B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Mağaza İflas Etti: Konsinye Mallar ve Satış Bedeli Nasıl Geri Alınır?

Konsinye ürün verilen mağazanın iflasında, mağazada duran mal ile satılmış malın bedeli aynı hukuki yoldan istenmez. Mülkiyeti tedarikçide kalan ve belirlenebilen ürünler için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 228. maddesindeki istihkak usulü; başkasına ait malın iflas açılmadan satıldığı fakat bedelinin o tarihten önce tahsil edilmediği durumda aynı Kanun’un 189. maddesi değerlendirilir. Önceden tahsil edilip mağazanın malvarlığına karışan para ayrıca incelenir.

Konsinye başlığı tek başına yeterli değildir. Mağazaya gerçek bir satış mı yapıldığı, yoksa mağazanın tedarikçi hesabına satış için mal mı aldığı belirlenmelidir. Sözleşme, teslim listesi, stok hareketi, müşteri satışı ve tahsilat aynı ürünler üzerinden eşleştirilir. İflas kararıyla başlayan usul de mağazanın yalnız kepenk kapatmasından veya ödeme güçlüğüne düşmesinden ayrılır.

Konsinye mağaza iflasında eldeki mal, iflas öncesi tahsil edilmemiş satış ve önceden tahsil edilmiş para için farklı hukuki yolları gösteren üçlü şema.
İstihkak reddinde tebliğ edilen yedi günlük süre ayrıca izlenir.

Konsinye denilen işlem gerçekten satış için emanet mi?

Konsinye uygulamasında ürünlerin mağazaya bırakılması, satılanların hesabının verilmesi ve satılmayanların geri alınması öngörülebilir. Ancak hukuki sonuç yalnız bu adlandırmadan çıkarılmaz. Mağazanın kendi hesabına satın alıp yeniden satmasıyla başkasının hesabına satış yapması farklı ilişkidir. Bedelin ne zaman doğduğu, satış riski ve geri verme düzeni birlikte incelenir.

6098 sayılı TBK m.532, ücret karşılığında kendi adına ve başkası hesabına taşınır alım veya satımını komisyonculuk olarak düzenler. Mağaza bu yapıyla çalışıyorsa özel komisyon hükümleri ve tamamlayıcı vekâlet hükümleri uygulanır. Tedarikçi adına doğrudan işlem yapılmışsa temsil ilişkisi ayrıca belirlenir.

Teslimde tedarikçiye kesin satış bedeli borcu doğmuş, mağaza malları kendi ekonomik hesabına almışsa yalnız sözleşmede konsinye yazması malı tedarikçinin mülkiyetinde tutmaz. Fatura, iade uygulaması ve stok kayıtları gerçek sözleşmeyle karşılaştırılır. Tedarikçi, mülkiyet iddiasını kanıtlamadan mağazanın bütün diğer alacaklılarından önce mal alacağını varsaymamalıdır.

Alım satım komisyonculuğunun unsurları bu ayrımın genel temelini açıklar. İflas dosyasındaki özel soru ise belirli ürün veya bedelin mağazanın malvarlığına mı, başka bir hak sahibine mi ait olduğudur. Başvurunun dayanağı işlem bazında kurulmalıdır.

Malın tedarikçiye ait olduğu nasıl gösterilir?

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.683, malike eşyasını haksız elinde bulundurana karşı istihkak isteme hakkı tanır. Ancak dosyada hem mülkiyetin tedarikçide kaldığı hem istenen eşyanın gerçekten o eşya olduğu gösterilmelidir. Sadece ürün türünü veya toplam tutarı yazan cari hesap, belirli stok üzerindeki hakkı tek başına açıklamayabilir.

Teslim listesinde model, seri, barkod, parti ve adet bilgileri eşleştirilir. Hangi ürünlerin satıldığı, iade edildiği veya başka şubeye gönderildiği izlenir. Mağaza rafındaki aynı marka ürünlerin tamamının tek tedarikçiye ait olduğu varsayılmaz. Özdeş mallarda giriş tarihleri, lot bilgisi ve ayrı muhafaza kayıtları önem kazanır.

TMK m.763’te taşınır mülkiyetinin devri için zilyetliğin devri düzenlenir; teslimin hangi hukuki amaçla yapıldığı da incelenir. Satış için muhafazaya bırakma ile mağazaya mülkiyet geçirecek satış teslimi birbirinden ayrılmalıdır. Teslim belgesindeki emanet veya konsinye açıklaması diğer sözleşme kayıtlarıyla birlikte değerlendirilir.

Gerçek bir satışta mülkiyeti bedel ödenene kadar saklı tutma iddiası varsa TMK m.764’ün resmî sözleşme ve özel sicil kaydı şartı ayrıca uygulanır. Adi faturaya eklenmiş bir cümleyle bu şekil yerine getirilmiş sayılmaz. Konsinye ilişkiyi sonradan mülkiyeti saklı satış gibi sunmak yerine ilk anlaşmanın gerçek yapısı açıklanır.

Malın başka şubeye aktarılmış olması mülkiyetin kime ait olduğu sorusunu tek başına değiştirmez; fakat doğru yerin ve teslim zincirinin belirlenmesini gerektirir. Aynı marka altında çalışan bağımsız şirketlerin depoları birbirine karıştırılmamalıdır. Şube sevk fişi ile ayrı tüzel kişiye satış belgesi farklı hukuki işlemleri gösterir.

Mağazanın kapanmasıyla iflas masası kurulmuş olmaz

Mağazanın faaliyeti durdurması, ödeme yapmaması veya yetkilisine ulaşılamaması iflas kararıyla aynı değildir. İflasın açıldığı tarih ve ilgili dosya doğrulanır. İİK m.184, iflas açıldığında müflisin haczi mümkün mallarının masa oluşturmasını düzenler; hangi malın müflise ait olduğu sorusu bundan önce çözülmelidir.

İflas öncesi malın geri istenmesiyle iflas sonrası masaya yöneltilecek talep farklı usullere bağlıdır. Konkordato süreci de kendiliğinden iflas sayılmaz. Başvuruda yalnız ticari söylentiye veya kapalı dükkân fotoğrafına dayanmak yerine mahkeme kararı, ilan ve tasfiye dosyası bilgileri esas alınır.

İflas açıldıktan sonra mağaza müdürüyle yapılan özel teslim anlaşmasının tasfiye üzerindeki etkisi ayrıca incelenir. İİK m.191, müflisin masaya ait mallar üzerindeki tasarrufunu alacaklılara karşı hükümsüz sayar. Hak sahibi olduğunu ileri süren tedarikçi, iddiayı usulüne göre ortaya koymadan malları kendiliğinden depodan çıkarmamalıdır.

İİK m.226’ya göre masanın kanuni temsilcisi iflas idaresidir. Tasfiyenin aşaması ve yürütülme biçimi belirlenerek başvuru ilgili iflas dosyasına yapılır. Eski mağaza çalışanına e-posta gönderilmesi, masaya yöneltilen istihkak veya alacak kaydı talebinin yerini kendiliğinden tutmaz.

Satılmamış ve belirlenebilir stok için hangi başvuru yapılır?

İflas envanterinde bulunan ve mülkiyeti tedarikçiye ait olduğu ileri sürülen ürünler ayrı listeyle bildirilir. Başvuruda ürünlerin masadan çıkarılarak teslimi istenir; sadece para alacağı yazılmasıyla yetinilmez. Ürün başına dayanak sözleşme, teslim belgesi ve mevcut yeri gösterilmesi incelemeyi somutlaştırır.

İİK m.228, üçüncü kişilerin istihkak iddiasında bulunduğu eşyanın verilip verilmeyeceğine iflas idaresinin karar vereceğini düzenler. Bu aşamada tedarikçinin iddiası diğer alacaklıların bildiriminden farklıdır: İstenen şey mağazanın borcunu ödemesi değil, başkasına ait belirli eşyanın ayrılmasıdır.

Malın aynen verilmesi istenirken ürünlerin eksik veya hasarlı olduğu görülürse bu durum ayrıca kayda alınır. Elde bulunan sağlam bölüm, bulunamayan bölüm ve zarar görmüş bölüm aynı talebe sıkıştırılmaz. Eksik maldan doğan tazminat iddiası, mevcut mal üzerindeki mülkiyet iddiasının yerine geçmez.

Malların hızlı değer kaybetmesi veya satış hazırlığı bulunması başvuruda açıklanır. Belirli stok üzerinde hak iddiası sürerken mevcut durumun korunması ihtiyacı somutlaştırılır. Ancak başvuru yapılmış olmasıyla her satış işleminin kendiliğinden durduğu veya ürünlerin aynı gün teslim edileceği yönünde sonuç çıkarılmaz.

İflas envanteriyle tedarikçinin son stok mutabakatı aynı tarihi taşımayabilir. Aradaki satış, iade ve sevk hareketleri ayrıca çıkarılır. Önceki ay doğrulanmış miktarın iflas günü de depoda bulunduğu varsayılmaz. İdareden istenen inceleme, son mutabakattan iflasın açılmasına kadar gerçekleşen belirli hareketlerle desteklenir.

İstihkak reddedilirse yedi günlük süre nasıl işler?

İİK m.228 uyarınca iflas idaresi istihkak iddiasını reddederse üçüncü kişiye icra mahkemesinde dava açması için yedi günlük süre tayin ederek tebliğ eder. Bu özel dava yolu, sıradan ticari alacak davasıyla karıştırılmamalıdır. Süre bakımından red kararı ve yapılan tebligat dosyada birlikte incelenir.

Kanun, verilen süreyi geçiren üçüncü kişinin masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılacağını açıkça belirtir. Bu nedenle mağaza yetkilisiyle görüşmeye devam etmek veya idareye aynı talebi tekrar yazmak, dava süresinin korunduğu kabulüne dayanak yapılmaz. Tebligatın öğrenildiği gün hukuki yol ve hesap ayrıca belirlenir.

İstihkak davasında hangi ürünün hangi gerekçeyle tedarikçiye ait olduğu açıklanır. Sadece sözleşme bedelinin ödenmediği ileri sürülmesi, mülkiyet iddiasıyla aynı değildir. Satış ve konsinye ayrımı, seri numarası eşleşmesi, teslim amacı ve stokun mevcut durumu delillerle birlikte sunulur.

Maddenin devamı basit yargılama usulünü ve gerektiğinde masanın muhtemel zararına karşı teminat istenebilmesini düzenler. İcra mahkemesi görevli özel yol için otomatik bir ticari arabuluculuk süreci varsayılmamalıdır. Para alacağına ilişkin sıra cetveli uyuşmazlığı ise kendi kanuni yoluna bağlıdır; iki usulün süreleri birleştirilmez.

Mal satılmış fakat müşteri bedeli henüz ödememişse

İİK m.189, müflisin başkasına ait malı satmış fakat iflas açılmadan önce parasını almamış olmasını esas alır. Mal sahibi, mal için yapılan masrafları masaya ödeyerek alıcıdaki alacağın kendisine devrini isteyebilir. Hüküm, artık mağazada bulunmayan ürünün kendisinden farklı bir değeri korur.

Bu yol için ürünün mağazaya ait olmadığı, satışın hangi alıcıya yapıldığı ve bedelin iflas açılmadan önce tahsil edilmediği gösterilmelidir. Satış faturası tek başına tahsilat tarihini göstermez. Banka hareketi, müşteri hesap kaydı ve ödeme belgesiyle satışın hangi kısmının açık kaldığı belirlenir.

Alacağın devri istenirken tutar ve borçlu açık yazılır. Tedarikçinin bütün cari hesap bakiyesinin mağazanın herhangi bir müşterisinden istenmesi mümkün sayılmaz. Korunan alacak, başkasına ait belirli malın satışından doğan alacaktır; farklı satış ve iadeler aynı tutarda toplanmamalıdır.

Masaya ödenecek masraflar da işlemle bağlantılı olarak incelenir. İİK m.189’un masraf şartı, mağazanın ileri sürdüğü her ticari alacağın sorgusuz kabulü değildir. Giderin hangi mala ve satışa ilişkin olduğu açıklanır; mülkiyet sahibi ile masa arasındaki hesap netleştirilerek devir işlemi tamamlanır.

Bedelin bir bölümü iflastan önce ödenmişse ödenen ve açık kalan kısımlar ayrı gösterilir. Tek satışın bütün tutarı için aynı tahsil durumu varmış gibi başvuru yapılmaz. Ayrıca müşterinin ürün iadesi veya ayıp iddiası bulunuyorsa alacağın gerçek kapsamı bununla birlikte incelenir; devir istemi mevcut alacaktan daha fazlasını yaratmaz.

Müşteri satış bedelini iflas masasına ödemişse

İİK m.189, maddede belirtilen satışın bedeli masaya ödenmişse mal sahibinin bu bedelin kendisine verilmesini isteyebilmesini de düzenler. Buradaki temel şart yine bedelin iflasın açılmasından önce müflis tarafından tahsil edilmemiş olmasıdır. Önceden mağazanın kasasına giren her para bu yolla sonradan masadan çekilemez.

Tahsilatın masaya hangi açıklamayla girdiği gösterilmelidir. Bir ödeme birden fazla ürün ve tedarikçiyi kapsıyorsa ayrıştırma yapılır. Kısmi ödeme, iade, fiyat düzeltmesi ve müşterinin ileri sürdüğü savunmalar tutarı etkiler. Para hesabının belirli mal satışıyla bağlantısı kaybolmadan belge zinciri kurulmalıdır.

İflas açıldıktan sonra eski mağaza yetkilisine yapılan ödeme ayrıca sorun doğurur. İİK m.192, müflise ödemeyi ve iflasın ilanından önce habersiz borçlunun durumunu özel olarak düzenler. Bu nedenle alıcıya ödeme yönü bildirilirken iflas tarihi, ilan, bilgi durumu ve gerçek muhatap dikkate alınır.

Mal sahibinin doğrudan alıcıya ulaşması, her durumda ikinci kez ödeme isteyebileceği anlamına gelmez. Daha önce geçerli biçimde yapılmış ödeme ve alacağın gerçekten sona erip ermediği incelenir. Hak arama, aynı satış bedelini hem alıcıdan hem masadan mükerrer tahsil etmeye dönüşmemelidir.

Bedel iflastan önce tahsil edilip harcanmışsa ne değişir?

Mağaza malı satmış, bedeli iflas açılmadan önce tahsil etmiş ve kendi parasına karıştırmışsa İİK m.189’un tahsil edilmemiş bedel şartı karşılanmaz. Tedarikçi, sırf para kendi malının satışından doğdu diye masadaki herhangi bir parayı otomatik ayırma hakkı bulunduğunu ileri süremez.

Bu durumda hesap verme, teslim veya sözleşmeye aykırılık nedeniyle para alacağı incelenir. TBK m.508 ve komisyon ilişkisindeki özel hükümler, mağazanın tedarikçiye ne borçlu olduğunu belirlemeye yarar. Alacağın mevcut olmasıyla iflasta belirli eşya veya bedel üzerinde öncelikli hak bulunması aynı değildir.

Paranın ayrı tutulduğu, belirlenebilir özel bir hesapta bulunduğu veya farklı bir hukuki yapı kurulduğu iddia ediliyorsa bunun gerçek içeriği ayrıca araştırılır. Etiketlenmiş muhasebe satırı tek başına ayrı malvarlığı yaratmış sayılmaz. Hangi bankacılık ve sözleşme düzeninin bulunduğu belgelerle açıklanmalıdır.

Ürünlerin satılmadığı halde bulunamaması da otomatik aynen iade sonucu yaratmaz. Kaybolan, tüketilen veya mağazanın kusuruyla elden çıkarılan ürünler için tazminat alacağı doğup doğmadığı değerlendirilir. Mevcut ürün listesiyle para alacağı listesi ayrı tutulduğunda aynı ürün için çelişkili ve mükerrer talepler önlenir.

TBK m.509’un alacak geçişi konsinye dosyasına nasıl bağlanır?

TBK m.532’nin vekâlet hükümlerine yaptığı gönderme nedeniyle m.509, komisyoncunun kendi adına fakat tedarikçi hesabına gördüğü işten doğan alacaklarda ayrıca önemlidir. Maddenin ilk fıkrası, vekâlet verenin vekile karşı bütün borçlarını ifa ettiği anda üçüncü kişideki alacağın kendiliğinden geçmesini düzenler.

Bu şart atlanarak yalnız konsinye sözleşmesi imzalanmasının bütün müşteri alacaklarını derhâl tedarikçiye geçirdiği söylenemez. Komisyon ücreti, gider ve hesap kapsamındaki borçlar belirlenir. İkinci fıkra, şartları gerçekleşmiş geçişin vekilin iflasında masaya karşı da ileri sürülebilmesini açıkça korur.

Üçüncü fıkradaki taşınırı masadan ayırma hakkı, vekilin kendi adına ve vekâlet veren hesabına edindiği eşyaya ilişkindir. Tedarikçinin zaten sahibi olduğu ve satılmak üzere mağazaya bıraktığı üründe mülkiyet temeli ayrıca gösterilir. İki farklı edinim düzeni aynı madde cümlesine sıkıştırılmamalıdır.

TBK m.509’daki kanuni geçiş genel çerçeveyi açıklar. İİK m.189’un başkasına ait malın satış bedeline ilişkin özel şartlarıyla bu koruma birlikte fakat ayrı dayanaklar olarak incelenir; birinin şartının diğerinde de aynı olduğu varsayılmaz.

Masa komisyon veya gider borcu nedeniyle malı tutabilir mi?

Mülkiyetin tedarikçide kalması, ileri sürülen bütün hapis haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. TMK m.950, rızayla zilyet olunan taşınır veya kıymetli evrak, muaccel alacak ve bağlantı şartlarını düzenler. Ticari ilişkiden doğan zilyetlik ve alacakta tacirler arasında bağlantı karinesi ayrıca değerlendirilir.

TMK m.951’de hapis hakkının sınırları vardır; üstlenilen yükümlülükle veya teslim sırasında ya da öncesinde verilen talimatla bağdaşmayan hâller korunmaz. Bu nedenle tedarikçi, sözleşmedeki geri verme düzenini ve mağazanın dayandığı alacağı birlikte sunmalıdır. Her genel gider kaleminin bütün malları tutma yetkisi verdiği varsayılmaz.

TBK m.541, komisyoncunun sattığı malın bedeli ve satın aldığı mal üzerindeki hapis hakkını düzenler. Bu cümle satılmak üzere bırakılan bütün emtia için sınırsız hak gibi genişletilmemelidir. TBK m.509/3 kapsamında ayırma söz konusuysa masanın vekilin mevcut hapis hakkından yararlanabileceği ayrıca dikkate alınır.

Gider ve ücret incelemesinde TBK m.538–539 uygulanır. Komisyoncunun kendi çalışanlarının ücretini gider diye tedarikçiye geçirememesi, ardiye ve taşıma giderlerinin ise kendi şartlarında değerlendirilebilmesi önemlidir. Hesap cetveli belgeyle karşılaştırılır; yalnız komisyon başlığı altında toplanan belirsiz tutar teslimi geciktiren açıklamasız bir engele dönüşmemelidir.

Satılan ürün müşteriden geri alınabilir mi?

Ürün satılmak üzere mağazaya bırakılmış ve satış yetkisi çerçevesinde müşteriye satılıp teslim edilmişse, mağazanın tedarikçiye karşı satış hesabını verme ve bedeli aktarma borcu incelenir. Mağazanın tedarikçiye ödeme yapmaması, müşterinin aldığı ürünü kendiliğinden hukuka aykırı hâle getirmez. Satış yetkisi ve yapılan işlem ayrı incelenir.

Yetki sınırı aşılmış olsa dahi TMK m.988, emin sıfatıyla zilyetten iyiniyetle ayni hak kazanan üçüncü kişiyi koruyan hüküm içerir. Müşterinin bilgisi ve kazanım şartları araştırılmadan satılan her ürünün geri istenebileceği söylenemez. İç talimata aykırılık ve üçüncü kişinin kazanımı farklı sorulardır.

Mağazanın yetkisiz biçimde veresiye satış yapması veya belirlenen fiyatın altına inmesi, TBK m.535–537’de ayrıca düzenlenir. Bunun sonucu her durumda müşteri satışının ortadan kalkması değildir. Tedarikçinin mağazaya yönelteceği fark veya zarar talebiyle alıcıya karşı ileri sürülen hak ayrı temele bağlanır.

İflas dosyasında alıcı bilgileri alınırken yalnız tahsilat amacıyla gerekli satış kayıtları kullanılır. Müşteriye gönderilen yazıda ürün, satış belgesi, istenen bilgi ve talebin hukuki dayanağı somutlaştırılır. Henüz hak sahipliği belirlenmeden aynı bedelin yeniden ödenmesinin zorunlu olduğu şeklinde kesin bir bildirim yapılmamalıdır.

Başvuru dosyası üç ayrı listeyle hazırlanır

İlk liste, mağazada bulunan ve tedarikçi mülkiyetinde olduğu ileri sürülen ürünleri içerir. İkinci liste, satılmış fakat iflas açılmadan tahsil edilmemiş bedelleri ve ilgili alıcıları gösterir. Üçüncü liste, daha önce tahsil edilmiş ancak aktarılmamış para ile eksik veya hasarlı ürünlere ilişkin alacakları toplar.

İİK m.219, adi tasfiyedeki ilanda alacak ve istihkakların bir ay içinde kaydettirilmesi çağrısını düzenler; süre hesabında son ilan esas alınır. Bu çağrı ile m.228 uyarınca ret sonrasında tebliğ edilen yedi günlük dava süresi farklıdır. Başvurunun hangi aşamada bulunduğu dosya numarası ve tebligatla takip edilir.

Para alacağının geç kaydı bakımından İİK m.236, iflas kapanıncaya kadar kabulü, gecikme masraflarını ve önce kararlaştırılmış paylaşıma katılamama sonucunu düzenler. Bu hüküm m.228’de kaçırılan istihkak davası süresini genel olarak geri getiren bir yol değildir. Her sürenin bağlı olduğu hak ayrı değerlendirilmelidir.

Başvuru sonunda her ürünün veya bedelin hangi hukuki yola ayrıldığı kontrol edilir. Aynı ürünü hem mevcut stok hem kesinleşmiş satış bedeli gibi gösteren çelişkiler düzeltilir. Talep, teslim edilebilir belirli malın geri verilmesine veya kanundaki şartlarla belirlenmiş alacağın korunmasına yönelir; iflas bütün bedelin tahsil edileceği garantisi değildir.

İade teslimi gerçekleştiğinde ürün adedi, ayırt edici bilgileri ve fiziksel durum tutanakla eşleştirilir. Elde bulunan malların teslim alınması, bulunamayan farklı ürünlere ilişkin para talebinin de karşılandığı şeklinde kaydedilmemelidir. Tutanakta kapatılan kalemler ve devam eden talepler açık tutulur; aynı stokun yeniden alacak hesabına girmesi önlenir.

Sık sorulan sorular

Sözleşmede konsinye yazması malları iflas masasından almak için yeterli mi?

Tek başına yeterli değildir. Gerçek ilişki, mülkiyetin kimde kaldığı ve ürünlerin belirlenebilirliği gösterilir. TBK m.532’de kendi adına başkası hesabına satışla mağazanın kendi hesabına yaptığı alım farklıdır. TMK m.683’e dayalı mülkiyet istemi sözleşme, teslim ve stok kayıtlarıyla somutlaştırılır.

Mağaza kapandı diye İİK m.228 davası hemen açılır mı?

Mağazanın kapanması iflas kararı değildir. Önce iflasın açıldığı ve tasfiye dosyası doğrulanır. İİK m.228, iflas idaresinin istihkak talebini reddedip dava için süre tayin ve tebliğ ettiği özel usulü düzenler. Ödeme güçlüğü veya konkordato aynı aşama olarak kabul edilmez.

İflas idaresi malları vermeyi reddederse dava süresi kaç gündür?

İİK m.228’e göre idare, üçüncü kişiye icra mahkemesinde istihkak davası açması için yedi günlük süre tayin ederek tebliğ eder. Bu süre geçirilirse masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçilmiş sayılır. İdareye yeniden başvuru yapmak veya görüşmeleri sürdürmek süreyi koruduğu varsayımıyla kullanılmamalıdır.

Konsinye mal satılmış fakat müşterisi henüz ödememişse ne istenir?

İİK m.189’un şartları varsa, mal için yapılmış masrafların masaya ödenmesi karşılığında alıcıdaki alacağın devri istenir. Malın başkasına ait olduğu ve iflas açılmadan önce bedelinin tahsil edilmediği gösterilir. Talep belirli satışa bağlanır; mağazanın bütün müşteri alacaklarını kapsamaz.

Satış parası iflas masasına geldiyse tedarikçiye verilir mi?

İİK m.189’da belirtilen satışın bedeli masaya ödenmişse hak sahibi bedelin kendisine verilmesini isteyebilir. İflas açılmadan önce müflisin tahsil etmemiş olması şartı korunur. Ödeme, ilgili mal ve alıcıyla eşleştirilir; kısmi tahsilat ve başka satışlara ait tutarlar ayrılır.

Para iflastan önce mağazaya ödenip harcanmışsa aynı koruma var mı?

İİK m.189’un tahsil edilmemiş bedel şartı bu durumda karşılanmaz. Aktarılmayan tutar için hesap ve para alacağı ayrıca incelenir. Belirli bir değerin ayrılmasını sağlayan başka hukuki temel varsa belgelenmelidir; yalnız konsinye kaydı masadaki herhangi bir paraya otomatik öncelik sağlamaz.

TBK m.509 bütün konsinye müşteri alacaklarını hemen geçirir mi?

Hayır. Maddenin ilk fıkrası, vekilin kendi adına ve vekâlet veren hesabına doğan alacağın geçişini vekâlet verenin vekile karşı bütün borçlarını ifasına bağlar. TBK m.532’nin tamamlayıcı uygulaması ve özel komisyon hükümleri birlikte incelenir. Şartları gerçekleşen geçiş iflas masasına karşı da ileri sürülebilir.

Mağazanın komisyon alacağı varsa bütün ürünleri tutabilir mi?

Hapis hakkının dayanağı ve kapsamı ayrı gösterilmelidir. TMK m.950–951’deki şart ve sınırlar, TBK m.541’in sattığı malın bedeli ve satın aldığı mal ayrımı değerlendirilir. İleri sürülen ücret veya giderin gerçekliği incelenir; her alacak bütün konsinye stok üzerinde sınırsız hak oluşturmaz.

Malın satış bedeli bize ödenmedi diye müşteriden ürünü geri alabilir miyiz?

Ödenmeyen iç hesap, müşterinin kazanımını kendiliğinden geçersiz kılmaz. Mağazanın satış yetkisi ve TMK m.988’deki iyiniyetli kazanım şartları incelenir. Yetki veya fiyat talimatının aşılması mağazaya karşı zarar talebi doğurabilir; bu sonuçla üçüncü kişiden aynen ürün istemi aynı değildir.

Bir aylık kayıt çağrısı kaçırılınca yedi günlük dava süresi de uzar mı?

Hayır. İİK m.219’daki adi tasfiye kayıt çağrısı, m.228’deki ret üzerine tebliğ edilen istihkak davası süresinden farklıdır. İİK m.236’nın geç para alacağı kaydına ilişkin düzeni, kaçırılmış istihkak davası süresini genel olarak geri getirmez. Her talebin usul aşaması ayrı izlenir.

Başvuru ve dosya hazırlığı

Konsinye mağaza iflasında ilk inceleme, elde kalan stokla müşteri alacağını ve önceden tahsil edilmiş parayı ayırmaktır. Teslim listeleri, seri/parti bilgileri, satış belgeleri, tahsilat tarihleri ve iflas tebligatları aynı dosyada birleştirilir. Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetimi ile İstanbul ve Mersin ofislerinden görüşme için iletişim sayfasına ulaşabilirsiniz.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.

İlgili hukuk rehberleri

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp