B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Büyükanne ve Büyükbaba Torunla Kişisel İlişki Kurabilir mi? TMK 325 | 2026

Kısa ve net cevap: Evet. Türk Medeni Kanunu m.325 uyarınca olağanüstü hâller mevcutsa ve çocukla kişisel ilişki kurulması çocuğun menfaatine uygunsa; büyükanne, büyükbaba ve diğer üçüncü kişiler aile mahkemesinden çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir. Akrabalık tek başına otomatik görüşme hakkı doğurmaz. Mahkeme her dosyada olağanüstü hâlin varlığını, çocuk ile başvuran kişi arasındaki geçmiş bağı ve görüşmenin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığını birlikte değerlendirir.

Büyükanne ve büyükbabanın torunla kişisel ilişki kurması hakkında aile hukuku rehberi
Photo by Erdem Aydin on Unsplash
  1. TMK 325 ne düzenler?
  2. Kimler dava açabilir?
  3. Olağanüstü hâl şartı nedir?
  4. Çocuğun üstün yararı nasıl belirlenir?
  5. Velayet sahibinin itirazı ne sonuç doğurur?
  6. Dava hangi mahkemede açılır?
  7. Hangi deliller sunulmalıdır?
  8. Görüşme süresi nasıl belirlenir?
  9. Karara uyulmazsa ne olur?
  10. Karar sonradan değiştirilebilir mi?
  11. Sık sorulan sorular

TMK m.325 Ne Düzenler?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 325. maddesi, ana ve baba dışındaki kişilerin çocukla kişisel ilişki kurmasını düzenler. Hükme göre olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde diğer kişilere; özellikle hısımlara kişisel ilişki kurma hakkı tanınabilir. Uygulamada en sık başvuran üçüncü kişiler anneanne, babaanne, dede ve diğer yakın akrabalardır.

Kanun iki şartı birlikte arar. Birincisi olağanüstü hâlin bulunmasıdır. İkincisi görüşmenin çocuğun menfaatine uygun olmasıdır. Bu nedenle yalnız “ben büyükanneyim” veya “ben dedeyim” demek yeterli değildir. Başvuran kişi çocukla önceki ilişkinin niteliğini, görüşmenin neden korunması gerektiğini ve talep edilen düzenin çocuğun günlük hayatını neden bozmayacağını somutlaştırmalıdır.

TMK m.325’in ikinci fıkrası, ana ve babanın kişisel ilişki hakkını sınırlayan TMK m.324 hükümlerinin üçüncü kişilere de kıyas yoluyla uygulanacağını kabul eder. Dolayısıyla görüşme çocuğun huzurunu tehlikeye sokarsa, bakım ve eğitim düzenini bozar veya hak amacına aykırı kullanılırsa kişisel ilişki sınırlandırılabilir ya da tamamen kaldırılabilir.

Kimler Çocukla Kişisel İlişki Talep Edebilir?

Madde yalnız büyükanne ve büyükbabayı saymaz. “Diğer kişiler, özellikle hısımlar” ifadesi kullanıldığı için çocukla güçlü ve korunmaya değer ilişki kurmuş başka kişiler de teorik olarak başvurabilir. Ancak akrabalık derecesi uzaklaştıkça geçmiş bağın yoğunluğu ve çocuğun hayatındaki gerçek rol daha fazla önem kazanır. Büyükanne veya büyükbaba bakımından dahi sonuç otomatik değildir.

Örneğin çocuk doğumundan itibaren birkaç yıl anneannesiyle aynı evde yaşamış, günlük bakımı büyük ölçüde anneanne tarafından yürütülmüş ve ebeveynler arasındaki uyuşmazlık sonrasında görüşme bir anda kesilmişse mahkeme bu geçmiş sürekliliği değerlendirir. Buna karşılık çocukla daha önce yılda birkaç kez görüşmüş bir akrabanın yalnız soybağına dayanarak geniş ve sık bir kişisel ilişki programı istemesi farklı değerlendirilir.

Başvurucunun çocuğun hayatındaki fiilî yeri, ilişkinin istikrarı ve çocuk üzerindeki etkisi araştırılır. Dava yetişkinin “torunumu görme hakkım var” iddiasını değil, çocuğun korunmaya değer aile bağının bulunup bulunmadığını merkeze alır.

Olağanüstü Hâl Şartı Nedir?

TMK m.325 olağanüstü hâlleri tek tek saymamıştır. Bu bilinçli bir tercihtir; çünkü aile yapıları ve çocuğun ihtiyaçları birbirinden farklıdır. Ebeveynlerden birinin ölümü, uzun süre çocukla ilgilenememesi, çocuk ile büyükanne-büyükbaba arasında yıllara yayılan bakım ilişkisinin aile içi çatışma nedeniyle kesilmesi veya çocuğun önemli bir duygusal bağının korunmasının gerekli olması olağanüstü hâl değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Sıradan aile içi kırgınlıklar tek başına yeterli değildir. Mahkeme olayın çocuğun yaşamında olağan dışı bir kopuş yaratıp yaratmadığına bakar. Çocuk bakımından daha önce hiç kurulmamış bir ilişkiyi zorla başlatmak ile yıllardır devam eden güvenli bir ilişkinin aniden kesilmesini önlemek aynı değildir.

Olağanüstü hâl bulunsa bile ikinci şart ayrıca incelenir. Örneğin çocuğun ebeveyni vefat etmiş olabilir; fakat vefat eden ebeveynin ailesiyle görüşmenin çocukta ağır psikolojik baskı doğuracağı somut delillerle ortaya konulmuşsa kişisel ilişki kurulması yine reddedilebilir veya çok sınırlı tutulabilir.

Çocuğun Üstün Yararı Nasıl Belirlenir?

Kararın merkezinde yetişkinlerin duygusal talebi değil çocuğun üstün yararı vardır. Mahkeme çocuğun yaşı, gelişim düzeyi, eğitim programı, sağlık ihtiyaçları, günlük rutini, başvuran kişiyle önceki bağın niteliği, şehirler arası mesafe, ebeveynlerle mevcut kişisel ilişki düzeni ve aile içindeki çatışmanın yoğunluğu gibi verileri birlikte değerlendirir.

Çocuk yaş ve olgunluk bakımından görüş bildirebilecek durumdaysa düşüncesi de dikkate alınabilir. Bu, çocuğun tek başına karar verdiği anlamına gelmez. Çocuğun görüşü, uzman incelemesi ve diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Çocuğun yetişkinlerin çatışmasında taraf seçmeye zorlanması üstün yarara aykırıdır.

Başvurucunun çocukla görüşme sırasında diğer ebeveyni kötülemesi, ebeveyn otoritesini zayıflatması, çocuğu mesaj taşıyan kişi olarak kullanması veya mevcut mahkeme kararlarına uymaması olumsuz değerlendirilir. Amaç çocuğun güvenli aile bağlarını korumaktır; yetişkinler arasındaki uyuşmazlığı devam ettirmek değildir.

Velayet Sahibi Ebeveyn İstemiyorsa Dava Reddedilir mi?

Hayır. Velayet sahibi ebeveynin itirazı mahkemeyi otomatik olarak bağlamaz. TMK m.325 zaten rıza bulunmayan durumlarda mahkemeden bir düzenleme istenebilmesini mümkün kılar. Bununla birlikte velayet sahibinin neden itiraz ettiği ayrıntılı biçimde incelenir.

Velayet sahibi somut bir güvenlik riski, şiddet geçmişi, bağımlılık, çocuğa yönelik uygunsuz davranış veya ağır psikolojik baskı ileri sürüyorsa bunlar delilleriyle değerlendirilir. Buna karşılık yalnız eski eşin ailesiyle yaşanan kişisel kırgınlık, çocuk yönünden objektif bir sakınca oluşturmuyorsa tek başına belirleyici olmayabilir.

Velayet hakkı ebeveyne çocuğun bakım ve eğitimi konusunda karar yetkisi verir; fakat çocuğun üçüncü kişilerle korunmaya değer aile bağlarının yargısal denetim dışında kalması sonucunu doğurmaz. Aynı şekilde büyükanne veya büyükbaba da velayet sahibinin kararlarına ortak hâle gelmez. Mahkeme kişisel ilişkiyi belirlerken bu iki alanı birbirinden ayırır.

Kişisel İlişki ile Velayet Arasındaki Fark

Kişisel ilişki hakkı, belirlenen gün ve saatlerde çocukla görüşme, birlikte zaman geçirme ve aile bağını sürdürme imkânıdır. Velayet ise çocuğun eğitim, sağlık, yerleşim, temsil ve günlük bakımına ilişkin karar yetkisini içerir. Büyükanne veya büyükbabaya kişisel ilişki verilmesi, onlara okul seçme, sağlık müdahalesine karar verme veya çocuğun adresini değiştirme yetkisi vermez.

Bu ayrım uygulamada önemlidir. Üçüncü kişi, görüşme sırasında çocuğun günlük ihtiyaçlarını karşılar; ancak velayet sahibinin temel kararlarını kendi iradesiyle değiştiremez. Kişisel ilişki kararının kapsamı dışına çıkılması, kararın ileride sınırlandırılmasına sebep olabilir.

Dava Hangi Mahkemede Açılır?

Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Yetki bakımından somut dosyanın niteliği, çocuğun yerleşim yeri, mevcut velayet kararı ve tarafların yerleşim yerleri birlikte değerlendirilmelidir.

Başvuru yapılırken mevcut boşanma veya velayet kararının kesinleşme şerhli örneği, çocuğa ilişkin mevcut kişisel ilişki düzeni ve adres bilgileri dosyaya eklenmelidir. Böylece mahkeme, yeni talebin anne veya babaya tanınmış kişisel ilişki süreleriyle çakışıp çakışmadığını görebilir.

Hangi Deliller Sunulmalıdır?

Başvurucu çocukla geçmiş bağın sürekliliğini göstermelidir. Birlikte yaşama dönemini gösteren kayıtlar, okul veya sağlık süreçlerinde verilen destek, mesajlaşmalar, seyahat kayıtları, fotoğraflar, tanık anlatımları ve çocuğun bakımına fiilen katılımı gösteren belgeler kullanılabilir. Tek bir fotoğraf veya birkaç bayram ziyareti, tek başına yoğun ve korunmaya değer ilişkiyi kanıtlamayabilir.

Velayet sahibi ebeveyn görüşmenin neden sakıncalı olduğunu ileri sürüyorsa o da iddiasını somutlaştırmalıdır. Koruma kararları, ceza soruşturması belgeleri, sağlık kayıtları veya uzman değerlendirmeleri önem taşıyabilir. Mahkeme gerektiğinde sosyal inceleme raporu alabilir ve uzmanlardan görüş isteyebilir.

Delillerin amacı geçmiş aile tartışmalarını ayrıntılı biçimde yeniden yaşatmak değil, bugün kurulacak kişisel ilişkinin çocuk için güvenli ve yararlı olup olmadığını belirlemektir.

Görüşme Süresi Nasıl Belirlenir?

Üçüncü kişiye verilecek görüşme süresi anne veya babaya tanınan kişisel ilişkiyle aynı olmak zorunda değildir. Mahkeme ölçülülük ilkesine göre çocuğun yaşı, okul programı, yol süresi, mevcut ebeveyn görüşme düzeni ve başvurucu ile geçmiş ilişkinin yoğunluğunu dikkate alır.

Küçük çocuk bakımından kısa gündüz görüşmeleri uygun görülebilir. Daha önce yaz tatillerini büyükanne yanında geçiren daha büyük bir çocuk bakımından farklı bir düzen kurulabilir. Şehirler arası mesafe varsa çocuğun yolculukla aşırı yorulmaması gerekir. Bayram, ara tatil ve yaz tatili dönemleri somut takvimle belirlenebilir.

Kararın uygulanabilir olması için gün, başlangıç ve bitiş saatleri ile teslim yeri mümkün olduğunca açık yazılmalıdır. Belirsiz kararlar yeni uyuşmazlık çıkarır ve çocuğun düzenini bozar.

Karara Uyulmazsa Ne Olur?

Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının yerine getirilmesi 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/A ve devamı hükümleri kapsamında Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri tarafından yürütülür. Çocuk tesliminin eski icra dairesi modeli kaldırılmıştır.

Kararın sürekli engellenmesi uygulama aşamasında tutanaklara yansıyabilir ve aile mahkemesinde yapılacak sonraki değerlendirmelerde önem taşıyabilir. Bununla birlikte üçüncü kişinin kişisel ilişki kararı velayet hakkı yaratmaz; yalnız kararın belirlediği görüşme düzenini güvence altına alır.

Kişisel İlişki Sonradan Değiştirilebilir mi?

Evet. Çocuğun yaşı, okul programı, tarafların şehir değiştirmesi, çocuğun görüşmelerden olumsuz etkilenmesi veya başvurucunun hakkı amacına aykırı kullanması gibi yeni durumlarda kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istenebilir. TMK m.324’teki sınırlama sebepleri m.325 gereği üçüncü kişiler bakımından da uygulanır.

Görüşme çocuğun huzurunu tehlikeye sokarsa, eğitimini ciddi biçimde aksatırsa veya başvurucu çocuğu ebeveynler arasındaki çatışmanın aracı hâline getirirse ilişki daraltılabilir ya da kaldırılabilir. Buna karşılık çocuğun yaşı ilerledikçe daha uzun ve serbest görüşme düzeni de gündeme gelebilir.

Dava Açmadan Önce Yapılabilecek Hazırlıklar

Başvurudan önce talebin kapsamını gerçekçi biçimde belirlemek önemlidir. Haftada birkaç gün görüşme talep etmek yerine çocuğun okul programı, anne ve babayla mevcut kişisel ilişki takvimi ve şehirler arası ulaşım dikkate alınarak uygulanabilir bir program önerilmelidir. Aşırı geniş talepler, çocuğun günlük hayatını ikinci plana ittiği izlenimi yaratabilir.

Geçmişteki ilişkinin kronolojisi hazırlanmalıdır. Çocuğun hangi yıllarda kimle yaşadığı, büyükanne veya büyükbabanın bakımda ne kadar rol aldığı, görüşmenin ne zaman ve neden kesildiği tarihlerle açıklanmalıdır. Mesaj kayıtları ve diğer belgeler bu kronolojiyi desteklemelidir.

Taraflar arasında iletişim mümkünse çocuğun önünde tartışma yapılmaması, teslim ve iade sırasında kısa ve sakin iletişim kurulması, yetişkinler arasındaki sorunların çocuğa aktarılmaması gerekir. Bu yaklaşım yalnız dava bakımından değil, çocuğun psikolojik güvenliği bakımından da önemlidir.

Anne veya Baba ile Üçüncü Kişinin Görüşme Takvimi Çakışırsa

Anne veya babanın çocukla kişisel ilişki hakkı ile üçüncü kişinin kişisel ilişki talebi aynı zaman dilimlerine yığılmamalıdır. Mahkeme çocuğun dinlenme, eğitim ve sosyal etkinlik zamanını da korur. Üçüncü kişiye verilen görüşme, ebeveynle ilişkiyi fiilen azaltacak kadar geniş düzenlenmez.

Özellikle velayeti olmayan ebeveynin zaten sınırlı görüşme süresi varsa, büyükanne veya büyükbabanın talebi bu sürenin içinden ayrı bir hak olarak bölünmek yerine çocuğun tüm takvimi dikkate alınarak düzenlenmelidir. Çocuğun her hafta sonunu yetişkinler arasında taşınarak geçirmesi üstün yarar ilkesine uygun olmayabilir.

Karar Fıkrası Uygulanabilir Olmalı

Kişisel ilişki kararının yalnız “ayda bir görüşme” gibi belirsiz bir ifadeyle kurulması uygulamada sorun çıkarabilir. Kararda ayın hangi haftası, hangi gün ve saatlerde görüşme olacağı, teslim ve iade yeri ile tatil dönemlerinin nasıl hesaplanacağı açık olmalıdır. Çocuğun okul sınavları, sağlık kontrolleri ve ebeveynlerle mevcut kişisel ilişki takvimiyle çakışma yaratmayan bir düzen tercih edilmelidir.

Başvurucu da dilekçesinde uygulanabilir bir takvim önermelidir. Şehirler arası mesafe varsa yolculuğun kim tarafından yapılacağı, çocuğun aynı gün içinde uzun saatler seyahat etmek zorunda kalıp kalmayacağı ve konaklama gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. Açık ve ölçülü bir talep, kararın daha sonra uygulanmasını kolaylaştırır ve yeni uyuşmazlık ihtimalini azaltır.

Uygulama Kontrol Listesi

  • Geçmiş bakım ve görüşme ilişkisinin kronolojisini çıkarın.
  • Olağanüstü hâli somut olaylarla açıklayın.
  • Mevcut velayet ve kişisel ilişki kararlarını ekleyin.
  • Çocuğun okul, sağlık ve sosyal düzenine uygun bir takvim önerin.
  • Şiddet veya güvenlik iddiası varsa resmî belgelerle destekleyin.
  • Talebi yetişkinler arasındaki husumetten değil çocuğun yararından kurun.

İlgili İçerikler

Resmî Kaynaklar

TMK 325’in iki şartı birlikte aranır: olağanüstü hâl ve çocuğun üstün yararı

Net kanun maddesi: Türk Medeni Kanunu m.325, ana ve baba dışındaki kişilerin çocukla kişisel ilişki kurulmasını istemesini iki koşula bağlar: olağanüstü hâllerin mevcut olması ve kurulacak ilişkinin çocuğun menfaatine uygun düşmesi. Madde özellikle hısımları örnek gösterir; büyükanne ve büyükbaba bakımından otomatik ve sınırsız bir kişisel ilişki hakkı yaratmaz.

Bu nedenle dava “ben büyükbabasıyım, görüşmek hakkımdır” cümlesiyle kurulmaz. Çocukla önceki ilişkinin niteliği, ebeveyn kaybı veya uzun süreli bakım ilişkisi, çocuğun yaşı, mevcut aile düzeni, görüşmenin çocukta yaratacağı etki ve olağanüstü hâli oluşturan somut vakıalar açıklanmalıdır. Mahkemenin esas ölçütü yetişkinlerin duygusal beklentisi değil çocuğun üstün yararıdır.

TMK 324 sınırlamaları üçüncü kişiler için de uygulanır

TMK 325/2, ana ve baba için öngörülen sınırlamaların üçüncü kişiler bakımından kıyas yoluyla uygulanacağını düzenler. Bu nedenle kurulacak kişisel ilişki çocuğun huzurunu tehlikeye sokuyorsa, eğitim ve yetiştirilmesini olumsuz etkiliyorsa veya somut olayda başka önemli sebepler varsa talep sınırlandırılabilir ya da reddedilebilir.

Yetkili mahkeme bakımından TMK 326

TMK 326, kişisel ilişkinin kurulmasına ilişkin düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesine de yetki tanır. Dilekçede yalnız tarafların adresleri değil çocuğun fiilen nerede yaşadığı da doğru gösterilmelidir. Kişisel ilişki takvimi hazırlanırken okul, sağlık ve mevcut ebeveyn görüş günleriyle çakışma yaratmayan somut bir plan sunulması talebi güçlendirir.

Resmî kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu – m.324-326.

Sık Sorulan Sorular

Büyükanne torununu görmek için dava açabilir mi?

Evet. TMK m.325’teki olağanüstü hâl ve çocuğun yararı şartları varsa aile mahkemesine başvurabilir.

Dede torununu her hafta görebilir mi?

Otomatik olarak hayır. Sıklık ve süre mahkemece çocuğun yaşı, programı ve önceki ilişkinin yoğunluğuna göre belirlenir.

Velayet sahibi ebeveyn izin vermezse görüşme mümkün değil mi?

Hayır. Rıza yoksa mahkemeden kişisel ilişki kurulması istenebilir; karar çocuğun üstün yararına göre verilir.

Ebeveynin ölümü görüşme hakkını otomatik doğurur mu?

Hayır. Ölüm olağanüstü hâl değerlendirmesinde önemli olabilir; fakat görüşmenin çocuğun yararına uygunluğu ayrıca incelenir.

Çocuk görüşmek istemiyorsa ne olur?

Yaşı ve olgunluğu elveriyorsa görüşü dikkate alınır. Mahkeme bu görüşü diğer deliller ve uzman değerlendirmesiyle birlikte ele alır.

Kişisel ilişki kararı velayet verir mi?

Hayır. Eğitim, sağlık ve yerleşim kararları velayet sahibinde kalır.

Görüşmede diğer ebeveyn kötülenirse ne olur?

Çocuğun huzurunu bozan ve hakkı amacına aykırı kullanan davranışlar kişisel ilişkinin sınırlandırılmasına veya kaldırılmasına yol açabilir.

Şehir değişikliği olursa karar değiştirilebilir mi?

Evet. Mevcut takvim uygulanamaz hâle gelirse yeni koşullara göre kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istenebilir.

Çocuk teslimi için icra dairesine gidilir mi?

Hayır. Uygulama 5395 sayılı Kanun kapsamında Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri üzerinden yürütülür.

Anneanne ve babaanne aynı anda kişisel ilişki isteyebilir mi?

Başvurular ayrı ayrı değerlendirilebilir; ancak oluşturulan toplam program çocuğun eğitim, dinlenme ve ebeveynlerle ilişki düzenini bozmayacak ölçüde olmalıdır.

Sonuç

Büyükanne ve büyükbabanın torunla kişisel ilişki talebinin açık yasal dayanağı TMK m.325’tir. Ancak bu hüküm soybağına bağlı otomatik bir görüşme hakkı oluşturmaz. Olağanüstü hâl ile çocuğun üstün yararı birlikte kanıtlanmalıdır. Talep edilen görüşme planı çocuğun eğitim, dinlenme ve mevcut aile ilişkileriyle uyumlu olmalı; yetişkinler arasındaki çatışma çocuğa taşınmamalıdır.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Bu içerik 28 Eylül 2026 tarihinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.323, m.324 ve m.325 ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının uygulanmasına ilişkin hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Üçüncü kişilerin kişisel ilişki hakkı ile velayet yetkisi ayrı ayrı açıklanmıştır.

Yazar

Av. Halil BAKIRCI
Mersin Barosu Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp