Taşıyanın Yük Üzerindeki Hapis Hakkı Nasıl Kullanılır? TTK m.1201 | 2026
Kısa ve net cevap: TTK m.1201’e göre taşıyan, navlun sözleşmesinden doğan bütün alacakları için eşya üzerinde Türk Medenî Kanunu m.950–953 hükümlerine göre hapis hakkına sahiptir. Hak, eşya taşıyanın zilyetliğinde bulunduğu sürece kullanılabilir. Eşya teslim edilmiş olsa bile, teslimden itibaren 30 gün içinde mahkemeye başvurulması ve eşyanın hâlâ gönderilenin zilyetliğinde bulunması şartlarıyla hapis hakkına ilişkin yetkiler kullanılabilir. Kural olarak yalnız o eşyanın taşındığı yolculuktan doğan alacaklar güvence altındadır ve sadece alacağı karşılayacak miktardaki eşya üzerinde hak kullanılabilir; müşterek avarya ve kurtarma alacakları bakımından kanun daha geniş özel düzenleme getirir.

Navlun tahsilinde hapis hakkı, taşıyana yükü doğrudan mülk edinme yetkisi vermez; alacağın teminatına ve kanuni usulde paraya çevrilmesine hizmet eder. M.1201, hangi alacakların, hangi eşya üzerinde ve hangi zaman aralığında güvence altına alınacağını ayrıntılı biçimde sınırlar.
Bu içerik navlun alacağı tahsili genel rehberini tekrar etmez; yalnız TTK m.1201 hükmünün hapis hakkı/teminat mekanizmasına odaklanır.
Hapis hakkı hangi alacaklar için kullanılabilir?
M.1201 navlun sözleşmesinden doğan bütün alacakları kapsar. Bu ifade yalnız çıplak navlun bedeliyle sınırlı değildir; ancak talep edilen kalemin gerçekten aynı navlun sözleşmesinden doğması gerekir. Başka bir sefer veya bağımsız ticari ilişki alacağı kural olarak bu eşya üzerinde güvence oluşturmaz.
TTK m.1201 uygulanırken alacağın navlun sözleşmesinden doğup doğmadığı, eşya üzerindeki zilyetliğin durumu ve hakkın hangi aşamada kullanıldığı ayrı ayrı tespit edilmelidir. Hapis hakkı bir alacak hesabı olmaktan ziyade kanuni teminat mekanizmasıdır; ana para, yan alacak ve teminatın kapsamı birbirine karıştırılmamalıdır.
İspat bakımından navlun sözleşmesi, recap ve konişmento birlikte incelenmelidir. Belgeler arasındaki tarih farkları, teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği, eşyanın kimin zilyetliğinde bulunduğu ve mahkemeye başvuru süresi özellikle gösterilmelidir. Hapis hakkının kullanılması, yalnız fatura veya tek taraflı bildirimle değil kanuni şartların bütününün gerçekleşmesiyle mümkündür.
Uygulama sonucu: “Hapis hakkı hangi alacaklar için kullanılabilir?” başlığında hakkın kullanılması düşünülüyorsa önce güvence altına alınan alacak miktarı hesaplanmalı, sonra yalnız bu miktarı karşılayacak ölçüde eşya üzerinde işlem yapılmalıdır. Orantısız şekilde bütün yükün alıkonulması maddenin sınırlarıyla bağdaşmayabilir; kanundaki özel müşterek avarya ve kurtarma istisnası ayrıca değerlendirilir.
TMK m.950–953 bağlantısı ne anlama gelir?
Kanun hapis hakkının kullanılmasında TMK m.950–953’e açık atıf yapar. Bu nedenle alacaklı-zilyet ilişkisi, paraya çevirme ve hapis hakkının genel yapısı bakımından Medenî Kanun hükümleri de uygulanır. Deniz ticaretine özgü m.1201 sınırlamaları bu genel rejimin yanında özel hüküm niteliğindedir.
TTK m.1201 uygulanırken alacağın navlun sözleşmesinden doğup doğmadığı, eşya üzerindeki zilyetliğin durumu ve hakkın hangi aşamada kullanıldığı ayrı ayrı tespit edilmelidir. Hapis hakkı bir alacak hesabı olmaktan ziyade kanuni teminat mekanizmasıdır; ana para, yan alacak ve teminatın kapsamı birbirine karıştırılmamalıdır.
İspat bakımından teslim, depo ve zilyetlik kayıtları birlikte incelenmelidir. Belgeler arasındaki tarih farkları, teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği, eşyanın kimin zilyetliğinde bulunduğu ve mahkemeye başvuru süresi özellikle gösterilmelidir. Hapis hakkının kullanılması, yalnız fatura veya tek taraflı bildirimle değil kanuni şartların bütününün gerçekleşmesiyle mümkündür.
Uyuşmazlık sonucu: “TMK m.950–953 bağlantısı ne anlama gelir?” konusunda karşı taraf teslim veya teminat talep ediyorsa, çekişmeli alacak tutarı ve kanuni prosedür ayrı bir dosya çizelgesinde gösterilmelidir. Süre, zilyetlik, teminat ve paraya çevirme aşamaları karıştırılmadan yürütülmelidir.
Eşya taşıyanın zilyetliğindeyken hak nasıl korunur?
Eşya taşıyanın zilyetliğindeyken hapis hakkı en güçlü aşamadadır. Taşıyan teslimi gerçekleştirmeden önce alacağın güvence altına alınmasını isteyebilir. Zilyetliğin terminal veya antrepo üzerinden dolaylı biçimde sürüp sürmediği somut teslim ve talimat düzenine göre tespit edilmelidir.
TTK m.1201 uygulanırken alacağın navlun sözleşmesinden doğup doğmadığı, eşya üzerindeki zilyetliğin durumu ve hakkın hangi aşamada kullanıldığı ayrı ayrı tespit edilmelidir. Hapis hakkı bir alacak hesabı olmaktan ziyade kanuni teminat mekanizmasıdır; ana para, yan alacak ve teminatın kapsamı birbirine karıştırılmamalıdır.
İspat bakımından ihtar, hapis hakkı bildirimi ve mahkeme başvuruları birlikte incelenmelidir. Belgeler arasındaki tarih farkları, teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği, eşyanın kimin zilyetliğinde bulunduğu ve mahkemeye başvuru süresi özellikle gösterilmelidir. Hapis hakkının kullanılması, yalnız fatura veya tek taraflı bildirimle değil kanuni şartların bütününün gerçekleşmesiyle mümkündür.
Uygulama sonucu: “Eşya taşıyanın zilyetliğindeyken hak nasıl korunur?” başlığında hakkın kullanılması düşünülüyorsa önce güvence altına alınan alacak miktarı hesaplanmalı, sonra yalnız bu miktarı karşılayacak ölçüde eşya üzerinde işlem yapılmalıdır. Orantısız şekilde bütün yükün alıkonulması maddenin sınırlarıyla bağdaşmayabilir; kanundaki özel müşterek avarya ve kurtarma istisnası ayrıca değerlendirilir.
Teslimden sonra hapis hakkı devam eder mi?
Eşyanın gönderilene teslim edilmesi hapis hakkını her durumda anında ve geri dönülmez biçimde sona erdirmez. M.1201 teslim sonrasında özel bir imkân tanır; ancak bu imkân 30 günlük mahkemeye başvuru ve eşyanın gönderilenin zilyetliğinde bulunması şartlarına bağlıdır.
TTK m.1201 uygulanırken alacağın navlun sözleşmesinden doğup doğmadığı, eşya üzerindeki zilyetliğin durumu ve hakkın hangi aşamada kullanıldığı ayrı ayrı tespit edilmelidir. Hapis hakkı bir alacak hesabı olmaktan ziyade kanuni teminat mekanizmasıdır; ana para, yan alacak ve teminatın kapsamı birbirine karıştırılmamalıdır.
İspat bakımından alacak hesabı, fatura ve ödeme belgeleri birlikte incelenmelidir. Belgeler arasındaki tarih farkları, teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği, eşyanın kimin zilyetliğinde bulunduğu ve mahkemeye başvuru süresi özellikle gösterilmelidir. Hapis hakkının kullanılması, yalnız fatura veya tek taraflı bildirimle değil kanuni şartların bütününün gerçekleşmesiyle mümkündür.
Uyuşmazlık sonucu: “Teslimden sonra hapis hakkı devam eder mi?” konusunda karşı taraf teslim veya teminat talep ediyorsa, çekişmeli alacak tutarı ve kanuni prosedür ayrı bir dosya çizelgesinde gösterilmelidir. Süre, zilyetlik, teminat ve paraya çevirme aşamaları karıştırılmadan yürütülmelidir.
30 günlük mahkemeye başvuru süresi nasıl işler?
Teslimden sonra hakkın kullanılabilmesi için taşıyan 30 gün içinde mahkemeye başvurmalıdır. Süre teslimden itibaren hesaplanır. Başvurunun tarihi dosyada kesin olarak ispatlanmalı; ihtar göndermekle mahkemeye başvuru birbirine karıştırılmamalıdır.
TTK m.1201 uygulanırken alacağın navlun sözleşmesinden doğup doğmadığı, eşya üzerindeki zilyetliğin durumu ve hakkın hangi aşamada kullanıldığı ayrı ayrı tespit edilmelidir. Hapis hakkı bir alacak hesabı olmaktan ziyade kanuni teminat mekanizmasıdır; ana para, yan alacak ve teminatın kapsamı birbirine karıştırılmamalıdır.
İspat bakımından terminal/ambar kayıtları ve teslim tutanakları birlikte incelenmelidir. Belgeler arasındaki tarih farkları, teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği, eşyanın kimin zilyetliğinde bulunduğu ve mahkemeye başvuru süresi özellikle gösterilmelidir. Hapis hakkının kullanılması, yalnız fatura veya tek taraflı bildirimle değil kanuni şartların bütününün gerçekleşmesiyle mümkündür.
Uygulama sonucu: “30 günlük mahkemeye başvuru süresi nasıl işler?” başlığında hakkın kullanılması düşünülüyorsa önce güvence altına alınan alacak miktarı hesaplanmalı, sonra yalnız bu miktarı karşılayacak ölçüde eşya üzerinde işlem yapılmalıdır. Orantısız şekilde bütün yükün alıkonulması maddenin sınırlarıyla bağdaşmayabilir; kanundaki özel müşterek avarya ve kurtarma istisnası ayrıca değerlendirilir.
Eşya gönderilenin zilyetliğinde değilse ne olur?
Teslim sonrası özel imkânın ikinci şartı, eşyanın hâlâ gönderilenin zilyetliğinde olmasıdır. Eşya üçüncü kişiye devredilmiş veya zilyetlik yapısı değişmişse m.1201’deki şart ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle teslim sonrası eşyanın hareketi ve depolama kayıtları önemlidir.
TTK m.1201 uygulanırken alacağın navlun sözleşmesinden doğup doğmadığı, eşya üzerindeki zilyetliğin durumu ve hakkın hangi aşamada kullanıldığı ayrı ayrı tespit edilmelidir. Hapis hakkı bir alacak hesabı olmaktan ziyade kanuni teminat mekanizmasıdır; ana para, yan alacak ve teminatın kapsamı birbirine karıştırılmamalıdır.
İspat bakımından konişmento, delivery order ve gönderilen yazışmaları birlikte incelenmelidir. Belgeler arasındaki tarih farkları, teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği, eşyanın kimin zilyetliğinde bulunduğu ve mahkemeye başvuru süresi özellikle gösterilmelidir. Hapis hakkının kullanılması, yalnız fatura veya tek taraflı bildirimle değil kanuni şartların bütününün gerçekleşmesiyle mümkündür.
Uyuşmazlık sonucu: “Eşya gönderilenin zilyetliğinde değilse ne olur?” konusunda karşı taraf teslim veya teminat talep ediyorsa, çekişmeli alacak tutarı ve kanuni prosedür ayrı bir dosya çizelgesinde gösterilmelidir. Süre, zilyetlik, teminat ve paraya çevirme aşamaları karıştırılmadan yürütülmelidir.
Hangi yolculuktan doğan alacaklar güvence altındadır?
Kural olarak hapis hakkı yalnız hakkın kullanıldığı eşyanın taşındığı yolculuktan doğan alacakları güvence altına alır. Taşıyan, başka seferlerden birikmiş genel cari hesap alacağını aynı yük üzerinde otomatik biçimde güvence altına alamaz.
TTK m.1201 uygulanırken alacağın navlun sözleşmesinden doğup doğmadığı, eşya üzerindeki zilyetliğin durumu ve hakkın hangi aşamada kullanıldığı ayrı ayrı tespit edilmelidir. Hapis hakkı bir alacak hesabı olmaktan ziyade kanuni teminat mekanizmasıdır; ana para, yan alacak ve teminatın kapsamı birbirine karıştırılmamalıdır.
İspat bakımından güvence, teminat ve depo belgeleri birlikte incelenmelidir. Belgeler arasındaki tarih farkları, teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği, eşyanın kimin zilyetliğinde bulunduğu ve mahkemeye başvuru süresi özellikle gösterilmelidir. Hapis hakkının kullanılması, yalnız fatura veya tek taraflı bildirimle değil kanuni şartların bütününün gerçekleşmesiyle mümkündür.
Uygulama sonucu: “Hangi yolculuktan doğan alacaklar güvence altındadır?” başlığında hakkın kullanılması düşünülüyorsa önce güvence altına alınan alacak miktarı hesaplanmalı, sonra yalnız bu miktarı karşılayacak ölçüde eşya üzerinde işlem yapılmalıdır. Orantısız şekilde bütün yükün alıkonulması maddenin sınırlarıyla bağdaşmayabilir; kanundaki özel müşterek avarya ve kurtarma istisnası ayrıca değerlendirilir.
Yükün tamamı üzerinde hapis hakkı kullanılabilir mi?
M.1201 taşıyana alacağından çok daha değerli bütün yükü sınırsız biçimde tutma yetkisi vermez. Hapis hakkı, alacağı güvence altına almaya yetecek miktardaki eşya üzerinde kullanılmalıdır. Yükün bölünebilirliği ve değer tespiti uygulamada önem taşır.
TTK m.1201 uygulanırken alacağın navlun sözleşmesinden doğup doğmadığı, eşya üzerindeki zilyetliğin durumu ve hakkın hangi aşamada kullanıldığı ayrı ayrı tespit edilmelidir. Hapis hakkı bir alacak hesabı olmaktan ziyade kanuni teminat mekanizmasıdır; ana para, yan alacak ve teminatın kapsamı birbirine karıştırılmamalıdır.
İspat bakımından paraya çevirme, satış ve tahsil kayıtları birlikte incelenmelidir. Belgeler arasındaki tarih farkları, teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği, eşyanın kimin zilyetliğinde bulunduğu ve mahkemeye başvuru süresi özellikle gösterilmelidir. Hapis hakkının kullanılması, yalnız fatura veya tek taraflı bildirimle değil kanuni şartların bütününün gerçekleşmesiyle mümkündür.
Uyuşmazlık sonucu: “Yükün tamamı üzerinde hapis hakkı kullanılabilir mi?” konusunda karşı taraf teslim veya teminat talep ediyorsa, çekişmeli alacak tutarı ve kanuni prosedür ayrı bir dosya çizelgesinde gösterilmelidir. Süre, zilyetlik, teminat ve paraya çevirme aşamaları karıştırılmadan yürütülmelidir.
Müşterek avarya ve kurtarma alacaklarında özel kural
Müşterek avarya ve kurtarma alacakları bakımından kanun özel istisna tanır: bu alacaklar için bütün eşya üzerinde hapis hakkı kullanılabilir. Bunun nedeni bu alacakların yükün ortak tehlikeden kurtarılması ve özel katkı rejimiyle bağlantılı olmasıdır.
TTK m.1201 uygulanırken alacağın navlun sözleşmesinden doğup doğmadığı, eşya üzerindeki zilyetliğin durumu ve hakkın hangi aşamada kullanıldığı ayrı ayrı tespit edilmelidir. Hapis hakkı bir alacak hesabı olmaktan ziyade kanuni teminat mekanizmasıdır; ana para, yan alacak ve teminatın kapsamı birbirine karıştırılmamalıdır.
İspat bakımından dava/icra dosyası ve süre belgeleri birlikte incelenmelidir. Belgeler arasındaki tarih farkları, teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği, eşyanın kimin zilyetliğinde bulunduğu ve mahkemeye başvuru süresi özellikle gösterilmelidir. Hapis hakkının kullanılması, yalnız fatura veya tek taraflı bildirimle değil kanuni şartların bütününün gerçekleşmesiyle mümkündür.
Uygulama sonucu: “Müşterek avarya ve kurtarma alacaklarında özel kural” başlığında hakkın kullanılması düşünülüyorsa önce güvence altına alınan alacak miktarı hesaplanmalı, sonra yalnız bu miktarı karşılayacak ölçüde eşya üzerinde işlem yapılmalıdır. Orantısız şekilde bütün yükün alıkonulması maddenin sınırlarıyla bağdaşmayabilir; kanundaki özel müşterek avarya ve kurtarma istisnası ayrıca değerlendirilir.
Hapis hakkının paraya çevrilmesi ve tahsil bağlantısı
Hapis hakkı ödeme yerine yükü doğrudan edinme yolu değildir. Alacak ödenmezse TMK ve icra hukuku çerçevesinde paraya çevirme gündeme gelir. Satış ve tahsil sürecinde m.1206’daki eksik kalan alacak için taşıtana rücu imkânı da bağlantılı olarak değerlendirilir.
TTK m.1201 uygulanırken alacağın navlun sözleşmesinden doğup doğmadığı, eşya üzerindeki zilyetliğin durumu ve hakkın hangi aşamada kullanıldığı ayrı ayrı tespit edilmelidir. Hapis hakkı bir alacak hesabı olmaktan ziyade kanuni teminat mekanizmasıdır; ana para, yan alacak ve teminatın kapsamı birbirine karıştırılmamalıdır.
İspat bakımından müşterek avarya, kurtarma ve ilgili hesap belgeleri birlikte incelenmelidir. Belgeler arasındaki tarih farkları, teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği, eşyanın kimin zilyetliğinde bulunduğu ve mahkemeye başvuru süresi özellikle gösterilmelidir. Hapis hakkının kullanılması, yalnız fatura veya tek taraflı bildirimle değil kanuni şartların bütününün gerçekleşmesiyle mümkündür.
Uyuşmazlık sonucu: “Hapis hakkının paraya çevrilmesi ve tahsil bağlantısı” konusunda karşı taraf teslim veya teminat talep ediyorsa, çekişmeli alacak tutarı ve kanuni prosedür ayrı bir dosya çizelgesinde gösterilmelidir. Süre, zilyetlik, teminat ve paraya çevirme aşamaları karıştırılmadan yürütülmelidir.
Yanlış yorumlardan kaçınma
En sık hata, hapis hakkını ‘yük benim olur’ şeklinde yorumlamaktır. M.1201 bir teminat hakkıdır. İkinci hata başka seferlerden doğan alacakları aynı yük üzerinde tutmaktır; kanun kural olarak ilgili yolculukla bağlantı kurar. Üçüncü hata teslimden sonra yalnız ihtar göndererek 30 günlük mahkeme başvuru şartının yerine getirildiğini varsaymaktır.
Hapis hakkı kullanılmadan önce alacak kalemleri ve ilgili yolculuk açıkça eşleştirilmeli, yükün yaklaşık değeri belirlenmeli ve yalnız güvenceye yetecek miktar üzerinde işlem yapılmalıdır. Teslim gerçekleşmişse teslim tarihi, mahkemeye başvuru tarihi ve eşyanın mevcut zilyedi aynı dosyada ispatlanmalıdır.
Mersin Limanı ve uluslararası taşımalarda uygulama
Mersin Limanı’nda yük çoğu zaman terminal veya antrepoda bulunur. Taşıyanın doğrudan fiziksel zilyetliği olmamasına rağmen teslim talimatı ve taşıma belgesi üzerindeki kontrol önem taşıyabilir. Hapis hakkı kullanılmadan önce terminalin hukuki/statüsel rolü ve teslim yetkisi somut belgelerle belirlenmelidir.
Mersin Limanı’ndaki terminal veya antrepo zilyetliği ile taşıyanın hukuki zilyetliği aynı şey değildir. Eşyanın fiilen nerede bulunduğu, kimin talimatıyla teslim edileceği ve konişmento/teslim emri akışı birlikte incelenmelidir. Uluslararası sözleşmedeki uygulanacak hukuk ve tahkim şartı da ayrıca kontrol edilir.
Dosya kontrol listesi
- Navlun sözleşmesinden doğan alacakları ayrı listeleyin.
- Alacağın hangi yolculuğa ait olduğunu belirleyin.
- Eşyanın mevcut zilyedini tespit edin.
- Teslim olup olmadığını belgeleyin.
- Teslim olduysa 30 günlük süreyi hesaplayın.
- Mahkemeye başvuru tarihini kayıt altına alın.
- Eşyanın değerini ve gerekli miktarı belirleyin.
- Başka sefer alacaklarını ayırın.
- Müşterek avarya/kurtarma istisnasını kontrol edin.
- Paraya çevirme ve rücu sürecini ayrı planlayın.
Sık Sorulan Sorular
Taşıyanın hapis hakkı var mı?
Evet, TTK m.1201 şartlarıyla.
Hangi alacaklar için?
Navlun sözleşmesinden doğan alacaklar için.
Başka sefer borcu için aynı yük tutulabilir mi?
Kural olarak hayır; ilgili yolculuk alacakları esas alınır.
Teslimden sonra hak biter mi?
30 gün içinde mahkemeye başvuru ve eşyanın gönderilende kalması şartlarıyla yetkiler sürdürülebilir.
30 gün ihtarla korunur mu?
Kanun mahkemeye başvuru arar.
Bütün yük tutulabilir mi?
Kural olarak yalnız alacağı güvenceye yetecek miktar.
Müşterek avaryada?
Bütün eşya üzerinde hapis hakkı kullanılabilir.
Kurtarma alacağında?
Aynı özel genişlik vardır.
Hapis hakkı mülkiyet verir mi?
Hayır.
Resmî metin nerede?
Mevzuat Bilgi Sistemi’nde.
Resmî kaynak
Mevzuat Bilgi Sistemi – 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu güncel metni üzerinden TTK m.1201 ve bağlantılı TMK/TTK hükümleri kontrol edilebilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
