B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Belediyelerin Şirket ve Kooperatif Ortaklığında Cumhurbaşkanı İzni | 4046 m.26 | 2026

Kısa ve net cevap: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 26. maddesi uyarınca belediyeler ve diğer mahallî idareler ile bunların kurdukları birliklerin ticari amaçla şirket kurmaları, mevcut veya kurulacak şirketlere sermaye katılımında bulunmaları ve kanunun güncel düzenlemesi kapsamındaki kooperatif ortaklıkları izin rejimine tabidir. 2026 yılında 7579 sayılı Kanunla güncellenen sistemde Cumhurbaşkanı izni, mahallî idarenin ticari ortaklık kararından ayrı ve tamamlayıcı bir kanuni şarttır. Belediye meclisi kararı tek başına yeterli değildir. İşlemin türü, ortak olunacak tüzel kişinin hukuki statüsü, sermaye taahhüdü ve varsa özel kanun istisnaları birlikte incelenmelidir.

Belediyelerin şirket ve kooperatif ortaklığına katılmasına ilişkin izin ve sözleşme sürecini simgeleyen yatırım sözleşmesi
Photo by Markus Winkler on Unsplash

4046 Sayılı Kanun m.26’nın Hukuki Dayanağı

Mahallî idarelerin ticari şirketlere katılımı yalnız özel hukuk şirketler mevzuatıyla düzenlenen bir konu değildir. Belediyeler ve diğer yerel yönetimler kamu tüzel kişisi oldukları için, kamu kaynağının ticari bir teşebbüse tahsis edilmesi ayrıca kamu hukuku kurallarına tabidir. 4046 sayılı Kanunun 26. maddesi bu alandaki temel izin düzenlemelerinden biridir.

7579 sayılı Kanun 2026 yılında farklı kamu ve taşınmaz mevzuatıyla birlikte 4046 sayılı Kanunun 26. maddesini de güncellemiştir. Güncel sistemde mahallî idarelerin ticari amaçlı şirketleşme ve ortaklık işlemleri, yalnız yerel organ kararına bırakılmamış; merkezi izin mekanizması korunmuş ve kapsam açıklaştırılmıştır.

Bu nedenle belediye, belediye meclisinden şirket kurulmasına veya bir şirkete iştirak edilmesine dair karar almış olsa bile 4046 m.26’daki izin şartını ayrıca yerine getirmelidir. Belediye meclisi kararı ile Cumhurbaşkanı izni aynı işlem değildir ve biri diğerinin yerine geçmez.

Hangi Mahallî İdareler Kapsamdadır?

4046 m.26’nın kapsamı yalnız büyükşehir veya ilçe belediyeleriyle sınırlı değildir. Kanunun lafzına göre belediyeler ve diğer mahallî idareler ile bunların kurdukları birlikler, hükmün çizdiği izin alanına girebilir. İl özel idareleri ve mahallî idare birlikleri bakımından da işlem türüne göre aynı madde değerlendirilir.

Belediyeye ait mevcut bir anonim veya limited şirketin kendi ticari işlemleri ile belediyenin yeni bir şirkete doğrudan ortak olması birbirinden ayrılmalıdır. Bir belediye şirketinin başka bir şirkete iştirak etmesi halinde ortaklık zinciri, nihai kamu kaynağı ve özel kanun düzenlemeleri ayrıca incelenir.

Aynı şekilde belediyenin bütçesinden doğrudan sermaye konulması ile ayni sermaye olarak taşınmaz devredilmesi farklı ek hukuki süreçler doğurabilir. Taşınmazın ayni sermaye yapılması halinde belediye mevzuatındaki taşınmaz tahsisi/satışı hükümleri, değerleme ve şirketler hukuku kuralları da devreye girer.

Hangi İşlemler Cumhurbaşkanı İzni Gerektirir?

Temel olarak üç işlem grubu dikkatle değerlendirilmelidir. Birincisi, mahallî idarenin ticari amaçla yeni bir şirket kurmasıdır. İkincisi, mevcut veya kurulacak bir şirkete sermaye katılımında bulunmasıdır. Üçüncüsü, 2026 güncel mevzuatında izin kapsamına alınan veya açıklaştırılan kooperatif ortaklığı gibi ortaklık yapılarıdır.

Bir anonim şirketin kuruluşunda kurucu olarak pay taahhüt edilmesi açık şekilde sermaye katılımıdır. Mevcut bir şirkette üçüncü kişiden pay satın alınması da ekonomik olarak ortaklığa giriş sonucunu doğurur ve izin rejimi bakımından işlemin gerçek niteliği esas alınır. Yalnız “pay devri” adı verilmesi, kanuni izin şartını ortadan kaldırmaz.

Şirketin sermaye artırımı sırasında belediyenin yeni pay edinmesi de sermaye katılımını büyüten bir işlemdir. Buna karşılık belediyenin mevcut iştirakindeki nominal payını artırmadan yalnız iç kaynaklardan sermaye artırımı yapılması veya şirketin kendi kaynaklarını sermayeye eklemesi, farklı değerlendirme gerektirebilir. Her sermaye artırımı dosyasında belediyeden yeni kaynak çıkışı ve pay oranı değişikliği incelenmelidir.

Belediye Meclisi Kararı Tek Başına Yeterli mi?

Hayır. 5393 sayılı Belediye Kanununa göre belediye meclisi belediyenin şirket kurulması veya iştirak gibi önemli kararlarında yetkili organlardan biridir. Ancak belediye meclisinin yetkili olması, başka kanunda öngörülen Cumhurbaşkanı iznini ortadan kaldırmaz.

İşlem sürecinde önce belediye meclisinin gerekli kararları alması, ardından 4046 m.26 kapsamındaki izin prosedürünün tamamlanması gerekebilir. İznin hangi aşamada aranacağı ve başvuru belgeleri güncel idari uygulamaya göre yürütülmelidir.

Meclis kararında şirketin unvanı, faaliyet konusu, sermayesi, belediyenin koyacağı sermaye, iştirak oranı ve işlemin belediye hizmetleriyle bağlantısı açıkça gösterilmelidir. “Uygun görülecek bir şirkete ortak olunmasına” şeklindeki belirsiz yetkilendirme, kararın hukuki denetlenebilirliğini zayıflatır.

Kooperatif Ortaklığı Nasıl Değerlendirilir?

Kooperatifler şirketlerden farklı tüzel kişilik yapısına sahip olsa da üyelerinin ekonomik menfaatlerini karşılıklı yardım ve dayanışma yoluyla geliştirmeye yönelik ortaklık modelidir. Mahallî idarenin bir kooperatife ortak olması kamu kaynağı ve kamu hizmeti açısından ayrıca değerlendirilir.

2026 mevzuat güncellemeleriyle 4046 m.26 izin sisteminin kooperatif ortaklıkları bakımından da açık ve denetlenebilir uygulanması önem kazanmıştır. Belediyenin tarımsal kalkınma, ulaşım, enerji veya başka alanda faaliyet gösteren bir kooperatife ortak olma kararı, kooperatifin kamu yararına faaliyet gösterdiği düşüncesiyle otomatik olarak izin dışında kabul edilemez.

Önce belediyenin görev alanı içinde bu ortaklığın kanuni amacı belirlenmeli, ardından 4046 m.26 ve varsa kooperatif türüne ilişkin özel kanun hükümleri kontrol edilmelidir. Belediye kaynağının karşılıksız destek, üyelik payı, sermaye katılımı veya hizmet satın alımı şeklinde aktarılması farklı hukuki işlemlerdir.

Mevcut Belediye Şirketinde Sermaye Artırımı İçin de İzin Gerekir mi?

Belediyenin mevcut bir iştirake yeni bütçe kaynağı koyması, şirketin sermayesindeki kamu payını veya nominal sermaye taahhüdünü artırabilir. Bu durumda “şirket zaten kurulmuştu” gerekçesiyle izin sistemi tamamen göz ardı edilmemelidir. İşlemin yeni sermaye katılımı yaratıp yaratmadığı incelenmelidir.

Özellikle zarar eden belediye şirketlerinde borcun sermayeye çevrilmesi, nakit sermaye artışı, belediye taşınmazının ayni sermaye yapılması veya belediye alacağının sermayeye eklenmesi gibi modellerde her işlemin hukuki niteliği ayrı belirlenmelidir.

Şirketin sermaye ihtiyacının belediye bütçesine etkisi de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, belediye bütçe mevzuatı ve Sayıştay denetimi bakımından önemlidir. Kamu kaynağının sermayeye aktarılması için yalnız Türk Ticaret Kanunundaki sermaye artırımı prosedürü yeterli değildir.

Özel Kanunla İzin İstisnası Olabilir mi?

Bir mahallî idare iştirakinin özel bir kanunla kurulması veya belirli bir hizmet için kanun tarafından doğrudan şirketleşme yetkisi verilmesi halinde özel hüküm genel izin kuralı karşısında ayrıca değerlendirilir. Ancak istisna yorumu dar yapılmalıdır.

“Belediyenin görev alanında” olmak tek başına Cumhurbaşkanı iznini kaldıran özel hüküm değildir. İstisnanın açık kanuni dayanağı bulunmalıdır. Örneğin belirli altyapı, ulaşım veya bölgesel kalkınma yapılanmalarında özel kanun farklı bir kuruluş rejimi kurmuş olabilir.

İşlem yapılmadan önce 4046 m.26 ile birlikte Belediye Kanunu, Büyükşehir Belediyesi Kanunu, İl Özel İdaresi Kanunu ve varsa sektörel özel kanunlar karşılaştırılmalıdır.

Cumhurbaşkanı İzni Alınmadan Ortaklık Kurulursa Ne Olur?

Kanunda zorunlu tutulan izin alınmadan kamu tüzel kişisinin şirket veya ortaklık işlemine girişmesi idari işlemin hukuka uygunluğu bakımından ciddi sakatlık yaratır. Belediye meclisi kararı, izin şartının bulunmadığı durumda tek başına tamamlanmış hukuki dayanak oluşturmaz.

Ticaret sicilinde şirket kuruluşu veya pay devri yapılmış olması da kamu hukuku yönünden hukuka aykırılığı otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Ticaret sicili özel hukuk işlem şartlarını denetlerken belediye kararlarının kamu hukuku geçerliliği ayrıca yargısal ve mali denetime tabidir.

İzinsiz aktarılmış kamu kaynağı bakımından sorumluların 5018 sayılı Kanun ve kamu zararı mevzuatı çerçevesinde sorumluluğu gündeme gelebilir. Somut olayda kamu zararı, kusur, illiyet ve mevzuata aykırılık ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.

Sayıştay ve İç Denetim Bakımından Riskler

Belediye iştirakleri Sayıştay denetimlerinde sıkça sermaye aktarımı, görev zararı, borçlanma, personel giderleri, ihale ilişkileri ve mevzuata aykırı ortaklık kararları yönünden incelenir. 4046 m.26 izin belgesinin bulunmaması, ortaklık işleminin kanuni dayanağı bakımından temel denetim bulgusuna dönüşebilir.

İzin belgesi tek başına işlemin bütün yönlerini hukuka uygun hale getirmez. Sermaye aktarımının bütçede ödeneğinin bulunması, meclis ve encümen kararlarının doğru alınması, değerleme yapılması, ihale veya pay devri işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmesi gerekir.

Belediye şirketinin faaliyet konusu kamu hizmetiyle ilgisiz veya sürekli zarar üreten ticari girişim niteliğinde ise kamu kaynağının kullanımının ekonomikliği ve verimliliği de denetim konusu olabilir.

Şirket Kuruluş Dosyasında Hangi Belgeler Bulunmalıdır?

  • Belediye veya ilgili mahallî idare organının gerekçeli kararı,
  • Şirketin kuruluş amacı ve faaliyet konusu,
  • Esas sözleşme taslağı,
  • Sermaye tutarı ve mahallî idarenin iştirak oranı,
  • Nakit veya ayni sermaye değerleme belgeleri,
  • 4046 m.26 kapsamındaki Cumhurbaşkanı izin sürecine ilişkin belgeler,
  • Bütçe ödeneği ve mali etki analizi,
  • Varsa özel kanun dayanağı veya istisna belgesi,
  • Ticaret sicili kuruluş/tescil belgeleri,
  • Pay sahipliği ve sonraki sermaye değişikliklerini gösteren kayıtlar.

Bu belgelerin aynı dosyada tutulması, sonraki Sayıştay incelemesi, belediye meclisi denetimi veya yargısal uyuşmazlıkta işlemin hukuki zincirini ortaya koyar.

Belediye Şirketi ile Hizmet Alımı Arasındaki Fark

Belediyenin bir şirkete ortak olması ile bir şirketten hizmet satın alması farklı hukuki işlemlerdir. Hizmet alımı kamu ihale mevzuatı ve belediye mevzuatına göre yürütülür; ortaklık ise sermaye ve pay sahipliği ilişkisi yaratır.

Belediyenin yalnız belirli bir işi yaptırmak için şirket kurması, ihale hukukundaki rekabet ve kaynak kullanımı kurallarını bertaraf etmek amacıyla kullanılamaz. Belediye şirketlerine iş verilmesinde 4734 ve 4735 sayılı Kanunlar, belediye mevzuatı ve özel istisnalar ayrıca değerlendirilmelidir.

2026 İçin Uygulama Kontrol Listesi

  • İşlem yeni şirket kuruluşu mu, mevcut şirkete iştirak mi, kooperatif ortaklığı mı?
  • Mahallî idarenin bu alanda görev ve yetkisi var mı?
  • Belediye meclisi veya diğer yetkili organ kararı alınmış mı?
  • 4046 m.26 kapsamında Cumhurbaşkanı izni gerekli mi?
  • Özel kanunla açık bir istisna var mı?
  • Sermaye bütçede öngörülmüş mü?
  • Ayni sermaye varsa değerleme ve taşınmaz işlemleri tamamlanmış mı?
  • Ticaret sicili kayıtları kamu hukuku izinleriyle uyumlu mu?
  • Sonraki sermaye artırımlarında yeni kaynak aktarımı ayrıca kontrol ediliyor mu?

Yerel yönetim ve şirketler hukukuna ilişkin güncel içerikler için İdare Hukuku, Ticaret ve Sözleşmeler Hukuku ve Hukuk Haberleri bölümlerine bakılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Belediye şirket kurmak için Cumhurbaşkanı izni almak zorunda mı?

4046 sayılı Kanun m.26 kapsamına giren ticari şirket kuruluşu ve sermaye katılımı işlemlerinde Cumhurbaşkanı izni aranır.

2. Belediye meclisi kararı yeterli mi?

Hayır. Meclis kararı yerel organ iradesidir; kanundaki merkezi izin şartının yerine geçmez.

3. Mevcut şirkete pay alarak ortak olmak da izin kapsamında mı?

İşlemin gerçek niteliği sermaye katılımı ve ortaklık yaratıyorsa 4046 m.26 yönünden izin şartı incelenmelidir.

4. Kooperatife ortaklıkta da aynı kural uygulanır mı?

2026 güncel düzenlemesi ve kooperatifin hukuki statüsü birlikte incelenir; kamu kaynağıyla ortaklık için izin rejimi göz ardı edilemez.

5. Belediye şirketinin sermaye artırımı her zaman yeni izin gerektirir mi?

Yeni belediye kaynağı veya yeni sermaye katılımı doğurup doğurmadığına göre değerlendirilir. İç kaynak sermaye artırımı ile belediyeden yeni nakit aktarımı aynı değildir.

6. Özel kanun izin şartını kaldırabilir mi?

Açık özel hüküm varsa özel rejim uygulanabilir; istisna dar yorumlanmalı ve açık kanuni dayanak aranmalıdır.

7. İzinsiz ortaklıkta ticaret sicili tescili yapılmışsa işlem tamamen geçerli olur mu?

Ticaret sicili tescili kamu hukuku bakımından zorunlu izin eksikliğini kendiliğinden gidermez.

8. Sayıştay bu işlemleri denetler mi?

Kamu kaynağı ve mahallî idare iştiraki söz konusu olduğundan ilgili mali ve idari işlemler Sayıştay denetimine konu olabilir.

Resmî Kaynaklar

Hukuki inceleme: İçerik 4046 sayılı Kanun m.26, 5393 sayılı Belediye Kanunu, ilgili mahallî idare mevzuatı ve 7579 sayılı Kanunun güncel değişiklikleri esas alınarak 16 Eylül 2026 tarihinde hazırlanmıştır.

Yazar: Av. Halil İbrahim Bakırcı – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’den yürütülmektedir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp