B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Nişanın Bozulması Tazminatı: Maddi ve Manevi Talepler, Şartlar ve Süre

Nişanın bozulması tazminatı, yalnız tarafların evlenmemiş olmasına dayanmaz. TMK m.120’de maddi tazminat için kusur ve evlenme amacıyla yapılan uygun harcama veya katlanılan maddi fedakârlık; m.121’de manevi tazminat için nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkının saldırıya uğraması aranır. TMK m.123 gereğince nişanlılığın sona ermesinden doğan dava haklarında bir yıllık zamanaşımı uygulanır. Kimse tazminat baskısıyla evlenmeye zorlanamaz.

Nişanın bozulması tazminatı için anlaşma ve gider belgelerinin değerlendirilmesi
Tazminat incelemesinde nişanın sona erme nedeni ile her harcamanın belgesi ayrı değerlendirilir.

Nişanın bozulması tazminatı evlenmemenin cezası mıdır?

Hayır. TMK m.119, nişanlılığın evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermediğini düzenler. Evlenmeden kaçınma halinde ödeneceği kararlaştırılan cayma tazminatı veya ceza şartı için dava açılamaz. Kanunun aynı maddesinde bu tür kararlaştırmalara ilişkin yapılmış ödemeler hakkında ayrıca hüküm bulunur. Bu özel kural, nişan sırasında verilen her hediyenin veya başka hukuki sebeple yapılan her ödemenin aynı rejime tabi olduğu anlamına gelmez.

Evlenme kararı özgür iradeye dayanır. Ancak bu özgürlük, kusurlu davranışla karşı tarafa verilen bütün zararların hukuken önemsiz olduğu sonucunu doğurmaz. TMK m.120 ve 121, kişinin zorla evlendirilmesini değil, belirli şartlar altında doğmuş malvarlığı ve kişilik hakkı zararlarının giderilmesini düzenler. Bu nedenle mahkemenin araştırması yalnız kimin evlenmek istemediğine değil, nişanın hangi olaylarla sona erdiğine ve hangi zararın doğduğuna yönelir.

Önce gerçek bir nişanlılık ilişkisi bulunup bulunmadığı belirlenir. TMK m.118’deki evlenme vaadi ile sıradan arkadaşlık veya her duygusal birliktelik aynı değildir. Tören yapılmaması tek başına nişanlılığın bulunmadığını kanıtlamaz; tören fotoğrafı da diğer bütün tazminat şartlarını kendiliğinden ispatlamaz. Tarafların iradesi, hazırlıkları ve açıklamaları birlikte değerlendirilir.

TMK 120 uyarınca maddi tazminat için hangi koşullar aranır?

Nişanlılardan birinin haklı sebep olmaksızın nişanı bozması veya nişanın taraflardan birine yükletilen bir nedenle bozulması halinde, kusurlu taraf kanunda belirtilen maddi zararlar için uygun tazminatla sorumludur. Talepte bulunan tarafın yalnız ayrılıktan üzülmesi yeterli değildir. Kusurlu davranış, evlenme amacıyla yapılan harcama veya maddi fedakârlık ve bu kalemle nişan ilişkisinin bağlantısı ortaya konulmalıdır.

Haklı sebep değerlendirmesi soyut etiketlerle yapılamaz. Ağır hakaret, güven ilişkisinin ihlali, önemli bir durumun gizlenmesi veya tarafların davranışlarına ilişkin iddialar somutlaştırılır. Her tartışma kendiliğinden haklı sebep sayılmaz; her ayrılık açıklaması da kusur itirafı değildir. Olayın zamanı, tarafların bilgisi ve nişanın sona ermesiyle bağlantısı belirtilmelidir.

Nişanı bitiren kişi ile kusurlu kişi her zaman aynı değildir. Bir taraf diğerinin davranışı nedeniyle ilişkiyi sonlandırmışsa, yalnız ayrılık mesajını onun göndermesi bütün kusurun ona ait olduğunu göstermez. Buna karşılık karşı tarafın kusurlu olduğunu söylemek de delil sunmadan tazminat hakkı yaratmaz. Dilekçede kimin hangi davranışta bulunduğu ve bunun hangi delille ispatlandığı açıkça yazılır.

TMK m.120 uygun tazminattan söz eder; her nişan masrafının bütünüyle karşı tarafa aktarılmasını öngören otomatik bir toplam kuralı koymaz. Dürüstlük kurallarına uygunluk ve evlenme amacıyla yapılmış olma şartları ayrı incelenir. Karşı tarafın bilgisi dışında yapılmış aşırı bir harcamanın sırf faturası mevcut diye tamamının tahsil edileceği söylenemez.

Salon, düğün hazırlığı, eşya ve taşınma masrafları geri istenir mi?

Kanun, evlenme amacıyla yapılan harcamalar ve katlanılan maddi fedakârlıklar yanında nişan giderlerine de aynı esasın uygulanacağını düzenler. Salon rezervasyonu, organizasyon, davetiye ve düğün hazırlığı kalemleri bu çerçevede incelenir. Ancak harcamanın gerçekten yapılmış olması, hangi kişi tarafından karşılandığı ve iptal sonrasında ne kadarının zarar olarak kaldığı belirlenmelidir. Sadece alınmış bir fiyat teklifi, yapılmış ödeme değildir.

Ev eşyası bakımından eşyanın varlığı ve kullanım değeri önemlidir. Satın alınmış fakat sahibinde kalmış ve başka yerde kullanılmaya devam edilen eşyanın bütün fiyatı, yok olmuş zarar gibi gösterilmez. İptal edilen özel üretim siparişindeki gerçek kayıp ile kullanılmaya devam edilen standart ürünün bedeli aynı değildir. Satıcıdan geri alınan tutar, iade hakkı ve elde kalan değer ayrı gösterilir.

Taşınma, işe ilişkin fedakârlık veya konut hazırlığı iddiasında evlenme amacıyla bağlantı somut belgelerle kurulmalıdır. Tarafın kendi bağımsız tercihiyle yaptığı her kariyer değişikliği otomatik olarak karşı nişanlının borcu olmaz. İşten ayrılma tarihi, evlilik planı, tarafların yazışmaları ve ileri sürülen maddi kayıp birlikte incelenir. Gelecekte evlilikten elde edileceği varsayılan bütün kazançların tazminat diye istenmesi bu kurumun amacıyla aynı değildir.

Harcama tarihi de önemlidir. Nişanın kesin olarak sona erdiği bilindiği halde yeni rezervasyon veya gereksiz ek ödeme yapılması, önceki dönem harcamalarıyla aynı biçimde değerlendirilemez. Tazminat talebi, zarar oluşmasını önlemek için makul biçimde atılan adımlarla birlikte açıklanmalıdır. Bu, zarar görenin bütün sonuçları tek başına üstlenmesi değil, gereksiz artışın gerçek zarardan ayrılmasıdır.

İptal bedeli, para iadesi ve elde kalan mal nasıl hesaba katılır?

Bir hizmet sağlayıcıya ödenen tutarın tamamı her zaman nihai kayıp değildir. Organizasyon şirketi bir kısmını geri ödemiş veya başka tarihe aktarılmış bir hizmet kullanılmışsa bu durum hesapta gösterilir. Aynı tutarın hem işletmeden hem eski nişanlıdan tam olarak tahsil edilmesi mükerrer karşılık yaratır. Belgeler yalnız başlangıç ödemesini değil, sonraki iade ve mahsupları da içermelidir.

Örnek olarak kırk bin liralık rezervasyon bedelinin yirmi beş bin lirası iade edilmişse, sırf ilk dekont kırk bin liradır diye bütün miktar zarar gösterilmez. Geri kalan on beş bin liranın neden tutulduğu ve bu kesintinin hizmet sözleşmesine göre hukuki durumu ayrıca incelenir. Nişan uyuşmazlığı, işletmenin her kesintisinin otomatik olarak hukuka uygun kabul edilmesini gerektirmez.

İade alınmayan bedelin sorumlusu belirlenirken hizmet sağlayıcıyla tüketici arasındaki sözleşme ve eski nişanlıya yönelen aile hukuku talebi ayrılır. Fotoğrafçıya ödenen ücretin iadesiyle nişanın kusurlu bozulması nedeniyle istenen zarar aynı muhataba yönelmez. İki ilişkideki talepler birbirini etkiliyorsa tahsilat bilgisi dosyalara doğru yansıtılmalıdır.

Anne ve baba nişanın bozulması nedeniyle tazminat ister mi?

TMK m.120/2, tazminat istemeye hakkı olan tarafın anne ve babasının veya onlar gibi davranan kişilerin aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun tazminat istemesini düzenler. Bu hüküm, ebeveynin kendi harcamasını kendi adına talep etmesine ilişkindir. Çocuğun yaptığı ödeme ile babanın kendi bütçesinden yaptığı ödeme ayrı kalemlerdir. Bir aile dosyası hazırlanması, herkesin alacağının tek kişiye ait olduğu anlamına gelmez.

Kanunda geçen anne veya baba gibi davranan kişi olma hali somutlaştırılmalıdır. Her düğün davetlisi, arkadaş veya uzak akraba aynı sıfatı otomatik olarak kazanmaz. Kimin hangi rolü üstlendiği ve hangi gideri yaptığı belirtilir. Aile içi para transferleri tek başına bütün paranın karşı nişanlıya verilmiş olduğu sonucunu doğurmaz.

Ebeveynin bu özel maddi talep hakkı, TMK m.121’deki nişanlıya ait manevi tazminat hakkıyla karıştırılmaz. Anne veya babanın üzülmesi nedeniyle aynı maddeden otomatik manevi tazminat çıkmaz. Ebeveyne doğrudan yönelmiş bağımsız bir kişilik hakkı ihlali iddia ediliyorsa, bunun hukuki sebebi ve görevli merci ayrıca değerlendirilir.

Nişanın bozulması nedeniyle manevi tazminat ne zaman istenir?

TMK m.121, nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda para istemesini düzenler. Ayrılık nedeniyle duyulan olağan üzüntü tek başına her olayda bu şartın yerine geçmez. Hangi davranışın kişinin şerefini, saygınlığını, özel hayatını veya diğer kişilik değerlerini ihlal ettiği somut olarak açıklanmalıdır.

Aşağılama, gerçeğe aykırı ağır isnat veya özel hayat bilgilerinin yayılması gibi iddialar kendi delilleriyle incelenir. Burada önemli olan tarafın cinsiyeti üzerinden bir değer yargısı kurmak değil, somut kişilik hakkı ihlalini belirlemektir. Nişan süresinin uzun olması veya çok sayıda davetli bulunması tek başına belirli miktarda manevi tazminat tarifesi oluşturmaz.

Manevi tazminat, karşı tarafı ekonomik olarak cezalandırmak veya nişanlının servetinden belirli pay almak için kullanılamaz. Uygun miktar, olayın ağırlığı ve kişilik hakkına etkisiyle bağlantılı olmalıdır. Genel bir sosyal medya tartışması ile sistematik küçük düşürme iddiası aynı olay değildir. Deliller, tarafın yalnız nasıl hissettiğini değil, ihlal oluşturduğu ileri sürülen davranışı da ortaya koymalıdır.

Sağlık kayıtlarına dayanılıyorsa sadece uyuşmazlıkla ilgili belgeler yetkili mercie sunulur. Karşı tarafın özel sağlık bilgilerini izinsiz ele geçirmek veya ilgisiz üçüncü kişilerin verilerini yayımlamak hukuka uygun ispat yöntemi değildir. Tazminat davası açılması, tarafların bütün özel hayatlarının sınırsız biçimde kamuya açılması hakkı vermez.

Nişanın bozulması tazminatı için sabit bir tutar var mı?

Kanunda her nişan için ödenecek sabit bir rakam bulunmaz. Maddi tazminatta kanuni koşullara uyan ve ispatlanan zarar kalemleri; manevi tazminatta kişilik hakkı ihlali ve uygun miktar değerlendirmesi esas alınır. İnternette bir başka dosyada görülen rakam, eldeki uyuşmazlığın sonucu değildir. Karşılaştırma yapılırken olay, tarih, zarar türü ve kararın gerekçesi dikkate alınmadan yalnız sayıya dayanılmaz.

Dilekçede maddi ve manevi istem ayrı gösterilmelidir. Maddi toplamın içinde hangi giderin ne tutarda olduğu açıklanır. Manevi talep, fatura eklenemediği için bütün delillerden bağımsız bir isteme dönüşmez; dayandığı kişilik hakkı ihlali ortaya konulur. Faiz isteniyorsa alacağın niteliği, temerrüt ve başlangıç gerekçesi ayrıca belirtilir. Her kaleme tek bir tarih ve oranı otomatik uygulamak doğru değildir.

Davanın harç ve giderleri de talep türü ve miktarıyla ilişkilidir. Kesin bir toplam masraf söylemek için dava değeri, talepler ve işlem ihtiyacı bilinmelidir. Bilirkişi gereksinimi, tanık sayısı ve tebligatlar değişirken bütün dosyalar için aynı sabit gider veya bitiş süresi vaat edilmez.

Nişanın bozulması tazminatında hangi deliller toplanır?

İlk grupta nişanlılığı ve evlilik hazırlığını gösteren mesajlar, davetiyeler, rezervasyonlar ve taraf açıklamaları yer alır. İkinci grupta nişanın sona erme nedenini ve zamanı açıklayan kayıtlar bulunur. Üçüncü grupta fatura, dekont, iptal sözleşmesi, iade makbuzu ve elde kalan mal bilgileri toplanır. Bu grupların tek bir dosyada tarih sırasıyla düzenlenmesi, olay ile zarar arasındaki bağlantıyı görünür kılar.

HMK m.190’daki ispat yükü kuralı gereğince iddia edilen olgular ve bunlardan çıkarılan hak birlikte değerlendirilir. Düğün için kredi çekildiğini göstermek tek başına bütün kredi anaparasının zarar olduğunu kanıtlamaz. Paranın neye harcandığı, hangi malın elde kaldığı ve hangi ödemenin geri alındığı ayrıca gösterilir.

Elektronik yazışmalar HMK m.199 kapsamında belge olarak incelenir. Mesaj ve elektronik kayıtların delil niteliği, kaydın bütünlüğünü ve hangi olguyu gösterdiğini açıklamayı gerektirir. Hukuka aykırı delillere ilişkin m.189/2 kuralı korunur. Hesaba izinsiz giriş, sahte mesaj oluşturma veya kayıt üzerinde değişiklik yapma ispatın meşru yolu değildir.

Tanıklar, bizzat gördükleri veya duydukları olayları anlatmalıdır. Aile içindeki genel kanaat, belirli bir ödemeyi veya hakareti görmüş olmakla aynı değildir. Tanık listesi ve deliller usulün öngördüğü zamanda sunulur; her eksikliği ileride sınırsız biçimde tamamlama hakkı bulunduğu varsayılmaz. Sonradan delil gösterme özel koşullara bağlıdır.

Bir yıllık zamanaşımı nasıl değerlendirilir?

TMK m.123’teki süre, nişanlılığın sona ermesinden doğan dava haklarında sona erme tarihinden başlar. Hediyenin alındığı, davetiyenin bastırıldığı veya son banka ödemesinin yapıldığı tarih her durumda başlangıç değildir. Boşanma kararının kesinleşmesine bağlanan başka bir süre de nişan uyuşmazlığına uygulanmaz; burada ortada boşanmayla sona eren bir evlilik bulunmaz.

Sürenin niteliği zamanaşımıdır. TBK m.161 uyarınca ileri sürülmedikçe hâkim kendiliğinden dikkate almaz. Bununla birlikte davacı, karşı tarafın süre savunması yapmayacağı beklentisiyle hareket etmemelidir. Kesilme ve durma nedenleri kanundaki koşullarıyla kontrol edilir. Yalnız aile büyüklerinin görüşmesi veya ihtar gönderilmesi, süreyi mutlaka kesen işlem diye kabul edilmez.

Birden fazla kişi kendi gideri için talepte bulunacaksa her birinin dava hakkı ve yaptığı işlemler ayrı kontrol edilir. Bir kişinin başvurusunun bütün aile üyeleri adına otomatik sonuç doğuracağı varsayılmaz. Nişanın sona erme tarihi tartışmalıysa mesaj, karşılıklı açıklama ve fiilî hazırlıkların durumu birlikte incelenir; istenen sonuca uygun bir tarih sonradan oluşturulmaz.

Dava hangi mahkemede açılır ve talepler nasıl ayrılır?

TMK m.120 ve 121’den doğan nişan tazminatı talepleri aile hukukuna ilişkindir. 4787 sayılı Kanun m.4 uyarınca aile mahkemesi görevlidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerde belirlenen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla yargılama yapar. Yetki ise görevden ayrı incelenir; HMK m.6’daki genel kural ve uygulanacak diğer hükümler gözetilir.

Dilekçede nişanlılık, sona erme, kusurlu olaylar, her zarar kalemi ve delilleri düzenli biçimde gösterilir. Anne-babanın talepleri, nişanlının maddi zararları ve manevi tazminatı birbirine karıştırılmaz. Sadece yüksek bir toplam rakam yazmak, hangi hukuki sebebe dayanıldığının açıklanması yükümlülüğünü yerine getirmez. Karşı tarafın cevap ve delilleri de ayrı değerlendirilir.

Hediyelerin geri verilmesi tazminattan neden farklıdır?

Nişan hediyelerinin iadesi TMK m.122’ye dayanır ve tazminattaki kusur koşullarıyla aynı değildir. Alışılmışın dışındaki bir hediyenin geri alınması ile salon iptal giderinin tazmini farklı taleplerdir. Hediye davasında belirleyici olan şartları tazminata, tazminatın bütün koşullarını da hediye iadesine otomatik taşımak yanlıştır.

Aynı eşyanın hem aynen iadesi hem tam bedelinin bağımsız zarar olarak iki kez tahsili istenmez. Farklı zararlar ayrı kalemlerle açıklanır. Taraflar evlenmiş ve sonra boşanmışsa nişanın bozulmasına ilişkin bu özel maddeler yerine ilgili evlilik ve boşanma hükümleri değerlendirilir.

Anlaşmayla çözümde hangi noktalara dikkat edilir?

Protokolde hangi giderin ne miktarda ödeneceği, iade edilecek hediyeler, ödeme tarihi ve tarafların hangi talepleri sona erdirdiği açıkça yazılmalıdır. Sadece masraflar konusunda anlaşılmışsa, metnin bütün kişilik hakkı taleplerini de kapsayıp kapsamadığı bilinmelidir. Bir makbuz, tam kapsamlı sulh ve ibra metniyle aynı değildir. İmzalanan belgenin başlığı değil içeriği esas alınır.

Ödeme yapılmadan bütün taleplerden vazgeçildiğini belirten bir belge, tarafın tahsilat güvencesini etkiler. Taksitli ödeme kararlaştırılıyorsa tutarlar ve vadeler belirli olmalıdır. Karşılıklı kişisel bilgi veya görüntü paylaşımı konusunda hukuka aykırı koşul kurulamaz. Anlaşma, evlenmeye zorlama veya tehdit altında imza alma yöntemi değildir.

Örnek olaylar neden farklı sonuçlandırılır?

İlk varsayımsal olayda iki taraf karşılıklı konuşarak nişanı sona erdirmiş, herhangi bir kişilik hakkı ihlali ileri sürülmemiştir. Yalnız evlilik gerçekleşmedi diye otomatik manevi tazminat doğmaz. İkinci olayda bir tarafın kusurlu davranışıyla nişan bozulmuş ve belgeli organizasyon giderinin bir kısmı işletme tarafından iade edilmiştir. Maddi hesap, ilk ödeme yerine gerçek ve uygun kalan zararı dikkate alır.

Üçüncü olayda karşı tarafa ait özel bilgiler kamuya yayılarak küçük düşürme iddiası vardır. Bu durumda kişilik hakkı ihlali, kusur ve nişanın bozulmasıyla ilişki ayrı incelenir. Her üç olayı tek bir tazminat tarifesine bağlamak mümkün değildir. Bu örnekler açıklama amacıyla kurulmuştur; gerçek karar veya sonuç garantisi olarak sunulmaz.

Nişanın bozulması tazminatı hakkında sıkça sorulan sorular

Nişan bozulduğunda otomatik tazminat doğar mı?

Hayır. Maddi tazminatta TMK m.120, manevi tazminatta m.121 koşulları ayrı ayrı ispatlanmalıdır.

Nişanı bitiren kişi her zaman kusurlu mudur?

Hayır. Ayrılık açıklamasını yapan kişi ile nişanın bozulmasına kusurlu davranışıyla neden olan kişinin aynı olduğu varsayılmaz. Olaylar ve deliller birlikte değerlendirilir.

Düğün salonuna ödenen bütün para istenir mi?

Yapılan ödeme, geri alınan tutar ve hukuken uygun kalan zarar belirlenir. İade edilen bedel ikinci kez zarar olarak tahsil edilmez.

Anne ve baba kendi masrafını isteyebilir mi?

TMK m.120/2’deki şartlarla kendi harcamaları için uygun maddi tazminat isterler. Her kişinin talep hakkı ve gideri ayrı gösterilir.

Ayrılık nedeniyle üzülmek manevi tazminata yeter mi?

Olağan ayrılık üzüntüsü tek başına yeterli değildir. Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkına saldırı ve karşı tarafın kusuru ortaya konulmalıdır.

Kanunda sabit bir nişan tazminatı tutarı var mı?

Hayır. Maddi zarar ve manevi tazminatın uygun miktarı somut olayın koşullarına göre belirlenir.

Dava için bir yıllık süre ne zaman başlar?

TMK m.123 uyarınca nişanlılığın sona erdiği tarihten başlar. Harcama tarihi veya boşanma kararının kesinleşmesi esas alınmaz.

Hediyelerin iadesiyle tazminat aynı talep midir?

Hayır. Hediye iadesi TMK m.122’ye dayanır. Maddi ve manevi tazminatın şartları farklıdır ve mükerrer tahsilat yapılmaz.

Tazminat davası hangi mahkemede görülür?

TMK m.120–121 kapsamındaki nişan tazminatında aile mahkemesi görevlidir. Coğrafi yetki ayrıca HMK hükümlerine göre belirlenir.

Evlenmeyen taraf için ceza şartı davası açılır mı?

TMK m.119, evlenmeden kaçınma için kararlaştırılan cayma tazminatı veya ceza şartının dava edilmesini engeller. Kanuni zarar talepleri kendi şartlarıyla ayrıdır.

Türkiye geneli dosya takibi

Nişan ilişkisi, sona erme tarihi, kişilerin kendi giderleri ve görev-yetki kuralları ülke genelinde aynı hukuki esaslarla değerlendirilir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunda Türkiye geneli dosya takibi Mersin’den yönetilir. Başka ilde yapılan tören, dosyanın bütün yetki bağlantılarını tek başına belirlemez.

Mersin uygulaması

Mersin bağlantılı başvuruda öncelikle gider belgeleri, ayrılık tarihini açıklayan kayıtlar ve tarafların adresleri incelenir. Harcamaların hangi aile bireyine ait olduğu ayrı gösterilir. Yerel uygulama adı altında kanunda bulunmayan sabit tazminat rakamı veya dava sonucu vaat edilmez. Bu yazı genel hukuki bilgilendirmedir.

Resmî kaynaklar ve ilgili hükümler

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu: m.118–123. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: ilgili zarar, faiz ve zamanaşımı hükümleri; özellikle m.154–161. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.6, 119, 145, 189, 190 ve 199. 4787 sayılı Kanun: m.2 ve 4. Mevzuat kontrolü: 6 Eylül 2026.

Yazar

Av. Halil BAKIRCI · Mersin Barosu, sicil 3472.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici onayından sonra anonim olarak yayımlanır. Ad, telefon, T.C. kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Telefon WhatsApp