Teknik Düzenlemesi Olmayan Ürünün Güvenliği Nasıl Belirlenir? 7223 m.5 | 2026

7223 m.5’in temel kuralı nedir?
7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu m.5, ürün güvenliğine ilişkin üç aşamalı bir sistem kurar. Birinci fıkra en temel emri verir: “Ürünün güvenli olması zorunludur.” Bu hüküm yalnız belirli sektörlere özgü değildir; Kanunun kapsamına giren ürünler bakımından genel ürün güvenliği yükümlülüğünün temelini oluşturur.
İkinci fıkra, teknik düzenlemenin insan sağlığı ve güvenliği ile ilgili hükümlerine uygun ürün için bir güvenlik karinesi kabul eder. Böyle bir ürün aksi ispatlanana kadar güvenli sayılır. Üçüncü fıkra ise özel teknik düzenlemenin bulunmadığı veya mevcut düzenlemede sağlık ve güvenliğe ilişkin hükümler bulunmadığı durumlarda boşluk bırakmaz; ürünün güvenli olup olmadığının genel ürün güvenliği mevzuatına göre değerlendirileceğini açıkça düzenler.
Bu sistem işletmeler açısından önemli bir sonuç doğurur: “ürün için CE mevzuatı yok”, “özel yönetmelik bulamadım” veya “ürün yeni bir kategori” denilerek güvenlik kontrolü sona erdirilemez. Özel teknik düzenleme yoksa değerlendirme genel güvenlik rejimine taşınır.
Güvenli ürün nasıl tanımlanır?
7223 sayılı Kanun m.3/1-e, güvenli ürünü; kullanım süresi, hizmete sunulması, kurulumu, kullanımı, bakımı ve gözetimine ilişkin talimatlara uygun ve normal kullanım koşullarında kullanıldığında risk taşımayan veya yalnızca ürünün kullanımına özgü asgari risk taşıyan ve insan sağlığı ile güvenliği için gerekli düzeyde koruma sağlayan ürün olarak tanımlar.
Tanım, ürün güvenliğinin yalnız “bozuk değil” ölçütüne indirgenemeyeceğini gösterir. Ürün kurulum gerektiriyorsa kurulum koşulları, bakım gerektiriyorsa bakım talimatları, kullanıcının belirli koruyucu adımları izlemesi gerekiyorsa gerekli uyarılar güvenlik değerlendirmesinin parçasıdır. Ürünün tek başına laboratuvarda çalışması, gerçek kullanım ortamında güvenli olduğunu her zaman göstermez.
Ayrıca Kanun tamamen risksiz ürün aramaz. Bazı ürünlerin kullanımına özgü ve makul kabul edilebilecek asgari riskler bulunabilir. Hukuken önemli olan, ürünün normal ve öngörülebilir kullanımında insan sağlığı ve güvenliği için gereken koruma düzeyini sağlamasıdır.
Teknik düzenlemeye uygunluk hangi karineyi doğurur?
7223 m.5/2’ye göre teknik düzenlemenin insan sağlığı ve güvenliği ile ilgili hükümlerine uygun ürün, aksi ispatlanana kadar güvenli kabul edilir. Bu hüküm teknik uygunluk ile güvenlik arasında hukuki bir bağlantı kurar. Üretici veya ithalatçı ilgili sağlık ve güvenlik hükümlerine uygunluğu sağlamışsa, ürün lehine kanuni güvenlik karinesi oluşur.
Ancak bu karine mutlak değildir. Kanun özellikle “aksi ispatlanana kadar” ifadesini kullanmıştır. Piyasada ortaya çıkan kaza verileri, test sonuçları, yeni bilimsel bulgular, kullanıcı şikâyetleri veya yetkili kuruluşun risk değerlendirmesi ürünün teknik düzenlemeye biçimsel olarak uygun görünmesine rağmen somut risk taşıdığını gösterebilir.
Bu nedenle uygunluk işareti işletme için önemli olsa da piyasaya arz sonrası gözetim ve risk takibini gereksiz hale getirmez. İmalatçının m.7’deki numune testleri, şikâyet kayıtları ve düzeltici önlem yükümlülükleri, bu dinamik güvenlik yaklaşımının devamıdır.
“Aksi ispatlanana kadar güvenli” ne demektir?
Kanuni karine, teknik düzenlemenin sağlık ve güvenlik hükümlerine uygunluğun başlangıçta güvenlik lehine kabul edilmesini sağlar. Fakat bu kabul kesin hüküm değildir. Ürünün gerçek kullanımında tehlike ortaya çıkması veya yetkili denetimde ciddi bir risk belirlenmesi halinde karine çürütülebilir.
Örneğin bir ürün gerekli işaretleri ve belgeleri taşısa bile seri üretimde sonradan oluşan hata, kullanılan malzemedeki değişiklik veya tasarımın öngörülmeyen kullanım koşullarında tehlike yaratması somut risk incelemesini gerektirir. Böyle bir durumda işletme yalnız geçmiş uygunluk değerlendirmesine dayanıp piyasadaki verileri görmezden gelemez.
Karinenin çürütülmesi bakımından hangi delilin yeterli olacağı olayın niteliğine göre değişir. Yetkili kuruluşun test raporu, akredite laboratuvar sonucu, kaza kayıtları, ürün geri bildirimleri ve teknik incelemeler önem taşıyabilir. Sonuçta ürün güvenliği, hukuki ve teknik verilerin birlikte değerlendirildiği bir alandır.
Teknik düzenleme yoksa hangi mevzuat uygulanır?
7223 m.5/3 bu soruya doğrudan cevap verir. Teknik düzenlemenin bulunmadığı durumda ürünün güvenli olup olmadığının değerlendirilmesi genel ürün güvenliği mevzuatına göre yapılır. Bu nedenle mevzuatta ürüne özgü bir yönetmelik bulunmaması, ürünün piyasaya kontrolsüz şekilde sunulabileceği anlamına gelmez.
Genel ürün güvenliği düzenlemeleri; ürünün özellikleri, diğer ürünler üzerindeki etkisi, sunumu, etiketleri, uyarıları, kullanım talimatları ve özellikle hassas kullanıcı grupları gibi unsurlar üzerinden risk değerlendirmesi yapılmasına imkân verir. Güncel ikincil mevzuat ve ürünün piyasaya sunulduğu tarih birlikte kontrol edilmelidir.
İşletme yeni veya karma bir ürün geliştiriyorsa hukuki sınıflandırmayı ürün piyasaya çıktıktan sonra değil, tasarım aşamasında yapmalıdır. Ürünün gerçekten hiçbir özel teknik düzenlemeye tabi olmadığı teyit edilmeli; ardından genel ürün güvenliği mevzuatındaki ölçütlere göre risk analizi ve gerekli kullanıcı bilgilendirmesi oluşturulmalıdır.
Teknik düzenleme var ama sağlık-güvenlik hükmü yoksa ne olur?
7223 m.5/3 yalnız hiç teknik düzenleme bulunmayan ürünleri kapsamaz. Mevcut teknik düzenlemenin insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin hükümler içermediği durumda da ürün güvenliği genel ürün güvenliği mevzuatına göre değerlendirilir. Bu ayrım, yalnız herhangi bir teknik metnin varlığını kontrol etmenin yeterli olmadığını gösterir.
Bir teknik düzenleme örneğin yalnız enerji etiketi, çevresel performans, ölçüm yöntemi veya başka bir teknik konuda düzenleme getiriyor olabilir. Böyle bir metnin varlığı, sağlık ve güvenlik bakımından m.5/2’deki karineyi otomatik olarak oluşturmaz. Karinenin doğması için ilgili teknik düzenlemenin insan sağlığı ve güvenliğiyle ilgili hükümlerine uygunluk gerekir.
Bu nedenle mevzuat haritası hazırlanırken teknik düzenlemenin yalnız adı değil, kapsamı incelenmelidir. Ürün dosyasında “hangi düzenleme hangi riski kapsıyor?” sorusunun açık cevaplanması, hem imalatçı hem ithalatçı açısından doğru uyum yönetimi sağlar.
Ürünün normal ve öngörülebilir kullanımı neden önemlidir?
Ürün güvenliği değerlendirmesi yalnız üreticinin ideal kullanım senaryosuna göre yapılmaz. Kanundaki risk ve güvenli ürün tanımları normal ve öngörülebilir kullanım koşullarını esas alır. Kullanıcının makul biçimde yapabileceği öngörülebilir kullanım hataları veya ürünün doğal olarak kullanılacağı çevre, risk değerlendirmesine dahil edilmelidir.
Bu, her kötüye kullanımdan imalatçının sorumlu olduğu anlamına gelmez. Ancak ürünün kullanıcı kitlesi, kullanım biçimi ve bilinen davranış kalıpları dikkate alındığında öngörülebilecek tehlikelerin tasarım, koruyucu önlem veya açık uyarıyla yönetilmesi gerekebilir. Özellikle çocukların kullanabileceği ürünlerde, ev tipi cihazlarda ve tüketici ürünlerinde öngörülebilir davranış daha geniş değerlendirilir.
Talimat ve uyarıların Türkçe, okunabilir ve anlaşılır olması da güvenlik yönetiminin parçasıdır. İmalatçının m.7/1-ğ kapsamındaki Türkçe bilgi ve talimat yükümlülüğü, kullanıcı davranışıyla ürün güvenliği arasındaki bu ilişkiyi destekler.
Asgari risk ile güvensiz ürün nasıl ayrılır?
Kanun güvenli ürün tanımında “sadece ürünün kullanımına özgü asgari risk” kavramına yer verir. Bu ifade, ürünün doğası gereği tamamen sıfır riskli hale getirilemeyeceği durumları kabul eder. Örneğin kesici bir mutfak aracının kesme fonksiyonu doğal olarak belirli risk taşır; hukuki sorun, ürünün kullanım amacı için kabul edilebilir asgari riskin ötesinde tehlike yaratıp yaratmadığıdır.
Risk değerlendirmesinde tehlikenin gerçekleşme olasılığı ile ortaya çıkabilecek zararın ciddiyeti birlikte değerlendirilir. 7223 m.3’te “risk” bu iki unsurun birleşimi olarak tanımlanmıştır. Ciddi risk taşıyan ürün ise yetkili kuruluşların acil müdahalesini gerektiren daha ağır bir kategori oluşturur.
İşletme, “her ürün biraz risklidir” savunmasıyla öngörülebilir ve giderilebilir tehlikeyi kabul edilebilir risk olarak gösteremez. Teknik olarak mümkün ve mevzuatça gerekli koruma önlemleri uygulanmalı, kalan riskler açık biçimde kullanıcıya bildirilmelidir.
İmalatçı ve ithalatçı neyi kontrol etmelidir?
İmalatçı 7223 m.7/1-a uyarınca piyasaya ancak teknik düzenlemesine veya m.5/3’te belirtilen genel ürün güvenliği mevzuatına uygun ürünleri arz edebilir. Bu nedenle ürün için özel teknik düzenleme bulunup bulunmadığını belirlemek doğrudan imalatçının uyum sürecinin başlangıç noktasıdır.
İthalatçı da m.9 uyarınca piyasaya yalnız uygun ürün arz edebilir ve piyasaya arzdan önce imalatçının gerekli uygunluk işlemlerini yerine getirdiğini kontrol etmelidir. İthal ürün hakkında “yurt dışında satılıyor” bilgisi tek başına Türkiye’deki güvenlik ve uygunluk yükümlülüğünü karşılamaz. Türkiye’de uygulanabilir teknik veya genel ürün güvenliği mevzuatı ayrıca incelenir.
Hem imalatçı hem ithalatçı, ürünün risk taşıdığını öğrendiğinde gerekli düzeltici önlemleri ivedilikle almak ve yetkili kuruluşu bilgilendirmekle yükümlü olabilir. Ürün güvenliği bu nedenle yalnız piyasaya girişte yapılan bir kontrol değil, ürün piyasada bulunduğu sürece devam eden bir izleme görevidir.
Dağıtıcı güvenlik riski öğrenirse ne yapmalıdır?
Dağıtıcı, ürünün imalatçısı veya ithalatçısı olmasa da tedarik zincirindeki bağımsız bir iktisadi işletmecidir. 7223 m.10, dağıtıcının ürünü piyasada bulundurmadan önce belirli işaret, belge ve izlenebilirlik bilgilerini kontrol etmesini ve ürünün uygun olmadığını bildiği veya bilmesinin gerektiği durumda gerekli adımları atmasını düzenler.
Dağıtıcı, ürün kendi sorumluluğundayken saklama ve nakliye koşullarının ürünün uygunluğunu bozmamasını da sağlamak zorundadır. Ürünün risk taşıdığı öğrenildiğinde imalatçı veya ithalatçı ile yetkili kuruluşun bilgilendirilmesi ve düzeltici önlemlere katkı verilmesi gerekir.
Bu nedenle mağaza, bayi veya e-ticaret satıcısı yalnız “ürünü tedarikçiden aldım” diyerek ürün güvenliği sorumluluğunu tamamen dışlayamaz. Kendi kanuni rolüne düşen kontroller ve iş birliği yükümlülükleri ayrıca uygulanır.
Piyasa gözetimi ve denetiminde güvenlik nasıl incelenir?
7223 m.15 ve devamındaki piyasa gözetimi ve denetimi hükümleri, yetkili kuruluşların ürünün teknik düzenlemeye veya genel ürün güvenliği mevzuatına uygunluğunu kontrol etmesine imkân verir. Denetim yalnız belge incelemesinden ibaret olmayabilir; ürün numunesi, test, yerinde inceleme ve risk değerlendirmesi yapılabilir.
Ürün hakkında şikâyet veya kaza bilgisi bulunması, piyasa gözetiminde riskin yeniden değerlendirilmesine yol açabilir. Teknik düzenlemeye uygunluk karinesi bulunsa dahi somut deliller ürünün risk taşıdığını gösteriyorsa yetkili kuruluş gerekli önlemleri alabilir. Ürünün uygun duruma getirilmesi, piyasada bulundurulmasının sınırlandırılması, piyasadan çekme veya geri çağırma sonuçları risk seviyesine göre gündeme gelebilir.
İşletmenin denetim sırasında yalnız sertifika sunması yeterli olmayabilir. Teknik dosya, test sonuçları, şikâyet kayıtları, seri üretim kontrolleri ve düzeltici önlem belgeleri ürün güvenliğinin sürekli yönetildiğini göstermelidir.
İşletmeler için ürün güvenliği kontrol listesi
İlk adım ürün sınıflandırmasıdır. Ürün için özel teknik düzenleme bulunup bulunmadığı, birden fazla düzenlemenin aynı anda uygulanıp uygulanmadığı ve bu düzenlemelerin sağlık-güvenlik hükümleri içerip içermediği yazılı olarak tespit edilmelidir. Teknik düzenleme yoksa genel ürün güvenliği mevzuatına göre risk değerlendirmesi yapılmalıdır.
İkinci adım ürünün normal ve öngörülebilir kullanım koşullarını belirlemektir. Kullanıcı grubu, kurulum, bakım, kullanım süresi, başka ürünlerle etkileşim ve hassas kullanıcılar dikkate alınmalıdır. Riskler mümkün olduğunca tasarımla giderilmeli; giderilemeyen kalan riskler uygun koruma ve uyarılarla yönetilmelidir.
Üçüncü adım piyasaya arz sonrası izlemedir. Şikâyetler, kazalar, numune testleri ve geri bildirimler düzenli değerlendirilmelidir. Seri üretimde malzeme veya tasarım değişikliği yapılırsa önceki güvenlik değerlendirmesinin geçerliliği yeniden kontrol edilmelidir. Risk öğrenildiğinde düzeltici önlem geciktirilmemelidir.
Sonuç olarak 7223 m.5, ürün güvenliğinde hukuki boşluk bırakmaz. Ürünün güvenli olması zorunludur; sağlık ve güvenlik teknik hükümlerine uygunluk aksi ispatlanana kadar güvenlik karinesi doğurur. Özel teknik düzenleme hiç yoksa veya güvenlik hükmü içermiyorsa ürün genel ürün güvenliği mevzuatına göre değerlendirilir.
İlgili içerikler
- Teknik Düzenlemeye Uygun Olmayan Ürün Satılabilir mi? 7223 m.4
- Güvensiz Ürün Zarar Verirse Kim Tazminat Öder? 7223 m.6
- E-Ticaret İlanında Türkçe Uyarı ve Güvenlik Bilgisi
- Ürün güvenliği ve piyasa denetimi hakkında iletişim
Resmî kaynaklar
- 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu – Resmî Gazete
- Ticaret Bakanlığı – Ürün Kuralları
Sık Sorulan Sorular
Teknik düzenlemesi olmayan ürün satılabilir mi?
Özel teknik düzenlemenin bulunmaması ürünü güvenlik yükümlülüğünden çıkarmaz. 7223 m.5/3’e göre güvenlik genel ürün güvenliği mevzuatına göre değerlendirilir.
Ürün güvenli olmak zorunda mı?
Evet. 7223 m.5/1 açıkça ürünün güvenli olmasını zorunlu kılar.
Teknik düzenlemeye uygun ürün kesin olarak güvenli midir?
Sağlık ve güvenlik hükümlerine uygun ürün m.5/2’ye göre aksi ispatlanana kadar güvenli kabul edilir; karine mutlak değildir.
CE işareti tek başına güvenliği ispatlar mı?
CE işareti ilgili teknik düzenleme kapsamında önemli bir uygunluk unsurudur; ancak somut risk verileri güvenlik karinesinin aksini gösterebilir.
Teknik düzenleme yalnız enerji verimliliğini düzenliyorsa ne olur?
Mevcut teknik düzenleme insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin hüküm içermiyorsa m.5/3 uyarınca ürün güvenliği genel ürün güvenliği mevzuatına göre değerlendirilir.
Ürünün öngörülebilir yanlış kullanımı dikkate alınır mı?
Ürün güvenliği ve risk değerlendirmesinde normal ve öngörülebilir kullanım koşulları dikkate alınır.
Her risk ürünü güvensiz yapar mı?
Kanun ürünün kullanımına özgü asgari riski kabul eder; önemli olan gerekli koruma düzeyinin sağlanması ve riskin makul sınırı aşmamasıdır.
İthalatçı ürün güvenliğini kontrol etmek zorunda mı?
Evet. 7223 m.9 kapsamında ithalatçı piyasaya yalnız uygun ürün arz edebilir ve imalatçının gerekli uygunluk işlemlerini kontrol eder.
Ürün piyasaya çıktıktan sonra risk öğrenilirse ne yapılır?
İlgili iktisadi işletmeci ürünün uygun hale getirilmesi, piyasadan çekilmesi veya gerektiğinde geri çağrılması dahil gerekli düzeltici önlemleri ivedilikle almalıdır.
Mersin’de Ürün Güvenliği ve Ticaret Hukuku
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin. Türkiye genelindeki ürün güvenliği ve ticari-idari uyuşmazlıklar Mersin’den takip edilebilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.