B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Miras Payına Ayrılan Alacak Tahsil Edilemiyorsa Diğer Mirasçılar Sorumlu mu?

Miras paylaşımında bir mirasçıya verilen alacağın varlığı, TMK m. 679 gereğince diğer mirasçılar tarafından garanti edilir. Aynı madde, borsaya kayıtlı kıymetli evrak dışında, borçlunun ödeme gücü için de adi kefil gibi sorumluluk öngörür. Bu sorumluluk alacağın mirasçının payına mahsup edilen miktarıyla bağlantılıdır. Garanti ve kefalete dayanan dava, paylaşma tarihinden; daha sonra yerine getirilecek alacakta muacceliyet tarihinden başlayarak bir yılda zamanaşımına uğrar.

Buradaki alacak, mirasbırakanın başkasından isteyebileceği ve paylaşımda bir mirasçıya ayrılan değerdir. Mirasbırakanın bankaya veya başka bir kişiye borçlu olması farklı konudur. Alacağın hiç bulunmaması, mevcut olduğu hâlde borçlunun ödeyememesi ve borcun henüz vadesinin gelmemesi de birbirinden ayrılmalıdır.

Özgülenen alacak tahsil edilemiyorsa: Alacağın varlığını incele, Ödeme gücü ve güvenceyi belirle, Paylaşım değerini hesapla, Bir yıllık süreyi izle
Terekenin alacağına ilişkin m. 679 ile tereke borçlarına ilişkin m. 681 ayrı uygulanır.

TMK m. 679 hangi paylaşım sorununu çözer?

Miras paylaşımında her mirasçıya yalnız taşınmaz veya banka parası verilmez. Terekeye ait bir ödünç alacağı, satış bedeli, kira alacağı veya başka bir istem de belirli mirasçının payına özgülenebilir. Bu değer, paylaşım hesabında o mirasçının hakkının karşılığı olarak kabul edilir. Alacağın daha sonra tahsil edilememesi, paylaşımın ekonomik dengesini doğrudan etkiler.

TMK m. 679, paylaşmanın tamamlanmasından sonra mirasçıların birbirine karşı sorumluluğunu düzenler. Mallar için satım hükümlerine gönderme yapar; alacaklar bakımından varlık garantisini ve ödeme gücüne ilişkin adi kefil sorumluluğunu ayrıca belirtir. Bu yazının konusu ikinci gruptaki alacak güvencesidir.

Önce paylaşmanın gerçekten tamamlanıp tamamlanmadığı ve alacağın kime özgülendiği belirlenmelidir. Sadece aile toplantısında konuşulan bir taslakla tamamlanmış paylaşım aynı şey değildir. Miras paylaşımının kurulması ve belgelenmesi bu ön incelemenin çerçevesini açıklar.

Bir mirasçıya tahsil görevi verilmesi paylaşım sayılır mı?

TMK m. 640 uyarınca birden çok mirasçı bulunması hâlinde paylaşmaya kadar tereke üzerinde miras ortaklığı oluşur. Bu dönemde bir mirasçının evrakları toplaması, borçluyla görüşmesi veya diğer mirasçılar adına işlem yürütmesi, alacağın onun kişisel miras payına özgülendiğini tek başına göstermez. Temsil veya yönetim görevi ile paylaşım sonucu hak edinme farklı hukuki işlemlerdir.

Bu nedenle m. 679 talebinden önce ilgili belgenin amacı okunmalıdır. Belgede yalnız tahsil edilen paranın bütün mirasçılara dağıtılması öngörülüyorsa, bir mirasçıya pay karşılığı alacak verilmiş olduğu varsayılmaz. Tersine, alacak belirli mirasçının payının karşılığı olarak ayrılmışsa bunun tutarı ve diğer mallarla oluşturduğu paylaşım dengesi gösterilir. Alacağın kişiye bırakıldığına ilişkin sözlü anlatım, yazılı paylaşım kaydındaki farklı düzenlemeyi açıklamadan yeterli kabul edilmemelidir.

Bu ayrım başvuruda kimin hak sahibi olduğunu da etkiler. Kişinin kendi adına hangi alacağı istediği ve hangi yetkiyle hareket ettiği netleştirilir. Temsil sıfatı, mirasçılık sıfatı ve paylaşım sonrası alacaklı sıfatı aynı başlık altında toplanmadan belgelendirilir.

Alacağın varlığını garanti etmek ne anlama gelir?

Varlık garantisi, paylaşımda alacak olarak verilen değerin hukuken mevcut olup olmadığına ilişkindir. Mirasbırakanın birinden para beklemiş olması, mutlaka geçerli ve devam eden alacak bulunduğunu göstermez. Borcun doğduğu işlem, tarafları, tutarı ve sona erip ermediği incelenir. Daha önce ödenmiş veya geçerli biçimde sona ermiş bir borç, mevcut alacak gibi paylaşım hesabına konulmamalıdır.

Alacağın dayanağı olan sözleşme, teslim belgesi, hesap kaydı veya yargı kararı, ödeme kayıtlarıyla birlikte değerlendirilir. Yalnız eski bir borç senedinin elde bulunması, sonraki ödemelerin hiç yapılmadığını kanıtlamaz. Borçlu tarafından ileri sürülen itirazlar da dayanaklarıyla görülmelidir.

Mirasçı, varlık garantisine dayanıyorsa hangi nedenle alacağın mevcut olmadığını açıklar. “Para gelmedi” ifadesi tek başına alacağın yokluğunu göstermez. Tahsil edememenin hukuki sebebi belirlenmeden doğrudan diğer mirasçıların sorumluluğuna ilişkin doğru talep kurulamaz.

Borçlunun ödeme gücünden sorumluluk hangi soruya cevap verir?

Bir alacak hukuken mevcut olduğu hâlde borçlunun ödeme gücü bulunmayabilir. TMK m. 679, belirttiği istisna dışında bu durum için mirasçıların adi kefil gibi sorumluluğunu düzenler. Böylece alacağın varlığı ile borçlunun malvarlığından tahsil edilebilmesi iki farklı koruma konusu olur.

Ödeme gücüne ilişkin incelemede, yalnız borçlunun ödeme yapmayı reddetmesi ile ekonomik olarak ödeme yapamaması birbirine karıştırılmaz. Borca itiraz, vade tartışması, ödeme yeri uyuşmazlığı ve malvarlığı yetersizliği farklı olgulardır. İcra dosyası, borçlunun hukuki durumu ve mevcut güvence kayıtları bu ayrımı somutlaştırır.

Mirasçının diğer mirasçılardan talepte bulunabilmesi için hangi sorumluluğa dayandığını göstermesi gerekir. Alacak mevcut değilse varlık garantisi; mevcut olup ödeme gücü sorunu varsa adi kefalet düzeni tartışılır. Aynı dilekçede alternatif hukuki sebepler ileri sürülse bile her sebebin dayandığı olgu ve belge ayrı açıklanmalıdır.

Mirasçının payına mahsup edilen miktar neden belirleyicidir?

TMK m. 679, ödeme gücü bakımından sorumluluğu alacağın mirasçının hakkına mahsup edilen miktarı üzerinden düzenler. Alacağın senette yazılı nominal tutarıyla paylaşımda karşılık sayılan değer aynı olmayabilir. Bu nedenle paylaşım sözleşmesinin ve hesap çizelgesinin korunması doğrudan önem taşır.

Alacağın tamamı mı belirli bölümü mü özgülenmiştir; işlemiş faiz paylaşım hesabına dâhil midir; herhangi bir tahsilat önceden düşülmüş müdür? Bu sorular belgeler üzerinden cevaplanır. Aynı alacağın bir kısmı bir mirasçıya, kalan kısmı diğerine bırakılmışsa herkesin hangi bölüm üzerinde hak sahibi olduğu açık olmalıdır.

Sorumluluk hesabı, paylaşımda gerçekte neyin karşılık sayıldığını göstermeden yalnız takip talebindeki toplam tutardan kurulamaz. Sonradan yapılan ödemeler de hesaba katılır. Diğer mirasçılara başvuru, aynı borç için daha önce alınan tutarı yeniden tahsil etme olanağı vermez.

Adi kefil gibi sorumluluk doğrudan diğer mirasçıya gitmek midir?

Adi kefalet, müteselsil kefaletle aynı başvuru düzeni değildir. Türk Borçlar Kanunu m. 585, kural olarak borçluya başvurulmadan kefilin takip edilemeyeceğini düzenler. Kanunda kesin aciz belgesi, Türkiye’de takibin imkânsızlaşması veya önemli ölçüde güçleşmesi, iflas ve konkordato mehli gibi doğrudan başvuru hâlleri ayrıca sayılır.

TMK m. 679’daki adi kefil gibi sorumluluk bu başvuru sırasının önemini ortaya koyar. Diğer mirasçılar, sırf paylaşımda alacak verilmiş olması nedeniyle her durumda ilk ödeme muhatabı kabul edilmez. Asıl borçluya yönelik işlem ve kanuni istisnaların oluşup oluşmadığı somut dosyada açıklanmalıdır.

Buradaki sorumluluğun kaynağı miras paylaşımına ilişkin kanun hükmüdür. Sonradan imzalanan ayrı bir kefalet sözleşmesi varsa o işlem ayrıca incelenir. Kanuni sorumluluğun kapsamıyla sözleşmeden doğan ek teminatın kapsamı aynı başlık altında belirsizleştirilmemelidir.

Alacak rehinle güvence altındaysa neye bakılır?

Alacağın bir ipotek veya başka rehinle güvence altına alınmış olması, tahsil değerlendirmesinde ayrıca önem taşır. TBK m. 585, adi kefalette belirttiği şartlarla alacağın öncelikle rehin konusundan alınmasının istenebilmesini düzenler. İflas veya konkordato mehli için maddede özel istisna bulunur. Dolayısıyla sadece “borçlu ödemiyor” tespitiyle güvence kayıtları yok sayılmaz.

Rehnin hangi alacağı, hangi tutara kadar güvence altına aldığı ve sicildeki durumu belirlenir. Güvence belgesinin elde bulunmasıyla hukuken geçerli ve devam eden güvence bulunması aynı değildir. Önceki sıralar, mevcut borç bakiyesi ve ilgili takip işlemleri hesapta dikkate alınır.

Mirasçı, paylaşımda kendisine alacakla birlikte hangi belgelerin ve güvence kayıtlarının teslim edildiğini gösterir. Eksik evrak nedeniyle tahsilin güçleşmesiyle borçlunun ekonomik aczi farklı meselelerdir. Bu ayrım, diğer mirasçılara yöneltilecek talebin dayanağını ve istenecek belgeleri belirler.

Borsaya kayıtlı kıymetli evrakta istisna neyi kapsar?

TMK m. 679, borçlunun ödeme gücünden adi kefil gibi sorumluluk konusunda borsaya kayıtlı kıymetli evrakı istisna tutar. Maddenin alacağın varlığına ilişkin garantisi ile bu özel ödeme gücü istisnası ayrı okunmalıdır. İstisna, paylaşımda gerçekte bulunmayan bir değerin varmış gibi gösterilmesini genel olarak geçerli kılmaz.

Her senet veya her yatırım aracı, yalnız bu isimlerle anıldığı için kanundaki borsaya kayıtlı kıymetli evrak kapsamına sokulamaz. İlgili aracın hukuki niteliği ve kayıt durumu somut belgeyle belirlenir. Borsaya kayıtlılık ile aracın değerinin sonradan düşmesi de aynı olgu değildir.

Paylaşım sırasında aracın türü, adedi, hesabı, hak sahipliği ve kabul edilen değer açık yazılmalıdır. Piyasa fiyatındaki değişim, alacağın yokluğu ve borçlunun ödeme gücü üç ayrı inceleme konusudur. Yatırım zararını otomatik olarak mirasçılar arası garanti borcuna dönüştüren bir genel kural kurulamaz.

Bir yıllık zamanaşımı ne zaman başlar?

TMK m. 679, garantiye ve kefalete dayanan dava için bir yıllık zamanaşımı öngörür. Başlangıç paylaşma tarihidir. Daha sonra yerine getirilecek alacakta ise süre muacceliyet tarihinden başlar. Bu nedenle paylaşım tarihi, alacağın vadesi ve alacağın tahsil edilemediğinin öğrenildiği tarih ayrı kaydedilir.

Madde, bütün durumlar için “sorunu öğrendiği günden itibaren bir yıl” dememektedir. Öğrenme tarihini otomatik başlangıç kabul etmek, kanundaki süreyi yanlış hesaplatır. Vade paylaşmadan sonraysa alacağın ne zaman istenebilir hâle geldiği, sözleşme ve ödeme planından belirlenir.

Birden fazla vade veya farklı alacaklar bulunuyorsa her kalem için ayrı tarih çizelgesi hazırlanır. Hepsini en geç vade altında toplamak veya paylaşımın imzalandığı günle fiilen tamamlandığı tarihi incelemeden sonuç çıkarmak doğru değildir. Süre hesabı, hangi hakkın hangi maddeden istendiğiyle birlikte yapılır.

Aile içinde görüşmek veya ihtar göndermek süreyi korur mu?

Zamanaşımının kesilmesi, genel olarak TBK m. 154’te gösterilen sebeplere bağlıdır. Borç ikrarı ve kanunda sayılan başvuru işlemleri bu kapsamda değerlendirilir. Tarafların görüşmeye devam etmesi, tek başına dava veya icra başvurusu yapılmış olduğu anlamına gelmez. Noter ihtarının gönderilmiş olması da kendiliğinden bütün zamanaşımı sorunlarını çözmez.

Alacağın tahsili için asıl borçluya yapılan işlemle diğer mirasçıya karşı garanti hakkının korunması ayrı değerlendirilmelidir. Her başvurunun hangi borçluya, hangi alacağa ve hangi sorumluluk sebebine yöneldiği açık olmalıdır. İlgisiz bir takip dosyasının varlığına güvenilerek bir yıllık özel süre göz ardı edilmemelidir.

Süreyi izleyen dosyada paylaşım belgesi, vade kaydı, başvuru tarihi ve işlem belgesi birlikte tutulur. Hukuki koruma için gerekli işlem, yalnız aile içi uzlaşma beklentisine bırakılmaz. Birden fazla mirasçıya yöneltilecek istemlerde taraf ve talep kapsamı ayrıca denetlenir.

Bu bir yıllık süre tereke borçlarındaki beş yıl ile aynı mıdır?

Hayır. TMK m. 679, paylaşım sonrası mirasçıların birbirlerine karşı mal ve alacak garantisini düzenler. TMK m. 681 ise paylaşım yapılmasına rağmen mirasbırakanın borçları nedeniyle dış alacaklıya karşı devam eden müteselsil sorumluluğu ele alır. Birinde terekenin alacağı, diğerinde terekenin borcu söz konusudur.

M. 681’deki beş yıllık düzen, m. 679’daki garanti davası için beş yıl bekleneceği anlamına gelmez. Alacağın kime ait olduğu ve kimin kimden ödeme istediği önce çizilmelidir. Mirasçıya bırakılan alacağı ödemeyen üçüncü kişi ile mirasbırakana kredi veren banka aynı hukuki konumda değildir.

Paylaşım sonrası tereke borçlarından sorumluluk rehberi dış alacaklı ilişkisini açıklar. Bu iki rejimin süreleri ve başvuru şartları birbiri yerine kullanılmamalıdır.

Paylaşım sözleşmesi geçersizse yine aynı talep mi kurulur?

TMK m. 680, paylaşma sözleşmelerine Borçlar Kanunu’nun geçersizliğe ilişkin genel hükümlerinin uygulanacağını belirtir. Bu mesele, geçerli paylaşımın ardından özgülenen alacak için doğan garantiden farklıdır. Sözleşmenin geçerliliği, irade sakatlığı veya şekil sorunu varsa bunun hukuki sonucu ayrıca belirlenir.

Bir alacağın tahsil edilememesi, paylaşım sözleşmesinin tümünü kendiliğinden geçersiz yapmaz. Tersine, sözleşmenin geçersizliğine ilişkin somut bir sebep varken yalnız garanti talebi varmış gibi hareket etmek de doğru değildir. Talep edilen sonuç, sözleşmenin ayakta tutulmasıyla mı yoksa geçerliliğinin tartışılmasıyla mı bağlantılı olduğu açıklanarak kurulmalıdır.

Geçersizlik iddiası için uygulanacak süre ve koşullar, m. 679’un bir yıllık garanti süresiyle otomatik eşitlenmez. Hangi hukuki sebebin ileri sürüldüğü, ona bağlanan sonuç ve ilgili belgeler ayrı gösterilir. Böylece farklı taleplerin kanuni dayanakları birbirine karışmaz.

Alacağın özgülendiği nasıl belgelenir?

Paylaşım belgesinde alacaklı, borçlu, alacağın sebebi, tutarı, vadesi ve hangi mirasçının payına sayıldığı belirli olmalıdır. Birden fazla aynı adlı kişi veya farklı borç ilişkisi varsa ayırt edici bilgiler kullanılır. Alacağın sadece tahsil yetkisinin mi verildiği, yoksa paylaşımda hak olarak mı özgülendiği de açıklanmalıdır.

Asıl sözleşmeler, senetler, ödeme planı, güvence kayıtları ve önceki tahsilat belgeleri eksiksiz teslim listesiyle korunur. Belgenin suret olduğu veya aslının başka yerde bulunduğu gizlenmeden gösterilir. Bir evrakın teslimi, içerdiği alacağın geçerliliği hakkında tek başına kesin sonuç doğurmaz.

TMK m. 676, paylaşma sözleşmesinin yazılı şeklini düzenler. Bu belge, m. 679 bakımından mahsup edilen tutarın ve paylaşım tarihinin belirlenmesinde de önem taşır. Sonradan yapılan sözlü açıklamalarla yazılı hesap arasında fark varsa, farkın sebebi ve dayanağı ayrıca ortaya konulur.

Kısmi tahsilat ve borçlunun savunmaları hesapta nasıl yer alır?

Paylaşım öncesi ve sonrası bütün tahsilatlar ayrı tarihlerle gösterilir. Ödeme yapan kişi, hesabın sahibi, açıklama ve hangi borca sayıldığı kayıt altına alınır. Asıl borçludan alınan tutar, diğer mirasçılardan istenen tutardan bağımsız ve gizli bir ikinci tahsilat gibi bırakılamaz.

Borçlunun ödeme, takas, vade veya borcun doğmadığı savunmaları belgeleriyle incelenir. Bir savunmanın ileri sürülmesiyle doğruluğunun kabul edilmesi aynı değildir. Tahsil edilememe sebebini açıklayan icra ve dava kayıtları, paylaşım belgeleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Talep hesabında özgülenen alacak, paya mahsup edilen değer, tahsil edilen bölüm ve kalan tutar görünür olmalıdır. Faiz ve giderler hangi hukuki sebebe dayanılarak isteniyorsa ayrı gösterilir. Böylece uyuşmazlık, yalnız toplam para tartışması olarak kalmaz; hangi zarar veya eksikliğin hangi sorumluluk kapsamında istendiği anlaşılır.

Diğer mirasçıların savunması hangi olgulara dayanır?

Diğer mirasçılar önce paylaşımın tamamlanmasını, alacağın özgülenmesini ve paya mahsup edilen tutarı inceleyebilir. Alacağın mevcut olduğunu, ödeme yapıldığını, henüz muaccel olmadığını veya sorunun ödeme gücüyle ilgili bulunmadığını dayanaklarıyla ileri sürebilirler. Her savunma, talebin hangi unsurunu etkilediği belirtilerek açıklanmalıdır.

Adi kefil gibi sorumluluk ileri sürülmüşse asıl borçluya başvuru ve mevcut rehin konusu ayrıca değerlendirilir. Kanuni istisna bulunup bulunmadığı görülmeden doğrudan başvurunun kabulü veya reddi hakkında genel sonuç kurulmaz. Borsaya kayıtlı kıymetli evrak istisnası ileri sürülecekse aracın niteliği belgelenir.

Zamanaşımı savunmasında paylaşma ve muacceliyet tarihleri gösterilir. Mirasçının talep ettiği hukuki sonuçla başka bir miras uyuşmazlığının süresi karıştırılmaz. Aile içindeki anlaşmazlığın geçmişi yerine, m. 679’un somut şartlarına ilişkin savunma kurulması dosyanın sınırını netleştirir.

Paylaşım öncesinde tahsil sorunu nasıl görünür hâle getirilir?

Alacaklar, nakit parayla aynı başlıkta yalnız nominal tutar olarak listelenmemelidir. Her alacak için dayanak, borçlu, vade, mevcut itiraz, takip durumu ve güvence bilgileri yazılır. Tahsil edilmiş tutarlar düşülür. Borçludan alınan hesap mutabakatı varsa bunun tarihi ve kapsamı da eklenir.

Bir alacağın tartışmalı olması gizlenmeden paylaşım hesabında açıklanmalıdır. Mirasçıların hangi değeri hangi koşullarla kabul ettiklerini bilmesi, sonraki garanti uyuşmazlığının temel belgelerini oluşturur. Bir mirasçıya tahsil yetkisi verilmesiyle o alacağın onun miras payına karşılık özgülenmesi arasındaki ayrım korunur.

Alacağın terekede bulunması ile mirasbırakanın sağlığındaki karşılıksız kazandırmaların geri getirilmesi de farklıdır. Mirasta denkleştirme, paylaşımda başka bir hesap mekanizmasıdır. Tahsil edilemeyen alacağı her durumda denkleştirme borcu olarak adlandırmak, m. 679’daki özel korumayı ve süreyi görünmez kılar.

Sık sorulan sorular

Miras payıma bırakılan alacak hiç yoksa neye dayanırım?

TMK m. 679, özgülenen alacağın varlığını diğer mirasçıların garanti ettiğini düzenler. Alacağın hangi nedenle mevcut olmadığı ve paylaşımda hangi tutarın payınıza sayıldığı belgelerle açıklanmalıdır.

Alacak mevcut fakat borçlu ödeyemiyorsa diğer mirasçılar sorumlu mu?

Kanun, borsaya kayıtlı kıymetli evrak dışında, paya mahsup edilen miktar için adi kefil gibi sorumluluk öngörür. Asıl borçluya başvuru ve adi kefaletin ilgili şartları ayrıca incelenir.

Diğer mirasçıdan hemen ödeme isteyebilir miyim?

Adi kefil gibi sorumlulukta başvuru sırası önemlidir. TBK m. 585’teki genel kural ve doğrudan başvuru istisnaları değerlendirilir. Tahsil edilememe sebebi açıklanmadan her durumda doğrudan takip sonucu kurulmaz.

Garanti davasının süresi kaç yıldır?

TMK m. 679’a göre bir yıldır. Paylaşma tarihinden; daha sonra yerine getirilecek alacakta muacceliyet tarihinden başlar. Sorunu öğrenme tarihi bütün durumlarda başlangıç kabul edilmez.

Alacağın vadesi paylaşmadan sonraysa süre ne zaman işler?

Kanun bu durumda muacceliyet tarihini esas alır. Alacağın ne zaman istenebilir olduğu sözleşme ve ödeme planından belirlenir. Birden fazla ayrı vade varsa kayıtlar kalem bazında hazırlanır.

Noter ihtarı bir yıllık süreyi mutlaka keser mi?

İhtar gönderilmesi kendiliğinden bütün zamanaşımı sorunlarını çözmez. TBK m. 154’teki kesilme sebepleri ve yapılan işlemin hangi kişiyle hangi alacağa yöneldiği incelenmelidir.

Borsadaki bütün kayıplar diğer mirasçılardan istenir mi?

Hayır. M. 679 borsaya kayıtlı kıymetli evrakta ödeme gücü sorumluluğuna istisna getirir. Piyasa değer kaybı, alacağın yokluğu ve borçlunun ödeme güçsüzlüğü ayrı konulardır.

Bu süre, tereke borçlarındaki beş yıllık süre midir?

Hayır. M. 679 mirasçılar arasındaki garanti ve kefalet ilişkisini; m. 681 dış alacaklıya karşı tereke borçlarından sorumluluğu düzenler. İki hükmün tarafları, konusu ve süreleri farklıdır.

Alacağın bir bölümü tahsil edilmişse tamamı yine istenir mi?

Tahsil edilen bölüm hesapta gösterilmelidir. Aynı alacak için iki kez tahsil yapılamaz. Paya mahsup edilen değer, yapılan ödemeler ve kalan tutar birlikte açıklanır.

Paylaşım sözleşmesinin geçersizliği de m. 679 kapsamında mıdır?

Geçersizlik TMK m. 680’in gönderme yaptığı genel hükümlerle incelenir. Geçerli paylaşım sonrası garanti talebiyle sözleşmenin geçerliliğine itiraz farklıdır. İleri sürülen sebep ve talep edilen sonuç açıkça ayrılmalıdır.

Dosyanın hazırlanması ve büro iletişimi

Başvurunun hazırlanmasında mirasbırakanın alacağı, paylaşım belgesi ve borçlunun tahsil dosyası birlikte incelenir. Yetki ve görev, talebin m. 679 garantisi mi yoksa ayrı bir sözleşme veya paylaşım uyuşmazlığı mı olduğuna göre ilgili usul hükümleriyle belirlenir.

Resmî kaynaklar ve ilgili kanun maddeleri

Kaynak kontrol tarihi: 24 Ekim 2026. İlgili hükümler yazıda belirtilen kapsam ve koşullarıyla ele alınmıştır.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve iletişim

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve iletişim

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp