Üçüncü Kişinin Elindeki Mal Vergi Borcu İçin Haczedilirse İstihkak Davasını Kim Açar? 6183 m.67 | 2026
Kısa ve net cevap: 6183 sayılı Kanun’un 67. maddesine göre haczedilen mal kamu borçlusunun elinde değil, mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı ileri süren üçüncü kişinin elindeyse iddia haciz zaptına geçirilir. Tahsil dairesi malın kamu borçlusuna ait olduğunu ileri sürüyorsa durumu alacaklı kamu idaresine bildirir. Alacaklı kamu idaresi bu bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açmazsa üçüncü kişinin istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır. Borçluyla birlikte ikamet eden kişinin ileri sürdüğü istihkak iddiasında ise mal Kanun gereği borçlunun elinde sayılır ve m.66 rejimi uygulanır.
Kanuni dayanak: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.67; bağlantılı olarak m.62, m.66 ve m.68. İçerik 17 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır.

6183 m.67’nin temel kuralı nedir?
Madde 67, kamu borçlusuna ait olduğu düşünülerek haczedilen bir malın fiilen üçüncü kişinin elinde bulunması ve bu üçüncü kişinin mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı ileri sürmesi halinde uygulanır. Kanun bu durumda dava yükünü, borçlunun elindeki mallara ilişkin m.66 düzenlemesinden farklı kurmuştur.
Üçüncü kişi, malın kendi mülkiyetinde olduğunu veya üzerinde rehin hakkı bulunduğunu ileri sürer. Haczi yapan memur bu iddiayı haciz zaptına geçirir. Tahsil dairesi buna rağmen malın kamu borçlusuna ait olduğunu savunuyorsa dosyayı alacaklı kamu idaresine bildirir. Bundan sonra 15 günlük dava süresi alacaklı kamu idaresi bakımından işlemeye başlar.
Alacaklı kamu idaresi süresinde dava açmazsa Kanun üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul edilmiş sayar. Böylece üçüncü kişinin fiili hakimiyetindeki mal bakımından “mal aslında borçluya aittir” diyen kamu idaresine aktif dava yükü yüklenmiştir.
Bu sistem zilyetliğin mülkiyet bakımından taşıdığı hukuki önemi dikkate alır. Ancak zilyetlik tek başına her uyuşmazlığı çözmez. Kamu idaresi faturalar, sicil kayıtları, ödeme hareketleri, envanter kayıtları veya başka somut delillerle malın gerçekte borçluya ait olduğunu ileri sürebilir ve süresinde dava açabilir.
İstihkak uyuşmazlığı kamu alacağının varlığını ortadan kaldırmaz. Burada tartışılan, takip edilen kamu borcu nedeniyle haczedilen belirli malın borçluya mı yoksa üçüncü kişiye mi ait olduğu veya üçüncü kişinin o mal üzerinde rehin hakkı bulunup bulunmadığıdır. Bu ayrım dilekçenin hukuki sebebi bakımından önemlidir.
“Malın üçüncü kişinin elinde olması” ne demektir?
M.67’nin uygulanması için mal haciz anında borçlunun değil, mülkiyet veya rehin iddiasında bulunan üçüncü kişinin fiili hakimiyetinde bulunmalıdır. Bir makinenin üçüncü kişinin işletmesinde kullanılması, aracın üçüncü kişinin garajında ve kullanımında olması veya ticari malın üçüncü kişinin deposunda bulunması buna örnek olabilir.
Malın geçici olarak üçüncü kişide bulunması her zaman m.67 sonucunu doğurmaz. Örneğin borçluya ait aracın tamir için serviste bulunması ile aracın üçüncü kişi tarafından malik sıfatıyla uzun süredir kullanılması aynı hukuki görünüm değildir. Bu nedenle zilyetliğin hangi ilişkiye dayandığı somutlaştırılmalıdır.
Malı kimin kullandığı, bedelin kim tarafından ödendiği, resmi sicilin kimin adına olduğu, demirbaş ve muhasebe kayıtlarının ne gösterdiği, sigorta ve bakım giderlerini kimin karşıladığı gibi veriler gerçek hukuki durumu ortaya koyabilir. Haciz mahallindeki salt fiziksel konum tek başına yeterli değildir.
Grup şirketleri, aynı aileye ait işletmeler veya ortak depolar bakımından zilyetlik daha karmaşık hale gelebilir. Bir şirkete ait makinenin başka grup şirketinin tesisinde bulunması mümkündür. Bu durumda kullanım sözleşmesi, kira, emanet veya hizmet ilişkisi ve seri numarası kayıtları birlikte incelenmelidir.
M.67 bakımından kritik tespit haciz anıdır. Mal haczedildiği anda kimin fiili hakimiyetinde olduğu ve üçüncü kişinin hangi hukuki sıfatla hak ileri sürdüğü haciz zaptında açıkça yazılmalıdır.
Üçüncü kişinin istihkak iddiası haciz zaptına nasıl geçirilir?
Haczi yapan memur, üçüncü kişinin mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddiasını haciz zaptına yazmak zorundadır. İddia mala özgü ve belirli olmalıdır. Hangi eşya için ne tür hak ileri sürüldüğü mümkün olduğunca ayrıntılı gösterilmelidir.
Çok sayıda taşınır haczediliyorsa “bütün mallar bana ait” biçimindeki genel ifade yerine her malın marka, model, seri numarası, miktarı ve ayırt edici özelliği yazılmalıdır. Böylece sonradan açılacak davada uyuşmazlık konusu mallar tereddütsüz belirlenebilir.
Üçüncü kişi fatura, sözleşme, ruhsat, banka dekontu, rehin sözleşmesi veya ticari kayıt gibi belgeleri haciz sırasında sunabilir. Belgelerin ibraz edildiği tutanağa geçirilmelidir. Belgeler daha sonra da sunulabilse bile haciz anındaki iddianın kayda alınması hak kaybını önleyen temel adımdır.
Haciz zaptı yalnız şekli bir belge değildir. M.67’de kimin dava açacağı ve 15 günlük sürenin hangi uyuşmazlık için işleyeceği bakımından malın kimde bulunduğunu ve hangi hakkın ileri sürüldüğünü gösteren ana kayıt niteliğindedir.
6183 m.67’de istihkak davasını kim açar?
M.67’nin m.66’dan ayrıldığı en önemli nokta dava yüküdür. Tahsil dairesi, üçüncü kişinin elindeki malın aslında kamu borçlusuna ait olduğunu ileri sürerse durumu alacaklı kamu idaresine bildirir. Bu durumda dava açması gereken taraf alacaklı kamu idaresidir.
Mal borçlunun elinde olsaydı ve üçüncü kişi hak iddia etseydi m.66’daki şartlar altında üçüncü kişinin dava açması gerekebilirdi. M.67’de ise üçüncü kişinin fiili zilyetliği nedeniyle kanun, malın borçluya ait olduğunu savunan kamu idaresini mahkemeye başvuran taraf haline getirir.
Bu sonuç uygulamada önemlidir. Üçüncü kişi, tahsil dairesinin iddiasını reddetmesine rağmen aynı anda otomatik olarak 15 günlük dava yükü altına girmez. Kanundaki 15 günlük sürenin muhatabı alacaklı kamu idaresidir.
Elbette üçüncü kişi açılan davada kendi mülkiyet veya rehin hakkını delillerle savunmalıdır. Fiili zilyetlik tek başına her zaman nihai ispat değildir. Mahkeme tarafların sunduğu bütün belgeler ve olayın gerçek niteliği üzerinden karar verir.
15 günlük süre ne zaman başlar ve ne sonuç doğurur?
M.67’ye göre 15 günlük süre, tahsil dairesinin durumu alacaklı kamu idaresine bildirdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Haciz tarihi ile bildirim tarihi aynı olmak zorunda değildir. Bu nedenle süre hesabında haciz zaptındaki gün kadar idari bildirim kaydı da incelenmelidir.
Tahsil dairesinin alacaklı kamu idaresine gönderdiği yazının evrak kayıt tarihi, elektronik sistem teslim bilgisi veya resmi kayıt numarası dosyaya alınmalıdır. Süreyi salt üçüncü kişinin haczi öğrendiği tarihten başlatmak m.67’nin lafzına uygun değildir.
Alacaklı kamu idaresi 15 gün içinde dava açmazsa üçüncü kişinin istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır. Kanun böylece idarenin pasif kalmasına doğrudan sonuç bağlamıştır. Bu sonuç, aynı istihkak prosedürü içinde malın borçluya ait olduğu iddiasının sürdürülmesini engeller.
Süre hesabında 6183 m.8’in atıf yaptığı genel süre hükümleri dikkate alınır. Son günün resmi tatile denk gelmesi veya tebligatın elektronik ortamda yapılması gibi durumlar dosya özelinde ayrıca hesaplanmalıdır.
Borçluyla birlikte ikamet eden kişinin iddiasında neden m.67 uygulanmaz?
M.67’nin son fıkrası özel bir karine kurar. Borçluyla birlikte ikamet eden kişilerin istihkak iddiasında bulunması halinde mal borçlunun elinde sayılır. Bu nedenle m.67’deki 15 günlük kamu idaresi dava yükü değil, m.66’daki borçlu elinde haczedilen mal prosedürü uygulanır.
Aynı konutta yaşayan eş, anne-baba, çocuk veya başka kişinin eşya için “bu mal bana ait” demesi mümkündür; iddia dinlenir. Fakat zilyetlik bakımından kanun doğrudan m.66 rejimine yönlendirir. Üçüncü kişinin mülkiyet iddiası fatura, banka kaydı, bağış belgesi veya başka delillerle ispatlanabilir.
Birlikte ikamet tespiti yapılırken resmi adres kaydı önemli olmakla birlikte fiili yaşam koşulları da değerlendirilir. Özellikle aynı binada farklı bağımsız bölümlerde yaşayan kişiler veya geçici konaklama durumlarında somut zilyetlik ilişkisi açıkça belirlenmelidir.
Bu kuralın amacı aynı yaşam alanındaki mallar bakımından bağımsız üçüncü kişi zilyetliği görünümünün daha dikkatli incelenmesidir. Kanun mülkiyet iddiasını yasaklamaz; yalnız uygulanacak usulü değiştirir.
Üçüncü kişi mülkiyet veya rehin hakkını nasıl ispatlar?
İspat araçları malın niteliğine göre değişir. Resmi sicilli araçta trafik sicili; taşınmazda tapu; gemide ilgili sicil; sicilsiz taşınırlarda satın alma faturası, ödeme dekontu, teslim tutanağı, demirbaş ve muhasebe kayıtları önem taşır.
Fatura üçüncü kişi lehine güçlü bir delil olabilir; fakat tek başına her durumda kesin sonuç doğurmaz. Faturanın hacizden önce düzenlenmiş olması, bedelin gerçekten üçüncü kişi tarafından ödenmesi, malın teslim ve kullanım biçimi, taraflar arasındaki ticari ilişki ve kayıtların birbiriyle uyumu incelenir.
Rehin iddiasında rehnin kanunen geçerli biçimde kurulup kurulmadığı, varsa sicile tescil şartının yerine getirilip getirilmediği, teminat altına alınan alacağın varlığı ve haciz tarihindeki bakiye belirlenmelidir. Rehin hakkı mülkiyet hakkından farklıdır; mal borçluya ait olsa bile geçerli rehin satış bedelindeki sıra bakımından korunabilir.
Üçüncü kişinin kamu borçlusuyla ortakları, yöneticileri veya yakınları bakımından bağlantılı olması mülkiyet iddiasını kendiliğinden geçersiz kılmaz. Ancak muvazaa ihtimali yönünden işlemin gerçek ekonomik içeriği, ödeme ve teslim kayıtları daha sıkı incelenebilir.
6183 m.66 ile m.67 arasındaki fark nedir?
| Kriter | 6183 m.66 | 6183 m.67 |
|---|---|---|
| Mal kimin elinde? | Borçlunun elinde | Hak iddia eden üçüncü kişinin elinde |
| İddia türü | Mülkiyet veya rehin | Mülkiyet veya rehin |
| Aktif dava yükü | Koşulları oluşursa üçüncü kişide | Mal borçluya aittir diyen kamu idaresinde |
| Temel süre | 7 günlük süreler | Kamu idaresi için 15 gün |
| Birlikte ikamet | Borçlu elinde sayılır | M.67 uygulanmaz, m.66’ya dönülür |
Bu ayrım yanlış yapılırsa dava açma yükü ve süre de yanlış takip edilir. Bu nedenle ilk hukuki soru, “haciz anında mal fiilen kimin elindeydi?” olmalıdır. Borçlunun elindeki mallara ilişkin ayrıntılı açıklama için 6183 m.66 istihkak rehberi incelenebilir.
İstihkak davası açılması satışı kendiliğinden durdurur mu?
Hayır. M.68 uyarınca istihkak davası açılması cebri takibi kendiliğinden durdurmaz. Davacı mevcut delillerin niteliği ve doğabilecek zarar çerçevesinde takibin ertelenmesini ayrıca talep edebilir. Mahkeme yeterli teminat karşılığında tehir kararı verebilir.
Mal satış aşamasına yaklaşmışsa tehir talebi daha kritik hale gelir. Satış gerçekleştikten sonra üçüncü kişinin hakkının bedel üzerinde veya başka hukuki yollarla korunması daha karmaşık bir uyuşmazlığa dönüşebilir. Bu nedenle dava ve tedbir stratejisi eş zamanlı değerlendirilmelidir.
Takip ertelenmiş ve istihkak davası sonunda reddedilmişse m.68’de ayrıca hacizli malın değerinin yüzde 10’u oranında tazminat sonucu öngörülür. Tehir talebi hazırlanırken bu kanuni risk dikkate alınmalıdır.
Hacizden önce üçüncü kişiye yapılan satışın etkisi nedir?
Geçerli bir satışla mülkiyet hacizden önce üçüncü kişiye geçmişse, kural olarak kamu borcu üçüncü kişiye ait mala yöneltilemez. Ancak devir, kamu alacağının tahsilini engellemek amacıyla ve 6183 m.24-31 kapsamındaki iptal sebeplerinden biriyle yapılmışsa kamu idaresi tasarrufun iptali yoluna başvurabilir.
İstihkak davası ile tasarrufun iptali aynı hukuki kurum değildir. İstihkakta haciz anındaki mülkiyet veya rehin hakkı; tasarrufun iptalinde ise borçlunun daha önce yaptığı tasarrufun kamu alacaklısına karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği incelenir.
Bu nedenle üçüncü kişinin gerçek satın almasını gösteren sözleşme, banka transferi, teslim, sigorta ve kullanım kayıtları önemlidir. Aynı zamanda işlem tarihi ve taraflar arasındaki ilişki tasarrufun iptali ihtimali bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Şirketler grubunda üçüncü kişi istihkakı nasıl ele alınır?
Aynı grup içindeki şirketler kural olarak ayrı tüzel kişilik ve ayrı malvarlığına sahiptir. A şirketinin kamu borcu nedeniyle B şirketine ait bir makine sırf ortak yöneticileri veya ortak adresleri var diye borçlu malı sayılamaz. Buna karşılık gerçek sahipliğin belirlenmesi için ticari kayıtların tutarlılığı önem taşır.
Demirbaş kayıtları, amortisman listeleri, faturalar, banka ödemeleri, kira veya kullanım sözleşmeleri ve fiziksel envanter kayıtları birlikte değerlendirilir. Malın gerçekte hangi şirketin faaliyetinde ve hesabında olduğu ortaya konulmalıdır.
Haciz sırasında grup şirketinin yetkilisi istihkak iddiasını açıkça tutanağa geçirmeli ve elindeki belgeleri sunmalıdır. Tahsil dairesi malın borçlu şirkete ait olduğunu ileri sürerse m.67’deki bildirim ve 15 günlük dava mekanizması devreye girer.
6183 m.67 dosya kontrol listesi
- Haczedilen malın haciz anında fiilen kimin elinde olduğunu belirleyin.
- Üçüncü kişinin mülkiyet mi rehin mi ileri sürdüğünü ayırın.
- İddianın haciz zaptına açıkça geçirildiğini kontrol edin.
- Malın marka, model, seri numarası gibi ayırt edici bilgilerini belgelerle eşleştirin.
- Tahsil dairesinin malı borçluya ait sayıp saymadığını belirleyin.
- Alacaklı kamu idaresine yapılan bildirimin tarihini tespit edin.
- 15 günlük sürede dava açılıp açılmadığını mahkeme kayıtlarından kontrol edin.
- Üçüncü kişinin borçluyla birlikte ikamet edip etmediğini belirleyin.
- Sicil, fatura, banka, envanter ve sözleşme belgelerini karşılaştırın.
- Satış riski varsa m.68 kapsamında takibin tehirini değerlendirin.
- Hacizden önce devir varsa m.24-31 tasarrufun iptali hükümlerini ayrıca inceleyin.
Sık Sorulan Sorular
Üçüncü kişinin elindeki mal vergi borcu için haczedilebilir mi?
Tahsil dairesi malı kamu borçlusuna ait sayıyorsa haciz uygulayabilir; üçüncü kişi mülkiyet veya rehin iddiasında bulunursa 6183 m.67 prosedürü uygulanır.
M.67’de istihkak davasını kim açar?
Malın borçluya ait olduğunu ileri süren tahsil dairesinin bildirimi üzerine alacaklı kamu idaresi dava açar.
Kamu idaresinin dava süresi kaç gündür?
Alacaklı kamu idaresi, tahsil dairesinin bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açmalıdır.
15 gün içinde dava açılmazsa ne olur?
Üçüncü kişinin istihkak iddiası Kanun gereği kabul edilmiş sayılır.
Borçluyla aynı evde yaşayan kişinin iddiasında m.67 uygulanır mı?
Hayır. Borçluyla birlikte ikamet eden kişinin iddiasında mal borçlunun elinde sayılır ve m.66 rejimi uygulanır.
Ruhsat üçüncü kişi adına ise haciz kendiliğinden kalkar mı?
Sicil kaydı önemli delildir; ancak haczin kaldırılması istihkak prosedürü ve somut hukuki durum değerlendirilerek sonuçlandırılır.
İstihkak davası açılması satışı otomatik durdurur mu?
Hayır. M.68’e göre takibin tehirinin ayrıca talep edilmesi ve mahkemenin karar vermesi gerekir.
Hacizden önceki satış kamu idaresine karşı geçerli midir?
Geçerli satış mülkiyeti üçüncü kişiye geçirebilir; ancak 6183 m.24-31 kapsamındaki iptal sebepleri varsa tasarrufun iptali ayrıca gündeme gelebilir.
Sonuç
6183 m.67, üçüncü kişinin fiili zilyetliğindeki hacizli mal için dava yükünü açık biçimde düzenler. Üçüncü kişi mülkiyet veya rehin hakkı ileri sürer ve tahsil dairesi malı kamu borçlusuna ait sayarsa alacaklı kamu idaresi bildirimden itibaren 15 gün içinde dava açmalıdır. Süre geçirilirse istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır. Borçluyla birlikte ikamet edenlerin iddialarında ise mal borçlunun elinde sayılarak m.66 prosedürü uygulanır. Dosyada doğru sonuca ulaşmak için haciz zaptı, zilyetlik durumu, bildirim tarihi ve mülkiyet belgeleri birlikte incelenmelidir.
İlgili rehberler: borçlu elindeki malda istihkak m.66 · haczin kapsamı m.62 · haciz varakası m.64
Resmî kaynaklar: 6183 sayılı Kanun · Gelir İdaresi Başkanlığı mevzuat kaydı
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
