B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Arabuluculuk Teklifine Kaç Gün İçinde Cevap Verilir? HUAK m.13 Otuz Gün Kuralı 2026

Güncelleme: 11 Eylül 2026

Arabuluculuk Teklifine Kaç Gün İçinde Cevap Verilir? HUAK m.13

Kısa ve net cevap: İhtiyari arabuluculukta taraflardan birinin arabuluculuğa başvuru teklifine, taraflarca başka bir süre kararlaştırılmadıkça 30 gün içinde olumlu cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Kural 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.13/2’de yer alır. Bu otuz günlük düzenleme, dava şartı arabuluculuğun zorunlu başvuru sistemiyle karıştırılmamalıdır.

Arabuluculuk teklifine kaç gün içinde cevap verilir HUAK madde 13
HUAK m.13/2 ihtiyari arabuluculuk teklifine cevap için aksi kararlaştırılmadıkça otuz günlük süre öngörür.

HUAK m.13’teki 30 günlük cevap kuralı nedir?

HUAK m.13, tarafların dava açılmadan önce veya dava görülürken arabulucuya başvurma konusunda anlaşabileceğini düzenler. Mahkeme de tarafları arabuluculuğa başvurma konusunda aydınlatabilir ve teşvik edebilir. Bu düzenleme, ihtiyari arabuluculuğun yargılama öncesi ve yargılama sırasında kullanılabilmesini sağlar.

Maddenin ikinci fıkrası, bir tarafın diğer tarafa yaptığı arabuluculuk teklifinin belirsiz süre boyunca açık kalmasını önler. Taraflar farklı bir süre kararlaştırmamışsa, teklifin karşı tarafa ulaşmasından sonra otuz gün içinde olumlu cevap verilmemesi halinde teklif reddedilmiş sayılır. Kanun açıkça “olumlu cevap” aradığı için yalnızca mesajın alındığını bildirmek kabul iradesi değildir.

Bu sonuç uyuşmazlığın esasına ilişkin değildir. Karşı tarafın teklife cevap vermemesi borcu, kusuru, sözleşmeye aykırılığı veya davadaki iddiayı kabul ettiği anlamına gelmez. Sadece ihtiyari arabuluculuk önerisinin o aşamada kabul edilmediğini gösterir.

30 günlük süre ne zaman başlar?

Sürenin doğru hesaplanabilmesi için teklifin karşı tarafa ne zaman ulaştığının belirlenmesi gerekir. HUAK m.13/2 cevap için otuz günlük süre öngördüğünden, gönderimin ve ulaşmanın ispatı uygulamada önem taşır. Noter ihtarnamesi, KEP, iadeli taahhütlü posta, tarafların sözleşmede belirlediği elektronik bildirim sistemi veya alındığı açıkça doğrulanan elektronik yazışma bu amaçla kullanılabilir.

Teklif 1 Eylül’de hazırlanmış ancak karşı tarafa 4 Eylül’de ulaşmışsa, yalnız hazırlama tarihine bakılarak süre hesabı yapılmamalıdır. Teklifin muhataba ulaştığı tarih ispat edilebilir olmalıdır. Özellikle yüksek bedelli ticari uyuşmazlıklarda sıradan mesajlaşma uygulaması üzerinden tek satırlık teklif gönderilip daha sonra teslim tarihi tartışmasına girmek yerine, ulaşma tarihi belirlenebilir yöntem kullanılması daha güvenlidir.

Taraflar sözleşmelerinde arabuluculuk teklifinin nasıl yapılacağını ayrıca düzenlemiş olabilir. “Uyuşmazlık halinde arabuluculuk teklifi KEP yoluyla gönderilir ve yedi iş günü içinde cevaplanır” şeklinde bir hüküm varsa, emredici hukuka aykırılık bulunmadığı sürece tarafların kararlaştırdığı usul ve süre esas alınır. HUAK m.13/2 zaten “aksi kararlaştırılmadıkça” ifadesini kullanarak farklı süreye izin verir.

Taraflar 30 günden daha kısa veya uzun süre kararlaştırabilir mi?

Evet. Otuz günlük süre tarafların aksini kararlaştırabilmesine açık şekilde düzenlenmiştir. Taraflar yedi gün, on beş gün, yirmi iş günü veya daha uzun bir cevap süresi belirleyebilir. Burada önemli olan kararlaştırılan sürenin açık, hesaplanabilir ve hangi olayla başlayacağının belirli olmasıdır.

“Makul süre içinde cevap verilir” gibi belirsiz bir hüküm, uyuşmazlığı çözmek yerine yeni bir süre tartışması yaratabilir. Gün mü iş günü mü olduğu, başlangıç anı ve cevabın hangi kanaldan verileceği mümkün olduğunca açık yazılmalıdır. Ticari sözleşmelerde ayrıca yetkili kişilerin kim olduğu belirtilmelidir.

Tarafların daha kısa süre kararlaştırması, dava şartı arabuluculuğu değiştirmez. Dava şartına tabi uyuşmazlıklarda m.18/A’daki resmi başvuru ve süre sistemi uygulanır; sözleşmedeki ihtiyari teklif süresi dava şartının yerine geçmez.

Arabuluculuk teklifine olumlu cevap nasıl verilir?

HUAK m.13 kabul cevabı için özel bir şekil şartı öngörmez. Bununla birlikte ispat kolaylığı için yazılı ve tereddütsüz cevap verilmelidir. “Arabuluculuk yoluyla çözüm görüşmelerine katılmayı kabul ediyoruz” veya “önerilen arabuluculuk sürecine katılmayı kabul ediyoruz; arabulucu seçimi için iletişime geçebilirsiniz” gibi ifadeler açık kabul niteliği taşır.

“Teklifinizi aldık”, “konuyu değerlendiriyoruz”, “yönetim kuruluna soracağız” veya “daha sonra döneceğiz” gibi ifadeler ise tek başına olumlu cevap değildir. Kanunun aradığı şey sürecin başlatılmasına yönelik olumlu iradedir. Cevabın belirsiz bırakılması, otuz günlük sürenin sonunda ret sonucunun doğmasına neden olabilir.

Kabul cevabında arabulucunun kim olacağı, toplantının yüz yüze mı çevrim içi mi yapılacağı, hangi uyuşmazlık başlıklarının görüşüleceği ve iletişim kişileri ayrıca belirlenebilir. HUAK m.14’e göre taraflar, arabulucuyu başka bir usul kararlaştırmadıkça kendileri seçer.

30 gün cevap verilmezse ne olur?

Olumlu cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Teklif sahibinin ayrıca ikinci bir ihtar çekerek “artık reddedilmiş sayıyorum” demesine gerek yoktur. Kanuni sonuç sürenin sonunda kendiliğinden doğar.

Ret sonucu, tarafların daha sonra yeniden arabuluculuğa başvurmasını engellemez. Uyuşmazlığın ekonomik koşulları değişebilir, dava açılabilir, taraflar yargılama maliyetini görüp uzlaşmaya yeniden yaklaşabilir veya yeni bir teklif yapılabilir. HUAK m.13/1 dava görülürken de arabulucuya başvurulabilmesini açıkça kabul eder.

Teklife cevap vermeyen taraf “haksız taraf” sayılmaz. İhtiyari arabuluculukta taraflar, kanuni veya sözleşmesel özel bir zorunluluk yoksa, sürece katılıp katılmama konusunda serbesttir. Buna karşılık dava şartı arabuluculukta ilk toplantıya mazeretsiz katılmamanın yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından özel sonuçları vardır; bu iki durum farklıdır.

30 günlük kural dava şartı arabuluculukta uygulanır mı?

Hayır. Dava şartı arabuluculukta davacı önce karşı tarafa ihtiyari teklif gönderip otuz gün beklemek zorunda değildir. HUAK m.18/A ve özel kanun hükümleri uyarınca arabuluculuk bürosuna başvuru yapılır; büro arabulucuyu görevlendirir ve taraflara davet süreci işletilir.

Örneğin dava şartına tabi işçi alacağı, ticari para alacağı veya kanunda dava şartı kapsamına alınmış kira uyuşmazlığında “önce karşı tarafa m.13 teklifi göndermeliyim ve 30 gün beklemeliyim” düşüncesi yanlıştır. Dava şartı başvurusu doğrudan görevli arabuluculuk bürosu üzerinden yapılır.

Bu ayrım özellikle hak düşürücü süre veya kısa dava açma süresi bulunan uyuşmazlıklarda kritik önem taşır. Yanlışlıkla ihtiyari teklif cevabını beklemek, kanuni süre yönetimini tehlikeye atabilir.

Arabuluculuk teklifi zamanaşımını veya hak düşürücü süreyi durdurur mu?

Sırf arabuluculuk teklifinin gönderilmesi ile HUAK m.16 anlamında arabuluculuk sürecinin başlaması aynı şey değildir. İhtiyari arabuluculukta süreç; dava açılmadan önce tarafların ilk toplantıya davet edilmesi ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bunun tutanakla belgelendirildiği tarihte başlar.

HUAK m.16/2’ye göre arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre zamanaşımı ve hak düşürücü süre hesabında dikkate alınmaz. Bu nedenle yalnız “teklif gönderdim” diyerek yasal sürenin durduğu varsayımı yapılmamalıdır.

Dava şartı arabuluculukta ise HUAK m.18/A/15 özel düzenleme getirir. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Başlangıç noktaları farklı olduğu için ihtiyari ve dava şartı sistem birbirine karıştırılmamalıdır.

Dava devam ederken arabuluculuk teklifi yapılabilir mi?

Evet. HUAK m.13/1 tarafların dava görülürken de arabulucuya başvurma konusunda anlaşabileceğini düzenler. HUAK m.15/5’e göre dava açıldıktan sonra tarafların birlikte arabulucuya başvuracaklarını beyan etmeleri halinde yargılama, mahkemece üç ayı geçmemek üzere ertelenir. Tarafların birlikte başvurusu üzerine bu süre üç aya kadar uzatılabilir.

Bu düzenleme, dava açılmış olmasının uzlaşma imkanını ortadan kaldırmadığını gösterir. Bilirkişi raporu sonrası, deliller toplandıktan sonra veya ticari ilişkinin korunması gerektiğinde taraflar uyuşmazlığı arabuluculuğa taşıyabilir.

Dava sırasında yapılan arabuluculuk teklifinin kabul edilmesi davadan otomatik feragat anlamına gelmez. Taraflar anlaşma sağlarsa anlaşmanın kapsamına göre davanın sona erdirilmesine yönelik usul işlemleri ayrıca yapılır.

Arabuluculuk ücretini karşılayamayan kişi adli yardım alabilir mi?

HUAK m.13/3, arabuluculuk ücretini karşılamak için adli yardıma ihtiyaç duyan tarafın, arabuluculuk bürosunun bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinin kararıyla adli yardımdan yararlanabileceğini düzenler. Bu konuda HMK m.334 ila 340 hükümleri kıyasen uygulanır.

Adli yardım otomatik bir hak değildir. Başvurucunun yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olması ve talebinin açıkça dayanaktan yoksun bulunmaması gibi HMK’daki koşullar değerlendirilir. Mahkeme ekonomik durumu gösteren belgeleri isteyebilir.

Bu imkan, ekonomik yetersizlik nedeniyle ihtiyari arabuluculuk yoluna erişimin tamamen kapanmasını önlemeyi amaçlar. Başvuru somut belgelerle desteklenmelidir.

Arabuluculuk teklifi nasıl yazılmalıdır?

Teklif, uyuşmazlığı tanımlayacak kadar belirli olmalı fakat uyuşmazlığın esasına ilişkin gereksiz ikrarlar içermemelidir. Tarafların adı, temel sözleşme veya hukuki ilişki, arabuluculuk yoluna başvurma önerisi, cevap kanalı ve varsa tarafların kararlaştırdığı cevap süresi açıkça yazılmalıdır.

Örneğin “15 Mart 2026 tarihli hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödeme uyuşmazlığının ihtiyari arabuluculuk yoluyla çözülmesini öneriyoruz. Kabul iradenizi bu bildirimin tarafınıza ulaşmasından itibaren HUAK m.13/2 çerçevesinde yazılı olarak bildirmenizi rica ederiz” şeklindeki bir metin temel amaca uygundur.

Teklif metninde “borcu zaten kabul ettiniz” veya “davanızı kesin kaybedeceksiniz” gibi gereksiz ve tartışmayı büyüten ifadeler yerine, uyuşmazlık çözüm mekanizmasının önerilmesine odaklanılmalıdır. Arabuluculuk davetinin kendisi HUAK m.5 uyarınca hukuk davası veya tahkimde uyuşmazlığın esası hakkında delil olarak kullanılamaz.

Teklife cevap vermemek mahkemede aleyhe kullanılabilir mi?

HUAK m.5/1-a, bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteğini veya arabuluculuk davetini koruma altına alır. İhtiyari arabuluculuk teklifinin kabul edilmesi ya da reddedilmesi, uyuşmazlığın esası hakkında ikrar değildir. Mahkemede “arabuluculuğa gelmedi, demek ki borçlu olduğunu biliyordu” biçiminde hukuki sonuç çıkarılamaz.

Dava şartı arabuluculukta ise ilk toplantıya mazeretsiz katılmamanın HUAK m.18/A/11’de düzenlenen gider ve vekalet ücreti sonuçları vardır. Bu sonuç, uyuşmazlığın esasına ilişkin delil sonucu değil; kanunun dava şartı sürece katılım davranışına bağladığı usulî mali sonuçtur.

Teklif kabul edilince arabuluculuk hemen başlamış sayılır mı?

Her kabul anı m.16 anlamında sürecin başlangıcı değildir. İhtiyari arabuluculukta tarafların ilk toplantıya davet edilmesi ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmanın tutanakla belgelenmesi gerekir. Bu nedenle teklif kabulü, arabulucu seçimi ve ilk toplantı organizasyonundan sonra m.16’daki başlangıç şartı ayrıca kontrol edilmelidir.

Bu ayrım zamanaşımı bakımından önemlidir. Özellikle zamanaşımının dolmasına günler kalan bir alacakta, yalnız karşı tarafın “arabuluculuğu kabul ediyorum” mesajına güvenilmemeli; m.16’daki başlangıç tutanağı ve gerekiyorsa yargısal başvuru süreleri profesyonel biçimde yönetilmelidir.

Teklif reddedilirse doğrudan dava açılabilir mi?

Uyuşmazlık dava şartı arabuluculuğa tabi değilse ve başka bir özel dava şartı bulunmuyorsa, ihtiyari teklifin reddinden sonra görevli ve yetkili mahkemede dava açılabilir. Ancak uyuşmazlık m.18/A veya özel kanun gereği dava şartı arabuluculuğa tabi ise, ihtiyari teklifin reddedilmiş olması resmi dava şartı başvurusunun yerine geçmez.

Bu nedenle dava öncesinde önce uyuşmazlık türü belirlenmelidir: ihtiyari arabuluculuk mu, dava şartı arabuluculuk mu, yoksa arabuluculuğa elverişli olmayan bir konu mu? Yanlış sınıflandırma dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret veya süre kaybı doğurabilir.

Sık sorulan sorular

Arabuluculuk teklifine kaç gün içinde cevap verilir?

HUAK m.13/2 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça 30 gün içinde olumlu cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır.

30 gün içinde hiç cevap vermezsem ne olur?

Teklif kanun gereği reddedilmiş sayılır. Ayrıca ret bildirimi yapılması zorunlu değildir.

Taraflar 30 günden farklı süre belirleyebilir mi?

Evet. HUAK m.13/2 “aksi kararlaştırılmadıkça” dediği için taraflar farklı cevap süresi kararlaştırabilir.

Bu kural dava şartı arabuluculukta da geçerli mi?

Hayır. Dava şartı arabuluculuk HUAK m.18/A’daki büro başvurusu ve görevlendirme sistemiyle işler.

Arabuluculuk teklifini kabul etmek borcu kabul etmek midir?

Hayır. Arabuluculuğa katılma iradesi uyuşmazlığın esası hakkında borç veya sorumluluk kabulü sayılmaz.

Teklif göndermek zamanaşımını durdurur mu?

Tek başına teklif yeterli değildir. İhtiyari arabuluculukta HUAK m.16’daki süreç başlangıç şartlarının oluşması gerekir.

Dava devam ederken arabuluculuğa gidilebilir mi?

Evet. Taraflar dava sırasında da arabulucuya başvurma konusunda anlaşabilir; m.15/5 uyarınca yargılama belirli süre ertelenebilir.

Arabuluculuk ücretine gücüm yetmiyorsa adli yardım mümkün mü?

Evet. HUAK m.13/3 uyarınca şartları varsa sulh hukuk mahkemesi kararıyla arabuluculuk için adli yardımdan yararlanılabilir.

İlgili içerikler

Resmî hukuki dayanak

Temel hüküm 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.13’tür. Sürelerin etkisi bakımından m.16 ve dava şartı sistem bakımından m.18/A ayrıca uygulanır. Güncel mevzuat Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmelidir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Bu içerik, HUAK m.13/2’deki otuz günlük cevap kuralı ile m.16 ve m.18/A’daki farklı başlangıç ve süre hükümleri ayrıştırılarak 11 Eylül 2026 tarihinde hazırlanmıştır.

Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 D:14 Akdeniz/Mersin

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp