B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

BDDK Kurul Kararlarına Karşı Hangi Mahkemede Dava Açılır? 5411 m.105 2026

Kısa ve net cevap: 5411 m.105 uyarınca BDDK’nın idari yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir; Kurul kararlarına karşı açılan davalar öncelikli işlerden sayılır. İlişkili Bakanlık, Kurulun düzenleyici nitelikteki kararlarına karşı iptal davası açabilir.

BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105

BDDK Kurul Kararlarına Karşı Hangi Mahkemede Dava Açılır? 5411 m.105 konusu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu içinde özel ve doğrudan sonuç doğuran bir düzenlemedir. Bu çalışma, madde metnini süre, yetki, işlem zinciri ve ispat sorunlarıyla birlikte ele alır; kanuni dayanağı olmayan varsayımsal sonuçlardan kaçınır.

Kanuni hükmün kapsamı

İdari yaptırım kararlarının yargısal denetimi yetkili idare mahkemesinde yapılır. İlişkili Bakanlık düzenleyici nitelikteki Kurul kararlarına karşı iptal davası açabilir. Bu iki kural BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105 bakımından aynı olay zinciri içinde değerlendirilmelidir. Yetki kaynağı, karar tarihi, kararı veren organ, tebliğ veya ilan tarihi ve sonucun doğduğu an birbirinden ayrılmadan yapılan değerlendirme eksik kalır. Dava konusu işlemin bireysel yaptırım mı yoksa düzenleyici karar mı olduğu doğru sınıflandırılmalıdır. Bu nedenle hukuki dosya, kanun maddesindeki her unsurun karşısına somut belge konulacak şekilde hazırlanmalıdır.

Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

Maddenin amacı

Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır. Maddenin uygulanmasında sadece biçimsel belge bulunması yeterli değildir. Maddenin eski üçüncü fıkrası Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir. Belgenin yetkili kişi veya organ tarafından oluşturulmuş olması, tarihlerinin birbirini doğrulaması ve işlem gerekçesinin kayıtlarla desteklenmesi gerekir. İşlemin tebliğ tarihi süre hesabı bakımından dosyada açıkça belgelenmelidir. BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105 konusunda sonradan oluşturulan açıklamalar yerine işlem anındaki kurul kararları, tutanaklar, elektronik kayıtlar ve resmi bildirimler esas alınmalıdır.

İlişkili Bakanlık düzenleyici nitelikteki Kurul kararlarına karşı iptal davası açabilir. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

Uygulama şartları

İlişkili Bakanlık düzenleyici nitelikteki Kurul kararlarına karşı iptal davası açabilir. BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105 bakımından riskin en önemli kaynağı, kanuni şart ile kurum içi uygulamanın birbirinden kopmasıdır. Dava açma süresi m.105’te ayrıca belirlenmediğinden genel idari yargılama usulü ve özel tebliğ tarihi birlikte dikkate alınmalıdır. İç prosedür kanunun öngördüğü şartı kaldıramaz ve yetki sınırını genişletemez. Yürütmenin durdurulması talebi ayrı usul koşullarına tabidir. Uyum birimi bu nedenle yalnızca sonuç kontrolü değil, yetki-süre-belge zincirinin baştan sona kontrolünü yapmalıdır.

Maddenin eski üçüncü fıkrası Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

Yetkili organ ve merci

Maddenin eski üçüncü fıkrası Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir. Bu hüküm, bankacılık hukukunda finansal istikrar, tasarruf sahiplerinin korunması ve hesap verebilirlik ilkeleriyle bağlantılıdır. Dava konusu işlemin bireysel yaptırım mı yoksa düzenleyici karar mı olduğu doğru sınıflandırılmalıdır. İdari işlemin sebep, konu, maksat, yetki ve şekil unsurları yargısal denetimde önem taşır. Somut olayda hukuki sonuç kurulurken işlem tarihindeki mevzuat, ikincil düzenleme, Kurul veya Fon Kurulu kararı ve dosyada bulunan objektif kayıtlar birlikte değerlendirilmelidir.

Dava açma süresi m.105’te ayrıca belirlenmediğinden genel idari yargılama usulü ve özel tebliğ tarihi birlikte dikkate alınmalıdır. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

Süreler ve başlangıç anı

Dava açma süresi m.105’te ayrıca belirlenmediğinden genel idari yargılama usulü ve özel tebliğ tarihi birlikte dikkate alınmalıdır. İşlemin tebliğ tarihi süre hesabı bakımından dosyada açıkça belgelenmelidir. Bu iki kural BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105 bakımından aynı olay zinciri içinde değerlendirilmelidir. Yetki kaynağı, karar tarihi, kararı veren organ, tebliğ veya ilan tarihi ve sonucun doğduğu an birbirinden ayrılmadan yapılan değerlendirme eksik kalır. Kurul kararının dayandığı denetim raporları ve savunmalar dava dosyasının temel delillerindendir. Bu nedenle hukuki dosya, kanun maddesindeki her unsurun karşısına somut belge konulacak şekilde hazırlanmalıdır.

Dava konusu işlemin bireysel yaptırım mı yoksa düzenleyici karar mı olduğu doğru sınıflandırılmalıdır. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

Bildirim ve tebliğ düzeni

Dava konusu işlemin bireysel yaptırım mı yoksa düzenleyici karar mı olduğu doğru sınıflandırılmalıdır. Maddenin uygulanmasında sadece biçimsel belge bulunması yeterli değildir. Yürütmenin durdurulması talebi ayrı usul koşullarına tabidir. Belgenin yetkili kişi veya organ tarafından oluşturulmuş olması, tarihlerinin birbirini doğrulaması ve işlem gerekçesinin kayıtlarla desteklenmesi gerekir. İdari yaptırım kararlarının yargısal denetimi yetkili idare mahkemesinde yapılır. BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105 konusunda sonradan oluşturulan açıklamalar yerine işlem anındaki kurul kararları, tutanaklar, elektronik kayıtlar ve resmi bildirimler esas alınmalıdır.

İşlemin tebliğ tarihi süre hesabı bakımından dosyada açıkça belgelenmelidir. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

Belge ve kayıt zinciri

İşlemin tebliğ tarihi süre hesabı bakımından dosyada açıkça belgelenmelidir. BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105 bakımından riskin en önemli kaynağı, kanuni şart ile kurum içi uygulamanın birbirinden kopmasıdır. İdari işlemin sebep, konu, maksat, yetki ve şekil unsurları yargısal denetimde önem taşır. İç prosedür kanunun öngördüğü şartı kaldıramaz ve yetki sınırını genişletemez. Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır. Uyum birimi bu nedenle yalnızca sonuç kontrolü değil, yetki-süre-belge zincirinin baştan sona kontrolünü yapmalıdır.

Yürütmenin durdurulması talebi ayrı usul koşullarına tabidir. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

Mali ve idari sonuçlar

Yürütmenin durdurulması talebi ayrı usul koşullarına tabidir. Bu hüküm, bankacılık hukukunda finansal istikrar, tasarruf sahiplerinin korunması ve hesap verebilirlik ilkeleriyle bağlantılıdır. Kurul kararının dayandığı denetim raporları ve savunmalar dava dosyasının temel delillerindendir. İlişkili Bakanlık düzenleyici nitelikteki Kurul kararlarına karşı iptal davası açabilir. Somut olayda hukuki sonuç kurulurken işlem tarihindeki mevzuat, ikincil düzenleme, Kurul veya Fon Kurulu kararı ve dosyada bulunan objektif kayıtlar birlikte değerlendirilmelidir.

İdari işlemin sebep, konu, maksat, yetki ve şekil unsurları yargısal denetimde önem taşır. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

Yönetim ve sorumluluk

İdari işlemin sebep, konu, maksat, yetki ve şekil unsurları yargısal denetimde önem taşır. İdari yaptırım kararlarının yargısal denetimi yetkili idare mahkemesinde yapılır. Bu iki kural BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105 bakımından aynı olay zinciri içinde değerlendirilmelidir. Yetki kaynağı, karar tarihi, kararı veren organ, tebliğ veya ilan tarihi ve sonucun doğduğu an birbirinden ayrılmadan yapılan değerlendirme eksik kalır. Maddenin eski üçüncü fıkrası Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle hukuki dosya, kanun maddesindeki her unsurun karşısına somut belge konulacak şekilde hazırlanmalıdır.

Kurul kararının dayandığı denetim raporları ve savunmalar dava dosyasının temel delillerindendir. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

İç kontrol ve uyum

Kurul kararının dayandığı denetim raporları ve savunmalar dava dosyasının temel delillerindendir. Maddenin uygulanmasında sadece biçimsel belge bulunması yeterli değildir. Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır. Belgenin yetkili kişi veya organ tarafından oluşturulmuş olması, tarihlerinin birbirini doğrulaması ve işlem gerekçesinin kayıtlarla desteklenmesi gerekir. Dava açma süresi m.105’te ayrıca belirlenmediğinden genel idari yargılama usulü ve özel tebliğ tarihi birlikte dikkate alınmalıdır. BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105 konusunda sonradan oluşturulan açıklamalar yerine işlem anındaki kurul kararları, tutanaklar, elektronik kayıtlar ve resmi bildirimler esas alınmalıdır.

İdari yaptırım kararlarının yargısal denetimi yetkili idare mahkemesinde yapılır. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

İspat bakımından kritik kayıtlar

İdari yaptırım kararlarının yargısal denetimi yetkili idare mahkemesinde yapılır. BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105 bakımından riskin en önemli kaynağı, kanuni şart ile kurum içi uygulamanın birbirinden kopmasıdır. İlişkili Bakanlık düzenleyici nitelikteki Kurul kararlarına karşı iptal davası açabilir. İç prosedür kanunun öngördüğü şartı kaldıramaz ve yetki sınırını genişletemez. Dava konusu işlemin bireysel yaptırım mı yoksa düzenleyici karar mı olduğu doğru sınıflandırılmalıdır. Uyum birimi bu nedenle yalnızca sonuç kontrolü değil, yetki-süre-belge zincirinin baştan sona kontrolünü yapmalıdır.

Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

Gizlilik ve veri güvenliği

Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır. Bu hüküm, bankacılık hukukunda finansal istikrar, tasarruf sahiplerinin korunması ve hesap verebilirlik ilkeleriyle bağlantılıdır. Maddenin eski üçüncü fıkrası Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir. İşlemin tebliğ tarihi süre hesabı bakımından dosyada açıkça belgelenmelidir. Somut olayda hukuki sonuç kurulurken işlem tarihindeki mevzuat, ikincil düzenleme, Kurul veya Fon Kurulu kararı ve dosyada bulunan objektif kayıtlar birlikte değerlendirilmelidir.

İlişkili Bakanlık düzenleyici nitelikteki Kurul kararlarına karşı iptal davası açabilir. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

İtiraz ve yargısal denetim

İlişkili Bakanlık düzenleyici nitelikteki Kurul kararlarına karşı iptal davası açabilir. Dava açma süresi m.105’te ayrıca belirlenmediğinden genel idari yargılama usulü ve özel tebliğ tarihi birlikte dikkate alınmalıdır. Bu iki kural BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105 bakımından aynı olay zinciri içinde değerlendirilmelidir. Yetki kaynağı, karar tarihi, kararı veren organ, tebliğ veya ilan tarihi ve sonucun doğduğu an birbirinden ayrılmadan yapılan değerlendirme eksik kalır. Yürütmenin durdurulması talebi ayrı usul koşullarına tabidir. Bu nedenle hukuki dosya, kanun maddesindeki her unsurun karşısına somut belge konulacak şekilde hazırlanmalıdır.

Maddenin eski üçüncü fıkrası Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

Bağlantılı maddeler

Maddenin eski üçüncü fıkrası Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir. Maddenin uygulanmasında sadece biçimsel belge bulunması yeterli değildir. Dava konusu işlemin bireysel yaptırım mı yoksa düzenleyici karar mı olduğu doğru sınıflandırılmalıdır. Belgenin yetkili kişi veya organ tarafından oluşturulmuş olması, tarihlerinin birbirini doğrulaması ve işlem gerekçesinin kayıtlarla desteklenmesi gerekir. İdari işlemin sebep, konu, maksat, yetki ve şekil unsurları yargısal denetimde önem taşır. BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105 konusunda sonradan oluşturulan açıklamalar yerine işlem anındaki kurul kararları, tutanaklar, elektronik kayıtlar ve resmi bildirimler esas alınmalıdır.

Dava açma süresi m.105’te ayrıca belirlenmediğinden genel idari yargılama usulü ve özel tebliğ tarihi birlikte dikkate alınmalıdır. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

Uygulamada yapılan hatalar

Dava açma süresi m.105’te ayrıca belirlenmediğinden genel idari yargılama usulü ve özel tebliğ tarihi birlikte dikkate alınmalıdır. BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105 bakımından riskin en önemli kaynağı, kanuni şart ile kurum içi uygulamanın birbirinden kopmasıdır. İşlemin tebliğ tarihi süre hesabı bakımından dosyada açıkça belgelenmelidir. İç prosedür kanunun öngördüğü şartı kaldıramaz ve yetki sınırını genişletemez. Kurul kararının dayandığı denetim raporları ve savunmalar dava dosyasının temel delillerindendir. Uyum birimi bu nedenle yalnızca sonuç kontrolü değil, yetki-süre-belge zincirinin baştan sona kontrolünü yapmalıdır.

Dava konusu işlemin bireysel yaptırım mı yoksa düzenleyici karar mı olduğu doğru sınıflandırılmalıdır. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

Dosya hazırlama yöntemi

Dava konusu işlemin bireysel yaptırım mı yoksa düzenleyici karar mı olduğu doğru sınıflandırılmalıdır. Bu hüküm, bankacılık hukukunda finansal istikrar, tasarruf sahiplerinin korunması ve hesap verebilirlik ilkeleriyle bağlantılıdır. Yürütmenin durdurulması talebi ayrı usul koşullarına tabidir. İdari yaptırım kararlarının yargısal denetimi yetkili idare mahkemesinde yapılır. Somut olayda hukuki sonuç kurulurken işlem tarihindeki mevzuat, ikincil düzenleme, Kurul veya Fon Kurulu kararı ve dosyada bulunan objektif kayıtlar birlikte değerlendirilmelidir.

İşlemin tebliğ tarihi süre hesabı bakımından dosyada açıkça belgelenmelidir. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

2026 kontrol listesi

İşlemin tebliğ tarihi süre hesabı bakımından dosyada açıkça belgelenmelidir. İdari işlemin sebep, konu, maksat, yetki ve şekil unsurları yargısal denetimde önem taşır. Bu iki kural BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105 bakımından aynı olay zinciri içinde değerlendirilmelidir. Yetki kaynağı, karar tarihi, kararı veren organ, tebliğ veya ilan tarihi ve sonucun doğduğu an birbirinden ayrılmadan yapılan değerlendirme eksik kalır. Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır. Bu nedenle hukuki dosya, kanun maddesindeki her unsurun karşısına somut belge konulacak şekilde hazırlanmalıdır.

Yürütmenin durdurulması talebi ayrı usul koşullarına tabidir. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

Sonuç

Yürütmenin durdurulması talebi ayrı usul koşullarına tabidir. Maddenin uygulanmasında sadece biçimsel belge bulunması yeterli değildir. Kurul kararının dayandığı denetim raporları ve savunmalar dava dosyasının temel delillerindendir. Belgenin yetkili kişi veya organ tarafından oluşturulmuş olması, tarihlerinin birbirini doğrulaması ve işlem gerekçesinin kayıtlarla desteklenmesi gerekir. İlişkili Bakanlık düzenleyici nitelikteki Kurul kararlarına karşı iptal davası açabilir. BDDK Kurul kararına dava 5411 m.105 konusunda sonradan oluşturulan açıklamalar yerine işlem anındaki kurul kararları, tutanaklar, elektronik kayıtlar ve resmi bildirimler esas alınmalıdır.

İdari işlemin sebep, konu, maksat, yetki ve şekil unsurları yargısal denetimde önem taşır. Bu unsur uygulanırken özel hüküm varsa genel uygulama alışkanlığına üstün gelir. Süreli işlemlerde başlangıç tarihi açık biçimde tespit edilmeli; karar, ilan, tebliğ, başvuru ve cevap tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. Yetki veya sorumluluk doğuran bir işlemde imza, kurul tutanağı, görevlendirme, hesaplama ve varsa sistem logları aynı dosyada tutulmalıdır. Böylece işlem daha sonra idari veya adli denetime konu olduğunda olayın maddi temeli belirsiz kalmaz.

Resmî kaynak ve site içi bağlantılar

Temel kaynak 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun güncel metnidir. Denetim sistemi için m.95 rehberimize, Kurumun genel yetkileri için m.93 rehberimize bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Bu madde neyi düzenler?

5411 m.105 uyarınca BDDK’nın idari yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir; Kurul kararlarına karşı açılan davalar öncelikli işlerden sayılır. İlişkili Bakanlık, Kurulun düzenleyici nitelikteki kararlarına karşı iptal davası açabilir.

2026’da yürürlükte mi?

Evet; ancak maddede mülga ibare veya cümle varsa güncel metindeki hali esas alınmıştır.

Süre varsa hangi tarihten başlar?

Maddenin özel başlangıç kuralı esas alınır; ilan, tebliğ, devir veya bildirim tarihi hangisi kanunda öngörülmüşse o tarih belgelenir.

Yetkili organ nasıl tespit edilir?

Kanun metni, bağlantılı maddeler ve varsa ikincil düzenlemede belirtilen Kurul, Fon Kurulu, Başkanlık veya mahkeme yetkisi esas alınır.

Elektronik kayıtlar önemli mi?

Evet. Kaynağı ve bütünlüğü doğrulanabilen log ve elektronik teslim kayıtları ispat zincirinin önemli parçalarıdır.

Kurum içi prosedür kanunun yerine geçebilir mi?

Hayır. İç prosedür kanuna aykırı olamaz ve kanuni yetki veya süreyi değiştiremez.

Uyuşmazlıkta hangi belgeler saklanmalı?

Kararlar, yazışmalar, ilan-tebliğ kayıtları, hesaplamalar, raporlar ve sistem kayıtları birlikte saklanmalıdır.

Tek başına bu madde yeterli olur mu?

Çoğu olayda hayır. Bağlantılı 5411 sayılı Kanun hükümleri, ikincil düzenlemeler ve işlem tarihindeki özel mevzuat birlikte incelenmelidir.

E-E-A-T ve yazar notu

Bu içerik Avukat Halil BAKIRCI tarafından 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.105 ve bağlantılı hükümler esas alınarak hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda işlem tarihi, tarafların sıfatı, tebliğ veya ilan kayıtları, Kurul/Fon Kurulu kararları, ikincil mevzuat ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirilmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp