B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Nafaka Ödeyen İşsiz Kalırsa Ne Olur? Nafaka Azaltma ve Kaldırma Davası 2026

nafaka ödeyen işsiz kalırsa: Nafaka ödeyen işsiz kalınca borç otomatik durmaz. Nafaka türü, azaltma talebi, işsizlik ödeneği, icra ve İİK 344/2 tazyik hapsi ayrımı.

Nafaka ödeyen kişinin işsiz kalması, yürürlükteki nafaka kararını kendiliğinden durdurmaz. Ödeme gücündeki gerçek değişiklik uygun mahkeme talebiyle ileri sürülür. Yoksulluk nafakasının miktarı bakımından TMK m.176/4; çocuğun bakım nafakası bakımından m.331; devam eden boşanmadaki tedbir nafakası bakımından m.169 ayrı uygulanır. İşsizlik bildirgesi, bütün nafaka türlerini tek işlemle kaldıran belge değildir.

Azaltma davası açılmasıyla icra takibi veya tazyik hapsi uygulaması otomatik olarak durmaz. Bununla birlikte İİK m.344/2, azaltma veya kaldırma davasındaki sebepler değerlendirilerek tazyik hapsinin uygulanmasının o davanın sonuna bırakılması için özel bir imkân tanır. Dolayısıyla nafaka borcunun tahsili ile hapsin uygulanma zamanı aynı başvuruya bağlı değildir.

İş Kaybından Sonra Önce Hangi Belgeler Kontrol Edilir?

İlk belge nafakaya dayanak karardır. Kararın kimin lehine verildiği, nafakanın türü, aylık tutarı, başlangıç tarihi, ödeme dönemi ve varsa yıllık artış hükmü okunur. Boşanma kararının özetiyle yetinilmez. Sonradan bir artırım veya azaltma kararı verilmişse eski karar tek başına güncel borcu göstermez. Bütün değişiklikler birlikte değerlendirilir.

İkinci belge iş ilişkisinin sona ermesine ilişkin kayıttır. İşten çıkış tarihi, gerçek fesih nedeni, son ücret ve varsa kıdem veya ihbar ödemesi belirlenir. İşveren tarafından çıkarılma, sağlık nedeniyle ayrılma ve nafakadan kaçınmak amacıyla gelirin yapay biçimde düşürülmesi aynı değildir. SGK çıkış kodu önemli bir veri olmakla birlikte bütün ekonomik gerçeğin yerine geçmez.

Üçüncü grup, ödeme ve icra kayıtlarıdır. Hangi ayların ödendiği, hangi ayların eksik kaldığı ve ödeme açıklamaları karşılaştırılır. İş kaybından önce doğmuş borçlarla sonraki taksitler ayrılır. “Toplam borç” şeklindeki tek rakam, hangi hukuki işlem gerektiğini anlamaya yetmez. Her taksitin dönemi ve kalan tutarı ayrı gösterilmelidir.

Yoksulluk, İştirak ve Tedbir Nafakası Aynı Kurala mı Tabidir?

Yoksulluk nafakası boşanma sonrasındaki eşin geçimiyle ilgilidir; TMK m.175 ve m.176 uygulanır. İştirak nafakası çocuğun bakım ve eğitim giderlerine ebeveynin katılımıdır; m.182 ile m.327 ve devamı esas alınır. Tedbir nafakası ise devam eden yargılama veya ilgili koruma ihtiyacı çerçevesindeki geçici düzenlemedir. Talep hangi nafakanın değiştirileceğini açıkça göstermelidir.

Bir kararda anne için ayrı, her çocuk için ayrı nafaka bulunuyorsa işsizlik bütün kalemler hakkında aynı gerekçeyle ve aynı miktarda sonuç doğurmaz. Çocukların ihtiyaçları birbirinden farklıdır. Eşin kendi gelir durumu da çocukların bakım hakkıyla özdeş değildir. Mahkeme her kalemin kanuni dayanağına göre değerlendirme yapar.

İrat biçimindeki aylık nafakayla toptan ödenmesine karar verilen tutar da ayrılır. TMK m.176/4’teki iradın artırılması veya azaltılması mekanizması, tamamlanmış her toplu ödemeyi otomatik geri isteme yolu değildir. Kararın ödeme şekli ve talebin hukuki sebebi belirlenmeden aynı dilekçe bütün durumlara uygulanmaz.

Yoksulluk Nafakası İşsizlik Nedeniyle Nasıl Değiştirilir?

TMK m.176/4, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde irat miktarının yeniden değerlendirilmesini sağlar. İş kaybı bu değişikliğin dayanağı olarak ileri sürülür. Önceki karar sırasında mevcut ekonomik durumla yeni durum karşılaştırılır. Aynı koşulları yeniden anlatmak, önceki hükmün sırf beğenilmediği için değiştirilmesini sağlamaz.

Gelir kaybının miktarı, süresi, nedeni ve diğer kaynaklarla karşılanıp karşılanmadığı incelenir. Kanunda bütün işsizler için belirlenmiş “üç ay bekleme” veya “yüzde elli otomatik indirim” kuralı yoktur. Geçici iş arama dönemiyle uzun süreli çalışma gücü kaybı aynı veri değildir. Sağlık ve meslek koşulları gerçek ekonomik tabloyla birlikte açıklanır.

Nafakanın tamamen kaldırılmasıyla miktarın azaltılması farklı taleplerdir. M.176/3’te iradın kanunen sona ermesi ve mahkemece kaldırılması nedenleri ayrıca düzenlenmiştir. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü, yoksulluğun ortadan kalkması veya maddede sayılan diğer hâller birbirinden ayrılır. Borçlunun işsizliği, alacaklının yeniden evlenmesiyle aynı otomatik sona erme nedeni değildir.

Anlaşmalı boşanmada kabul edilen tutar da değişen koşullardan tümüyle bağımsız değildir. Ancak protokol imzalanırken bilinen ekonomik durumun hemen ardından aynı koşullar ileri sürülerek ödeme yükümlülüğünden kaçınılması dürüstlük kuralı yönünden incelenir. Gerçek yeni olgu ve onun etkisi somutlaştırılır; protokoldeki imza tek başına ömür boyu değişmez miktar veya sınırsız indirim hakkı yaratmaz.

Çocuk Nafakasında İşsizlik ve Bakım Giderleri

TMK m.327 çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderlerini ana ve babaya yükler. M.330, ihtiyaçlar ile ebeveynlerin yaşam koşulları ve ödeme güçleri üzerinden miktarın belirlenmesini düzenler. M.331 ise durum değiştiğinde nafakanın yeniden belirlenmesini veya kaldırılmasını öngörür. İş kaybı çocuğun beslenme, barınma ve tedavi ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte çocuğun hakkının devam etmesi, ödeme gücünün hiç araştırılmayacağı anlamına gelmez. Borçlunun gerçek çalışma kapasitesi, malvarlığı ve başka gelirleri değerlendirilir. Diğer ebeveynin fiilî bakım katkısı ve ekonomik gücü de tabloya dahil edilir. Yalnız bir tarafın bordrosuna bakılarak bütün yükümlülüğün sıfırlandığı veya değişmez kaldığı söylenemez.

Özel eğitim, kronik hastalık veya zorunlu ulaşım gideri varsa bunlar faturalar ve ilgili kayıtlarla açıklanır. Çocuğun giderlerini olduğundan yüksek göstermekle borçlunun gelirini gizlemesi aynı şekilde sağlıklı değerlendirmeyi engeller. Gerçek ihtiyaçlar ve gerçek kaynaklar karşılaştırılır. Genel miktar ölçütleri için nafaka hesaplama rehberi kullanılmalıdır.

Boşanma Sürerken İşsiz Kalınırsa

Devam eden boşanma davasında TMK m.169’a dayalı tedbir nafakası varsa yeni ekonomik olgu o dosyaya sunulur. Mahkemeden mevcut geçici düzenlemenin yeniden değerlendirilmesi istenir. Kesinleşmiş boşanma sonrası irat davasının usulüyle devam eden davadaki ara karar talebi aynı değildir. Dosyanın hangi aşamada olduğu ilk dilekçede belirtilmelidir.

Tedbir nafakasının icra yolu bakımından ara kararın niteliği ayrıca önem taşır. Her nafaka belgesi aynı biçimde kesinleşmiş ilam değildir. Bu nedenle “bütün tedbir nafakaları yalnız ilamlı icrayla tahsil edilir” genellemesi kullanılmaz. Mevcut takip türü ve dayanak belgenin içeriği kontrol edilir; ödeme yükümlülüğünün varlığıyla takip yolunun seçimi ayrı incelenir.

İşsizlik Hangi Belgelerle İspatlanır?

SGK hizmet dökümü, işten ayrılış bildirgesi, fesih yazısı, son bordrolar ve işveren ödemeleri birlikte sunulur. İşsizlik ödeneği kararı, başvuru ve ödeme süresi eklenir. İŞKUR kaydı, somut iş başvuruları ve görüşme yazışmaları gerçek iş arama faaliyetini gösterir. Sağlık nedeniyle çalışılamıyorsa bunu açıklayan ilgili tıbbi belgeler kullanılır; gereksiz sağlık geçmişi dosyaya yığılmaz.

Gelir ve giderler karşılaştırmalı hazırlanır. Önceki ücret, yeni aylık kaynak, kira, zorunlu tedavi ve bakım giderleri farklı satırlara yazılır. Banka kredisi veya başka bir borç bulunması nafaka alacaklısının hakkını otomatik olarak sıradanlaştırmaz. Borcun amacı, tarihi ve gerçek ödeme yükü gösterilir. Yeni ve lüks tüketim giderleri zorunlu yaşam gideri gibi sunulmaz.

HMK m.190 ve TMK m.6 çerçevesinde talebin dayandığı değişiklikler somut delillerle açıklanır. Mahkemenin sosyal ve ekonomik durum araştırması, tarafın kendi iddiasını hiç belgelememesi için gerekçe değildir. Araştırmadaki gelir veya adres hataları ilgili kayıtla düzeltilir. Fesih sonrası belgeler için işten çıkarılınca yapılacak işlemler rehberi ayrıca yararlıdır.

İşsizlik Ödeneği, Kıdem Tazminatı ve Malvarlığı

İşsizlik ödeneği ekonomik durum incelemesinde dikkate alınır; ancak belirli süreyle ödenen bir kaynaktır. Ödeneğin sona ereceği tarih ve başka gelirin bulunup bulunmadığı açıklanır. İŞKUR’un resmî açıklamasına göre ödenekteki haciz yasağının nafaka borçları için istisnası vardır. “İşsizlik maaşına hiçbir borç için dokunulmaz” ifadesi bu nedenle doğru değildir.

Kıdem ve ihbar tazminatı aylık ücretle aynı sürekli gelir değildir; fakat mevcut ekonomik kaynak olarak gizlenmez. Bir defalık ödeme, borçlunun bütün yaşamı boyunca aynı kazancı sürdüreceğini göstermez. Bununla birlikte önemli bir ödeme alınmışken yalnız SGK çıkışını göstererek hiçbir ödeme gücü kalmadığını ileri sürmek eksik tablo yaratır. Tutar ve kullanım belgeleri birlikte açıklanır.

Kira geliri, şirket payı, mevduat ve fiilî çalışma kazancı araştırılır. Taşınmaz sahibi olmakla düzenli nakit gelir elde etmek aynı değildir; taşınmazın kullanımı ve getirisi incelenir. Kayıt dışı kazanç iddiası varsa somut banka ve faaliyet kayıtları gösterilir. Başkasının hesabına izinsiz erişmek yerine hukuka uygun deliller ve mahkemece celbi istenen kayıtlar kullanılır.

Nafaka Azaltma Davası Nerede ve Kime Karşı Açılır?

Görevli mahkeme 4787 sayılı Kanun m.4 gereğince aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerde görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Yetki için talebin niteliği ve davalının yerleşim yeri incelenir. HMK m.6’daki genel kural ve TMK m.177’nin nafaka alacaklısının yerleşim yerine ilişkin düzenlemesi birbirine karıştırılmaz.

Azaltma isteyen borçlunun sırf kendi yerleşim yerini her durumda yetkili sayması doğru değildir. Ayrıca davayı önceki nafaka kararını veren mahkemede açma zorunluluğu bulunduğu da varsayılmaz. Önceki dosya delil olarak getirtilir; güncel talebin görev ve yetki koşulları ayrıca belirlenir. Mahkeme seçimi büro adresine göre yapılmaz.

Yoksulluk nafakasında alacaklı eski eşin, çocuk nafakasında ise çocuğun hak sahipliği ve temsil düzeninin doğru gösterilmesi gerekir. Ergin çocuğa ilişkin nafakayla küçük adına velayet yetkisiyle yürütülen süreç aynı değildir. Dilekçede hangi kişi lehine hangi tutarın neye indirilmesinin istendiği açık yazılır. “Bütün nafakalar kaldırılsın” şeklindeki belirsiz talep yerine her kalem ayrılır.

Bu dava sırf nafaka uyuşmazlığı olduğu için iş veya tüketici davalarındaki gibi zorunlu arabuluculuk ön koşuluna tabi değildir. Tarafların anlaşması ise çocuk haklarının ve mahkeme kararının yerine otomatik geçmez. Mali güç nedeniyle yargılama gideri karşılanamıyorsa HMK m.334 ve devamındaki adli yardım koşulları belgeyle ileri sürülür; yardım kendiliğinden tanınmaz.

Geçmiş Borçlar ve Azaltmanın Başlangıç Tarihi

İşsizlik tarihi bütün eski taksitleri silmez. Azaltma talebinin hangi tarihten itibaren istendiği dilekçede açık gösterilir; yeni hükmün başlangıç tarihi ve kapsamı kontrol edilir. İşsizlik nedeniyle miktar değişikliği talebiyle kanunen sona erme olgusuna dayanan talep aynı tarih mantığına sahip değildir. Örneğin alacaklının yeniden evlenmesi, borçlunun iş kaybından farklı bir sona erme sebebidir.

Kararda belirlenen dönem için yeniden hesap yapılırken önceki ödeme ve tahsilatlar dikkate alınır. Dava öncesi borç, dava süresinde doğan borç ve yeni hükme göre sonraki borç ayrı tutulur. Alacaklıya fazla ödeme yapıldığı iddiası varsa bu da kendi hukuki yolu ve hesap belgeleriyle ileri sürülür. Borçlu, hiçbir karar veya hesap olmadan eski borcu tek taraflı mahsup edemez.

Hükümde yıllık artış düzeni varsa yalnız ilk nafaka tutarı üzerinden ödeme yapıldığı için eksik borç oluşup oluşmadığı kontrol edilir. Yeni işe girme veya işsiz kalma, artış hükmünü kendi başına silmez. Sabit tutar, artış dönemi ve yeni mahkeme kararının etkisi aynı hesap tablosunda fakat ayrı kalemlerde gösterilir.

Ödeme Yapılamadığında İcra Dosyası Nasıl İzlenir?

Mevcut kararın icrası azaltma davası açılmasıyla kendiliğinden durmaz. İcra dosyasındaki dayanak karar, tebligatlar, talep edilen taksitler, faiz ve masraflar incelenir. Ödeme yapılmışsa dekontta hangi ayın nafakasının ödendiği açık olmalıdır. Açıklamasız para transferi sonradan başka bir borç veya hediye olarak tartışıldığında ispat güçleşir.

Kısmi ödeme borcun ödenen bölümünü azaltır; kalan kısmı ortadan kaldırmaz. Çocuğa hediye almak, tatil masrafı ödemek veya kararda bulunmayan bir gideri üstlenmek aylık nafakayı otomatik olarak sona erdirmez. Bu giderlerin borca sayılmasına ilişkin geçerli bir temel bulunup bulunmadığı ayrı değerlendirilir. Ödeme ve gider belgeleri birbirine karıştırılmamalıdır.

İcra takibindeki hata için uygun icra başvurusu, nafaka miktarının değiştirilmesi için aile mahkemesi talebi kullanılır. İcra müdürlüğü işsizlik belgesini görerek aile mahkemesinin nafaka miktarını kendiliğinden değiştiremez. Ödeme sonrası haczin kaldırılması da ayrı dosya işlemleri gerektirir.

Tazyik Hapsi ve İİK m.344/2’deki Bekletme

İİK m.344, nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi öngörür. Bu yaptırım her ödenmeyen borç için otomatik uygulanan genel hapis değildir. Dayanak nafaka kararı, takip ve tebligat durumu, şikâyete konu güncel taksit ve ödeme kayıtları birlikte incelenir. Eski birikmiş alacakla güncel nafaka yükümlülüğünün ihlali ayrılır.

Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse tahliye sonucu doğar. Hapis yatılması nafaka borcunun ödendiği anlamına gelmez. İşsizliği ileri süren kişi de mali durumunu ve açtığı aile davasını belgeleriyle sunmalıdır. Şikâyet koşulları ve savunma, yalnız “işsizdim” cümlesine indirgenmez.

M.344/2 uyarınca azaltma veya kaldırma davası açılmışsa, mahkeme ileri sürülen sebepleri değerlendirerek tazyik hapsinin uygulanmasını bu davanın sonuna bırakma yönünde karar verir. Böyle bir kararın çıkması otomatik değildir; somut talep ve gerekçe önemlidir. Bu düzenleme nafaka taksitlerinin doğmasını veya bütün icra işlemlerini kendiliğinden durdurmaz.

İİK m.347’deki şikâyet hakkı, fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıllık süreye tabidir. Şikâyete konu taksit ve ihlal tarihi doğru belirlenir. Aile mahkemesinde azaltma istemiyle icra ceza şikâyetinin süreleri farklıdır. Başvuru düzeni için nafaka ödememe şikâyeti rehberi ayrıca incelenmelidir.

Yeni İş, Yeniden Evlilik ve Çocuğun Erginliği

Nafaka azaltıldıktan sonra yeniden işe girilmesi, önceki tutarı kendiliğinden geri getirmez. Yeni gelir koşulları uygun artırım talebine konu edilir; mevcut hükümdeki yıllık artış kuralı ayrıca korunur. Borçlunun yeni evliliği veya başka çocuğunun doğumu da önceki çocuğun bakım hakkını otomatik kaldırmaz. Bütün gerçek bakım yükleri ve kaynaklar birlikte değerlendirilir.

Alacaklı eski eşin yeniden evlenmesiyle borçlunun yeniden evlenmesi aynı sonuca sahip değildir. TMK m.176/3’te alacaklının yeniden evlenmesi irat bakımından kanuni sona erme nedenidir. Çocuğun iştirak nafakası ise bu sebeple sona ermez. Eş nafakasıyla çocuk nafakası aynı alıcı hesabına yatırılsa bile hukuki hak sahipleri farklıdır.

Çocuğun ergin olması iştirak nafakasında ayrıca önem taşır. Eğitim devam ediyorsa TMK m.328/2’deki koşullarla bakım yükümlülüğü sürer; ergin çocuğun kendi talebi ve temsil durumu değerlendirilir. İşsizlik dosyası içinde yalnız çocuğun yaşına bakılarak eğitim ihtiyacı yok sayılmaz. Erginlik sonrası bütün ödemelerin hiçbir işlem olmadan eski hükümle aynen sürdüğü de varsayılmaz.

Örnek Olaylar ve Ödeme Hesabı

Örnek 1: Aylık 6.000 TL nafakanın üç taksiti ödenmemiş ve karar bu dönemde değişmemiştir. Faiz ve masraf hariç ana para 18.000 TL’dir. Borçlunun ikinci ay işsiz kalması bu hesabı kendiliğinden 6.000 TL’ye indirmez. Yeni kararın hangi dönemi kapsadığı ayrıca incelenir. Bu rakamlar hesap yöntemini açıklayan varsayımsal tutarlardır.

Örnek 2: İşçi işveren tarafından çıkarılmış, işsizlik ödeneği dışında geliri kalmamış ve aktif iş aramaktadır. Çıkış, ödenek süresi, zorunlu giderler ve karşı tarafın ihtiyaçları karşılaştırmalı sunulur. Miktarın değişmesi mahkemenin somut değerlendirmesine bağlıdır; bütün işsizler için aynı indirim oranı uygulanmaz.

Örnek 3: Borçlu şirket payını yakınına devretmiş görünmesine rağmen aynı ticari faaliyeti ve kazancı sürdürmektedir. Yalnız resmî kaydın değişmesi ödeme gücünün ortadan kalktığını göstermez. Fiilî faaliyet ve para akışı hukuka uygun delillerle incelenir. Geliri gizlemek yerine gerçek mali tablo sunulmalıdır.

Mersin ve Türkiye Genelinde Uygulama

Mersin’deki nafaka değişikliği dosyasında da nafaka türü, önceki hüküm ve güncel ekonomik durum ayrı değerlendirilir. Türkiye geneli dosya takibi Mersin’den yönetilir; yetkili aile mahkemesi ve icra mercileri dosyanın niteliğine göre belirlenir. İşsizlik bir yerel muafiyet yaratmaz. Adli yardım, kurum kayıtları ve tebligat süreleri de kendi kurallarıyla takip edilir.

Sık Sorulan Sorular

İşsiz kalınca nafaka kendiliğinden kesilir mi?

Hayır. İş kaybı uygun mahkeme talebiyle ileri sürülür. Mevcut karar tek taraflı beyanla ortadan kalkmaz.

İşsizlik belgesi tek başına yeterli midir?

Hayır. Gelir, malvarlığı, çalışma gücü, zorunlu giderler ve alacaklının ihtiyaçları birlikte değerlendirilir.

Azaltma davası açınca icra durur mu?

Otomatik olarak durmaz. Nafaka miktarı davasıyla icra ve tazyik hapsine ilişkin özel başvurular ayrıdır.

İİK m.344/2 ne sağlar?

Mahkeme, azaltma veya kaldırma davasındaki sebepleri değerlendirerek tazyik hapsinin uygulanmasını o davanın sonuna bırakır. Bu sonuç ayrıca karar gerektirir.

İşsizlik ödeneğine nafaka için haciz uygulanır mı?

İşsizlik ödeneğinin haciz yasağında nafaka borçları istisnadır. Somut takip ve kesinti işlemi ayrıca kontrol edilir.

Kıdem tazminatı aylık maaş gibi mi sayılır?

Bir defalık ödeme sürekli ücretle aynı değildir; ancak mevcut ekonomik kaynak olarak değerlendirilir ve gizlenmez.

Borçlu yeniden evlenirse nafaka biter mi?

Hayır. Borçlunun evlenmesi otomatik sona erme nedeni değildir. Alacaklı eski eşin evlenmesi ise yoksulluk nafakası bakımından ayrı kanuni sonuç doğurur.

Çocuğa hediye alınması nafakadan düşer mi?

Hediye veya farklı gider aylık nafakayı otomatik karşılamaz. Borca sayılmasının hukuki temeli ve ödeme kayıtları incelenir.

Nafaka yüzünden hapis yatmak borcu siler mi?

Hayır. Tazyik hapsi ödeme yerine geçmez. Borç ve ödemenin sonuçları icra dosyasında ayrıca takip edilir.

Yeni işe girince eski nafaka tutarı geri gelir mi?

Kendiliğinden geri gelmez. Yeni koşullar uygun artırım talebiyle değerlendirilir; mevcut hükümdeki artış düzeni ayrıca uygulanır.

Resmî Kaynaklar

4721 sayılı TMK m.6, 169, 175, 176, 177, 182, 327–331; 2004 sayılı İİK m.344 ve m.347; 6100 sayılı HMK m.6, 190 ve 334 ve devamı temel dayanaklardır. İşsizlik ödeneği için bağlantısı verilen İŞKUR açıklaması ve 4447 sayılı Kanun m.50 esas alınmıştır. Metin genel bilgilendirmedir; belirli bir indirim oranı veya dava sonucu garantisi içermez.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp