B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Kamu İhale Yüklenicisinin Ceza Sorumluluğu Nedir? 4735 m.27 ve 1-3 Yıl Ek Yasaklama

Kısa ve net cevap: 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu m.27’ye göre, m.25’te sayılan yasak fiil veya davranışlardan Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil edenler hakkında ilgili idare tarafından Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulur. Sözleşme tamamlanmış ve kabul işlemi yapılmış olsa bile suç teşkil eden fiil sonradan ortaya çıkarsa ceza soruşturması ve kovuşturması yürütülür. Mahkûmiyet halinde mahkeme, 4735 m.26’daki idari yasaklamanın bitişinden sonra uygulanmak üzere 1 yıldan 3 yıla kadar kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verebilir. Aynı suçtan mükerrer mahkûmiyet halinde Kanundaki şartlarla sürekli yasaklama sonucu da doğabilir.

2026 mevzuat kontrolü: Bu rehber 11 Eylül 2026 tarihinde 4735 sayılı Kanun m.25, m.26 ve m.27 ile Türk Ceza Kanununun somut fiile uygulanacak hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. İdari yasaklama ile ceza mahkemesinin verdiği ek yasaklama birbirinden farklıdır.

4735 Sayılı Kanun m.27 Ne Düzenliyor?

Madde 27, kamu ihale sözleşmesindeki yasak fiilin aynı zamanda ceza hukuku bakımından suç oluşturması halinde uygulanacak süreci düzenler. Madde 25 sözleşmesel ve idari yasak fiilleri sayarken, m.27 bunlardan Türk Ceza Kanununda suç olarak tanımlanan davranışların ceza adaleti sistemine taşınmasını sağlar.

Bu düzenleme, idarenin yalnız sözleşmeyi feshedip teminatı gelir kaydetmesiyle yetinemeyeceğini gösterir. Fiil rüşvet, dolandırıcılık, resmi veya özel belgede sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma, güveni kötüye kullanma veya başka bir ceza normunu ihlal ediyorsa savcılığa bildirim yapılır. Hangi suçun oluştuğu fiilin maddi özelliklerine göre belirlenir.

Ceza sorumluluğu şahsidir. Bir şirketin sözleşme tarafı olması, fiili gerçekleştiren gerçek kişilerin cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Buna karşılık sırf şirket ortağı veya yöneticisi olmak da kişiyi otomatik olarak suçun faili yapmaz; fiille kişisel bağlantı ve kast/taksir şartları ilgili suç tipine göre araştırılır.

4735 m.25’teki Hangi Fiiller Suç Oluşturabilir?

Madde 25/a’da hile, vaat, tehdit, nüfuz kullanma, çıkar sağlama, anlaşma, irtikap ve rüşvet gibi yollarla sözleşme işlemlerine fesat karıştırmak veya teşebbüs etmek yasaktır. Bu davranışlar somut olayda TCK’daki rüşvet, irtikap, nüfuz ticareti, dolandırıcılık veya ihaleye/sözleşme süreçlerine ilişkin başka suç tipleriyle kesişebilir.

Madde 25/b’de sahte belge düzenlemek, kullanmak veya bunlara teşebbüs etmek açıkça yasaklanmıştır. Sahte kalite sertifikası, test raporu, hakediş eki, teslim belgesi veya başka resmi/özel belge kullanımı, belgenin niteliğine göre TCK’daki belgede sahtecilik suçlarını gündeme getirebilir.

Madde 25/c’de hileli malzeme veya usul kullanmak, fen ve sanat kurallarına aykırı, eksik, hatalı veya kusurlu imalat yapmak düzenlenir. Her teknik kusur ceza suçu değildir. Ancak hileli davranış, kamu zararına yönelik kast, sahtecilik, dolandırıcılık veya insan hayatını tehlikeye sokan başka fiiller varsa ayrı suç tipleri oluşabilir.

Madde 25/d-e kapsamındaki idareye zarar verme, bilgi ve deneyimi idarenin zararına kullanma veya gizli bilgileri kötüye kullanma da fiilin niteliğine göre ceza sorumluluğu doğurabilir. Suç vasfı somut deliller ve TCK hükümleri üzerinden belirlenir.

İdarenin Cumhuriyet Savcılığına Suç Duyurusu Yapması Gerekir mi?

Evet. 4735 m.27, m.25’te belirtilen yasak fiil veya davranışlardan Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil edenler hakkında ilgili idare tarafından Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulacağını düzenler. İdare, suç şüphesini sözleşme feshi dosyasından bağımsız şekilde ceza makamına aktarır.

Suç duyurusunda olayın özeti, sözleşme bilgileri, fiilin hangi tarihte ve nasıl tespit edildiği, şüpheli gerçek kişiler, teknik ve mali deliller, tutanaklar, yazışmalar ve varsa uzman/bilirkişi raporları eklenmelidir. Yalnız “4735 m.25 ihlal edilmiştir” şeklindeki soyut bildirim ceza soruşturmasının etkin yürütülmesi bakımından yetersizdir.

İdare ceza suçunun kesin olarak oluştuğuna hükmeden merci değildir. Suç duyurusu makul suç şüphesi ve mevcut deliller üzerinden yapılır; soruşturma Cumhuriyet savcılığı, yargılama ise görevli ceza mahkemesi tarafından yürütülür.

Suç Duyurusu İçin Sözleşmenin Feshedilmiş Olması Şart mı?

Hayır. Ceza sorumluluğu ile sözleşmenin idari/özel hukuk sonucu birbirinden ayrıdır. Fiilin suç oluşturduğu yönünde yeterli şüphe varsa, sözleşmenin hangi aşamada olduğu veya fesih işleminin tamamlanıp tamamlanmadığı savcılığa bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Özellikle m.21’deki yüzde 80 tamamlanma istisnasında idare kamu yararı nedeniyle sözleşmeyi mevcut yükleniciye tamamlatabilir. Bu, yasak fiilin ceza hukuku sonucunu ortadan kaldırmaz. İdari devam kararı ceza soruşturmasına karşı bağışıklık yaratmaz.

İş Tamamlanıp Kabul Edildikten Sonra Suç Ortaya Çıkarsa Ne Olur?

Madde 27 bu konuda açık bir güvence kurar. Sözleşme konusu iş tamamlanmış, geçici veya kesin kabul yapılmış, hatta teminatlar iade edilmiş olsa bile suç teşkil eden yasak fiil sonradan ortaya çıkarsa ceza soruşturması yürütülebilir.

Örneğin yıllar sonra taşıyıcı sistemde hileli malzeme kullanıldığı teknik incelemeyle ortaya çıkabilir; teslim edilen ürünün sertifikasının sahte olduğu sonradan anlaşılabilir veya hakediş belgelerindeki gerçeğe aykırılık denetimde tespit edilebilir. Kabul işlemi ceza sorumluluğunu silmez.

Yapım işlerinde 4735 m.30–32’deki 15 yıllık teknik sorumluluk hükümleri de sonradan ortaya çıkan ayıp ve zararların araştırılmasını destekler. Ceza zamanaşımı ise TCK’daki suç tipine göre ayrıca hesaplanır.

Mahkemece 1-3 Yıl Ek Yasaklama Nasıl Uygulanır?

4735 m.27, mahkûmiyet halinde mahkemece bir yıldan az olmamak üzere üç yıla kadar kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verilebilmesini düzenler. Bu mahkeme yasaklaması m.26’daki idari yasaklamadan ayrıdır.

Kanun, mahkemece verilen yasaklamanın m.26 uyarınca idare tarafından verilmiş yasaklama kararının bitiş tarihini izleyen günden itibaren uygulanmasını öngörür. Böylece iki yasaklama aynı dönemde tamamen üst üste eriyip yaptırımın etkisini kaybetmez.

Mahkeme yasaklama süresini belirlerken mahkûmiyet konusu fiilin niteliğini ve dosyanın özelliklerini dikkate alır. Ceza hükmü kesinleşmeden mahkeme yasaklamasının uygulanması meselesi ceza usulü ve hükmün kesinleşmesi kurallarıyla birlikte değerlendirilir.

İdari Yasaklama ile Mahkeme Yasaklaması Arasındaki Fark

İdari yasaklama 4735 m.26’ya dayanır ve bir yıldan iki yıla kadardır. Fiilin tespitinden sonra yetkili idari makam tarafından verilir, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girer. Ceza mahkemesi kararını beklemez.

Mahkeme yasaklaması ise m.27 kapsamında suçtan mahkûmiyet sonucunda ceza mahkemesince verilir ve bir yıldan üç yıla kadardır. İdari yasaklama sona erdikten sonra uygulanır. Bu iki yaptırımın hukuki niteliği, karar merci ve uygulanma takvimi farklıdır.

Bir yüklenici hakkında hem idari hem cezai yasaklama bulunabileceği için yeni ihaleye katılmadan önce yalnız tek bir Resmî Gazete kararına bakmak yeterli olmayabilir. Kamu İhale Kurumu sicilleri ve mahkeme kararları birlikte incelenmelidir.

Mükerrer Mahkûmiyet Halinde Sürekli Yasaklama Olabilir mi?

Evet. Madde 27, aynı nitelikteki suçlardan mükerrer mahkûmiyet halinde sürekli olarak kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama sonucunu düzenler. Bu, 4735 sistemindeki en ağır yaptırımlardan biridir.

Sürekli yasaklama için yalnız ikinci kez herhangi bir ihale uyuşmazlığı yaşamak yeterli değildir. Kanundaki mahkûmiyet ve mükerrerlik şartlarının oluşması gerekir. Hangi mahkûmiyetlerin esas alınacağı, kesinleşme durumu ve fiillerin hukuki niteliği ceza dosyaları üzerinden incelenmelidir.

Sürekli yasaklama kararı ve ilgili mahkeme hükümleri Kamu İhale Kurumuna ve kişinin bağlı bulunduğu meslek/oda kayıtlarına bildirilir; Kanunun öngördüğü şekilde Resmî Gazete’de yayımlanır.

Şirket İşlediyse Kim Ceza Sorumlusu Olur?

Türk ceza hukukunda ceza sorumluluğu gerçek kişilere aittir. Sözleşme tarafı bir limited veya anonim şirketse, fiilin oluşumuna karar veren, talimat veren, sahte belgeyi düzenleyen/kullanan veya yasak davranışı bizzat gerçekleştiren gerçek kişiler soruşturulur.

Şirket hakkında ise güvenlik tedbirleri, ihale yasaklaması ve özel kanundaki diğer idari sonuçlar gündeme gelebilir. Şirket ortaklarının sırf ortaklık sıfatı nedeniyle cezalandırılması mümkün değildir; kişisel fiil ve kusur gerekir.

Bununla birlikte 4735 m.26’daki idari yasaklamanın ortaklara sirayet hükümleri farklıdır. Bir ortak ceza faili olmasa dahi, sermaye oranı nedeniyle idari yasaklamanın sirayet alanına girebilir. Ceza sorumluluğu ile idari sirayet birbirine karıştırılmamalıdır.

Şirket Yöneticileri Bakımından Risk

Şirket müdürü veya yönetim kurulu üyesi, ihale sözleşmesinin uygulanmasına ilişkin belge ve ödeme süreçlerinde aktif rol alıyorsa fiilin kişisel sorumluluk boyutu ayrıca incelenir. Yetki devri yapılmış olması her durumda sorumluluğu ortadan kaldırmaz; yöneticinin bilgi, talimat, onay ve denetim rolü somutlaştırılır.

Buna karşılık imza yetkisine sahip olmak tek başına suçun bütün unsurlarını oluşturmaz. Ceza soruşturmasında belgenin kim tarafından hazırlandığı, kim tarafından bilerek kullanıldığı, talimat zinciri, e-posta ve elektronik onay kayıtları, toplantı kararları ve ödeme akışı incelenebilir.

Ceza Soruşturmasında Hangi Deliller Önemlidir?

İhale ve sözleşme dosyası, EKAP kayıtları, hakedişler, kabul tutanakları, laboratuvar sonuçları, kalite sertifikaları, fatura ve irsaliyeler, banka hareketleri, elektronik imza kayıtları, mesajlaşmalar, e-postalar, şantiye kayıtları, kamera görüntüleri ve uzman raporları somut olaya göre delil niteliği taşıyabilir.

Teknik suçlamalarda numune alma zinciri ve laboratuvar güvenilirliği kritik önemdedir. Sahte belge iddiasında belgenin asıl düzenleyicisinden doğrulama, elektronik imza/zaman damgası ve seri numarası kontrolü yapılmalıdır.

Şüpheli veya sanık bakımından da karşı delil önemlidir. Belgenin kendisine sunulduğu şekliyle gerçek olduğunun düşünülmesi, teknik aykırılığın hileli değil kusurlu üretimden kaynaklanması veya fiille kişi arasında talimat/uygulama bağlantısı bulunmaması somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Savunmada Sözleşmenin Kabul Edilmiş Olması Yeterli mi?

Hayır. Kabul yapılmış olması teknik ve ceza sorumluluğunu otomatik kaldırmaz. Madde 27 açıkça iş tamamlanıp kabul yapıldıktan sonra ortaya çıkan suç fiillerinin de kovuşturulmasını öngörür.

Kabul tutanakları elbette delildir; ancak sahte belge, gizli ayıp, hileli malzeme veya sonradan ortaya çıkan dolandırıcılık iddiası karşısında tek başına bağışıklık sağlamaz. Savunma fiilin unsurlarına ve kişisel kusura odaklanmalıdır.

Ceza Dosyası ile Tazminat/Fesih Dosyası Aynı Anda Yürür mü?

Evet. İdare sözleşmeyi feshedebilir, teminatı gelir kaydedebilir, zarar tazmini isteyebilir ve yasaklama sürecini başlatabilirken savcılık aynı fiil hakkında ceza soruşturması yürütebilir. Bu süreçlerin hukuki dayanakları farklıdır.

Ceza mahkemesindeki maddi olgu tespitleri özel hukuk veya idari uyuşmazlıklarda etkili olabilir; ancak her süreç kendi görev, süre ve ispat kuralları içinde değerlendirilir. Yüklenici bütün dosyalardaki beyanlarının birbiriyle çelişmemesine dikkat etmelidir.

Yüklenici İçin Ceza Riski Kontrol Listesi

  1. Tüm sözleşme ve hakediş belgelerinin kaynağını doğrulayın.
  2. Sahte veya doğrulanamayan kalite/uygunluk belgesi kullanmayın.
  3. Malzeme ve imalat değişikliklerini yazılı idare onayıyla yürütün.
  4. Rüşvet, çıkar sağlama ve kayıt dışı ödeme iddialarını önleyecek iç kontrol kurun.
  5. Alt yüklenici ve tedarikçi belgelerini denetleyin.
  6. Elektronik belge ve e-imza yetkilerini kişi bazında sınırlandırın.
  7. Gizli kamu bilgilerine erişimi kayıt altına alın.
  8. Teknik uygunsuzluğu gizlemek yerine sözleşmedeki düzeltme prosedürünü işletin.

Sık Sorulan Sorular

4735 m.25 ihlali her zaman suç mudur?

Hayır. Madde 27 yalnız Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil eden yasak fiiller için ceza sürecini düzenler.

İdare savcılığa bildirim yapmak zorunda mı?

Suç teşkil eden yasak fiil tespitinde m.27 gereği suç duyurusunda bulunulur.

İş kabul edildikten sonra ceza soruşturması olur mu?

Evet. Kabul işlemi suç sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Mahkeme kaç yıl ek yasaklama verebilir?

Bir yıldan az olmamak üzere üç yıla kadar.

Bu yasaklama m.26’daki yasaklamayla aynı anda mı başlar?

Kanun mahkeme yasaklamasının idari yasaklama süresinin bitişini izleyen günden itibaren uygulanmasını öngörür.

Mükerrer mahkûmiyette sürekli yasaklama mümkün mü?

Kanundaki mükerrer mahkûmiyet şartları oluşursa sürekli yasaklama sonucu doğabilir.

Şirket ortağı otomatik ceza sanığı olur mu?

Hayır. Ceza sorumluluğu şahsidir; fiille kişisel bağlantı ve ilgili suçun unsurları gerekir.

Şirketin idari yasaklaması ortağa sirayet edebilir mi?

Evet. Bu, m.26’daki ortaklık oranlarına dayalı ayrı bir idari sonuçtur.

Kabul komisyonunun onayı yükleniciyi korur mu?

Kabul önemli delildir ancak sahtecilik, hileli malzeme veya gizli suç fiili sonradan ortaya çıkarsa ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Resmî Kaynaklar ve İlgili Rehberler

Güncel kamu ihale mevzuatı için Kamu İhale Kurumu mevzuat sayfası esas alınmalıdır. Yasak fiiller için 4735 m.25 rehberimizi, idari yasaklama için 4735 m.26 rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Bu içerik 11 Eylül 2026 tarihinde 4735 sayılı Kanun m.25–27 temel alınarak hukukçu incelemesinden geçirilmiştir. Somut suç vasfı, TCK’daki ilgili suç maddesi ve kişisel sorumluluk unsurları dosyadaki fiile göre belirlenir.

Sonuç: 4735 m.27, kamu ihale sözleşmesindeki yasak fiilin suç boyutunu düzenler. Suç duyurusu sözleşmesel yaptırımlardan bağımsızdır; kabul yapılmış olması ceza sorumluluğunu silmez. Mahkûmiyet halinde idari yasaklamanın ardından 1–3 yıl ek yasaklama ve mükerrer mahkûmiyette sürekli yasaklama sonucu doğabilir.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayda ceza sorumluluğu için fiil, delil, kişisel iştirak, kast/taksir ve uygulanacak TCK maddeleri birlikte incelenmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp