Ceza Hukuku • TCK 76 • Güncel 2026
TCK 76 Soykırım Suçu ve Cezası
Özet
TCK 76 Soykırım Suçu ve Cezası: güncel madde metni, suçun unsurları, cezası, delilleri, şikâyet, zamanaşımı ve yargılama süreci.
TCK 76 Soykırım suçu, millî, etnik, ırkî veya dinî bir grubu tamamen ya da kısmen yok etme maksadıyla ve bir planın icrası kapsamında, grup üyelerine karşı kanunda sayılan fiillerden birinin işlenmesidir.
Korunan hukuki değer; yalnız tek tek kişilerin yaşamı ve beden bütünlüğü değil, kanunda belirtilen grubun varlığını sürdürme hakkıdır.
Bu nedenle her toplu öldürme, ağır yaralama veya zorla yer değiştirme olayı kendiliğinden soykırım sayılmaz; korunan grup, plan, özel yok etme kastı ve TCK 76/1’deki hareketlerden biri birlikte kanıtlanmalıdır.
Kısa cevap: TCK 76’ya göre soykırım suçunun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir. Soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama fiillerinde belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima uygulanır. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamında değildir ve TCK 76/4 uyarınca zamanaşımı işlemez.
TCK 76 Soykırım suçu nedir? Güncel kanun maddesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 76. maddesi, soykırım suçunu “Uluslararası Suçlar” bölümünde düzenler. Maddenin uygulanabilmesi için hedef alınan topluluğun kanunda sınırlı biçimde sayılan millî, etnik, ırkî veya dinî gruplardan biri olması gerekir. Failin amacı yalnız belirli kişilere zarar vermek değil, o kişilerin mensup olduğu grubu tamamen veya kısmen yok etmektir. Bu yönüyle soykırım, özel kast aranan ve hukuki nitelendirmesi sıkı koşullara bağlı bir suçtur.
TCK 76 madde metni beş ayrı seçimlik hareket sayar. Bunlardan birinin plan ve grubu yok etme özel kastıyla gerçekleştirilmesi yeterlidir. Fiillerden birkaçının aynı olay dizisi içinde işlenmesi suçun ağırlığını ve ceza içtimaını etkileyebilir; ancak kanunda bulunmayan yeni bir hareket yorum yoluyla maddeye eklenemez.
TCK 76 neden uluslararası suçtur?
Soykırımın hedefi, kanunun koruduğu grubun varlığıdır. Fiiller çok sayıda mağduru, farklı failleri ve birden fazla ülkeyi ilgilendirebilir. Buna rağmen Türk mahkemesinde ceza sorumluluğu kanunilik, şahsilik, kusur ve hukuka uygun delil ilkelerine göre bireysel olarak belirlenir. Bir kurumun veya birliğin genel davranışı, belirli failin hangi harekete hangi kastla katıldığını kanıtlama gereğini ortadan kaldırmaz.
Her kitlesel suç soykırım mıdır?
Hayır.
Ölen veya ağır zarara uğrayan kişi sayısının çokluğu tek başına TCK 76 için yeterli değildir.
Mağdurların maddede sayılan bir gruba mensup olması, fiilin planın icrası kapsamında bulunması ve failde grubun tamamını veya belirli bir kısmını yok etme maksadının kanıtlanması gerekir.
Bir sivil nüfusa karşı plan doğrultusunda sistemli saldırılar TCK 77’deki insanlığa karşı suçları; soykırım amacıyla örgüt kurma veya yönetme ise TCK 78’i gündeme getirebilir.
Nitelendirme olayın kamuoyundaki adından değil her suçun ayrı unsurlarından yapılır.
Korunan millî, etnik, ırkî veya dinî grup
TCK 76’da korunan gruplar dört kategoriyle sınırlıdır: millî, etnik, ırkî ve dinî grup. Siyasi, sosyal veya ekonomik topluluklar madde metninde sayılmamıştır. Ceza hukukunda kıyas yasağı nedeniyle, yalnız benzer özellik taşıdığı düşüncesiyle başka bir topluluk bu listeye eklenemez. Bir grubun hangi kategoriye girdiği; ortak tarih, kültür, dil, köken veya inanç, topluluğun kendisini algılama biçimi ve failin grubu nasıl hedeflediği birlikte incelenerek belirlenebilir.
“Grubun kısmen yok edilmesi” rastgele seçilmiş birkaç üyeye yönelen her saldırıyı kapsamaz. Hedeflenen kısmın grubun varlığı bakımından önemi, sayısal büyüklüğü, coğrafi yoğunluğu ve temsil niteliği somut olayda değerlendirilir. Failin hedef aldığı kısmı grup kimliği nedeniyle ve o kısmı yok etme amacıyla seçmesi gerekir.
Bir planın icrası şartı
Türk Ceza Kanunu, fiillerin “bir planın icrası suretiyle” işlenmesini açık unsur olarak kabul eder. Planın mutlaka yazılı, resmî makamca hazırlanmış veya hiyerarşik emir biçiminde bulunması şart değildir. Zaman, yer ve hedef seçimi; kaynak tahsisi, görev dağılımı, fiiller arasındaki düzen, tekrar ve koordinasyon planın varlığına delil olabilir. Ancak birbirinden bağımsız fiiller yalnız sonuçlarının benzerliği nedeniyle otomatik olarak tek planın icrası sayılamaz.
Plan ile failin katılımı ayrı konulardır. Önce ortak amaç ve eylem düzeni ortaya konulmalı, sonra her sanığın bu planı bilip bilmediği ve plana hangi davranışla katkıda bulunduğu gösterilmelidir. Rütbe veya kurumsal konum tek başına özel kastın kesin kanıtı değildir; emir, toplantı, raporlama, lojistik destek ve icra bağlantısı gibi olgularla birlikte değerlendirilir.
Grubu yok etme özel kastı
Soykırım suçunda genel kast yeterli değildir. Fail, mağdura karşı fiili bilerek ve isteyerek gerçekleştirmenin yanında, korunan grubu tamamen veya kısmen yok etme maksadıyla hareket etmelidir. Bir kişiyi grup kimliği nedeniyle öldürmek başka ağır suçları oluşturabilir; fakat grubu yok etme amacı yoksa TCK 76’nın özel kast unsuru oluşmaz.
Özel kast; doğrudan ikrar, emirlerin dili, hedef seçimi, fiillerin ölçeği, kurbanların sistematik ayrıştırılması, yaşam kaynaklarının kesilmesi ve eylem sonrası açıklamalarla ispatlanabilir. Bu değerlendirmede ihtimal ile kesin kabul ayrılmalıdır. Sözlerin bağlamı, failin karar gücü, icra hareketine yakınlığı ve alternatif makul açıklamalar incelenmeden yalnız siyasi söylem veya mensubiyet üzerinden ceza sorumluluğu kurulamaz.
TCK 76/1’deki beş seçimlik hareket
Kasten öldürme, grup üyesinin yaşamına bilerek ve isteyerek son verilmesidir. Soykırım nitelendirmesi için öldürmeye plan ve özel yok etme kastı eşlik etmelidir. TCK 76/2 gereğince öldürülen her mağdur yönünden gerçek içtima uygulanır.
Bedensel veya ruhsal bütünlüğe ağır zarar verme, sıradan ve geçici etkiden daha ciddi bir zararı gerektirir. İşkence, ağır yaralama, cinsel şiddet veya kalıcı travma olayın niteliğine göre bu bent kapsamında tartışılabilir. Zararın ağırlığı sağlık kayıtları, uzman görüşü ve mağdur üzerindeki somut etkiyle belirlenir.
Yok oluş sonucunu doğuracak yaşam koşullarına zorlama, grubun fiziksel varlığını sürdüremeyeceği koşulların bilerek dayatılmasını kapsar. Gıda, su, barınma veya sağlık hizmetlerinden sistemli biçimde yoksun bırakma ya da ölümcül ortam şartlarına sevk etme buna örnek olabilir. Yalnız zor yaşam şartı değil, koşulların grubun tamamen veya kısmen yok edilmesi sonucunu doğurmaya elverişliliği aranır.
Grup içinde doğumları engellemeye yönelik tedbirler, zorla kısırlaştırma veya grup üyelerinin çocuk sahibi olmasını hedefleyen zorlayıcı uygulamalar biçiminde ortaya çıkabilir. Tedbirin kapsamı, zorlayıcı niteliği ve grubun biyolojik devamlılığını kesme amacı kanıtlanmalıdır.
Gruba ait çocukların başka bir gruba zorla nakledilmesi, çocukların grup bağını ve topluluğun kuşaklar arası devamlılığını koparmaya yönelir. Fiziksel cebir yanında tehdit, kaçırma, hukuka aykırı alıkoyma veya iradeyi etkisiz bırakan yöntemler de zorlamayı oluşturabilir.
Fail, mağdur ve suçun konusu
Madde fail bakımından özel sıfat aramadığından kamu görevlisi veya asker olmayan kişi de fail olabilir. Suçun planlı yapısı nedeniyle müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme ayrımı önem taşır. Mağdur seçimlik hareketin yöneldiği grup üyesidir; korunan üstün değer ise grubun varlığını sürdürmesidir. Tüzel kişiye hapis cezası verilmez, fakat TCK 76/3 uyarınca güvenlik tedbiri uygulanabilir.
Soykırım suçunun temel cezası
TCK 76/2 uyarınca soykırım suçunun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Bu yaptırım nedeniyle adli para cezasına çevirme, hapis cezasını erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması söz konusu olmaz. İnfaz süresi; kesinleşen hüküm, infaz mevzuatı ve kişiye özgü hukuki durum incelenmeden yalnız madde başlığına bakılarak hesaplanmamalıdır.
Mağdur sayısınca gerçek içtima
Maddenin ikinci fıkrası, soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları bakımından belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima uygulanacağını açıkça düzenler. Tek bir soykırım hükmü kurulup bütün öldürme ve yaralama fiilleri onun içinde eritilemez. Hangi mağdur yönünden hangi fiilin ve hangi iştirak biçiminin bulunduğu ayrı belirlenmelidir.
Yaşam koşullarına zorlama, doğumları engelleme veya çocukları nakletme fiillerinde içtima; olayın tekliği, sürekliliği, mağdur ve hareket sayısı ile korunan değer dikkate alınarak incelenir. TCK 76/2’deki özel gerçek içtima cümlesi doğrudan öldürme ve yaralama bakımından bağlayıcıdır; diğer hareketlerde genel içtima hükümleri somut olaya uygulanır.
Teşebbüs, gönüllü vazgeçme ve iştirak
Fail, seçimlik hareketlerden birini plan ve özel kastla doğrudan icraya başlayıp elinde olmayan nedenle tamamlayamazsa teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir. Öldürmeye yönelik icra hareketinin ölüm gerçekleşmeden engellenmesi ile yalnız hazırlık niteliğindeki toplantı veya araç temini aynı değildir. Hazırlık hareketinin TCK 78’deki örgüt suçu ya da başka bir suç oluşturması mümkündür.
Müşterek faillik için icra üzerinde ortak hâkimiyet; azmettirme için suç işleme kararının oluşturulması; yardım etme için icrayı kolaylaştıran maddi veya manevi katkı aranır. Soykırım planından habersiz şekilde sıradan ve hukuka uygun hizmet sunan kişi ile planı bilerek kritik araç, bilgi veya personel sağlayan kişinin durumu aynı değerlendirilemez. Her sanığın plan bilgisi, özel kastı ve katkısı ayrı gerekçelendirilmelidir.
TCK 78 örgüt suçu ile bağlantı
TCK 78, soykırım ve insanlığa karşı suçları işlemek maksadıyla örgüt kurma veya yönetmeyi ve örgüte üye olmayı ayrıca suç sayar. Örgütün yapısı, üye sayısı, sürekliliği, araçları ve amaç suçları işlemeye elverişliliği incelenir. Örgüt üyeliği, daha sonra işlenen her soykırım fiilinden otomatik sorumluluk doğurmaz; somut fiille iştirak bağlantısı ayrıca kanıtlanmalıdır.
Şikâyet, uzlaştırma ve zamanaşımı
Soykırım suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık yeterli suç şüphesini gösteren bilgiye ulaştığında resen soruşturma yürütür. Şikâyet bulunmaması veya şikâyetten vazgeçilmesi kamu davasını sona erdirmez. Suç uzlaştırma ve önödeme kapsamında değildir.
TCK 76/4 gereğince soykırım suçunda zamanaşımı işlemez. Bununla birlikte kanunların zaman bakımından uygulanması ilkesi devam eder. Fiilin tarihi, 5237 sayılı Kanun’un yürürlük zamanı ve aleyhe kanunun geçmişe yürümemesi ilkesi göz ardı edilerek yalnız “zamanaşımı yoktur” cümlesiyle geriye dönük ceza sorumluluğu kurulamaz.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri
TCK 76/3 tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmedilebileceğini belirtir. Bu, tüzel kişiye hapis cezası verilmesi değildir. Faaliyet izninin iptali ve müsadere gibi tedbirlerin koşulları TCK 60 ile birlikte incelenir. Suçun tüzel kişinin organ veya temsilcisinin katılımıyla ve tüzel kişi yararına işlenip işlenmediği somutlaştırılmalıdır.
Planı ve özel kastı gösteren deliller
Soykırım dosyasında ispat tek bir emir belgesine bağlı değildir. Yazılı ve sözlü talimatlar, toplantı tutanakları, görev dağılımı, hedef listeleri, sevk ve lojistik kayıtları, haberleşmeler, propaganda içerikleri, kaynak tahsisi ve fiiller arasındaki düzen planı ve özel kastı gösterebilir. Bir ifadenin kim tarafından, hangi tarihte, hangi yetkiyle ve hangi eylem dizisi öncesinde kullanıldığı belirlenmeden bağlamından kopuk sonuç çıkarılmamalıdır.
Planın sonuçları için nüfus kayıtları, ölüm ve kayıp verileri, göç ve sürgün kayıtları, uydu görüntüleri, olay yeri incelemeleri, adli tıp raporları, toplu mezar bulguları, hastane kayıtları, doğum oranları ve çocuk nakline ilişkin belgeler incelenebilir. İstatistiksel değişim tek başına failin kastını kanıtlamaz; diğer delillerle birlikte hedef, kapsam ve fiillerin elverişliliği hakkında bağlam sağlar.
Tanık, mağdur ve uzman anlatımları
Mağdur ve tanık anlatımlarında bilginin görgüye mi duyuma mı dayandığı, zaman ve yer bilgisi, diğer delillerle uyumu ve esaslı çelişkiler değerlendirilir. Travma ortamında ayrıntı farklılıkları tek başına beyanı değersiz kılmaz. Buna karşılık sanığın belirlenmesi, emrin içeriği veya icra katkısı gibi sonuca etkili çelişkiler açıklığa kavuşturulmalıdır.
Adli tıp, psikiyatri, demografi, tarih, dil ve dijital inceleme alanlarında uzman görüşü gerekebilir. Bilirkişi hukuki nitelendirme yaparak mahkemenin yerine geçemez; veri setini, yöntemini ve sonucunun dayanaklarını denetlenebilir biçimde açıklamalıdır. Taraflara raporu inceleme ve karşı görüş sunma olanağı tanınmalıdır.
Dijital ve arşiv delillerinin güvenilirliği
E-posta, mesaj, ses kaydı, konum verisi, komuta sistemi kaydı ve dijital arşivlerde aidiyet ile içerik ayrı doğrulanır. Hesabın bir kişiye tahsis edilmiş olması her iletiyi onun yazdığını kesin göstermez. Orijinal dosya, üst veri, zaman damgası, hash değeri, erişim yetkileri ve saklama zinciri korunmalıdır. Çeviri belgelerde kaynak dil, çevirmenin yeterliliği ve kritik kavramların bağlamı denetlenir.
Arşiv belgesinin bütünlüğü, kayıt numarası, üretim tarihi, dağıtım listesi ve sonraki değişiklikleri araştırılır. Kopya belgenin aslına ulaşılabiliyorsa karşılaştırma yapılmalıdır. Hukuka aykırı elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı ilkesi suçlamanın ağırlığı nedeniyle ortadan kalkmaz.
Görevli mahkeme ve tutuklama
Ağırlaştırılmış müebbet yaptırımı nedeniyle görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Yer bakımından yetki ve Türk kanunlarının uygulanabilirliği; fiilin işlendiği yer, failin ve mağdurun vatandaşlığı, TCK 8 ila 13 ve uluslararası adli yardımlaşma kurallarına göre incelenir. Yurt dışında işlenen fiiller bakımından Türk mahkemelerinin yetkisi otomatik varsayılamaz.
TCK 76, CMK 100’deki katalog suçlar arasındadır. Ancak katalogda yer almak tutuklamayı zorunlu kılmaz. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, kaçma veya delil karartma riski ve ölçülülük ayrı ayrı değerlendirilir. Adli kontrolün neden yetersiz kalacağı gerekçede açıklanmalıdır.
Soykırım dosyası kontrol listesi
- Hedef topluluğun TCK 76’daki dört gruptan hangisi olduğu açıklandı mı?
- Grubun tamamen veya hangi önemli kısmının yok edilmesinin amaçlandığı belirlendi mi?
- Planın kapsamı, karar vericileri ve icra bağlantıları kanıtlandı mı?
- Her sanık için plan bilgisi, özel kast ve katkı ayrı gösterildi mi?
- Beş seçimlik hareketten hangisinin hangi mağdura karşı işlendiği açık mı?
- Öldürme ve yaralamada mağdur sayısınca gerçek içtima hesabı yapıldı mı?
- Tanık, dijital kayıt, arşiv belgesi ve adli raporlar birbirini doğruluyor mu?
- Belgelerin kaynağı, tercümesi, bütünlüğü ve hukuka uygunluğu denetlendi mi?
- TCK 77 ve TCK 78 ile ayrım gerekçeli kuruldu mu?
- Görev, yetki, suç tarihi ve uygulanacak kanun kontrol edildi mi?
Soykırım ile insanlığa karşı suç arasındaki fark
| İnceleme | TCK 76 Soykırım | TCK 77 İnsanlığa karşı suç |
|---|---|---|
| Hedef | Millî, etnik, ırkî veya dinî grup | Toplumun bir kesimi |
| Özel amaç | Grubu tamamen veya kısmen yok etme maksadı | Kanunda belirtilen saiklerle plan doğrultusunda sistemli fiiller |
| Hareketler | TCK 76/1’deki beş hareket | TCK 77/1’de ayrıca sayılan fiiller |
| İspat | Plan, bireysel sorumluluk ve her unsur için hukuka uygun delil gerekir. | |
Somut olayda nitelendirme nasıl yapılır?
Bir yerleşim bölgesinde aynı gruba mensup çok sayıda kişinin öldürüldüğü iddiasında önce mağdurların TCK 76’da korunan gruplardan birine mensubiyeti belirlenir.
Sonra öldürmelerin münferit çatışma fiilleri mi, ortak bir planın parçası mı olduğu araştırılır.
Hedef listeleri, aynı yöntemin farklı yerlerde tekrarı, emir-komuta bağlantısı ve kurbanların yalnız grup kimliği nedeniyle seçilmesi planı gösterebilir.
Son aşamada her sanığın bu planı bilip bilmediği, grubu yok etme maksadını paylaşıp paylaşmadığı ve hangi mağdurun ölümüne nasıl katıldığı incelenir.
Bu basamaklardan biri kanıtlanamazsa olay kasten öldürme veya başka suçlar oluşturabilse bile TCK 76 nitelendirmesi kurulamayabilir.
Grup üyelerinin gıda ve sağlık hizmetinden kesilerek kapalı bir bölgede tutulduğu olayda yalnız yoksunluk tespiti yeterli değildir. Koşulların grubun fiziksel yok oluşunu doğurmaya elverişli olup olmadığı; süresi, nüfusun kırılganlığı, ölüm ve hastalık verileri, yardımın bilerek engellenmesi ve karar vericilerin amacı üzerinden değerlendirilir. İnsani yardımın güvenlik veya lojistik nedenle geçici aksaması ile grubun yok oluşunu hedefleyen sistemli mahrum bırakma aynı hukuki sonuca bağlanamaz.
Çocukların ailelerinden alınarak başka bir gruba yerleştirildiği olayda naklin zorlayıcı niteliği, çocukların yaşı, ailelerle iletişimin kesilmesi, kimlik veya dil değişikliğine yönelik uygulamalar ve geri dönüşün engellenmesi önemlidir. Koruma amacıyla yapılan, denetlenebilir ve geçici tahliye ile grup bağını kalıcı biçimde koparmaya yönelen zorla nakil birbirinden ayrılmalıdır. Failin işlemi hangi bilgi ve amaçla yürüttüğü bireysel olarak kanıtlanır.
İddianame ve gerekçeli kararda bulunması gerekenler
İddianamede yalnız “soykırım yapıldı” biçiminde sonuç cümlesi yeterli değildir. Korunan grup, hedeflenen bütün veya kısım, planın ana hatları, özel kastı gösteren olgular, her sanığın eylemi, mağdur ve tarih bilgileri açıkça anlatılmalıdır. TCK 76/1’deki hangi bendin uygulandığı ve öldürme veya yaralama varsa mağdur sayısınca gerçek içtima talebinin nasıl kurulduğu gösterilmelidir. Böylece sanık isnadı öğrenebilir, müdafi savunmayı hazırlayabilir ve mahkeme iddianamenin maddi olay sınırını denetleyebilir.
Mahkûmiyet gerekçesi, planın ve özel kastın hangi delilden nasıl çıkarıldığını açıklamalıdır.
Bir belgenin güvenilir bulunması kadar, ona karşı ileri sürülen sahtecilik, eksik çeviri veya bağlam itirazlarının neden reddedildiği de kararda yer almalıdır.
Tanık beyanları arasında sonuca etkili çelişki varsa bu çelişki giderilmeden veya gerekçede karşılanmadan hüküm kurulması adil yargılanma ve gerekçeli karar yönünden sorun doğurabilir.
Beraat kararı ise yalnız “yeterli delil yok” cümlesiyle sınırlı kalmamalı; hangi kurucu unsurun ispatlanamadığını göstermelidir.
Kanun yolu incelemesinde öne çıkan başlıklar
İstinaf ve temyizde delilin doğrudan yeniden tartışılması ile hukuki denetimin sınırı başvurunun türüne göre değişir. Başvuruda; korunan grubun yanlış belirlenmesi, plan unsurunun varsayıma dayanması, özel kast ile genel kastın karıştırılması, sanığın bireysel katkısının gösterilmemesi, hukuka aykırı delil kullanılması veya TCK 76/2’deki gerçek içtima hesabının hatalı kurulması ayrı itiraz başlıkları hâline getirilmelidir. Görev ve yetki, suç tarihi, lehe kanun ve gerekçeli karar eksikliği de sonuç üzerinde etkili olabilir.
Mağdur veya katılan yönünden ise belirli fiillerin iddianame dışında bırakılması, delil toplama taleplerinin gerekçesiz reddi, mağdur sayısının eksik belirlenmesi ve güvenlik tedbirleri konusunda karar verilmemesi kanun yolu incelemesine taşınabilir. Süre hesabı kararın tefhim veya tebliğ biçimine ve güncel usul hükümlerine göre yapılmalı; başvuru son güne bırakılmamalıdır. Her itirazın hangi delile ve hangi kanun hükmüne dayandığı açıkça yazılmalıdır.
İlgili yazılar
- Soykırım Suçunda Korunan Millî, Etnik, Irkî veya Dinî Gruplar
- Soykırım Özel Kastı Nasıl İspatlanır?
- Savaş Hukuku: İnsanlık ve Adaletin Sınırları
- Mersin Ceza Avukatı
Güncelleme: 14 Ağustos 2026. Bu içerik genel hukuki bilgilendirmedir; somut olayda suç tarihi, deliller ve yargı yetkisi ayrı incelenmelidir. Güncel mevzuat ve kararlar resmî kaynaklardan doğrulanmalıdır.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Ceza soruşturması ve kovuşturmasında suçun unsurları, delil hukuku, görev ve süreler somut dosyaya göre incelenir. Büro Akdeniz/Mersin’dedir. İletişim ve konum bilgileri.
