B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Arabuluculuk Başvurusu Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreyi Durdurur mu? | 6325 m.16/2

Kısa ve net cevap: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 16/2. maddesine göre arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Bu sonuç “sürenin sıfırdan başlaması” anlamına gelmez. Arabuluculuk öncesinde işlemiş süre korunur; süreç boyunca geçen günler hesaba katılmaz ve süreç bittikten sonra kalan süre işlemeye devam eder. Süre hesabında kritik nokta, arabuluculuğun kanunen hangi tarihte başladığı ve hangi tarihte sona erdiğinin belgeyle belirlenmesidir.

Arabuluculuk anlaşması ve sürelerin değerlendirilmesi
Photo by Amina Atar on Unsplash

6325 m.16/2 hangi kuralı getiriyor?

Kanun hükmü açıktır: arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz. Bunun pratik sonucu, tarafların arabuluculuk görüşmelerine zaman ayırdığı dönemin hak kaybına yol açmamasıdır. Ancak hüküm, daha önce işlemiş zamanaşımı süresini silmez ve sona eren sürenin kendiliğinden canlanmasını sağlamaz. Arabuluculuk etkisi, başvuru yapıldığı sırada henüz korunabilir bir hakkın ve işleyen bir sürenin bulunması varsayımıyla uygulanır.

Güncel kanun metni 6325 sayılı Kanun üzerinden kontrol edilmelidir. Süre hesabında ayrıca uyuşmazlığın tabi olduğu özel kanundaki zamanaşımı veya hak düşürücü süre maddesi esas alınır. Örneğin işe iade, tüketici, kira, ticari alacak veya belirli icra hukuku uyuşmazlıklarının süreleri aynı değildir.

Arabuluculuğun süreler üzerindeki etkisi hangi tarihte başlar?

İhtiyari arabuluculuk bakımından 6325 m.16/1 başlangıç anını ayrıntılı düzenler. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğunda süreç, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bunun tutanakla belgelendirildiği tarihte başlar. Dava açıldıktan sonra başvuruda ise mahkemenin daveti üzerine kabul veya tarafların mahkemeye yazılı/duruşmada beyanı esas alınır.

Dava şartı arabuluculukta özel kanun hükümleri nedeniyle başlangıç hesabı başvuru prosedürüne göre yapılır. Bu nedenle her dosyada yalnız “arabulucuya e-posta attığım gün” veya “ilk telefon görüşmesi” gibi fiili tarihler değil, sistemde ve tutanaklarda görünen kanuni başlangıç tarihi dikkate alınmalıdır.

Arabuluculuk ne zaman sona ermiş sayılır?

6325 m.17, arabuluculuğun sona erme hallerini düzenler. Tarafların anlaşması, anlaşmaya varılamadığının tespiti, taraflardan çekilme, uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığının belirlenmesi ve kanunda sayılan diğer sona erme sebepleri son tutanakla belgelendirilir. Süre etkisinin bitişi bakımından bu tarihin doğru kaydı önemlidir.

Son tutanağın daha sonra taraflara gönderilmesiyle tutanağın düzenleme tarihi birbirine karıştırılmamalıdır. Süre hesabında arabuluculuk faaliyetinin hukuken sona erdiği tarih esas alınır. Dosyada UYAP/arabuluculuk bürosu kayıtları, görevlendirme belgesi, ilk toplantı tutanağı ve son tutanak birlikte saklanmalıdır.

Zamanaşımı ve hak düşürücü süre nasıl hesaplanır?

Hesap üç parçaya ayrılır. Birinci parça arabuluculuk başlamadan önce işleyen süredir. İkinci parça, m.16/2 gereğince hesaba katılmayan arabuluculuk dönemidir. Üçüncü parça ise arabuluculuk sona erdikten sonra işlemeye devam eden kalan süredir. Bu yöntem, “arabuluculuk bittiğinde süre yeniden tam olarak başlar” yanılgısını önler.

Örneğin kanunda bir yıllık zamanaşımı öngörülen bir hakta, arabuluculuk başlamadan önce sekiz ay geçmişse bu sekiz ay silinmez. Arabuluculukta geçen dönem hesaba katılmaz; süreç sona erince kalan dört aylık dönem işlemeye devam eder. Somut tarihler hafta sonu ve resmî tatil kuralları ile birlikte HMK’nın süre hükümlerine göre ayrıca hesaplanmalıdır.

Hak düşürücü süre bakımından da m.16/2 açıkça aynı korumayı getirir. Ancak bu koruma, özel kanunun arabuluculuğa ilişkin ayrıca farklı başlangıç veya son süre kuralı getirdiği durumlarda o özel hükümle birlikte uygulanır.

Dava şartı arabuluculukta süre hesabı neden daha kritik?

İş, ticaret, tüketici, kira ve kanunda dava şartı kapsamına alınmış diğer alanlarda arabuluculuk dava açmanın ön koşulu olabilir. Hak sahibinin hem özel dava süresini kaçırmaması hem arabuluculuk işlemini tamamlaması gerekir. Dava şartı, sürenin sınırsız uzadığı anlamına gelmez; yalnız kanunun öngördüğü arabuluculuk döneminin hesap dışı tutulması sonucunu doğurur.

Özellikle kısa hak düşürücü sürelerde arabuluculuk başvurusunun son güne bırakılması risklidir. Başvuru tarihinin sistemde doğru oluşması, taraf bilgilerinin eksiksiz verilmesi ve son tutanağın gecikmeden alınması gerekir. Sitedeki işe iade arabuluculuk süresi yazısı, özel süreli bir uyuşmazlığın nasıl ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine örnektir.

İhtiyari arabuluculukta da m.16/2 uygulanır mı?

Evet. Madde 16, yalnız dava şartı arabuluculuğa özgü değildir. Tarafların kendi iradeleriyle başlattığı arabuluculukta da kanuni başlangıç şartları gerçekleştiğinde süreçte geçen süre zamanaşımı ve hak düşürücü süre hesabında dikkate alınmaz. Ancak tarafların yalnız müzakere etmesi veya arabuluculuk önerisinde bulunması, m.16 anlamında sürecin başladığı anlamına gelmez.

Bu ayrım özellikle ticari müzakerelerde önemlidir. Tarafların “uzlaşma görüşüyoruz” yazışmaları varken resmi arabuluculuk sürecinin hiç başlamamış olması mümkündür. Zamanaşımının korunması bakımından sürecin kanundaki başlangıç şartlarının oluştuğu belgeyle gösterilmelidir.

Süre hesabı için hangi belgeler saklanmalıdır?

  • Arabuluculuk bürosu başvuru kaydı veya ihtiyari arabuluculuk başvuru belgesi.
  • Arabulucu görevlendirme tarihi ve dosya numarası.
  • Taraflara yapılan davetler ve tebliğ/iletişim kayıtları.
  • İlk toplantı ve sürecin başlangıcını gösteren tutanak.
  • Varsa ara toplantı tutanakları.
  • Anlaşma veya anlaşamama son tutanağı.
  • Özel kanundaki zamanaşımı/hak düşürücü süreyi başlatan belge.
  • Dava açılış veya icra başvuru tarihi.

Sık sorulan sorular

Arabuluculuk zamanaşımını keser mi?

6325 m.16/2’nin ifadesi, süreçte geçen sürenin hesapta dikkate alınmamasıdır. Önceden işlemiş süre silinmez; kalan süre süreçten sonra devam eder.

Arabuluculukta geçen günler hak düşürücü süreden sayılır mı?

Hayır. Madde 16/2 hak düşürücü süreleri de açıkça kapsar.

Başvuru yapılınca süre hemen korunur mu?

Başlangıç anı arabuluculuğun türüne göre kanundaki özel hükümden belirlenir. Yalnız teklif veya gayriresmî görüşme yeterli değildir.

Arabuluculuk bittiğinde tam süre yeniden mi başlar?

Hayır. Arabuluculuk öncesinde işlemiş kısım korunur; kalan süre devam eder.

Son tutanağın tebliğ tarihi mi esas alınır?

Süre etkisinin sona ermesi bakımından arabuluculuk faaliyetinin hukuken sona erdiği ve tutanakla belgelendiği tarih esas alınır.

İhtiyari arabuluculukta da süre korunur mu?

Evet; 6325 m.16’nın başlangıç şartları gerçekleşmişse m.16/2 uygulanır.

Dava şartı arabuluculuk tüm icra sürelerini durdurur mu?

Hayır. İcra hukukuna özgü kısa ve özel sürelerin arabuluculuktan etkilenip etkilenmediği ilgili özel hükme göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Süre hesabında en güvenli yöntem nedir?

Başlangıç ve bitiş günlerini belgeleyip arabuluculuk öncesi geçen günleri ve sonrasında kalan günleri ayrı tabloda hesaplamaktır.

Süre tablosu hazırlanırken yapılmaması gereken hatalar

En yaygın hata, arabuluculuk başlamadan önce geçen dönemi yok saymaktır. İkinci hata, başvuru formunun oluşturulduğu tarih ile kanuni başlangıç tarihini otomatik olarak aynı kabul etmektir. Üçüncü hata, son toplantı günü ile faaliyetin sona erdiği tutanak tarihini belgeye bakmadan eşitlemektir. Dördüncü hata ise arabuluculuğa ilişkin korumayı icra hukukundaki bütün süreleri otomatik durduran genel bir hüküm gibi uygulamaktır.

Doğru tabloda hakka ilişkin ana sürenin başlangıcı, arabuluculuk başlangıcı, arabuluculuk öncesinde geçen gün sayısı, son tutanak tarihi ve geriye kalan süre ayrı sütunlarda gösterilir. Böylece dava açılacağı son gün denetlenebilir ve mahkemeye sunulan süre açıklaması soyut olmaktan çıkar.

Birden fazla talep varsa süre hesabı nasıl yapılır?

Aynı arabuluculuk dosyasında kıdem tazminatı, ücret, cezai şart veya sözleşmeden doğan farklı alacaklar bulunabilir. Bu taleplerin zamanaşımı başlangıçları ve süreleri aynı olmayabilir. Arabuluculuk dönemi ortak olsa bile her talep için arabuluculuk öncesi geçmiş süre ayrı hesaplanmalıdır. Tek bir “dosyanın süresi” tablosu yerine talep bazlı süre çizelgesi hazırlanması hak kaybını önler.

Arabuluculuk süresi ile dava açma süresi nasıl birlikte izlenir?

Süre hesabı yapılırken önce hakkın tabi olduğu ana zamanaşımı veya hak düşürücü süre belirlenir. Bu süreyi başlatan maddi olay ve tarih yazılır. Ardından arabuluculuğun kanuni başlangıç tarihi tespit edilir ve bu iki tarih arasındaki gün sayısı hesaplanır. Arabuluculuk süresi sona erdiğinde, başlangıçtan önce tüketilmiş süre ana süreden düşülür; geriye kalan kısım son tutanaktan sonraki dönemde işlemeye devam eder. Bu yöntem özellikle birden fazla talebin bulunduğu dosyalarda her talep için ayrı uygulanmalıdır.

Örneğin aynı iş ilişkisinde ücret alacağı ile işe iade talebi birlikte tartışılıyor olabilir. Ücret alacağının zamanaşımı ile işe iade başvurusundaki kısa hak düşürücü süre aynı değildir. Tek arabuluculuk dosyası bulunması iki talebin sürelerini aynı hale getirmez. Hangi talebin hangi maddi olaya ve hangi kanun hükmüne bağlı olduğu ayrı çizelgede gösterilmelidir.

Dava şartı arabuluculukta başvuru tarihinin önemi

Dava şartı arabuluculukta başvuru adliye arabuluculuk bürosu veya kanunun öngördüğü sistem üzerinden yapılır. Sürelere etkide, ilgili özel kanunun “büroya başvuru” tarihini esas alan hükmü varsa bu hüküm 6325 m.16 ile birlikte uygulanır. İş uyuşmazlıklarında 7036 sayılı Kanun, ticari uyuşmazlıklarda TTK m.5/A, tüketici uyuşmazlıklarında 6502 sayılı Kanunun dava şartı hükümleri kendi usulünü belirler. Bu nedenle yalnız HUAK m.16 okunarak bütün zorunlu arabuluculuk türleri için tek bir başlangıç formülü kurulmaz.

Başvuru formunda yanlış taraf yazılması veya uyuşmazlığın tamamen farklı gösterilmesi, sonraki davada dava şartının yerine gelip gelmediği tartışmasına yol açabilir. Süre koruması ile dava şartının kapsamı birbirinden ayrı meselelerdir. Başvuru zamanında yapılmış olsa bile açılacak davanın arabuluculukta ele alınan uyuşmazlıkla bağlantısı ayrıca kontrol edilir.

Arabuluculuk anlaşmayla sonuçlanırsa süre hesabı neden yine saklanmalıdır?

Taraflar anlaşmışsa kural olarak üzerinde anlaşılan hususlarda dava açılmaması esastır. Bununla birlikte anlaşmanın yalnız bazı talepleri kapsaması mümkündür. Kısmi anlaşma halinde anlaşma dışı kalan talepler bakımından zamanaşımı ve hak düşürücü süre hesabı önemini korur. Son tutanakta hangi başlıklarda anlaşma sağlandığı ve hangi taleplerin açık kaldığı net olmalıdır.

Anlaşma sonradan ifa edilmezse ortaya çıkacak takip veya dava türü, anlaşma belgesinin niteliğine göre belirlenir. Bu yeni uyuşmazlığın süreleri, önceki asıl talebin süresinden farklı olabilir. Bu nedenle arabuluculuk dosyasının başlangıç ve bitiş belgeleri, anlaşma belgesi ve ödeme/ifa kayıtları birlikte saklanmalıdır.

Zamanaşımı def’i ile hak düşürücü sürenin farkı

Zamanaşımı ile hak düşürücü süre aynı hukuki kurum değildir. Zamanaşımı kural olarak borcu sona erdirmez; borçluya def’i hakkı verir. Hak düşürücü sürenin geçmesi ise hakkın veya dava yetkisinin kanunun öngördüğü ölçüde sona ermesi sonucunu doğurur ve mahkemece resen gözetilebilen haller bulunur. HUAK m.16/2 her ikisini birlikte anarak arabuluculuk dönemini hesap dışı bırakmıştır; fakat sürelerin maddi sonuçlarını eşitlememiştir.

Bu nedenle dava dilekçesinde “arabuluculuk süresince zamanaşımı durdu” demek yerine somut hesap gösterilmelidir. Hakkın başlangıç tarihi, arabuluculuğun başlangıç ve bitiş tarihleri, hesap dışı gün sayısı ve dava tarihi yazılırsa karşı tarafın süre itirazı denetlenebilir hale gelir.

UYAP ve arabuluculuk belgelerinde tarih kontrolü

Elektronik sistemde görevlendirme, davet, toplantı ve son tutanak tarihleri ayrı kayıtlar olarak görülebilir. Bu tarihlerden hangisinin süre hesabında esas olduğu kanuni tanıma göre belirlenir. Arabulucunun dosyayı sistemde kapatma tarihi ile tarafların son tutanağı imzaladığı tarih her zaman aynı olmayabilir. Bu nedenle yalnız ekran görüntüsüne değil imzalı belgeye ve sistem işlem kayıtlarına birlikte bakılmalıdır.

E-imzalı tutanaklarda belgenin imza doğrulaması, fiziki tutanaklarda taraf imzaları ve tarih kontrol edilmelidir. Yurt dışında bulunan tarafın çevrim içi katıldığı dosyalarda saat farkı veya elektronik imza zamanı gibi teknik ayrıntılar da son gün hesabında önem kazanabilir.

Sonuç

6325 m.16/2, arabuluculuk sürecinde geçen zamanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre hesaplarına dahil edilmemesini emreder. Koruma, sürenin sıfırlanması değil arabuluculuk döneminin hesaptan çıkarılması şeklindedir. Doğru sonuç için arabuluculuğun kanuni başlangıç ve bitiş tarihleri ile uyuşmazlığın özel süre hükmü birlikte hesaplanmalıdır.

Hukuki dayanak

Bu içerik 6325 sayılı Kanun m.16 ve m.17 ile uyuşmazlığın türüne göre uygulanan özel süre hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Güncel resmî metin Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmiştir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp