Hasar Tespitinden Önce Onarım Nedeniyle Sigorta Kesintisine İtiraz
Sigortalı işyerinde hasar tespitinden önce onarım yapılması, tek başına sigorta tazminatının tamamen reddedilmesini haklı kılmaz. TTK m.1471, hasarın sebebinin veya zarar miktarının belirlenmesini güçleştiren ya da engelleyen değişiklikleri düzenler; sigortacının onayıyla veya zararı azaltma amacıyla yapılan değişiklikleri ayırır. İndirim için kusurlu ihlal ile zarar arasında illiyet de bulunmalıdır.
Bu nedenle itiraz dosyasının konusu sadece onarımın yapılıp yapılmadığı değildir. Hangi delilin kaybolduğu, müdahalenin amacı, sigortacının verdiği onay, kalan teknik veriler ve uygulanan kesintinin kusurla ilişkisi ayrı incelenir. Kanunun bu şartlarını atlayan genel ret gerekçesine, belge ve madde temelli cevap hazırlanmalıdır.

TTK 1471 hangi değişikliği yasaklar?
TTK m.1471/1’in konusu, hasar saptanmadan önce hasar yerinde veya malda yapılan her değişiklik değildir. Yasak, hasarın nedeninin veya zarar miktarının belirlenmesini güçleştiren ya da engelleyen değişikliğe yöneliktir. Bu nedenle değişikliğin varlığı ile incelemeye etkisi ayrı ortaya konulmalıdır. Sırf işyerinde çalışma yapılmış olması, kanundaki bütün şartları karşılamaz.
Onarım sırasında arızalı parçanın atılması, hasarlı bölgenin sökülmesi veya olay yerinin bütünüyle değiştirilmesi, teknik incelemenin hangi yönünü etkilediği bakımından değerlendirilir. Buna karşılık değişiklik yapılmış olsa da önceki durumu açıklayan yeterli kayıtların bulunması, delil incelemesinde önem taşır. Kanun, fiziksel müdahaleyi soyut olarak cezalandırmak yerine hasarın anlaşılmasını korur.
Madde özellikle hasarın saptanmasından önceki dönemi düzenler. Bununla birlikte tespitin tamamlandığı söylenirken hangi konuda incelemenin bittiği açıklanmalıdır. Sigortacı temsilcisinin sahaya bir kez gelmesi, her dosyada sebep ve miktar incelemesinin tamamen sonuçlandığını göstermez. İnceleme tutanağı, tamamlanan işlemler ve istenen ek çalışmalar birlikte değerlendirilir.
Sigortacının onayı ve zararı azaltma amacı
TTK m.1471/1 iki ayrı istisna tanır: Değişiklik sigortacının onayıyla yapılmışsa veya zararı azaltma amacı taşıyorsa yasak kapsamında değerlendirilmez. Kanunda bu koşulların birlikte bulunması aranmaz. Dolayısıyla zararın büyümesini önleyen müdahalede mutlaka önceden sigortacı izni alınmış olması gerektiği biçiminde sınırsız bir kural kurulamaz.
Onaya dayanılıyorsa hangi müdahaleye izin verildiği gösterilmelidir. Geçici koruma önlemine verilen onay, bütün hasarlı yapının kaldırılmasıyla aynı kapsamda değildir. Yazışmanın tarihi, muhatabı ve ekli teknik açıklama bu sınırı belirler. Onay sözlü olarak iletilmişse görüşmenin içeriğini doğrulayan kayıt ve takip yazışmaları ayrıca önem kazanır.
Zararı azaltma amacına dayanılıyorsa müdahalenin hangi ek zararı önlemek için yapıldığı açıklanmalıdır. Aciliyetin nedenleri, teknik personelin gözlemleri ve çalışma öncesi durum belgelenir. İşyerini yenileme isteği ile mevcut zararın büyümesini önleme ihtiyacı aynı amaç değildir. Her iki iş aynı süreçte yapılmışsa, koruma için gerekli müdahale ile tercihe bağlı yenileme ayrı gösterilmelidir.
Delili korumak ile zararı azaltmak nasıl birlikte yürür?
TTK m.1448, riziko gerçekleştiğinde veya gerçekleşme ihtimali yüksek olduğunda zararı önleme, azaltma ve artmasını engelleme yönünde imkânlar ölçüsünde önlem alınmasını ister. Bu hüküm ile m.1471 birlikte uygulanır. Sigorta ettiren, ek zararı önlemek için gerekli müdahaleyi yaparken hasarın sebebi ve miktarı hakkında elde edilebilen delilleri de korumalıdır.
Uygulanabilir yöntem, gerekli müdahale ile o müdahalenin belgelenmesini birlikte planlamaktır. Güvenli biçimde alınabilen fotoğraflar, çalışma emri, servis tespiti, değiştirilen parça listesi ve zaman kayıtları aynı dosyada tutulur. Can güvenliğini ilgilendiren müdahaleler için uzman ve yetkili birimlerin işlemleri esas alınır; sigorta incelemesi gerekçesiyle tehlikeli durumun sürdürülmesi hedeflenmez.
Makul önlem giderleri ve avans istemi, TTK m.1448 kapsamında zararı azaltma yükümlülüğü çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Bu yazının odağı ise müdahale sonrasında yöneltilen m.1471 kesintisinin şartlarıdır. Giderin karşılanması ile tazminattan kesinti yapılmasının dayanağı aynı hesapta belirsiz bırakılmamalıdır.
Onayın muhatabı ve kapsamı nasıl doğrulanır?
Hasar sürecinde sigorta şirketi, acente, eksper ve servis işletmesi farklı roller üstlenir. Bunlardan birinin verdiği teknik görüşün mutlaka sigortacı adına bütün müdahalelere izin anlamı taşıdığı varsayılmamalıdır. Onaya dayanan taraf, açıklamayı yapan kişinin sıfatını, hangi işlem için yetkili olduğunu ve sigortacıyla bağlantısını belgelemelidir. Görüşmenin ardından yapılan yazılı teyit, kapsam tartışmasının somut bir metin üzerinden yürütülmesini sağlar.
Onay belgesinde sadece onarıma başlanabilir denilmişse, ekli teklif veya iş tanımı da saklanmalıdır. Çünkü izin verilen işin sınırı bu eklerde gösterilmiş olabilir. Sonradan ilave söküm yapılmışsa, ilk onayın bunu da içerdiği peşinen kabul edilmez. İlave işlemin ayrı zararı azaltma amacı taşıyıp taşımadığı ayrıca açıklanır. Böylece sigortacı onayı ile acil müdahale gerekçesi aynı cümle içinde belirsiz bırakılmaz.
Tazminat indirimi için kusur ve illiyet şartları
TTK m.1471/2, yükümlülüğün kusurlu ihlalinde ve ihlal ile zarar arasında illiyet bulunması şartıyla kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılmasını düzenler. İnceleme üç aşamalıdır: Önce yükümlülük ihlali, sonra kusur ve illiyet, son olarak indirimin kusurun ağırlığıyla ilişkisi değerlendirilir. Bu aşamalardan birinin atlanması hukuki gerekçeyi eksik bırakır.
Sigortacı onarım yapıldığı için ödeme yok diyorsa, cevabın hangi kanuni unsura dayandığı sorulmalıdır. Hasarın nedeni artık belirlenemiyor mu, miktarı mı saptanamıyor, yoksa yalnızca yeniden inceleme ihtiyacı mı doğdu? Kalan deliller hangi soruya cevap veriyor? Ret veya indirim yazısının bu konuları açıklaması, uyuşmazlığın teknik ve hukuki sınırlarını ortaya koyar.
Kanunda bütün onarımlar için önceden belirlenmiş sabit bir kesinti oranı bulunmaz. İndirim kusurun ağırlığına bağlanmıştır. Bu nedenle yalnızca standart bir yüzde yazılması, o yüzdeliğin neden uygulanacağını açıklamaz. İtirazda müdahalenin gerekçesi, korunmuş deliller ve sigortacının hangi incelemeyi gerçekleştirebildiği gösterilerek kesintinin dayanağı tartışılır.
Poliçede otomatik hak kaybı yazıyorsa ne olur?
TTK m.1486/3, m.1471/2’nin sigortalı aleyhine değiştirilemeyeceğini düzenler; değiştirilmişse kanun hükümleri uygulanır. Bu nedenle poliçedeki bir kayıt, kusur ve illiyet incelemesini kaldırıp her fiziksel müdahaleye otomatik tazminat kaybı bağladığı ölçüde bu korumayla karşılaştırılmalıdır. Sözleşmenin imzalanmış olması emredici korumayı ortadan kaldırmaz.
Bununla birlikte koruyucu hüküm, hasarın gerçekten teminat kapsamında bulunduğunu veya talep edilen bütün zarar kalemlerinin ispatlandığını kendiliğinden kabul ettirmez. M.1471 kesintisine karşı çıkılması ile teminat ve zarar miktarının ortaya konulması ayrı görevlerdir. Sigortalı bu ayrımı yaparak hem olayın poliçeye girdiğini hem de kesinti koşullarının gerçekleşmediğini açıklamalıdır.
Sigortacı bir yandan teminat dışı olay, diğer yandan delili zorlaştıran değişiklik gerekçesi ileri sürüyorsa iki savunma ayrı cevaplanır. TTK m.1409/2, sözleşmede öngörülen rizikolardan birinin veya bazılarının teminat dışında kaldığını ispat yükünü sigortacıya yükler. Bu özel hüküm, m.1471’in kusur ve illiyet koşullarıyla karıştırılmamalıdır.
Onarım öncesi durum hangi belgelerle gösterilir?
HMK m.199 fotoğraf, görüntü, ses kaydı ve elektronik verileri belge kapsamında sayar. Ancak belgelerin varlığı kadar neyi gösterdikleri önemlidir. Genel alan fotoğrafı ile hasarlı parçanın teknik ayrıntısını gösteren görüntü farklı işlev taşır. Dosyada varlığın kimliği, konumu, önceki durumu ve müdahale sırası birbirine bağlanmalıdır.
Fotoğraf ve videoların asılları korunmalı, yalnızca mesajlaşma uygulamasında küçültülmüş kopyalarla yetinilmemelidir. Dosyaların tarih bilgisi, hangi cihaz veya kişi tarafından üretildiği ve nerede çekildiği açıklanmalıdır. Bu düzen, görüntünün tek başına kesin delil olduğu iddiasına dayanmaz; belgenin diğer teknik kayıtlarla birlikte değerlendirilmesini kolaylaştırır.
Servis formunda sadece onarıldı yazması, arızanın nedenini ve müdahalenin zorunluluğunu açıklamaz. Sökülen parçanın tanımı, yapılan ölçüm, görülen hasar, alınan önlem ve çalışma zamanı ayrı belirtilmelidir. Fatura gideri gösterir; teknik nedenin ve aciliyetin açıklanması için servis tespitine veya başka uygun teknik belgeye ihtiyaç vardır.
HMK kapsamında delil tespiti ne zaman istenir?
HMK m.400, ileride açılacak davada veya görülmekte olan davada henüz inceleme sırası gelmemiş vakıalar için keşif, bilirkişi incelemesi ve tanık dinlenmesi gibi işlemlerle delil tespiti istenmesine imkân verir. Hukuki yarar aranır. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında delilin hemen tespit edilmezse kaybolması veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması ihtimali hukuki yarar bakımından esas alınır.
Hasarlı yerin onarılması gerekiyorsa, başvuruda hangi teknik bulgunun onarım nedeniyle ortadan kalkacağı açıklanmalıdır. Sadece ileride dava açılacak olması bütün tespit talepleri için yeterli gerekçe değildir. Hasarın sebebi, sökülecek parça, değişecek alan ve cevaplanması gereken teknik sorular somutlaştırılır. Böylece talebin konusu genel bir zarar dosyası incelemesi olmaktan çıkar.
HMK m.401’e göre dava açılmadan önce esas davaya bakacak mahkemeden veya üzerinde keşif ya da bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu yer sulh mahkemesinden tespit istenir. Dava açıldıktan sonra ise tespit talebi hakkında yalnızca davanın görülmekte olduğu mahkeme görevli ve yetkilidir. Bu ayrım, işyeri ile şirket merkezinin farklı şehirlerde olduğu dosyalarda özellikle önemlidir.
Acele delil tespiti ve karşı tarafın katılımı
HMK m.402 uyarınca tespit dilekçesinde vakıa, bilirkişiye veya tanıklara sorulacak sorular, delilin kaybolma yahut gösterilmesinin zorlaşma sebepleri ve karşı taraf bilgileri yer alır. Mahkemenin belirlediği gider avansı yatırılmadan sonraki işlemler yapılmaz. Talebin teknik açıdan açık hazırlanması, müdahale öncesi neyin kayda geçirileceğini de belirler.
HMK m.403, hakların korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde karşı tarafa önceden tebligat yapılmadan tespiti düzenler. Bu usul her hasar başvurusunda otomatik uygulanmaz; zorunluluk açıklanmalıdır. Tespit sonrasında dilekçe, karar, tutanak ve varsa bilirkişi raporu diğer tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf tebliğden itibaren bir hafta içinde tespit kararına itiraz edebilir.
Mahkemece tespit yapılması, sigorta şirketinin ödeme borcu hakkında peşinen kesin hüküm kurulması değildir. HMK m.405 uyarınca tespit dosyası asıl dava dosyasının eki olur; taraflar tutanak ve raporlara dayanır. Teknik bulguların korunması ile sigorta tazminatına hak kazanılması bu nedenle birbirinden ayrılmalıdır.
Bilirkişiye hangi teknik sorular yöneltilmeli?
HMK m.266 teknik veya özel bilgi gerektiren konularda bilirkişi görüşü alınmasını düzenler. Hukuki yorum hâkimin görevidir. Bu nedenle bilirkişiden doğrudan sigortacı haksızdır biçiminde hukuki sonuç istemek yerine, onarımın hasar nedeninin saptanmasına etkisi, mevcut kayıtların yeterliliği ve müdahalenin teknik gerekliliği sorulmalıdır.
- Hasarın kaynağını açıklayan hangi fiziksel bulgular müdahale öncesinde mevcuttu?
- Yapılan işlem bu bulguların hangisini değiştirdi veya ortadan kaldırdı?
- Korunan parçalar, görüntüler ve ölçümler aynı teknik sorulara cevap veriyor mu?
- Müdahale geciktirilseydi hangi ek zarar tehlikesi vardı ve bu değerlendirme hangi veriye dayanıyor?
- Onarım bedelinin hangi kısmı mevcut hasara, hangi kısmı başka yenilemelere ilişkindir?
HMK m.282 gereğince hâkim bilirkişinin görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Bu sebeple teknik raporun bulunması, sözleşme ve yazışmaların dosyadan çıkarılmasını gerektirmez. Teknik değerlendirme, poliçedeki teminat tanımı ve kanuni indirim koşullarıyla birlikte ele alınır.
Kesintiye itirazın omurgası nasıl kurulmalı?
İtiraz yazısında önce sigortacının karar tarihi, hasar dosyası ve kesilen kalemler belirtilir. Sonra müdahale kronolojisi açıklanır: Hasar ne zaman öğrenildi, kime bildirildi, hangi onay alındı, hangi işlem hangi amaçla yapıldı? Kronolojinin her satırı ilgili belgeyle eşleştirilmelidir. Uzun fakat dayanağı gösterilmeyen anlatım, somut teknik boşluğu gidermez.
Ardından m.1471’in unsurları ayrı cevaplanır. Değişiklik incelemeyi güçleştirmediyse kalan deliller gösterilir. Onay varsa kapsamı açıklanır. Zararı azaltma amacı varsa teknik zorunluluk belgelenir. Sigortacı yine indirim ileri sürüyorsa kusur, illiyet ve oran gerekçesi tartışılır. M.1486/3’e aykırı sözleşme kaydı bulunması hâlinde koruyucu hüküm ayrıca belirtilir.
İtiraz sonucu istenen işlem açık olmalıdır: Kesintinin kaldırılması, gerekçeli yeniden değerlendirme, belirli belgelerin incelenmesi veya eksik ödemenin yapılması. Hasarın tamamı için onarım bedeli talep ediliyorsa, iyileştirme ve başka işlere ilişkin faturalar ayrılır. Böylece delil koruma tartışması, zarar hesabının doğruluğunu gölgeleyen genel bir başlığa dönüşmez.
Kesinti yazısına eklenecek karşılaştırma çizelgesi
İtirazın ekinde kısa bir karşılaştırma hazırlanması, teknik uyuşmazlığın sınırlarını gösterir. İlk sütuna sigortacının kaybolduğunu ileri sürdüğü bulgu, ikinci sütuna o bulguyu açıklayan mevcut kayıt, üçüncü sütuna müdahalenin sebebi yazılır. Son sütunda hangi sorunun hâlâ inceleme gerektirdiği belirtilir. Bilinmeyen bir teknik husus, dosyayı güçlü göstermek için kesinmiş gibi doldurulmamalıdır.
Bu çizelge, bilirkişi raporunun yerine geçmez. Amacı sigortacıdan veya mahkemeden hangi somut incelemenin istendiğini açıklaştırmaktır. Özellikle aynı onarımda birden fazla hasarlı alan bulunuyorsa, bir alandaki delil eksikliğinin tüm zarar kalemlerine etkisi ayrı tartışılmalıdır. Her kalemin miktarı, teknik dayanağı ve kesinti gerekçesi ayrı gösterildiğinde toplu ret ile belirli kaleme ilişkin uyuşmazlık birbirinden ayrılır.
Tespit giderleri ile ödeme takvimi
TTK m.1426, rizikonun veya ödeme borcunun kapsamını belirlemek amacıyla yapılan makul giderlerin sonuç vermese de karşılanmasını düzenler; eksik sigortada m.1462 kıyasen uygulanır. Bu konuda hasar tespiti için yapılan makul giderler ayrıca incelenmelidir. Her rapor veya danışmanlık gideri otomatik olarak bu kapsama girmez; amacı ve makul niteliği gösterilir.
Kesinti itirazı devam ederken TTK m.1427 kapsamında ödeme borcunun muacceliyeti ve TTK m.1420 kapsamında zamanaşımı ayrıca izlenir. Delil tespiti, hasar ihbarı ve sigortacıya itiraz birbirinden farklı işlemlerdir. Bunların her birinin süreye etkisi kendi kanuni şartlarıyla değerlendirilmeden dosya beklemeye bırakılmamalıdır.
Sık sorulan sorular
Eksper gelmeden onarım yapmak tazminatı tamamen kaldırır mı?
Tek başına kaldırmaz. TTK m.1471 incelemeyi güçleştiren veya engelleyen değişikliği düzenler. Sigortacı onayı ve zararı azaltma amacı istisnadır. İndirim bakımından kusurlu ihlal, zarar ile illiyet ve kusurun ağırlığı değerlendirilir.
Zararı azaltmak için yapılan müdahalede mutlaka sigortacı onayı gerekir mi?
TTK m.1471/1 onayı ve zararı azaltma amacını ayrı istisnalar olarak düzenler. Zararı azaltma amacıyla yapılan işlem için iki şartın birlikte gerçekleşmesi aranmaz. Müdahalenin gerçek amacı ve gerekliliği belgelenmelidir.
Sigortacı kesinti için sabit bir yüzde uygulayabilir mi?
Kanun bütün değişiklikler için sabit oran belirlemez. TTK m.1471/2 indirimi kusurun ağırlığına bağlar ve illiyet arar. İleri sürülen oranın somut ihlal ve kusurla ilişkisi açıklanmalıdır.
Poliçede izinsiz onarımda ödeme yapılmaz yazıyorsa sonuç değişir mi?
TTK m.1486/3, m.1471/2’nin sigortalı aleyhine değiştirilmesini engeller. Kusur ve illiyet koşullarını kaldıran otomatik hak kaybı kaydı bu hükümle karşılaştırılır; aykırı değişiklik yerine kanun uygulanır.
Fotoğraf çekmek bütün delil sorunlarını çözer mi?
Hayır. Fotoğraf HMK m.199 kapsamında belgedir; fakat hasarın nedeni ve miktarını hangi ölçüde açıkladığı değerlendirilir. Teknik rapor, parça bilgisi, ölçüm ve zaman kayıtlarıyla birlikte korunması gerekir.
Onarım öncesi mahkemeden delil tespiti istenebilir mi?
HMK m.400 koşulları varsa istenir. Delilin onarım nedeniyle kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı açıklanmalıdır. Hukuki yarar ve tespiti istenen somut vakıa dilekçede gösterilir.
Dava açılmadan tespit hangi mahkemeden istenir?
HMK m.401 uyarınca esas davaya bakacak mahkemeden veya inceleme yapılacak şeyin bulunduğu yer sulh mahkemesinden istenir. Dava açıldıktan sonra tespit için yalnızca davanın görüldüğü mahkeme görevli ve yetkilidir.
Acele tespit karşı tarafa haber verilmeden yapılır mı?
HMK m.403, hakların korunması bakımından zorunluluk varsa önceden tebligat yapılmadan tespiti düzenler. Sonrasında belgeler karşı tarafa tebliğ edilir; karşı taraf tebliğden itibaren bir hafta içinde tespit kararına itiraz edebilir.
Delil tespiti raporu sigortacıyı kesin olarak ödemeye zorlar mı?
Tespit raporu ödeme hakkında kesin hüküm değildir. HMK m.405 gereğince asıl dava dosyasına eklenir ve taraflar ona dayanır. Hâkim, bilirkişi görüşünü m.282 uyarınca diğer delillerle birlikte değerlendirir.
Onarım faturası acil müdahale gerektiğini ispatlar mı?
Fatura gideri ve yapılan işi açıklamaya yarar; aciliyeti tek başına her dosyada ortaya koymaz. Teknik durum, ek zarar tehlikesi, müdahale zamanı ve alınan önlemin amacı ayrıca belgelenmelidir.
İstanbul ve Mersin işyeri hasarlarında dosyanın düzenlenmesi
İşyeri Mersin’de, şirket yönetimi veya sigorta yazışmalarını yürüten birim İstanbul’da bulunuyorsa, sahadaki müdahale bilgileri merkezdeki hasar dosyasına zamanında aktarılmalıdır. İncelemeye poliçe, ret veya kesinti yazısı, onarım öncesi görüntüler, teknik tutanaklar ve sigortacı onayı birlikte sunulmalıdır. Delil tespiti gereği değerlendirilirken hasarlı yerin bulunduğu konum ve dava açılıp açılmadığı HMK m.401 çerçevesinde ele alınır. Yerel bir uygulama varsayılmadan, kanundaki görev ve yetki ayrımı üzerinden hareket edilir.
Kanun maddeleri ve resmî kaynaklar
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — resmî güncel UYAP metni: [‘1409’, ‘1420’, ‘1426’, ‘1427’, ‘1448’, ‘1471’, ‘1486’]
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — resmî güncel UYAP metni: [‘199’, ‘266’, ‘282’, ‘400’, ‘401’, ‘402’, ‘403’, ‘405’]
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
