B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Mahkeme İçi Sulhun İptali Dava Dilekçesi | HMK 315 Word

Mahkeme içi sulhun iptali dava dilekçesi, yargılama sırasında yapılan anlaşmayı etkileyen somut irade bozukluğunun açıklanmasını ve bu anlaşmanın iptalini ister. Dayanak, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.315/2 ile Türk Borçlar Kanunu’nun yanılma, aldatma ve korkutma hükümleridir. Sulh sonrasında anlaşmanın ekonomik sonucundan memnun kalmamak, tek başına irade bozukluğu oluşturmaz. Başvuru; bozulan iradeyi, sulh beyanı üzerindeki etkisini, öğrenme veya korkunun sona erme tarihini ve bunları doğrulayan delilleri birlikte göstermelidir.

Aşağıdaki Word örneği, sulh üzerine karar verilmesine yer olmadığı kararıyla sona eren, özel bir görev düzenlemesine tabi olmayan genel hukuk uyuşmazlığında açılacak ayrı iptal davası içindir. Dava konusu, mahkemenin önceki kararının genel bir itirazla kaldırılması değil, dosyada belirli tarihte yapılan sulh sözleşmesinin irade bozukluğu nedeniyle iptalidir. Görev, yetki ve önceki kararın hüküm sonucu, gerçek dosya üzerinden kontrol edilerek başvuru düzenlenir.

Mahkeme içi sulhun iptalinde irade bozukluğu, süre ve delil kontrolü
Sulh kaydı, irade bozukluğu ve TBK 39 başlangıcı birlikte belgelenir.

HMK 315 kapsamında iptal edilen işlem nedir?

HMK m.313, tarafların görülmekte olan davadaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek için mahkeme huzurunda yaptıkları sözleşmeyi düzenler. Tarafların serbestçe tasarruf edebildikleri uyuşmazlıklar bu kapsamdadır. Sulh, dava dışındaki konuları da içerebilir. Bu nedenle incelemeye yalnız önceki dava dilekçesinin talep sonucu alınmaz; protokolün hangi borçları, hangi dönemleri ve hangi tarafları kapsadığı ayrıca belirlenir.

İptal dilekçesinde protokol tarihi ile mahkemeye sunulma tarihi ayrı yazılır. Duruşmada sözlü sulh yapılmışsa ilgili oturumun tutanağı tanımlanır. Bir protokolün imzalanması, mahkemeye sunulması ve hüküm kurulması farklı kayıtlar üretir. Bu belgelerin aynı ek numarası altında karıştırılması, hangi beyanın iptalinin istendiğini belirsiz bırakır. İptal talebi, imzalı metni veya tutanaktaki sulh beyanını ve bunların kapsadığı uyuşmazlığı açıkça göstermelidir.

Sulhun temel yapısı için mahkeme içi sulh ve HMK 313–315 açıklaması okunabilir. Buradaki dilekçe, anlaşmanın kurulmasını değil, kurulmuş belirli bir sulhun irade bozukluğu nedeniyle geçerliliğinin yargısal olarak incelenmesini hedefler.

Önceki karar ile ayrı iptal davasını ayırmak

HMK m.315/1, sulhun ilgili davayı sona erdirdiğini ve kesin hüküm gibi sonuç doğurduğunu belirtir. Taraflar anlaşmaya göre karar verilmesini istemişse mahkeme sulh sözleşmesine göre karar verir. Böyle bir karar istenmemişse karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Dosyada bu iki sonuçtan hangisinin bulunduğu, gerekçeli kararın hüküm fıkrasından alınır; yalnız dosyanın sistemde kapalı görünmesi yeterli değildir.

Bu örnek, ikinci durumda sulh sözleşmesine yönelik ayrı iptal istemini düzenler. Önceki dosya; tutanak, protokol ve kararın getirtilmesi için tanımlanır. Yeni davanın esas numarasıyla önceki dosyanın esas numarası birbirinin yerine kullanılmaz. Dava açılması, önceki kararın kendiliğinden ortadan kalktığı, eski davanın otomatik olarak yeniden yürüdüğü veya icra işlemlerinin durduğu anlamına gelmez. Önceki hükme yönelik kanun yolu ve diğer usul yolları, o kararın niteliği ve dosyanın aşaması bakımından ayrıca değerlendirilir.

HMK’nın TBMM’deki madde gerekçesi, sulhun borçlar hukuku yönü bakımından ayrı iptal davasını açıklar. Gerekçede kullanılan tasarı madde numarası 319’dur; yürürlükteki karşılığı m.315’tir. Başvurunun hukuki dayanağı tasarı numarasıyla değil yürürlükteki maddeyle yazılır. Sulhun sonuçları ve iptalinin genel açıklaması, önceki kararın bu ayrımını anlamaya yardımcı olur.

Yanılma iddiasında hangi olgu anlatılır?

TBK m.30, sözleşmenin kurulmasındaki esaslı yanılmayı düzenler. Dilekçe, gerçek irade ile açıklanan irade arasındaki farkı belirtmelidir. TBK m.31’de sözleşmenin niteliği, konusu, kişi ve edim miktarıyla ilgili esaslı yanılma durumları gösterilir. Başvurucu, anlaşmayı hangi içerikte yaptığını düşündüğünü ve imzalı metinde bunun karşılığının ne olduğunu belgeye dayalı biçimde açıklamalıdır. Metindeki maddeler, sayfa ve paragraf numarasıyla karşılaştırılır.

Saikte yanılma TBK m.32’de ayrı düzenlenmiştir. Kişisel beklentinin gerçekleşmemesi ile sözleşmenin temeline ilişkin yanılma aynı değildir. İşlem temelinin yanılma olarak ileri sürülmesinde, kanundaki dürüstlük ve karşı tarafça bilinebilirlik koşulları gösterilmelidir. Basit hesap hatası ise TBK m.31 uyarınca sözleşmenin geçerliliğini ortadan kaldırmaz; düzeltilir. Bu nedenle hesap sütunundaki toplam farkı ile kabul edilen yükümlülüğün esasına ilişkin hata ayrı inceleme başlıklarıdır.

Yanılma açıklaması, “ne imzaladığımı bilmiyordum” cümlesiyle bırakılmaz. Önceki taslak, son metin, tarafların yazışmaları ve tutanak arasındaki somut fark gösterilir. Belgenin içeriği açıkken yalnız sonraki değerlendirme değişikliğinin ileri sürülmesi, başvurucunun iddia ettiği esaslı yanılmayı açıklamaz. TBK m.34’teki dürüstlük sınırı da göz önünde tutulur.

Aldatma iddiasının sulh kararına bağlantısı

TBK m.36, diğer tarafın aldatması sonucu kurulan sözleşmede yanılmanın esaslı olmasını aramadan bağlayıcılığı ele alır. Başvuruda yanıltıcı açıklamayı yapan kişi, açıklamanın zamanı, içeriği ve gerçek durum birlikte belirtilir. “Karşı taraf kötü niyetlidir” değerlendirmesi yerine, sulh yapılırken hangi bilgiye dayanıldığı ve bu bilginin neden gerçeğe aykırı olduğu belgelenir. Gerçeğin ne zaman ve hangi kayıtla öğrenildiği, süre bakımından ayrıca önem taşır.

Üçüncü kişinin aldatmasında aynı madde, karşı tarafın sözleşme kurulurken bunu bilmesi veya bilecek durumda olması koşulunu getirir. Bu nedenle üçüncü kişinin davranışı anlatıldıktan sonra sulhun diğer tarafıyla bağlantısı açıklanmalıdır. Başvurucunun sonradan elde ettiği bir belge, hem aldatmaya konu durumu hem öğrenme tarihini ispatlamak için kullanılacaksa belgenin bu iki işlevi ayrı yazılır.

Sulh görüşmelerinde kullanılan belge ile sonraki resmî kayıt yan yana konulur. Belge farklılığının anlaşma şartları üzerindeki etkisi açıklanır. Bir bilginin yanlış olması ile tarafın bu yanlış bilgi nedeniyle sulh beyanında bulunması, ayrı ispat konularıdır. Dilekçe bu bağlantıyı tarih sırasıyla kurmalı, dosyayla ilgisiz kişilik değerlendirmelerine geniş yer ayırmamalıdır.

Korkutma: ağır ve yakın tehlikenin somutlaştırılması

TBK m.37, diğer tarafın veya üçüncü kişinin korkutması sonucunda yapılan sözleşmeyi düzenler. TBK m.38’de kişinin kendisi veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın zarar tehlikesine inanmakta haklı olması aranır. Dilekçede tehdidin içeriği, muhatabı, zamanı ve sulh beyanına etkisi somutlaştırılır. Sert pazarlık, davayı kaybetme endişesi ve kanuni hakkın kullanılacağının söylenmesi bu koşullarla otomatik olarak özdeşleştirilmez.

Bir hakkın veya kanundan doğan yetkinin kullanılacağı yönündeki açıklamada, m.38’in aşırı menfaat ve zor durumdan yararlanma koşulları ayrıca incelenir. Kanuni ölçütler yerine yalnız başvurucunun kendisini baskı altında hissettiğini yazmak yeterli bir olgu düzeni sağlamaz. Anlatım, tehdit edilen hak ile bu tehdidin anlaşma sırasında neden etkili olduğunu ayrı ayrı göstermelidir.

Korkunun etkisinin sona erdiği tarih için de dayanak gösterilir. Tehdit mesajının tarihi, sulh tarihi ve etkinin sona ermesi aynı tarihte gerçekleşmek zorunda değildir. Bu üç kaydın tek tarihe indirilmesi TBK m.39 takibini yanlış kurar. Belgede yer almayan tehdit sözü, sağlık bulgusu veya ceza dosyası eklenmez.

TBK 39’daki bir yıllık süre nasıl izlenir?

TBK m.39’da bir yıllık dönem, yanılma veya aldatmanın öğrenilmesinden; korkutmada ise korkunun etkisinin ortadan kalkmasından başlar. İlgili kişi bu süre içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmez veya verdiğini geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır. Başlangıç, her dosyada sulh imzasının, önceki kararın tebliğinin veya kesinleşmesinin tarihi olarak alınamaz. Dilekçede kanuni başlangıç olgusu ve bunun belgesi ayrı başlıkta gösterilir.

Başvurudan önce gönderilmiş bağlı olmama bildirimi varsa metni, gönderim tarihi ve karşı tarafa ulaşma kaydı birlikte saklanır. Genel bir “haklarım saklıdır” cümlesi yerine hangi sulhla hangi nedenle bağlı olunmadığı anlaşılmalıdır. Bildirimin varlığı, mahkemede istenecek iptal hükmünün ve diğer taleplerin kapsamını kendiliğinden çözmez. Önceki bildirim ve yeni dava, aynı tarih çizelgesinde izlenir.

Mahkeme içi sulhun aşırı yararlanma nedeniyle iptali de HMK m.315/2’de yer alır. Ancak TBK m.28’deki koşullar ve süre düzeni, irade bozukluğuna ilişkin m.39 ile karıştırılmaz. Özellikle m.28’deki beş yıllık dış sınır, bu dilekçede m.39’a dayanan yanılma, aldatma veya korkutma iddiası için ek süre olarak kullanılmaz. Dava sebebi, gerçek olgulara göre seçilir.

Görevli mahkeme, yetki ve dava konusu

Görev, sulh sözcüğünden hareketle sulh hukuk mahkemesine verilmez. HMK m.2’deki genel görev kuralı, aksine düzenleme bulunmayan malvarlığı ve şahıs varlığı davaları için asliye hukuk mahkemesidir. Bu Word örneği, bu genel görev alanındaki uyuşmazlık için hazırlanmıştır. HMK m.4 kapsamındaki kira ve diğer özel görevli işler, bu başlıktaki asliye hukuk örneğine doğrudan aktarılmaz. Önceki dosyanın mahkemesi ve temel hukuki ilişkinin niteliği birlikte kontrol edilir.

HMK m.6 uyarınca genel yetki, davalının dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Özel ve kesin yetki düzenlemeleri ayrıca gözetilir. Önceki sulhun belirli bir şehirde yapılması, yeni davanın her durumda aynı yerde açılmasını zorunlu kılan bağımsız bir yetki kuralı olarak yazılmaz. Davalı, iptali istenen sözleşmenin ilgili karşı tarafıdır; mahkeme veya dosyayı işlemiş personel sözleşmenin tarafı olarak gösterilmez.

HMK m.119 kapsamındaki kimlik, adres, dava konusu ve talep sonucu tamamlanır. Malvarlığına ilişkin istemde dava konusu değer, iptali istenen anlaşma ve hukuki menfaat üzerinden belirlenir; sembolik tutar uydurulmaz. Başvuru harcı ve gider avansı, gerçek istem ve yürürlükteki tarifeyle hesaplanır. Bu içerik sabit bir harç veya avukatlık ücreti tutarı ilan etmez.

İspat yükü ve tanık anlatımının düzenlenmesi

HMK m.190’daki genel ispat yükü düzeni ile m.194’teki somutlaştırma yükü, her iddianın delille eşleştirilmesini gerektirir. Çizelgede olay, olayın sulh üzerindeki etkisi, belge veya tanık ve ilgili ek numarası ayrı sütunlarda tutulur. Bir tanık sulh öncesi görüşmeye katılmışsa bizzat duyduğu söz açıklanır; sonradan başvurucudan öğrendiği anlatım aynı nitelikte sunulmaz.

HMK m.203/1-ç, hukuki işlemlerde irade bozukluğu ve aşırı yararlanma iddiaları için tanıkla ispat istisnasını düzenler. İmzalı sulh metninin bulunması, bu iddialarda tanığı kategorik olarak dışlamaz. Buna karşılık tanık göstermek, anlatımın doğru kabul edileceği veya davanın kazanılacağı anlamına gelmez. Tanığın kimliği ve bildiği somut olay, delil listesinde belirtilir.

Elektronik yazışmalar tam bağlamıyla korunur. Mesajların önceki ve sonraki bölümlerini keserek yalnız elverişli cümleyi sunmak, belge bütünlüğünün değerlendirilmesini güçleştirir. Asıl kayıt korunur; tarih, muhatap ve kayıtla ilgili açıklama eklenir. HMK m.189/2 gereğince hukuka aykırı elde edilmiş delil dikkate alınamaz. Bu nedenle başkasının hesabına izinsiz erişme veya gerçekte bulunmayan kayıt üretme, delil toplama yöntemi değildir.

Başvurunun kapsamını gereksiz yere genişletmemek

İptal istenen sulhun tarihi, önceki dosyası ve uyuşmazlık kapsamı talep sonucunda tanımlanır. Ödeme iadesi, tazminat veya geçici koruma isteniyorsa bunların olguları, hukuki koşulları ve talep değerleri ayrıca açıklanmalıdır. Sadece sulhun iptalini isteyen örneğe, tutarı ve dayanağı belirsiz bir “bütün zararlarımın ödenmesi” cümlesi eklenmez. Sulh sözleşmesine ilişkin istem ile önceki mahkeme hükmüne yönelik başvuru, tek genel itiraz başlığında birleştirilmez.

Sulh protokolünün mahkemeye sunulması dilekçesi, geçerli anlaşmanın yargılamaya sunulmasına yöneliktir. İptal davasında bu metnin talep sonucu aynen kullanılamaz. Başvurucu anlaşmaya göre hüküm kurulmasını değil, belirtilen irade bozukluğu nedeniyle anlaşmanın iptalini istemektedir. Birbirine ters bu iki talep, yanlış dosyanın kopyalanmasıyla aynı dilekçede bırakılmamalıdır.

Mahkeme içi sulhun iptali dava dilekçesi örneği

Köşeli alanlar gerçek dosya bilgileriyle doldurulur. Aşağıdaki örnek, genel görev alanındaki ayrı iptal davasına yöneliktir. Başvurucu yalnız gerçekleşmiş irade bozukluğunu seçer; kullanılmayan açıklama alanları kaldırılır.

[YETKİLİ YER] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI: [Ad soyad, T.C. kimlik numarası, adres]
VEKİLİ: [Varsa ad soyad, adres]
DAVALI: [Sulhun ilgili karşı tarafının kimliği ve adresi]
DAVA KONUSU VE DEĞERİ: [Önceki mahkeme ve esas/karar numarası] dosyasındaki [tarih] sulhun [gerçek irade bozukluğu] nedeniyle iptali; [malvarlığına ilişkin istemin gerçek değeri].

AÇIKLAMALAR:
1. Taraflar arasındaki [temel hukuki ilişki ve uyuşmazlık] hakkında [mahkeme, esas ve karar numarası] dosyasında yargılama yapılmıştır. [Tarih] sulh [protokol/tutanak ve ilgili bölüm] ile kurulmuştur. [Tarih] kararda sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Bu kayıtların tamamının getirtilmesini istiyorum.

2. Sulh beyanımı etkileyen irade bozukluğu [yanılma, aldatma veya korkutmanın gerçek olguları] şeklinde gerçekleşmiştir. [Kişi, tarih, açıklama veya davranış] ile [sulhun ilgili maddesi] arasındaki bağlantı [gerçek açıklama]dır. Bu olgu [belge/tanık ve ek numarası] ile ispatlanacaktır. Dayanılan TBK hükmünün koşulları [somut olgu ve karşılığı] olarak açıklanmıştır.

3. [Yanılma/aldatma] olgusunu [tarih] tarihinde [belge ve öğrenme kaydı] ile öğrendim / korkunun etkisi [tarih] tarihinde [gerçek olgu ve dayanak] ile sona erdi. Sulhla bağlı olmadığımı [varsa gerçek bildirim tarihi ve karşı tarafa ulaşma kaydı] ile bildirdim. TBK m.39’daki başlangıç ve bir yıllık dönem yönünden ilgili kayıtlar eklenmiştir.

4. Bu davada iptalini istediğim işlem, yukarıda tanımlanan mahkeme içi sulh sözleşmesidir. Genel görev ve yetki dayanağı [HMK m.2 ve 6 kapsamında gerçek ilişki ve yerleşim yeri bilgisi]dir. Önceki dosya, sulh kayıtlarının ve kararın incelenmesi için belirtilmiştir.

DELİLLER: Önceki dava dosyası, sulh protokolü ve duruşma tutanağı, gerekçeli karar; [irade bozukluğunu gösteren numaralı belgeler]; [öğrenme/etkinin sona ermesi ve bildirim kayıtları]; [tanık kimlik ve adresleri, bildikleri somut olay]; olay–delil eşleştirme çizelgesi.

HUKUKİ SEBEPLER: HMK m.2, 6, 119, 190, 194, 203/1-ç ve 315/2; somut sebebe göre TBK m.30–34, 36 veya 37–38 ile m.39; yargılama giderleri bakımından HMK m.326.

SONUÇ VE TALEP: Açıklanan irade bozukluğu nedeniyle [önceki dosya ve tarih] ile tanımlanan sulh sözleşmesinin HMK m.315/2 uyarınca iptaline; belirtilen delillerin toplanmasına ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.

EKLER: [Numaralı belge listesi ve olay–delil çizelgesi]
Gerçek başvuru tarihi: [Gün/ay/yıl]
Davacı / vekili [Ad soyad]
[İmza]

Word dosyası ve başvuru öncesi son kontrol

Mahkeme içi sulhun iptali dava dilekçesi Word indir. İlk sayfa dilekçeyi, ikinci sayfa sulh–irade–süre–delil kontrolünü içerir. Belge sunulmadan önce eski dosyanın bilgileri ile yeni dava başlığı karşılaştırılır. Kullanılmayan irade bozukluğu seçenekleri silinir. Tanık ve belge listesi, açıklama paragraflarındaki ek numaralarıyla eşleştirilir. Gerçek tarih ve imza alanı doldurulur; sıradan Word metnine elektronik imza varmış gibi ifade eklenmez.

Sık sorulan sorular

Mahkeme içi sulh irade bozukluğuyla iptal edilir mi?

HMK m.315/2 bu istemi açıkça düzenler. Yanılma, aldatma veya korkutmanın somut olguları ve ilgili TBK koşulları delillerle ortaya konulur; sonuç mahkemenin incelemesine bağlıdır.

Bir yıl sulh tarihinden mi başlar?

TBK m.39, yanılma ve aldatmada öğrenmeyi; korkutmada etkinin sona ermesini esas alır. Sulh tarihi tek başına her dosyanın başlangıcı değildir.

Sulh yaptığım için sonradan pişman olmam yeterli mi?

Pişmanlık, kanuni irade bozukluğunu açıklamaz. Dilekçe, beyanı etkileyen gerçek olguyu ve anlaşmayla bağlantısını göstermelidir.

İmzalı protokole karşı tanık dinlenir mi?

HMK m.203/1-ç, irade bozukluğu iddiaları için tanıkla ispat istisnasını içerir. Tanık, bizzat bildiği olayla tanımlanır; beyanın ispat gücünü mahkeme değerlendirir.

İptal davası açınca eski dosya otomatik açılır mı?

Hayır. Dava açılması, eski kararın kendiliğinden kaldırılması veya icranın durması anlamına gelmez. Önceki hükmün niteliği ve başvuru yolları ayrıca incelenir.

Her sulh iptali davası sulh hukukta mı açılır?

Görev, anlaşmanın adından değil kanundan belirlenir. Bu örnek genel görevli asliye hukuk uyuşmazlığı içindir; özel görev düzenlemeleri ayrıca uygulanır.

Üçüncü kişinin aldatması da ileri sürülür mü?

TBK m.36 kapsamında karşı tarafın sözleşme kurulurken aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması koşulu açıklanmalıdır. Yalnız üçüncü kişinin davranışını anlatmak bu koşulu karşılamaz.

Basit toplama hatası tüm sulhu geçersiz kılar mı?

TBK m.31’e göre basit hesap yanlışı sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; düzeltilir. Esaslı yanılma iddiası, hesap düzeltmesinden ayrılır.

Aşırı yararlanmanın beş yılı bu davaya ek süre verir mi?

TBK m.28 ile m.39 farklı düzenlemelerdir. m.28’deki dış sınır, irade bozukluğu için m.39’da belirlenen döneme eklenmez.

Word çizelgesine hangi tarihler yazılır?

Sulh, karar, öğrenme veya korkunun sona ermesi, bağlı olmama bildirimi ve başvuru ayrı satırlara işlenir. Her tarih gerçek belge veya kayıtla eşleştirilir.

Resmî kaynaklar ve hukuki kapsam

Kaynak kontrolü: 9 Ekim 2026. Adalet Bakanlığının sunduğu HMK metni üzerinden m.2, 4, 6, 119, 190, 194, 203/1-ç, 313–315 ve 326; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının sunduğu TBK metni üzerinden m.28 ve 30–39 okunmuştur. Ayrı iptal davasının gerekçesi TBMM tutanağındaki tasarı m.319 gerekçesinde yer alır; kanundaki karşılığı HMK m.315’tir. Örnek, sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla sona eren genel hukuk uyuşmazlığındaki ayrı iptal istemini ele alır.

Yazar ve hukuki bilgilendirme

Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu sicil no 3472. İçerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut başvuru, gerçek sulh kaydı, önceki karar ve deliller üzerinden düzenlenir. Mersin merkezli olarak Türkiye genelindeki dosyalar için hukuki hizmet sunulur.

İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. Telefon: +90 552 224 43 66. WhatsApp iletişim.

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bu dilekçe örneği adına yayımlanan bilgilendirme içeriğidir. Örnek metin gerçek dosyanın olayları, delilleri ve güncel mevzuatı değerlendirilerek uyarlanmalıdır.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

Büro avukatı: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular inceleme ve anonimleştirme sonrasında herkese açık yayımlanabilir ve arama motorlarında görünebilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp