B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Vekâlet Veren Masraf ve Avansı Ödemek Zorunda mı? TBK 510 Rehberi 2026

Kısa ve net cevap: TBK 510’a göre vekâlet veren, vekâletin gereği gibi ifası için vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemek ve vekilin bu amaçla yüklendiği borçlardan onu kurtarmak zorundadır. Vekil ayrıca vekâletin ifası sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir; vekâlet veren ancak kusuru bulunmadığını ispat ederek bu zarar sorumluluğundan kurtulabilir.
Vekalet veren masraf avans ödeme TBK 510
Photo by Leon Seibert on Unsplash

TBK 510 vekâlet verene hangi borçları yükler?

Vekâlet sözleşmesinde yalnız vekilin borçları yoktur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 510. maddesi vekâlet verenin temel karşı yükümlülüklerini düzenler. Birinci borç, vekâletin gereği gibi ifası için vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemektir. İkinci borç, vekilin vekâletin gereği gibi ifası nedeniyle yüklendiği borçlardan onu kurtarmaktır. Üçüncü alan ise vekilin vekâletin ifası sebebiyle uğradığı zararın giderilmesidir.

Bu borçlar vekilin ücret hakkından farklıdır. Ücret, TBK 502/3 uyarınca sözleşme veya teamül varsa doğar. Gider ve avans ise işin gereği gibi yürütülmesi için yapılan harcamalarla ilgilidir. Vekil ücretsiz çalışmayı kabul etmiş olsa bile gerekli ve usulüne uygun giderleri talep edebilir.

Kanunun “gereği gibi ifa” ifadesi sınır çizer. Vekilin keyfi, gereksiz veya vekâlet verenin talimatına aykırı harcamalarının tamamı otomatik olarak ödenmez. Giderin üstlenilen iş ile bağlantılı, gerekli ve sözleşmeye uygun olması gerekir.

Hangi giderler vekâlet verenden istenebilir?

Giderin niteliği vekâletin konusuna göre değişir. Resmi harçlar, noter ücretleri, zorunlu tercüme, kargo, belge temini, ulaşım, uzman görüşü, dosya işlem bedeli veya üçüncü kişi hizmeti somut işin gerektirdiği ölçüde gider sayılabilir. Ancak her harcama “işle bağlantılı” olduğu gerekçesiyle vekâlet verene yüklenemez.

Bir giderin talep edilebilmesi için ilk ölçüt gerekliliktir. İşin aynı kalitede ve güvenli biçimde çok daha düşük maliyetle yapılması mümkünken vekilin lüks veya ölçüsüz seçenek tercih etmesi tartışma yaratabilir. İkinci ölçüt talimattır. Vekâlet veren “10.000 TL üzerindeki giderlerde önceden onay al” demişse TBK 505 uyarınca bu açık talimata uyulmalıdır.

Üçüncü ölçüt belgedir. Vekil yaptığı gideri TBK 508’deki hesap verme borcu kapsamında gösterebilmelidir. Fatura, makbuz, banka dekontu, bilet, resmi harç makbuzu veya hizmet sözleşmesi, giderin varlığını ve miktarını ispat eder.

Vekilin kendi genel işletme giderleri ile somut iş için yaptığı özel giderler de ayrılmalıdır. Ofis kirası, genel personel maliyeti veya olağan yazılım aboneliği kural olarak her dosyaya ayrıca masraf diye yansıtılamaz; taraflar açıkça farklı bir maliyet modeli kararlaştırmışsa sözleşme hükümleri incelenir.

Vekilin verdiği avans ne demektir?

Avans, vekilin işi yürütmek için üçüncü kişiye veya kuruma kendi kaynaklarından önceden yaptığı ödeme olarak ortaya çıkabilir. TBK 510, vekilin verdiği avansların da faiziyle birlikte vekâlet veren tarafından ödenmesini düzenler. Örneğin son gün yapılması gereken resmi ödeme için vekâlet verenin aktardığı para henüz gelmemiş ve vekil işi kaçırmamak için kendi hesabından zorunlu ödeme yapmış olabilir.

Avansın geri istenebilmesi için de vekâletin gereği gibi ifası amacıyla verilmiş olması gerekir. Vekilin kişisel borcu veya işle ilgisiz bir ödeme TBK 510 kapsamında avans sayılmaz. Ayrıca vekil, vekâlet verenin açıkça “kendi paranı kullanma, ödeme gelmeden işlem yapma” talimatı vermesi hâlinde bu talimatı dikkate almalıdır.

Taraflar işin başında masraf avansı sistemi kurabilir. Vekâlet veren belirli tutarı vekile aktarır, vekil bu fondan giderleri yapar ve TBK 508 kapsamında hesap verir. Artan bakiye iade edilir; aşım varsa belgeleriyle ek ödeme talep edilir. Bu sistem sonradan çıkacak uyuşmazlıkları azaltır.

Avans ile ücret ön ödemesi aynı değildir. Avans gider için verilen veya vekil tarafından gider amacıyla ödenen paradır. Ücret avansı ise vekilin hizmet bedeline ilişkin olabilir. Sözleşmede bu kalemler ayrı gösterilmelidir.

Vekilin yüklendiği borçlardan kurtarma borcu nedir?

TBK 510 yalnız vekilin fiilen ödediği paraları düzenlemez. Vekil, vekâletin gereği gibi ifası için üçüncü kişiye karşı borç altına girmiş olabilir. Kanun, vekâlet verene vekili bu borçlardan kurtarma yükümlülüğü de yükler.

Örneğin vekil, vekâlet veren adına yürütülen iş için gerekli bir uzman hizmetini kendi adına sipariş etmiş ve fatura henüz ödenmemiş olabilir. Hizmet gerçekten vekâletin gereği gibi ifası için alınmışsa vekâlet veren, vekilin bu borç nedeniyle kişisel malvarlığıyla sorumlu kalmasını önlemelidir.

Borçtan kurtarma, üçüncü kişiye doğrudan ödeme yapılması, borcun üstlenilmesi veya vekile ödeme yapılarak borcun kapatılmasının sağlanması biçiminde gerçekleşebilir. Kullanılacak yöntem üçüncü kişiyle sözleşme ve genel borçlar hukuku kurallarına uygun olmalıdır.

Vekilin yetkisini aşarak veya açık talimata aykırı biçimde gereksiz borç altına girmesi hâlinde TBK 510’un korumasına otomatik olarak dayanması mümkün değildir. “Gereği gibi ifa” şartı burada da belirleyicidir.

Vekil iş nedeniyle zarara uğrarsa kim öder?

TBK 510/2’ye göre vekil, vekâletin ifası sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini vekâlet verenden isteyebilir. Ancak vekâlet veren kusuru bulunmadığını ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. Bu düzenleme giderden farklıdır; gider, işin yürütülmesi için bilinçli yapılan harcama iken zarar, vekilin istemeden uğradığı malvarlığı kaybıdır.

Zarar ile vekâletin ifası arasında bağlantı bulunmalıdır. Vekilin tamamen kişisel davranışından, işle ilgisiz riskten veya kendi ağır kusurundan doğan zarar TBK 510 kapsamında vekâlet verene yüklenemez. Somut olayda illiyet bağı ve tarafların kusuru incelenir.

Vekâlet verenin sorumluluktan kurtulabilmesi için kusuru bulunmadığını ispat etmesi gerekir. Kanun ispat yükünü bu şekilde düzenlemiştir. Örneğin vekâlet veren yanlış bilgi veya tehlikeli talimat vermiş ve bu nedenle zarar doğmuşsa kusursuzluk savunması güçleşir.

İş kazası, araç zararı, üçüncü kişiye ödeme veya başka zarar türlerinde özel kanun hükümleri de uygulanabilir. TBK 510 genel vekâlet ilişkisi çerçevesini verir; somut zararın niteliğine göre sigorta, iş hukuku, haksız fiil veya diğer özel düzenlemeler ayrıca incelenir.

Gider ve avans için faiz ne zaman işler?

TBK 510, vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları “faiziyle birlikte” ödeme borcunu açıkça düzenler. Bu nedenle vekil yalnız ana para değil, kanunun öngördüğü faiz hakkını da ileri sürebilir. Faizin türü ve başlangıcı somut ilişki, alacağın niteliği ve temerrüt hükümlerine göre belirlenir.

Taraflar sözleşmede masrafın ne zaman ödeneceğini kararlaştırabilir. Örneğin belge ibrazından itibaren yedi gün içinde ödeme şartı getirilebilir. Böyle bir vade, alacağın muacceliyetinin belirlenmesinde önem taşır. Ancak kanuna aykırı biçimde vekilin gider hakkını tamamen ortadan kaldıran hükümler ayrıca geçerlilik denetimine tabidir.

Vekil, gider yaptığı tarihi ve miktarı gösterebilmelidir. Tarihi belirsiz toplu masraf listesinde faiz hesabı da belirsiz hâle gelir. Her giderin tarihli kaydı bu nedenle önemlidir.

Vekâlet veren giderin bir bölümüne itiraz ediyorsa tartışmasız kalemi ödemesi ve itiraz edilen kalemin nedenini yazılı bildirmesi uyuşmazlığın büyümesini önler.

Vekil masraf ve avansı nasıl ispatlar?

TBK 508’deki hesap verme borcu, TBK 510 alacağının ispat altyapısını oluşturur. Vekil harcama yaptığını ileri sürüyorsa fatura, makbuz, banka dekontu, e-arşiv belge, resmi ödeme ekranı veya üçüncü kişi sözleşmesi sunmalıdır.

Belgenin yalnız tutarı değil, iş bağlantısını da göstermesi önemlidir. Örneğin şehir dışı ulaşım bileti varsa bu seyahatin vekâlet işi için yapıldığı takvim, toplantı kaydı veya başvuru belgesiyle desteklenebilir.

Nakit harcamalarda makbuz alınması gerekir. Belgesiz nakit harcamalar hem ispat hem vergi hem de hesap verme açısından risklidir. Kurumsal vekâlet ilişkilerinde mümkün olduğunca banka ve kart üzerinden izlenebilir ödeme yapılmalıdır.

Vekâlet verenin önceden onay verdiği e-posta veya mesaj da saklanmalıdır. Böylece giderin yalnız yapılmış olduğu değil, kararlaştırılmış sınırlar içinde olduğu da gösterilir.

Masraf için üst sınır konulabilir mi?

Evet. Taraflar vekâlet sözleşmesinde masraf bütçesi belirleyebilir. Belirli tutarın üzerindeki her giderin yazılı onaya tabi olduğu, bazı giderlerin hiç yapılamayacağı veya belirli tedarikçilerin kullanılacağı kararlaştırılabilir. Bu hükümler TBK 505’teki talimata uyma borcuyla birlikte uygulanır.

Ancak acil ve zorunlu durumda vekâlet verenden izin alma imkânı bulunmuyorsa TBK 505’teki istisna gündeme gelebilir. Vekil, vekâlet veren durumu bilseydi onay vereceğinin açık olduğu durumda talimattan ayrılabilir. Bu istisna keyfi bütçe aşımına izin vermez.

Masraf sınırı, vekilin hukuken zorunlu bir işlem yapmasını engelliyorsa vekil durumu derhal vekâlet verene bildirmelidir. Gerekli avans sağlanmıyorsa işin yürütülemeyeceği açıkça açıklanmalı ve hak kaybı riski varsa belgelenmelidir.

Uzun süreli işlerde bütçe periyodik güncellenebilir. Başlangıçta öngörülemeyen resmi harç artışı veya zorunlu ek uzmanlık maliyeti çıktığında yeni onay alınması güvenlidir.

Sık sorulan sorular

Vekil yaptığı bütün masrafları isteyebilir mi?

Hayır. TBK 510, vekâletin gereği gibi ifası için yapılan giderleri korur. Gereksiz veya talimata aykırı harcamalar ayrıca değerlendirilir.

Vekil kendi cebinden ödeme yaptıysa geri alır mı?

Gerekli ve uygun avans niteliğindeyse TBK 510 kapsamında faiziyle talep edebilir.

Ücretsiz vekil masraf isteyebilir mi?

Evet. Ücret hakkı ile gider/avans hakkı farklıdır. Ücretsiz vekâlette de gerekli masraflar istenebilir.

Masraf için belge sunmak gerekir mi?

Vekilin TBK 508 uyarınca hesap verme borcu vardır. Harcamaların fatura, makbuz veya dekontla belgelenmesi gerekir.

Vekil borç altına girdiyse ne olur?

Gereği gibi ifa için yüklenilen borçlardan vekâlet veren vekili kurtarmakla yükümlüdür.

Vekil uğradığı zararı isteyebilir mi?

Evet. Vekâletin ifası sebebiyle zarar doğmuşsa TBK 510/2 uygulanır; vekâlet veren kusursuzluğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.

Masraf avansı ile vekâlet ücreti aynı mı?

Hayır. Ücret hizmetin karşılığı, masraf/avans ise işin yürütülmesi için yapılan harcamadır.

Masraf için önceden onay şartı konulabilir mi?

Evet. Taraflar tutar ve işlem bazında onay sistemi kararlaştırabilir.

Giderlere faiz ödenir mi?

TBK 510, gider ve avansların faiziyle birlikte ödenmesini açıkça düzenler.

Belgesiz masraf hiç istenemez mi?

Somut olayın diğer delilleri değerlendirilebilir; ancak belgesizlik ispat riskini ciddi biçimde artırır.

Mevzuat ve bağlantılı rehberler

TBK 510’un güncel metni için Mevzuat Bilgi Sistemi esas alınmalıdır. Hesap verme için TBK 508 rehberi, talimat sınırları için TBK 505 rehberi incelenebilir.

Vekâlet veren masrafı ödemezse vekil ne yapabilir?

Vekil, vekâletin gereği gibi ifası için yaptığı ve belgelediği gider ile avans alacağını vekâlet verenden talep edebilir. Taraflar ödeme için belirli bir vade kararlaştırmışsa bu vade; vade kararlaştırılmamışsa alacağın muacceliyet ve temerrüt şartları genel borçlar hukuku hükümlerine göre değerlendirilir. Vekilin yalnız toplam rakam bildirmesi yerine giderleri tarih, belge ve işlem bazında dökmesi uyuşmazlığın kapsamını netleştirir.

Vekâlet veren giderin gereksiz veya talimata aykırı olduğunu ileri sürüyorsa itiraz ettiği kalemi açıkça göstermelidir. Tartışmasız giderler ile uyuşmazlık konusu giderlerin ayrılması, bütün hesabın tek kalem hâlinde kilitlenmesini önler. Özellikle uzun süreli vekâlet ilişkilerinde aylık veya işlem sonu hesap verme sistemi kurulması, yıllar sonra belge toplama sorununu azaltır.

Vekilin işi sürdürebilmesi yeni masraf avansına bağlıysa bu durum vekâlet verene gecikmeden bildirilmelidir. Harç, resmi ücret veya zorunlu üçüncü kişi gideri ödenmeden işlem yapılamıyorsa, gerekli tutar ve son ödeme tarihi yazılı biçimde açıklanmalıdır. Vekâlet verenin avans sağlamaması nedeniyle ortaya çıkabilecek süre ve hak kaybı riski de kayıt altına alınmalıdır.

Masraf, ücret ve üçüncü kişi borcu aynı faturada gösterilebilir mi?

Taraflar muhasebe kolaylığı için ücret ve giderleri aynı belgede gösterebilir; ancak hukuki nitelikleri ayrı kalır. Vekâlet ücreti yapılan hizmetin karşılığıdır. TBK 510 kapsamındaki gider ve avans, işin gereği gibi yürütülmesi için yapılan harcamalardır. Vekilin üçüncü kişiye karşı üstlendiği borçtan kurtarılması ise henüz vekilin cebinden ödeme çıkmamış olsa bile ayrı bir yükümlülüktür.

Bu ayrım özellikle sözleşme sona erdiğinde önemlidir. Vekâlet ilişkisi sona erse bile sona ermeden önce usulüne uygun yapılmış ve ödenmemiş giderler kendiliğinden ortadan kalkmaz. Aynı şekilde vekâlet verenin önceden aktardığı ve kullanılmayan masraf avansının TBK 508 kapsamındaki hesap verme sonucunda iade edilmesi gerekir. Hesabın her iki yönü birlikte kapatılmalıdır.

Üçüncü kişi giderinde fatura doğrudan vekâlet veren adına kesilmişse borcun kimin üzerinde olduğu buna göre incelenir. Fatura vekil adına kesilmiş ve vekil işin gereği olarak borç altına girmişse TBK 510’daki borçtan kurtarma yükümlülüğü gündeme gelir. Belgenin kimin adına düzenlendiği, vekâlet verenin talimatı ve hizmetin hangi iş için alındığı dosyada açık olmalıdır.

Vekâlet sona ererken masraf hesabı nasıl kapatılmalıdır?

Azil, istifa veya işin tamamlanması hâlinde son hesap çıkarılmalıdır. Vekilin elindeki kullanılmamış avans, yaptığı fakat henüz geri ödenmemiş giderler, üçüncü kişilere karşı devam eden borçlar ve varsa vekâletin ifası nedeniyle doğduğu ileri sürülen zararlar ayrı satırlarda gösterilmelidir. Belge örnekleri vekâlet verene sunulmalı ve teslim edilen para veya evrak ayrıca kayıt altına alınmalıdır.

Vekâlet veren, daha önce gönderdiği masraf avanslarının hangi işlemlerde kullanıldığını TBK 508 çerçevesinde isteyebilir. Vekil de kendi kaynaklarından yaptığı gerekli ödemeleri aynı hesapta gösterir. Böylece yalnız vekâlet ücretine odaklanıp masraf hesabının açıkta kalması önlenir.

Birden fazla iş veya dosya yürütülmüşse masrafın hangi dosyaya ait olduğu belirtilmelidir. Ortak kullanılan bir gider varsa paylaşım yöntemi sözleşme, talimat ve giderin niteliğine göre açıklanmalıdır. Son hesap, tarafların karşılıklı alacak ve borçlarının hangi kalemden doğduğunu anlaşılır hâle getirmelidir.

Masraf kaleminin yabancı para cinsinden doğması hâlinde ödeme belgesi, kur tarihi ve tarafların para birimine ilişkin anlaşması ayrıca saklanmalıdır. Özellikle yurt dışı noter, tercüme, kargo veya resmi başvuru giderlerinde banka dekontundaki gerçek tahsilat tutarı ile üçüncü kişi faturası birlikte dosyalanmalıdır. Böylece sonradan kur farkı veya hangi tutarın gerçekten vekil tarafından ödendiği konusunda belirsizlik oluşmaz.

Son hesap üzerinde anlaşma sağlanırsa hangi giderlerin ödendiği ve hangi kalemlerin kapandığı yazılı biçimde gösterilmelidir. Genel “hesap kapandı” ifadesi yerine belge ve tutar bazlı kayıt tutulması sonraki alacak tartışmalarını azaltır.

Masraf belgelerinin asılları veya doğrulanabilir elektronik nüshaları ilgili kanuni zamanaşımı süresince mutlaka düzenli biçimde saklanmalıdır.

Hukukçu incelemesi: İçerik 11 Eylül 2026 tarihinde TBK 510’un yürürlükteki metni esas alınarak hazırlanmıştır. Gider, avans, borçtan kurtarma ve zarar kalemleri birbirinden ayrılmıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp