Ölüm Karinesi ile Gaiplik Arasındaki Fark 2026: Süre, Miras ve Evlilik
Ölüm karinesi ile gaiplik arasındaki fark nedir? Ölüm karinesi, kişinin ölümüne kesin gözle bakılmasını gerektiren bir olay içinde kaybolması hâlinde, ceset bulunmasa bile hukuken ölmüş kabul edilmesine dayanır. Gaiplik ise kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamaması üzerine, hakları ölüme bağlı kişilerin başvurusu ve mahkeme kararıyla oluşur. Ölüm karinesinde ölüm olgusu çok güçlü olayla kabul edilir; gaiplikte ise ölüm kesin değildir ve yargısal ilan süreci gerekir.
İki kurumun miras, evlilik, nüfus kaydı ve malvarlığı sonuçları farklıdır. “Kayıp kişi için hemen gaiplik alınır” veya “ceset yoksa ölüm kaydı yapılamaz” şeklindeki genellemeler doğru değildir. Önce kaybolmanın koşulları belirlenmelidir.

Ölüm Karinesi Nedir?
TMK m.31’e göre bir kimse ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolursa, cesedi bulunmamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılır. Burada aranan seviye yalnız “ölüm ihtimali yüksek” değildir; olayın niteliği ölüm sonucuna kesin gözle bakılmasını gerektirmelidir.
Uçak kazasında uçağın tamamen parçalanması, büyük deniz faciası, yıkıcı patlama veya kişinin sağ çıkmasının objektif olarak mümkün görülmediği benzeri olaylar ölüm karinesinin tipik örnekleridir. Her trafik kazası, deprem veya kaybolma olayı kendiliğinden ölüm karinesi doğurmaz. Olayın somut koşulları araştırılır.
Ölüm karinesinde gaiplik davasındaki gibi uzun bekleme ve ilan sistemi aranmaz. Ölüm olgusunun nüfus siciline işlenmesi, olayı ve kişinin o olay içinde kaybolduğunu gösteren belgeler üzerinden yürütülür. Uyuşmazlık varsa mahkeme yoluyla ölüm olgusu veya sicil kaydı tartışılabilir.
Gaiplik Nedir?
TMK m.32, ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkemenin gaiplik kararı verebileceğini düzenler. Gaiplikte ölüm kesin kabul edilen bir olay yoktur; kişinin hayatta olma ihtimali devam eder.
Gaiplik iki temel sebebe dayanır. Birincisi ölüm tehlikesi içinde kaybolmadır. Dağ kazası, denizde kaybolma veya tehlikeli olayda kişinin izine ulaşılamaması bu gruba girebilir. İkincisi kişiden uzun süredir hiç haber alınamamasıdır. Kişinin sadece ailesiyle görüşmemesi yeterli değildir; tüm koşullar ölüm hakkında kuvvetli olasılık oluşturmalıdır.
Gaiplik kararı kişiliğe ilişkin ağır sonuç doğurduğu için mahkeme ilan yoluyla kişiden haber sahibi olanları çağırır. Bu süreç, kişinin hayatta olduğuna ilişkin bilginin ortaya çıkmasına fırsat verir.
Gaiplik Kararı İçin Ne Kadar Süre Beklenir?
TMK m.33’e göre ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmeden gaiplik isteminde bulunulamaz. Bu süreler dava açma hakkının başlangıcı bakımından temel eşiklerdir.
Başvuru yapıldıktan sonra mahkeme ayrıca ilan süresi belirler. İlanlar arasındaki ve ilan sonrasındaki süre nedeniyle karar, başvuru anında hemen verilmez. Adalet Bakanlığı’nın güncel akademik çalışmasında ölüm tehlikesi içinde kaybolma hâlinde uygulamada en erken yaklaşık bir buçuk yıl; uzun süredir haber alınamama hâlinde ise yaklaşık beş buçuk yıllık toplam zamanın ortaya çıkabileceği açıklanmaktadır.
Bu süreler “kişinin öldüğü tarih” değildir. Gaiplik kararının etkisinin hangi tarihten başladığı TMK m.35’te ayrıca düzenlenir. Mahkeme kararı verildiğinde ölüme bağlı haklar, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur.
Gaiplik Davasında İlan Nasıl Yapılır?
Mahkeme, gaip hakkında bilgisi olan kişileri belirli sürede bilgi vermeye çağırır. İlanın amacı yalnız şekli prosedür değildir; gaibin yaşadığına veya ölüm tarihine ilişkin bilgi bulunup bulunmadığını araştırmaktır. İlan süresi kanundaki asgari sınırlara tabidir.
İlan süresi içinde gaip ortaya çıkarsa, kendisinden haber alınırsa veya ölüm tarihi kesin biçimde belirlenirse gaiplik istemi düşer. Bu durumda mahkemenin varsayıma dayalı ölüm sonucu kurmasına gerek kalmaz.
Başvuruda kişinin kimlik ve nüfus bilgileri, son bilinen adresi, kaybolma olayı, kolluk araştırmaları, aile ve sosyal çevreden alınan bilgiler ve son haber tarihi mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır. “Yıllardır görmedik” şeklindeki tek beyan yeterli araştırmanın yerine geçmez.
Gaiplik Davasını Kim Açabilir?
TMK m.32 “hakları bu ölüme bağlı olanlar” ifadesini kullanır. Kanuni veya atanmış mirasçılar, vasiyet alacaklıları ve kişinin ölümüyle doğrudan hak elde edecek diğer ilgililer başvuru yapabilir. Her merak eden kişi veya uzak tanıdık gaiplik davası açamaz.
Hazine bakımından da TMK m.588’de özel gaiplik ve tereke hükümleri vardır. Uzun süre resmen yönetilen ve hak sahibi ortaya çıkmayan tereke bakımından Hazine’nin başvurusu farklı koşullara tabidir.
Ölüm Karinesi ve Gaiplik Mirası Nasıl Etkiler?
Ölüm karinesi hâlinde kişi ölmüş sayıldığı için miras açılır. Mirasçılar ölüm kaydı ve mirasçılık belgesi üzerinden tereke işlemlerine geçebilir. Ancak sonradan kişinin hayatta olduğunun ortaya çıkması hâlinde alınan malların geri verilmesi gündeme gelir.
Gaiplikte ise mahkeme kararı sonrasında mirasçılar terekeyi kazanır; ancak kanun geri dönüş ihtimalini dikkate alarak belirli güvence mekanizmaları öngörür. Gaibin mirasının teslimi sırasında mirasçılardan güvence istenebilir. Güvence süreleri kaybolmanın niteliğine ve kanuni hükümlere göre belirlenir.
Bu nedenle gaiplik kararı sonrası tereke dağıtımı “normal ölümdeki gibi hiçbir risk kalmadan” yapılmaz. Taşınmaz satışı, miras payı devri veya yüksek tutarlı banka paralarının kullanılması öncesinde gaiplik kararının kesinleşmesi ve güvence yükümlülükleri kontrol edilmelidir.
Gaip Kişiye Sonradan Miras Düşerse Ne Olur?
Gaiplik kararı verilen kişi başka bir kişinin mirasçısı olabilecek durumda ise “gaibin mirasçı olması” ayrı sorun yaratır. Kişinin ilgili mirasın açıldığı tarihte hayatta olup olmadığı belirsizse mirasçılık ve pay hesabı gaiplik hükümleriyle birlikte değerlendirilir.
Örneğin gaip kişinin babası, gaibin son haber tarihinden yıllar sonra ölürse gaibin o tarihte hayatta olup olmadığı kesin değildir. Gaiplik kararının geçmişe etkisi ve mirasa ehliyet kuralları birlikte uygulanır. Payın doğrudan gaibin çocuklarına geçeceği varsayımı her olayda doğru değildir.
Gaiplik Evliliği Kendiliğinden Sona Erdirir mi?
Hayır. Gaiplik kararı verilmesi evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Gaibin eşi, evliliğin feshi için ayrıca talepte bulunmalıdır. Bu talep gaiplik istemiyle birlikte veya ayrı dava yoluyla ileri sürülebilir.
Bu ayrım yeni evlilik bakımından çok önemlidir. Eşi gaip olan kişinin yalnız gaiplik kararına dayanarak yeniden evlenmesi hukuken yeterli değildir; önce mevcut evliliğin sona erdirilmesi gerekir. Nüfus kaydındaki medeni hâl kontrol edilmelidir.
Ölüm karinesinde ise kişinin ölmüş sayılması evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi sonucunu doğurur. Bu, ölüm karinesi ile gaipliğin en görünür farklarından biridir.
Gaip veya Ölmüş Sayılan Kişi Geri Dönerse Ne Olur?
Gaiplik kararı kişinin gerçekten öldüğüne ilişkin kesin maddi gerçek yaratmaz. Kişi geri dönebilir. Bu durumda kişilik durumu ve nüfus kaydı düzeltilir; malvarlığı bakımından gaibin mallarını alan kişilerden geri verme talepleri gündeme gelir.
Mirasçıların iyi niyetli veya kötü niyetli olması, güvence süreleri ve malların aynen mevcut olup olmaması geri verme kapsamını etkiler. Taşınmaz üçüncü kişiye satılmışsa tapu sicili, iyi niyet ve tescil hükümleri ayrıca incelenir.
Gaibin eşi mahkeme kararıyla evliliği feshettirmiş ve yeniden evlenmişse gaibin dönmesi yeni evliliği kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kişisel durum sonuçları malvarlığının geri verilmesinden farklıdır.
Ölüm Karinesiyle Ölü Yazılan Kişi Geri Dönerse
Ölüm karinesi de aksi kanıtlanamaz kesin gerçek değildir. Kişinin hayatta olduğu ortaya çıkarsa nüfus sicilinin düzeltilmesi gerekir. Daha önce açılmış miras ve yapılan malvarlığı işlemleri için geri verme ve üçüncü kişi hakları değerlendirilir.
Bu nedenle ölüm karinesi kaydı yapılırken olayın gerçekten “ölüme kesin gözle bakılacak” nitelikte olup olmadığı ciddi biçimde araştırılmalıdır. Sırf kişinin uzun süre bulunamaması ölüm karinesi için yeterli değildir; ölüm tehlikesi şartları bulunmuyorsa olay gaiplik hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Gaiplik Kararında Güvence Süreleri Neden Önemlidir?
Gaibin mirasının mirasçılara teslimi, normal ölümdeki gibi tamamen koşulsuz değildir. Türk Medeni Kanunu, gaibin geri dönme ihtimalini dikkate alarak belirli sürelerle güvence verilmesini düzenler. Güvencenin amacı, gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduğu belirlenen kişi başvurursa terekenin geri verilmesini güvence altına almaktır.
Güvence süresinin hesabında kaybolmanın türü, gaibin yaşı ve kanundaki özel süreler dikkate alınır. Mirasçılar “mahkeme gaiplik kararı verdi, artık malı istediğimiz gibi tüketebiliriz” şeklinde hareket etmemelidir. Taşınmaz satışı veya yüksek tutarlı para kullanımında geri verme riski dikkate alınmalıdır.
Gaiplik Kararı Olmadan Veraset İlamı Alınabilir mi?
Kişinin ölümünün ispatlanmadığı ve ölüm karinesi koşullarının da bulunmadığı durumda, yalnız kayıp olması mirasının açıldığı anlamına gelmez. Bu nedenle gaiplik kararı öncesinde onun mirasçısı sıfatıyla normal ölüm veraset ilamı almak mümkün değildir. Önce kişisel durum hukuken belirlenmelidir.
Buna karşılık başka bir mirasbırakanın mirasında gaip kişinin payı gündeme geliyorsa, onun haklarının korunması için kayyım veya özel miras tedbirleri uygulanabilir. Kişinin kayıp olması, sahip olduğu mevcut hakların sahipsiz kaldığı anlamına gelmez.
Gaiplik ve Hayat Sigortası
Kayıp kişinin hayat sigortası poliçesi varsa sigorta bedelinin ödenmesi, poliçe koşulları ve ölümün hukuken nasıl belirlendiğine bağlıdır. Ölüm karinesi kaydı ile gaiplik kararı sigorta şirketi açısından aynı belge değildir. Poliçede ölümün ispatına ilişkin özel hükümler bulunabilir.
Lehtarın sigorta bedelini alması mirasçılık sıfatından farklı bir hakka dayanabilir. Bu nedenle hayat sigortası bedeli ile tereke aynı hesapta değerlendirilmemelidir. Gaip kişi geri dönerse sigorta bedelinin hukuki akıbeti poliçe ve sebepsiz zenginleşme hükümleriyle ayrıca incelenir.
Gaiplikte Terekenin Resmen Yönetilmesi
Gaiplik sürecinde tereke yönetimsiz kalırsa Türk Medeni Kanunu’nun resmî yönetim hükümleri uygulanır. Türk Medeni Kanunu, mirasçının bulunmaması, gaiplik veya başka koruma sebeplerinde terekenin resmen yönetilmesini düzenler. Bu yönetim, malların korunması, alacakların tahsili ve borçların ödenmesini amaçlar.
Resmî yönetim mirasın Hazine’ye geçtiği anlamına gelmez. Yönetici malvarlığını geçici olarak korur. Hak sahibi ortaya çıktığında veya hukuki belirsizlik sona erdiğinde yönetim buna göre sonlandırılır.
Gaiplik Kararı ve Borçlar
Gaip kişinin borçları, gaiplik kararıyla yok olmaz. Miras açıldığında tereke borçları miras hukuku kurallarına göre mirasçılara geçer. Mirasçılar mirası reddetme, resmî defter veya resmî tasfiye gibi koruma yollarını süresinde değerlendirmelidir.
Kişinin kayıp olduğu yıllarda işlemiş borçlar, zamanaşımı, faiz ve takip işlemleri ayrıca incelenir. Gaiplik kararı geçmişe etkili sonuç doğurduğu için hangi borcun hangi dönemde terekeye ait olduğu önemlidir. Alacaklılar da gaiplik kararından sonra mirasçılara veya tereke yönetimine karşı kanuni yolları kullanabilir.
Ölüm Karinesinin Uygulandığı Olaylarda Delil Standardı
Ölüm karinesi, gaiplikten daha güçlü bir olay kabulüne dayanır. Bu nedenle olayın objektif koşulları ayrıntılı ortaya konulmalıdır. Kişinin olay yerinde bulunduğu, olayın ölümcül niteliği, kurtulan olup olmadığı, arama-kurtarma sonuçları ve resmi kurum raporları birlikte değerlendirilir.
Örneğin büyük gemi kazasında kişinin yolcu listesinde bulunması ve geminin tamamen batması önemli delildir. Buna karşılık kişinin yalnız aynı bölgede telefon sinyalinin kesilmesi ölüm karinesi için yeterli olmayabilir. Delil standardı, “ölümüne kesin gözle bakılmasını gerektirme” eşiğini karşılamalıdır.
Gaiplikte Son Haber Tarihi Nasıl Belirlenir?
Uzun süredir haber alınamama hâlinde beş yıllık sürenin başlangıcı son haber tarihidir. Son haber yalnız aileyle yapılan telefon görüşmesi değildir. Banka işlemi, resmi başvuru, sınır geçişi, sağlık kaydı veya doğrulanmış başka yaşam belirtisi daha sonraki tarih oluşturabilir.
Bu nedenle dava öncesinde dijital ve resmi kayıtlar araştırılır. Son haber tarihinin yanlış belirlenmesi, gaiplik başvurusunun erken yapılmasına ve reddine yol açabilir. Mahkeme, kolluk ve diğer kurumlar aracılığıyla güncel yaşam belirtisi araştırması yapabilir.
Gaiplik Davasında Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?
TMK m.32, yetki bağlantısını gaibin Türkiye’deki son yerleşim yerine bağlar; Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinin bulunduğu yer ve kanundaki diğer bağlantılar devreye girer. Bu özel yetki kuralı, davacının kendi ikametgâhında dava açabileceği anlamına gelmez.
Örneğin son yerleşim yeri Mersin olan kişi Antalya’da tatilde kaybolmuşsa gaiplik davasının yetkisi salt kaybolma yerine göre belirlenmez. Son yerleşim yeri ve nüfus kayıtları incelenmelidir.
Hangi Belgeler Toplanmalıdır?
- kolluk kayıp başvuruları ve araştırma tutanakları,
- AFAD, Sahil Güvenlik, jandarma veya ilgili kurum olay kayıtları,
- son görüşme ve son haber tarihini gösteren belgeler,
- telefon, banka veya sınır hareketleri gibi yaşam belirtisi kayıtları,
- tanık beyanları,
- nüfus kayıt örnekleri,
- olay ölüm tehlikesiyse kaza veya afet raporları,
- mirasçılık ve hak sahipliğini gösteren belgeler.
Gaiplik davasında deliller yalnız kişinin bulunamadığını değil, ölüm hakkında kuvvetli olasılık bulunduğunu göstermelidir. Kişinin bilinçli olarak ailesinden uzaklaşması, yeni bir ülkede yaşaması veya iletişimini kesmesi ihtimali araştırılmadan gaiplik kararı verilmesi beklenmez.
Ölüm Karinesi ve Gaiplikte Nüfus Müdürlüğü İşlemleri
Ölüm karinesinde yetkili makamların bildirimi ve dayanak belgelerle ölüm kaydı oluşturulur. Gaiplikte ise mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra karar nüfus siciline işlenir. Nüfus kaydı, mirasçılık belgesi ve tapu/banka işlemlerinin temel dayanaklarından biridir.
Sicilde yanlış ölüm veya gaiplik kaydı varsa nüfus kaydının düzeltilmesi davası veya ilgili idari işlem gündeme gelir. Miras işlemlerine başlamadan önce kişinin kayıt durumu kontrol edilmelidir.
Gaiplik ile Kayyım Atanması Arasındaki Fark
Kişinin kaybolması tek başına gaiplik koşullarının gerçekleştiği anlamına gelmez. Gaiplik için kanuni süre henüz dolmamışken malvarlığı yönetimsiz kalmışsa vesayet hükümleri kapsamında temsil veya yönetim kayyımı atanması talep edilir. Kayyım kararı kişiyi ölmüş saymaz ve gaiplik kararının yerine geçmez.
Örneğin altı aydır haber alınamayan kişinin işletmesi ve banka işlemleri yönetimsiz kalmışsa beş yıllık gaiplik süresi beklenirken malvarlığını korumak için kayyım tedbiri değerlendirilebilir. Gaiplik ile geçici yönetim ihtiyacı birbirinden ayrılmalıdır.
Gaiplik Kararının İptali Gerekir mi?
Gaip kişi geri döndüğünde veya hayatta olduğu kesinleştiğinde gaiplik kararının ve nüfus kaydının hukuki duruma uygun hâle getirilmesi gerekir. Bunun usulü, kararın verildiği mahkeme ve nüfus sicili üzerinden yürütülür.
Yalnız sosyal medyada görüldüğüne ilişkin doğrulanmamış bilgi, resmi sicil değişikliği için yeterli olmayabilir. Kimlik tespiti ve hayatta olduğunun güvenilir biçimde kanıtlanması gerekir.
Ölüm Karinesi ile Birlikte Ölüm Karinesi Arasındaki Fark
Türk Medeni Kanunu ayrıca birden fazla kişinin hangisinin önce öldüğünün ispatlanamadığı durumda birlikte ölüm karinesi kabul eder. Bu kurum, ölüm karinesi ve gaiplikten farklıdır. Örneğin aynı kazada anne ile çocuğun ikisinin de öldüğü kesin ancak hangisinin önce öldüğü bilinmiyorsa birbirlerine mirasçı olamazlar.
Bu ayrım miras paylarında önemlidir. “Ceset bulunmadı” ölüm karinesi; “kim önce öldü bilinmiyor” birlikte ölüm karinesi; “ölüm kuvvetle muhtemel ama kesin değil” gaiplik alanına girer.
Gaiplik Kararı Sonrası Tapu ve Banka İşlemleri
Gaiplik kararı kesinleştikten sonra mirasçılık belgesi, güvence ve tereke yönetimi koşulları tamamlanarak tapu ve banka işlemleri yürütülür. Banka, yalnız gaiplik kararını görerek tüm hesapları herhangi bir kişiye ödemez; hak sahipliği ve temsil belgeleri ayrıca aranır. Tapuda da intikal işlemi için mirasçılık belgesi ve vergi/harç yönünden gerekli belgeler tamamlanmalıdır.
Gaibin malvarlığında haciz, ipotek, ortak mülkiyet veya şirket payı varsa mirasçılar bu yüklerle birlikte hukuki konumu devralır. Gaiplik kararı ayni hakları temizleyen bir işlem değildir. Her sicil kaydı kendi hukuki niteliğiyle incelenir.
Gaiplik ve Mirasın Reddi Süresi
Gaiplik kararı sonrasında mirasçının mirası reddetme hakkı bakımından sürenin başlangıcı, mirasçılığın ve gaiplik kararının öğrenilmesi ile kanundaki özel hükümler çerçevesinde değerlendirilir. Normal ölümdeki üç aylık ret süresini otomatik olarak kaybolma tarihinden başlatmak doğru değildir. Gaiplik dosyasında mirasın açılma etkisi ve karar tarihi birlikte incelenmelidir.
Terekenin borca batık olma ihtimali varsa mirasçılar gaiplik kararının kesinleşmesini beklerken borç kayıtlarını araştırmalı, resmî defter veya resmî tasfiye seçeneklerini gecikmeden değerlendirmelidir. Malvarlığını sahiplenme yönünde işlemler yapmak sonradan mirasın reddi açısından sorun oluşturabilir.
Türkiye Genelinde Dosya Takibi ve Mersin Uygulaması
Gaiplik davasında yetki, gaibin Türkiye’deki son yerleşim yeri; Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilindeki yer veya kanundaki diğer bağlantılara göre belirlenir. Miras işlemlerinde mirasbırakanın yerleşim yeri kuralları ayrıca uygulanır.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu’nun fiziksel ofisleri İstanbul Maslak/Sarıyer ve Mersin Akdeniz’dedir. Mersin bağlantılı kayıp ve miras dosyalarında kolluk kayıtları, sulh hukuk işlemleri ve nüfus/tapu kayıtları birlikte incelenir; diğer şehirlerdeki dosyalar yetki ve usul kuralları çerçevesinde İstanbul ve Mersin ofislerinden koordine edilir.
Sık Sorulan Sorular
Ceset bulunmazsa kişi gaip mi sayılır?
Hayır. Olay ölümüne kesin gözle bakılmasını gerektiriyorsa ölüm karinesi; ölüm kuvvetle muhtemel ancak kesin değilse gaiplik gündeme gelir.
Gaiplik için kaç yıl beklenir?
Ölüm tehlikesinde en az bir yıl, son haberden itibaren ise en az beş yıl geçmeden istem yapılamaz; mahkeme ilan süreci ayrıca vardır.
Gaiplik kararı alınca evlilik biter mi?
Hayır. Evliliğin feshi ayrıca talep edilmelidir.
Ölüm karinesinde evlilik biter mi?
Kişi ölmüş sayıldığı için evlilik ölüm nedeniyle sona erer.
Gaip kişi geri dönerse mirasını geri alabilir mi?
Kanundaki geri verme ve güvence hükümleri çerçevesinde tereke mallarını geri isteme hakları gündeme gelir.
Gaiplik davasını herkes açabilir mi?
Hayır. Hakları kişinin ölümüne bağlı olan ilgililer başvurabilir.
Uzun süredir haber alamadığımız akrabamız otomatik gaip olur mu?
Hayır. Mahkeme kararı, kanuni süre ve ölüm hakkında kuvvetli olasılık gerekir.
Gaiplik kararı geçmişe etkili midir?
Evet. TMK m.35 uyarınca ölüme bağlı haklar ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı tarihten itibaren hüküm doğurur.
Gaiplik beklenirken malları kim yönetir?
Gerekli koşullarda kayyım veya terekenin resmî yönetimi gibi koruma tedbirleri uygulanabilir.
Birlikte ölüm karinesi nedir?
Birden fazla kişinin öldüğü kesin fakat hangisinin önce öldüğü ispatlanamıyorsa aynı anda ölmüş sayılmalarıdır; birbirlerine mirasçı olmazlar.
İlgili Miras Hukuku Rehberleri
Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
- Adalet Bakanlığı – Türk Medeni Kanunu PDF
- Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü – Ölüm ve Gaiplik Karinesi
Mevzuat kontrol tarihi: 6 Eylül 2026.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
