B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Almanya’da Yaşayan Türk Vatandaşından Türkiye’de Dava Teminatı İstenir mi? HMK 84 ve 1954 Lahey m.17

Kısa özet

SoruDayanakKontrol
Almanya ikametli Türk davacıHMK 84/1-a; Lahey m.17Uluslararası muafiyet
Yabancı davacıMÖHUK 48Karşılıklılık
Türkiye’de yeterli taşınmazHMK 85/1-bİstisna
Ödeme güçlüğüHMK 84/1-bAyrı teminat nedeni
Kesin süre kaçırmaHMK 88Usulden ret
Almanya'da ikamet eden Türk vatandaşının Türkiye'de açtığı davada HMK 84 ve 1954 Lahey m.17 teminat muafiyeti hukuki bağlantısı
Türkiye’deki dava teminatında HMK 84, HMK 85 ve 1954 Lahey Sözleşmesi m.17 birlikte incelenir.

Sorunun hukuki çerçevesi: vatandaşlık, ikamet ve teminat birbirinden farklıdır

Almanya’da sürekli yaşayan bir Türk vatandaşı Türkiye’de miras payı, taşınmaz, alacak veya aile hukukuna ilişkin dava açtığında iki ayrı soruyla karşılaşır: Dava açma hakkı var mıdır ve davalının muhtemel yargılama giderlerini güvence altına almak üzere ayrıca teminat göstermesi gerekir mi? İkinci soru, sıradan dava gideri hesabı değildir. Teminat, belirli hukuki koşullar gerçekleştiğinde talep edilen ayrı bir güvencedir. Bu nedenle yurt dışından dava açılması, her davada sabit bir depozito yatırılması gerektiği anlamına gelmez. Konu, müvekkilin vatandaşlık ve ikamet durumunun yanında talebin niteliğine ve mahkemenin somut ara kararına göre değerlendirilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 84. maddesi Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşlarını kapsayan başlangıç kuralını kurar. Ancak bu madde tek başına okunmaz. Aynı Kanun’un 85. maddesi teminat istenemeyen durumları, 86–89. maddeleri kararın verilmesini, tutarını, yerine getirilmemesini ve iadesini düzenler. Türkiye ile Almanya’nın taraf olduğu 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’nin 17. maddesi ise yabancılık veya mahkemenin bulunduğu devlette ikamet etmeme nedenlerine dayanan güvence taleplerinin sınırını belirler. Başvuru dosyasında bu normları birbirinden koparmak hukuki değerlendirmeyi eksik bırakır.

HMK 84/1-a: Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının durumu

HMK m.84/1-a, Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında müdahil olarak davaya katılması veya takip yapmasını teminat gösterme sebeplerinden biri olarak düzenler. Buradaki ölçüt yalnız vatandaşlığın Türk olması değildir; buna Türkiye’de mutad meskenin bulunmaması olgusu eklenir. Kişinin Mersin’de daire sahibi olması, Türk kimlik kartı taşıması veya Türkiye’de banka hesabı bulundurması tek başına mutad meskenin Türkiye’de olduğu sonucunu vermez. Mutad mesken, kişinin yerleşik hayat düzeninin ve fiili yaşam merkezinin ortaya konulmasıyla belirlenir.

Örneğin Köln’de yıllardır çalışan, ailesiyle birlikte orada oturan ve Türkiye’ye yalnız kısa ziyaretler için gelen bir Türk vatandaşının Mersin’deki taşınmazına ilişkin dava açması HMK m.84/1-a incelemesini gündeme getirir. Buna karşılık yaşamını fiilen Türkiye’de sürdüren fakat Almanya’da da bir adres kaydı bulunan kişinin durumunda aynı sonuca otomatik gidilmez. İkamet kaydı, çalışma düzeni, aile hayatı, konut kullanımı ve seyahat süresi olguları bir arada değerlendirilir. Sonraki aşamada, bu teminat sebebinin uluslararası sözleşmeden kaynaklanan muafiyet karşısındaki etkisi ayrı olarak tartışılır.

1954 Lahey Hukuk Usulü Sözleşmesi m.17 ve Türkiye–Almanya ilişkisi

1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’nin 17. maddesi, taraf devlet vatandaşlarının taraf devletlerden birinde ikamet ederek başka bir taraf devletin mahkemesinde davacı veya müdahil sıfatıyla bulunması durumunda, sırf yabancılık yahut mahkemenin bulunduğu devlette ikamet etmeme gerekçesiyle teminat veya depozito yüklenmesini önler. Almanya’nın Sözleşme bakımından yürürlük tarihi 1 Ocak 1960; Türkiye’nin yürürlük tarihi 11 Temmuz 1973 olarak HCCH taraflık tablosunda yer alır. Bu tarih ve devlet statülerinin kaynağı uluslararası sözleşmenin resmî taraflık sicilidir.

Almanya’da ikamet eden Türk vatandaşının Türkiye’de dava açarken HMK m.84/1-a kapsamında teminatla karşılaşması hâlinde Sözleşme m.17 mutlaka incelenmelidir. Mahkemeye sunulacak başvuruda taraf devlet bağlantısı, Türk vatandaşlığı, Almanya’daki ikamet ve teminat kararının yalnız ikamet gerekçesine dayanıp dayanmadığı açıklanmalıdır. Sözleşme, bütün usul giderlerini veya harçları kaldıran genel bir ücretsiz yargılama düzenlemesi değildir. Özellikle HMK m.84/1-b kapsamındaki ödeme güçlüğüne dayalı teminatla m.84/1-a kapsamındaki ikamet teminatı aynı nedene dayanmadığından farklı değerlendirilir.

Anayasa m.90 ve MÖHUK m.1/2: Uluslararası sözleşmeye neden bakılır?

Anayasa’nın 90. maddesi, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu düzenler. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrası da Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerini saklı tutar. Bu normlar, milletlerarası sözleşme bağlantısı bulunan usul meselelerinde yalnız yerel kanun maddesini okumakla yetinilmemesi gerektiğini gösterir. Uygulanabilir sözleşmenin metni, taraflık durumu ve somut uyuşmazlıktaki kapsamı birlikte araştırılır.

Dilekçede soyut bir “Almanya’da oturuyorum” cümlesinin ötesine geçilmelidir. Vatandaşlığı gösteren evrak, Almanya’daki fiili ikamet kanıtları, mahkeme ara kararı ve sözleşme m.17’nin uygulama şartları birbirine bağlanır. Yalnız ikamet etmemekten doğduğu belirtilen teminat talebi ile mali durum nedeniyle istenen teminat arasında neden farklı sonuç doğduğu açıklanır. Bu yöntem, mahkemenin hem HMK m.84/1-a gerekçesini hem de teminat muafiyetini denetlemesine yardım eder. Kararın hukuka uygunluğu, dilekçede kullanılan etiketlere değil somut olgulara ve uygulanabilir mevzuata bağlıdır.

Türk, Alman ve çifte vatandaş için teminat normu aynı mı?

Bir Türk vatandaşı yönünden Türkiye’de mutad mesken bulunmaması HMK m.84/1-a çerçevesinde incelenir. Yalnız Alman vatandaşı olan gerçek kişinin Türk mahkemesinde dava açması durumunda ise 5718 sayılı MÖHUK m.48/1 yabancı kişiler açısından başlangıç hükmüdür. Aynı maddenin ikinci fıkrası, karşılıklılık esasına göre teminattan muafiyeti düzenler. Türkiye ile Almanya arasında yürürlükte olan 1954 Lahey Sözleşmesi’nin teminat maddesi, karşılıklılık tartışmasında başvurulacak temel uluslararası kaynaklardan biridir. Yabancı dava tarafının uyrukluğu kesin biçimde belgelenmelidir.

Türk ve Alman vatandaşlıklarının ikisini birden taşıyan kişinin yalnız Alman vatandaşıymış gibi ele alınması uygun değildir. Türk vatandaşlığı, Almanya’da fiili ikamet ve sözleşmenin taraflık koşulları birlikte sunulmalıdır. Davacı bir şirketse gerçek kişiye ait pasaport ve ikamet belgesi tek başına yeterli analiz sağlamaz; şirketin kuruluş hukuku, merkezi, tüzel kişiliği ve ilgili uluslararası sözleşmenin kişisel uygulama alanı ayrıca değerlendirilir. Şirket dosyasında ticaret sicili ve temsil yetkisi; bireysel dosyada ise nüfus ve adres kayıtları daha fazla ağırlık taşır.

HMK 84/1-b: ikametle ilgisi olmayan ödeme güçlüğü teminatı

HMK m.84/1-b, davacının iflasına karar verilmiş olması, hakkında konkordato ya da uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma işlemleri başlatılması veya borç ödemeden aciz belgesinin varlığı gibi sebeplerle ödeme güçlüğü içinde bulunduğunun belgelenmesini ayrıca teminat sebebi sayar. Bu düzenleme, davacının Almanya’da ya da Türkiye’de oturmasından bağımsızdır. Bir başka ifadeyle 84/1-b hükmünün uygulanabilmesi için yalnız adres kaydı değil kanunda tanımlanan ödeme güçlüğü olgusunun belgelenmesi gerekir. Türkiye’de mutad mesken bulunmaması tek başına iflas veya aciz anlamına gelmez.

1954 Lahey Sözleşmesi m.17’nin koruması, sırf yabancılık veya yerel ikamet eksikliğine dayanılarak güvence istenmesiyle ilgilidir. Bu nedenle bağımsız mali güçlük gerekçesini kendiliğinden ortadan kaldırdığı ileri sürülmemelidir. Teminat ara kararında yalnız m.84/1-a yazılıysa sözleşme muafiyeti hedeflenir; 84/1-b belirtilmişse ödeme güçlüğü şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve HMK m.85 istisnaları üzerinde çalışılır. İki ayrı hukuki sebebin aynı ara kararda yer aldığı durumda her birine ayrı gerekçe ve delil sunmak gerekir.

HMK 85: teminat gerektirmeyen dört ayrı durum

HMK m.85/1-a, adli yardımdan yararlanan davacıdan teminat istenemeyeceğini düzenler. Aynı maddenin b bendine göre davacının Türkiye’de istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz malı veya ayni teminatla güvence altına alınmış alacağı bulunması da istisnadır. c bendinde sırf küçüğün menfaatlerini korumaya yönelik davalar, ç bendinde ise ilama bağlı alacak için başlatılan ilamlı icra takipleri vardır. Bu istisnalar birbirinden farklı koşullara dayanır; dolayısıyla tek bir muafiyet belgesiyle hepsinin sağlandığı ileri sürülemez.

Türkiye’de adına ev veya tarla kayıtlı Almanya mukimi davacının yalnız tapu örneğini göstermesi her zaman HMK m.85/1-b koşulunun ispatını tamamlamaz. Taşınmazın değeri, üzerindeki ipotek veya diğer takyidatlar ve istenen teminata yeterliliği somut belgelerle açıklanmalıdır. Küçük menfaatine açılan davalarda da talebin gerçekten sadece küçüğün korunmasını amaçladığı gösterilmelidir. Bir velayet veya nafaka davasının başlığından hareketle her durumda aynı istisnanın uygulanacağı sonucuna varılamaz. Bu maddeler, mahkeme önünde kanun metnine dayalı açık bir kontrol listesi sunar.

Dava harcı, gider avansı ve teminat: üç ayrı ödeme kalemi

Almanya’da yaşayan bir kişi Türkiye’deki davayı avukatla takip etmek istediğinde “mahkeme masrafı” adı altında birbirinden farklı üç kalemle karşılaşır: dava harçları, gider avansı ve davalının muhtemel yargılama giderlerine ilişkin teminat. Bunların kanuni amaçları ve ödeme şartları aynı değildir. HMK m.114/1-g, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olmasını; m.114/1-ğ ise teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesini ayrı dava şartları olarak sayar. Bir bedeli ödemiş olmak, diğerine ilişkin yükümlülüğü hukuken sona erdirmez.

1954 Sözleşmesi m.17 uyarınca teminat muafiyetinden yararlanan kişiye sırf bu nedenle Türkiye’deki harçların veya tüm yargılama giderlerinin uygulanmayacağı söylenemez. Tebligat, bilirkişi, keşif ve tercüme işlemleri için öngörülen usulî mali yükümlülüklerin ayrı mevzuatı ve hesap yöntemi vardır. Yurt dışından dava harcı ve gider avansı ödeme rehberi, bu konudaki bütçe planlaması için ayrıca incelenebilir. Teminatın kendisi ise davalının ileride doğabilecek giderlerini güvenceye alır; avukatlık ücreti veya başvuru harcıyla eş anlamlı değildir.

HMK 86–87: teminat kararını kim verir, miktar nasıl belirlenir?

HMK m.86/1’e göre yargılama giderlerini karşılayacak teminata mahkeme kendiliğinden karar verir. Hâkim, karardan önce tarafları veya davaya müdahale etmek isteyen kişiyi dinleyebilir. HMK m.87/1’e göre tutar ve şekil hâkim tarafından serbestçe belirlenir; taraflar teminatın şekline ilişkin bir sözleşme yapmışsa hüküm ayrıca dikkate alınır. Almanya’da yaşayan herkes için kanunda sabit bir yüzde veya yeknesak Türk lirası tutarı yazılı değildir. Bu nedenle müvekkile dosya görülmeden kesin bir teminat miktarı söylenmesi doğru olmaz.

HMK m.87/2, şartlarda değişiklik olduğunda teminatın azaltılması, artırılması, değiştirilmesi veya kaldırılmasına karar verilmesine izin verir. İlk inceleme sırasında ulaşılamayan belge sonradan dosyaya girmişse ya da teminat sebebi sona ermişse kanundaki bu yol araştırılır. Teminat kararına itirazın sebebi de doğru seçilmelidir: yükümlülüğün hiç doğmadığı iddiası ile miktarın aşırı olduğu iddiası farklı hukuki gerekçelere dayanır. Her iki iddianın delilleri birbirine karıştırılmadan sunulmalı, özellikle verilen kesin süre korunmalıdır.

HMK 88 ve 114/1-ğ: kesin sürede teminat verilmezse

HMK m.88/1’in yaptırımı açıktır: hâkimin belirlediği kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava usulden reddedilir. HMK m.88/2 ise müdahale talebinde bulunan kişinin bu süre içinde istenen teminatı vermemesi hâlinde müdahale talebinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verileceğini düzenler. HMK m.114/1-ğ’de teminat kararı gereğinin yerine getirilmesi ayrıca dava şartı sayılmıştır. Bu sebeple “teminat yanlış istendi” kanaati tek başına kesin süreyi ortadan kaldırmaz; hukuki başvuru ve süre yönetimi birlikte yürütülmelidir.

Teminat ara kararının tebliğ tarihi, teminata dayanak kanun maddesi, belirlenen miktar ve sürenin kesin niteliği dosyadan okunmalıdır. Mahkemenin yalnız ikamet gerekçesine dayanması hâlinde Lahey Sözleşmesi m.17’nin uygulanma koşulları dilekçe ekleriyle açıklanır. Bağımsız mali güçlük gerekçesi varsa onun belgeleri ayrıca ele alınır. Bir başvurunun her koşulda kesin süreyi otomatik durdurduğunu söylemek hukuken güvenli değildir. Bu nedenle müvekkile hem itirazın dayanağı hem de usulî risk, kesin tarihleri içeren yazılı bir dosya planıyla bildirilmelidir.

Almanya’dan hangi belgeler hazırlanır; HMK 223 tercüme şartı

Temel belgeler üç gruba ayrılır. İlk grupta vatandaşlığı gösteren nüfus kaydı, kimlik veya pasaport bulunur. İkinci grupta Almanya’daki ikameti gösteren Meldebescheinigung ve somut durumda oturumun devamlılığını destekleyen iş, konut veya aile kayıtları yer alır. Üçüncü grup ise mahkemenin teminat ara kararı, dava dilekçesi ve teminatın neden istendiğini gösteren dosya kayıtlarıdır. Belge listesi somut olayın ihtiyacına göre daraltılır veya genişletilir; her belge her tür davada zorunlu değildir. Amaç sözleşme şartlarının ispatıdır, gereksiz dosya kalınlığı oluşturmak değil.

HMK m.223, yabancı dilde belgenin tercümesinin mahkemeye sunulmasını düzenler. Mahkemenin resmî tercüme isteme yetkisi ayrıca dikkate alınır. Bir Alman makamından alınan kamu belgesinin Türk yargılamasında kullanılmasında apostil veya diğer tasdik koşulları belgenin niteliğine ve uygulanabilir uluslararası düzenlemeye göre kontrol edilir. Her Alman belgesine koşulsuz olarak aynı tasdik usulünün uygulanacağını söylemek doğru değildir. Belgenin türü, aslı, çeviri zinciri, mahkemenin talebi ve ilgili anlaşmanın kapsamı önceden incelenirse eksik belge sebebiyle yaşanabilecek usul sorunları azaltılır.

Miras, tapu ve alacak davalarında teminat analizi nasıl yapılır?

Almanya’da yaşayan mirasçı, Türkiye’deki miras payına ilişkin bir dava açarken; taşınmaz alıcısı tapu tescilini isterken; Almanya’daki bir alacaklı Türk borçlusu hakkında dava açarken teminat sorusuyla karşılaşabilir. Talebin maddi hukuk dayanağı değişse bile davacının vatandaşlığı, fiili ikameti, teminatın hangi kanun maddesine dayandığı ve muafiyet şartlarının varlığı ortak inceleme başlıklarıdır. Bu işlemler için tek ve değişmez bir ücret veya güvence sonucu üretilemez. Önce dosyanın tarafları, sonra teminat kararının hukuki gerekçesi ve ardından deliller belirlenir.

Teminat muafiyeti, davanın esas bakımından kazanılacağı anlamına gelmez. Miras davalarında mirasçılık, yetki ve uygulanacak hukuk; taşınmaz uyuşmazlıklarında tescil talebi ve taşınmazın yeri; alacak davalarında borcun kaynağı ve kanıtlar ayrıca değerlendirilir. Sitenin yurt dışından Türkiye’de dava açma rehberi ile yabancı davacının teminatı

Almanya’dan avukata vekâlet vererek teminat dosyası takip edilir mi?

Almanya’da yaşayan davacının yalnız teminatın değerlendirilmesi için her duruşmada hazır bulunması otomatik bir zorunluluk değildir. Avukatın usulüne uygun vekâletnameyle mahkeme dosyasını incelemesi, teminat ara kararını değerlendirmesi ve muafiyet belgelerini sunması mümkündür. Bununla birlikte hâkimin somut dosyada şahsen yapılmasını istediği işlemler ve kanunun şahsi katılıma bağladığı durumlar ayrıca gözetilmelidir. Vekâletnamenin kapsamı HMK m.73–74 hükümleriyle uyumlu düzenlenmelidir. Teminat incelemesi, vekâletname metninde tek başına yazılı bir ifadeyle ortadan kalkmaz.

Almanya’daki konsolosluklarda düzenlenecek vekâletnameyle Türkiye’de temsil usulü, Almanya’dan avukata vekâletname verme rehberi kapsamında ayrıca ele alınmıştır. Sulh, feragat veya benzeri özel yetki gerektiren işlemlerin vekâlet kapsamında açık biçimde yer almasına dikkat edilmelidir. Mahkemeye sunulacak teminat muafiyeti dilekçesi ise genel konsolosluk işlem listesinin kopyası değildir; teminatın yasal sebebini, uluslararası anlaşmayı ve somut kişinin ikametini bir araya getiren ayrı bir hukuki çalışmadır.

Dava öncesi dosya kontrolü ve müvekkil için işlem takvimi

Dava açılmadan önce ilk adım, davacının vatandaşlık durumunu kesinleştirmektir. İkinci adım Almanya’daki fiili ikametin belgelendirilmesidir. Üçüncü aşamada dava türü, taraflar ve uygulanacak usul kuralları belirlenir. Dördüncü aşama HMK m.84 ile Lahey 1954 Sözleşmesi m.17’nin birlikte değerlendirilmesidir. Beşinci aşamada HMK m.85 kapsamındaki ek istisnalar, altıncı aşamada gider avansı ve teminat arasındaki ayrım incelenir. Bu çalışma sırası, aynı belgeyi tekrar tekrar talep etmeyi ve bütün gurbetçi dosyalarına tek bir kalıp yaklaşımı uygulamayı önler.

Ara karar verilmiş dosyada işlem takvimine karar tarihi, tebliğ tarihi, kesin süre, belirlenen tutar ve dosyadaki delil eksikleri kaydedilir. Teminat muafiyeti savunması hazırlanırken uluslararası sözleşmenin yürürlükte olup olmadığı ve taraf devlet kayıtları resmî kaynaktan yeniden kontrol edilir. Müvekkile sonucu garanti eden bir ifade değil; hangi kanun hükmünün uygulandığı, hangi belgelerin sunulacağı ve hangi usulî riskin korunacağı açıkça bildirilir. Profesyonel dosya yönetiminin esası, kurala dayalı hukuki analiz ile tarihlerin eksiksiz takibini birlikte yapmaktır.

Sık sorulan sorular

Almanya’da oturan Türk vatandaşından her dava için teminat alınır mı?

Hayır. HMK m.84/1-a, HMK m.85 ve 1954 Lahey Sözleşmesi m.17 birlikte incelenir.

Lahey Sözleşmesi’nde teminat yasağı hangi maddede?

1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi m.17.

Türkiye’de evim varsa teminat muafiyeti sağlar mı?

HMK m.85/1-b uyarınca Türkiye’de istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz veya ayni teminatla güvence altına alınmış alacak istisna oluşturur; yeterlilik belgelenmelidir.

Sadece Alman vatandaşı olan kişiye hangi norm uygulanır?

Başlangıç hükmü MÖHUK m.48’dir; karşılıklılık muafiyeti ve 1954 Lahey Sözleşmesi ayrıca değerlendirilir.

Çifte vatandaşlık sonucu değiştirir mi?

Türk vatandaşlığı, Alman vatandaşlığı ve Almanya ikameti ayrı belgelenir; ilgili kanun ve sözleşmenin kapsamı birlikte incelenir.

Teminat muafiyeti dava harcını da kaldırır mı?

Hayır. Dava harcı, gider avansı ve teminat ayrı hukuki kalemlerdir.

Mahkeme teminata kendiliğinden karar verebilir mi?

Evet. HMK m.86/1 uyarınca mahkeme teminatı kendiliğinden değerlendirir.

Kesin sürede teminat verilmezse dava düşer mi?

HMK m.88/1 uyarınca dava usulden reddedilir. Bu durum HMK m.114/1-ğ dava şartıyla birlikte değerlendirilir.

Teminat oranı sabit midir?

Hayır. HMK m.87 uyarınca tutar ve şekli hâkim belirler.

Teminat sonradan geri alınabilir mi?

Teminat sebebi kalkarsa HMK m.89 uyarınca talep üzerine iadesine karar verilir.

Almanca belgenin tercümesi zorunlu mudur?

Yabancı dildeki belgenin tercümesi HMK m.223’e göre sunulur; resmî tercüme gereği ayrıca değerlendirilir.

Almanya’dan Türk avukata vekâlet verilerek dava yürütülebilir mi?

Usulüne uygun vekâletnameyle dava takibi mümkündür. HMK m.73–74 ve şahsen yapılması gereken işlemler ayrı incelenir.

Resmî mevzuat ve sözleşme kaynakları

Yazar: Av. Halil Bakırcı

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin ve İstanbul ofisleriyle hizmet verir. Türkiye genelindeki dosyalar ilgili ofisler aracılığıyla koordine edilir. Teminat ara kararının dayanağı, Almanya ikameti ve uluslararası sözleşme koşulları somut dosya özelinde birlikte incelenir.

İletişim: +90 552 224 43 66

Mersin ofis haritası

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin, Türkiye

İstanbul ofis haritası

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21 Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul, Türkiye.


Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp