaylaştırması ile tasfiyeyi belirsiz süreyle erteleyen bağımsız işletme faaliyeti yaratması aynı sonuç değildir.
Alacakların tahsili ile borçların ödenmesi ayrı çizelgelerde izlenmelidir. Navlun alacağının tahsil edilmemiş olması, vadesi gelmiş bütün borçların yok sayılmasını sağlamaz. Tartışmalı veya ileride doğması beklenen yükümlülükler için gerekli tutarın ayrılması değerlendirilir. Ortaklara erken dağıtım yapılarak bilinen alacaklıların karşılıksız bırakılması, tasfiye hesabının amacına aykırıdır.
Satış bedeli ne zaman dağıtılır ve son bilançoya nasıl itiraz edilir?
TTK m.299’un kıyasen uygulanması, alacaklıların ve ortakların ileride doğabilecek haklarına yetecek tutar ayrılarak geçici dağıtım yapılmasına imkân tanır. Bu şart, satış bedelinin tamamının hemen paylara bölünüp aktarılmasını engelleyen önemli bir denetimdir. Geçici ödeme, kesin pay hesabı yapılmış olduğu anlamına gelmez. Hangi tutarın hangi sebeple ayrıldığı gösterilmelidir.
TTK m.289, tasfiye sonunda ortakların sermaye, kazanç, zarar ve diğer haklarını gösteren bilançonun hazırlanıp ortaklara tebliğini düzenler. TTK m.1086/2 üzerinden kıyasen dikkate alınan bu düzende, ortakların bir ay içinde mahkemeye başvurarak itiraz etmemesi bilançonun kesinleşmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle tebliğ tarihi ve itirazın hangi hesaba ilişkin olduğu önemlidir.
Bir aylık süre, geminin satış günüyle veya tasfiye memurunun atanmasıyla başlayan genel bir süre değildir. Son bilançonun tebliği esas alınır. Hesap hakkında müdüre gönderilen sıradan bir memnuniyetsizlik yazısı ile kanunda belirtilen mahkemeye başvuru aynı işlem sayılmamalıdır. Somut dosyada süre hesabı ve usulî başvuru ayrıca kontrol edilmelidir.
Son dağıtımda yalnız gemi mülkiyet payı değil, tasfiye hesabına giren diğer hak ve borçlar da belirlenir. Daha önce verilen avans, yapılan geçici ödeme veya ortak hesabına mahsup edilen tutar ikinci kez talep edilmemelidir. Her paydaşın nihai alacağı, hangi kalemlerden oluştuğu gösterilerek açıklanır. Böylece eşit pay sahiplerinin farklı kişisel hesap bakiyeleri olabileceği gözden kaçırılmaz.
Paydaş tasfiye boyunca bilgi ve belge isteyebilir mi?
TTK m.301, tasfiye işlerinin durumu hakkında bilgi verilmesini ve istenirse imzalı belge düzenlenmesini; m.302 ise tasfiyeyle ilgili defter ve belgelerin gösterilmesini düzenler. TTK m.1086/2 kapsamında kıyasen uygulanan bu görevler, paydaşın sadece en sonda toplam rakamı öğrenmekle yetinmesini gerektirmeyen bir denetim imkânı sağlar.
İnceleme talebinde hangi satış, tahsilat, gider veya dağıtım işleminin açıklanmasının istendiği belirtilir. Belgelerle hesap arasındaki bağlantı gösterilmelidir. Paydaşın bilgi istemesi, tasfiye memurunun yerine geçerek gemiyi satma veya banka hesabından para çekme yetkisi vermez. Denetim hakkı ile işlemleri yürütme yetkisi birbirinden ayrılır.
Önceki işletme döneminin hesapları eksikse gemi müdüründen bilgi ve hesap isteme konusu ayrıca değerlendirilir. Tasfiye memurunun görevi, geçmiş belgeler yokmuş gibi yeni bir başlangıç yapmak değildir. Eksik evrakın kimde bulunduğu, hangi kayıtla tamamlanabileceği ve hangi alacağın ispatını etkilediği somutlaştırılmalıdır.
Tasfiye dosyası hangi sonuçlar doğrulanınca kapatılır?
Kapanışta satış sözleşmesi ve ödeme, gemi sicilindeki sonuç, alacakların tahsili, borçların hesabı, ayrılan tutarlar ve son dağıtım birlikte kontrol edilir. İştirak unvanına ilişkin ticaret sicili işlemi ile geminin yeni malik adına kaydı farklıdır. Geminin kendisinin sicilden silinmesi ise ayrıca kanuni sebep gerektirir; tasfiye satışı her durumda geminin sicil statüsünü yok etmez.
Defter ve belgelerin saklanacağı yer ve sorumlu kişi belirlenmelidir. Kıyasen uygulanan TTK m.290, saklama bakımından m.82’ye gönderme yapar. Hesapların kapanması, geçmiş işlemlere ilişkin bütün belgelerin imha edilmesine izin vermez. Sonraki bir alacak veya sorumluluk tartışmasında satış ve dağıtımın nasıl gerçekleştiği yeniden gösterilebilmelidir.
Tasfiye ile birlikte bütün kişisel sorumlulukların ortadan kalktığı yönünde genel beyan verilmemelidir. Paydaşın geçmiş borcu, ayrı taahhüdü veya tasfiye memurunun işleminden doğan sorumluluğu kendi hukukî dayanağına tabidir. Nihai rapor, tamamlanan işlemlerle devam eden ihtilafları ayırmalı; henüz sonuçlanmamış talebi yokmuş gibi göstermemelidir.
Tasfiye memuruna devredilecek dosyanın kontrol sırası
Tasfiye memuruna teslim edilecek evrak, yalnız gemi belgelerinden oluşmaz. Önce fesih veya devir kararının tam metni ve dayandığı pay tablosu alınır. Ardından geminin güncel sicil kaydı, teknik durumu, mevcut konumu ve devam eden navlun taahhütleri belirlenir. Her aktif sözleşmenin hangi aşamada olduğu gösterilir. Tamamlanmış fakat tahsil edilmemiş iş, henüz yerine getirilecek taşıma borcuyla aynı başlığa konulmamalıdır. Bu ayrım satışın hukuken ne zaman yapılabileceğini ve tahsil edilecek alacağın hesabını birlikte etkiler.
Başlangıç envanterindeki her alacak için borçlu, hukuki sebep, vade, para birimi ve dayanak evrak kaydedilir. Borçlar tarafında da aynı yöntem uygulanır. Bir alacak hakkında dava bulunması, onun kesin tahsil edilmiş sayılmasını sağlamaz; tartışmalı borç da hiçbir açıklama yapılmadan kayıttan çıkarılmaz. Mevcut ihtilafın dosya bilgisi ve tasfiye hesabında nasıl ele alındığı gösterilir. Satıştan elde edilen paranın ne kadarının korunması gerektiği bu bilgiler üzerinden değerlendirilir.
Tasfiye sırasında geminin korunması için yapılan giderler, önceki işletme giderlerinden ayrılmalıdır. Limanda muhafaza, zorunlu bakım veya sigorta hareketinin hangi döneme ait olduğu açık yazılır. Aynı fatura hem başlangıç borcu hem sonradan doğan tasfiye gideri olarak iki kez hesaba alınmaz. Ödeme talimatı, banka hareketi ve alacaklının tahsil kaydı eşleştirilir. Böylece satış bedelinden indirilen tutarların yalnız toplamı değil, her birinin hukuki ve ekonomik dayanağı da denetlenebilir.
Son bilanço tebliğ edilirken hangi eklerin gönderildiği ve teslim tarihi kaydedilir. Ortağın hesabı incelemek istemesi ile mahkemede süresinde itiraz etmesi farklı işlemlerdir; kanundaki bir aylık sürenin yanlış anlaşılmaması için tebliğ belgesi ayrıca korunur. Kapanışta, kesinleşen hesap ile yapılan fiilî dağıtım karşılaştırılır. Ortaklardan birinin payını almaktan kaçınması hâlinde TTK m.289/2’deki bankaya yatırma yolu, m.1086/2’nin gönderdiği kıyas çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. İmzalanmamış teslim listesi, ödemenin gerçekten yapıldığını tek başına göstermez.
Donatma iştirakinin feshi ve tasfiyesi hakkında sık sorulan sorular
Donatma iştiraki çoğunlukla feshedilebilir mi?
TTK 1082 çoğunlukla feshe izin verir. Sözleşme ve paya dayalı karar kuralları incelenmelidir. Satış şeklinin değiştirilmesi için gereken oybirliği ayrı bir konudur.
Geminin devri kararı da fesih sayılır mı?
Evet. TTK 1082, geminin devri kararını iştirakin feshi kararı hükmünde kabul eder. Tek bir paydaşın kendi payını devretmesi bununla aynı işlem değildir.
Gemi tasfiyede mutlaka açık artırmayla mı satılır?
TTK 1086’nın başlangıç kuralı açık artırmadır. Satış şekli ve şartları paydaşların oybirliğiyle değiştirilebilir; yalnız fesih çoğunluğu bu değişikliği otomatik sağlamaz.
Devam eden navlun sözleşmesi satış bakımından önemli mi?
Evet. Kanundaki istisna dışında gemi bağlama limanında veya bir Türk limanında bulunmalı ve yerine getirilecek navlun sözleşmesiyle bağlı olmamalıdır.
Geminin tamire değmediğini özel ekspertiz raporu tek başına belirler mi?
TTK 1086’daki satış şartı istisnası için bu durumun mahkeme kararıyla saptanması aranır. Teknik rapor delil olabilir; mahkeme tespitinin yerine geçmez.
Mahkeme tasfiye memurunu hangi hâllerde atar?
Satış şekli ve şartlarında veya memur seçiminde uzlaşma yoksa ya da feshe mahkemece karar verilmişse TTK 1086/2 uyarınca mahkeme memur atar.
Bir ortağın ölümü veya iflası iştiraki bitirir mi?
TTK 1085’e göre bitirmez. Buna karşılık iştirakin kendi iflasının açılması TTK 1084 uyarınca sona erme sebebidir. Kişisel olay ile işletmenin iflası ayrıdır.
Satış bedelinin tamamı hemen ortaklara dağıtılabilir mi?
Borçlar ve korunması gereken haklar değerlendirilmeden dağıtım yapılamaz. Kıyasen uygulanan TTK 299, geçici dağıtımda gelecekteki haklar için yeterli tutarın ayrılmasını arar.
Son tasfiye bilançosuna itiraz süresi nedir?
TTK 1086/2 üzerinden kıyasen değerlendirilen TTK 289’da, bilançonun tebliğinden itibaren bir ay içinde mahkemeye başvurulmazsa bilançonun kesinleşmesi düzenlenir.
Tasfiye bitince bütün belgeler imha edilebilir mi?
Hayır. TTK 290’ın TTK 82’ye yaptığı saklama göndermesi kıyasen uygulanır. Satış, hesap ve dağıtım belgeleri sonraki hukuki incelemeler için usulüne uygun saklanmalıdır.
Resmî kaynaklar ve uygulama kapsamı
Temel dayanak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1082 ve m.1084–1086’dır. Tasfiye memurunun görevleri bakımından m.1086/2’nin açık göndermesiyle m.286–293 ve m.299–302 kıyasen değerlendirilmiştir. TBMM kanun kaydı kabul tarihindeki resmî metindir; arşiv belgeleri bütün kanunun güncel konsolide sürümü olarak sunulmamaktadır. Sicil işlemleri için Ticaret Bakanlığının açıklaması ayrıca incelenebilir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki hukuki süreçler Mersin merkezli, ilgili görev, yetki ve sicil kuralları gözetilerek yönetilir. Tasfiye dosyalarında iştirak sözleşmesi, geminin durumu, devam eden işler ve hesap belgeleri birlikte incelenir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.