B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Sigorta Tazminatı Ne Zaman Muaccel Olur? TTK 1427 ve 45 Gün Kuralı

Kısa ve net cevap: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1427 uyarınca sigorta tazminatı veya sigorta bedeli, rizikonun gerçekleşmesinden ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının araştırmaları bitince muaccel olur. Kanun ayrıca kesin bir üst sınır koyar: TTK m.1446 kapsamındaki riziko ihbarından itibaren zarar sigortalarında her hâlde 45 gün, can sigortalarında 15 gün sonunda alacak muaccel olur. Sigortacıya yüklenemeyen kusur nedeniyle inceleme gecikmişse süre işlemez. Borç muaccel olduğunda sigortacı ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.

Sigorta tazminatı dosyasında muacceliyet ve ödeme süresinin incelenmesi
Photo by Vlad Deep on Unsplash

Sigorta uyuşmazlıklarında en kritik sorulardan biri, sigorta şirketinin ödeme borcunun hangi tarihte istenebilir hâle geldiğidir. Bu tarih yalnızca ödeme takvimi bakımından önemli değildir. Temerrüt, faiz, dava ve tahkim başvurusunun hukuki çerçevesi de muacceliyet anına bağlanır. Bu nedenle sigortalının yalnızca hasarın meydana geldiği tarihi değil; hasar ihbarının ne zaman yapıldığını, hangi belgelerin ne zaman sunulduğunu ve sigortacının araştırmasının ne zaman tamamlandığını belgeleyebilmesi gerekir.

Sigorta Tazminatında Muacceliyet Ne Demektir?

Muacceliyet, borcun alacaklı tarafından talep edilebilir ve borçlu tarafından yerine getirilmesi gereken aşamaya gelmesidir. Sigorta sözleşmesinde rizikonun gerçekleşmesi tek başına her durumda aynı anda ödeme zorunluluğunu doğurmaz. Sigortacının rizikonun kapsamını, teminat içindeki zarar miktarını ve gerekli belgeleri incelemesi gerekir. TTK m.1427 bu incelemeyi sınırsız bırakmamış; hem araştırmaların bitmesine bağlı bir kural hem de belirli sürelerden oluşan kanuni üst sınırlar kurmuştur.

Maddenin birinci fıkrasına göre aynen tazmine ilişkin bir sözleşme yoksa sigorta tazminatı nakden ödenir. İkinci fıkra ise asıl zaman kuralını getirir. Riziko gerçekleşecek, rizikoyla ilgili belgeler sigortacıya verilecek, sigortacı edimine ilişkin araştırmasını tamamlayacaktır. Araştırma daha erken tamamlanırsa alacak daha erken muaccel olur. Sigortacı araştırmayı sürdürdüğünü söyleyerek kanundaki azami süreleri keyfî biçimde uzatamaz.

TTK 1427’deki 45 Günlük Süre Nasıl Hesaplanır?

Zarar sigortalarında kanuni üst sınır, TTK m.1446 uyarınca yapılan riziko ihbarından itibaren 45 gündür. Buradaki başlangıç noktası, sıradan bir telefon görüşmesi veya hasarın meydana geldiği gün değil; rizikonun sigortacıya bildirildiği tarihtir. Yazılı veya elektronik başvurunun sigortacıya ulaştığını gösteren kayıt bu yüzden önemlidir. Hasar dosya numarası, e-posta teslim kaydı, başvuru formu, KEP kaydı veya sigorta şirketinin sistemde oluşturduğu ihbar kaydı saklanmalıdır.

Kanunun ifadesi ‘her hâlde’ 45 gün olduğundan, sigortacı araştırmasını 45 günden önce bitirmişse muacceliyet için 45 günün sonunu beklemek gerekmez. Örneğin inceleme 18. günde tamamlanmış ve tazminat miktarı belirlenmişse borcun 45. günde doğacağını söylemek doğru değildir. Araştırmanın bittiği anda ödeme borcu muaccel hâle gelir. Buna karşılık araştırma sonuçlanmamışsa normal koşullarda 45 günlük kanuni sınır devreye girer.

TTK m.1427/2, sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmişse sürenin işlemeyeceğini de açıkça düzenler. Bu istisna soyut bir ‘dosya inceleniyor’ cümlesi değildir. Gecikmenin sigortacıya yüklenemeyen bir nedenle bağlantısının bulunması gerekir. Sigortalının istenen ve zararın belirlenmesi için gerçekten gerekli bir belgeyi sunmaması buna örnek oluşturabilir. Buna karşılık sigortacının kendi iç organizasyonundaki yavaşlık, personel eksikliği veya dosyayı sırada bekletmesi kanuni süreyi kendiliğinden durduran bir neden değildir.

Can Sigortalarında Süre Neden 15 Gündür?

TTK m.1427/2, can sigortaları bakımından 45 günlük genel sınır yerine 15 günlük özel süre öngörür. Hayat sigortası gibi can sigortalarında riziko ihbarından itibaren araştırma daha önce biterse yine daha erken muacceliyet doğar; bitmezse kanunda belirtilen koşullarla 15 günlük üst sınır uygulanır. Bu ayrım, sigorta türünün doğru belirlenmesini zorunlu kılar. Poliçenin adına bakarak değil, sözleşmenin hukuki niteliğine göre değerlendirme yapılmalıdır.

Ölüm nedeniyle hayat sigortası bedelinin talep edildiği bir dosyada lehtarın kim olduğu, ölüm belgesi ve poliçe kapsamı incelenir. Sitemizdeki hayat sigortasında lehtar ve mirasçı ayrımı rehberi, ödeme alacaklısının belirlenmesi açısından ayrıca incelenebilir.

Araştırma Üç Ayda Bitmezse En Az %50 Avans Kuralı

TTK m.1427/3, sigortalının uzun süre tamamen ödemesiz bırakılmasını önleyen ayrı bir mekanizma kurar. Araştırmalar riziko ihbarından başlayarak üç ay içinde tamamlanamamışsa sigortacı, tazminattan veya sigorta bedelinden mahsup edilmek üzere avans ödemek zorundadır. Avans miktarı, tarafların mutabakatı veya uyuşmazlık varsa mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucunda süratle tespit edilecek hasar miktarının veya bedelin en az yüzde ellisidir.

Bu hüküm ‘sigortacı isterse avans öder’ anlamına gelmez. Kanunda koşulları oluştuğunda bir ödeme yükümlülüğü kurulmuştur. Ayrıca avans nihai tazminattan bağımsız ikinci bir kazanç değildir; nihai ödeme yapılırken mahsup edilir. Sigortalı, üç aylık sürenin başlangıcını gösterebilmek için riziko ihbar tarihini ve başvuru kayıtlarını muhafaza etmelidir.

Hasarın miktarı tamamen tartışmalı olsa bile avans kurumunun amacı, araştırmanın uzaması nedeniyle sigortalının bütün ekonomik yükü tek başına taşımasını önlemektir. Bununla birlikte ön ekspertiz veya taraf mutabakatı ile tespit edilecek hasar miktarının esas alınması gerekir. Bu nedenle ‘poliçe limiti üzerinden otomatik %50’ şeklinde bir hesaplama kanun metnini doğru yansıtmaz.

Sigortacı Ne Zaman Temerrüde Düşer?

TTK m.1427/4 son derece nettir: borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer. Başka bir ifadeyle muacceliyet gerçekleştikten sonra sigortalının ayrıca ‘sizi temerrüde düşürüyorum’ içerikli ikinci bir ihtar çekmesi kanunun aradığı zorunlu bir şart değildir. Temerrüt tarihi özellikle faiz hesabında önem taşır.

Maddenin beşinci fıkrası da sigortacının temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme hükümlerini geçersiz sayar. Poliçede ‘şirket gecikme faizi ödemez’ benzeri bir kayıt bulunması kanunun emredici sonucunu ortadan kaldırmaz. Ancak hangi faiz türünün uygulanacağı ve oranı, somut sözleşmenin niteliğine, tarafların sıfatına ve uyuşmazlığın ticari olup olmadığına göre ayrıca belirlenir. Bu nedenle muacceliyet tarihi ile faiz türü birbirinden ayrı hukuki sorulardır.

Sigorta Şirketi Belge Eksikliğini İleri Sürerse

TTK m.1427/2, rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesini muacceliyet sisteminin unsurlarından biri olarak düzenler. Fakat bu ifade, sigortacıya sınırsız biçimde yeni belge isteme yetkisi vermez. Talep edilen belgenin rizikonun veya tazminatın kapsamının belirlenmesiyle bağlantılı olması gerekir. TTK m.1447 de sigorta ettirenin sözleşme uyarınca veya sigortacının istemi üzerine, rizikonun ve tazminatın kapsamının belirlenmesinde gerekli ve kendisinden beklenebilecek bilgi ve belgeleri makul süre içinde sağlama yükümlülüğünü düzenler.

Sigortalı açısından doğru yöntem, her belge teslimini kayıt altına almaktır. E-postayla gönderilen belgenin tarihini, sigorta şirketinin portalına yüklenen dosyanın onay ekranını ve fiziki teslim yapıldıysa alındı kaydını saklamak gerekir. Eksik olduğu söylenen belge daha önce sunulmuşsa bu kayıt uyuşmazlığın merkezine yerleşir.

45 Gün Dolmadan Dava veya Tahkim Başvurusu Yapılır mı?

Muaccel olmayan bir alacak bakımından doğrudan tazminat isteminin zamanı ile sigorta şirketine başvuru zorunlulukları aynı şey değildir. Özellikle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu kapsamındaki Sigorta Tahkim Komisyonu başvurularında özel başvuru şartları vardır. Bu nedenle yalnızca ’45 gün doldu’ ölçütüyle tahkim başvurusu yapılması doğru değildir. Önce ilgili sigorta türüne özgü başvuru şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmelidir. Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru rehberi bu aşamayı ayrıca açıklar.

Sigorta Şirketinin Kısmi Ödeme Yapması Süreyi Sona Erdirir mi?

Kısmi ödeme, sigortacının dosyada belirli bir miktarı kabul ettiğini gösterebilir; ancak kalan tazminat talebinin hukuki durumunu otomatik olarak sona erdirmez. Kısmi ödemenin ‘ibraname’, ‘nihai ödeme’ veya ‘avans’ niteliğinde olup olmadığı belgenin içeriğine göre değerlendirilir. TTK m.1427/3 kapsamındaki avans zaten nihai tazminattan mahsup edilmek üzere ödenir. Bu nedenle ödeme belgesindeki açıklama ile sigortalının imzaladığı metin dikkatle incelenmelidir.

Muacceliyet İçin Pratik Dosya Kontrolü

  1. Poliçeyi ve teminat kapsamını belirleyin.
  2. Rizikonun gerçekleştiği tarihi kayıt altına alın.
  3. TTK m.1446 kapsamındaki ihbarın sigortacıya ulaştığı tarihi kesinleştirin.
  4. Sigortacının istediği, zararın belirlenmesiyle bağlantılı belgeleri teslim edin.
  5. Her belge tesliminin kanıtını saklayın.
  6. Araştırmanın tamamlandığını gösteren yazı veya teklif varsa tarihini kaydedin.
  7. Zarar sigortasında 45 gün, can sigortasında 15 günlük sınırı ayrı hesaplayın.
  8. İnceleme üç ayı aşıyorsa TTK m.1427/3 kapsamındaki avans hakkını değerlendirin.
  9. Muacceliyet tarihinden sonra temerrüt ve faiz hesabını yapın.
  10. Red veya eksik ödeme varsa dava/tahkim yoluna özgü başvuru şartlarını ayrıca kontrol edin.

Sık Sorulan Sorular

Sigorta tazminatı için 45 gün her dosyada beklenir mi?

Hayır. Sigortacının araştırması 45 günden önce biterse ödeme borcu daha erken muaccel olur. 45 gün zarar sigortaları bakımından kanuni üst sınırdır.

45 gün hangi tarihten başlar?

TTK m.1427/2, süreyi TTK m.1446 uyarınca yapılacak riziko ihbarına bağlar. İhbarın sigortacıya ulaştığı tarih bu nedenle belgelendirilmelidir.

Can sigortasında ödeme süresi kaç gündür?

TTK m.1427/2 uyarınca can sigortaları için kanuni üst sınır 15 gündür.

Sigorta şirketi sürekli ek belge isterse süre sınırsız uzar mı?

Hayır. Kanun sigortacıya yüklenemeyen kusur nedeniyle inceleme gecikmişse sürenin işlemeyeceğini düzenler. Her ek belge talebi kendiliğinden süreyi durdurmaz; belgenin inceleme için gerekli olup olmadığı önemlidir.

Üç ayda dosya bitmezse ne olur?

TTK m.1427/3 koşulları oluştuğunda sigortacı, belirlenen hasar miktarı veya bedelin en az yüzde ellisini nihai tazminattan mahsup edilmek üzere avans olarak öder.

Avans poliçe limitinin yüzde ellisi midir?

Hayır. Kanun, tarafların mutabakatı veya ön ekspertizle süratle tespit edilecek hasar miktarının veya bedelin en az yüzde ellisini esas alır.

Sigortacıya ayrıca temerrüt ihtarı gerekir mi?

TTK m.1427/4 uyarınca borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.

Poliçede gecikme faizi ödenmeyeceği yazıyorsa geçerli mi?

TTK m.1427/5, sigortacının temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme hükümlerini geçersiz sayar.

Hasarın olduğu gün 45 günlük süre başlar mı?

Kanuni 45 günlük üst sınır riziko ihbarına bağlanmıştır. Hasar tarihi ile ihbar tarihi aynı olmak zorunda değildir.

Tahkime başvurmak için yalnızca 45 günün dolması yeterli mi?

Hayır. Sigorta Tahkim Komisyonu ve ilgili sigorta türü bakımından özel başvuru şartları ayrıca yerine getirilmelidir.

Sigortacının Araştırması Ne Zaman Tamamlanmış Sayılır?

TTK m.1427 bakımından araştırmanın tamamlanması, sigorta şirketinin yalnızca iç sisteminde dosyayı belirli bir statüye almasıyla açıklanamaz. Araştırmanın konusu sigortacının kendi ediminin kapsamını belirlemektir. Rizikonun poliçe kapsamında olup olmadığı, zarar miktarı, sigortalı menfaat, muafiyet ve limitler gibi ödeme için gerekli hususlar değerlendirilmişse araştırmanın sonucu ortaya çıkmıştır. Sigorta şirketi zarar miktarını belirleyen ekspertiz raporunu almış, teminat değerlendirmesini tamamlamış ve ödeme veya ret iradesini oluşturmuşsa muacceliyet bakımından araştırmanın ne zaman bittiği somut belgeler üzerinden tespit edilir.

Sigortalı açısından bu nedenle ekspertiz raporunun tarihi, hasar dosyası ekranındaki statü, sigorta şirketinin tazminat teklif yazısı, ret yazısı ve ödeme hesap dökümü önemlidir. Sigorta şirketinin araştırması fiilen sona erdiği hâlde sırf 45 günlük sürenin dolmasını bekleyerek ödeme tarihini ötelemesi TTK m.1427/2’nin ilk cümlesindeki sisteme uygun değildir. Kanun araştırma daha erken biterse muacceliyeti bu ana bağlar.

45 Günlük Süre Takvim Günü Olarak mı Hesaplanır?

TTK m.1427 süreyi ‘kırkbeş gün’ olarak düzenler; iş günü ifadesi kullanmaz. Bu nedenle kanuni süre takvim günü esasına göre değerlendirilir. Süre hesabında Türk Borçlar Kanunu’nun sürelerin hesaplanmasına ilişkin genel kuralları ve somut başvurunun ulaştığı tarih dikkate alınır. Uygulamada asıl uyuşmazlık çoğu kez 45 günün takvim günü olup olmadığından değil, başlangıç tarihinin hangi gün olduğundan çıkar. Sigortalı yalnızca hasar tarihini değil, TTK m.1446 kapsamındaki ihbarın şirkete ulaştığı günü belgelendirmelidir.

İhbar hafta sonu elektronik sistem üzerinden yapılmışsa sistemin başvuruyu hangi tarih ve saatte kaydettiği; acente üzerinden yapılmışsa acentenin bildirimi ne zaman aldığı ve sigorta şirketine ne zaman aktardığı incelenir. Özellikle son gün tartışması bulunan dosyada ekran görüntüsü yerine şirket tarafından üretilen başvuru numarası ve tarih bilgisi tercih edilmelidir.

Sigortacıya Yüklenemeyen Kusur Ne Anlama Gelir?

TTK m.1427/2’deki ‘sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez’ hükmü, istisna niteliğindedir. Bu istisnanın varlığı somut olayla bağlantılı olmalıdır. Sigortalının hasarın kapsamını belirlemek için zorunlu bir belgeyi kendisinde bulunmasına rağmen vermemesi; gerekli inceleme aracına erişimi engellemesi veya rizikonun araştırılması için makul ölçüde gerekli bilgiyi sunmaması süre bakımından önem taşır. Ancak sigortacının kendi organizasyon sorunları, iş yoğunluğu veya ekspertiz görevlendirmesini geç yapması otomatik biçimde sigortalıya yüklenemez.

Sigorta şirketi süre işlemediğini savunuyorsa hangi eksikliğin hangi tarihler arasında incelemeyi fiilen engellediğini ortaya koymalıdır. Sigortalının da istenen belgenin daha önce teslim edildiğini veya talebin zarar incelemesiyle ilgisiz olduğunu gösteren kayıtları saklaması gerekir. Bu nedenle her belge talebine tarihli cevap verilmesi, dosyanın ilerideki ispat yapısını güçlendirir.

Eksik Belge Talebi Sonsuz Defa Tekrarlanabilir mi?

TTK m.1447 sigorta ettirenin, rizikonun ve tazminatın kapsamının belirlenmesinde gerekli ve kendisinden beklenebilecek bilgi ve belgeleri sigortacıya sağlama yükümlülüğünü düzenler. Bu düzenleme, sigortacının ödeme süresini uzatmak amacıyla aynı belgeyi tekrar tekrar istemesine veya konuyla ilgisiz evrak talep etmesine dayanak oluşturmaz. Belge talebinin rizikonun varlığı, teminat kapsamı veya zarar miktarıyla objektif bağlantısı bulunmalıdır.

Sigortalı bir belgeyi ikinci kez gönderiyorsa üst yazıda belgenin ilk teslim tarihini de belirtmelidir. Böylece daha sonra ‘belge geç verildi’ iddiası ortaya çıkarsa teslim zinciri görülebilir. E-posta eki, KEP, müşteri portalı veya fiziki alındı belgesi bu nedenle önemlidir.

Sigorta Şirketi Tazminatı Reddederse 45 Gün Beklenir mi?

Sigorta şirketi araştırmasını tamamlayıp açık bir ret kararı verdiğinde dosyanın incelenmesi bakımından artık belirsizlik kalmaz. Ret kararının hukuka uygun olup olmadığı ayrı bir konudur. Sigortalı, ret gerekçesini poliçe ve kanun hükümleriyle karşılaştırmalı; uyuşmazlığın tahkime, tüketici yargısına veya ticaret mahkemesine hangi usulle taşınacağını belirlemelidir. Kasko bakımından örneğin Kasko Ödeme Yapmıyorsa Ne Yapılır? rehberi, red sonrası başvuru adımlarını açıklar.

Ret yazısında yalnızca genel şart adı verilmiş, somut olayla bağlantı kurulmamışsa sigortalı gerekçenin açıklanmasını isteyebilir. Ancak zamanaşımı ve başvuru süreleri bakımından dosyayı süresiz yazışmada tutmak doğru değildir.

Kısmi Tazminat Teklifi Muacceliyet Bakımından Ne Gösterir?

Sigorta şirketinin belirli bir tutarı hesaplayıp teklif etmesi, en azından dosyanın önemli kısmı yönünden araştırma yaptığını gösterir. Sigortalı teklif edilen miktarı kabul etmiyorsa, hesap yöntemini ve kesinti kalemlerini yazılı olarak istemelidir. Ekspertiz değeri, muafiyet, eksik sigorta, sovtaj, kusur veya limit gibi kesintiler birbirinden ayrılmalıdır. Teklifin kabul edilmesi karşılığında imzalanması istenen ibraname de ödeme belgesinden ayrı incelenmelidir.

Kısmi ödeme yapıldığında kalan alacağın otomatik olarak sona erdiği kabul edilmez. Ödemenin avans mı, ihtirazi kayıtla kabul edilmiş kısmi ödeme mi, yoksa tarafların bütün uyuşmazlığı sona erdirmek için yaptığı sulh anlaşmasının ifası mı olduğu belgenin hukuki içeriğine göre belirlenir.

Muacceliyet ile Sigorta Tahkimine Ön Başvuru Şartı Aynı Şey Değildir

Sigorta tazminatının TTK m.1427 uyarınca muaccel olması maddi hukuk bakımından ödeme borcunun istenebilir hâle gelmesini ifade eder. Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurunun kabul edilebilirliği ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve tahkim sisteminin usul kurallarıyla bağlantılıdır. Bu nedenle bir dosyada muacceliyet doğmuş olması, tahkime ait bütün usul şartlarının kendiliğinden tamamlandığı anlamına gelmez.

Sigortalı, şirkete yaptığı başvurunun içeriğini, şirketin cevabını veya cevap vermeden geçen özel süreyi ayrıca belgelendirmelidir. Uyuşmazlık dava yoluna götürülecekse görev, yetki ve dava şartı arabuluculuk bulunup bulunmadığı da sigorta türüne ve tarafların sıfatına göre ayrı değerlendirilir.

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulamasında Dosya Yönetimi

TTK m.1427 Türkiye’nin tamamında aynı şekilde uygulanır; Mersin için farklı bir 45 günlük veya 15 günlük süre yoktur. Mersin’de açılacak dava veya yapılacak tahkim başvurusunda da temel kronoloji aynı belgelerle kurulur: poliçe, riziko tarihi, ihbar tarihi, teslim edilen belgeler, ekspertiz, şirket cevabı, ödeme veya ret kaydı. Yerel uygulama mahkemenin iş yükünü etkileyebilir; kanuni muacceliyet süresini değiştirmez.

Sigorta dosyası hazırlanırken olay kronolojisinin tek sayfalık bir tabloya dönüştürülmesi faydalıdır. Birinci sütuna tarih, ikinci sütuna işlem, üçüncü sütuna dayanak belge, dördüncü sütuna hukuki sonucu yazmak; 45 gün, 15 gün ve üç aylık avans eşiklerinin yanlış hesaplanmasını önler.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T: Bu rehber 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1427, m.1446 ve m.1447 esas alınarak hazırlanmıştır. Mevzuat metni için Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki 6102 sayılı Kanun esas alınmalıdır. Sigorta türüne özgü özel kanun hükümleri ayrıca uygulanır.

İnceleyen: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Tarih: 10 Eylül 2026
(E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp