Kadastro Askı İlanı Kaç Gün? 3402 m.11 Dava Süresi ve Tebligat Rehberi 2026

İçindekiler
Kadastro askı ilanı, kadastro sürecinin en kritik hak arama aşamasıdır. Kadastro ekibi sınırlandırma ve tespit işlemlerini tamamlamış, varsa kontrol ve komisyon süreçleri sonuçlanmış, artık ortaya çıkan kadastro sonuçları ilgililerin denetimine açılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11. maddesi, bu sonuçların nerede ve ne kadar süre ilan edileceğini ve tespitlere karşı hangi süre içinde kadastro mahkemesinde dava açılacağını açık biçimde düzenler.
Askı ilanını önemli yapan nokta yalnızca 30 günlük dava süresi değildir. Kanun, bu ilanların ilgili gerçek ve tüzel kişilere şahsen tebliğ edilmiş sayılacağını da belirtir. Bu nedenle “bana tebligat gelmedi”, “yurt dışındaydım”, “köyde bulunmuyordum” veya “muhtar haber vermedi” şeklindeki durumlar, tek başına 30 günlük kanuni sürenin başlamasını engellemez. Taşınmaz sahibi veya hak iddia eden kişinin kadastro sürecini aktif biçimde takip etmesi gerekir.
3402 Sayılı Kadastro Kanunu Madde 11 Ne Düzenler?
Madde 11’e göre kadastro müdürü, kadastro tutanaklarına göre yapılan tespitleri esas alarak askı cetvellerini düzenler. Bu cetveller ile pafta örnekleri kadastro müdürlüğünde ve ayrıca muhtarın çalışma yerinde 30 gün süreyle ilan edilir. İlanda, itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabilecekleri belirtilir.
Kanun ayrıca kadastro müdürüne zaman bakımından bir yükümlülük getirir: kadastro ekibinin çalışma alanındaki işinin sona erdiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde askı ilanının yapılması gerekir. Bu üç aylık süre, vatandaşın dava süresi değildir; idarenin kadastro sonuçlarını askıya çıkarma yükümlülüğüne ilişkindir. Vatandaş açısından esas dava süresi askının 30 günlük ilan süresidir.
30 Günlük Kadastro Askı Süresi Ne Zaman Başlar?
30 günlük süre askı ilanının başladığı tarihle işlemeye başlar ve cetvelin 30 gün süreyle ilan edilmesiyle tamamlanır. Dosyada askı ilanının başlangıç ve bitiş tarihleri açık biçimde belirlenmelidir. Süre hesabında duyum veya fiili öğrenme tarihi değil, resmi askı ilanı kaydı esas alınır.
Kadastro tespitinden daha önce haberdar olmuş olmak, 30 günlük askı süresini öne çekmez. Tersine, kişi tespiti ancak ilan başladıktan günler sonra öğrenmiş olsa da kanuni süre ilan takvimine göre işler. Bu nedenle taşınmazın bulunduğu çalışma alanında askı ilanının başlayıp başlamadığı ilgili kadastro müdürlüğünden doğrulanmalıdır.
Kadastro Askı İlanı Nerede Yapılır?
Madde 11 iki zorunlu ilan yerini açıkça sayar: kadastro müdürlüğü ve muhtarın çalışma yeri. Askı cetvelleri ile pafta örnekleri bu yerlerde 30 gün süreyle ilan edilir. Amaç yalnızca malik isimlerini duyurmak değil, kadastro tespitinin geometrik sonucunun da pafta üzerinden görülmesini sağlamaktır.
Askı cetvelinde taşınmazın ada-parsel, malik, yüzölçümü, nitelik ve tespit bilgileri yer alır. Pafta örneği ise parselin geometrik sınırının kontrol edilmesine yarar. Bir malikin adı doğru yazılmış olsa bile parsel sınırı veya yüzölçümü hatalı olabilir; bu nedenle yalnızca cetveldeki isim kontrolü yeterli değildir.
Kadastro Askı İlanı Şahsen Tebliğ Sayılır mı?
Evet. 3402 sayılı Kanun m.11, bu Kanun gereğince yapılan ilanların ilgili gerçek ve tüzel kişilere şahsen tebliğ edilmiş sayılacağını düzenler. Bu hüküm kadastro hukukunun en önemli süre kurallarından biridir. İlanın hukuki sonucu için her hak sahibine ayrıca posta yoluyla tebligat çıkarılması gerekmez.
Bu nedenle kişisel tebligat gelmediği gerekçesiyle 30 günlük dava süresinin başlamadığı varsayılmamalıdır. Mirasçılardan birinin başka şehirde yaşaması, malikin yurt dışında bulunması veya adres değişikliği, resmi askı ilanının kanuni etkisini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Hak sahibi vekili aracılığıyla ilanı takip edebilir.
Kadastro Tespitine Karşı Dava Nereye Açılır?
Madde 11 açıkça kadastro mahkemesini gösterir. Askı ilanındaki tespitin iptali, başka kişi adına tescili, sınır veya hak sahibinin düzeltilmesi gibi kadastro tespitine yönelik uyuşmazlıklar ilan süresinde kadastro mahkemesine taşınır. Dava dilekçesinde taşınmazın ada-parsel bilgisi, itiraz edilen tespit, davacının hukuki dayanağı ve talep edilen doğru tescil sonucu açıkça yazılmalıdır.
Kadastro mahkemesinin görev alanı 3402 sayılı Kanun’un 25 ve 26. maddeleriyle ayrıca düzenlenir. Her taşınmaz uyuşmazlığı kadastro mahkemesine ait değildir; ancak kesinleşmemiş kadastro tespitine karşı askı ilanı içinde açılacak dava bakımından özel görev kuralı uygulanır. Tespit kesinleşmişse görev ve dava türü yeniden değerlendirilir.
Askı İlanına Karşı Kimler Dava Açabilir?
Kadastro tespiti nedeniyle hakkı ihlal edilen gerçek veya tüzel kişiler dava açabilir. Tapu kayıt maliki, mirasçı, zilyetlik veya taksim gibi kanuni iktisap sebebine dayanan kişi, komşu parsel maliki, muhdesat sahibi veya sınırlı ayni hak sahibi somut tespitin niteliğine göre hukuki menfaat sahibi olabilir. Dava ehliyeti ve husumet, ileri sürülen hakka göre belirlenir.
Bir kişi yalnızca aynı mahallede taşınmazı bulunduğu için başka bir parsele ilişkin tespiti dava edemez. Davacının uyuşmazlık konusu taşınmaz veya hak üzerinde somut hukuki iddiası bulunmalıdır. Mirasçılık iddiasında mirasçılık belgesi; tapu kaydına dayanılıyorsa kök kayıt; zilyetliğe dayanılıyorsa m.14 şartlarını gösteren deliller hazırlanmalıdır.
Dava Açmadan Önce Hangi Belgeler Alınmalıdır?
- Askı ilan cetveli ve ilan başlangıç-bitiş tarihleri.
- Kadastro tutanağı ve tutanak ekleri.
- Komisyon kararı/tutanağı varsa bunun örneği.
- Pafta, çap, kroki ve teknik ölçü belgeleri.
- Kök tapu kaydı ve tedavülleri.
- Vergi, harita ve tespitte uygulanan diğer belgeler.
- Miras varsa mirasçılık belgesi ve ilgili nüfus kayıtları.
- Zilyetlik iddiası varsa m.14 şartlarını gösteren deliller.
- Taksim veya harici iktisap iddiası varsa m.15 yönünden belgeler.
- Muhdesat veya takyit uyuşmazlığı varsa m.19 kapsamındaki belgeler.
Dava açılmadan önce “tespit neden yanlış?” sorusuna tek cümleyle cevap verilebilmelidir. Örneğin kök tapu kaydının yanlış parsele uygulandığı, mirasçı paylarının hatalı belirlendiği, m.14 şartlarını taşıyan zilyedin göz ardı edildiği veya parsel sınırının komşu taşınmaza kaydırıldığı somutlaştırılmalıdır. Genel “burası bizimdir” iddiası yerine hukuki sebep ve delil birlikte gösterilmelidir.
Askı İlanında Pafta Neden Mutlaka Kontrol Edilmelidir?
Kadastro sonucu yalnızca malikin adından ibaret değildir. Parselin geometrisi, yüzölçümü ve sınırları da mülkiyet hakkının kapsamını belirler. Askı cetvelinde malik doğru görünse bile paftada sınırın yanlış çizilmiş olması mümkündür. Bu nedenle pafta örneği ile zemindeki ve tapu kaydındaki sınırlar karşılaştırılmalıdır.
Özellikle eski tapu kayıtlarında sınırlar yol, dere, komşu, tepe veya sabit yapı isimleriyle tarif edilmiş olabilir. Yeni kadastro paftasında bu sınırların nasıl uygulandığı incelenmelidir. Yüzölçümü farkı varsa m.20 ve m.21 kapsamındaki kayıt kapsamı ve miktar fazlası kuralları ayrıca değerlendirilir.
30 Günlük Askı Süresi Geçince Ne Olur?
Askı ilanı süresi içinde dava açılmayan kadastro tutanakları, 3402 m.12 uyarınca kesinleşir. Kesinleşen tutanaklar ve kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararları tapu kütüğüne tescil edilir. Böylece kadastro tespiti aktif tapu siciline dönüşür.
Kesinleşmeden sonra hak arama imkânı tamamen ortadan kalkmaz; ancak artık askı ilanındaki özel kadastro dava yolu sona ermiştir. Kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılacaksa m.12’deki on yıllık hak düşürücü süre dikkate alınır. Teknik/geometrik hata varsa güncel m.41 düzeltme sistemi; tapu sicilinin hukuka aykırı oluşumu varsa uyuşmazlığa göre genel mahkemelerdeki dava türleri ayrıca incelenir.
m.9 İdari İtirazı ile m.11 Davası Arasındaki Fark Nedir?
Madde 9’daki itiraz, kadastro tutanağı düzenlendikten sonra kadastro ekibi çalışma alanındaki işlerini bitirinceye kadar teknisyenliğe veya müdürlüğe yapılan idari başvurudur. İtiraz yalnızca uygulanan belgelerin geçerliliğine dayanabilir ve dosya komisyona gider. Madde 11 ise sonuçlar askıya çıktıktan sonra kadastro mahkemesinde açılan yargısal davadır.
m.9 itirazı yapmamış olmak, m.11’de dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. Kanun, idari itirazı dava şartı olarak düzenlememiştir. Tersine m.9’da itiraz edenin ilan süresi içinde dava açma hakkının saklı olduğu açıkça belirtilir. Bu nedenle iki yol birbirini tamamlayabilir ancak aynı değildir.
30 Günlük Dava Süresinde Sık Yapılan Hatalar
İlk hata kişisel tebligat beklemektir. İkinci hata, komisyon kararı tebliğ edilmedi diye sürenin başlamadığını düşünmektir. Üçüncü hata, yalnızca askı cetvelindeki malik adına bakıp paftayı kontrol etmemektir. Dördüncü hata, dava dilekçesinde doğru tescil sonucunu açıkça istemeden sadece “tespit iptal edilsin” demektir.
Beşinci hata, dava konusu taşınmazın eski kayıtlarla teknik irtibatını kurmamaktır. Altıncı hata, mirasçıların veya davalı tarafların eksik belirlenmesidir. Yedinci hata ise idari itiraz ile dava süresini karıştırmaktır. 10 günlük komisyona sevk süresi, bir aylık komisyon inceleme süresi ve 30 günlük askı/dava süresi birbirinden tamamen farklıdır.
Yurt Dışında Yaşayan Malik İçin Askı İlanı Takibi
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı, yabancı malik veya Mavi Kart sahibi bakımından m.11’de özel bir uzatılmış süre yoktur. Taşınmaz Türkiye’de kadastro çalışmasına tabi ise askı ilanı kanuni sonuç doğurur. Malik taşınmazın bulunduğu yerde bizzat bulunamıyorsa avukat veya yetkili temsilci aracılığıyla kadastro müdürlüğündeki ilan ve belgeleri takip etmelidir.
Vekâletnamede dava açma, tapu ve kadastro işlemlerini yürütme yetkileri ihtiyaca göre açık olmalıdır. Yurt dışından düzenlenen vekâletnamelerde konsolosluk veya ilgili ülke belgesinin Türkiye’de kullanım şartları ayrıca kontrol edilir. Süre kısa olduğundan belge temini ilan başladıktan sonraya bırakılmamalıdır.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
3402 m.11 Türkiye genelinde uygulanır. Mersin’de kırsal mahalle, tarım, bahçe, yayla ve eski köy tapularının bulunduğu alanlarda askı paftası ile kök kayıtların karşılaştırılması önemlidir. Özellikle sınırın dere, yol, orman veya eski komşu isimleriyle tarif edildiği kayıtlarda teknik irtibat kurulmadan yalnızca yüzölçümü üzerinden dava stratejisi belirlenmemelidir.
Mersin dışında yaşayan maliklerin Mut, Silifke, Erdemli, Tarsus, Anamur veya diğer ilçelerdeki taşınmazlarında askı ilanı yapılmışsa, ilan tarihleri ilgili kadastro müdürlüğü üzerinden doğrulanmalıdır. Dava gerekiyorsa yetkili ve görevli kadastro mahkemesi, taşınmazın bulunduğu yer ve mevcut adli teşkilat dikkate alınarak belirlenir.
Askı İlanı İçin Nihai Kontrol Listesi
- Askının resmi başlangıç ve bitiş tarihini alın.
- Kadastro tutanağı ile askı cetvelini karşılaştırın.
- Pafta örneğinde parsel sınırını kontrol edin.
- Malik, pay, yüzölçümü ve nitelik bilgisini doğrulayın.
- Komisyon tutanağı varsa askıya doğru yansıtıldığını kontrol edin.
- Kök tapu ve güncel parsel irtibatını kurun.
- İtirazın hukuki sebebini ve delilleri belirleyin.
- Davalı taraf veya tarafları doğru tespit edin.
- 30 günlük süre bitmeden kadastro mahkemesinde davayı açın.
- Dava yoksa kesinleşme ve tescil tarihini daha sonra kontrol edin.
İç Bağlantılar
- Kadastro komisyonu incelemesi – m.10
- Kadastro tespitine idari itiraz – m.9
- Kadastro tespitine itiraz dava dilekçesi
- Kadastroda taşınmaz sınırının belirlenmesi
- Tapu iptal ve tescil davası
Sık Sorulan Sorular
Kadastro askı ilanı kaç gündür?
3402 m.11 uyarınca 30 gündür.
30 gün içinde ne yapılır?
Kadastro tespitine itirazı olan kişi, ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açar.
Bana tebligat gelmedi, süre başlamaz mı?
Hayır. Kanun gereğince yapılan ilanlar ilgili gerçek ve tüzel kişilere şahsen tebliğ edilmiş sayılır. Ayrıca bireysel tebligat beklenmez.
Askı ilanı nerede yapılır?
Kadastro müdürlüğünde ve muhtarın çalışma yerinde askı cetvelleri ile pafta örnekleri 30 gün ilan edilir.
Askı ilanı kaç ay içinde yapılmalıdır?
Kadastro müdürü, kadastro ekibinin çalışma alanındaki işinin bitmesinden itibaren en geç üç ay içinde askı ilanını yaptırır.
m.9 itirazı yapmadım, yine dava açabilir miyim?
Evet. m.9’daki idari itiraz, m.11’deki kadastro mahkemesi davasının ön şartı değildir.
Komisyon kararından sonra 30 günlük süre yeniden mi başlar?
Dava süresi, m.11 kapsamındaki resmi askı ilanına göre işler. Komisyon işlemi ile askı ilanı birbirinden ayrılmalıdır.
Askı cetvelinde adım doğruysa dava gerekmez mi?
Yalnızca isim yeterli değildir. Pay, yüzölçümü, nitelik, sınır, pafta, muhdesat ve diğer hak kayıtları da kontrol edilmelidir.
30 gün geçince tapu kesinleşir mi?
İlan süresi içinde dava açılmayan kadastro tutanakları m.12 uyarınca kesinleşir ve tescil sürecine girer.
Yurt dışında yaşayan malik için süre daha uzun mu?
Hayır. m.11’de yurt dışında yaşama nedeniyle özel ve daha uzun bir askı/dava süresi düzenlenmemiştir.
Resmî ve Güncel Kaynaklar
Askı İlanının Son Gününde Dosya Nasıl Kontrol Edilir?
İlan süresinin sonuna yaklaşılmışsa önce dava açılıp açılmayacağına ilişkin hukuki karar verilmeli; belge toplama eksikliği nedeniyle süre kaçırılmamalıdır. Kadastro tutanağı, askı cetveli ve temel tapu kayıtları temin edilerek uyuşmazlığın esas noktası belirlenir. Arşivden getirilecek ek kayıt veya teknik inceleme daha sonra dosyaya sunulabilecek olsa bile, dava hakkını korumak için talep sonucu ve temel hukuki sebep süresinde mahkemeye taşınmalıdır.
Dava açılmayacaksa da askının son günü kaydedilmelidir. Süre tamamlandığında tutanağın kesinleşme işlemi, tescil ve güncel tapu kaydı daha sonra kontrol edilir. Böylece “ilan bitti ama tapuda hâlâ eski bilgi görünüyor” gibi geçici işlem farkları kesinleşme ve tescil aşamasıyla karıştırılmaz.
Birden fazla mirasçı veya paydaş varsa her kişinin tespitten nasıl etkilendiği ayrıca değerlendirilmelidir. Bir paydaşın doğru yazılması diğer paydaşların pay hatasını ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde ana parsel sınırı doğru görünse bile komşu parsele taşan küçük geometrik bölüm ayrı bir dava konusu olabilir. Askı incelemesi bu nedenle isim, pay, geometri ve hukuki sebep başlıklarında tamamlanmalıdır.
Dava dilekçesi sunulduktan sonra mahkemenin esas numarası, dava konusu ada-parsel ve istenen tescil sonucu kadastro müdürlüğü kayıtlarıyla da karşılaştırılmalıdır. Böylece askı süresinde açılan davanın yanlış parsele işlenmesi veya dava şerhinin atlanması riski azaltılır. Yargılama sonunda kesinleşen kararın tapuya doğru uygulanıp uygulanmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
