B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Çocuk Anne ve Babasına Nafaka Öder mi? Bakım Gideri ve Kurum Alacağı

Yardım edilmezse yoksulluğa düşecek anne veya baba, mali gücü uygun çocuğundan yardım nafakası isteyebilir. Türk Medeni Kanunu m.364–365 bu yükümlülüğü kanundan doğurur; önceden noter taahhüdü imzalanması şart değildir. Ancak sırf çocuk olmak, ebeveynin seçtiği her bakım hizmetinin bütün ücretini sınırsız ödeme borcu yaratmaz. İhtiyaç, çocuğun ödeme gücü, nafaka yükümlülerinin sırası ve hakkaniyet birlikte değerlendirilir. Bakımı sağlayan kurumların talepleri de m.365–366’daki ayrı koşullara tabidir.

Anne babaya yardım nafakasında ihtiyaç, yükümlü hısım ve mali güç, kurum sıfatı ve talep türünün ayrımını gösteren bilgi şeması.
Bakım sözleşmesinin bütün ücreti otomatik nafaka miktarı değildir.

Anne veya babaya yardım nafakası hangi kanuni temele dayanır?

TMK m.364, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşler arasında nafaka yükümlülüğü kurar. Anne ve baba çocuğun üstsoyudur. Bu nedenle talep, boşanma gerçekleşmesine, ebeveynin evli olup olmamasına veya daha önce çocukla aynı evde yaşamasına bağlanmaz. Hukuki sebep, kanunda belirtilen hısımlık ve ihtiyaç ilişkisidir. Çocuğun kadın veya erkek olması bakımından ayrı yükümlülük düzenlenmemiştir.

Yardım nafakası, ebeveynin geçmişte çocuğa yaptığı bütün harcamaların geri istenmesi değildir. Yetiştirme giderlerinin hesabı çıkarılarak çocuğa karşı bir yatırım alacağı kurulmaz. Dava, ebeveynin geçinmesi için gerekli güncel yardım ile yükümlünün mali gücü arasındaki ilişkiye dayanır. TMK m.365 ikinci fıkranın sınırı bu nedenle belirleyicidir. Aile içinde yaşanan anlaşmazlık, talebin mali şartlarının araştırılmasını gereksiz kılmaz.

Kanun eşlerin ve anne babanın çocuklarına bakım borçlarına ilişkin hükümleri ayrıca saklı tutar. Dolayısıyla yardım nafakası, evlilikten veya küçük çocuğun bakımından doğan bütün nafaka türlerinin yerine geçen tek bir kurum değildir. Ebeveynin eşinden kaynaklanan bakım hakları, kendi gelirleri ve çocuktan istenen yardım ayrı gösterilir. Aynı ihtiyaç kaleminin başka bir yolla ne ölçüde karşılandığı gerçek ihtiyaç hesabının parçasıdır.

Emekli maaşı veya taşınmaz bulunması nafaka talebini engeller mi?

TMK m.364 yardım edilmezse yoksulluğa düşme koşulunu arar. Bu inceleme, kişinin hiçbir gelirinin bulunmamasıyla sınırlı bir kimlik kontrolü değildir. Mevcut gelirlerin temel geçim ve gerekli bakım ihtiyacını karşılayıp karşılamadığı belirlenir. Emekli aylığı, kira geliri, birikim, düzenli destek ve malvarlığından yararlanma imkânı birlikte ele alınır. Yalnız bir aylık bağlanmış olması, yardım ihtiyacının her dosyada tamamen ortadan kalktığını göstermez.

Taşınmaz yönünden de malın türü, gelir getirip getirmediği, kişinin barınması için kullanılıp kullanılmadığı ve fiilen yararlanma durumu önemlidir. Tapuda bir kayıt bulunmasıyla kişinin her ay kullanılabilir aynı tutarda geliri olduğu varsayılamaz. Buna karşılık gelir getiren bir varlık veya mevcut birikim gizlenerek ihtiyaç olduğundan yüksek gösterilemez. Talep, gerçek ekonomik durumla uyumlu kurulmalıdır; mülkiyet kaydı ile düzenli gelir ayrı veriler olarak değerlendirilir.

Giderler de aynı açıklıkla gösterilmelidir. Barınma, beslenme, sağlık, kişisel bakım ve gerekli destek hizmetlerinin hangi tutarda olduğu belgelenir. Bir giderin düzenli olup olmadığı, sosyal güvenlik veya başka kaynak tarafından karşılanıp karşılanmadığı ayrılır. İhtiyaç hesabı yalnız bakım kurumunun sunduğu toplam fiyatı tekrar etmekten ibaret olmamalıdır. Mahkeme, yardımın gerçekten gerekli olan kısmını ve mevcut kaynaklarla karşılanmayan açığı değerlendirebilir.

Çocuğun ödeme gücü nasıl belirlenir; zengin olması şart mıdır?

TMK m.365, istenen yardımın karşı tarafın mali gücüne uygun olmasını arar. Üstsoy ve altsoy arasındaki yükümlülük için kanunda kardeşlere özgü refah içinde bulunma şartı yazılı değildir. Bu iki ölçüt birbirine karıştırılmamalıdır. Bununla birlikte çocuğun kendi geçim olanakları ve kanuni bakım yükümlülükleri yok sayılarak sınırsız nafaka kurulamaz. Yardımın miktarı, ebeveynin ihtiyacı kadar ödeme gücüne de bağlıdır.

Ücret, serbest meslek geliri, kira, ticari kazanç ve diğer düzenli kaynaklar değerlendirilir. Gelirin sürekliliği ve kullanılabilirliği önemlidir. Brüt bordro tutarıyla elde kalan kaynak aynı olmayabilir; zorunlu giderler de somut belgelerle ortaya konulur. Çocuğun eşine ve çocuklarına karşı kanuni yükümlülükleri, sağlık durumu ve gerçek barınma giderleri incelemenin parçasıdır. Buna karşılık her kişisel tüketim tercihi, kanuni yardım borcunu ortadan kaldıran öncelikli gider sayılamaz.

İşsiz olduğunu söylemek veya adına kayıtlı mal bulunmadığını belirtmek incelemeyi tek başına bitirmez. Talebin dayandığı dönemdeki gelir, mesleki durum ve gerçek ekonomik olanaklar araştırılır. Nafaka alacaklısının ihtiyacı ile yükümlünün gücü aynı tarihler üzerinden karşılaştırılmalıdır. Eski bir yüksek geliri sürekli mevcut kabul etmek de yeni gelir kaydını yok saymak da doğru değildir. TMK m.365’in mali güç ölçütü, güncel ve kanıtlanabilir verilerle uygulanır.

Birden fazla çocuk varsa yük neden otomatik eşit bölünmez?

TMK m.365 birinci fıkra, davanın mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılmasını emreder. Ailedeki bütün yakınlar aynı anda ve aynı düzeyde yükümlü kabul edilmez. Anne veya babanın hangi altsoyunun bulunduğu, hısımlık bağlantısı ve ilgili kişilerin yardım gücü belirlenir. Kanuni sırayı ve ödeme olanaklarını araştırmadan yalnız ulaşılması kolay yakına bütün yük yöneltilemez.

Aynı konumdaki çocuklar bakımından da sırf sayıya bölme yöntemi yeterli değildir. Her çocuğun mali gücü, geçim yükü ve zaten yaptığı yardım farklı olabilir. Kanun, herkesin aynı tutarı ödeyeceğini belirleyen sabit bir oran koymaz. Bir çocuğun bakım hizmetini fiilen sağlaması veya belirli giderleri doğrudan karşılaması, mevcut ihtiyacın ne kadarının karşılandığı hesabında gösterilir. Yapılan katkı, yalnız nakit gönderiminden ibaret olmayabilir; ancak kapsamı ve değeri somutlaştırılmalıdır.

TMK m.365 üçüncü fıkra, nafakanın yükümlülerden bir veya birkaçından istenmesini hakkaniyete aykırı bulan hâkime yükümlülüğü azaltma veya kaldırma yetkisi verir. Bu hüküm, dava sadece bir çocuğa yöneldiğinde diğer aile koşullarının inceleme dışında kalmamasını sağlar. Bununla birlikte bir başka kardeşin bulunması, kendisine dava açılan çocuğun hiçbir şekilde sorumlu olmayacağı anlamına gelmez. Aile tablosu ile mali veriler birlikte değerlendirilerek kişiye özgü yük belirlenir.

Kardeş, gelin veya damattan aynı nafaka istenebilir mi?

TMK m.364 yükümlü hısımları üstsoy, altsoy ve kardeş olarak belirler. Gelin veya damat, sadece evlilik nedeniyle kayın hısımı olduğu için bu maddede sayılan yardım nafakası borçlusu hâline gelmez. Ebeveynin çocuğunun evli olması, çocuğun eşini doğrudan aynı davanın borçlusu yapmaz. Bir kişinin ayrıca geçerli sözleşme veya ödeme taahhüdü vermesi ise farklı hukuki sebep oluşturur; bu sebep ayrıca ispatlanır.

Kardeşler bakımından kanun ek bir koşul arar: Nafaka yükümlülüğü refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Bu şart, yalnız herhangi bir işte çalışma veya asgari gelir elde etme tespitiyle aynı değildir. Kardeşe yönelen talepte bu özel koşul ayrıca değerlendirilmelidir. Üstsoy veya altsoya uygulanan mali güç incelemesiyle kardeşlerdeki ek refah şartı tek ifadeye indirgenmemelidir.

Talepte bulunan ebeveynin diğer yakınlarıyla çocuğun kendi kardeşleri de anlatımda birbirine karıştırılmamalıdır. Birden fazla çocuk varsa bunlar ebeveyne göre altsoydur; çocuğun kendi kardeşi olması onların ebeveyne karşı yükümlülüğünü kardeş nafakasına dönüştürmez. Hukuki sıfat, nafaka isteyen kişiyle her davalı arasındaki hısımlığa göre belirlenir. Bu ayrım, yanlış refah şartı aranmasını ve yanlış kişiye dava yöneltilmesini önler.

Resmî veya kamuya yararlı kurum anne baba adına dava açabilir mi?

TMK m.365 dördüncü fıkra, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumların da dava açabileceğini düzenler. Kurumun yalnız aileyle yazışması veya gelecekte bakım hizmeti vereceğini bildirmesi bu sıfatın bütün koşullarını karşılamaz. Bakımın fiilen kim tarafından sağlandığı ve davacı kurumun kanunda belirtilen niteliği gösterilmelidir. Böylece kurumun hangi hakka dayanarak nafaka istediği açıklığa kavuşur.

Kurumun dava açabilmesi, nafaka yükümlülüğünün maddi koşullarını ortadan kaldırmaz. Bakılan kişinin yardım ihtiyacı, yükümlü hısımlık, mirasçılıktaki sıra ve karşı tarafın mali gücü yine değerlendirilir. Kurumun tek taraflı belirlediği fiyatı, hiçbir ihtiyaç veya mali güç incelemesi olmadan nafaka miktarı olarak kabul etmek m.364–365 sistemini karşılamaz. Bakımın türü, kişiye sağlanan hizmet ve mevcut kaynaklarla karşılanan kısım açıklanır.

Her özel bakım işletmesi, yalnız ticari hizmet sunduğu için otomatik olarak m.365 dördüncü fıkradaki resmî veya kamuya yararlı kurum sıfatına girmez. Kurumun hukuki niteliği ile taraf olduğu bakım sözleşmesinden doğan alacak ayrı araştırılır. Dava dilekçesinde bu sıfatların birbirinin yerine yazılması yanlış hukuki dayanak oluşturur. Kurum nafaka hakkına dayanıyorsa m.365 koşullarını; kendi sözleşmesel ücretini istiyorsa sözleşmenin borçlusunu ve kapsamını göstermelidir.

TMK 366 kapsamında yapılan bakım masrafı kimden istenir?

TMK m.366, korunmaya muhtaç kişilerin bakımının bununla yükümlü kurumlarca sağlanacağını ve bu kurumların yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsü hısımlardan isteyebileceğini düzenler. Bu hüküm, yapılmış bakım giderine ilişkin ayrı bir talep dayanağıdır. İleriye dönük düzenli yardım nafakası istemiyle geçmişte yapılan belirli masrafın karşılanması aynı hesap değildir. Talebin hangi döneme ve hangi hizmete ait olduğu açık yazılmalıdır.

Kurum, bakım yükümlülüğünün hukuki temelini, hizmetin kişiye sağlandığını ve talep ettiği gerçek masrafı göstermelidir. Tutarlar dönem, hizmet ve ödeme belgeleriyle eşleştirilir. Başka kaynaklardan karşılanmış giderler, aile tarafından yapılmış ödemeler ve kişinin kendi gelirinden alınan katkılar hesapta ayrılır. Aynı bakım giderinin hem kişiden hem hısımdan ikinci kez tahsil edilmesi sonucu kurulamaz. Toplam kurum bütçesiyle belirli kişi için yapılan bakım masrafı aynı kalem değildir.

Talebin nafaka yükümlüsü hısımlara yönelmesi, m.364–365’teki hısımlık ve yükümlülük çerçevesini önemli kılar. Kurum, ailede adı bulunan herkesi sırf yakınlık nedeniyle borçlu sayamaz. Gelin, damat veya başka bir kişinin ayrıca verdiği ödeme taahhüdü varsa, o talep kendi hukuki temeline göre değerlendirilir. TMK m.366’nın varlığı, bütün bakım sözleşmelerindeki tarafları veya tüm kamu ücretlerini tek bir borç ilişkisine dönüştürmez.

Yardım nafakası ile huzurevi ücretini üstlenmek nasıl ayrılır?

Yardım nafakası kanuni şartlarla doğan aile hukuku yükümlülüğüdür. Belirli bir huzurevinin ücretini sözleşme veya taahhütle üstlenmek ise ayrıca kurulmuş bir borç ilişkisine dayanır. Çocuğun böyle bir belgeyi imzalamamış olması, m.364 koşulları gerçekleştiğinde nafaka yükümlülüğünü bütünüyle ortadan kaldırmaz. Buna karşılık kanuni nafaka ihtimali bulunması da onu hiç taraf olmadığı her bakım sözleşmesinin sınırsız borçlusu yapmaz.

Sitedeki huzurevi ücretini yakının üstlenmesi açıklaması, ödeme taahhüdünün kapsamını ele alır. Bu yazıdaki inceleme ise böyle bir taahhütten bağımsız olarak TMK m.364–366’dan doğan yardım ve kurum talebidir. Kurumun gönderdiği belgede yalnız ödeme sorumlusu yazması, sorumluluğun nafakadan mı, sözleşmeden mi yoksa başka bir kanuni hükümden mi doğduğunu açıklamaz.

Bakım hizmetini yaşlı adına temsilci sıfatıyla kabul eden kişinin imzası da ayrıca değerlendirilir. Temsil etmekle kendi adına ücret borcu üstlenmek aynı irade açıklaması değildir. Borç talep edilen kişiye hangi sıfatla başvurulduğu, talep dönemi ve dayanak belge açık olmalıdır. Yardım nafakası için gerekli mali güç araştırması, sözleşmesel borcun kapsamı incelemesinin yerine kullanılamaz. Her talep kendi şartlarıyla değerlendirildiğinde hak ve borçların sınırı belirginleşir.

Aile içi küslük nafaka borcunu kendiliğinden kaldırır mı?

Kanun, yardım nafakasını yalnız iyi ilişkiler sürdüren aile üyelerine özgü bir dayanışma ödemesi olarak düzenlemez. Hısımlık ve maddi koşullar hukuki incelemenin temelidir. Görüşmeme, farklı şehirlerde yaşama veya geçmişte tartışma çıkması tek başına m.364’teki ilişkinin sona erdiğini göstermez. Dava, kişinin ebeveynini sevip sevmediğinin ölçülmesine indirgenemez; ihtiyaç ve yükümlülük şartları araştırılır.

Bununla birlikte kanuni hakkaniyet denetimi korunmalıdır. TMK m.365 üçüncü fıkra, bir veya birkaç yükümlüden nafaka istenmesinin hakkaniyete aykırı olduğu hâllerde azaltma veya kaldırma yetkisi verir. TMK m.2’deki dürüstlük kuralı ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasının korunmaması ilkesi de göz ardı edilemez. Bu hükümlerin uygulanması için somut davranışlar ve hukuki etkileri açıklanmalıdır; yalnız genel kırgınlık anlatımı yeterli bir kanuni değerlendirme oluşturmaz.

Bu nedenle bütün ağır aile davranışlarının her durumda nafakayı kaldıracağını veya hiçbir davranışın dikkate alınamayacağını söylemek doğru değildir. Hâkimin kanundan doğan değerlendirme yetkisi vardır. Savunma, olayları tarih ve belgeleriyle somutlaştırmalı; tarafın mali gücü ve diğer yükümlülerin durumu ayrıca gösterilmelidir. Hukuki sonucun kişiye özgü koşullara bağlı olması, belirsiz bir vaat değil kanunun açıkça öngördüğü hakkaniyet incelemesidir. Sonuç önceden garanti edilmeden bu çerçeve net biçimde kurulabilir.

Anne babanın yardım nafakası davası nerede açılır?

TMK m.364–366 kapsamındaki aile hukukuna dayanan davalarda, 4787 sayılı Kanun m.4/1 uyarınca aile mahkemesi görevlidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerde m.2’ye göre belirlenen asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla davaya bakar. Kurumun talebi yalnız ayrı bir bakım sözleşmesi veya başka özel hukuki sebebe dayanıyorsa görevin o ilişkiye göre ayrıca belirlenmesi gerekir. Davacı kurum olması, bütün taleplerin tek mahkemede görüleceği anlamına gelmez.

TMK m.365 son fıkra yetkili mahkemeyi taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesi olarak belirler. Ebeveynin yerleşim yeri ile çocuğun yerleşim yeri arasındaki seçim, bu özel hüküm kapsamında değerlendirilir. Kurumun bakım verdiği binanın bulunduğu yerin her dosyada otomatik tek yetkili yer olduğu söylenemez. Taraf sıfatı ve yerleşim yeri belgeleri doğru gösterilmelidir. Dava başlığı, yalnız aile içinde kullanılan adres bilgisine dayanılarak doldurulmamalıdır.

HMK m.316/1-ç her çeşit nafaka davasında basit yargılama usulünü öngörür. Bu usul, iddia ve delillerin somut gösterilmesini gereksiz kılmaz. Aile tablosu, ihtiyaç ve gelir belgeleriyle talep miktarı açıklanır. Ebeveynin dava ehliyeti veya yasal temsiliyle ilgili sorun bulunuyorsa temsil belgeleri de tamamlanır. Bakım ihtiyacı, kişinin bütün hukuki işlemlerini yapamayacağı anlamına tek başına gelmez.

Nafaka miktarı, gelecek yıllar ve yapılan ödemeler nasıl belirlenir?

TMK m.365 uyarınca yardım, alacaklının geçinmesi için gerekli ve yükümlünün mali gücüne uygun tutarla sınırlıdır. Kanunda her maaşa uygulanacak tek bir yüzde veya bütün ebeveynler için sabit aylık miktar bulunmaz. Bu nedenle hesaplama, belgelenen ihtiyaç açığı ve ödeme gücünden hareketle yapılmalıdır. Ebeveynin kendisini daha yüksek bir yaşam düzeyine taşıma talebiyle temel geçimi ve gerekli bakımı arasında ayrım kurulur.

Hâkim, istek varsa irat şeklinde ödenen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre hangi miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Bu düzenleme, gelecekteki ödemelerin dilekçede açıkça ele alınmasını sağlar. Kanunun izin verdiği bu karar ile bakım kuruluşunun tek taraflı ücret tarifesi aynı değildir. Nafaka ilamındaki ödeme düzeni, kurumun sonraki her fiyat değişikliğini kendiliğinden ve sınırsız biçimde borçluya aktarmaz.

Ödemelerde kişi, dönem ve borç türü açık tutulmalıdır. Ebeveyne yapılan hediye, kurumun belirli faturasının ödenmesi ve mahkemece hükmedilen nafaka aynı açıklamayla kaydedilmemelidir. Nafaka ödemesinde banka açıklaması rehberi, ödemenin hangi borca ait olduğunun belgelenmesini ele alır. Mevcut yardım ve tahsilatlar gösterildiğinde aynı ihtiyacın iki kez istenmesi önlenir; kalan ihtiyaç ve devam eden yükümlülük daha açık belirlenir.

Başvuruda hangi aile ve bakım kayıtları birlikte sunulmalıdır?

Nafaka isteyen kişiyle yükümlü olduğu ileri sürülen kişiler arasındaki soybağını gösteren nüfus kayıtları başlangıç noktasıdır. Ardından ebeveynin gelir ve malvarlığı, düzenli giderleri, sağlık ve bakım ihtiyacı ile yapılan mevcut yardımlar belirlenir. Çocuğun geliri, zorunlu geçim giderleri ve diğer kanuni bakım yükümlülükleri ayrı belgelenir. Bu iki mali tablo aynı dönem üzerinden karşılaştırılmalıdır; yalnız bir tarafın kaynaklarını incelemek talebin iki kanuni ölçütünü birlikte karşılamaz.

Kurum tarafından açılan davada kurumun hukuki niteliği, bakımı sağlama yetkisi ve fiili bakım ilişkisi ayrıca ortaya konulur. Yapılmış masraf isteniyorsa hizmet dönemi, kişiye ait gider dökümü, alınan katkılar ve kalan tutar açıklanır. Geleceğe dönük nafaka ile gerçekleşmiş gider kalemleri aynı satırda birleştirilmemelidir. Temsil veya ödeme taahhüdü belgesi varsa bunun hangi sıfatla imzalandığı da belirtilir.

HMK m.190 ve m.194, iddia edilen vakıaların ispatını ve delille bağlantısının somutlaştırılmasını gerektirir. Bu nedenle yalnız ailede varlıklı kişilerin bulunduğunu söylemek yerine yükümlü kişiyle ilgili kayıtlar gösterilir. Aynı biçimde yaşlılık veya hastalık başlığı altında tüm giderlerin zorunlu olduğu kabul edilmez; bakımın gerekliliği ve kapsamı açıklanır. Kanuni yardım talebi, aile içi genel sitemden ayrılarak kimden, hangi dönemde ve hangi gereksinim için ödeme istendiğini ortaya koymalıdır.

Sık sorulan sorular

Anne veya baba çocuğundan nafaka istemek için boşanmış olmalı mı?

Hayır. TMK m.364–365 kapsamındaki yardım nafakası, üstsoy ile altsoy arasındaki kanuni ilişkiye dayanır. Boşanma şartı bulunmaz. Ebeveynin yardım edilmezse yoksulluğa düşmesi, çocuğun mali gücü ve diğer kanuni koşullar incelenir. Eşten alınan bakım desteği ve kişinin kendi kaynakları ihtiyaç hesabında ayrıca gösterilir.

Emekli aylığı alan anne veya baba nafaka isteyebilir mi?

Emekli aylığının bulunması tek başına bütün talepleri engellemez. Aylık ve diğer kaynakların gerekli geçim ve bakım giderlerini karşılayıp karşılamadığı değerlendirilir. Buna karşılık mevcut gelir veya malvarlığı gizlenemez. TMK m.364–365 uyarınca gerçek ihtiyaç açığı ile çocuğun mali gücü birlikte belirlenir.

Anne babaya yardım nafakası için çocuğun refah içinde olması şart mı?

TMK m.364 refah içinde bulunma şartını kardeşler için ayrıca düzenler. Üstsoy ve altsoy arasındaki yardımda m.365 uyarınca mali güce uygunluk aranır. Çocuğun kendi geçimi ve kanuni bakım yükümlülükleri dikkate alınır; kardeşlere özgü refah şartı bu ilişkiye aynen taşınmaz.

Bütün çocuklar bakım giderini eşit ödemek zorunda mı?

Kanunda bütün çocuklara uygulanacak otomatik eşit pay bulunmaz. Mirasçılıktaki sıra, her yükümlünün mali gücü ve mevcut yardımlar incelenir. TMK m.365 üçüncü fıkra, bir veya birkaç kişiden istem hakkaniyete aykırıysa yükümlülüğü azaltma veya kaldırma imkânı verir. Sadece çocuk sayısına bölmek yeterli değildir.

Gelin veya damat sırf akrabalık nedeniyle yardım nafakası öder mi?

TMK m.364 yükümlüleri üstsoy, altsoy ve kardeşlerle sınırlar; kayın hısımlığı tek başına bu borcu doğurmaz. Gelin veya damadın ayrıca sözleşme ya da ödeme taahhüdü vermesi farklı bir hukuki sebeptir. Böyle bir talepte belgenin geçerliliği, sıfat ve borcun kapsamı ayrıca gösterilmelidir.

Noter taahhüdü imzalamayan çocuk anne babasına yardım etmekten kurtulur mu?

Hayır. TMK m.364–365 koşulları gerçekleştiğinde yardım nafakası kanundan doğar; önceden noter taahhüdü şart değildir. Bununla birlikte çocuk, hiç taraf olmadığı her huzurevi sözleşmesinin sınırsız borçlusu sayılmaz. Kanuni yardım yükümlülüğü ile belirli bakım ücretini sözleşmeyle üstlenmek ayrı incelenir.

Bakım kurumu doğrudan nafaka davası açabilir mi?

TMK m.365 dördüncü fıkra, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlara dava hakkı tanır. Kurumun bu niteliği ve fiili bakım ilişkisi gösterilir. Kurum tarafından dava açılması, ihtiyaç, yükümlü hısımlık, sıra ve mali güç koşullarını ortadan kaldırmaz.

Kurumun geçmiş bakım masrafı ile aylık nafaka aynı alacak mı?

TMK m.366, bakım sağlamakla yükümlü kurumun yaptığı masrafları nafaka yükümlüsü hısımlardan istemesini düzenler. Gerçekleşmiş belirli masraf ile geleceğe dönük düzenli nafaka talebi ayrı gösterilmelidir. Dönem, hizmet, gerçek gider ve alınan katkılar belgelenir; aynı bakım gideri iki kez tahsil edilemez.

Çocuk anne babasıyla görüşmüyorsa nafaka borcu kalkar mı?

Salt küslük veya farklı yerde yaşama kanuni yükümlülüğü kendiliğinden sona erdirmez. TMK m.365 üçüncü fıkradaki hakkaniyet değerlendirmesi ve TMK m.2 uygulanabilir; bunlar somut olgular gerektirir. Ne her aile tartışması otomatik muafiyet sağlar ne de kanunun tanıdığı hakkaniyet denetimi dışlanabilir.

Yardım nafakası davasında hangi mahkeme görevlidir?

TMK m.364–366 kaynaklı aile hukuku talebinde 4787 sayılı Kanun m.4/1 uyarınca aile mahkemesi görevlidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerde belirlenen asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. TMK m.365 uyarınca taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; ayrı sözleşmesel taleplerin görevi ayrıca incelenir.

Başvuru ve dosya hazırlığı

Anne veya babanın bakım ihtiyacında gelirler, gerekli giderler, çocukların mali gücü ve kurumun hangi sıfatla ödeme istediği birlikte değerlendirilir. Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetiminde, İstanbul ve Mersin ofisleri üzerinden yardım nafakası ve kurum masrafı taleplerinin ayrılması için iletişim kurulabilir.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.

İlgili hukuk rehberleri

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp