B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Hısımlık Derecesi Nasıl Hesaplanır? Kan, Kayın ve Kuzen Tablosu

Kan hısımlığının derecesi, iki kişiyi birbirine bağlayan doğumların sayısıdır. Türk Medeni Kanunu m.17 gereğince anne, baba ve çocuk birinci; kardeş, büyükanne, büyükbaba ve torun ikinci; amca, dayı, hala, teyze ve yeğen üçüncü; bu kişilerin çocukları olan kuzenler dördüncü derece kan hısmıdır. TMK m.18’e göre eşin kan hısımlarıyla aynı tür ve derecede kayın hısımlığı kurulur. Eşin kendisi bu cetvele “birinci derece kan hısmı” olarak yazılmaz. Derece hesabı ile evlenme yasağı, mirasçılık sırası veya tanıklıktan çekinme sonucu da aynı soru değildir; her sonuç kendi kanun hükmüyle belirlenir.

Kan ve kayın hısımlığında soy çizgisinden derece hesabı ve özel kanun sonucuna geçiş şeması.
Kardeş ikinci, kuzen dördüncü derece kan hısmıdır.

Derece hesabında kişiler mi, doğum bağlantıları mı sayılır?

TMK m.17, kan hısımlığının hesabında iki kişiyi birbirine bağlayan doğum sayısını esas alır. Hesaba kişinin kendisini bir derece olarak eklemek doğru değildir. Anne ile çocuk arasındaki tek doğum bağlantısı birinci dereceyi oluşturur. Anne, çocuk ve torunun yer aldığı üç kişilik çizgide anne ile torun arasındaki iki doğum bağlantısı ise ikinci dereceyi verir.

Hesap iki aşamada yapılır. Önce kişilerden birinin diğerinden gelip gelmediği belirlenir. Geliyorsa aradaki doğumlar doğrudan sayılır. Biri diğerinden gelmiyorsa ortak köke çıkılır ve diğer kişiye inen doğum bağlantıları eklenir. Böylece aynı aileden iki kişinin derecesi, günlük hayatta birbirine ne kadar yakın olduğu üzerinden değil soybağı üzerinden bulunur.

Yaş farkı, aynı evde yaşama, aynı soyadını taşıma veya uzun yıllardır görüşmeme dereceyi değiştirmez. Aile içinde birine anne, baba, ağabey ya da teyze diye hitap edilmesi de tek başına hukuki hısımlık kurmaz. Doğumla ve kanunun tanıdığı soybağı işlemleriyle oluşan ilişki belirlenmelidir. Derece hesabı ancak bu ilişkinin iki ucundaki kişiler açıkça gösterildiğinde anlamlıdır; “aileye ikinci derece yakın” biçimindeki belirsiz anlatım yeterli olmaz.

Üstsoy ve altsoy hangi kişileri kapsar?

TMK m.17/2’ye göre biri diğerinden gelen kişiler arasında üstsoy ve altsoy hısımlığı vardır. Anne, baba, büyükanne, büyükbaba ve daha önceki doğrudan atalar üstsoydur. Çocuk, torun ve devamındaki doğrudan soy altsoydur. Üstsoy veya altsoy sözcüğü tek başına birinci derece anlamına gelmez; aynı çizgi üzerinde ikinci, üçüncü ve daha uzak dereceler bulunur.

Bir kanun hükmü yalnız “üstsoy ve altsoy” diyorsa, yanına ayrıca derece sınırı getirilip getirilmediği okunmalıdır. İfadede bulunmayan bir üçüncü derece sınırını kendiliğinden eklemek doğru değildir. Buna karşılık hüküm belli dereceyi açıkça belirtiyorsa kapsam o sınıra göre hesaplanır. Tür ve derece ayrı bilgiler olduğu için resmî başvuruda ikisinin birlikte gösterilmesi gerekir.

Büyükanneyle kardeşin her ikisinin de ikinci derece olması, hukuki konumlarının aynı olduğu anlamına gelmez. Büyükanne üstsoy; kardeş yansoy hısmıdır. Bu ayrım mirasçılıkta, evlenme yasağında ve bazı usul hükümlerinde sonucu değiştirir. Aynı dereceye sahip bütün kişileri tek gruba koymak, kanunun tür bakımından yaptığı ayrımı ortadan kaldırır. Sağlıklı bir soy çizelgesinde önce üstsoy-altsoy veya yansoy türü, sonra derece yazılır.

Kardeş, amca, yeğen ve kuzenin derecesi nasıl bulunur?

Yansoy hısımlığında kişiler birbirinden gelmez; ortak bir kökten gelir. Kardeşlerin ortak anne veya babaya bağlantısı birer doğumdur. İki bağlantının toplamı nedeniyle kardeşler ikinci derece kan hısmıdır. “En yakın akrabam kardeşim” ifadesi bu hukuki sayımı birinci dereceye indirmez. Ortak anne ve baba bulunması da aynı bağlantının iki kez sayılmasını gerektirmez.

Amca, dayı, hala veya teyze ile yeğen arasındaki hatta üç doğum bağlantısı vardır. Yeğenden anne veya babasına bir, oradan ortak büyükanne veya büyükbabaya bir, ortak kökten amca, dayı, hala veya teyzeye bir bağlantı kurulur. Bu ilişki üçüncü derece yansoy hısımlığıdır. Kardeşin torununa uzanan ilişki ise bir doğum daha eklenmesiyle dördüncü derece olur.

Kuzenlerde her kişi ortak büyükanne veya büyükbabaya iki doğumla bağlanır; toplam dört doğum bulunduğundan derece dörttür. Günlük kullanımda söylenen “birinci kuzen” ifadesi, TMK bakımından birinci derece hısımlık anlamına gelmez. Hukuki dilekçede kuzenin tam bağlantısı gösterilmelidir: amca çocuğu, dayı çocuğu, hala çocuğu veya teyze çocuğu. Bu açıklama, soy çizgisinin hangi ortak kökten geçtiğini ve derece hesabının neden dört olduğunu görünür kılar.

Kan hısımlığında temel derece tablosu

Aşağıdaki tablo TMK m.17’nin doğum sayısı kuralının uygulanmasıdır. Tablonun amacı bütün hukuk alanları için hak veya yasak listesi çıkarmak değil, ilişkinin türünü ve derecesini doğru adlandırmaktır. Aynı dereceyi taşıyan üstsoy, altsoy ve yansoy kişiler, ilgili özel hükümde farklı sonuçlara bağlanabilir.

İlişkiHısımlığın türüDerece
Anne veya babaÜstsoy kan hısımlığı1
ÇocukAltsoy kan hısımlığı1
Büyükanne veya büyükbabaÜstsoy kan hısımlığı2
TorunAltsoy kan hısımlığı2
KardeşYansoy kan hısımlığı2
Amca, dayı, hala veya teyzeYansoy kan hısımlığı3
Yeğen, yani kardeşin çocuğuYansoy kan hısımlığı3
Kuzen, yani amca/dayı/hala/teyze çocuğuYansoy kan hısımlığı4
Kardeşin torunuYansoy kan hısımlığı4

Anne tarafından ve baba tarafından gelen akrabalık aynı doğum sayısı yöntemiyle hesaplanır. Dayı ile amca, teyze ile hala bu açıdan aynı derecededir. İsimlerin farklı olması, hukuki derecede ayrıcalık veya daha yakın bir konum yaratmaz. “Dahil” sözcüğü de önem taşır: üçüncü derece dahil ifadesi, üçüncü derecenin kapsamın içinde olduğunu gösterir. Dördüncü derece kuzeni, yalnız akraba olduğu için bu sınıra dahil etmek mümkün değildir.

Anne bir, baba bir ve üvey kardeşlik aynı mıdır?

Yalnız annenin veya yalnız babanın ortak olması, kardeşler arasında kan hısımlığı bulunmasına yeterlidir. Ortak ebeveyne iki doğum bağlantısıyla ulaşıldığından anne bir ve baba bir kardeşler de ikinci derece yansoy kan hısmıdır. “Yarım kardeş” ifadesi hısımlık derecesini yarıya indiren veya üçüncü dereceye yükselten bir hukuki kategori değildir.

Buna karşılık anne ve babası ortak olmayan iki çocuğun ebeveynlerinin evlenmesi, çocuklar arasında kendiliğinden kan hısımlığı kurmaz. Bu kişiler günlük dilde üvey kardeş diye adlandırılsa da TMK m.17 hesabında ortak kök bulunmalıdır. Evlilik yoluyla kayın hısımlığı da eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları arasında kurulur; iki eşin çocuklarını sırf bu evlilik nedeniyle birbirinin kayın hısmı yapan genel bir kural değildir.

TMK m.282, çocuk ile anne arasındaki soybağının doğumla; baba arasındaki soybağının evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulduğunu düzenler. Soybağının hukuken kurulması veya buna ilişkin uyuşmazlık, derece hesabından önce çözülmesi gereken ayrı sorundur. Nüfus kaydında farklı soyadı bulunması tek başına kardeşliği ortadan kaldırmaz. Aynı soyadı bulunması da tek başına ortak anne veya baba ilişkisini kanıtlamaz.

Kayınvalide, kayınbirader, gelin ve damat kaçıncı derecedir?

TMK m.18 gereğince eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları arasında aynı tür ve dereceden kayın hısımlığı oluşur. Eşin annesi ve babası birinci derece üstsoy kayın hısmıdır. Eşin kardeşi ikinci derece yansoy kayın hısmıdır. Eşin amcası, dayısı, halası, teyzesi ve yeğeni üçüncü; eşin kuzeni dördüncü derece kayın hısmıdır.

Evliliğin kendisi ayrıca bir doğum sayılmadığından kayın hısımlığında dereceye bir eklenmez. Eşin kardeşiyle ilişkinin üçüncü derece olduğunu söylemek bu nedenle yanlıştır. Esas alınan, eş ile onun kan hısmı arasındaki derecedir. Aynı yöntemle kişinin çocuğunun eşi, birinci derece kayın hısmıdır. Gelin ve damat ifadeleri, ilgili kişinin hangi eşin altsoyuyla evli olduğu gösterilerek hukuki ilişkiye çevrilir.

Kayın hısımlığı her aile bağlantısını zincirleme biçimde genişletmez. Eşin kayın hısmı olan herkes, diğer eşin de kayın hısmı olmaz. İki kardeşin eşleri arasındaki elti ilişkisi veya iki kız kardeşin eşleri arasındaki bacanak ilişkisi, sırf bu evlilikler nedeniyle TMK m.18 kapsamında karşılıklı kayın hısımlığı kurmaz. Aile içindeki sosyal adlandırma ile kanunun aradığı eş-kan hısmı bağlantısı ayrı tutulmalıdır.

Eşin önceki ilişkisinden olan çocuğu, diğer eş bakımından birinci derece altsoy kayın hısmıdır. Buna karşılık eşlerin ortak çocuğuyla her ebeveyn arasındaki bağ doğrudan kan hısımlığıdır. Aynı aile içinde yaşayan bütün çocukları tek bir kayın hısımlığı satırına yazmak bu farkı siler. Ayrıca ebeveynin yeniden evlenmesi, çocuğun kendi anne veya babasıyla olan kan hısımlığının derecesini değiştirmez. Yeni eşle kurulan kayın bağı, mevcut soybağının yerine geçen bir ilişki değildir. Evlat edinme kararı bulunuyorsa onun özel sonuçları ayrıca değerlendirilir.

Eş birinci derece akraba mıdır; boşanınca kayın hısımlığı biter mi?

Eşler arasındaki hukuki bağ evlilik bağıdır. TMK m.17’deki doğum sayısına dayalı kan hısımlığı veya m.18’deki eşin kan hısımlarıyla kurulan kayın hısımlığı olarak sayılmaz. Bu nedenle bir formun “eş veya birinci derece yakın” demesiyle “birinci derece kan hısmı” demesi aynı kapsamı oluşturmaz. Bu nedenle eşe ilişkin sonuç için ilgili kanunun eşi ayrıca kapsayıp kapsamadığı kontrol edilir.

TMK m.18/2, kayın hısımlığının kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmayacağını açıkça düzenler. Boşanma veya eşin ölümü, kurulmuş kayın hısımlığını silmez. Bununla birlikte hısımlık bağının sürmesi, eski eşin bütün eş haklarının da sürdüğü anlamına gelmez. Sağ kalan eş sıfatına bağlı miras hakkı veya evlilik birliği içindeki yükümlülükler kendi hükümlerine tabidir.

Yeni bir evlilik yapılması da önceki evlilikten doğan kayın hısımlığını kendiliğinden yok etmez. Buna karşılık önceki eşle evlilik sona erdikten sonra, yalnız onun sonradan kurduğu yeni aile ilişkilerinden hareketle sınırsız yeni kayın hısımlığı üretilemez. İnceleme, hısımlığı kuran evlilik ile ilgili kan hısımlığı bağlantısı üzerinden yapılmalıdır. Hukuki sonuç bakımından özel madde eş, eski eş ve kayın hısmını ayrı ayrı düzenliyorsa bu kelimeler birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

Evlat edinme bağı doğum sayısıyla mı hesaplanır?

Evlat edinme, TMK m.282’de ayrıca sayılan soybağı kurma yoludur. Ancak bu bağın bütün sonuçlarını biyolojik kan hısımlığındaki doğum sayısı hesabına bırakmak doğru değildir. Kanun evlat edinen ve evlatlık için belirli alanlarda özel hükümler koyar. TMK m.314, ana ve babaya ait hak ve yükümlülüklerin evlat edinene geçmesini düzenler; nüfus kaydı ve soyadı işlemleri de ayrıca belirlenmiştir.

Mirasçılıkta TMK m.500, evlatlık ile altsoyunun evlat edinene kan hısmı gibi mirasçı olacağını, evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığının da devam edeceğini belirtir. Buna karşılık evlat edinen ve hısımları evlatlığa yasal mirasçı olmaz. Bu karşılıklı olmayan özel düzen, “her bakımdan birinci derece kan hısmı oldu” cümlesinin neden yeterli olmadığını gösterir.

Evlenme yasağında TMK m.129/3, tanıklıktan çekinmede HMK m.248 ve CMK m.45, hâkimin yasaklılığında HMK m.34 evlatlık ilişkisini ayrıca ele alır. Bir kurum formunda evlat edinme ilişkisinin hangi kapsama girdiği sorulduğunda, yalnız soyadına veya genel derece tablosuna bakılmaz. İlgili hakkı veya yasağı düzenleyen hükmün evlatlığı nasıl tanımladığına bakılır. Koruyucu aile ilişkisi de evlat edinmeyle özdeş değildir; özel düzenlemenin açık kapsamı esas alınır.

Hısımlık derecesi ile mirasçılık zümresi neden aynı değildir?

Miras paylaşımı, yalnız en küçük hısımlık derecesini seçerek yapılmaz. TMK m.495–497, altsoy, anne-baba ve onların altsoyu, büyükanne-büyükbaba ve onların altsoyu üzerinden mirasçılık düzeni kurar. Aynı ikinci derecede bulunan torun ile kardeşin farklı soy çizgilerinde olması, mirasçılıkta farklı sonuç doğurur. Bu nedenle ikinci derece yakınların hepsinin aynı anda ve aynı payla mirasçı olduğu söylenemez.

TMK m.495’te mirasbırakandan önce ölen çocuğun yerine her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyu geçer. Torunun mirasçı olabilmesi, yalnız “ikinci derece akraba” olmasına dayanmaz; mirasçılık çizgisindeki konumu ve halefiyet şartları belirlenir. Anne ve baba zümresi ile sonraki zümreye geçişin de kanunda ayrı şartları vardır. Derece cetveli bu incelemenin girdisidir; mirasçılık belgesinin yerine geçmez.

Eş ise kan hısmı olmadığı hâlde TMK m.499 gereğince yasal mirasçı olabilir. Bu açık düzenleme, mirasçılığın yalnız kan hısımlığı derecesinden çıkmadığını gösterir. Kayınvalide, kayınpeder, gelin veya damat ise sırf kayın hısımlığı nedeniyle birbirlerinin yasal mirasçısı olmaz. Ölüme bağlı tasarrufla sağlanan hak başka hukuki temeldir. Miras hesabında sırasıyla soybağı, ölüm sırası, sağ kalan eş ve kanunun zümre kuralları değerlendirilir.

Evlenme yasağında yalnız derece sayısı yeterli mi?

TMK m.129 kan hısımlığında üstsoy-altsoy, kardeşler ve amca, dayı, hala, teyze ile yeğen ilişkisini yasak kapsamına alır. Üstsoy-altsoy bakımından yalnız ilk üç dereceyle sınırlı bir yasak yoktur. Kayın hısımlığında ise eşlerden biri ile diğerinin üstsoy veya altsoyu arasındaki yasak, hısımlığı doğuran evlilik sona erse de devam eder. Kanun bütün kayın hısımlarına tek ve aynı yasak koymamıştır.

Bu nedenle derece tablosu kullanılırken ilişkinin yönü korunmalıdır. Üçüncü derece üstsoy ile üçüncü derece yansoy aynı çizgi değildir; ilgili hüküm her ikisini hangi nedenle kapsadığını ayrıca gösterir. Dördüncü derece kuzenin konumu da, m.129’da sayılan amca veya teyze ile yeğen ilişkisinden farklıdır. Ayrıntılı şartlar evlenme engelleri yazısında açıklanmıştır.

Derecenin doğru bulunması, tek başına bütün evlenme şartlarının tamam olduğu anlamına gelmez. Soybağı ve evlat edinme ilişkisi, mevcut evlilik ve kanundaki diğer şartlar ayrı incelenir. Buradaki derece hesabının işlevi, belirli kişilerin m.129’daki hısımlık kategorisine girip girmediğini göstermektir. Bir izin veya raporla kan hısımlığının sayısı değiştirilemez; olası kayıt yanlışlığı ise yetkili mercide hukuken düzeltilmelidir.

Mahkemede üçüncü derece sınırı her kanunda aynı mı?

Hukuk yargılamasında HMK m.248, tanıklıktan çekinme bakımından üçüncü derece dahil kan ve kayın hısımlarını sayar; kişinin veya eşinin üstsoy ve altsoyu ayrıca düzenlenmiştir. Ceza yargılamasında CMK m.45 ise üçüncü derece dahil kan, ikinci derece dahil kayın hısımlarını sayar; üstsoy-altsoy bağı yine ayrı bentte yer alır. Dolayısıyla hukuk davasındaki kayın hısımlığı sınırı ceza dosyasına aynen taşınamaz.

Üçüncü derece sınırı nedeniyle amca, dayı, hala, teyze ve yeğenin doğru sayılması önemlidir. Kuzen dördüncü derece olduğundan salt bu yakınlıkla üçüncü derece kapsamında kabul edilmez. Çekinme hakkının diğer sebepleri ve HMK m.251’deki istisnalar ayrıca incelenir. Akrabalık bulunması, tanığın her durumda susabilmesi veya beyanının kendiliğinden geçersiz olması anlamına gelmez. Usul ayrıntıları tanıklıktan çekinme rehberinde yer alır.

Hâkimin konumunda da derece hesabı somut sonuç doğurur. HMK m.34, üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlarının davasında yasaklılık düzenler; eş, üstsoy-altsoy ve evlatlık bağı ayrıca sayılmıştır. HMK m.36 ise dördüncü derece dahil yansoy hısımlarına ait davayı ret sebepleri arasında gösterir. Kuzen bakımından ikinci hükmün değerlendirilmesi, onu üçüncü derece saymayı gerektirmez; kanun farklı dereceye farklı usul sonucu bağlamıştır.

Bir başvuruda hısımlık nasıl açık ve denetlenebilir gösterilir?

Başvuruda önce ilişkisi sorulan iki kişi belirtilir. Ardından doğrudan soy çizgisi veya ortak kök gösterilir. Kan hısımlığında her doğum bağlantısı, kayın hısımlığında ise hısımlığı kuran eş ve o eşin kan bağı belirlenir. Sonuç yalnız “üçüncü derece yakını” şeklinde değil, “üçüncü derece yansoy kan hısmı olan yeğeni” gibi tür ve dereceyi birlikte içeren biçimde yazılır.

Nüfus kayıtları, doğum ve evlenme bağlantılarının hukuki dayanağını gösterir. TMK m.7 uyarınca resmî sicil ve senetler belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur; içeriklerinin yanlışlığı ise kanunun öngördüğü usulde ileri sürülebilir. Soybağı veya kayıt uyuşmazlığı varsa, derece tablosu çıkararak bu uyuşmazlık aşılmış olmaz. Belgenin gösterdiği kişiler ve ilişkiler gerçek iddiayla karşılaştırılmalıdır.

Son aşamada ilgili kanunun kapsam sözcükleri aynen belirlenir: kan hısmı mı, kayın hısmı mı, eş mi, üstsoy-altsoy mu, belirli derece dahil mi? Bir düzenlemenin belirli bir hak için tanıdığı yakınlık listesi, başka kurumun işlemine otomatik taşınmaz. Doğum sayısı hesabı aynı kalır; hak, yasak veya yetki sonucu özel hükme göre değişir. Böylece hukuki derece ile başvurunun amacı arasındaki bağlantı açık biçimde kurulmuş olur.

Sık sorulan sorular

Kardeş birinci derece akraba mıdır?

TMK m.17’ye göre kardeş ikinci derece yansoy kan hısmıdır. Kardeşten ortak anne veya babaya bir, oradan diğer kardeşe bir doğum bağlantısı vardır. Kişisel yakınlık veya aynı evde yaşama bu sayımı değiştirmez; aile içindeki “en yakın” ifadesi hukuki dereceyle aynı değildir.

Kuzen kaçıncı derece kan hısmıdır?

Amca, dayı, hala veya teyze çocuğu dördüncü derece yansoy kan hısmıdır. İki kuzen ortak büyükanne veya büyükbabaya ikişer doğumla bağlanır. Günlük dildeki “birinci kuzen” ifadesi birinci derece hısımlık değildir; kanuni hesap doğum bağlantılarının toplamına göre yapılır.

Anne bir kardeş ile baba bir kardeşin derecesi farklı mı?

Hayır. Ortak anne veya ortak baba bulunması, her iki durumda da iki doğum bağlantısıyla kardeşlik kurar. İlişki ikinci derece yansoy kan hısımlığıdır. Ortak ebeveynin yalnız bir kişi olması dereceyi artırmaz veya azaltmaz; hukuki soybağının varlığı esas alınır.

Eşin kardeşi üçüncü derece kayın hısmı mı?

Hayır. Eşin kardeşi, eşe ikinci derece kan hısmı olduğu için TMK m.18 gereğince diğer eşe ikinci derece kayın hısmıdır. Evlilik ayrıca bir doğum sayılmaz ve dereceye bir eklenmez. Kayın hısımlığı, eşin kan bağındaki tür ve dereceyi izler.

Kayınvalide ve kayınpeder kaçıncı derecedir?

Eşin annesi ve babası birinci derece üstsoy kayın hısmıdır. TMK m.18, eşin kan hısımlarıyla aynı tür ve derecede ilişki kurar. Bu bağın varlığı, her hukuk alanında aynı hak veya borcu doğurmaz; ilgili özel hükmün kapsamı ayrıca kontrol edilir.

Gelin veya damat ile kayınvalide arasında kan hısımlığı var mı?

Sırf evlilik nedeniyle kurulan ilişki kan hısımlığı değil birinci derece kayın hısımlığıdır. Kan hısımlığında doğum bağlantısı aranır; kayın hısımlığında eş ile diğer eşin kan hısımları arasındaki ilişki esas alınır. Başvuruda bu iki türün birbirinin yerine yazılması kapsam hatası yaratır.

Boşanma eski eşin ailesiyle kayın hısımlığını bitirir mi?

TMK m.18/2 gereğince kayın hısımlığı, kendisini doğuran evlilik sona erince ortadan kalkmaz. Ancak hısımlığın sürmesi bütün eş haklarının sürdüğü anlamına gelmez. Mirasçılık, evlenme yasağı ve tanıklık gibi sonuçlar, ilgili kanunda eski eş ve kayın hısım için öngörülen ayrı kurallara tabidir.

Bacanaklar veya eltiler birbirinin kayın hısmı sayılır mı?

Bu sosyal yakınlık tek başına TMK m.18 anlamında karşılıklı kayın hısımlığı kurmaz. Kanun, eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları arasındaki bağı düzenler. Eşin kayın hısmı olan kişinin diğer eşe de otomatik kayın hısmı olması şeklinde sınırsız zincir kurulmaz.

İkinci derece akrabalar mirası aynı oranda mı alır?

Hayır. Mirasçılık TMK m.495–500’deki zümre, halefiyet, eş ve evlatlık kurallarıyla belirlenir. Torun, kardeş ve büyükanne aynı hısımlık derecesinde olsa da aynı soy çizgisinde değildir. Derece cetveli miras payını tek başına belirlemez ve mirasçılık belgesinin yerine geçmez.

Hukuk ve ceza davalarında kayın hısımlığı sınırı aynı mı?

Tanıklıktan çekinmede aynı değildir. HMK m.248 üçüncü derece dahil kayın hısımlarını; CMK m.45 ikinci derece dahil kayın hısımlarını sayar. Üstsoy-altsoy ilişkisi her iki düzenlemede ayrıca ele alınır. Derece doğru hesaplansa bile uygulanacak usul kanunu ve istisnaları ayrıca belirlenmelidir.

Başvuru ve dosya hazırlığı

Hısımlığa bağlı bir işlemde soy çizgisi, evlilik ve evlat edinme kayıtları ile başvurunun dayandığı özel hüküm birlikte incelenir. Bakırcı Hukuk Bürosu, Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetiminde derece hesabını miras, aile ve yargılama işleminin gerçek amacıyla ilişkilendirir. İstanbul ve Mersin ofisleri hakkında bilgi için iletişim sayfası kullanılabilir.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.

İlgili hukuk rehberleri

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp