Tutuklunun Kanun Yolu Başvuru Tutanağı Dilekçesi | CMK 263 Word
Kısa ve net cevap: Kanun yolu başvuru tutanağı dilekçesi, tutuklunun başvurusunu resmî kayda geçirmek için kullanılır. Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, CMK 263 uyarınca ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne sözlü beyanda bulunarak ya da dilekçe vererek kanun yoluna başvurabilir. Başvurunun ilgili deftere kaydedilmesi, tutanak düzenlenmesi, tutanağın bir örneğinin başvurana verilmesi ve tutanakla dilekçenin derhâl ilgili mahkemeye gönderilmesi gerekir. Aşağıdaki örnek, bu işlemlerin yapılmasını ve kayıtlarının açıklanmasını istemek içindir. Karara karşı itiraz, istinaf veya temyiz isteminin yerine yalnızca işlem takibi dilekçesi verilmez; başvurulacak karar ve kanun yolu açıkça belirtilir.
CMK 263 başvuru kayıt ve tutanak dilekçesini Word olarak indir

Başvurunun konusu ve kapsamı
Tutuklunun dışarıdaki kişi gibi mahkeme kalemine gitmesi, dilekçesini teslim etmesi ve teslim belgesi alması mümkün değildir. Kanun, bu fiziksel sınırlama nedeniyle ceza infaz kurumu üzerinden kullanılabilecek özel bir başvuru yolu düzenler. Buradaki güvence yalnızca dilekçenin bir görevliye bırakılması değildir. Başvurunun resmî kayda geçirilmesi ve başvurana bunun belgesinin verilmesi, kanun yolu hakkının kullanılabildiğinin sonradan denetlenmesini sağlar. Kurumun belgeyi mahkemeye göndermesi de aynı işlemin devamıdır.
Bu yazı, cezaevi koşullarına ilişkin genel bir şikâyet dilekçesini veya tutuklama kararının hukuki nedenlerine karşı hazırlanan esas itirazını konu almaz. Belirli bir karara karşı yapılmış yahut aynı anda yapılan kanun yolu başvurusunun kayda geçirilmesine odaklanır. Örnekte kararın tarihi, numarası, karar mercii, kullanılacak kanun yolu ve daha önce teslim edilen dilekçenin bilgileri ayrı alanlarda gösterilir. Böylece kurum müdürlüğüne yöneltilen işlem talebi ile yargı merciinin inceleyeceği hukuki itiraz birbirine karıştırılmaz.
İlk tutuklama kararının gerekçesini, kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenlerini veya adli kontrol seçeneğini tartışmak isteyen kişi, ilk tutuklama kararına itiraz ve tahliye dilekçesi kapsamında kararın esasına yönelik gerekçelerini ayrıca oluşturur. Buradaki kayıt talebi, o dilekçenin ceza infaz kurumu üzerinden verilmesi sırasında düzenlenmesi gereken tutanağı ve gönderim işlemini görünür kılar. Aynı dosyada iki belge birlikte bulunabilir; görevleri farklıdır.
CMK 263 hangi işlemleri zorunlu kılar?
Adalet Bakanlığının güncel Ceza Muhakemesi Kanunu metninde CMK 263/1, tutuklu şüpheli veya sanığın zabıt kâtibine yahut bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne başvurabilmesini düzenler. Başvuru sözlü beyanla veya dilekçeyle yapılır. Bu olanak, kişi avukatla temsil edildiği için ortadan kalkmaz. Müdafiin kendi başvuru yetkisi CMK 261 kapsamında ayrıca değerlendirilir; tutuklunun kişisel başvuru yolu ise m.263’te gösterilen usulle işler.
CMK 263/2, zabıt kâtibine başvuruda izlenecek işlem sırasını belirler: beyan veya dilekçe ilgili deftere kaydedilir, başvuruyu gösteren tutanak düzenlenir ve bunun bir örneği tutukluya verilir. Tutanak, başvurunun hangi karar hakkında yapıldığını ve ne zaman kayda alındığını anlaşılır biçimde göstermelidir. Tutuklu yalnızca evrakı teslim ettiği bilgisiyle yetinmez; kendi başvurusuna ait tutanak örneğini ister. İstenen belge başka tutukluların kayıtları veya bütün kurum defteri değildir.
Kurum müdürüne yapılan başvuruda CMK 263/3, ikinci fıkradaki işlemlerin uygulanmasını ve tutanakla dilekçenin derhâl ilgili mahkemeye gönderilmesini öngörür. Mahkeme zabıt kâtibi de başvuruyu ilgili deftere kaydeder. Böylece kurumdaki kayıt ile mahkemedeki kayıt iki ayrı aşama olarak izlenir. Kurum çıkış tarihi, gönderinin hangi mahkemeye yöneltildiği ve mahkemenin gelen evrak kaydı aynı bilgi değildir. Takip dilekçesinde bu üç unsur ayrı sorulmalıdır.
Dördüncü fıkra, zabıt kâtibi veya kurum müdürünün ikinci fıkraya göre işlem yaptığı zaman kanundaki kanun yolu sürelerinin kesilmiş sayılacağını düzenler. Bu özel güvenceyi “cezaevinden çıkan her evrak bütün süreleri yeniden başlatır” şeklinde yorumlamak doğru değildir. Kullanılan kanun yolunun kabul edilebilir olması, süre koşulları ve başvurunun ilgili kararla ilişkisinin anlaşılması gerekir. İşlem tarihi tartışmalıysa defter ve tutanak kayıtları getirtilerek gerçek başvuru kronolojisi ortaya konulur.
Başvuru tarihi ve kanun yolu süresi nasıl ayrılır?
Dilekçenin hazırlanma tarihi, görevliye teslim tarihi, deftere kayıt tarihi, kurum çıkış tarihi ve mahkemeye ulaşma tarihi ayrı ayrı belirlenir. Belgenin altında yazılı tarih tek başına teslimi ispatlamaz. Kurumun çıkış yazısındaki tarih de her zaman tutuklunun ilk başvuru tarihi değildir. Özellikle son gün yapılan başvurularda bu ayrım belirleyicidir. Kişinin elindeki tutanak örneği ile kurum kayıtları arasında farklılık varsa, farkın hangi işlemden kaynaklandığı sorulur ve ilgili belgelerin mahkemeye gönderilmesi istenir.
İtiraz, istinaf ve temyiz aynı kanun yolu değildir. Hangi karara hangi yolun açık olduğu kararın türü, tarihi ve uygulanacak geçiş hükümleri üzerinden belirlenir. CMK 263 tek başına bütün başvurular için ortak bir süre koymaz. İtiraz bakımından CMK 268; istinaf bakımından CMK 273; temyiz bakımından CMK 291 ve ilgili özel hükümler incelenir. Bu nedenle örnek dilekçeye kontrol edilmeden “yedi günlük süre” veya “iki haftalık süre” yazılması yerine somut kararın uygulanabilir süresi belirlenir.
Süresinde yapılmış esas başvurusunun kurumda bekletilmesi ile tutuklunun başvuruyu süresi geçtikten sonra yapması farklı sorunlardır. İlkinde kayıt, tutanak ve gönderim kronolojisi kanun yolu merciine açıklanır. İkincisinde geç başvurunun sonucu ve varsa eski hâle getirme koşulları ayrıca incelenir. İşlem takip dilekçesi, daha önce yapılmamış bir kanun yolu başvurusunu geçmiş tarihte yapılmış hâle getirmez. Gerçekte bulunmayan teslim belgesi, kayıt numarası veya görevli bilgisi örneğe eklenmez.
Karar belgesinde kanun yolu bildirimi eksikse bu da ayrı değerlendirilir. Sitedeki hüküm fıkrasında kanun yolu bildirimi dilekçesi, mahkemenin bildirim yükümlülüğünü konu alır. Bu yazının konusu ise tutuklunun başvuru iradesinin kayda geçirilmesidir. Bildirim eksikliği bulunması, kayıt tutulmasını gereksiz kılmaz; iki olgu dosyada ayrı belgelerle gösterilir.
Dilekçe öncesinde hazırlanacak belgeler
Önce başvurulan kararın tamamı temin edilir. Kararın verildiği mahkeme veya hâkimlik, esas ve karar numarası, karar tarihi ve kişiye ne zaman bildirildiği belirlenir. Ardından esas kanun yolu dilekçesinin bir örneği ve bunun teslimine ilişkin eldeki belgeler hazırlanır. Kayıt numarası bilinmiyorsa tahmini bir numara yazılmaz; kurum kayıtlarından tespiti istenir. Başvuru sözlü yapılmışsa beyanın tarihi ve hangi makam önünde açıklandığı mevcut bilgi kadar belirtilir.
- Başvurulan kararın tam örneği ve ilgili tebligat ya da bildirim kaydı.
- Esas itiraz, istinaf veya temyiz dilekçesinin okunabilir örneği.
- Varsa teslim alındısı, defter kayıt bilgisi ve başvuru tutanağı.
- Varsa kurumun çıkış yazısı, gönderim numarası ve ek listesi.
- Mahkemenin gelen evrak veya UYAP kayıt bilgisi.
- İşlem hakkında daha önce yapılan yazılı başvurular ve verilen cevaplar.
Kişisel veriler gereksiz biçimde genişletilmez. Başka dosyalara ait tutuklu adları, koğuş listeleri veya kurumun bütün yazışma defteri bu talebin doğal eki değildir. Başvurana ait işlem satırının, ilgili tutanağın ve gönderim bilgisinin temini yeterlidir. Kurum kayıtlarında üçüncü kişilerin bilgileri bulunuyorsa ilgili kaydın başvuruya ilişkin kısmının ayrılması istenir. Amaç kurumdaki herkesin verisine erişmek değil, belirli bir kanun yolu işlemini doğrulamaktır.
Tutuklunun kanun yolu başvuru tutanağı dilekçesi örneği
[TUTUKLU BULUNULAN CEZA İNFAZ KURUMU MÜDÜRLÜĞÜNE]
BAŞVURAN: [Ad soyad ve kurumun başvuranı tanımlayan kayıt bilgisi]
İLGİLİ MAHKEME VE DOSYA: [Gerçek mahkeme veya hâkimlik adı, esas ve karar numarası]
BAŞVURULAN KARAR: [Kararın tarihi, numarası ve konusu]
KANUN YOLU: [Somut karara karşı açık olan itiraz, istinaf veya temyiz]
KONU: CMK 263 kapsamında kanun yolu başvurumun ilgili deftere kaydedilmesi, buna ilişkin tutanağın düzenlenerek bir örneğinin tarafıma verilmesi, tutanak ve dilekçemin derhâl ilgili mahkemeye gönderilmesi ve işlem kayıtlarının bildirilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Yukarıda belirtilen dosya kapsamında kurumunuzda tutuklu bulunmaktayım. [Mahkeme veya hâkimlik] tarafından verilen [tarih ve numara] bilgili karara karşı [kanun yolu] başvurum bulunmaktadır. Başvurulan karar ve kanun yolu dilekçesinin örnekleri ekte sunulmuştur.
2. Kanun yolu dilekçemi [gerçek teslim tarihi ve biliniyorsa saati] tarihinde [teslim edilen birim veya makam] aracılığıyla kurum müdürlüğünüze sundum. Teslime ilişkin elimde bulunan belge [gerçek belge adı ve numarası]dır. Kayıt bilgisi tarafımca bilinmeyen unsurların kurumunuzun ilgili kayıtlarından tespitini talep ederim.
3. CMK 263/1, tutuklu şüpheli veya sanığın kurum müdürüne beyan ya da dilekçe ile kanun yoluna başvurmasını düzenlemektedir. CMK 263/2-3 uyarınca başvurunun ilgili deftere kaydedilmesi, tutanak düzenlenmesi, tutanağın bir örneğinin başvurana verilmesi ve tutanakla dilekçenin derhâl ilgili mahkemeye gönderilmesi gerekir.
4. Tarafıma verilen işlem belgesi [var olan belge]dir. [Verilmeyen tutanak örneği veya açıklanmayan gönderim kaydı] hakkında bilgi talep etmekteyim. Başvuru kaydı yapılmışsa gerçek kayıt tarihi ve numarasının; tutanak düzenlenmişse örneğinin; gönderim yapılmışsa çıkış tarihi, evrak numarası, gönderilen mahkeme ve ek listesinin bildirilmesini isterim.
5. Başvurunun deftere kaydı, tutanak düzenlenmesi ve mahkemeye gönderilmesi tarihlerinin ayrı gösterilmesi gereklidir. CMK 263/4 kapsamındaki süre güvencesinin somut dosyada değerlendirilebilmesi için başvuruma ilişkin özgün kayıtların korunmasını ve ilgili işlem bilgilerinin mahkemeye eksiksiz iletilmesini talep ederim.
6. Bu dilekçem, ekteki esas kanun yolu dilekçemi geri alma veya onun yerine farklı bir başvuru yapma iradesi içermemektedir. Esas başvurumun konusu ve talepleri ekteki dilekçede açıklanmıştır. Burada kurum müdürlüğünüzden istenen, CMK 263 kapsamındaki kayıt, tutanak, örnek verme ve gönderim işlemlerinin yerine getirilmesidir.
HUKUKİ NEDENLER: CMK 263 ve başvurulan kanun yoluna ilişkin somut dosyada uygulanabilir hükümler.
DELİLLER VE EKLER: Karar örneği, bildirim kaydı, esas kanun yolu dilekçesi, mevcut teslim belgesi, başvuranın işlemine ilişkin defter ve tutanak kayıtları, kurum çıkış kaydı ve mahkeme gelen evrak bilgisi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle kanun yolu başvurumun ilgili deftere kaydedilmesine; CMK 263/2-3 kapsamında tutanak düzenlenerek bir örneğinin tarafıma verilmesine; tutanak ile esas başvuru dilekçem ve eklerinin derhâl ilgili mahkemeye gönderilmesine; daha önce yapılmış işlemler yönünden gerçek kayıt tarihi ve numarası ile gönderim bilgilerinin bildirilmesine; başvuruma ilişkin özgün kayıtların korunmasına ve eksik işlem varsa tamamlanmasına karar verilmesini arz ve talep ederim. 08.10.2026
Başvuran
[Ad soyad]
[İmza]
Bu metinde aynı anda ilk kanun yolu başvurusu yapılacaksa ikinci paragraf, daha önce teslim yapılmış gibi düzenlenmez. Bunun yerine ekteki esas dilekçenin bugün kurum müdürlüğüne sunulduğu belirtilir. Elektronik imzayla avukat tarafından dosyaya ayrıca sunulan belge ile tutuklunun kurum içindeki kişisel başvurusu birbirinden ayrılır. Tutuklunun kâğıt başvurusuna, gerçekte elektronik imza kullanılmadığı hâlde elektronik imza ibaresi eklenmez. Her belge gerçek imza yöntemiyle tamamlanır.
Başvuru sonrasında kayıtların takibi
İlk kontrol, kurumun başvuruyu kayda alıp almadığıdır. Tutukluya verilen tutanak örneği karar kimliği ve tarih bakımından kontrol edilir. Ardından gönderim belgesinde esas dilekçenin ve eklerinin gerçekten yer alıp almadığı incelenir. Yalnızca takip dilekçesi gönderilip esas kanun yolu dilekçesi kurumda bırakılmışsa işlem eksiktir. Ek listesinde dilekçenin sayfa sayısının ve karar örneğinin bulunması, gönderinin içeriğinin denetlenmesine yardımcı olur.
Mahkeme kaydı oluşunca kurumun gönderim numarasıyla mahkemenin gelen evrak numarası karşılaştırılır. Dilekçenin doğru dosyaya bağlandığı ve başvurulan kararın doğru gösterildiği kontrol edilir. Başvuru yanlış dosyaya eklenmişse gerçek belge kimliği gösterilerek bağlantının düzeltilmesi istenir. Kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma varsa CMK 264 ayrıca gündeme gelir; bu hüküm, kabul edilebilir başvurunun görevli ve yetkili mercie gönderilmesini düzenler.
Dosyada süre aşımı değerlendirmesi yapılıyorsa kurum kayıtları mahkemeye sunulur ve gerçek kronoloji açıklanır. Kurum çıkış tarihi ile ilk kayıt tarihi farklıysa bu fark saklanmaz. İşlem tarihini geriye çekmek yerine mevcut belgeler üzerinden hangi tarihte hangi işlemin yapıldığı ortaya konulur. Gönderim gecikmesinin bulunması her dosyada aynı sonucu doğurmaz; başvurunun kabul edilebilirliği, kayıtların niteliği ve uygulanacak kanun yolu kuralları birlikte incelenir.
Hak kaybına yol açan hatalar
En sık hata, “karara itirazım var” denilmesine rağmen hangi kararın kastedildiğinin açıklanmamasıdır. Aynı tutuklu hakkında birden fazla tutukluluk incelemesi, mahkûmiyet hükmü veya farklı dosyada karar bulunabilir. Mahkeme adı, dosya numarası ve karar tarihi bu yüzden önemlidir. İkinci hata, kurum müdürlüğünden kararın esasını kaldırmasını istemektir. Kurum müdürlüğü burada kanun yolu inceleme mercii değildir; kayıt ve gönderim görevini yerine getirir.
Üçüncü hata, aileye telefonla haber verilmesini resmî başvuru yerine kabul etmektir. Yakının konuyu bilmesi, başvurunun deftere kaydedildiğini göstermez. Dördüncü hata, tutanak örneği talep edilmeden yalnızca gönderimin beklenmesidir. Beşinci hata, kullanılan kanun yolunun adı bilinmediği için dilekçenin hiç verilmemesidir. Başvurunun kabul edilebilirliği ve yanlış adlandırmanın etkisi somut dosyada değerlendirilir; işlem yapmadan beklemek başvuru hakkını koruyan bir yöntem değildir.
Altıncı hata, kanun yolu dilekçesiyle bu takip dilekçesinin birbirinin aynısı sanılmasıdır. Esas dilekçe kararın hukuki nedenlerine karşı talepleri içerir. Takip dilekçesi kayıt ve gönderim zincirini açıklar. Yedinci hata, mahkemeye ulaştıktan sonra hangi dosyaya bağlandığının kontrol edilmemesidir. Sekizinci hata ise yalnızca UYAP bilgi mesajına dayanılmasıdır. UYAP SMS ve tebligat ayrımı hakkında bilgi, bildirim ile usulüne uygun tebligatın neden ayrı incelendiğini açıklar.
Aile ve yurt dışındaki yakınlar için dosya takibi
Yurt dışında yaşayan aile üyesi, Türkiye’deki tutuklunun başvurusunun gönderilip gönderilmediğini öğrenmek isteyebilir. Ailenin elindeki telefon bilgisi veya mesaj, kurum defter kaydının yerine geçmez. Öncelikle tutuklunun verdiği dilekçe, karar örneği ve başvuru tutanağı temin edilir. Müdafi, dosyadaki yetkisi çerçevesinde mahkeme evrakını inceler ve kurumdan gelen belgenin kaydını kontrol eder. Şüpheli veya sanığın eşi ile yasal temsilcisinin bağımsız başvuru hakkı CMK 262 kapsamında ayrıca ele alınır.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fiziki ofisi Akdeniz/Mersin’dedir. Türkiye genelindeki ceza dosyaları Mersin’den koordine edilir. Dosyanın başka şehirde olması, o şehirde ayrı bir büro bulunduğu anlamına gelmez. Görüşme öncesinde mahkeme adı, dosya numarası, karar tarihi ve eldeki teslim belgelerinin hazırlanması incelemeyi somutlaştırır. İletişim sayfasından görüşme bilgisi alınabilir veya +90 552 224 43 66 numarası aranabilir.
Sık sorulan sorular
1. Tutuklu cezaevinden kanun yoluna başvurabilir mi?
Evet. CMK 263/1, kurum müdürüne beyanla veya dilekçeyle başvuru yolunu düzenler. Hangi karar hakkında hangi kanun yolunun kullanıldığı somutlaştırılır.
2. Sözlü başvuru da kayda alınır mı?
Evet. Kanun yalnızca yazılı dilekçeyi değil başvuru beyanını da kapsar. İlgili defter kaydı yapılır, tutanak düzenlenir ve örneği başvurana verilir.
3. Tutanak örneğini almak zorunlu mu?
CMK 263/2-3, tutanağın bir örneğinin başvurana verilmesini öngörür. Bu belge kayıt ve süre incelemesi bakımından saklanmalıdır.
4. Kurum başvuruyu ne zaman göndermelidir?
CMK 263/3 uyarınca tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Günlerce bekletme için bu maddede genel bir takdir süresi tanınmamıştır.
5. Mahkemeye ulaşma tarihi tek başına esas alınır mı?
CMK 263/4 kapsamındaki güvence nedeniyle kurum veya zabıt kâtibinin ikinci fıkraya göre yaptığı işlem de incelenir. Gerçek kayıt ve tutanak tarihleri dosyaya sunulur.
6. Bu dilekçe tutuklamaya itiraz dilekçesinin yerine geçer mi?
Hayır. İşlem takibi talebi, kararın esasına yönelik itirazın yerine kullanılmaz. Esas başvuru açıkça kurulmalı ve ilgili dilekçe kayıtla birlikte gönderilmelidir.
7. Avukat varken tutuklu kişisel başvuru yapabilir mi?
CMK 263’teki kişisel başvuru yolu avukatın bulunmasıyla ortadan kalkmaz. Aynı dosyada verilen belgelerin konu, tarih ve talepleri birlikte kontrol edilir.
8. Kurumdan bütün defterin örneği istenir mi?
Bu talebin konusu başvuranın kendi işlemidir. Başka kişilerin verilerini içeren bütün defter yerine ilgili kayıt, tutanak ve gönderim bilgisi istenir.
9. Yakının telefonla araması kanun yolu başvurusu sayılır mı?
Yakının genel bilgi istemesi tutuklunun CMK 263 kapsamında kayda alınmış başvurusunun yerine geçmez. Eş veya yasal temsilcinin başvurusu kendi yasal koşullarıyla değerlendirilir.
10. Kayıt numarası bilinmiyorsa dilekçe verilemez mi?
Verilebilir. Bilinen gerçek karar, dosya, teslim ve başvuran bilgileri yazılır; bilinmeyen kayıt numarasının kurumun ilgili kayıtlarından tespiti istenir.
Resmî kaynaklar ve yazar bilgisi
Hukuki dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.261-264 ve başvurulan kanun yoluna ilişkin hükümler. Kontrol tarihi: 8 Ekim 2026. Adalet Bakanlığı CMK PDF metni ile güncel UYAP metni birlikte incelenmiştir. Örnek; gerçek karar, tebligat, tutanak ve kayıt bilgilerine göre doldurulur. Belirli bir kararın kaldırılması veya başvurunun kabulü garanti edilmez.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.