B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Lisanslı Depo–Borsa Sözleşmesi: Bakanlık Onayı ve ELÜS Takibi

Lisanslı depo ile borsa arasındaki sözleşme, tarım ürününü temsil eden senedin işlem görmesini ve hareketlerinin izlenmesini birlikte düzenler. 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu m.22, bu sözleşmenin yapılmasını zorunlu tutar. Aynı madde, sözleşmenin ve sonradan yapılacak değişikliklerin geçerliliğini Bakanlık onayına bağlar. Bu nedenle inceleme, imzalı bir metnin bulunmasıyla tamamlanmaz; onaylanan metnin kapsamı, değişikliklerin onay durumu ve bilgi akışının fiilen nasıl yürütüldüğü birlikte ele alınır.

Sözleşmenin merkezi konusu, depoda tutulan ürün ile bu ürünü temsil eden senedin ticari hareketleri arasındaki bağlantıdır. Kotasyon, takip, teyit, iptal, veri aktarımı ve ürün kontrolü bu bağlantının ayrı parçalarıdır. Elektronik ürün senedi kullanılan sistemde bunlara elektronik kayıt kuruluşunun görevleri ve Lisanslı Depo Bilgi Sistemi de eklenir. Sözleşmenin sona ermesi ise ayrıca bildirim ve bekleme süresine bağlıdır. Aşağıdaki açıklamalar, depo–borsa ilişkisinin bu özel hükümlerini ve bunların birlikte uygulanmasını ele almaktadır.

5300 m.22 ve Lisanslı Depoculuk Yönetmeliği m.14 kapsamında sözleşmenin tarafları, Bakanlık onayı, beş iş günlük bildirim ve Bakanlığa ulaşma tarihinden başlayan otuz günlük fesih süresini gösteren şema
5300 m.22 ve Yönetmelik m.14: Sözleşme ile değişiklikleri Bakanlık onayından sonra geçerlidir. Feshi doğuracak sebep en geç beş iş günü içinde Bakanlığa bildirilir ve mudiler için gerekli tedbirler alınır. Fesih, bildirimin Bakanlığa ulaştığı tarihten itibaren otuz günlük süre dolduktan sonra hüküm ifade eder.

Lisanslı depo–borsa sözleşmesinin tarafları kimlerdir?

Kanun m.22’de sözleşmenin tarafları lisanslı depo işletmesi ile borsadır. Güncel Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Yönetmeliği m.4/1-b, borsayı Türkiye Ürün İhtisas Borsası Anonim Şirketi olarak tanımlar. Dolayısıyla bu düzenlemenin güncel uygulamasındaki borsa TÜRİB’dir. Aynı Yönetmeliğin m.4/1-a hükmünde Bakanlık, Ticaret Bakanlığı olarak gösterilir. İşletmenin bir ticaret borsasıyla başka bir işlem nedeniyle ilişki kurmuş olması, m.22 kapsamındaki sözleşmenin tarafını değiştirmez.

Kanun m.22, Bakanlığa sözleşmeyi onaylama görevini verir. Onayın aranması, Bakanlığı depo ile borsa arasındaki sözleşmenin üçüncü tarafı yapmaz. Taraf ilişkisinin kaynağı ile bu ilişki üzerindeki idari onay birbirinden ayrıdır. Bu ayrım, hangi yükümlülüğün depo işletmesine, hangisinin borsayla kurulan ilişkiye ait olduğunun belirlenmesini sağlar. Yönetmelik m.4 uyarınca lisanslı depo işletmesi, geçerli lisansı bulunan anonim şirkettir; sözleşmede işletmenin tüzel kişiliği ve borsanın kimliği bu tanımlara uygun biçimde belirlenir.

Mudi, ürünü depoya teslim eden veya senedi hukuka uygun biçimde elinde bulunduran kişidir. Depo–borsa sözleşmesindeki denetim ve takip düzeni mudinin haklarını da ilgilendirir; ancak bu sözleşme, her mudinin ayrı ayrı taraf olduğu ürün satış sözleşmesi değildir. Depolama ilişkisinin kurulması ve ELÜS’ün meydana gelmesi ayrı hükümlere tabidir. Bu başlangıç aşaması, ürün tesliminde ELÜS’ün ne zaman oluştuğu hakkındaki açıklamada ayrıca incelenmektedir.

Onaylı sözleşmenin faaliyet izniyle bağlantısı

Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Yönetmeliği m.8/1 ve m.8/2-d, işletmenin faaliyete geçmesini Bakanlığın iznine bağlar; faaliyet izni için borsa ve yetkili sınıflandırıcıyla sözleşme yükümlülüğünün yerine getirilmesini arar. Depo–borsa sözleşmesi böylece yalnız tarafların ticari tercihine bırakılan bir hizmet anlaşması olmaktan çıkar. Lisanslı depoculuk faaliyetinin izin koşullarından birini oluşturur ve başvuru dosyası içinde ayrıca değerlendirilir.

Yönetmelik m.9/1-ç uyarınca faaliyet izni başvurusuna, borsayla yapılmış ve Bakanlıkça onaylanmış sözleşme eklenir. Bu hüküm, yalnız bir sözleşme taslağının veya taraf imzalarını içeren fakat onaylanmamış nüshanın yeterli olduğunu söylemez. Başvuruya sunulan belge, aranan onay niteliğini taşımalıdır. Yetkili sınıflandırıcıyla yapılan sözleşme ise m.9/1-c kapsamında ayrı belgedir; analiz ve sınıflandırma hizmetine ilişkin sözleşme, borsa sözleşmesi yerine kullanılamaz.

Faaliyet izni dosyasındaki sözleşme ile işleyişte uygulanan metnin aynı hukuki temele dayanması gerekir. İlk onaydan sonra veri paylaşımına, teyit yöntemine veya diğer sözleşme hükümlerine ilişkin bir değişiklik yapılması, değişiklik onayı meselesini yeniden doğurur. Kuruluş izninin alınmış olması da sözleşme ve faaliyet izni şartlarını ortadan kaldırmaz. Kanun m.4’ün faaliyet izninden önce ürün kabulünü ve ürün senedi düzenlenmesini sınırlayan hükmü, sözleşmenin izin sürecindeki yerini ayrıca gösterir.

Bakanlık onayı sözleşmeyi ve değişiklikleri nasıl etkiler?

5300 sayılı Kanun m.22’nin ikinci fıkrası, hem ilk sözleşme hem de sözleşme değişiklikleri için Bakanlık onayını geçerlilik koşulu yapar. Tarafların karşılıklı kabulü bu onayın yerini tutmaz. İncelenecek belge bu nedenle imza tarihiyle birlikte Bakanlık onayını ve onaylanan hükümlerin bütününü göstermelidir. Onay gerekliliği, yalnız faaliyet izni başvurusunda sunulan ilk nüsha için düzenlenmiş bir yükümlülük değildir; sözleşmenin daha sonraki değişikliklerini de kapsayan sürekli bir hukuki sınırdır.

Kanun, değişikliği taşıyan belgenin adına göre bir muafiyet tanımaz. Bir ek protokol sözleşmenin içeriğini değiştiriyorsa m.22’deki değişiklik onayı kuralı dikkate alınır. Buna karşılık mevcut sözleşmenin uygulanması sırasında yapılan her veri bildirimi, kendiliğinden sözleşme değişikliği değildir. Ayrım, belgenin sözleşmedeki hak ve yükümlülükleri değiştirip değiştirmediği üzerinden kurulur. Onaylanmış asıl metin, ekler ve sonraki değişiklikler birlikte okunarak hangi düzenlemenin yürürlükte olduğu belirlenir.

Onay koşulu, somut işletme ile borsa arasında yapılan sözleşme yönünden değerlendirilir; başka bir işletmenin sözleşmesinin onaylanmış olması bu koşulu karşılamaz. Aynı şekilde m.22, onay bulunmamasından hareketle bütün ELÜS’lerin veya mudilerin mülkiyet haklarının kendiliğinden geçersiz sayılacağını düzenlemez. Sözleşmenin geçerliliği, işletmenin faaliyet izni şartları ve belirli bir senede bağlı hakların durumu ayrı hukuki inceleme konularıdır. Onay eksikliğinin sonucu açıklanırken kanunda yer almayan genel bir senet hükümsüzlüğü sonucu kurulamaz.

Sözleşmede hangi takip ve kontrol konuları düzenlenir?

Kanun m.22, sözleşmenin içeriğini yalnız genel bir iş birliği ifadesine bırakmaz. Senetlerin borsaya kota ettirilmesi, hareketlerin kontrolü ve takibi, teyit ve iptal işlemleri, düzenli bilgi akışı, gerektiğinde depodaki ürünün borsaca incelenmesi ve kontrolü ile bilgi iletişim sistemi ayrı başlıklar olarak sayılır. Buradaki kota ettirme, senedin borsa işlemleriyle ilişkisini kuran kotasyon konusudur; depolanacak tarım ürününe sayısal üretim veya ekim kotası konulması anlamına gelmez.

Yönetmelik m.14/1, aynı kapsamı güncel elektronik işleyişe bağlar. Gerektiğinde lisanslı depodaki ürünlerin elektronik ortamda borsa tarafından incelenmesi ve kontrolü de sözleşmede ele alınır. Ayrıca Bakanlıkça belirlenecek diğer hususlar metinde yer alır. Bakanlık sözleşmeleri matbu olarak düzenleme yetkisine sahiptir. Bu yetki, sözleşmenin mevzuatla çizilen çerçevesini gösterir; taraflara bu başlıkları tamamen kaldırma serbestisi vermez.

Bu düzen içinde takip, teyit ve iptal birbirinin yerine geçmez. Takip, senet hareketlerinin izlenmesine; teyit, farklı kayıtların karşılaştırılmasına; iptal ise mevzuatın izin verdiği sebebe dayanılarak senedin kaydının sona erdirilmesine ilişkindir. Sözleşmede yalnız bilgi gönderileceğinin yazılması, kayıtların nasıl karşılaştırılacağı sorununu tek başına çözmez. Aynı nedenle bir iptal işleminin sisteme işlenmesi, o iptalin maddi ve hukuki sebebinin kontrolünden bağımsız değerlendirilmez. İşlemlerin yetkili kişi ve kurumlarca yürütülmesi esastır.

Sözleşme konusuHukuki işlevDayanak
Kotasyon ve hareket takibiSenedin borsa işlemleriyle bağlantısının ve hareketlerinin izlenmesi5300 m.22
Teyit ve düzenli bilgi akışıDepo ve borsa kayıtlarının karşılaştırılması5300 m.18/e, m.22
İptal işleyişiMevzuatın izin verdiği iptalin yetkili kişi tarafından sisteme yansıtılmasıELÜS Yönetmeliği m.5/6 ve m.5/13
Ürün incelemesi ve iletişim sistemiÜrün ile senet kayıtları arasındaki bağlantının kontrolüLisanslı Depoculuk Yönetmeliği m.14/1

Düzenli bilgi akışı ve kayıt mutabakatı nasıl kurulur?

Borsaya ürün senetleriyle ilgili düzenli bilgi verilmesi, yalnız sözleşme metninden doğan bir borç değildir. Kanun m.18/e, depo işletmesine bu yükümlülüğü doğrudan yükler. Aynı bent, borsanın istediği inceleme ve kontrole izin verilmesini, gerektiğinde işletme kayıtlarının borsa kayıtlarıyla teyit edilmesini de kapsar. Bu nedenle sözleşmedeki eksik bir cümle, kanunun kurduğu bilgi ve kontrol yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İşletmenin diğer görevleri, lisanslı depo işletmesinin hak ve yükümlülükleri yazısında incelenmektedir.

Bilgi akışının altyapısı, Yönetmelik m.8/2-e ve m.8/2-ı hükümlerinde ayrıca ele alınır. Bilgi Sisteminin kurulmuş ve çalışır durumda olması, düzenli iş akışını ve haberleşmeyi sağlayan yeterli altyapının kurulması, teknik donanım ile iç kontrol sisteminin oluşturulması faaliyet izni koşulları arasındadır. Bu hükümlerle m.22 birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmedeki iletişim düzeninin yalnız kâğıt üzerindeki bir adres bildiriminden ibaret olmadığı görülür. İşleyen altyapı, senet hareketlerinin kayda geçirilmesini ve karşılaştırılmasını sağlayan sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmesi için gereklidir.

Yönetmelik m.29/2-d, kayıt teyidini işletmenin yükümlülükleri arasında ayrıca tekrarlar. Teyidin konusu, deponun tuttuğu kayıtlarla borsa kayıtlarının karşılaştırılmasıdır; yalnız deponun kendi iç kayıtlarının birbiriyle uyumlu olması bu karşılaştırmayı tamamlamaz. Kanun m.22’de düzenli bilgi akışıyla teyidin ayrı sayılması da bu ayrımı destekler. Bilginin iletilmesi ile iletilen bilginin başka bir kayıtla doğrulanması iki ayrı işlemdir. Sözleşme uygulamasında her işlemin hangi kayıt üzerinden yapıldığının gösterilmesi, yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğini değerlendirmeyi sağlar.

Sözleşme ELÜS’ü serbestçe iptal veya devretme yetkisi verir mi?

Elektronik Ürün Senedi Yönetmeliği m.5/6, mevzuatta aksi belirtilmedikçe depo işletmesinin düzenlenen senedi değiştiremeyeceğini, devredemeyeceğini ve iptal edemeyeceğini belirtir. Devir yetkisi mudiye veya onun yetkilendirdiği aracılara aittir. Depo–borsa sözleşmesinde iptal ve takip başlıklarının bulunması, bu yetki düzenini kaldırmaz. Borsa ile deponun kendi aralarındaki mutabakatı, mudiye ait devir yetkisinin yerine geçirilemez.

Fiziksel teslimde iptal için özel hüküm, aynı Yönetmeliğin m.5/13 fıkrasıdır: depodan teslim edilen ürünü temsil eden ELÜS, sistem üzerinden depo işletmesince iptal edilir. M.5/15 ise senet iptal edilmeden temsil ettiği ürünün depodan çıkarılmasını yaptırım konusu fiiller arasında sayar. Ürün hareketiyle senet hareketinin birbirinden kopmaması bu hükümlerin ortak sonucudur. Kanun m.21’deki kısmi teslim düzeninde de eski senet iptal edilerek depoda kalan miktar için yenisi çıkarılır; takip ve teyit, değişen miktarı yansıtmalıdır.

Bu nedenle iptal kontrolünde yalnız sistemde bir iptal kaydı bulunup bulunmadığına bakılmaz. İşlemin sebebi, işlemi yapanın yetkisi ve ürün teslimiyle bağlantısı da değerlendirilir. ELÜS Yönetmeliği m.5/15, mudinin izni olmadan ürün üzerinde depodan çıkarma, satış ve rehin gibi tasarrufları da yaptırım kapsamına alır. M.5/6’daki devir yetkisiyle birlikte okunduğunda, sözleşmedeki takip görevinin mudiye ait yetkiler korunarak yürütülmesi gerektiği açıktır. Depo ile borsa arasındaki sözleşme, mudinin izni gereken işlemler için genel bir izin belgesi oluşturmaz.

Borsa ile elektronik kayıt kuruluşunun görevleri ayrıdır

Elektronik Ürün Senedi Yönetmeliği m.4, borsa ile elektronik kayıt kuruluşunu ayrı kavramlar olarak tanımlar. Borsa, ELÜS işlemlerinin yürütüldüğü TÜRİB’dir. Elektronik kayıt kuruluşu ise senetlerin sistem üzerinden oluşturulmasını sağlayan ve hak, yükümlülük ve işlemleri ilgili taraflar bakımından kayden izleyen lisanslı anonim şirkettir. Sözleşmenin depo ile borsa arasında yapılması, elektronik kayıt kuruluşunun mevzuattan doğan görevlerini borsaya devretmez. Bir kuruma gönderilen bildirim, diğer kurumun tabi olduğu kayıt işlemini kendiliğinden tamamlamaz.

Elektronik Ürün Senedi Yönetmeliği m.7/1-b, elektronik kayıt kuruluşuna üyeler itibarıyla kayıt tutarlılığını izleme görevi verir. Tutarsızlık veya Elektronik Kayıt Kurallarına aykırılık belirlenirse gerekli düzeltmelerin yapılması üyelerden istenir ve durum derhal Bakanlığa bildirilir. Gerekli hâllerde Tarım ve Orman Bakanlığı ile borsa da bilgilendirilir. Bu bildirim düzeni, depo–borsa sözleşmesindeki karşılıklı teyit göreviyle birlikte işler; ikisi aynı görev veya tek bir bildirim olarak değerlendirilmez.

Elektronik Kayıt Kurallarını çıkarma yetkisi, bu Yönetmeliğin m.12/1 hükmü uyarınca elektronik kayıt kuruluşunun önerisi üzerine Bakanlığa aittir. Senedin oluşturulması, devri, iptali, kayıtlara erişim ve işlem yapılması gibi teknik ve hukuki başlıklar bu kurallara bağlıdır. Depo–borsa sözleşmesi, tarafların iş bölümünü bu düzen içinde kurar. Sözleşmeye yeni bir işlem yöntemi yazılması, Bakanlıkça belirlenen kayıt kurallarını değiştirme veya kayıt sisteminde mevzuatın vermediği bir yetki kullanma imkânı sağlamaz.

LİDBİS, veri aktarımı ve erişim sınırları

Lisanslı Depoculuk Yönetmeliği m.17, borsa tarafından Lisanslı Depo Bilgi Sisteminin oluşturulmasını düzenler. Amaç, depoculuk işlemlerinin elektronik yürütülmesi ile muhafaza edilen ürünlerin ve sınıflandırma işlemlerinin takip ve kontrolüdür. Bakanlığın gerekli gördüğü bilgi ve belgeler, belirlediği süre içinde ilgili kişi ve kuruluşlarca bu sisteme aktarılır. Maddede her veri için tek ve değişmez bir gün sayısı verilmez; ilgili bilgi türü için Bakanlığın belirlediği süre esas alınır.

LİDBİS ile elektronik kayıt kuruluşunun ELÜS veri tabanı farklı düzenlemelere dayanır. Yönetmelik m.17/3, Bilgi Sisteminin ihtiyaç duyulan diğer sistemlerle bütünleştirilmesini öngörür; gerekli durumlarda Bakanlık izni alınarak Fon, borsa, Toprak Mahsulleri Ofisi ve denetim kuruluşunun erişimine açılmasını düzenler. Bu erişim hükümlerinden verilerin herkes tarafından görülebileceği sonucu çıkmaz. M.17/4, kişisel verilerin korunması için teknik ve idari tedbir alınmasını açıkça zorunlu kılar. Veri paylaşımının amacı, kapsamı ve erişim yetkisi birlikte gözetilir.

ELÜS kayıtlarında ayrıca Elektronik Ürün Senedi Yönetmeliği m.5/5’in gizlilik kuralı uygulanır. İlgili tarafların erişim, işlem ve kamuya açıklama imkânları Elektronik Kayıt Kuralları çerçevesindedir; Bakanlık veya diğer yetkili makamların istemesi hâlinde gizli kayıtların da verilmesi zorunludur. Dolayısıyla sözleşmedeki düzenli bilgi akışı yükümlülüğü, sınırsız veri yayımlama yetkisi değildir. Onaylı sözleşme, Bilgi Sistemi düzeni ve elektronik kayıt gizliliği, aynı bilgi üzerinde farklı amaçlarla uygulanabilen kurallar olarak birlikte okunur.

Stok karşılaştırması ve borsanın ürün incelemesi

Lisanslı Depoculuk Yönetmeliği m.29/2-ı, depodaki ürün miktarı ile bu ürünleri temsil eden senetlerin ve diğer kayıtların düzenli karşılaştırılmasını zorunlu tutar. İşletme bu karşılaştırmayla stok kontrolü yapar; tutarsızlık saptandığında nedenini araştırır ve önemli durumlarda Bakanlığa derhal bilgi verir. Hüküm, bütün tutarsızlıklar için aynı bildirim sonucu kurmaz; neden araştırması ile önemli durumların derhal bildirilmesi ayrıdır. Depo–borsa kayıt mutabakatı, işletmenin bu stok kontrolünü yapma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Borsanın incelemesinin sözleşmedeki temeli m.22 ve Yönetmelik m.14/1’dir. Güncel yönetmelik, gerektiğinde ürünlerin elektronik ortamda borsa tarafından incelenmesini ve kontrolünü açıkça kapsar. Kanun m.18/e de borsanın talebi üzerine depo işletmesinin inceleme ve kontrole izin vermesini zorunlu kılar. Böylece sözleşmede inceleme başlığının bulunmasıyla incelemeye fiilen izin verilmesi birbirini tamamlar. Bilgi gönderiminin sürmesi, talep edilen incelemenin engellenmesini hukuka uygun hâle getirmez; düzenli veri akışı ile kontrolün yapılmasına izin verme ayrı yükümlülüklerdir.

Ayrı bir denetim kanalı, Yönetmelik m.46/A-4-b’de düzenlenmiştir. Denetim kuruluşu, Bakanlığın belirlediği aralıklarla fiziksel ürün ölçümü yaparak sonuçları elektronik kayıt kuruluşunda izlenen kayıtlarla karşılaştırır. Bu görev, borsanın sözleşmeye dayanan kontrolüyle aynı kuruma aitmiş gibi anlatılamaz. Deponun kendi stok kontrolü, borsayla mutabakat ve denetim kuruluşunun fiziksel ölçümü ayrı sorumluluk alanlarıdır. Birindeki kontrolün yapılmış olması, diğerinde açıkça düzenlenmiş görevin yerine geçtiği anlamına gelmez; kayıtların hangi inceleme kapsamında istendiği belirtilmelidir.

Fesih sebebi ortaya çıkınca beş iş günlük bildirim

Yönetmelik m.14/3, sözleşmenin feshini doğuracak bir sebep ortaya çıktığında taraflara en geç beş iş günü içinde Bakanlığa bildirim yapma yükümlülüğü yükler. Süreyi başlatan olgu fesih sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bildirim için sözleşmenin sona ermesinin beklenmesi hükmün işleyişine uymaz. Süre beş iş günüdür; aşağıda açıklanan otuz günlük fesih süresiyle aynı başlangıç olayına ve aynı işleve sahip değildir.

Fesih sebebinin bildirimi, lisans şartlarının kaybedilmesiyle ilgili diğer bildirimlerle birlikte değerlendirilir. Yönetmelik m.29/2-a, lisans şartlarının korunması için tedbir alınmasını ve bu şartlar kaybedildiğinde durumun derhal Bakanlığa bildirilmesini emreder. M.29/2-h ise mevzuattaki bildirim görevlerinin süresinde yerine getirilmesini ayrıca düzenler. Dolayısıyla bir olayın sözleşmenin feshini de gündeme getirmesi, aynı olay için açıkça öngörülmüş derhal bildirim görevini beş iş gününe uzatmaz. Her bildirimin dayanağı ve süresi kendi hükmü üzerinden belirlenir.

Bildirim kaydında sebebin ortaya çıktığı tarih ile Bakanlığa gönderim ve ulaşma tarihleri ayrıştırılmalıdır. İlk tarih, beş iş günlük bildirim yükümlülüğünün; Bakanlığa ulaşma tarihi ise fesih sonucuna ilişkin otuz günlük sürenin denetlenmesini sağlar. Sadece taraflar arasında yazışma yapılması, Bakanlığa bildirim yükümlülüğünü yerine getirmez. Bildirimin bir örneğinin tutulması yanında Bakanlığa ulaştığını gösteren kaydın korunması, sürelerin hangi olay üzerinden işletildiğinin sonradan belirlenmesine hizmet eder.

Fesih ne zaman sonuç doğurur ve mudiler nasıl korunur?

Yönetmelik m.14/3’e göre fesih, bildirimin Bakanlığa ulaştığı tarihten itibaren otuz günlük süre dolduktan sonra hüküm ifade eder. Hüküm, bildirimin gönderildiği tarihi veya tarafların kendi aralarında belirlediği yazışma tarihini başlangıç kabul etmez. Beş iş günlük bildirim yükümlülüğüyle bu otuz günlük süre birbirine eklenerek değişmez bir toplam süre hesaplanamaz; her biri kendi başlangıç olayına göre değerlendirilir. Otuz günlük sürenin iş günü olarak değiştirilmesi de düzenlemenin lafzına uymaz.

Aynı fıkra, mudilerin zarar görmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasını ayrıca emreder. Bu yükümlülük, yalnız fesih süresinin dolmasına bırakılmış bir temenni değildir. Depodaki ürünlerin ve bunları temsil eden senetlerin hangi aşamada bulunduğunun belirlenmesi, bilgi ve teyit süreçlerinin izlenmesi, mudi haklarını etkileyen işlemlerin yetkili kişilerce yürütülmesi bu hukuki değerlendirmede birlikte ele alınır. Hükümde bütün işletmeler için tek bir tedbir listesi sayılmadığından, alınan önlemlerin mevcut ürün ve kayıt durumuyla bağlantısı açıklanmalıdır.

Otuz günlük fesih süresi, işletmeye lisansı iptal edilmiş veya faaliyeti durdurulmuş olmasına rağmen sınırsız şekilde yeni ürün kabul etme yetkisi vermez. Sözleşmenin fesih sonucu ile kamu hukuku alanındaki faaliyet yetkisi ayrı düzenlemelere bağlıdır. Aynı şekilde sözleşmenin sona ermesi, depoda kalan ürünlerin veya mevcut senetlerin takibini gereksiz hâle getirmez. Fesih süreci boyunca mudilerin korunmasına ilişkin açık yükümlülük ve ürün teslimiyle bağlantılı kayıt işlemleri dikkate alınmaya devam eder.

Sözleşme dosyasında hangi belgeler birlikte incelenir?

İlk inceleme, imzalı sözleşme ile Bakanlıkça onaylanan metnin eşleştirilmesidir. Ardından onaylı metin ve uygulanan ek protokoller birlikte değerlendirilir. Bu karşılaştırmanın amacı, yalnız eksik evrak aramak değildir; hangi bilgi paylaşımı, teyit, kontrol ve iptal düzeninin geçerli olduğunu saptamaktır. Onaysız bir değişiklik, onaylı asıl metnin yerine geçmiş kabul edilerek değerlendirme yapılamaz. Sözleşme nüshaları arasında farklılık varsa onayın hangi metne ilişkin olduğunun belirlenmesi gerekir; imza tarihi ile idari onay kaydının bağlantısı korunmalıdır.

İşleyiş dosyasında ürün ve senet hareketleri, karşılaştırma sonuçları, bilgi talepleri, verilen cevaplar ve tutarsızlıklar üzerine yapılan işlemler birlikte okunur. Sona erme gündeme geldiğinde bunlara fesih sebebi, Bakanlık bildirim kaydı ve mudilerin korunması için alınan tedbirler eklenir. Böylece sözleşmenin kurulması, uygulanması ve feshi için farklı delillerin gerektiği görülür. Yalnız imzalı sözleşmenin saklanması, sonraki hareketlerin düzenli takip edildiğini veya bildirim sürelerine uyulduğunu tek başına göstermez.

Bu belgelerin korunmasında 5300 sayılı Kanun m.23’teki kayıt ve saklama yükümlülükleri de gözetilir. Sözleşme ilişkisinin bitmesi, kanunun düzenlediği saklama görevini kendiliğinden sona erdirmez. Kayıtların hangi kapsamda on yıl tutulacağı, lisanslı depo kayıt ve belgelerinin saklanması başlıklı incelemede açıklanmaktadır. Depo–borsa sözleşmesi bakımından belirleyici nokta; onay, değişiklik, veri akışı, teyit, kontrol ve fesih işlemlerinin birbirini doğrulayan belgelerle izlenebilmesidir. Her aşamanın dayanağı, o aşamaya özgü hüküm ve kayıt üzerinden gösterilmelidir.

Resmî örnek sözleşme notu: Bakanlığın yayımladığı depo–TÜRİB sözleşmesi örneği, uygulama dosyasında ayrıca incelenir. Örneğin m.11’i, tarafların imzasını izleyen Bakanlık onayı tarihinde yürürlüğü düzenler. M.8, fesih sebebinin en geç beş iş günü içinde Bakanlık yanında karşı tarafa da bildirilmesini ister. Ekler arasında, tarafları temsile yetkili kişileri gösteren ticaret sicili belgesi ve imza sirküleri sayılır. Bunlar yayımlanmış örneğin hükümleridir; somut sözleşmede onaylı nüsha esas alınır. Örnek metnin erişilebilir olması, işletmenin imzaladığı sözleşme için gereken Bakanlık onayını karşılamaz.

Sık Sorulan Sorular

Lisanslı depo ile borsa arasında sözleşme yapılması zorunlu mu?

Evet. 5300 sayılı Kanun m.22, senetlerin güvenli ticareti ve takibi için sözleşme yapılmasını zorunlu tutar. Yönetmelik m.8/2-d bunu faaliyet izni koşulları arasında gösterir; m.9/1-ç başvuruya Bakanlıkça onaylı sözleşmenin eklenmesini ister.

Bakanlık sözleşmenin üçüncü tarafı mı?

5300 sayılı Kanun m.22 sözleşmenin depo işletmesiyle borsa arasında yapılmasını öngörür. Bakanlık onay makamıdır. Onay şartı, Bakanlığı bu iki taraf yanında sözleşmenin üçüncü tarafı hâline getirmez.

İmzalanan ek protokol için yeniden onay gerekir mi?

Ek protokol sözleşme hükümlerini değiştiriyorsa Kanun m.22 uyarınca değişiklik Bakanlık onayından sonra geçerli olur. Belgenin ek protokol veya başka bir ad taşıması, içeriği sözleşme değişikliği olduğunda bu koşulu kaldırmaz.

Sözleşmenin onaysız olması bütün ELÜS’leri geçersiz kılar mı?

Kanun m.22 böyle bir genel sonuç düzenlemez. Onay, depo–borsa sözleşmesinin geçerlilik koşuludur. Belirli bir senede bağlı hakların veya işlemin durumu, o senet ve işlem için geçerli hükümler uyarınca ayrıca incelenir.

Borsayla mutabakat yapılınca depo ELÜS’ü istediği zaman iptal edebilir mi?

Hayır. ELÜS Yönetmeliği m.5/6, mevzuattaki istisnalar dışında deponun değiştirme, devir ve iptalini yasaklar. Fiziksel ürün tesliminde sistemden iptal, m.5/13’te ayrıca düzenlenmiştir. Sözleşmedeki mutabakat, mevzuatın aradığı iptal sebebinin yerini tutmaz.

LİDBİS ile elektronik kayıt kuruluşunun sistemi aynı mı?

Farklı düzenlemelere dayanırlar. LİDBİS, Lisanslı Depoculuk Yönetmeliği m.17 uyarınca borsanın oluşturduğu takip ve kontrol sistemidir. ELÜS veri tabanı ise Elektronik Ürün Senedi Yönetmeliği m.4 kapsamında elektronik kayıt kuruluşunca kurulur ve işletilir.

Fesih sebebi Bakanlığa kaç gün içinde bildirilir?

Yönetmelik m.14/3’e göre sebep ortaya çıktığında taraflar en geç beş iş günü içinde Bakanlığa bildirim yapar. Süre fesih sonucunun gerçekleşmesinden başlatılmaz. Mudilerin zarar görmemesi için gerekli tedbirler de alınır.

Otuz günlük fesih süresi bildirim gönderilince mi başlar?

Hayır. Yönetmelik m.14/3, bildirimin Bakanlığa ulaştığı tarihi esas alır. Fesih bu tarihten itibaren otuz günlük süre dolduktan sonra hüküm doğurur. Bu süre, beş iş günlük bildirim yükümlülüğünden ayrıdır.

Stok ile senet kayıtları uyuşmazsa her durumda aynı bildirim mi yapılır?

Yönetmelik m.29/2-ı uyarınca depo tutarsızlığın nedenini araştırır; önemli durumlarda Bakanlığa derhal bilgi verir. Elektronik Ürün Senedi Yönetmeliği m.7/1-b kapsamındaki elektronik kayıt kuruluşunun tutarsızlık ve aykırılık bildirim görevi ise ayrıca uygulanır.

Sözleşmedeki bilgi akışı bütün kayıtların kamuya açılmasını gerektirir mi?

Hayır. ELÜS Yönetmeliği m.5/5’te gizlilik esastır; erişim ve açıklama Elektronik Kayıt Kurallarına bağlıdır. LİDBİS için Yönetmelik m.17’deki izin ve kişisel veri tedbirleri uygulanır. Yetkili makamların kanuni bilgi talepleri ayrıca yerine getirilir.

Mevzuat ve kaynak kontrolü: 24 Ekim 2026. Kanun maddeleri ve resmî kaynak bağlantıları ilgili açıklamaların yanında verilmiştir.

İstanbul ve Mersin ofisleri

Avukat Halil BAKIRCI ile dosyanızın belgelerini ve başvuru aşamasını değerlendirmek için iletişim sayfasından randevu bilgilerine ulaşabilirsiniz. Mersin merkezli Türkiye geneli dosya takibi, İstanbul ve Mersin ofisleri üzerinden yürütülür. Başvurulacak merci ve yetkili mahkeme, uyuşmazlığa uygulanan kanun hükümlerine göre belirlenir.

İstanbul ofisi

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi iletişim bilgileri

Mersin ofisi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi iletişim bilgileri

Sorunuzu iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri

    tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

    Yazar Bilgisi

    , Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

    İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    Telefon WhatsApp