B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İhtiyati Tedbir Nedeniyle Alacak Tahsil Edilemezse Değer Kaybı İstenebilir mi? AYM 2020/26130 (2026)

Kısa ve net cevap: Anayasa Mahkemesi, B. No: 2020/26130 sayılı başvuruda icra takibine konu alacağın ihtiyati tedbir kararı nedeniyle tahsil edilememesi ve bu süreçte değer kaybına uğraması yönünden Anayasa m.35 kapsamındaki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. HMK m.389 uyarınca ihtiyati tedbir, hakkın elde edilmesini zorlaştıracak veya ciddi zarar doğuracak durumlarda geçici koruma sağlar; fakat tedbirin uygulanması başka kişinin kesinleşmiş veya güçlü biçimde mevcut malvarlığı alacağını uzun süre reel olarak eriten ölçüsüz bir sonuca dönüştürülemez. İcra dosyasındaki bekleme süresi, tedbirin kapsamı, kaldırılma tarihi, faiz ve fiilî ödeme birlikte değerlendirilmelidir.

AYM 2020/26130 Kararının Önemi

Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli Bölüm sonuçlarında B. No: 2020/26130 sayılı başvurunun konusu, icra takibine konu alacağın ihtiyati tedbir nedeniyle tahsil edilememesi ve alacağın değer kaybına uğraması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıdır. Mahkeme, somut başvuruda mülkiyet hakkı yönünden ihlal sonucuna ulaşmıştır.

Bu karar, ihtiyati tedbir kararlarının hukuken geçersiz olduğu veya tedbir konulan her alacağın mutlaka ek tazminat doğuracağı anlamına gelmez. İhtiyati tedbir medeni yargılamanın kanuni geçici hukuki koruma aracıdır. Anayasal sorun, tedbirin kapsamı ve süresi nedeniyle kişiye yüklenen ekonomik külfetin ölçüsüz hâle gelmesidir.

Para alacağı söz konusu olduğunda nominal rakamın aynı kalması, malvarlığı değerinin gerçekten korunduğu anlamına gelmez. Özellikle yüksek enflasyon döneminde uzun yıllar kullanılamayan bir para alacağı, sonradan aynı nominal rakamla ödenirse ciddi satın alma gücü kaybına uğrayabilir.

AYM’nin mülkiyet hakkı yaklaşımı bu ekonomik gerçeği dikkate alır. Kamu makamlarının verdiği ve uyguladığı tedbir kararı yüzünden alacağın tahsili uzun süre engellenmişse, alacaklıya yüklenen külfetin adil dengeyi bozup bozmadığı ayrıca incelenir.

HMK m.389 İhtiyati Tedbiri Nasıl Düzenler?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389’a göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya tamamen imkânsız hâle geleceğinden ya da gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

Tedbirin amacı nihai hükmün etkisiz kalmasını önlemektir. Mahkeme geçici koruma sağlar; uyuşmazlığın esasını tedbir aşamasında kesin olarak çözmez. Bu nedenle tedbir kararıyla taraflardan birine nihai dava sonucu elde edeceğinden daha ağır ve süresiz bir yük yüklenmemelidir.

HMK m.390 tedbir talebinin usulünü ve yaklaşık ispatı; m.391 tedbir kararının içeriğini; m.392 teminatı; m.394 karşı tarafın itirazını; m.395 tedbir karşılığında teminat gösterilmesini; m.396 ise durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin değiştirilmesini veya kaldırılmasını düzenler.

İcra dosyasındaki para veya tahsil işlemi hakkında verilen tedbir, mahkemenin kararında belirtilen kapsamla sınırlı uygulanmalıdır. Tedbir yalnız belirli tutarın ödenmesini engelliyorsa icra müdürlüğünün bundan daha geniş bir bloke uygulaması ayrıca hukuka uygunluk sorunu doğurabilir.

Para Alacağı Neden Mülkiyet Hakkı Kapsamına Girer?

Anayasa m.35 herkesin mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğunu düzenler. Mülkiyet hakkı yalnız ev, arsa veya araç gibi fiziksel malları kapsamaz. Hukuken mevcut, yeterince belirli ve ekonomik değere sahip alacaklar da belirli koşullarda mülkiyet hakkının korumasından yararlanır.

İlama veya icra takibine dayanan bir alacak, alacaklının malvarlığının parçasıdır. Borçlunun itirazı, menfi tespit davası veya başka bir hukuki süreç alacağın tahsilini etkileyebilir; fakat bu süreçlerin kamu makamlarınca yürütülme biçimi alacağın ekonomik değerini gereksiz biçimde ortadan kaldıramaz.

AYM 2020/26130 kararının önemi, ihtiyati tedbir nedeniyle kullanılamayan alacağın da ekonomik değer kaybı bakımından Anayasa m.35 kapsamında değerlendirilebileceğini göstermesidir.

İhtiyati Tedbir İcra Takibini Nasıl Etkiler?

Tedbir kararının etkisi kararın hüküm kısmına göre belirlenir. Mahkeme, belirli icra işlemlerinin durdurulmasına, dosyadaki paranın alacaklıya ödenmemesine veya başka bir koruyucu önleme karar verebilir. İcra müdürlüğü tedbir kararını aynen uygulamakla yükümlüdür.

Tedbir icra takibinin tümden durması sonucunu doğuruyorsa haciz, satış veya ödeme işlemleri kararın kapsamına göre bekleyebilir. Yalnız ödeme yasağı varsa tahsil edilen para icra hesabında durabilir. Bu nedenle “tedbir vardı” demek tek başına hangi işlemin neden yapılamadığını açıklamaz.

Alacaklı, tedbir kararını veren mahkemenin dosyasını ve icra müdürlüğündeki uygulama kararını birlikte incelemelidir. Tedbirin hangi tarihte verildiği, icra müdürlüğüne ne zaman ulaştığı, hangi tutara uygulandığı ve ne zaman kaldırıldığı kronolojik olarak belirlenmelidir.

İcra hesabında bekleyen paranın değer kaybına ilişkin ayrı güncel analizimiz için İcra Veznesindeki Satış Bedeli Değer Kaybı – AYM 2020/16759 yazımıza bakılabilir. Orada mesele icra veznesindeki satış bedelidir; burada ise beklemenin temel nedeni ihtiyati tedbirdir.

Alacakta Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?

Değer kaybı, alacağın nominal rakamının azalması değil, satın alma gücünün düşmesidir. Örneğin belirli tarihte tahsil edilmesi mümkün olan bir tutar yıllarca tedbir nedeniyle kullanılamazsa, sonradan aynı tutarın ödenmesi ekonomik olarak eşdeğer olmayabilir.

Hesaplamada alacağın hukuken tahsil edilebilir hâle geldiği tarih, tedbir başlangıcı, tedbirin sona erdiği tarih, fiilî ödeme tarihi, işleyen faiz, varsa icra dosyasındaki nema veya diğer getiriler ile ekonomik göstergeler birlikte değerlendirilir.

Anayasal değer kaybı incelemesi her dosyada aynı matematik formülüne bağlı değildir. AYM, kişiye aşırı külfet yüklenip yüklenmediğini değerlendirir. Olağan mahkeme ise uygulanacak faiz, tazminat ve hesap yöntemini ilgili maddi hukuk hükümlerine göre belirler.

Faiz ile Değer Kaybı Aynı Şey midir?

Hayır. Faiz, para borcuna kanun veya sözleşme gereği belirli oran üzerinden eklenen tutardır. Değer kaybı ise paranın zaman içinde reel satın alma gücündeki azalmayı ifade eder. Faiz oranı ekonomik değer kaybını tamamen karşılayabilir, kısmen karşılayabilir veya bazı dönemlerde karşılamayabilir.

Alacakta yasal veya temerrüt faizi işletilmiş olması, anayasal incelemede otomatik olarak bütün ekonomik kaybın giderildiği anlamına gelmez. Buna karşılık faiz ve diğer getiriler, reel kayıp hesabında mutlaka dikkate alınır.

Talep hazırlanırken ana para, faiz ve ileri sürülen ek değer kaybı birbirine karıştırılmamalıdır. Hangi döneme hangi faizin uygulandığı ve bunun hangi hukuki dayanağa bağlı olduğu açıkça gösterilmelidir.

Tedbir Devam Ederken Alacaklı Ne Yapabilir?

Alacaklı ilk olarak tedbir kararının kendisine tebliğini ve gerekçeli örneğini temin etmelidir. Karara karşı HMK m.394 kapsamındaki itiraz şartları varsa süresinde itiraz edilebilir. Tedbir kararının yokluğunda verilen kararlar bakımından itiraz süreleri özellikle dikkatle takip edilmelidir.

İkinci olarak tedbirin kapsamının daraltılması mümkün olabilir. Örneğin uyuşmazlık yalnız alacağın bir kısmına ilişkinse tüm icra dosyasının bloke edilmesi yerine çekişmeli miktarla sınırlı koruma talep edilebilir. HMK m.395 ve m.396 hükümleri teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi ile koşullar değiştiğinde kaldırılmasına ilişkin mekanizmalar içerir.

Üçüncü olarak, dava sonuçlandığında tedbirin devam etmesinin hukuki sebebi kalıp kalmadığı kontrol edilmelidir. Nihai karar kesinleşmiş veya tedbirin dayandığı risk ortadan kalkmışsa kaldırma talebi geciktirilmemelidir.

İhtiyati Tedbir Ne Zaman Kaldırılabilir veya Değiştirilebilir?

HMK m.396, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesini veya kaldırılmasını düzenler. Tedbir verildiği anda mevcut olan risk sonradan ortadan kalkmışsa aynı ağır korumaya devam edilmesi gerekmeyebilir.

Ayrıca HMK m.395 kapsamında lehine tedbir verilen tarafın hakkını koruyacak nitelikte uygun teminat gösterilmesiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması değerlendirilebilir. Mahkeme somut uyuşmazlığın niteliğine göre karar verir.

Tedbir, geçici hukuki korumadır; süresiz bir mülkiyet yoksunluğu aracı değildir. Dosyanın uzun yıllar sürmesi hâlinde mahkemenin tedbirin güncel gerekliliğini ve taraflar üzerindeki ekonomik etkisini gözden geçirmesi ölçülülük bakımından önem kazanır.

Değer Kaybı İddiası İçin Hangi Belgeler Gerekir?

Dosyada şu belgelerin tarih sırasıyla saklanması yararlıdır:

  • icra takip talebi ve ödeme emri,
  • borçlunun itiraz veya dava evrakı,
  • ihtiyati tedbir kararının tam metni,
  • tedbirin icra müdürlüğüne ulaştığı tarih,
  • icra müdürlüğünün tedbire dayanarak verdiği kararlar,
  • dosyaya giren tahsilatların tarih ve tutarı,
  • tedbirin değiştirilmesi/kaldırılması talepleri,
  • tedbirin kaldırıldığı tarih,
  • fiilî ödeme tarih ve tutarı,
  • işleyen faiz veya nema hesapları.

Bu kronoloji olmadan değer kaybının hangi kamu işlemi veya hangi taraf davranışından kaynaklandığını belirlemek güçleşir. AYM incelemesinde de başvurucunun olağan hukuk yollarında ihlal iddiasını somut biçimde ileri sürmüş olması önemlidir.

İhtiyati Tedbir Haksız Çıkarsa Tazminat İstenebilir mi?

HMK m.399, lehine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır veya tedbir kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılırsa, haksız tedbir nedeniyle uğranılan zararın tazmini için özel bir sorumluluk düzenler. Kanundaki şartlar ve zamanaşımı ayrıca uygulanır.

Bu tazminat yolu ile AYM’nin mülkiyet hakkı kapsamında incelediği değer kaybı aynı hukuki kurum değildir. Haksız ihtiyati tedbir tazminatı özel hukuk sorumluluğuna, bireysel başvuru ise kamu makamlarının temel hak yükümlülüğüne dayanır.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Tedbir kararının hüküm kısmını okumadan tüm icranın durduğunu varsaymak: Etki, kararın kapsamına göre belirlenir.
  2. İtiraz süresini kaçırmak: HMK m.394’teki usul ve süreler somut tebliğe göre takip edilmelidir.
  3. Tedbir koşulları değiştiği hâlde kaldırma istememek: HMK m.396 güncel koşullara göre değişiklik imkânı verir.
  4. Ana para ödendiğinde bütün zarar giderildi sanmak: Uzun beklemede reel değer kaybı ayrıca incelenebilir.
  5. Faiz ile değer kaybını aynı kalem sanmak: Hukuki ve ekonomik nitelikleri farklıdır.
  6. AYM 2020/26130 kararını her tedbir için otomatik tazminat kuralı gibi yorumlamak: Somut süre, alacak ve ekonomik etki ayrı değerlendirilir.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

1. İhtiyati tedbir nedir?

HMK m.389 uyarınca hakkın elde edilmesini zorlaştıracak, imkânsızlaştıracak veya ciddi zarar doğuracak risklere karşı verilen geçici hukuki korumadır.

2. Tedbir icra takibini her zaman tamamen durdurur mu?

Hayır. Etki, mahkeme kararının kapsamına bağlıdır.

3. AYM 2020/26130 kararında hangi hak ihlal edildi?

İhtiyati tedbir nedeniyle tahsil edilemeyen alacağın değer kaybı bağlamında Anayasa m.35 kapsamındaki mülkiyet hakkı ihlal edildi.

4. Tedbir devam ederken itiraz edilebilir mi?

HMK m.394’teki şartlar çerçevesinde itiraz mümkündür.

5. Koşullar değişirse tedbir kaldırılır mı?

HMK m.396 uyarınca durum ve koşulların değişmesi hâlinde değiştirme veya kaldırma talep edilebilir.

6. Tedbir nedeniyle bekleyen para faiz getirirse yine değer kaybı olur mu?

Faiz ve diğer getiriler reel kayıp hesabında dikkate alınır; yeterli olup olmadığı somut döneme göre değerlendirilir.

7. Haksız tedbir nedeniyle ayrıca tazminat var mı?

HMK m.399 şartları gerçekleşirse haksız ihtiyati tedbir nedeniyle tazminat gündeme gelebilir.

8. AYM’ye doğrudan tedbir itirazı yapılır mı?

Hayır. Önce olağan mahkeme ve kanun yolları tüketilir.

9. Değer kaybı için hangi tarihler önemlidir?

Alacağın tahsil edilebilir olduğu tarih, tedbir başlangıcı ve bitişi ile fiilî ödeme tarihi temel kronolojiyi oluşturur.

10. AYM kararı her ihtiyati tedbiri hukuka aykırı mı sayıyor?

Hayır. Karar somut olayda tedbir nedeniyle oluşan ekonomik külfetin mülkiyet hakkına etkisini değerlendirir.

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki HMK m.389-399, İİK ve Anayasa m.35 ile AYM’nin 2026 tarihli resmî karar sonuçları esas alınarak hazırlanmıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp