B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yurt Dışında Mal Alım Satım Kazancında Yüzde 95 Kurumlar Vergisi İndirimi | KVK 10/i

Kısa ve net cevap: 7582 sayılı Kanunun 7. maddesiyle yeniden düzenlenen 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.10/1-i uyarınca, yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yine yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların yüzde 95’i kurumlar vergisi matrahından indirilebilir. Cumhurbaşkanınca uygun bulunan belirli endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde katılımcı belgesiyle faaliyet gösteren kurumlarda oran yüzde 100’dür. İndirim için kazancın, ilgili hesap dönemine ait yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şarttır; aracılık faaliyetinde ayrıca malın satıcısı ile alıcısının Türkiye’de olmaması gerekir. Düzenleme 1 Temmuz 2026’dan itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1 Ocak 2026’dan itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.

Türkiye'ye getirilmeyen malların yurt dışında satışında kurumlar vergisi indirimini simgeleyen uluslararası ticaret konteynerleri
Photo by Yoav Aziz on Unsplash

KVK m.10/1-i Değişikliğinin Hukuki Dayanağı

4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Kanunun 7. maddesi, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendini yeniden düzenlemiştir. Yeni düzenleme, malların Türkiye’ye fiziksel olarak girmediği uluslararası ticaret modelleri ile yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık faaliyetleri için yüksek oranlı kurumlar vergisi indirimi getirmiştir.

Kanun iki ayrı işlem türünü aynı bentte düzenler. Birincisi, kurumun bir malı yurt dışından satın alıp Türkiye’ye getirmeden yine yurt dışında satmasıdır. İkincisi, yurt dışında gerçekleşen mal alım satım işlemlerine aracılık edilmesidir. Her iki modelde de kazancın yüzde 95’i, diğer şartların sağlanması halinde kurum kazancından indirilebilir.

Belirli endüstri bölgeleri ile İstanbul Finans Merkezi bakımından kanun yüzde 100 oran öngörmektedir. Ancak bu oran bütün endüstri bölgelerine veya İstanbul’daki bütün şirketlere uygulanmaz. Kanunda yazılı özel statülerin ve katılımcı belgesi şartlarının bulunması gerekir.

Hangi Uluslararası Ticaret İşlemleri İndirim Kapsamındadır?

İlk model, uluslararası ticarette sık görülen üçgen ticaret yapısıdır. Türkiye’de tam mükellef bir şirket örneğin Almanya’daki satıcıdan bir mal satın alır ve mal Türkiye’ye gelmeden Mısır’daki müşteriye sevk edilir. Malın mülkiyeti Türk şirketine geçmiş olsa da fiziksel akış Türkiye üzerinden gerçekleşmez. Bu işlemden doğan kazanç, kanundaki diğer şartlar sağlanırsa KVK m.10/1-i kapsamında değerlendirilebilir.

İkinci model aracılıktır. Türk şirketi malı kendi adına satın almadan, yurt dışında bulunan satıcı ile yurt dışında bulunan alıcı arasındaki mal alım satımına aracılık eder ve komisyon kazanır. Bu durumda kanun ek bir şart koymuştur: aracılık faaliyetinin konusu olan malların satıcısı ve alıcısı Türkiye’de olmamalıdır.

İndirim yalnız mal ticaretine ilişkindir. Yazılım lisansı, danışmanlık veya finansal işlem gibi mal alım satımı niteliğinde olmayan gelirler sırf yabancı taraflar arasında gerçekleştiği için KVK m.10/1-i kapsamına girmez. Hizmet gelirleri için nitelikli hizmet merkezi gibi başka düzenlemeler gündeme gelebilir.

Mal Türkiye’ye Girerse İndirim Uygulanır mı?

Kanunun ilk işlem türünde açık şart, malın “Türkiye’ye getirilmeksizin” yurt dışında satılmasıdır. Bu nedenle malın ithal edilerek Türkiye’ye girmesi ve daha sonra ihraç edilmesi, aynı hükmün lafzi kapsamındaki işlem değildir. Böyle bir durumda ithalat ve ihracat rejimi, KDV, gümrük ve kurumlar vergisi bakımından genel hükümler uygulanır.

Malın yalnız transit geçiş, serbest bölge veya gümrük rejimleri kapsamında Türkiye ile bağlantı kurduğu durumlarda işlem yapısının kanundaki şartı taşıyıp taşımadığı gümrük statüsü ve fiili mal hareketi üzerinden değerlendirilmelidir. Ticari faturadaki teslim yeri tek başına yeterli değildir.

İspat bakımından konşimento, taşıma belgesi, yabancı gümrük kayıtları, teslim belgesi ve depolama kayıtları önemlidir. Vergi incelemesinde malın Türkiye’ye fiziken girmediği yalnız muhasebe kaydından değil lojistik belgelerinden de görülebilmelidir.

Aracılık Faaliyetinde Alıcı ve Satıcının Türkiye’de Olmaması Şartı

KVK m.10/1-i, aracılık faaliyeti bakımından özel bir coğrafi şart getirir. İndirimden yararlanılabilmesi için aracılık edilen mal alım satımında hem satıcı hem alıcı Türkiye’de olmamalıdır. Taraflardan birinin Türkiye’de olması halinde bu özel şart gerçekleşmez.

Buradaki değerlendirme yalnız şirketin ticaret unvanındaki ülke ibaresine göre yapılmamalıdır. Tarafın kanuni veya iş merkezi, işlemdeki şube veya daimi temsilci yapısı ve sözleşmenin gerçek tarafı incelenmelidir. Özellikle uluslararası grup şirketlerinde fatura bir ülkedeki şirket tarafından düzenlenirken mal başka ülkedeki grup şirketinden sevk edilebilir. Vergi indirimi açısından sözleşmesel taraflar ve ekonomik işlem birlikte değerlendirilmelidir.

Aracılık hizmetinin sözleşmesi, komisyon faturası ve malın alım satım sözleşmesi birbiriyle uyumlu olmalıdır. Türk şirketinin malı kendi adına alıp satması halinde artık aracılık değil, birinci işlem türü olan yurt dışından alıp yurt dışında satış modeli gündeme gelir.

Kazancın Türkiye’ye Transfer Edilmesi Şartı

İndirimden yararlanmak için kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekir. Bu şart, kanunda açıkça yazılıdır ve beyanname tarihinden sonra yapılan transferin aynı dönem indirimi için yeterli olduğu kabul edilemez.

Transfer edilen tutarın hangi kazanca ait olduğu ve indirim konusu kazançla bağlantısı banka kayıtlarıyla ortaya konulmalıdır. Döviz hesabına gelen bedellerin faturalar ve ticaret sözleşmeleriyle eşleştirilmesi önemlidir.

Yurt dışında alıcıdan tahsil edilen satış bedelinin yine yurt dışındaki satıcıya ödenmesi ve yalnız net marjın Türkiye’ye getirilmesi gibi modellerde kazanç hesabının gerçek maliyet ve gelir kayıtlarıyla desteklenmesi gerekir. Transfer şartının hangi tutar üzerinden sağlandığı kurumun muhasebesi ve banka hareketleriyle açıkça gösterilmelidir.

Yüzde 95 ve Yüzde 100 İndirim Hangi Kurumlara Uygulanır?

Genel oran yüzde 95’tir. Kanun, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlarda faaliyet gösteren kurumlar ile 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumlar bakımından oranı yüzde 100 olarak belirlemiştir.

Yüzde 100 oran için yalnız İstanbul’da bulunmak veya bir endüstri bölgesinde faaliyet göstermek yeterli değildir. Endüstri bölgesi yönünden Cumhurbaşkanınca uygun bulunma; İstanbul Finans Merkezi yönünden ise katılımcı belgesiyle ilgili bölgede faaliyet gösterme şartı bulunur.

Kanun ayrıca Cumhurbaşkanına yüzde 95 ve yüzde 100 oranlarını sıfıra kadar indirme veya yüzde 100’e kadar artırma yetkisi vermiştir. Bu nedenle işlem yapılacak vergilendirme döneminde yürürlükteki Cumhurbaşkanı kararı varsa ayrıca kontrol edilmelidir.

2026’da Hangi Kazançlara Uygulanır?

7582 sayılı Kanunun 14/b maddesi özel bir yürürlük düzenlemesi içerir. Kanunun 7. maddesi, 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu nedenle düzenleme yalnız 4 Haziran 2026’dan sonra yapılan işlemlerle sınırlı değildir. Takvim yılı hesap dönemini kullanan bir kurumun 2026 yılı başından itibaren şartları sağlayan kazançları, yürürlük maddesinin açık ifadesi çerçevesinde değerlendirilir.

Özel hesap dönemi tayin edilen kurumlarda da 1 Ocak 2026’dan itibaren başlayan hesap dönemleri esas alınır. Beyanname tarihinin ve hesap döneminin birlikte kontrol edilmesi gerekir.

İndirim Konusu Kazanç Nasıl Ayrıştırılmalıdır?

KVK m.10/1-i şirketin bütün kazancına yüzde 95 indirim sağlamaz. Yalnız kanunda belirtilen yurt dışı mal alım satımı veya aracılık faaliyetinden sağlanan kazanç indirim kapsamındadır. Şirketin Türkiye içi ticaret, ithalat-ihracat, hizmet, kira, finansman veya diğer kazançları ayrı hesaplanmalıdır.

Kazancın tespiti için ilgili satış hasılatından bu faaliyete ilişkin mal maliyeti ve giderler düşülür. Ortak genel giderlerin birden fazla faaliyetle bağlantılı olduğu durumda makul ve denetlenebilir bir dağıtım yöntemi kullanılmalıdır. Sırf indirimli kazancı büyütmek amacıyla giderlerin diğer faaliyetlere aktarılması vergi incelemesinde eleştiri konusu olur.

Dövizli işlemlerde kur farklarının hangi faaliyete ait olduğu da önemlidir. Mal alımı ve satışından doğrudan kaynaklanan kur farklarıyla bağımsız finansman gelirleri birbirinden ayrılmalıdır. Dönem sonu değerlemeleri Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yapılır.

Vergi İncelemesinde Hangi Belgeler İspat Sağlar?

  • Yurt dışındaki satıcıyla yapılan satın alma sözleşmesi ve faturalar,
  • Yurt dışındaki alıcıyla yapılan satış sözleşmesi ve faturalar,
  • Aracılık modelinde komisyon veya aracılık sözleşmesi,
  • Konşimento, CMR, hava yolu taşıma belgesi veya diğer taşıma kayıtları,
  • Malın teslim edildiği ülkeye ilişkin gümrük ve teslim belgeleri,
  • Malın Türkiye’ye girmediğini gösteren lojistik kayıtları,
  • Alıcı ve satıcının yurt dışındaki statüsünü gösteren ticaret sicili veya vergi belgeleri,
  • Kazancın Türkiye’ye transferini gösteren banka dekontları ve SWIFT kayıtları,
  • Faaliyet bazlı gelir, maliyet ve gider hesapları,
  • İstanbul Finans Merkezi veya endüstri bölgesi için özel statü belgeleri.

Belgeler yalnız yıl sonunda değil işlem anında oluşturulmalıdır. Özellikle malın Türkiye’ye girmediğini sonradan ispatlamak zor olabilir. Lojistik zinciri ve banka hareketleri şirketin muhasebe sistemiyle eşleştirilmelidir.

İhracat Kazancı İndirimi ile Aynı Şey mi?

Hayır. KVK m.10/1-i, Türkiye’de üretilen veya Türkiye’den ihraç edilen mallara ilişkin klasik ihracat kazancı düzenlemesinden farklıdır. Burada mal yurt dışından satın alınır ve Türkiye’ye getirilmeden yurt dışında satılır ya da yurt dışındaki alım satıma aracılık edilir.

Türkiye’den yapılan ihracatta mal Türkiye’de bulunur veya Türkiye’den çıkış yapar. KVK m.10/1-i’nin ilk modeli ise fiziki mal akışının Türkiye dışında kalmasını esas alır. Vergi planlamasında bu iki faaliyet aynı hesapta toplanmamalıdır.

Nitelikli Hizmet Merkezi İndirimi ile Karıştırılmamalıdır

7582 sayılı Kanun aynı m.10 fıkrasına ayrıca (j) bendini eklemiş ve nitelikli hizmet merkezlerinin yurt dışı hizmet kazançları için ayrı yüzde 95/yüzde 100 indirim sistemi kurmuştur. KVK m.10/1-i mal ticareti ve aracılığını; m.10/1-j ise nitelikli hizmet merkezlerinin belirli hizmet faaliyetlerini düzenler.

Bir şirket hem uluslararası mal ticareti hem nitelikli hizmet merkezi faaliyeti yürütüyorsa kazançlar iki farklı kanuni bent yönünden ayrıştırılmalıdır. Aynı kazanç için iki ayrı indirim uygulanamaz.

Uluslararası ticaret ve taşıma hukuku içerikleri için Ticaret ve Sözleşmeler Hukuku kategorimize; güncel vergi değişiklikleri için Vergi Hukuku bölümüne bakabilirsiniz.

Uygulamada Yapılmaması Gereken Hatalar

  • Mal Türkiye’ye ithal edildiği halde KVK m.10/1-i indirimi uygulamak.
  • Aracılık işleminde alıcı veya satıcının Türkiye’de olduğunu gözden kaçırmak.
  • Kazancı beyanname süresine kadar Türkiye’ye transfer etmemek.
  • Satış hasılatının tamamını kazanç sayıp maliyetleri dikkate almamak.
  • Türkiye içi ticaret ve yurt dışı ticaret kazançlarını ayrıştırmamak.
  • İstanbul Finans Merkezinde katılımcı belgesi olmadan yüzde 100 oran uygulamak.
  • Taşıma ve teslim belgelerini saklamamak.
  • Hizmet gelirlerini mal ticareti indirimi içine dahil etmek.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Yurt dışında alınıp yurt dışında satılan mal kazancının ne kadarı indirilebilir?

KVK m.10/1-i şartları sağlanıyorsa kazancın yüzde 95’i kurum kazancından indirilebilir.

2. Mal Türkiye’ye gelirse yüzde 95 indirim uygulanır mı?

Kanundaki bu işlem türünde malın Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılması gerekir.

3. Aracılıkta alıcı Türkiye’de olabilir mi?

Hayır. Aracılık faaliyetinde malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması şarttır.

4. Kazanç Türkiye’ye ne zamana kadar getirilmeli?

İlgili hesap dönemine ait yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmelidir.

5. Yüzde 100 indirim kimler için?

Kanunda belirtilen ve Cumhurbaşkanınca uygun bulunan belirli endüstri bölgelerindeki kurumlar ile İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde katılımcı belgesiyle faaliyet gösteren kurumlar bakımından oran yüzde 100’dür.

6. Düzenleme 2026’nın başındaki kazançlara uygulanır mı?

7582 m.14/b uyarınca 1 Ocak 2026’dan itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine ait kazançlar için geçerlidir ve 1 Temmuz 2026’dan itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlar.

7. Hizmet ihracı da bu bende girer mi?

Hayır. Bu bent mal alım satımı ve mal ticaretine aracılık kazançlarını düzenler. Hizmet faaliyetleri başka hükümlere tabidir.

8. Malın Türkiye’ye girmediği nasıl ispatlanır?

Taşıma belgeleri, yabancı gümrük kayıtları, teslim belgeleri, faturalar ve lojistik kayıtları birlikte kullanılır.

Resmî Kaynaklar

Hukuki inceleme: İçerik 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.10/1-i ve 7582 sayılı Kanunun 7 ve 14/b maddeleri esas alınarak 16 Eylül 2026 tarihinde hazırlanmıştır.

Yazar: Av. Halil İbrahim Bakırcı – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’den yürütülmektedir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp