Yönetim Kurulu Üyesinin Şirketle İşlem Yapma ve Rekabet Yasağı 2026: TTK 395-396
Şirketler Hukuku · 12 Eylül 2026
Anonim şirket yönetim kurulu üyesinin şirketle sözleşme yapması, şirkete borçlanması veya şirketin faaliyet alanında kendi ya da üçüncü kişi hesabına rekabet etmesi hâlinde uygulanacak yasakları ve genel kurul izinlerini kanun maddeleriyle açıklayan rehber.
Kısa ve net cevap
TTK m.395/1 uyarınca yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan şirketle kendisi veya başkası adına işlem yapamaz; şirket, izin alınmadan yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir, yönetim kurulu üyesi ise işlemin batıl olduğunu ileri süremez. TTK m.395/2 ayrıca pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyeleri ile bunların belirli yakınlarının şirkete nakit borçlanmasını ve şirketin bu kişiler için kefalet, garanti veya teminat vermesini yasaklar. TTK m.396’ya göre yönetim kurulu üyesi genel kurul izni olmadan şirketin işletme konusuna giren ticari işleri kendi veya başkası hesabına yapamaz ve aynı tür işle uğraşan bir şirkete sınırsız sorumlu ortak sıfatıyla giremez. Rekabet yasağı ihlalinde şirket seçimlik haklarını ihlalin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde ihlalden itibaren bir yıl içinde kullanır.

TTK 395-396 hangi üç farklı hukuki alanı düzenler?
Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri şirketin yönetim ve temsil yetkisine sahip oldukları için şirketle kendi menfaatlerinin karşı karşıya geldiği işlemlerde özel sınırlamalara tabidir. TTK m.395 ve 396 aynı başlık altında görülse de üç farklı hukuki alan yaratır: şirketle işlem yapma yasağı, şirkete borçlanma/teminat yasağı ve rekabet yasağı. Her birinin şartı ve sonucu farklıdır.
Şirketle işlem yapma yasağında sorun, yönetim kurulu üyesinin bir sözleşmede hem şirket yönetimine erişimi olan kişi hem de karşı taraf olmasıdır. Borçlanma yasağında şirket varlığının yönetici ve yakınlarının finansmanına tahsis edilmesi engellenir. Rekabet yasağında ise yönetim kurulu üyesinin şirketin ticari fırsatlarını kendi veya başkasının hesabına kullanması önlenir.
Bu üç alanı tek cümleyle “yönetici şirketle hiçbir işlem yapamaz” biçiminde özetlemek doğru değildir. Kanun bazı işlemleri genel kurul iznine bağlar, bazı borçlanmaları doğrudan yasaklar, rekabet ihlalinde ise şirkete özel seçimlik haklar tanır. Uyuşmazlıkta önce hangi hükmün ihlal edildiği belirlenmelidir.
Yönetim kurulu üyesinin şirketle işlem yapma yasağı
TTK m.395/1’e göre yönetim kurulu üyesi genel kuruldan izin almadan şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz. İşlem kavramı satış, kira, hizmet, danışmanlık, lisans, mal alımı, taşınmaz devri veya başka bir özel hukuk sözleşmesini kapsayabilir. Yönetim kurulu üyesinin doğrudan taraf olmadığı fakat başka kişi adına hareket ettiği durum da hükmün kapsamındadır.
Hükmün amacı çıkar çatışmasını önlemektir. Yönetim kurulu üyesi şirketin fiyat, bütçe, strateji ve pazarlık bilgilerine erişebilir. Kendisinin karşı taraf olduğu işlemde şirket menfaatinin bağımsız biçimde korunması güçleşir. Bu nedenle kanun işlemi genel kurulun onayına bağlayarak pay sahiplerinin bilgisi ve iradesini arar.
İzin işlemin özelliklerini kapsayacak açıklıkta olmalıdır. Genel kurulun hiç bilmediği, tarafı ve konusu belirsiz bir işlem için sınırsız bir ön izin verilmesi hukuki uyuşmazlık yaratır. Büyük veya ilişkili taraf işlemlerinde sözleşme, bedel, değerleme ve şirket menfaatine ilişkin raporların genel kurul bilgisine sunulması kurumsal yönetim açısından güçlü bir yöntemdir.
Genel kurul izni işlemden önce mi alınmalıdır?
TTK m.395/1’in lafzı yönetim kurulu üyesinin genel kuruldan izin almadan şirketle işlem yapamayacağını düzenler. Bu nedenle hukuki güvenlik açısından izin işlem kurulmadan önce alınmalıdır. İzin kararında yönetim kurulu üyesinin kimliği, işlemin türü ve mümkünse temel ekonomik koşullar belirtilmelidir.
Genel kurul izni, yönetim kurulu üyesinin şirketi zarara uğratma veya özen ve bağlılık borcunu ihlal etme özgürlüğü vermez. TTK m.369 uyarınca yönetim kurulu üyeleri görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek zorundadır. Dolayısıyla genel kurul izni bulunması, fahiş fiyat veya şirket aleyhine hileli işlem varsa bütün sorumluluk ihtimallerini ortadan kaldırmaz.
İzin kararının toplantı ve karar nisapları esas sözleşme ve TTK genel kurul hükümlerine göre belirlenir. Oy hakkı bakımından pay sahibinin kişisel menfaatiyle ilgili konulardaki TTK m.436 sınırlamaları ayrıca kontrol edilmelidir.
İzinsiz şirket işleminin hukuki sonucu nedir?
TTK m.395/1 yaptırımı özel biçimde düzenler. Genel kurul izni olmadan yapılan işlem bakımından şirket işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir; yönetim kurulu üyesi ise işlemin batıl olduğunu ileri süremez. Bu düzenleme korumanın şirket lehine kurulduğunu gösterir.
Yönetim kurulu üyesi kendi ihlalinden yararlanarak sözleşmeden kurtulamaz. Şirket ise işlemin kendi menfaatine olup olmadığına göre kanunun tanıdığı hakkı değerlendirebilir. Şirketin işlemi benimsediği, ifa ettiği veya sonradan genel kurul kararı aldığı hâllerde somut hukuki sonuç ayrıca değerlendirilir.
İzinsiz işlem şirkete zarar vermişse TTK m.553 kapsamında yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu da gündeme gelebilir. Sözleşmenin geçerlilik tartışması ile yöneticinin şirkete verdiği zararın tazmini aynı hukuki talep değildir; dava stratejisi buna göre ayrılır.
Pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyesi şirkete nakit borçlanabilir mi?
TTK m.395/2, pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyeleri ile yönetim kurulu üyelerinin pay sahibi olmayan belirli yakınları için şirkete nakit borçlanma yasağı getirir. Kanun, bu kişilerin şirketten kişisel kredi kaynağı gibi yararlanmasını engeller. Hükümde yönetim kurulu üyesinin alt ve üst soyu ile eşi ve üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları belirtilmiştir.
Bu nedenle şirketin yöneticisine “personel avansı” veya “cari hesap” adı altında gerçekte geri ödemeli nakit finansman sağlaması hukuki nitelendirmeyi değiştirmez. İşlemin muhasebe hesabındaki adı değil gerçek ekonomik ve hukuki niteliği esas alınır.
Pay sahibi yönetim kurulu üyesinin şirkete borçlanması bakımından TTK m.358’deki pay sahiplerinin şirkete borçlanma koşulları ayrıca uygulanır. Bu hüküm, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borcun bulunmaması ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârının geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olması şartlarını içerir. Dolayısıyla pay sahipliği sıfatı borçlanmayı sınırsız serbest hâle getirmez.
Şirket yönetim kurulu üyesi için kefil veya garantör olabilir mi?
TTK m.395/2, kapsamdaki pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyeleri ve yakınları için şirketin kefalet, garanti ve teminat vermesini, sorumluluk yüklenmesini veya bunların borçlarını devralmasını da yasaklar. Böylece şirket varlıklarının yöneticinin kişisel borçlarına karşı teminat olarak kullanılması önlenir.
Bankaya verilen kefalet, şirket taşınmazı üzerinde ipotek, şirket hesabındaki mevduatın rehnedilmesi veya başka bir teminat türü işlem biçimine göre hüküm kapsamında değerlendirilir. İşlemin şirket defterlerinde “ticari amaçlı” yazılması tek başına yeterli değildir; kimin borcu için ve hangi menfaat karşılığında teminat verildiği incelenir.
Kanuna aykırı borçlandırmada şirket alacaklılarının da hakları korunur. Şirketin yöneticilere kaynak aktarması alacaklıların tahsil imkânını azaltıyorsa TTK 395 yanında sorumluluk ve gerektiğinde iflas/iptal hükümleri de gündeme gelebilir.
TTK 396 yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağını nasıl düzenler?
TTK m.396’ya göre yönetim kurulu üyelerinden biri genel kurulun iznini almaksızın şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamaz. Ayrıca aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla giremez.
Rekabet yasağı şirketin gerçek faaliyet alanıyla birlikte esas sözleşmedeki işletme konusu dikkate alınarak değerlendirilir. Yönetim kurulu üyesinin tamamen farklı sektörde yatırım yapması ile şirketin müşteri, tedarikçi veya ticari fırsatını kendi şirketine yönlendirmesi aynı değildir. İhlal iddiasında işlemin niteliği, şirketle rekabet ilişkisi ve yöneticinin hangi hesap için hareket ettiği somutlaştırılır.
Yönetim kurulu üyeliği sırasında edinilen ticari sırların veya fırsatların kullanılması ayrıca TTK m.369’daki bağlılık borcu ve genel sorumluluk hükümleriyle kesişebilir. Rekabet yasağına genel kurul izni verilmesi dahi ticari sırların kötüye kullanılmasına izin anlamına gelmez.
Rekabet yasağı ihlalinde şirket hangi hakları kullanabilir?
TTK m.396 şirkete üç seçimlik hak verir. Şirket, rekabet yasağına aykırı davranan yönetim kurulu üyesinden tazminat isteyebilir. Bunun yerine yapılan işlemi şirket hesabına yapılmış sayabilir veya üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu talep edebilir.
Bu seçim şirket adına yönetim kurulunun diğer üyelerine aittir. İhlalde bulunan üye kendi hakkında hangi hakkın kullanılacağına karar veremez. Yönetim kurulu kararı alınırken çıkar çatışması ve toplantıya katılım hükümleri ayrıca gözetilir.
Seçim yapılmadan önce şirketin zararı ve yöneticinin elde ettiği menfaat hesaplanmalıdır. Bazı dosyalarda tazminat daha uygun sonuç verirken, bazı işlemlerde sözleşmeden doğan menfaatin şirkete geçirilmesi daha etkili olabilir. Şirketin hangi seçeneği kullandığı açık biçimde ihtar ve dava talebinde belirtilmelidir.
Rekabet yasağında üç ay ve bir yıllık süre nasıl işler?
TTK m.396/3 özel bir süre düzenler. Şirketin seçimlik hakları, diğer yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağına aykırı işlemi öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde işlemin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Bu iki süre birlikte takip edilir. İhlal 1 Ocak’ta yapılmış, diğer üyeler 1 Şubat’ta öğrenmişse üç aylık öğrenme süresi esas alınır. İhlal çok geç öğrenilmişse her hâlde işlem tarihinden itibaren bir yıllık üst süre devreye girer. Dosyada öğrenme tarihi e-posta, yönetim kurulu tutanağı, denetim raporu veya başka kayıtla belirlenmelidir.
TTK 553 kapsamındaki genel sorumluluk talebinin süreleri farklı olabilir. Rekabet yasağındaki özel seçimlik haklar için TTK 396/3 ayrıca uygulanır. Farklı hukuki taleplerin süreleri birbirine karıştırılmamalıdır.
Genel kurul rekabet veya işlem iznini nasıl verir?
Genel kurul, yönetim kurulu üyesine belirli işlem veya faaliyet için izin verebilir. İzin kararının kapsamı açık olmalıdır. Şirketin faaliyet alanında belirli bir ortaklığa katılım, belirli müşteri grubu veya belirli sözleşme açısından izin veriliyorsa karar metninde bu sınırlar gösterilmelidir.
Sınırsız ve süresiz biçimde tüm rekabet faaliyetlerine izin verilmesi şirket menfaatini zedeleyebilir. Pay sahipleri karar verirken yöneticinin diğer şirketlerdeki görevlerini, ortaklıklarını ve şirketle mevcut sözleşmelerini bilmelidir. Yönetim kurulu üyesinin ilişkili olduğu tüzel kişiler ve gerçek faydalanıcı yapısı da gerektiğinde açıklanmalıdır.
İzin kararı, TTK 395 veya 396 dışındaki emredici hukuk kurallarını ortadan kaldırmaz. Sermayenin korunması, örtülü kazanç, vergi, rekabet hukuku veya sermaye piyasası düzenlemeleri uygulanıyorsa bunlara ayrıca uyulmalıdır.
Çıkar çatışması olan yönetim kurulu üyesi toplantıya katılabilir mi?
TTK m.393, yönetim kurulu üyesinin kendisinin şirket dışı kişisel menfaatiyle veya alt/üst soyundan birinin ya da eşinin yahut üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından birinin kişisel ve şirket dışı menfaatiyle şirket menfaatinin çatıştığı konulara ilişkin müzakerelere katılamayacağını düzenler. Dürüstlük kuralının gerektirdiği durumlarda da yasak uygulanır.
Yönetim kurulu üyesi çıkar çatışmasını açıklamalıdır. Katılma yasağının ihlali nedeniyle şirket zarara uğrarsa sorumluluk gündeme gelebilir. TTK 393 ile TTK 395-396 birlikte uygulandığında şirketle işlem öncesi yönetim kurulundaki müzakere ve genel kuruldaki izin süreçlerinin ayrı ayrı doğru yürütülmesi gerekir.
Toplantı tutanaklarında çıkar çatışmasının açıklanması, üyenin müzakereye katılmadığının kaydedilmesi ve genel kurul izin kararının ayrıca belgelenmesi sonradan çıkacak ispat sorununu azaltır.
TTK 395-396 uyuşmazlığında delil kontrol listesi
| Belge | İncelenen husus |
|---|---|
| Genel kurul tutanakları | İşlem veya rekabet için izin verilip verilmediğini gösterir. |
| Yönetim kurulu kararları | İşlemin şirket içinde nasıl değerlendirildiğini ve öğrenme tarihini gösterir. |
| Sözleşmeler ve faturalar | Yöneticinin şirketle yaptığı işlemin kapsamını ortaya koyar. |
| Banka / cari hesap kayıtları | Şirkete borçlanma ve geri ödeme hareketlerini gösterir. |
| Kefalet, ipotek, garanti | Yönetici borcu için şirket teminatı bulunup bulunmadığını gösterir. |
| Ticaret sicili kayıtları | Yöneticinin rakip şirketteki ortaklık veya yöneticilik konumunu gösterir. |
| Müşteri ve teklif kayıtları | Şirket fırsatının başka hesaba yönlendirilip yönlendirilmediğini gösterir. |
| İhlalin öğrenme kaydı | TTK 396’daki üç aylık sürenin başlangıcını belirler. |
Türkiye geneli ve Mersin uygulaması
TTK 393, 395 ve 396 Türkiye genelindeki anonim şirketlere uygulanır. Mersin merkezli şirkette de aynı genel kurul izni, borçlanma ve rekabet yasağı kuralları geçerlidir. Uyuşmazlığın dava türüne göre şirket merkezi, haksız fiil yeri veya sözleşmedeki yetki kayıtları ayrıca değerlendirilir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki şirket yöneticisi sorumluluğu ve ortaklık uyuşmazlıkları görev, yetki ve temsil kuralları çerçevesinde Mersin’den takip edilir.
İlgili içerikler: genel kurul kararının iptali, özel denetçi atanması, TTK 376 sermaye kaybı ve iletişim.
Resmî mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu · Ticaret Bakanlığı şirketler mevzuatı.
Yönetim kurulu üyesinin işlem ve rekabet yasağı hakkında sık sorulan sorular
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
