Ticaret Hukuku • Ticari Alacak Davası Alacak Davaları • Güncel 2026

Mersin Ticari Alacak Davası Avukatı | Alacak Davaları

İlk yayın: 11 Ağustos 2026Son esaslı güncelleme: 23 Ağustos 2026Yazar: Av. Halil Bakırcı

Özet

Alacağın “ticari” olması, her faturanın kendiliğinden tahsil edilebilir olduğu anlamına gelmez. Önce sözleşmenin kurulması, mal veya hizmetin teslimi, bedelin miktarı ve vadesi belirlenir. Satım, eser, hizmet, taşıma, acentelik, distribütörlük, ödünç, cari hesap veya sebepsiz zenginleşme hükümleri farklı ispat ve zamanaşımı sonuçları doğurabilir.

Kısa cevap: Ticari alacak, sözleşme, teslim ve borcun vadesi ispatlanabiliyorsa doğrudan dava veya icra takibiyle talep edilebilir. Borçlu ilamsız takibe yedi gün içinde itiraz ederse takip durur; alacaklı, uyuşmazlığın niteliğine göre itirazın kaldırılması veya bir yıl içinde itirazın iptali yoluna başvurabilir. Konusu para ödenmesi olan ticari alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava şartı arabuluculuk kural olarak zorunludur.

Ticari Alacağın Hukuki Kaynağı Nasıl Belirlenir?

Alacağın “ticari” olması, her faturanın kendiliğinden tahsil edilebilir olduğu anlamına gelmez. Önce sözleşmenin kurulması, mal veya hizmetin teslimi, bedelin miktarı ve vadesi belirlenir. Satım, eser, hizmet, taşıma, acentelik, distribütörlük, ödünç, cari hesap veya sebepsiz zenginleşme hükümleri farklı ispat ve zamanaşımı sonuçları doğurabilir.

Alacak türü Temel belge Sık uyuşmazlık
Mal satış bedeli Sözleşme, sipariş, irsaliye, fatura Teslim, ayıp, fiyat farkı
Hizmet bedeli Teklif, iş emri, rapor, kabul İşin kapsamı ve tamamlanması
Eser bedeli Proje, hakediş, teslim tutanağı Eksik/ayıplı iş ve ek iş
Cari hesap Mutabakat, defter, banka, faturalar Mahsup ve dönem bakiyesi
Ödünç Dekont, sözleşme, geri ödeme planı Paranın ödeme mi borç mu olduğu
Cezai şart Sözleşme ve ihlal kaydı Muacceliyet ve aşırılık

Alacağın hukuki sebebi yanlış kurulursa görev, faiz, zamanaşımı ve delil değerlendirmesi de yanlış olabilir. Davacı aynı olay için alternatif hukuki sebepler ileri sürebilir; ancak talep edilen tutarın nasıl oluştuğu tabloyla açıklanmalıdır.

Fatura Tek Başına Alacağı İspatlar mı?

Fatura, düzenleyenin tek taraflı belgesidir. Sözleşmenin varlığını ve mal veya hizmetin teslim edildiğini her durumda tek başına kanıtlamaz. Faturanın karşı tarafa gönderilmesi, ticari defterlere işlenmesi, e-fatura sisteminde alınması, irsaliye, teslim tutanağı, sipariş ve ödeme kayıtlarıyla birlikte değerlendirilir.

TTK m.21/2’de sekiz günlük itiraz

Bir fatura alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğine itiraz etmezse faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmasına ilişkin karine gündeme gelir. Bu karine, fatura konusu temel ilişkinin bulunduğunu ve edimin eksiksiz ifa edildiğini her durumda kesin olarak göstermez.

Faturaya süresinde itiraz edilmesi borcu otomatik ortadan kaldırmaz; uyuşmazlığın varlığını gösterir. İtirazın hangi kaleme, miktara veya ayıba yönelik olduğu yazılmalı ve mümkünse KEP, noter veya ispatlı elektronik yöntemle gönderilmelidir.

Teslim ve kabul belgeleri

İrsaliye üzerinde imza bulunması teslimi destekleyebilir; imzalayan kişinin yetkisi, malın miktarı ve belgenin hangi siparişe ait olduğu incelenir. Hizmette e-posta onayı, sistem logu, çalışma raporu, hakediş ve fiilî kullanım kabul delili olabilir. Sessizlik yalnız sözleşme veya kanun özel sonuç bağlıyorsa kabul anlamına gelir.

Vade, Temerrüt ve Ticari Faiz

Vade sözleşme, fatura, ödeme planı veya tarafların yerleşmiş uygulamasından belirlenebilir. Ödeme günü kesin olarak kararlaştırılmışsa borçlu çoğu durumda günün geçmesiyle temerrüde düşer. Kesin vade yoksa TBK m.117 kapsamında ihtar gerekebilir. Ticari işlerde TTK m.1530’un mal ve hizmet tedarikine ilişkin geç ödeme hükümleri de ayrıca uygulanabilir.

Faiz türü ve oranı; tarafların tacir sıfatı, işin ticari niteliği, sözleşme hükmü, 3095 sayılı Kanun ve TTK m.8’e göre belirlenir. Sözleşmesel oran geçerli değilse ilgili dönemdeki kanuni veya ticari temerrüt faizi uygulanır. Oranlar zamanla değiştiği için her dönem ayrı hesaplanmalıdır.

Faiz başlangıcı otomatik değildir. Fatura tarihi, teslim tarihi, sözleşmedeki vade, ihtarın tebliği ve takip tarihi aynı olmayabilir. Talepte faiz türü, başlangıç tarihi ve dayanağı açıkça gösterilmelidir.

Döviz alacağında aynen ödeme veya Türk lirası karşılığı talebi, kur tarihi ve faiz seçimi TBK m.99 ile sözleşmeye göre incelenir. Tahsil aşamasında talep biçiminin değiştirilmesi usul sorununa yol açabilir.

Ticari Alacak İçin Dava mı İcra Takibi mi?

Elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklı, genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatabilir. Borçlu ödeme emrine yedi gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir. İtiraz edilirse takip durur; alacaklı elindeki belgenin niteliğine göre icra mahkemesinde itirazın kaldırılması veya genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir.

Alacağın esaslı biçimde tartışmalı, yüksek teknik inceleme gerektiren veya karşı taleple bağlantılı olduğu durumlarda doğrudan alacak davası daha uygun olabilir. Borçlunun mal kaçırma riski varsa ihtiyati haciz, davadan veya takipten önce önem kazanır.

Yol Avantaj Sınırlama
İlamsız takip İtiraz olmazsa hızlı kesinleşme Yedi günlük itirazla durur
İtirazın kaldırılması İcra mahkemesinde daha hızlı inceleme İİK m.68 belgeleriyle sınırlı
İtirazın iptali Alacağın esası tam incelenir Bir yıllık süre ve arabuluculuk
Alacak davası Geniş delil ve talep imkânı Karar öncesi tahsil yok; koruma ayrıca istenir
Kambiyo takibi Çek/bonoya özgü kısa süreler Senet aslı ve kambiyo şartları gerekir

İtirazın İptali Davası

Borçlu ilamsız takibe itiraz ederse alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Dava açılmadan önce para alacağı niteliğindeki ticari uyuşmazlık için arabulucuya başvuru gerekir.

Dava, takip talebindeki alacak ve hukuki ilişkiyle bağlantılı kurulmalıdır. Takipte istenmeyen bağımsız bir alacağın sonradan itirazın iptali davasına eklenmesi sorun yaratabilir. Asıl alacak, işlemiş faiz, faiz başlangıcı ve fer’iler ayrı gösterilmelidir.

İcra inkâr tazminatı

Borçlunun itirazının haksız olduğu ve alacağın likit bulunduğu hâllerde, talep üzerine hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı gündeme gelebilir. Alacağın likit olması, borçlunun tek başına hesaplayabileceği ölçüde belirli olmasıdır. Uzun bilirkişi incelemesi gerekmesi her zaman likit olmadığı anlamına gelmez; hesap için gereken verinin kimin elinde olduğu değerlendirilir.

Alacaklının kötü niyetle veya ağır kusurla takip yaptığı ve borçlunun talep ettiği koşullarda kötü niyet tazminatı da gündeme gelebilir. Tazminat otomatik değildir; dilekçede açık talep bulunmalıdır.

İhtiyati Haciz Şartları

Rehinle teminat altına alınmamış, vadesi gelmiş para alacağı için İİK m.257 uyarınca ihtiyati haciz istenebilir. Vadesi gelmemiş alacakta borçlunun belirli yerleşim yerinin bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mal kaçırması, gizlenmesi ya da kaçmaya hazırlanması gibi özel hâller aranır.

Mahkeme alacağın varlığı konusunda tam ispat değil yaklaşık ispat arar. Sözleşme, fatura, teslim, mutabakat, senet, ihtar ve banka kayıtları birlikte sunulmalıdır. Karşı taraf dinlenmeden karar verilmesi mümkündür; mahkeme alacaklıdan teminat ister.

Karardan sonra süre: İhtiyati haciz kararının icrası ve ardından esas takip veya davanın açılması için İİK’daki kısa süreler kaçırılmamalıdır. Karar almak tek başına haczi tamamlamaz.

İhtiyati haciz yalnız para alacağını güvence altına alır; belirli malın teslimi veya şirket kararının durdurulması için ihtiyati tedbir gerekebilir. Yanlış geçici koruma türü zaman kaybettirebilir.

Ticari Alacakta Zorunlu Arabuluculuk

TTK m.5/A uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabulucuya başvuru dava şartıdır. Başvuru yapılmadan dava açılırsa dava usulden reddedilebilir.

Arabuluculuk başvurusunda taraf, sözleşme, fatura dönemi, asıl alacak, faiz ve varsa takip dosyası belirtilmelidir. Son tutanağın kapsamı, sonradan açılacak davadaki taleple uyumlu olmalıdır. Arabuluculukta anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi gereken veya gerekmeyen hâllere göre ilam niteliğinde belge sonucu doğurabilir.

İcra takibi başlatmak için önceden arabuluculuk zorunlu değildir. Ancak borçlu itiraz edip itirazın iptali davası açılacaksa dava öncesi başvuru gerekir. İhtiyati haciz talebi de arabuluculuk sonucunu beklemek zorunda değildir; esas dava/takip süreleri ayrıca izlenir.

Ticari Defterler ve Cari Hesap Delili

Ticari defterlerin delil değeri HMK m.222 ve TTK hükümlerine bağlıdır. Defterlerin usulüne uygun tutulması, açılış ve kapanış onaylarının bulunması, kayıtların birbirini doğrulaması ve karşı taraf defterleriyle uyumu incelenir. Yalnız davacının kendi defterine yazdığı kayıt, her durumda alacağı kanıtlamaz.

E-defter beratları, yevmiye ve kebir kayıtları, e-fatura, banka, stok ve irsaliye verileri aynı dönem üzerinden karşılaştırılmalıdır. Cari hesap ekstresinin imzalı mutabakat içermesi güçlü delil olabilir; “bakiyeniz budur” şeklindeki tek taraflı e-posta ile karşı tarafın açık mutabakatı aynı değildir.

Defter ibrazından kaçınma

Mahkemenin usulüne uygun ibraz kararına rağmen defterin sunulmaması, karşı tarafın iddiasının ispatı yönünden sonuç doğurabilir. Hangi dönem ve kayıtların istendiği açık olmalı; ticari sır içeren ilgisiz veriler için ölçülü koruma tedbiri talep edilebilir.

  • Sözleşme ve eklerinin son sürümü
  • Sipariş ve teslim kayıtları
  • Fatura ve itirazlar
  • Cari hesap mutabakatı
  • Banka hareketleri
  • E-defter ve beratlar
  • KEP/noter ihtarı
  • İcra dosyası ve tebligat

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Uyuşmazlık TTK m.4 anlamında ticari davaysa görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili nispi ticari davalar ile TTK’da düzenlenen mutlak ticari davalar ayrılır. Taraflardan birinin tüketici olduğu işlemde tüketici mahkemesi; işçi-işveren ilişkisinde iş mahkemesi görevli olabilir.

Yetki bakımından davalının yerleşim yeri genel kuraldır. Sözleşmeden doğan davada ifa yeri de yetkili olabilir. Tacirler veya kamu tüzel kişileri kanuni şartlarla belirli mahkemeleri yetkili kılabilir. İcra takibinde yetki itirazının ayrıca ve süresinde yapılması gerekir.

Mersin bağlantısı: Davalının merkezinin, sözleşme ifa yerinin veya geçerli yetki şartının Mersin olması Mersin Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkisini gündeme getirebilir. Yalnız faturanın Mersin’de düzenlenmesi her zaman yeterli değildir.

Ticari Alacaklarda Zamanaşımı

Genel sözleşme alacaklarında TBK m.146 uyarınca on yıllık zamanaşımı uygulanabilir. Ancak kira, ücret, komisyon, eser, taşıma, sigorta, şirket ortaklığı, çek ve bono gibi ilişkilerde daha kısa özel süreler bulunabilir. Alacağın doğru hukuki niteliği belirlenmeden süre hesabı yapılamaz.

Zamanaşımı kural olarak alacağın muaccel olduğu tarihte işlemeye başlar. Kısmi ödemeler, borcun ikrarı, dava veya icra takibi kesilme sonucu doğurabilir. Tarafların görüşmesi veya sıradan ihtar her durumda zamanaşımını kesmez. Dava şartı arabuluculuk sürecinde sürelerin durması 6325 sayılı Kanuna göre hesaplanır.

İtirazın iptali için bir yıllık süre, temel alacağın zamanaşımından ayrıdır. Bir yıl geçirilirse genel alacak davası imkânı temel zamanaşımı içinde devam edebilir; ancak takip üzerinden devam ve icra inkâr tazminatı avantajları kaybedilebilir.

Mersin’de Ticari Alacak Tahsilat Planı

Mersin’de liman, lojistik, tarım-gıda, inşaat ve dış ticaret ilişkilerinde teslim ve ödeme belgeleri farklı şirketler arasında dağılabilir. Faturayı düzenleyen, malı teslim eden, taşıyan ve ödemeyi yapan şirketlerin aynı grup içinde olması taraf sıfatı ve mahsup tartışması yaratabilir.

  1. Borçlu şirketin güncel unvan, merkez ve faaliyet durumunu doğrulayın.
  2. Alacağı fatura bazında değil sözleşme-teslim-ödeme zincirinde kurun.
  3. Vade ve faiz başlangıcını her kalem için hesaplayın.
  4. Mutabakat, banka ve e-defter kayıtlarını karşılaştırın.
  5. Mal kaçırma riski varsa ihtiyati haczi gecikmeden değerlendirin.
  6. Takip, arabuluculuk ve dava sürelerini ayrı takvimde izleyin.
  7. Borçlunun konkordato, rehin ve haciz durumunu tahsilat stratejisine ekleyin.

Konkordato ve tahsilat

Borçlu hakkında geçici veya kesin mühlet varsa takip yasağı, mevcut takiplerin durumu, rehinli alacak ve çekişmeli alacak bildirimi ayrıca incelenir. Alacağın dava konusu olması konkordato sürecindeki bildirim ve oy haklarını kendiliğinden korumayabilir.

Hazırlayan ve Güncelleme

Bu içerik genel hukuki bilgilendirmedir. Alacağın kaynağı, vade, faiz, zamanaşımı, delil ve borçlunun mali durumu somut dosyada ayrıca incelenmelidir.

Güncelleme: 15.08.2026. İnternet içeriği hukuki danışmanlık veya sonuç garantisi değildir.

Ticari Alacak Davasında Net Cevap

Ticari alacak davası açmak için yalnız fatura düzenlenmesi yeterli değildir. Sözleşme ilişkisi, malın teslimi veya hizmetin ifası, bedelin vadesi ve ödenmediği ispatlanmalıdır. Fatura, teslim/irsaliye, e-posta, sipariş, cari hesap, ticari defter ve ödeme hareketleri birlikte değerlendirilir.

Konusu bir miktar para olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvuru kuraldır. Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenir. İhtiyati haciz gibi geçici koruma, arabuluculuk sürerken de kanuni koşulları varsa istenebilir.

Fatura Alacağın Tek Başına Kanıtı mı?

Fatura, düzenleyenin tek taraflı belgesidir; temel sözleşme ve ifa ile desteklenmesi gerekir. Tacirler arasında faturanın alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğine itiraz edilmemesi, faturanın içeriği bakımından karine oluşturabilir; hiç kurulmamış sözleşmeyi tek başına yaratmaz.

E-fatura sistem kaydı faturanın gönderildiğini gösterebilir. Ancak mal teslimi için irsaliye, depo/taşıma kaydı; hizmet için rapor, kabul, çalışma çıktısı, yazışma veya kullanım verisi gerekir. “Faturaya itiraz edilmedi” cümlesi, ifanın tartışmalı olduğu dosyada bütün ispatın yerine geçirilmemelidir.

Delil Gösterdiği husus Kontrol
Sözleşme/sipariş Taraf, kapsam, bedel ve vade Temsil ve ekler
Fatura/e-fatura Talep edilen bedelin kaydı Gönderim, itiraz ve temel ilişki
İrsaliye/teslim Malın teslimi İmza, teslim yeri ve miktar
Hizmet çıktısı İfanın yapıldığı Kabul, kullanım ve tarih
Ticari defter Taraf kayıtlarının uyumu Usulüne uygun tutulma ve açılış/kapanış
Banka/cari hesap Kısmi ödeme ve bakiye Hangi borca mahsup edildiği

İcra Takibi mi, Alacak Davası mı?

Muaccel para alacağı için ilamsız takip başlatılabilir. Borçlu yedi gün içinde itiraz ederse takip durur; alacaklı belgesine göre itirazın kaldırılması veya iptali/alacak davası yolunu seçer. Doğrudan dava, kapsamlı ayıp/ifa tartışması veya tespit ihtiyacı bulunan dosyada daha uygun olabilir.

İhtiyati haciz için rehinle temin edilmemiş ve muaccel para alacağı ile yaklaşık ispat gerekir; vadesi gelmemiş alacakta kanundaki özel hâller aranır. Mahkeme teminat isteyebilir. Borçlunun ödeme güçlüğü içinde olması tek başına davayı kazandırmaz; alacağın varlığı yine ispatlanır.

Ayrıntılı değerlendirme: Vade, Temerrüt ve Ticari Faiz

Sözleşmede kesin vade varsa vadenin geçmesiyle; yoksa ihtar veya kanuni ticari temerrüt kurallarıyla borçlu temerrüde düşer. Tarafların tacir olması her alacakta otomatik avans faizi uygulanacağı anlamına gelmez; işin ticari niteliği, sözleşme ve TTK/TBK hükümleri incelenir.

Dava veya takip talebinde ana para, işlemiş faiz başlangıcı/oranı/türü ve sonrasındaki faiz ayrı yazılır. Faturada tek taraflı faiz notu bulunması, tarafların kabul ettiği sözleşme hükmü yoksa her durumda bağlayıcı sayılmaz.

Ticari Alacak Davasında Sık Savunmalar

Ayıplı ifa: Mal veya hizmetin sözleşmeye aykırı olduğu, muayene/ihbar ve giderim talepleriyle ispatlanır. Ayıp savunması yalnız “memnun kalmadım” beyanına dayanamaz. Takas: Karşı alacak, muacceliyet ve takas beyanı gerekir. Mahsup: Ödemenin hangi borca sayıldığı TBK kurallarına göre. Yetkisiz temsil: Sözleşmeyi imzalayanın şirketi bağlama yetkisi ve sonradan onay araştırılır.

Zamanaşımı: Sözleşme türüne göre genel on yıl veya özel daha kısa süre uygulanabilir. İbra/yenileme: Mutabakat, protokol ve ödeme planının eski borcu ortadan kaldırıp kaldırmadığı açık iradeye bağlıdır. Ceza koşulu: Asıl borç, seçimlik/kümülatif yapı ve tacir indirimi sınırı incelenir.

Arabuluculuğa Hazırlık ve Teklif Hesabı

Arabuluculuk başvurusunda alacak kalemleri, para birimi, vade, faiz ve kısmi ödemeler ayrı yazılmalıdır. Çok sayıda faturayı tek toplam olarak belirtmek, daha sonra dava talebiyle son tutanak arasında tartışma yaratabilir. Başvuru formu ve son tutanakta uyuşmazlığın kapsamı açık olmalıdır.

Teklif hazırlanırken ana para, ihtilaflı ayıp/mahsup, işlemiş faiz, yargılama süresi, tahsil kabiliyeti ve teminat birlikte değerlendirilir. Taksit anlaşmasında vade, temerrüt, muacceliyet, kefalet/teminat, icra edilebilirlik şerhi ve masraflar yazılmalıdır. “Taraflar anlaştı” cümlesi ödeme planı için yeterli değildir.

Kalem Dosyaya yazılacak veri Belge
Ana para Fatura/sözleşme bazında bakiye Cari hesap ve ödeme
Faiz Tür, oran, başlangıç Sözleşme/ihtar/mevzuat
Ayıp/mahsup Tutar ve gerekçe Rapor/iade/karşı fatura
Teminat Tür, tutar, vade Mektup/rehin/kefalet

Yabancı Para ve Yurtdışı Ticari Alacak

Yabancı para alacağında ödeme yeri, uygulanacak hukuk, kur seçimi ve faiz sözleşmeden belirlenir. TBK 99 uyarınca aynen ödeme kaydı ve temerrüt tarihindeki seçenekler talep sonucuna doğru yansıtılmalıdır. Kur farkı ile temerrüt faizi aynı zarar kalemi gibi iki kez istenmemelidir.

Yabancı borçluya tebligat, yetki/tahkim, kararın tenfizi ve malvarlığı araştırması daha dava açılmadan planlanmalıdır. Türkiye’de karar almak, yabancı ülkede tahsil edilebilirlik garantisi değildir. Ticari sözleşmedeki tahkim veya yabancı mahkeme şartı usulüne uygun ve uyuşmazlığı kapsar nitelikte olmalıdır.

Örnek Dosya: Mal Teslimi ve Kısmi Ödeme

Satıcı 10 fatura karşılığı mal teslim etmiş, alıcı 6 faturayı ödemiş ve son 4 faturada kalite sorunu ileri sürmüş olsun. Önce her faturanın sipariş, teslim ve ödeme kaydı eşleştirilir. Alıcının ayıp ihbar tarihi, iade ettiği miktar, kullandığı mallar ve kalite raporu belirlenir. Cari hesapta tüm bakiye görünmesi ayıp savunmasını tek başına ortadan kaldırmaz.

Arabuluculuk başvurusunda dört faturanın ana parası ve faiz ayrı; alıcının ayıp/mahsup iddiası kapsam içinde tutulur. Anlaşma olmazsa satıcı alacak davası veya takip yolunu; alıcı ayıp hakları/takas savunmasını sunar. Mahkeme sözleşme, ticari defter, teslim ve teknik bilirkişi delillerini birlikte değerlendirir.

Resmî Kaynaklar

Hukuki Değerlendirme ve İletişim

Belgeler, süreler, görev ve yetki kuralları somut olayın özellikleriyle birlikte incelenir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin, Türkiye

İletişim bilgileri

Yazar ve Hukuki Bilgilendirme

Avukat Halil Bakırcı

Av. Halil Bakırcı

Mersin Barosu Sicil No: 3472

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla, yayımlandığı tarihte erişilebilen mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır. Somut olayda belge, süre, görev ve yetki ayrıca incelenir.

Yazar profili