Çocuklarda Koşullu Salıvermede Bir Gün İki Gün Sayılır mı? 5275 m.107/5 | 2026
Kısa ve net cevap: 7593 sayılı Kanunla değiştirilen 5275 sayılı Kanun m.107/5 uyarınca, kanunda istisna tutulan ağır suçlar dışında, hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün koşullu salıverilme hesabında iki gün olarak dikkate alınır. TCK m.81, 82, 83, 102, 103, 188 ve 220 kapsamındaki suçlar bu özel iki gün sayma kuralının dışında bırakılmıştır. Hesap yapılırken çocuğun yaşı, kurumda fiilen geçirilen günler, kesinleşmiş ilam ve suç türü birlikte kontrol edilmelidir.
Bu rehber 11 Eylül 2026 tarihindeki yürürlükteki 5275 sayılı Kanun m.107 ve 7593 sayılı Kanun esas alınarak hazırlanmıştır. 7593 sayılı Kanun 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Bir Günün İki Gün Sayılması Ne Anlama Gelir?
Koşullu salıverilme, hapis cezasının belirli bir bölümünün ceza infaz kurumunda iyi hâlli geçirilmesinden sonra kalan kısmın kanuni şartlarla kurum dışında infaz edilmesine imkân veren infaz kurumudur. Çocuk hükümlüler bakımından yaşın küçük olduğu dönemde kurumda geçirilen sürenin daha farklı hesaplanması, çocuklara özgü infaz sisteminin bir sonucudur.
Yeni m.107/5 hükmü, 15 yaşından önce ceza infaz kurumunda fiilen geçirilen bir günün, koşullu salıverilme süresinin hesabında iki gün sayılmasını öngörür. Bu, mahkemenin verdiği hapis cezasının yarıya indiği anlamına gelmez. Hükmedilen ceza değişmez; yalnız koşullu salıverilme hesabında kurumda geçirilmiş sürenin değerlendirilme biçimi farklılaşır.
Aynı şekilde hak ederek tahliye tarihi ile koşullu salıverilme tarihi aynı kavram değildir. Müddetname üzerinde bu tarihler ayrı gösterilir. Bir günün iki gün sayılması, yalnız kanunun belirlediği koşullu salıverilme hesabı bakımından sonuç doğurur.
Hangi Yaş Dönemi İçin Uygulanır?
Kanun açık biçimde hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği günleri esas alır. Dolayısıyla suçun 14 yaşında işlenmiş olması tek başına yeterli değildir; kurumda fiilen geçirilen dönemin hangi yaşa denk geldiği de önemlidir.
Örneğin çocuk suç tarihinde 14 yaşında olup hüküm kesinleştiğinde 16 yaşına gelmişse, 15 yaşından önce infaz kurumunda geçirilmiş gün bulunup bulunmadığı ayrıca belirlenir. Tersine çocuk 13 yaşında kuruma alınmış ve 15 yaşına kadar belirli süre kurumda kalmışsa, kanundaki istisna suçlardan biri söz konusu değilse bu dönem özel hesapta dikkate alınır.
Yaş hesabında nüfus kayıtları, doğum tarihi ve ceza infaz kurumuna giriş-çıkış tarihleri esas alınır. Yuvarlama veya yaklaşık yaş hesabı yapılamaz.
Hangi Suçlarda Bir Gün İki Gün Sayılmaz?
7593 sayılı Kanun, bazı ağır suçları özel hesabın dışında bırakmıştır. TCK m.81 ve m.82 kapsamındaki kasten öldürme suçları, TCK m.83’teki kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi, TCK m.102’deki cinsel saldırı, TCK m.103’teki çocuğun cinsel istismarı, TCK m.188’deki uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile TCK m.220’deki suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları istisna grubundadır.
Bu istisna nedeniyle dosyada yalnız “çocuk hükümlü” ibaresine bakılarak iki gün hesabı yapılmamalıdır. Kesinleşmiş hükümdeki suç maddesi ve varsa birden fazla ilam tek tek kontrol edilmelidir. Suç vasfı istisna maddelerinden biriyse özel hesap uygulanmaz.
Birden fazla suçtan hüküm bulunup bunların bir kısmı istisna, bir kısmı istisna dışıysa infaz hesabı teknik hale gelir. İçtima, toplam ceza, koşullu salıverilme oranları ve her ilamın infaz rejimi birlikte incelenmelidir.
Suç Tarihi mi, Cezaevinde Geçirilen Tarih mi Önemli?
Her ikisi farklı nedenlerle önem taşır. Çocuğun ceza sorumluluğu ve TCK m.31’deki yaş küçüklüğü indirimi bakımından suç tarihindeki yaş esas alınır. 5275 m.107/5’teki bir günün iki gün sayılması bakımından ise çocuğun on beş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği süre belirleyicidir.
Bu iki sistemin karıştırılması sık hataya yol açar. Ceza mahkemesi suç tarihindeki yaşa göre hüküm kurar; infaz savcılığı ise kesinleşmiş ceza ve kurumda geçirilen süre üzerinden müddetname düzenler. Aynı dosyada hem TCK m.31 indirimi hem 5275 m.107/5 hesabı uygulanabilir ancak bunlar farklı aşamalardadır.
Çocuğun tutuklu olarak geçirdiği sürelerin mahsubu da infaz hesabında ayrıca değerlendirilir. Tutukluluk tarihleri, yaş ve istisna suç niteliği birlikte kontrol edilmelidir.
Müddetnamede Hesap Nasıl Kontrol Edilir?
İlk olarak kesinleşmiş ilam veya ilamlar incelenir. Suç maddeleri, toplam hapis cezası, suç tarihleri ve hükümlünün doğum tarihi belirlenir. İkinci olarak tutuklama, hükmen tutukluluk ve ceza infaz kurumunda geçirilen günlere ilişkin giriş-çıkış kayıtları alınır. Üçüncü olarak 15 yaşından önceki kurum günleri ayrılır.
Dördüncü aşamada suçun 5275 m.107/5’te istisna tutulan TCK maddelerinden biri olup olmadığı kontrol edilir. Beşinci olarak uygulanacak koşullu salıverilme oranı ve varsa özel infaz rejimleri değerlendirilir. Sonuç müddetnamedeki koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihleriyle karşılaştırılır.
Hesap hatası varsa infaz savcılığına başvuru ve infaz hâkimliği önündeki denetim yolları gündeme gelebilir. Başvuru yolu ve süre, itiraz edilen işlem veya karara göre belirlenir.
Çocuk Eğitimevinde Geçirilen Süre de Hesaba Girer mi?
Kanun, on beş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirilen süreyi esas alır. Çocuk eğitimevi de infaz sisteminin bir parçasıdır. Bu nedenle çocuğun kanun kapsamındaki kurumda fiilen geçirdiği günlerin niteliği ve kayıtları infaz hesabında değerlendirilir.
Eğitimevine ayrılmak tahliye anlamına gelmediğinden, çocuk infaz altında olmaya devam eder. 7593 sayılı Kanunla çocuk eğitimevine ayrılma sistemi de değiştirilmiş; üç aylık değerlendirme, olumsuz kararda altı aylık üst süre ve toplam ceza miktarına bağlı doğrudan eğitimevi imkânları getirilmiştir.
Kurum türü değişmiş olsa dahi infazın kesintiye uğrayıp uğramadığı, izin, kaçma veya başka özel durumlar varsa bunların hesabı ayrıca yapılır.
18 Ağustos 2026’dan Önceki Hükümlüler Yararlanabilir mi?
İnfaz kanunlarının zaman bakımından uygulanması ceza normlarından farklı teknik kurallara sahiptir. 5275 sayılı Kanundaki değişikliğin yürürlük tarihi, hükümlünün infazının devam edip etmediği ve kanunun geçiş hükümleri birlikte değerlendirilmelidir. 7593 sayılı Kanun 18 Ağustos 2026’da yürürlüğe girmiştir.
Devam eden infazlarda yeni hesap hükmünün uygulanıp uygulanmadığı, infaz savcılığı tarafından güncel kanun üzerinden belirlenir. Hesapta tereddüt veya farklılık varsa hükümlü veya müdafii müddetname ve infaz belgeleri üzerinden somut denetim talep edebilir.
Burada TCK m.7’deki lehe kanun ilkesi ile doğrudan aynı yöntem kullanılmaz; infaz hükümlerinin niteliği ayrıca değerlendirilir. Ancak hapis cezasının miktarını etkileyen maddi ceza hükümleri bakımından lehe kanun ilkesi saklıdır.
Denetimli Serbestlik ile Karıştırılmamalıdır
Koşullu salıverilme hesabı ile denetimli serbestlik aynı değildir. Denetimli serbestlik, 5275 sayılı Kanunun farklı hükümlerinde belirlenen şartlarla cezanın belirli bölümünün kurum dışında infaz edilmesini sağlar. Koşullu salıverilme ise m.107’deki ayrı sistemdir.
Bir günün iki gün sayılması kuralı m.107/5’te koşullu salıverilme hesabına özgüdür. Bu nedenle “iki gün sayıldı, denetimli serbestlik de otomatik iki kat olur” şeklinde sonuç çıkarılamaz. Her kurumun kendi şartları ayrı uygulanır.
Çocuk eğitimevi şartları için 5275 m.15 çocuk eğitimevi rehberi, genel koşullu salıverilme için koşullu salıverilme şartları rehberi incelenebilir. 7593 sayılı Kanunun resmi bilgileri TBMM’de yer alır.
Sık Sorulan Sorular
14 yaşındaki çocuğun cezaevinde geçirdiği bir gün iki gün mü sayılır?
Suç 5275 m.107/5’teki istisna suçlardan değilse, 15 yaşını dolduruncaya kadar kurumda geçirilen günler koşullu salıverilme hesabında iki gün sayılır.
15 yaşından sonraki günler de iki gün sayılır mı?
Hayır. Özel hüküm on beş yaşını dolduruncaya kadar kurumda geçirilen süreyi kapsar.
Hangi suçlarda kural uygulanmaz?
TCK 81, 82, 83, 102, 103, 188 ve 220 kapsamındaki suçlar kanunda istisna tutulmuştur.
Ceza miktarı yarıya mı iner?
Hayır. Mahkemenin verdiği hapis cezası değişmez; koşullu salıverilme hesabında belirli günlerin değerlendirilmesi değişir.
Eğitimevindeki günler infaz günü müdür?
Evet, eğitimevi infaz kurumudur. Somut hesapta kurum kayıtları ve kanuni istisnalar kontrol edilir.
Hesap hatasına nasıl itiraz edilir?
Müddetname ve infaz işlemi incelenerek infaz savcılığı ve gerektiğinde infaz hâkimliği önündeki kanuni yollar kullanılır.
15 Yaş Sınırı Gün Gün Nasıl Hesaplanır?
5275 m.107/5 bakımından yaş hesabı yaklaşık yıl hesabıyla yapılamaz. Hükümlünün doğum tarihi ile ceza infaz kurumunda fiilen bulunduğu tarihler gün bazında karşılaştırılır. Çocuk on beş yaşını doldurduğu tarihten önce kurumda geçirdiği günler için, istisna suçlardan biri yoksa özel iki gün hesabı gündeme gelir; on beş yaşını doldurduktan sonraki süre normal infaz hesabına döner.
Örneğin hükümlünün on beşinci yaş gününden önce altı ay kurumda bulunmuş olması, bütün cezanın iki kat sayılacağı anlamına gelmez. Yalnız kanunun belirlediği yaş döneminde fiilen kurumda geçirilen günler özel hesaba girer. Daha sonraki dönemler, uygulanacak genel koşullu salıverilme oranına göre değerlendirilir. Bu nedenle doğru müddetname için giriş-çıkış kayıtlarının gün bazında incelenmesi gerekir.
Tutuklulukta geçirilen süreler mahsuba konu olduğundan, çocuğun hükümden önce tutuklu bulunduğu dönem de infaz hesabında önem taşır. Ancak hangi tutukluluk gününün hangi ilama mahsup edildiği ve m.107/5 özel hesabının nasıl uygulandığı dosya üzerinden belirlenmelidir. Aynı tutukluluk süresi iki ayrı ilama mükerrer mahsup edilemez.
Birden Fazla Mahkûmiyet Varsa Hesap Nasıl Yapılır?
Çocuk hükümlünün birden fazla kesinleşmiş cezası bulunabilir. Bu cezaların bir kısmı m.107/5’te istisna edilen TCK 81, 82, 83, 102, 103, 188 veya 220 kapsamına girerken bir kısmı istisna dışında kalabilir. Böyle bir dosyada yalnız toplam hapis cezasına bakarak bütün süreyi iki gün hesabına sokmak doğru değildir.
İnfaz savcılığı her ilamın suç maddesini, koşullu salıverilme oranını, suç tarihini, kesinleşme tarihini ve mahsup sürelerini dikkate alır. Toplama kararı veya içtima işlemi yapılmışsa bunun hangi ilamları kapsadığı da incelenmelidir. İstisna suçun varlığı, diğer ilamların hukuki niteliğini kendiliğinden değiştirmez; ancak toplam infaz takvimi teknik olarak birlikte hesaplanabilir.
Bu nedenle “dosyalardan biri uyuşturucu, o halde hiçbir gün iki gün sayılmaz” veya tersine “bir dosya istisna dışı, bütün cezalar iki gün sayılır” şeklindeki otomatik sonuçlar güvenli değildir. Kesinleşmiş ilamların her biri ve infaz birleştirmesi birlikte okunmalıdır.
Koşullu Salıverilme Tarihi ile Hak Ederek Tahliye Tarihi Arasındaki Fark
Hak ederek tahliye tarihi, mahkûm olunan hapis cezasının kanuni mahsuplar ve infaz süresi sonunda tamamlandığı tarihi ifade eder. Koşullu salıverilme tarihi ise kanundaki oran ve iyi hâl şartları yerine getirildiğinde hükümlünün cezasının kalan bölümünü kurum dışında denetim altında geçirebileceği daha erken tarihtir.
m.107/5’teki bir günün iki gün sayılması, koşullu salıverilme için gerekli kurumda kalma süresinin hesabında özel etki doğurur. Hükmedilen cezanın nominal süresini ortadan kaldırmaz. Koşullu salıverilen hükümlü, denetim süresinde kanuni yükümlülüklere tabidir ve koşullu salıverilmenin geri alınmasını gerektiren durumlar ayrıca 5275 sayılı Kanuna göre değerlendirilir.
Bu ayrım müddetname kontrolünde önemlidir. Belgede koşullu salıverilme, denetimli serbestlik ve hak ederek tahliye tarihleri farklı satırlarda yer alabilir. Hesap hatası iddiası ileri sürülürken hangi tarihin yanlış olduğu açıkça belirtilmelidir.
İnfaz Hesabında Hata Olduğu Düşünülüyorsa Hangi Belgeler İncelenir?
İlk belge kesinleşmiş hüküm ve ilamdır. Suç maddesi, ceza miktarı ve suç tarihi buradan belirlenir. İkinci olarak hükümlünün nüfus kaydı ve doğum tarihi; üçüncü olarak ceza infaz kurumuna giriş, tahliye, nakil ve tutukluluk kayıtları; dördüncü olarak mahsup kararları; beşinci olarak varsa içtima veya toplama kararları incelenir.
Müddetnamede m.107/5 özel hesabının uygulanmadığı düşünülüyorsa, on beş yaşından önce kurumda geçirilen günlerin ayrı dökümü hazırlanabilir. İstisna suç bulunmadığı halde bu günlerin normal sayıldığı görülürse infaz savcılığından hesap düzeltmesi istenebilir. Ret halinde infaz hâkimliği denetimi gündeme gelir.
Başvuruda yalnız “çocuk olduğu için iki gün sayılması gerekir” demek yerine doğum tarihi, kurumda geçirilen dönem, kesinleşmiş suç maddesi ve kanuni istisnaların bulunmadığı açıkça gösterilmelidir. Böylece uyuşmazlık teknik ve denetlenebilir hale gelir.
7593 Öncesi İnfaz Hesaplarında Ne Kontrol Edilmeli?
7593 sayılı Kanun 18 Ağustos 2026’da yayımlanarak çocuk infaz sisteminde birden fazla değişiklik yapmıştır. Devam eden infazlarda güncel m.107/5 hükmünün uygulanıp uygulanmadığı, geçiş kuralları ve infazın hangi aşamada bulunduğu birlikte değerlendirilmelidir. İnfaz hukuku hükümlerinin zaman bakımından uygulanması, maddi ceza hukukundaki TCK m.7 lehe kanun değerlendirmesinden farklı teknik özellik taşır.
Özellikle 15 yaşından önce uzun süre tutuklu kalmış çocuk hükümlülerde, yeni hükmün müddetnameye doğru yansıyıp yansımadığı önemlidir. Eski hesap belgesi otomatik olarak güncel kanunu yansıtmayabilir. İnfaz savcılığı tarafından yeni müddetname veya hesap yapılmışsa önceki belgeyle karşılaştırma yapılmalıdır.
İnfaz hesabında yapılacak düzeltme yalnız tahliye tarihini değil, koşullu salıverilme değerlendirmesinin yapılacağı tarihi de etkileyebilir. Bu nedenle hata şüphesi varsa başvuru, fiili tahliye tarihine çok az süre kalana kadar ertelenmemelidir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
İçerik 11 Eylül 2026 itibarıyla 5275 sayılı Kanun m.107/5 ve 7593 sayılı Kanun esas alınarak hazırlanmıştır.
Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil 3472
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
