Eser Başka Yerde Yeniden Yayımlanabilir mi? TBK 490 ve 3 Aylık Süre
Kısa ve net cevap: TBK m.490, yayım ilişkisi devam ederken yayımlatanın eseri başka yerde yeniden kullanma yetkisini sınırlar; ancak süreli yayınlara verilen yazılar için özel kurallar tanır. Kanunun kapsamındaki kısa yazılar bakımından yeniden kullanım imkânı daha geniştir; daha uzun süreli yayın katkılarında ise üç aylık süre önem taşır. Üç aylık kural her eser için otomatik uygulanmaz.

1. Kanuni kural ve doğrudan sonuç
TBK m.490, yayımcının sözleşmeyle korunan alanı ile eser sahibinin sonradan yeniden yayımlama yetkisi arasındaki dengeyi düzenler. Bu sonuç, yayım sözleşmesinin genel tanımını düzenleyen TBK m.487 ile birlikte uygulanır; ancak TBK m.490 özel olarak eserin yeniden yayımlanması ve tasarruf yetkisi alanını çözer. Hükmün güncel metni için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun resmî metni esas alınmalıdır. Sözleşme hazırlanırken kanundaki bu özel kural atlanamaz; tarafların kullandığı genel “yayın hakkı” ifadesi, özel maddede açıkça düzenlenen sınırı ortadan kaldırmaz.
Süreli yayın yazılarında kısa içerikler ile üç aylık süreye tabi daha kapsamlı katkılar birbirinden ayrılmalıdır. Bu nedenle hukuki incelemenin ilk sorusu yalnız “yayım sözleşmesi var mı?” değildir. Asıl soru, sözleşmede eserin yeniden yayımlanması ve tasarruf yetkisi bakımından hangi şartların bulunduğu ve tarafların bu şartları nasıl uyguladığıdır. TBK m.487 yayım sözleşmesi rehberi genel çerçeveyi verir; burada ise TBK m.490 hükmü bağımsız ve özel olarak uygulanır.
2. Uygulanma şartları
Eserin türü, ilk yayımın niteliği, sözleşmedeki münhasırlık ve ilk yayım tarihi belirlenmelidir. Bu şartların her biri sözleşme metni ve fiilî uygulama üzerinden ayrı kontrol edilmelidir. Bir şartın mevcut olması diğerlerinin varlığını kendiliğinden göstermez. Özellikle tarafların zaman içinde farklı bir ticari uygulama geliştirmesi, kanunun geçerliliğe veya hak kapsamına ilişkin açık kuralını tek başına ortadan kaldırmaz.
İkinci kullanımın eser sahibi tarafından mı yapıldığı, yoksa üçüncü kişinin izinsiz kopyalaması mı olduğu ayrıca ayrılır. Dosya incelemesinde sözleşme tarihi, eser teslimi, yayım veya baskı tarihi, ek protokol, ihtar ve sonradan yapılan kullanım ayrı satırlarda gösterilir. Böylece hangi olayın TBK m.490 sonucunu tetiklediği ve hangi belgelerin gerçekten ilgili olduğu belirlenir.
3. Kuralın sınırı ve yanlış yorum
Üç aylık süre bütün yayım sözleşmelerine uygulanmaz; yalnız maddenin düzenlediği yayın türleri ve katkılar bakımından anlam taşır. Bu sınır önemlidir; çünkü yayım hukukunda benzer kavramlar kolayca birbirine karışır. Yazılı şekil, hak geçişi, yeniden yayım, baskı sayısı, eserde değişiklik, çeviri ve telif bedeli TBK’da ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Bir maddenin sonucundan diğer maddenin koşulları çıkarılmamalıdır.
Kaynak göstermek veya başlığı değiştirmek, tam metin yeniden yayım için gereken sözleşmesel yetkiyi kendiliğinden yaratmaz. Kısa internet cevapları bu ayrımı kaybedebilir. Doğru yöntem, önce özel hükmü doğrudan uygulamak, sonra sözleşmenin diğer maddeleri ve FSEK’le kesişen alanı ayrıca değerlendirmektir. Kanunda bulunmayan süre veya yetki yaratılmamalıdır.
4. Sözleşmede nasıl düzenlenmeli?
Kişisel web sitesi, kurumsal arşiv, kitaplaştırma ve sosyal medya paylaşımı sözleşmede ayrı ayrı düzenlenmelidir. Sözleşme maddesi yalnız kanun hükmünü tekrar etmemeli; hakkın kullanım prosedürünü de göstermelidir. Bildirim yapılacak adres, süre başlangıcı, onay yöntemi, kayıtların nasıl tutulacağı ve sona ermede yapılacak işlemler somut biçimde yazılmalıdır.
İlk yayım tarihi ve varsa münhasırlık süresi ölçülebilir biçimde tanımlanmalıdır. Böyle bir düzen, uyuşmazlık çıktığında tarafların sonradan farklı anlam yüklemesini önler. Özellikle uzun süreli yayın ilişkilerinde editör veya personel değişse bile yazılı prosedür aynı kaldığı için kurumsal hafıza korunur.
5. İspat için gerekli belgeler
Dergi künyesi, basılı nüsha, internet arşivi, platform yayın saati, sözleşme ve ikinci yayım kayıtları kronolojiyi ispatlar. Belgeler tek başına değil birbirini doğrulayacak şekilde değerlendirilmelidir. Yazılı sözleşme hukuki kapsamı; matbaa ve platform kayıtları fiilî kullanımı; banka ve muhasebe kayıtları parasal hareketi; e-posta ve ihtarlar ise tarafların olay anındaki bildirimlerini gösterir.
Taraflar tacirse HMK m.222 uyarınca ticari defterlerin delil niteliği ayrıca incelenebilir. Bununla birlikte ticari defter, kanunun aradığı yazılı şekil veya açık hak devri şartının yerine otomatik olarak geçmez. Her belgenin hangi hukuki unsuru ispatladığı ayrı yazılmalıdır.
6. Yayımlatan açısından risk yönetimi
Yazar, ilk yayıncının münhasır olduğu dönemde tam metni rakip mecraya vermemelidir. Yayımlatan, sözleşmenin imzalandığı gün yalnız telif oranına değil hak kapsamı, süre, baskı ve sonraki kullanım maddelerine de bakmalıdır. Eserin gelecekte e-kitap, sesli kitap, yabancı dil veya toplu eser içinde kullanılma ihtimali varsa bu alanlar baştan saklı tutulmalı ya da açıkça lisanslanmalıdır.
Daha sonra kitaplaştırmak veya kişisel sitesinde yayımlamak istiyorsa bu hakkı sözleşmede açıkça saklı tutmalıdır. Sonradan yapılacak önemli değişiklikler ek protokole bağlanmalı; teslim edilen dosyanın sürümü ve onay kayıtları saklanmalıdır. Böylece eser sahibinin neyi verdiği ve neyi saklı tuttuğu yıllar sonra da belgeyle gösterilebilir.
7. Yayıncı açısından risk yönetimi
Yayıncı, “başka yerde kullanılamaz” gibi süresiz ve belirsiz yasak yerine m.490’a uygun sınırı açık yazmalıdır. Yayıncı sözleşme öncesinde hak zinciri, eser sahibi sıfatı, önceki sözleşmeler ve eserin daha önceki kullanımlarını incelemelidir. Baskı ve dağıtım yatırımına başlamadan önce kendisine verilen hakkın kapsamını yazılı belge üzerinden doğrulamak, sonradan doğacak telif ve tazminat riskini azaltır.
İlk yayım tarihi ve maddenin uygulanacağı içerik türü kayıt altına alınmalıdır. Yayıncı iç süreçlerinde sözleşme maddesini üretim, stok, dijital platform ve muhasebe kayıtlarıyla eşleştirmelidir. Sözleşmede izin verilmeyen kullanım, ticari olarak yararlı olsa bile hukuki yetki yaratmaz.
8. Dijital yayın ve yeni mecralar
Basılı dergideki metnin internet sitesine konulması da ayrı bir yeniden kullanım olabilir. Dijital kullanımda fiziksel baskı mantığı her zaman yeterli değildir. E-kitap, sesli kitap, çevrim içi abonelik ve platform lisansları için süre, bölge, erişim, indirme ve alt lisans koşulları ayrı gösterilmelidir. Teknik olarak dosyanın platformda kalması, hukuki yetkinin süresini uzatmaz.
Sözleşme bittiğinde yeni satışın durdurulması, dijital dosyanın yayından kaldırılması, son satış raporunun verilmesi ve elde edilen bedellerin kapatılması için takvim oluşturulmalıdır. Tam metin arşivleme ile yalnız başlık/özet ve link paylaşımı birbirinden ayrılmalıdır.
9. Komşu TBK hükümleriyle birlikte okuma
m.489 hak geçişini, m.491 baskıyı; FSEK ise üçüncü kişilerin alıntı ve yeniden kullanım koşullarını ayrıca düzenler. Yayım sözleşmesinde tek bir madde çoğu zaman bütün uyuşmazlığı çözmez. TBK m.490 uygulanırken komşu maddelerin düzenlediği alanlar ayrılmalı; şekil sorunu başka, baskı sayısı başka, ücret hesabı başka hükme bağlanmalıdır.
Sözleşmeye aykırılık ile üçüncü kişinin telif ihlali aynı hukuki sebep değildir. Bu sistematik okuma, aynı olayda birden çok talebin bulunmasını engellemez; yalnız her talebin doğru hukuki dayanağa oturmasını sağlar. Böylece dava veya sözleşme görüşmesinde yanlış maddeye dayanma riski azalır.
10. Uyuşmazlıkta dosya inceleme sırası
Birinci aşamada tarafların sıfatı ve imzalı sözleşme tespit edilir. İkinci aşamada eserin yeniden yayımlanması ve tasarruf yetkisi konusunda sözleşme hükmü çıkarılır. Üçüncü aşamada ilk yayım tarihi, üç aylık sürenin başlangıç-bitişi ve ikinci yayım tarihi kronolojik olarak belirlenir. Dördüncü aşamada yayın nüshaları, internet arşivleri ve izin yazışmaları toplanır. Beşinci aşamada kanuni sonuç ile tarafların fiilî uygulaması karşılaştırılır.
Önce metnin m.490’daki hangi kategoriye girdiği, sonra sürenin dolup dolmadığı ve ikinci yayımın kimin iradesiyle yapıldığı belirlenmelidir. Her iddia için “hangi madde, hangi şart, hangi belge, hangi sonuç” tablosu hazırlanması özellikle çok belgeli yayın dosyalarında etkilidir. Böyle bir tablo tarafların iddialarını soyut tartışmadan çıkarıp denetlenebilir olaylara bağlar.
11. Başlıca uygulama hataları
Üç ayı tüm eserler için genel kural sanmak, üçüncü kişinin izinsiz kopyasını yazara yüklemek, küçük başlık değişikliğini yeni eser saymak ve ilk yayım tarihini belgesiz bırakmak başlıca hatalardır. Hataların ortak noktası, kanunun özel düzenlemesini genel bir “yayın hakkı” cümlesi içinde eritmesidir. Oysa TBK m.487-501 sistemi, her başlığı ayrı maddeyle düzenleyerek taraflara öngörülebilir çerçeve kurar.
Bir diğer hata, uyuşmazlık çıktıktan sonra eksik sözleşme metnini yazışmalarla tamamlamaya çalışmaktır. Sözleşme kurulurken belirlilik sağlanması sonraki ispat maliyetini azaltır. Eser, sürüm, hak türü, süre, mecra, baskı ve bedel mümkün olduğunca sayısal ve tarihli yazılmalıdır.
12. Pratik kontrol listesi
- Eser süreli yayın katkısı mı?
- Kısa yazı mı daha kapsamlı katkı mı?
- İlk yayım tarihi belgeyle belli mi?
- Sözleşmede münhasırlık süresi var mı?
- Kişisel site kullanımı düzenlendi mi?
- Kitaplaştırma hakkı saklı mı?
- İkinci yayımı kim yaptı?
- FSEK istisnaları ayrıca incelendi mi?
Bu liste sözleşme imzalanmadan önce ve yeni baskı/dijital kullanım kararı alınırken tekrar uygulanmalıdır. Her “evet” cevabı belgeyle desteklenmeli; belirsiz kalan maddeler imzadan önce düzeltilmelidir. Böylece TBK m.490 yalnız teorik bilgi olarak kalmaz, dosya yönetiminde uygulanabilir kontrol standardına dönüşür.
13. Derin uygulama analizi
TBK m.490 dosyasında ilk olarak metnin hangi yayın türünde yayımlandığı belirlenmelidir. Günlük gazete, haftalık dergi, akademik süreli yayın veya internet platformu aynı işleyişe sahip değildir. Kanunun kısa yazı ve daha kapsamlı katkı ayrımı, metnin uzunluğu kadar yayın ilişkisinin niteliğiyle birlikte ele alınır. Bu nedenle yayın künyesi ve eserin yayımlandığı bağlam da dosyaya alınmalıdır.
Üç aylık sürenin başlangıcı uygulamada tartışma çıkarabilir. Derginin üzerindeki tarih ile fiilî dağıtım günü farklı olabilir; çevrim içi sürüm basılı nüshadan önce erişime açılmış olabilir. Sözleşmede ilk yayımın hangi an sayılacağı açıkça düzenlenirse sorun azalır; düzenleme yoksa güvenilir yayın kayıtları esas alınır.
Bir yazarın yazısını üç ay sonra kişisel sitesine koyması ile aynı gün başka ücretli dergiye tam metin vermesi ekonomik olarak farklıdır. Sözleşme kişisel arşiv, kurumsal açık erişim, sosyal medya tanıtımı ve ticari yeniden yayını ayrı şartlara bağlayabilir. Böylece genel çerçeve somut yayın modeline uyarlanır.
Üçüncü kişinin yazıyı izinsiz kopyalaması, yazarın sözleşmeye aykırı yeniden yayımı değildir. İlk durumda telif ihlali yapan üçüncü kişi vardır; ikinci durumda eser sahibi kendi tasarrufuyla başka yayına izin vermiş olabilir. Yayıncı internette gördüğü kopyayı otomatik olarak yazara atfetmemelidir.
Metinde birkaç kelime değiştirmek veya başlığı yenilemek aynı eserin yeniden kullanım niteliğini ortadan kaldırmaz. Kapsamlı yeni bölümler, yeni araştırma ve farklı yapı içeren çalışma ise ayrıca değerlendirilir. Salt başlık değişikliği belirleyici değildir; eserin fikrî bütünlüğüne bakılır.
FSEK’teki alıntı veya haber istisnaları ile TBK m.490 farklı hukuki alanlardır. Bir üçüncü kişinin alıntı yapabilmesi, eser sahibinin yayıncıyla yaptığı sözleşmedeki yeniden tasarruf sınırını ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde yazarın yeniden yayın hakkı üçüncü kişilere sınırsız kopyalama izni vermez.
Zarar tartışılırken soyut satış kaybı iddiası yeterli değildir. İlk yayıncının satış ve abonelik verileri, ikinci yayının erişim zamanı ve aynı hedef kitleye hitap edip etmediği incelenmelidir. Telif ihlali nedeniyle farklı talepler varsa bunlar sözleşmeye aykırılıktan ayrı sınıflandırılır.
Tam metnin farklı sitelerde aynen yayımlanması hukuki riskin yanında SEO bakımından da yinelenen içerik sorunu yaratabilir. Eser sahibi yeniden yayın hakkına sahip olsa bile dijital stratejide yeni değer üreten güncellenmiş sürüm tercih edebilir. Ancak SEO tercihi hukuki izin yerine geçmez; önce kullanım yetkisi bulunmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
1. Üç ay tüm eserlerde mi geçerli?
Hayır.
2. Kısa yazı tekrar yayımlanabilir mi?
m.490 özel imkân tanır; metnin kategoriye girmesi gerekir.
3. Üç ay ne zaman başlar?
İlk yayım tarihi esas alınarak belgeyle belirlenir.
4. Kişisel blog yeniden yayım mı?
Tam metnin başka mecrada erişime açılması yeniden kullanımdır.
5. Kaynak göstermek yeterli mi?
Hayır.
6. Başlığı değiştirmek yeterli mi?
Hayır; eserin esasen aynı olup olmadığına bakılır.
7. Kitapta sonra kullanılabilir mi?
Sözleşme ve m.490 sınırlarında mümkündür.
8. Üçüncü kişi izinsiz kopyalarsa?
Bu eser sahibinin kendi tasarrufu değil ayrı telif ihlalidir.
9. İlk yayın tarihi nasıl ispatlanır?
Künye, arşiv ve platform kayıtlarıyla.
10. Sözleşmede ne yazılmalı?
Münhasırlık, mecra ve sonraki kullanım hakları açık yazılmalıdır.
14. Üç aylık süre ve yeniden yayım için örnek kronoloji
TBK m.490 uygulamasında tarihleri somutlaştırmak için ilk yayım kronolojisi hazırlanmalıdır. Örneğin yazı 5 Ocak 2026’da çevrim içi erişime açılmış, basılı dergi 10 Ocak 2026’da dağıtılmış olabilir. Sözleşme çevrim içi yayımı “ilk yayım” olarak tanımlıyorsa süre bu tarihten hesaplanır; tanım yoksa somut yayın ilişkisi ve deliller birlikte değerlendirilir. Kapak üzerinde yalnız “Ocak 2026” yazması, fiilî yayım gününü her durumda tek başına ispatlamaz.
İkinci kullanımın niteliği de kronolojiye eklenmelidir. Kişisel internet sitesinde tam metin, yalnız sosyal medya özeti, kitabın içinde yeniden kullanım veya rakip dergide aynen yayın birbirinden ayrılır. Sözleşme bu kullanım türlerinden bazılarına önceden izin verebilir. Böyle bir izin varsa m.490 değerlendirmesi, tarafların yazılı olarak çizdiği sınır içinde yapılır.
Üç aylık sürenin dolduğuna dayanarak yeniden yayın yapılacaksa ilk yayın tarihini ve sürenin bitişini gösteren kayıtlar saklanmalıdır. Yayıncı sonradan ihlal iddiasında bulunduğunda yazar, yeniden kullanımın hangi tarihte ve hangi hukuki dayanakla yapıldığını belgeleyebilir. Bu yaklaşım hem sözleşme uyuşmazlığını hem dijital içeriklerin tarihinin sonradan değiştirilmesi riskini azaltır.
Sonuç
TBK m.490, yeniden yayım konusunda eser türü ve süreli yayın niteliğine göre özel denge kurar. Üç aylık süre her eser için genel kural değildir. İlk yayım tarihi, münhasırlık, kişisel arşiv ve kitaplaştırma hakları sözleşmede açık düzenlenmelidir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Bu içerik 22 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve konuya göre 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu dikkate alınarak hazırlanmıştır. Doğrulanmamış yargı kararı numarası kullanılmamıştır. Mevzuat değişikliklerinde Resmî Mevzuat Bilgi Sistemi esas alınır.
Yazar: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi 3/14, Akdeniz/Mersin.
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
