Kamu Davası Nedir? Nasıl Açılır ve Nasıl Biter?
Kamu davası, bir suç işlendiğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğunda Cumhuriyet savcısının kamu adına düzenlediği iddianamenin mahkemece kabulüyle yürüyen ceza davasıdır. CMK’nın genel usulünde mağdur ihbar veya şikâyetle soruşturmayı harekete geçirir; iddianameyi kendisi düzenlemez. Özel kanunlardaki doğrudan şikâyete dayalı yargılama usulleri ayrıca değerlendirilir.

Neden “Kamu” Davası Denir?
Suç yalnız mağdurun kişisel alanını değil kamu düzenini de ihlal eder. Bu nedenle iddia makamı, suçtan zarar gören kişi değil Cumhuriyet savcısıdır. Savcı kişisel vekil gibi yalnız şikâyetçinin talebini izlemez; maddi gerçeği araştırır, şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplar ve kanuni sonuca göre karar verir.
Kamu davası ile tazminat davası farklıdır. Ceza mahkemesi suçun oluşup oluşmadığını ve yaptırımı inceler. Mağdurun bedensel, ekonomik veya kişilik zararına ilişkin maddi–manevi tazminat talebi görevli hukuk mahkemesinde ileri sürülür.
Kamu Davası Nasıl Açılır?
İddianamede şüphelinin kimliği, mağdur, suç, uygulanması istenen kanun maddeleri, yer, tarih, deliller, olaylar ve lehe hususlar gösterilir. Suçun işlendiğini destekleyen olaylar mevcut delillerle ilişkilendirilmeden sıralanamaz.
İddianamenin gönderilmesi ile kabulü aynı işlem değildir. CMK m.174 uyarınca mahkeme, iddianame ve soruşturma evrakının tesliminden itibaren on beş gün içinde kanundaki iade nedenlerini inceler. Bu sürede iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. Sırf suçun hukuki nitelendirmesi farklı görüldüğü için iade kararı verilemez. İade, sanığın beraat ettiği anlamına da gelmez; savcı eksikleri tamamlayabilir veya iade kararına itiraz edebilir.
Şikâyete Bağlı Suç ile Resen Takip Edilen Suç Arasındaki Fark
| Özellik | Şikâyete bağlı suç | Resen takip edilen suç |
|---|---|---|
| Soruşturma şartı | Yetkili kişinin süresinde şikâyeti gerekir. | Savcılık öğrenince kendiliğinden soruşturur. |
| Genel şikâyet süresi | Fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. | Şikâyet süresi uygulanmaz; dava zamanaşımı izlenir. |
| Vazgeçmenin etkisi | Kanuni koşullarda soruşturma veya davayı sona erdirir. | Kamu davasını sona erdirmez. |
Bir suçun şikâyete bağlı olup olmadığı tahminle belirlenmez; Türk Ceza Kanunu veya özel kanundaki açık hüküm kontrol edilir. Aynı olayda birden fazla suç varsa her suç yönünden takip şartı ayrı incelenir.
Savcılık Soruşturma Sonunda Hangi Kararı Verir?
Yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir. Kamu davası açmak için yeterli şüphe oluşturacak delil yoksa veya kovuşturma imkânı bulunmuyorsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Bu karara karşı suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde yetkili sulh ceza hâkimliğine itiraz eder.
İtiraz dilekçesi “karara katılmıyorum” cümlesiyle sınırlı kalmamalıdır. Eksik araştırma, hiç toplanmayan delil, hatalı hukuki nitelendirme ve yeterli şüpheyi oluşturan somut kayıtlar gösterilir. Ayrıntılı yol için takipsizlik kararına itiraz rehberi kullanılabilir.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ne demektir?
CMK m.171’deki erteleme, henüz kamu davası açılmadan verilen bir savcılık kararıdır. Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar dışında, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis gerektiren suçlarda yeterli şüphe bulunmasına rağmen, bütün kanuni koşullar birlikte gerçekleşirse dava açılması beş yıl ertelenebilir. Bu otomatik bir hak değildir; maddede belirtilen suç istisnaları da kontrol edilir.
Önceki kasıtlı suçtan hapis mahkûmiyeti, yeniden suç işlememe kanaati, şüpheli ve toplum bakımından yarar ile tespit edilen zararın tamamen giderilmesi koşulları birlikte değerlendirilir. Erteleme döneminde kasıtlı suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; kasıtlı suç işlenirse kamu davası açılır. Bu karar, mahkemenin hükmün açıklanmasını geri bırakması veya hapis cezasını ertelemesiyle aynı değildir. Suçtan zarar gören ve şüpheli, CMK m.173 uyarınca itiraz edebilir.
Mağdur Kamu Davasına Nasıl Katılır?
Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar ilk derece mahkemesinde kovuşturmanın her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirip kamu davasına katılma talebinde bulunur. Mahkeme talebi karara bağlar.
Katılan sıfatı delil sunma, tanık dinletme, duruşmadan haberdar edilme ve savcının başvurusundan bağımsız olarak kanun yoluna başvurma bakımından önemlidir. Katılma, savcının yerine geçmek veya iddianamedeki fiilin dışına yeni suç eklemek anlamına gelmez.
Başvuru biçimi: CMK m.238 uyarınca mahkemeye dilekçe verilebilir veya duruşmada katılma talebi sözlü açıklanarak tutanağa geçirilebilir. Talep, ilk derece mahkemesi hüküm vermeden önce yapılmalıdır. Dilekçede mahkeme ve esas numarası, suçtan nasıl zarar görüldüğü ve katılma talebi açıkça belirtilir; mahkemenin bu talep hakkında verdiği karar izlenir.
İlk kez kanun yolu aşamasında katılma istenemez. Ancak ilk derecede ileri sürülüp reddedilen veya karara bağlanmayan talep, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilirse incelenir. Kanun yolu hakkı yalnız “katılan” etiketiyle sınırlı değildir; CMK m.260’ta belirtilen, katılma isteği reddedilen veya karara bağlanmayan kişiler ile katılabilecek biçimde suçtan zarar görenlerin durumu da ayrıca değerlendirilir.
Şikâyetten Vazgeçilirse Kamu Davası Düşer mi?
Yalnız takibi şikâyete bağlı suçlarda ve kanunun aradığı koşullarda vazgeçme sonuç doğurur. Resen takip edilen suçlarda mağdurun “şikâyetçi değilim” beyanı kamu davasını bitirmez. Bazı suçlarda vazgeçmenin sanık tarafından kabulü gerekir; vazgeçme kural olarak onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
Şikâyetten vazgeçme ile uzlaşma aynı değildir. Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda süreç uzlaştırma bürosunca kanuni usule göre yürütülür; edim yerine getirildiğinde soruşturma veya kovuşturma aşamasına göre ilgili sonuç doğar. Konunun ayrıntıları şikâyetten vazgeçme rehberinde açıklanmıştır.
CMK 170, 172 ve 173’ün Net Kuralları
CMK m.170/1-2
“Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.”
CMK m.172/1
Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
CMK m.173/1
Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz eder.
Dayanak: Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m.170–175, 223, 225, 237–238, 242 ve 260. Bu bölümlerin mevzuat kontrol tarihi: .
Kamu Davası Nasıl Sonuçlanır?
Kamu davası açılması, sanığın mutlaka ceza alacağı anlamına gelmez. Mahkeme, iddianamede gösterilen fiil ve kişi hakkında yargılama yapar; hukuki nitelendirmede iddia makamının değerlendirmesiyle bağlı değildir. CMK m.223’teki kararlar şu şekilde ayrılır:
| Karar | Ne zaman gündeme gelir? | Pratik anlamı |
|---|---|---|
| Beraat | İsnat edilen fiilin suç olmaması, sanığın işlemediğinin anlaşılması veya işlediğinin ispatlanamaması gibi CMK m.223/2 nedenleri. | Düşme ile aynı değildir; suçlama, beraat nedenine göre esas yönünden değerlendirilir. |
| Mahkûmiyet | Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit görülmesi. | Ceza türü ve miktarı suçun kanuni düzenlemesine ve somut olaya bağlıdır. |
| Ceza verilmesine yer olmadığı | Kusurun bulunmaması veya kanundaki özel cezasızlık nedenlerinden birinin gerçekleşmesi. | Her durumda beraat anlamına gelmez; kararın hangi fıkraya dayandığı önemlidir. |
| Güvenlik tedbiri | Kanuni koşulları varsa cezanın yanında veya yerine güvenlik tedbirine hükmedilmesi. | Tedbirin türü ve uygulanma şartları ayrıca gösterilir. |
| Davanın reddi | Aynı sanık ve aynı fiil hakkında daha önce verilmiş hüküm veya açılmış dava bulunması. | Aynı olaya ilişkin mükerrer yargılamayı önleyen karardır. |
| Düşme | Kanunda öngörülen düşme nedeninin oluşması veya soruşturma/kovuşturma şartının artık gerçekleşemeyeceğinin anlaşılması. | Örneğin dava zamanaşımı ya da koşulları oluşan şikâyetten vazgeçme; beraat yerine geçmez. |
Durma kararı davayı bitiren bir hüküm değildir. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmesi hâlâ mümkünse, bu şart beklenmek üzere durma kararı verilebilir. Dosyada “durma” yazması, beraat veya düşme kararı verildiği anlamına gelmez.
Kanun yolunun açık olup olmadığı kararın türü, kanundaki kesinlik sınırları ve başvuranın sıfatına göre belirlenir. Her karar doğrudan temyize götürülemez. Karardaki kanun yolu bildirimi, gerekçeli kararın tebliği ve ilgili CMK hükmü birlikte kontrol edilmelidir. Genel süreç için ceza davası rehberi incelenebilir.
“Kamu Cezası” Nedir? Dava Açılması Hapis veya Sabıka Demek mi?
“Kamu cezası” adıyla bütün kamu davalarına uygulanan tek bir ceza yoktur. Hapis, adli para cezası veya diğer sonuçlar, isnat edilen suçun kanuni yaptırımına ve yargılama sonucuna bağlıdır. Yalnız dosyanın açılmış olması nedeniyle otomatik hapis cezası verilmez. Tutuklama ise bir koruma tedbiridir; mahkûmiyetle aynı şey değildir.
Kamu davasının açılması tek başına kesinleşmiş mahkûmiyet oluşturmaz ve sırf bu nedenle adli sicile mahkûmiyet kaydı işlenmez. Devam eden dosyanın UYAP’ta görünmesi ile adli sicil belgesi farklıdır. Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlara ilişkin özel kayıt düzenleri de ayrıca değerlendirilir; “adli sicilimde görünmüyor” ifadesi dosyanın hiç bulunmadığı anlamına gelmez. Dayanak: Adli Sicil Yönetmeliği m.4 ve 6.
Hakkınızda Kamu Davası Açıldığında Kontrol Edilecek Dört Belge
- İddianame ve kabul durumu: İsnat edilen fiili, suç tarihini, delilleri ve hangi suç maddesinin ileri sürüldüğünü okuyun. Soruşturma numarası ile mahkemenin esas numarasını ayırın.
- Tebligat ve duruşma çağrısı: Tebliğ tarihini, duruşma gününü ve sanık, tanık veya mağdur olarak hangi sıfatla çağrıldığınızı belirleyin. Mahkemenin çağrısını yanıtsız bırakmayın.
- Savunma ve delil kayıtları: Olayı tarih sırasıyla açıklayın; hangi belgenin hangi iddiayı desteklediğini gösterin. İlgili tanık ve kayıtları somutlaştırın; hukuka aykırı delil üretmeyin.
- Son karar ve kanun yolu bildirimi: Beraat, düşme, durma veya mahkûmiyet ayrımını yapın; gerekçeli kararın tebliğini ve başvuru süresini dosya üzerinden kontrol edin.
Davaların tamamı için geçerli tek bir bitiş süresi yoktur. Tebligat, bilirkişi incelemesi, tanıkların dinlenmesi ve kanun yolu aşamaları süreyi etkileyebilir. Dosyanın kaç aydır açık olduğundan önce hangi işlemin beklendiği araştırılmalıdır.
Türkiye Genelinde ve Mersin’de Kamu Davası Uygulaması
Kamu davasını açma sistemi ülke genelinde aynıdır. Suç duyurusunun başka ilde yapılması tek başına o yer savcılığını yetkili kılmaz; dosya suçun işlendiği yer ve CMK’nın yetki kurallarına göre gönderilir. Yetkisiz makama yapılan bildirim kaybolmaz, yetkili birime aktarılır.
Mersin merkez ve ilçelerinde soruşturma numarası, savcılık bürosu, takipsizlik tebliği ve iddianame kabulü UYAP üzerinden düzenli kontrol edilir. Tarsus veya Silifke’de başlayan olayın delili Mersin merkezdeyse savcılıklar arasında talimat işlemleri yürütülür; başvurucu hangi evrakın hangi dosyaya girdiğini kayıtla izler.
Dosyanın Gerçek Aşamasını Belirleyin
Şikâyet, soruşturma ve kamu davası farklı aşamalardır. Soruşturma numarası, savcılık kararı, iddianame ve katılma hakkının birlikte değerlendirilmesi için dosya incelemesi talep edebilirsiniz.
Soruşturma Dosyasını İnceletinİki Dosya Üzerinden Kamu Davasında Başvuru Planı
Aşağıdaki iki örnek, gerçek bir karar veya belirli bir kişinin dosyası değildir; aynı “kamu davası” ifadesinin farklı evrelerde neden farklı işlem gerektirdiğini göstermek için hazırlanmıştır. Dosyanın adıyla yetinmek yerine son evrakın kim tarafından düzenlendiğini, hangi kararı içerdiğini ve ne zaman bildirildiğini birlikte okuyun. Bir yakının “dava kapanmış” demesi, dosya ekranındaki tek satır veya karşı tarafın mesajı, kararın tam metninin yerini tutmaz. Başvuru planı bu belgeler görüldükten sonra kurulmalıdır.
Örnek 1: Şikâyetçi, savcılığın işlem yapmadığını düşünüyor
Şikâyetçinin elinde yalnız suç duyurusu alındısı bulunduğunu varsayalım. Bu belge başvurunun kayda alındığını gösterir; mahkemede görülmekte olan bir kamu davasının varlığını tek başına göstermez. Önce soruşturma numarasıyla son işlem araştırılır. Henüz delil toplanıyorsa hangi araştırmanın yapılmadığı somutlaştırılır. Örneğin teslim edilen bir belgenin dosyada bulunup bulunmadığı veya tanık olarak bildirilen kişinin kimlik ve iletişim bilgilerinin yeterli olup olmadığı kontrol edilir. Herhangi bir karar görülmeden “takipsizliğe itiraz” başlıklı dilekçe hazırlanması doğru işlem seçimini zorlaştırır.
Dosyada kovuşturmaya yer olmadığı kararı varsa incelemenin odağı değişir. Kararın gerekçesi, hangi delilleri değerlendirdiği ve bildirilen tebliğ tarihi birlikte ele alınır. İtiraz gerekçesi, aynı şikâyet anlatımının tekrarından ibaret bırakılmaz: Hangi somut araştırmanın eksik olduğu, bu araştırmanın hangi vakıayı açıklayacağı ve mevcut gerekçenin neden yeterli görülmediği anlatılır. CMK m.173’teki süre ayrıca hesaplanır. Yeni bir delilin sonradan ortaya çıkması ile mevcut kararın süresinde denetlenmesini istemek aynı hukuki işlem değildir; başvurunun konusu açık tutulmalıdır.
Savcılık iddianame düzenlemişse bu defa mahkemenin kabul veya iade işlemi aranır. İddianamenin gönderildiğini gösteren kayıt ile kabul kararı birbirine karıştırılmamalıdır. İade söz konusuysa hangi eksikliğin gösterildiği ve sonraki işlem izlenir. Şikâyetçiye verilecek açıklamada “dava açıldı”, “dosya mahkemeye gönderildi” ve “iddianame iade edildi” ifadelerinin hangisinin belgeye dayandığı belirtilir. Böylece henüz mevcut olmayan bir duruşmaya katılma veya mahkeme dosyasına dilekçe sunma yönünde yanlış beklenti yaratılmaz.
Örnek 2: Sanık, taraflar anlaştığı için dosyanın bittiğini düşünüyor
Mahkeme esas numarası verilmiş bir dosyada tarafların aralarında ödeme ve şikâyetten vazgeçme konusunda anlaştığını varsayalım. Öncelikle isnat edilen fiil ve suçun takip şekli belirlenir. Ödeme belgesi, şikâyetten vazgeçme beyanı ve varsa uzlaştırma evrakı ayrı ayrı saklanır; bunlardan birinin bulunması diğerinin de gerçekleştiği anlamına gelmez. Duruşma çağrısı devam ederken yalnız özel anlaşmaya güvenerek mahkemeye cevap vermemek, dosyanın gerçek durumuyla tarafların beklentisini birbirinden uzaklaştırır. İşlem, yetkili merciin dosyasından izlenmelidir.
Vazgeçme beyanının hukuki etkisi suçun niteliği ve kanuni şartları üzerinden değerlendirilir. Resen takip edilen bir suçta anlaşma, kamu davasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Buna karşılık ödeme veya giderim belgesinin dosyada hangi değerlendirmede kullanılabileceği ayrıca incelenebilir. Bu ayrım yapılırken beraat, düşme veya cezada indirim gibi birbirinden farklı sonuçlar tek bir sözle vaat edilmemelidir. Talep edilen sonucun hangi olguya ve hangi hükme dayandığı, dilekçede birbirine bağlanmalıdır; mahkemenin değerlendirmesi önceden kesinleştirilemez.
Ortak kontrol: Sıfat, belge ve talep birbirini tamamlamalı
Mağdurun katılma isteği bakımından da yalnız “şikâyetçiyim” demekle yetinmeden tutanağın ve katılma hakkında verilen kararın okunması gerekir. CMK m.237–238 çerçevesindeki talep ile tanık olarak dinlenmek farklı işlemlerdir. Dosyada dilekçe sunulmuş fakat hakkında karar verilmemişse bu durum not edilmelidir. Sonraki kanun yolu incelemesinde katılma isteğinin hangi tarihte ileri sürüldüğünün gösterilebilmesi için dilekçe, teslim kaydı ve duruşma tutanağı birlikte muhafaza edilir. Bu kayıt düzeni, başvuru hakkına ilişkin tartışmayı somut belgeler üzerinden yürütmeyi sağlar.
Her iki örnekte de kısa bir işlem çizelgesi hazırlanabilir: son evrakın tarihi, evrakı düzenleyen merci, tebliğ tarihi, dosyadaki sıfat, istenen işlem ve dayanak belge ayrı sütunlara yazılır. Henüz bilinmeyen bir tarih tahminle doldurulmaz; hangi kayıttan araştırılacağı belirtilir. Başvurunun teslim edildiğine ilişkin kayıt da çizelgeye eklenir. Böylece avukatla görüşmede veya dosya incelemesinde aynı olay tekrar tekrar anlatılmak yerine açık kalan işlem ve belge eksikleri üzerinde çalışılabilir.
Kamu Davası Sık Sorulan Sorular
Kamu davasını mağdur açabilir mi?
CMK’nın genel usulünde mağdur ihbar veya şikâyette bulunur; iddianameyi savcı düzenler ve mahkemenin kabulüyle kamu davası açılır. Özel kanunlardaki şikâyete dayalı yargılama usulleri ayrıca değerlendirilir.
Şikâyet yoksa dava açılır mı?
Resen takip edilen suçlarda evet. Şikâyete bağlı suçlarda süresinde şikâyet bir takip şartıdır.
Şikâyetten vazgeçince kamu davası biter mi?
Yalnız şikâyete bağlı suçlarda kanuni koşullarla biter; resen takip edilen suçlarda sürer.
Takipsizlik kararına kaç günde itiraz edilir?
Kararın suçtan zarar görene tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilir.
Savcı beraat isteyebilir mi?
Savcı maddi gerçeği ve hukuku gözetir; deliller mahkûmiyeti desteklemiyorsa beraat yönünde görüş bildirir.
Mağdur duruşmaya katılmak zorunda mı?
Çağrı ve mahkeme kararına uymalıdır; katılma hakkını kullanmaması kamu davasını kendiliğinden durdurmaz.
Kamu davasında para tazminatı alınır mı?
Tazminat kural olarak görevli hukuk mahkemesinde ayrı talep edilir; ceza davası suç ve yaptırımı inceler.
Katılan savcıdan bağımsız istinafa gider mi?
Evet. Katılan, CMK’nın tanıdığı ölçüde savcının başvurusundan bağımsız kanun yoluna başvurur.
Kamu davası nasıl sonuçlanır?
CMK m.223 uyarınca beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri, ret veya düşme kararı verilebilir. Durma kararı ise davayı bitiren bir hüküm değildir.
Kamu cezası kaç yıldır?
Bütün kamu davaları için geçerli tek bir kamu cezası yoktur. Ceza türü ve miktarı isnat edilen suça ve yargılama sonucuna bağlıdır; dava açılması otomatik hapis cezası anlamına gelmez.
Kamu davası açılması adli sicile işler mi?
Dava açılması tek başına kesinleşmiş mahkûmiyet oluşturmaz ve sırf bu nedenle mahkûmiyet kaydı işlenmez. UYAP dosya kaydı, adli sicil belgesi ve özel kayıt sistemleri birbirinden farklıdır.
Kamu davasına katılma talebi nasıl yapılır?
İlk derece mahkemesi hüküm vermeden önce dilekçeyle veya duruşmada tutanağa geçirilen sözlü beyanla istenir. Mahkemenin katılma talebi hakkında karar verip vermediği izlenmelidir.
Yazar ve Hukukçu İncelemesi
Bu içerik Av. Halil Bakırcı tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından güncel mevzuat, resmî kaynaklar ve hukuki terminoloji yönünden incelenmiştir.
- Hazırlayan
- Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
- İnceleyen
- Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
- Son içerik kontrolü
İçerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Hukuki değerlendirme somut olayın belgeleri, yürürlükteki mevzuat ve hukuka uygun deliller üzerinden yapılır; sonuç garantisi verilmez.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi
Adres: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.