Kişilik Haklarının Korunması 2026: TMK m.24-25 Saldırının Durdurulması ve Tazminat
Kişilik hakkı nedir?
Kişilik hakkı, kişinin maddi ve manevi varlığını oluşturan ve hukuk düzenince korunan değerlerin bütünüdür. Yaşam, vücut bütünlüğü, sağlık, şeref ve haysiyet, isim, resim, ses, özel hayat, kişisel veriler, mesleki ve ekonomik itibar gibi değerler kişilik hakkının kapsamına girebilir.
Türk Medeni Kanunu kişilik hakkını tek tek sınırlı bir liste hâlinde saymaz. Bu nedenle yeni teknolojiler ve iletişim araçlarıyla ortaya çıkan ihlaller de koruma alanına girebilir. Sosyal medyada gerçeğe aykırı ağır itham, izinsiz özel görüntü paylaşımı veya kişinin adının ticari amaçla kullanılması somut olayın özelliklerine göre kişilik hakkına saldırı oluşturabilir.
Kişilik hakkı herkese karşı ileri sürülebilen mutlak haktır. Koruma yalnız ünlü veya kamuya mal olmuş kişilere ait değildir. Her gerçek kişi onur, özel hayat ve diğer kişilik değerlerinin hukuka aykırı saldırılara karşı korunmasını isteyebilir.
Kişilik hakkına her müdahale hukuka aykırı mıdır?
Hayır. TMK m.24/2, hukuka uygunluk sebeplerini açıkça düzenler. Kişilik hakkı zedelenen kişinin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması hâlinde müdahale hukuka uygun olabilir.
Bu sebepler bulunmadıkça kişilik hakkına yapılan saldırı hukuka aykırıdır. Örneğin bir haberin kamu yararı bulunması tek başına her türlü özel hayat bilgisinin açıklanmasına izin vermez; bilginin haber değeri, güncelliği, doğruluğu ve kullanılan dil birlikte değerlendirilir.
Eleştiri hakkı da kişilik hakkıyla dengelenir. Sert eleştiri otomatik olarak hukuka aykırı değildir; ancak kişiyi aşağılamaya yönelen, olgusal temeli bulunmayan veya ifade özgürlüğü sınırlarını aşan saldırılar korunmaz.
Kişinin rızası saldırıyı her zaman hukuka uygun hâle getirir mi?
Rıza önemli bir hukuka uygunluk sebebidir; fakat kişinin üzerinde tasarruf edemeyeceği değerler bakımından sınırsız değildir. TMK m.23 kişinin hak ve fiil ehliyetinden kısmen de olsa vazgeçemeyeceğini, özgürlüklerinden hukuka veya ahlaka aykırı biçimde sınırlanamayacağını düzenler.
Rızanın belirli, özgür iradeyle verilmiş ve saldırı konusu kullanımın kapsamını içermesi gerekir. Bir fotoğrafın aile grubunda paylaşılmasına verilen rıza, fotoğrafın reklam kampanyasında kullanılmasına otomatik izin vermez.
Rıza geri alınabilir nitelikteyse geri alma sonrasındaki kullanımlar ayrıca değerlendirilir. Geçmişte hukuka uygun gerçekleşmiş kullanımın etkileri ile yeni kullanım birbirinden ayrılır.
Daha üstün özel veya kamusal yarar ne demektir?
Kişilik hakkıyla başka bir hakkın veya kamu yararının çatıştığı durumlarda hukuk düzeni menfaatler arasında denge kurar. Basın özgürlüğü, bilimsel araştırma, kamu sağlığı, yargılama faaliyeti veya başkasının hakkını koruma amacı somut olayda üstün yarar oluşturabilir.
Üstün yarar sınırsız yetki vermez. Müdahalenin gerekli, ölçülü ve amaca uygun olması gerekir. Kamu yararı taşıyan bir olay haberleştirilebilir; ancak olayla ilgisiz özel hayat ayrıntılarının ifşa edilmesi yine hukuka aykırı olabilir.
Kanunun verdiği yetkinin kullanılması da hukuka uygunluk sebebidir. Hâkimin kanuni yetkiyle verdiği karar, kolluğun kanuni sınırlar içinde yaptığı işlem veya yetkili kamu kurumunun mevzuata uygun açıklaması sırf kişinin hoşuna gitmediği için kişilik hakkına hukuka aykırı saldırı sayılmaz.
Kişilik hakkına saldırının önlenmesi davası ne zaman açılır?
TMK m.25, henüz gerçekleşmemiş fakat yakın ve ciddi bir saldırı tehlikesi varsa önleme davası açılmasına imkân verir. Amaç saldırı gerçekleştikten sonra yalnız tazminat istemek değil, zarar doğmadan önce hukuka aykırı müdahaleyi engellemektir.
Örneğin izinsiz özel görüntünün belirli tarihte yayımlanacağına dair somut kanıt bulunması veya ticari kampanyada kişinin adının rızası dışında kullanılacağının açıklanması önleme talebine konu olabilir.
Salt soyut ihtimal yeterli değildir. Saldırı tehlikesinin ciddi ve somut olması gerekir. E-posta yazışmaları, ilan taslağı, yayıma hazırlık kaydı veya açık tehdit gibi deliller mahkemeye sunulabilir.
Devam eden saldırının durdurulması
Saldırı başlamış ve devam ediyorsa TMK m.25 kapsamında durdurma talebi ileri sürülür. İnternet sitesinde hukuka aykırı içeriğin yayında kalması, kişinin fotoğrafının rızasız reklamda kullanılmaya devam edilmesi veya özel bilgilerin sistematik biçimde açıklanması buna örnektir.
Durdurma talebi saldırının kaynağına yöneltilir. Mahkeme somut müdahalenin sona erdirilmesine, içeriğin kaldırılmasına veya belirli kullanımın durdurulmasına karar verebilir.
Acil zarar riski varsa HMK’daki ihtiyati tedbir şartları da değerlendirilir. Geçici hukuki koruma, esasa ilişkin dava sonuçlanana kadar saldırının etkilerinin büyümesini önleyebilir.
Saldırı bittiyse yine dava açılabilir mi?
Evet. TMK m.25, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteme hakkı verir. Örneğin internetten kaldırılmış bir haber arama motoru sonuçlarında veya üçüncü kişilerin kayıtlarında etkisini sürdürebilir.
Tespit kararı kişinin itibarının iadesi, ileride benzer kullanımın önlenmesi ve tazminat taleplerinin dayanağının belirlenmesi bakımından önemlidir.
Saldırının etkileri tamamen ortadan kalkmış ve tespitte güncel hukuki yarar bulunmuyorsa yalnız soyut geçmiş olay için tespit talebi kabul edilmeyebilir. Güncel hukuki yarar somutlaştırılmalıdır.
Düzeltme veya kararın yayımlanması istenebilir mi?
TMK m.25/2, davacıya düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde bulunma imkânı tanır. Bu talep özellikle saldırının geniş kitleye ulaştığı durumlarda önemlidir.
Yayımın kapsamı saldırının yayılma alanıyla ölçülü olmalıdır. Ulusal ölçekte yayılan gerçeğe aykırı bir içerikte daha geniş düzeltme gerekirken sınırlı grupta gerçekleşen saldırıda ölçüsüz ulusal ilan gerekmeyebilir.
Mahkeme hangi metnin, hangi mecrada ve ne ölçüde yayımlanacağını somut olayda belirleyebilir.
Kişilik hakkına saldırıda maddi tazminat
Kişilik hakkına saldırı nedeniyle malvarlığında ölçülebilir azalma doğmuşsa maddi tazminat talep edilebilir. İş kaybı, sözleşme iptali, tedavi gideri veya saldırının giderilmesi için yapılan zorunlu masraf somut zarar kalemi olabilir.
Maddi tazminat için hukuka aykırı saldırı, zarar, uygun illiyet bağı ve uygulanacak sorumluluk kuralına göre kusur şartları değerlendirilir. Zarar belge ve hesapla somutlaştırılmalıdır.
“İtibarım zedelendi” ifadesi tek başına maddi zarar miktarını göstermez. Gelir kaybı ileri sürülüyorsa önceki gelir kayıtları, iptal edilen işler ve saldırıyla bağlantı ortaya konulmalıdır.
Manevi tazminat ne zaman istenir?
Kişilik hakkına hukuka aykırı saldırı kişinin manevi bütünlüğünde zarar doğurmuşsa Türk Borçlar Kanunu m.58 uyarınca manevi tazminat talebi gündeme gelir. Amaç cezalandırma değil, saldırının yarattığı manevi zararın uygun bir miktarla giderilmesidir.
Mahkeme saldırının ağırlığını, yayılma alanını, tarafların durumunu, kusurun niteliğini, saldırının devam süresini ve sonuçlarını değerlendirir. Her olumsuz söz veya küçük rahatsızlık otomatik olarak manevi tazminat doğurmaz.
Özellikle internet ortamında içeriğin erişim sayısı, kalıcılığı ve kişinin sosyal/mesleki yaşamına etkisi önem taşır.
Saldırıdan elde edilen kazanç istenebilir mi?
TMK m.25/3, kişilik hakkına saldırı dolayısıyla elde edilmiş kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre verilmesini isteme hakkını saklı tutar. Bu talep özellikle kişinin adı, görüntüsü, sesi veya şöhretinin izinsiz ticari kullanımında önemlidir.
Örneğin kişinin fotoğrafının reklamlarda izinsiz kullanılması sonucu işletmenin elde ettiği ekonomik yarar, koşulları varsa kazanç iadesi talebine konu olabilir.
Kazanç iadesi maddi tazminattan farklıdır. Davacının doğrudan malvarlığı zararından ziyade davalının haksız kullanım sonucu elde ettiği menfaate odaklanır.
Kişilik hakkı davası nerede açılır?
TMK m.25/5 özel yetki kuralı içerir. Davacı, kişilik haklarının korunmasına ilişkin davayı kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açabilir.
Bu özel düzenleme, kişilik hakkı saldırısına uğrayan kişinin yalnız davalının bulunduğu yerde dava açmak zorunda kalmasını önler. Görevli mahkeme talebin niteliğine göre belirlenir; genel kişilik hakkı davaları çoğunlukla asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Basın, internet, tüketici veya iş ilişkisi gibi özel hukuki bağlamlarda görev ve özel usul kuralları ayrıca değerlendirilmelidir.
Sosyal medya ve internet saldırılarında hangi yollar kullanılır?
İnternet içeriği kişilik hakkını ihlal ediyorsa TMK m.24-25 yanında 5651 sayılı Kanunun güncel hükümleri ve ilgili platform başvuru mekanizmaları da gündeme gelebilir. İçerik kaldırma, erişimin engellenmesi, cevap/düzeltme ve tazminat yolları birbirinden farklıdır.
İçeriğin URL’si, paylaşım tarihi, kullanıcı hesabı ve ekran görüntüsü delil olarak saklanmalıdır. İçerik hızla silinebileceği için gerektiğinde noter tespiti veya diğer güvenilir elektronik delil yöntemleri değerlendirilebilir.
Hakaret, tehdit, özel hayatın gizliliğini ihlal veya kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması aynı zamanda ceza sorumluluğu doğurabilecekse savcılık süreci özel hukuk taleplerinden ayrı yürür.
Kişilik hakkı saldırısında hangi deliller önemlidir?
Yazılı mesajlar, e-postalar, sosyal medya paylaşımları, yayın kayıtları, fotoğraf ve videolar, web arşivleri, tanıklar, ticari kullanım kayıtları ve zarar belgeleri kullanılabilir. Delilin hukuka uygun elde edilmiş olması gerekir.
Çevrim içi içerikte paylaşımın kim tarafından yapıldığı, hesabın gerçekten davalıya ait olup olmadığı ve içeriğin sonradan değiştirilip değiştirilmediği teknik kayıtlarla araştırılabilir.
Talep türü de delili belirler. Maddi tazminatta zarar belgeleri, manevi tazminatta saldırının kapsamı, kazanç iadesinde davalının kullanım sonucu elde ettiği gelir önemlidir.
Türkiye geneli ve Mersin uygulaması
TMK m.24-25 Türkiye genelinde uygulanır. Mersin’de yaşayan kişinin internet üzerinden başka şehirdeki kişi tarafından saldırıya uğraması hâlinde de davacı kendi yerleşim yeri mahkemesindeki özel yetki imkânını değerlendirebilir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu Mersin’deki tek fiziksel ofisten Türkiye genelindeki kişilik hakkı, internet yayını ve tazminat uyuşmazlıklarını görev ve yetki kurallarına göre takip eder. Yerleşim yeri kavramı için TMK m.19-22 Yerleşim Yeri Rehberi incelenebilir.
Kişilik haklarının korunması hakkında sık sorulan sorular
Kişilik hakkına saldırıda hangi davalar açılabilir?
Önleme, durdurma ve etkileri süren saldırının hukuka aykırılığının tespiti istenebilir.
Saldırı bittiyse dava açılamaz mı?
Etkileri devam ediyorsa tespit talebi mümkündür.
Kararın yayımlanması istenebilir mi?
Evet. TMK m.25, düzeltme veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi/yayımlanmasına imkân verir.
Maddi tazminat istenebilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet.
Manevi tazminat istenebilir mi?
TBK m.58 şartları oluşmuşsa evet.
İzinsiz fotoğrafın ticari kullanımında kazanç istenebilir mi?
Şartları varsa saldırı nedeniyle elde edilen kazanç vekâletsiz iş görme hükümlerine göre talep edilebilir.
Kişinin rızası hukuka uygunluk sağlar mı?
Rızanın geçerli ve ilgili kullanımın kapsamını içermesi hâlinde hukuka uygunluk sebebi olabilir.
Kamu yararı her paylaşımı hukuka uygun yapar mı?
Hayır. Müdahalenin gerekli ve ölçülü olması gerekir.
Dava nerede açılabilir?
Davacı kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açabilir.
Sosyal medya paylaşımı için ayrıca ceza şikâyeti yapılabilir mi?
Paylaşım aynı zamanda suç unsuru taşıyorsa ceza süreci ayrıca yürütülebilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
