B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Avukatın Özen, Doğruluk ve Meslek Kurallarına Uyma Yükümlülüğü | Avukatlık Kanunu m.34

Kısa ve net cevap: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, avukata üstlendiği görevi özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirme; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranma ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uyma yükümlülüğü getirir. Bu yükümlülük yalnız duruşmadaki davranışa ilişkin değildir; işin kabulünden dosyanın sona ermesine, süre takibinden belge güvenliğine ve müvekkilin bilgilendirilmesine kadar mesleki faaliyetin bütününe yayılır.

Avukatın özen doğruluk ve meslek kurallarına uyma yükümlülüğü
Avukatlık Kanunu m.34, avukatlık faaliyetinin genel mesleki davranış standardını belirler.
  1. Avukatlık Kanunu m.34 neyi düzenler?
  2. Özen yükümlülüğünün kapsamı nedir?
  3. Sonuç garantisi ile özen borcu arasındaki fark
  4. Doğruluk ve onur ilkesi
  5. Saygı ve güvene uygun davranma
  6. TBB Meslek Kurallarının rolü
  7. Süre ve dosya yönetiminde özen
  8. Delil, belge ve para yönetimi
  9. Müvekkile bilgi verme yükümlülüğü
  10. Menfaat çatışması ve sır saklama bağlantısı
  11. Dijital iletişim ve veri güvenliği
  12. İhlal iddiası nasıl incelenir?
  13. Disiplin, tazminat ve ceza sorumluluğu ayrımı
  14. Uygulama kontrol listesi
  15. Sık Sorulan Sorular

Avukatlık Kanunu m.34 neyi düzenler?

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.34, “Avukatın Hak ve Ödevleri” bölümünün genel davranış hükmüdür. Madde, avukatın yüklendiği görevi görevin niteliğine uygun şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmesini; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranmasını ve Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen meslek kurallarına uymasını emreder. Bu nedenle hüküm yalnız bir dava işlemini değil, avukatlık faaliyetinin tamamını yönlendiren genel bir ölçüttür.

Kanunda yer alan “özen”, “doğruluk”, “onur”, “saygı ve güven” kavramları birbirinden kopuk değildir. Avukatın süresinde dilekçe vermesi özenle, yapılmayan işlemi yapılmış gibi göstermemesi doğrulukla, mesleki nüfuzu baskı aracı hâline getirmemesi onurla, dosya bilgilerini koruması ise güvenle bağlantılıdır. Somut olayda birden fazla ilkenin aynı anda gündeme gelmesi mümkündür.

M.34’ün genel hüküm olması, Avukatlık Kanunu’nun diğer maddelerinin önemsiz olduğu anlamına gelmez. Sır saklama m.36’da, zorunlu iş reddi m.38’de, evrak saklama m.39’da, vekillikten çekilme m.41’de, dosya inceleme m.46’da ve reklam yasağı m.55’te ayrıca düzenlenmiştir. Belirli bir davranış özel bir hükmün kapsamına giriyorsa öncelikle o madde esas alınır; m.34 ise mesleki standardı tamamlar.

Avukatın özen yükümlülüğünün kapsamı nedir?

Özen yükümlülüğü, “dosyada mümkün olan her işlemi yapmak” anlamına gelmez. Gereksiz başvurular, hukuki yararı bulunmayan talepler veya sırf işlem yapılmış görünmesi için verilen dilekçeler mesleki özen göstergesi değildir. Özen; uyuşmazlığın hukuki niteliğini doğru belirlemek, uygulanacak güncel mevzuatı araştırmak, usul yolunu seçmek, görev ve yetkiyi kontrol etmek, kritik süreleri kaydetmek, delilleri sınıflandırmak ve dosyanın gelişimine göre gerekli işlemleri zamanında yapmaktır.

Bir hukuk davasında örneğin dava şartları, taraf ehliyeti, görev, kesin yetki varsa yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre, ispat yükü ve delil sunma zamanı ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Ceza dosyasında müdafinin erişim yetkisi, ifade veya sorgu, koruma tedbirleri ve kanun yolu süreleri farklı hükümlere tabidir. İcra dosyasında ödeme emri, itiraz, haciz, satış ve dosya hesabı birbirinden bağımsız aşamalardır. Avukatın görevi, her dosyada o dosyanın risk haritasını çıkarmaktır.

Özen aynı zamanda dosyaya alınan bilginin doğrulanmasını gerektirir. Müvekkilin anlatımı önemlidir; fakat tarih, tutar, taraf sıfatı, tebligat, sözleşme metni ve resmî kayıtlar mümkün olduğu ölçüde belgelendirilmelidir. Bir iddianın yalnız müvekkil beyanına dayanması gerekiyorsa bu durum da stratejide açıkça görülmelidir. Böylece “hangi vakıa hangi delille ispatlanacak?” sorusu yargılamanın ilerleyen aşamasına bırakılmaz.

Sonuç garantisi ile özen borcu arasındaki fark

Avukatın mesleki özen yükümlülüğü ile davanın mutlaka kazanılması birbirine karıştırılmamalıdır. Yargılamanın sonucu hâkimin hukuki değerlendirmesine, delillerin gücüne, karşı tarafın savunmasına, bilirkişi incelemesine ve somut vakıalara bağlıdır. Bu nedenle kaybedilen her dava özensiz takip edilmiş değildir. Tersine, dava kazanılmış olsa bile dosyanın yürütülmesinde meslek kurallarına aykırı davranış bulunabilir.

Sağlıklı değerlendirme, sonuçtan geriye doğru varsayım yapmak yerine işlem kronolojisini incelemektir. Avukat hangi tarihte görevlendirildi? Hangi belgeler kendisine teslim edildi? Tebligat ne zaman yapıldı? Son işlem günü neydi? Mahkeme hangi ara kararı verdi? Gerekli başvuru gerçekten yapılabilir miydi? İşin kapsamı ilk derece ile mi sınırlıydı, kanun yolu da dâhil miydi? Bu sorular cevaplanmadan yalnız “dava kaybedildi” veya “dosya uzun sürdü” ifadelerinden m.34 ihlali sonucu çıkarılamaz.

Mesleki özen, hukuki görüşün mahkeme tarafından kabul edilmesi garantisini de içermez. Hukukta farklı yorumlar bulunabilir. Önemli olan görüşün yürürlükteki normlar, yerleşik içtihatlar, dosya olguları ve makul mesleki araştırma temelinde oluşturulmasıdır. Açık kanun hükmünü hiç kontrol etmemek ile tartışmalı bir konuda gerekçeli hukuki görüş benimsemek aynı değildir.

Doğruluk ve onur ilkesi nasıl uygulanır?

Doğruluk ilkesi, avukatın müvekkiline, yargı mercilerine, karşı tarafa ve meslektaşlarına karşı gerçeğe aykırı bir izlenim yaratmamasını gerektirir. Yapılmamış bir başvuruyu yapılmış gibi bildirmek, teslim alınan paranın kullanım amacını farklı göstermek, belgenin içeriğini bilerek yanlış tanıtmak veya dosyanın önemli bir gelişmesini saklamak bu ilke bakımından sorun oluşturabilir.

Onur kavramı ise kişisel üslup tercihi değildir. Avukatlık mesleğinin adalet hizmetindeki konumuna uygun davranışı ifade eder. Avukat, müvekkilinin hakkını kararlı ve güçlü biçimde savunabilir; karşı tarafın hukuki tezini sert biçimde eleştirebilir. Fakat hukuki tartışmayı kişisel hakaret, tehdit, yanıltma veya mesleki unvanı baskı aracı olarak kullanma düzeyine taşımak farklıdır. Savunma özgürlüğü ile meslek onuru birlikte korunur.

Avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güven

M.34, avukatın yalnız mahkeme salonunda değil, mesleki sıfatla hareket ettiği her ortamda saygı ve güvene uygun davranmasını ister. İcra müdürlüğü, kolluk birimi, cezaevi görüşmesi, noterlik, arabuluculuk toplantısı, uzlaşma görüşmesi, resmî e-posta, telefon veya çevrim içi toplantı bu kapsamda değerlendirilebilir. Mesleki iletişimin yöntemi değişse de temel standart değişmez.

Güven ilişkisi, müvekkilin her talebinin yerine getirilmesi demek değildir. Avukat hukuka veya meslek kurallarına aykırı talimatı uygulamak zorunda değildir. Genel vekâlet ilişkisinde talimata bağlılık hakkında TBK m.505 kapsamında vekilin talimata bağlılığı yazısı incelenebilir. Avukatlık bakımından buna Avukatlık Kanunu’nun bağımsızlık, sır saklama ve menfaat çatışması hükümleri eklenir.

TBB Meslek Kuralları neden önemlidir?

Avukatlık Kanunu m.34, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen meslek kurallarına uyma yükümlülüğünü açıkça kanuna bağlar. Bu nedenle meslek kuralları yalnız “iyi davranış tavsiyesi” değildir. Bağımsızlık, meslektaş ilişkileri, mahkemelerle ilişkiler, müvekkil adına alınan para ve değerler, reklam, iş elde etme yöntemleri ve sır saklama gibi konularda kanunun uygulanmasını somutlaştırırlar.

Güncel değerlendirmede ayrıca disiplin hükümlerinin güncel hâli kontrol edilmelidir. 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren değişiklikler Avukatlık Kanunu’nun disiplin sisteminde değişiklik yapmıştır. Bu nedenle eski bir disiplin kararındaki ceza türü veya yaptırım doğrudan 2026 tarihli olaylara taşınmamalıdır. Mesleki davranışın m.34’e aykırılığı ile uygulanacak disiplin yaptırımının belirlenmesi ayrı aşamalardır.

Süre ve dosya yönetiminde özen

Hukuki takipte en ağır hak kayıplarından bazıları süre hatalarından doğar. Bu nedenle kararın veya işlemin tebliğ tarihi, kanun yolu süresi, zamanaşımı, hak düşürücü süre, bilirkişi raporuna itiraz süresi, mahkemenin verdiği kesin süre ve duruşma günü tek bir genel “takvim” mantığıyla değil, dayanak hükmüyle birlikte kaydedilmelidir. Elektronik tebligat ile fiziki tebligatın tebliğ tarihleri aynı kurala bağlı değildir; bazı sürelerin başlangıç anı da kararın niteliğine göre değişir.

İyi dosya yönetiminde her kritik tarih için kaynağın ne olduğu da tutulur: UETS kaydı mı, fiziki tebliğ mazbatası mı, duruşma tutanağı mı, ara karar mı? Son gün hesaplanırken hafta sonu ve resmî tatil kuralları kontrol edilir. Böylece yalnız bir ajanda kaydına değil, denetlenebilir bir hukuki hesaba dayanılır.

Dosya düzeni de özenin parçasıdır. Vekâletname, ücret sözleşmesi, tebligatlar, dilekçeler, bilirkişi raporları, deliller, banka belgeleri ve müvekkil talimatları ayrı sınıflandırılmalıdır. dava dosyasını inceleme ve müdafiin soruşturma dosyasını incelemesi konuları farklı usul kurallarına bağlıdır; erişilen verinin doğru kaydedilmesi ayrıca önemlidir.

Delil ve belge yönetimi

Avukatın görevi yalnız delili “sunmak” değildir. Delilin hangi vakıayı ispatladığı, aslının kimde bulunduğu, celp gerekip gerekmediği, hukuka uygun elde edilip edilmediği ve ne zaman sunulması gerektiği belirlenmelidir. Mahkeme bir belgenin sunulması için kesin süre vermişse ara kararın tam kapsamı okunmalı; belge avukat veya müvekkil elinde değilse ilgili kurumdan celp veya yerinde inceleme gibi usul imkânları süresinde değerlendirilmelidir.

Teslim alınan orijinal senet, çek, sözleşme, tapu belgesi veya başka kıymetli evrak için teslim kaydı tutulması önemlidir. Belgenin kimden, hangi tarihte, kaç sayfa veya kaç adet alındığı; asıl mı örnek mi olduğu ve ne amaçla teslim edildiği yazılı hâle getirilebilir. Dosya sona erdiğinde iade süreci Avukatlık Kanunu m.39’daki özel evrak saklama kurallarıyla birlikte yürütülür.

Para, masraf ve tahsilat yönetimi

Müvekkilden alınan dava gideri, harç, bilirkişi avansı veya başka masraf ile avukatlık ücreti birbirinden ayrılmalıdır. Dosyada karşı taraftan tahsil edilen tutar varsa bu paranın niteliği, vekâletnamedeki tahsil yetkisi ve müvekkile aktarılacak bölüm açık biçimde hesaplanmalıdır. Genel vekâlet ilişkisi bakımından hesap verme ve alınan değerleri iade borcu için TBK m.508 rehberi ayrıntılı bilgi verir.

Masraf yönetiminde şeffaf kayıt hem hukuki hem mesleki riski azaltır. “Dosya masrafı” adı altında toplu bir rakam alınmışsa hangi giderlere harcandığının belgelendirilebilmesi; kullanılmayan avansın durumu; tahsil edilen paranın müvekkile bildirilmesi ve hesap kesiminin yazılı yapılması güven ilişkisinin somut görünümüdür.

Müvekkile bilgi verme ve karar alma

Avukatın müvekkile her gün aynı dosya bilgisini tekrar etmesi gerekmez. Fakat müvekkilin karar vermesini gerektiren esaslı gelişmeler zamanında aktarılmalıdır. Sulh teklifi geldiğinde yalnız toplam rakam değil, ödeme takvimi, feragat kapsamı, yargılama gideri, karşı vekâlet ücreti ve temerrüt sonucu açıklanmalıdır. Kanun yolu konusunda süre, hukuki kapsam ve başvurunun muhtemel sonuçları anlaşılır şekilde belirtilmelidir.

Bilgilendirmenin amacı, hukuki kararı müvekkilin yerine vermek değil; müvekkilin bilinçli karar almasını sağlamaktır. Avukat hukuki seçenekleri, riskleri ve emredici sınırları açıklar. Müvekkil hukuken mümkün seçenekler arasından tercih yapar; avukat da tercih edilen yol meslek kurallarına ve hukuka uygunsa işlemi yürütür.

Menfaat çatışması ve sır saklama bağlantısı

M.34’teki güven ilişkisi, iş kabul aşamasında menfaat çatışması kontrolünü gerekli kılar. Avukatlık Kanunu m.38, aynı işte menfaati zıt tarafa avukatlık etmiş veya görüş vermiş avukatın işi kabul etmesini yasaklar. Bu kontrol dosya açıldıktan sonra değil mümkünse ilk bilgilerin alınması aşamasında yapılmalıdır. Taraf adları, bağlı şirketler ve uyuşmazlığın konusu bu nedenle önem taşır.

Sır saklama ise m.36’da özel olarak düzenlenmiştir. Avukat, kendisine tevdi edilen veya görevi nedeniyle öğrendiği bilgileri korur. Dosya bilgilerini sosyal medyada, başka bir müvekkille veya ilgisiz üçüncü kişilerle paylaşmamak güvenin temel unsurudur. Müvekkil muvafakati bazı durumlarda tanıklık bakımından önem taşısa da avukatın sır saklama ve mesleki bağımsızlık yükümlülükleri somut olaya göre ayrıca değerlendirilir.

Dijital iletişim ve veri güvenliği

2026 yılında avukatlık dosyalarının önemli bölümü elektronik ortamda yürütülmektedir. UYAP, UETS, e-posta, bulut depolama, mesajlaşma ve görüntülü toplantı araçları kolaylık sağlar; fakat özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Yanlış kişiye belge göndermek, herkese açık bağlantı bırakmak, ortak bilgisayarda şifre kullanmamak veya dosya adında gereksiz özel bilgi paylaşmak mesleki risk yaratabilir.

Dijital düzen bakımından erişim yetkileri dosya bazında sınırlandırılmalı, güçlü kimlik doğrulama kullanılmalı, kritik belgelerin yedeklenmesi ve sürüm takibi yapılmalı, e-posta alıcısı ile ek dosya gönderimden önce kontrol edilmelidir. Kişisel veriler bakımından 6698 sayılı Kanun ve ilgili özel düzenlemeler ayrıca uygulanır. M.34’ün özen standardı, teknoloji değişse de bilginin güvenli biçimde yönetilmesini gerektirir.

m.34 ihlali iddiası nasıl incelenir?

İlk adım, avukatın üstlendiği işin sınırını belirlemektir. Vekâletname, ücret sözleşmesi, yazışmalar, ödeme açıklamaları ve fiilen yapılan işlemler birlikte incelenir. Vekâletname geniş yetki içerse bile tarafların fiilen yalnız belirli bir danışmanlık işinde anlaştığı durumlar olabilir. Tersine, sözleşmede kısa yazılmış bir iş sonradan yazılı talimatlarla genişletilmiş olabilir.

İkinci adım kronolojidir. İşin kabul tarihi, belgenin teslim tarihi, tebligat, ara karar, duruşma, son başvuru günü ve yapılan işlem aynı çizelgede gösterilir. Üçüncü adım nedenselliktir: İddia edilen ihmal gerçekleşmeseydi hangi hukuki imkan kullanılabilecekti? O işlem gerçekten sonucu etkileyebilecek nitelikte miydi? Dördüncü adım delildir: UYAP kayıtları, tebligatlar, e-posta ve mesajlar, makbuzlar, banka kayıtları, teslim tutanakları ve duruşma tutanakları değerlendirilir.

Bu yöntem “avukat ilgilenmedi” gibi soyut bir iddiayı denetlenebilir hâle getirir. Hangi işlem, hangi tarihte, hangi hukuki dayanakla yapılmalıydı ve yapılmamasının sonucu ne oldu? Mesleki sorumluluk tartışması bu sorular üzerinden yürütülmelidir.

Disiplin, tazminat ve ceza sorumluluğu aynı şey değildir

Bir davranışın meslek kuralına aykırı olması disiplin hukuku bakımından incelenebilir. Aynı olay iş sahibinin zararına neden olmuşsa sözleşmesel veya haksız fiil temelli tazminat sorumluluğu ayrıca gündeme gelebilir. Davranış bir suç tipinin unsurlarını oluşturuyorsa ceza hukuku değerlendirmesi de ayrı yapılır. Bu üç alanın amaçları, ispat ölçütleri, süreleri ve yetkili mercileri farklıdır.

Örneğin m.40, iş sahibinin avukata karşı sözleşmeye dayanarak ileri süreceği tazminat talepleri için özel süre düzenler. Disiplin soruşturmasının bulunması, tazminat davasındaki zamanaşımı hesabını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ceza soruşturması bulunması da her meslek kuralı ihlalini suç hâline getirmez. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce talebin hukuki niteliği belirlenmelidir.

E-E-A-T ve uygulama yaklaşımı

Bu içerikte yalnız “avukat dikkatli olmalıdır” gibi genel bir ifade kullanılmamıştır. Değerlendirme Avukatlık Kanunu m.34’ün güncel metni; m.36, m.38, m.39, m.40, m.41 ve m.46 ile bağlantısı; dosya, süre, delil, para ve dijital bilgi yönetiminin pratik sonuçları birlikte ele alınarak yapılmıştır. Somut dosyada sağlıklı hukuki görüş için belge ve zaman çizelgesi üzerinden çalışmak gerekir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bakımından dosya değerlendirmesinde ilk adım, uyuşmazlığın sonucu hakkında kesin vaat vermek değil; işlem kronolojisini, tebligatları, vekâlet kapsamını ve mevcut delilleri ayrı ayrı doğrulamaktır. Bu yaklaşım hem müvekkilin gerçek riskini görmesini hem de hukuki başvurunun doğru zeminde kurulmasını sağlar.

Uygulama kontrol listesi

  • İşin kapsamı vekâletname ve ücret sözleşmesiyle uyumlu mu?
  • Tebligat ve son gün hesapları hukuki dayanakla kaydedildi mi?
  • Yürürlükteki mevzuat ve gerekiyorsa değişiklik tarihi kontrol edildi mi?
  • Her vakıanın hangi delille ispatlanacağı belirlendi mi?
  • Orijinal belgelerin teslim ve iade kaydı var mı?
  • Masraf, ücret ve tahsilatlar ayrı izleniyor mu?
  • Esaslı gelişmeler müvekkile bildirildi mi?
  • Menfaat çatışması kontrolü yapıldı mı?
  • Dosya erişimleri ve dijital gönderimler güvenli mi?
  • Dosya sona erdiğinde evrak ve hesap kapanışı yapıldı mı?

Sık Sorulan Sorular

1. Avukat davayı kaybederse m.34 ihlal edilmiş olur mu?

Hayır. Olumsuz sonuç tek başına ihlal değildir. Dosyanın nasıl takip edildiği, sürelerin ve delillerin nasıl yönetildiği somut olarak incelenir.

2. Avukat müvekkilin her talimatını yerine getirmek zorunda mı?

Hayır. Hukuka veya meslek kurallarına aykırı talimat uygulanamaz. Menfaat çatışması gibi bazı hâllerde işin reddi ayrıca zorunludur.

3. Özen yükümlülüğü yalnız davalarda mı geçerlidir?

Hayır. Danışmanlık, sözleşme, icra takibi, idari başvuru, arabuluculuk ve diğer mesleki işler de m.34 kapsamındaki genel standarda tabidir.

4. TBB Meslek Kuralları bağlayıcı mı?

Evet. Avukatlık Kanunu m.34, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen meslek kurallarına uymayı kanuni yükümlülük olarak düzenler.

5. Yanlış hukuki görüş her zaman özensizlik midir?

Hayır. Hukuki yorum farklılığı mümkündür. Görüşün güncel hukuk, dosya verileri ve makul mesleki araştırmayla oluşturulup oluşturulmadığı önemlidir.

6. Süre kaçırılması nasıl değerlendirilir?

Vekâletin ne zaman başladığı, tebligat tarihi, sürenin türü, başvurunun mümkün olup olmadığı ve avukatın somut görev kapsamı birlikte incelenir.

7. Dosya ve para yönetimi m.34 ile bağlantılı mı?

Evet. Belge, süre, masraf, tahsilat ve talimat kayıtlarının düzenli tutulması özen ve güven yükümlülüğünün pratik görünümüdür.

8. İhlal iddiasında hangi belgeler önemlidir?

Vekâletname, ücret sözleşmesi, UYAP kayıtları, tebligatlar, yazışmalar, makbuzlar, banka kayıtları ve belge teslim tutanakları temel inceleme araçlarıdır.

9. Disiplin şikâyeti ile tazminat davası aynı mıdır?

Hayır. Amaç, süre, ispat ve yetkili merci farklıdır. Aynı olay birden fazla hukuki sorumluluk alanını etkileyebilir.

10. Avukatın dijital dosya güvenliği de özen kapsamına girer mi?

Evet. Mesleki sırların ve dosya bilgilerinin elektronik ortamda makul güvenlik tedbirleriyle korunması, güncel avukatlık pratiğinin parçasıdır.

Resmî kaynaklar ve ilgili rehberler

Hukuki değerlendirme notu: Bu rehber 23 Eylül 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Mesleki sorumluluk veya disiplin değerlendirmesinde vekâletin kapsamı, tarihler, tebligatlar ve somut belgeler birlikte incelenmelidir.
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Mersin Barosu Sicil No: 3472
Güncelleme: 23 Eylül 2026

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp