B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Kusurlu Yanılan Taraf Tazminat Öder mi? TBK 35

Yanılmasında kusurlu olan taraf, TBK 35 uyarınca sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Ancak diğer taraf yanılmayı biliyor veya bilmesi gerekiyorsa bu maddeye dayanarak tazminat isteyemez. Kanun ayrıca hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda, ifadan beklenen yararı aşmayan daha fazla tazminata hükmedilmesine imkân tanır. Bu son yetki hâkime aittir; otomatik bir kazanç garantisi değildir.

TBK 35 kusurlu yanılma, karşı tarafın bilgi istisnası ve tazminatın kapsamı
TBK 35: Kusurlu Yanılmada Zarar

Bu nedenle yanılma sebebiyle sözleşmeyle bağlı olmamak ile hiçbir zarar sorumluluğu taşımamak aynı şey değildir. İncelemede yanılmanın niteliği, yanılanın kusuru, hükümsüzlükle bağlantılı gerçek zarar ve karşı tarafın bilgisi ayrı belirlenir. Sadece “sözleşme geçersiz oldu” denmesi, bütün şartları gerçekleşmiş bir tazminat talebi oluşturmaz.

TBK 35’in düzenlediği sorumluluk

Madde, yanılma hükümleri içinde özel bir zarar sorumluluğu getirir. TBK 30 sözleşme kurulurken esaslı yanılan tarafın bağlı olmamasını düzenlerken, TBK 35 kusurlu yanılmanın diğer tarafa verdiği zararı ele alır. Birinci sorunun yanıtı sözleşmenin bağlayıcılığına; ikinci sorunun yanıtı zarar giderimine ilişkindir. Bu iki inceleme birbirinin yerine geçmez.

Sorumluluğun dayanağı, yalnız tarafın yanılmış olması değildir. Kanun yanılmasında kusurlu olmasını ayrıca arar. Dolayısıyla bütün esaslı yanılma hâllerinde karşı tarafın zararının mutlaka ödeneceği söylenemez. Kusurun hangi davranış veya ihmalden doğduğu açıklanmalıdır. Yanılma olgusu ile o yanılmadaki kusur ayrı değerlendirilir.

Zararın da sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğması gerekir. Tarafların bütün ekonomik kayıpları aynı kapsamda değildir. Talep edilen her kalemin hükümsüz kalan işlemle ve ileri sürülen olayla bağlantısı gösterilir. Sadece aynı dönemde harcama yapılmış olması, bu harcamanın TBK 35 uyarınca diğer tarafa yüklenebileceğini kendiliğinden kanıtlamaz.

Kusurlu yanılma neye ilişkin olmalıdır?

TBK 35’in kullandığı ifade, kişinin yanılmasında kusurlu olmasıdır. Bu nedenle incelenen davranış, yanlış irade oluşmasına veya yanlış açıklamaya ilişkin olgularla bağlantılı olmalıdır. Sözleşmenin başka aşamasındaki her davranış bu koşulun yerine geçirilmez. Hangi bilgiye dayanıldığı ve yanılmanın nasıl oluştuğu somut biçimde ortaya konulur.

Kişinin elindeki metin, kendisine yapılan açıklamalar ve işlem sırasında kullandığı belgeler birlikte incelenir. Bu kayıtların hiç görülmediği varsayılarak kusur sonucu kurulmaz; aynı şekilde yalnız imza bulunması da bütün olayları açıklamaz. Kusur değerlendirmesi, gerçek davranış ve ilişkinin koşulları üzerinden yapılmalıdır. Kanunda olmayan sabit bir kusur oranı kullanılamaz.

Yanlış aktarım yapan aracı veya çevirmen varsa TBK 33’teki iletmede yanılma kuralları ayrıca dikkate alınır. Bununla birlikte aracının kullanılmış olması, yanılan tarafın kusurunu her durumda otomatik olarak var veya yok saydırmaz. Görev, talimat ve gerçek aktarım zinciri belirlenir. Aracıya karşı ayrı sorumluluk iddiası da kendi dayanağıyla değerlendirilir.

Esaslı yanılma ve basit hesap yanlışlığı ayrımı

TBK 31, açıklamada esaslı yanılma hâllerini düzenler ve basit hesap yanlışlığının sözleşmenin geçerliliğini etkilemediğini ayrıca belirtir. Böyle bir yanlışlıkta düzeltmeyle yetinilir. Bu nedenle sırf hesapta fark bulundu diye sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zarar rejimine doğrudan geçilmez. Önce hatanın hukuki niteliği belirlenmelidir.

TBK 32’deki saik yanılmasında da özel şartlar vardır. Her kişisel beklentinin gerçekleşmemesi esaslı yanılma sayılmaz. TBK 35’e dayanan zarar tartışmasında, hangi yanılma nedeniyle sözleşmenin bağlayıcı olmadığı ileri sürüldüğü açık tutulmalıdır. Başlangıçtaki hukuki sebep belirlenmeden onun sonucu olduğu söylenen zarar hesaplanamaz.

Tazminat talebi, sözleşmenin geçersizliğine ilişkin genel bir varsayıma dayandırılmamalıdır. Yanılmanın türü, esaslılığı ve hakkın kullanılması gerçek olaylarla açıklanır. Sonra kusur ve zarar bağlantısı incelenir. Bu sıra, sözleşmeyle ilgili her anlaşmazlığın TBK 35 altında aynı sorumluluğa dönüştürülmesini önler.

İlk sınır: Hükümsüzlükten doğan zarar

TBK 35’in ilk fıkrası sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zararı esas alır. Bu zarar, geçersiz işlemin sonuçlarıyla ilişkilendirilmelidir. Talepte bulunan kişi hangi malvarlığı eksilmesinin bu nedenle ortaya çıktığını açıklar. Sözleşmenin hiç kurulmamış veya bağlayıcı olmamış bulunmasının yarattığı durum ile sözleşmenin beklenen şekilde ifa edilmesi farklı hesap konularıdır.

Sözleşme hazırlığı veya uygulanmasına ilişkin gider ileri sürülüyorsa, giderin gerçekten yapıldığı ve bu işlemle bağlantısı belgelenir. Fatura, ödeme kaydı, hizmet içeriği ve tarih birlikte değerlendirilir. Faturanın bulunması tek başına kalemin bütünüyle tazmin edilmesi gerektiği sonucunu doğurmaz; hukuki bağlantı ve zarar niteliği ayrıca gösterilir.

Harcama başka amaçla da kullanılabilir nitelikteyse talep edilen kaybın gerçek kapsamı açıklanmalıdır. Giderin tamamının hükümsüzlük nedeniyle boşa çıktığı iddiası dayanaklarıyla gösterilir. Kanun, işlemle ilgili her bütçe kalemini otomatik olarak karşı tarafa aktaran bir düzenleme değildir. Hesap gerçek kayba ve onun ilgili olayla bağlantısına dayanır.

Sözleşme bedeli tazminatın kendisi değildir

Geçersiz sözleşmede yazan toplam bedel, her durumda TBK 35 tazminatı değildir. Sözleşme bedeli karşılıklı edimlerin hesabına ilişkin bir veridir. Hükümsüzlükten doğan zarar ise ayrı belirlenir. Bedelin tamamını zarar kabul etmek, karşı edimler, yapılmış ödemeler ve gerçek kayıp araştırılmadan kurulabilecek bir sonuç değildir.

Beklenen gelir ile kazanç da aynı hesap değildir. İfadan beklenen yarar değerlendirilirken sözleşmenin gerçek ekonomik içeriği ve ilgili giderler önem taşır. Yalnız brüt tahsilat rakamı bütün yararın ölçüsü gibi kullanılamaz. Özellikle ikinci fıkradaki üst sınır tartışmasında hangi hesabın neden yapıldığı açıkça gösterilmelidir.

Birden fazla sözleşme veya iş ilişkisi bulunuyorsa kayıplar ayrı eşleştirilir. Başka işlemlere ait giderler yalnız aynı tarafla iş yapıldığı için bu dosyaya taşınmaz. Talep tablosu her kalemin dayanağını ve hangi olaydan kaynaklandığını göstermelidir. Böylece sözleşme bedeli, gerçek zarar ve başka ilişki alacakları birbirinden ayrılır.

Karşı taraf yanılmayı biliyorsa

TBK 35, diğer tarafın yanılmayı bilmesi hâlinde tazminat istenemeyeceğini açıkça düzenler. Bu, maddenin sorumluluk kuralının içindeki önemli istisnadır. Yanılanın kusurundan söz edilmesi, karşı tarafın bilgisine ilişkin incelemeyi gereksiz kılmaz. İki koşul birlikte değerlendirilmelidir; biri diğerinin yerine geçmez.

Bilgi olgusu, tarafların açıklamaları ve gerçek kayıtlarıyla ortaya konulur. Yanılmayı gösteren bir uyarı, doğru içerikle ilgili yazışma veya diğer belgelerin karşı tarafa ne zaman ulaştığı belirtilir. Salt bir belgenin dosyada bulunması, karşı tarafın onu ilgili zamanda bildiğini her durumda göstermez. Kişi, içerik ve tarih bağlantısı kurulmalıdır.

Karşı tarafın hangi yanılmayı bildiği de açıktır. Başka bir ayrıntı hakkında tereddüt yaşamasıyla tazminata konu yanılmayı bilmesi aynı şey değildir. İstisna, gerçek uyuşmazlıkla ilişkilendirilir. Genel bir “her şeyi biliyordu” açıklaması yerine hangi bilgiye hangi kayıtla sahip olduğu somutlaştırılmalıdır.

Bilmesi gereken durum da istisnadır

Kanun yalnız fiilî bilgiyi aramaz; diğer tarafın yanılmayı bilmesi gerektiği hâli de ayrıca düzenler. Böylece yalnız “haberim yoktu” demek bütün incelemeyi bitirmez. Ancak bilmesi gerektiği sonucu da hiçbir olgu gösterilmeden kurulamaz. İşlemin gerçek koşulları, açıklanan bilgiler ve belgedeki içerik değerlendirilir.

Bu ölçüt her kişiye sınırsız araştırma yükümlülüğü yüklemek anlamında kullanılmamalıdır. Hangi somut durumun yanılmanın anlaşılmasını gerektirdiği açıklanır. Tarafın mesleki sıfatı veya ekonomik gücü tek başına bütün olayları çözmez. Bilinebilir olgularla ilgili hukuki değerlendirme gerekçelendirilmelidir; kanuni istisna soyut genellemeye dönüştürülmez.

TBK 35’in bu istisnası, kusur ve zarar hesabından ayrı kontrol edilir. Gerçek zarar bulunduğu iddiası karşı tarafın bilgisine ilişkin hükmü kaldırmaz. Aynı şekilde tazminat miktarının yüksek veya düşük olması, bilgi koşulunu kendiliğinden değiştirmez. Her unsur kendi olay ve delil bağlantısıyla gösterilmelidir.

Hâkim hangi durumda daha fazla tazminata hükmeder?

TBK 35’in ikinci fıkrası, hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda daha fazla tazminata hükmedilebileceğini belirtir. Bu bir yargısal değerlendirme yetkisidir. Her kusurlu yanılmada otomatik olarak en yüksek tutarın ödeneceği söylenemez. Hakkaniyet değerlendirmesini gerektiren somut olguların ve talep edilen ek kaybın açıklanması gerekir.

Kanun, hakkaniyet gereği artırılan toplam tazminata sınır koyar: Bu toplam, ifadan beklenen yararı aşamaz. Birinci fıkradaki zarara ayrıca ifa yararının tamamı eklenerek sınır geçilemez. Hangi yararın ölçü alındığı ve hesabın dayanağı gösterilmelidir. Varsayılan kazanç, belgesiz büyüme oranı veya sözleşmeyle ilgisi açıklanmayan beklenti kesin alacak olarak yazılmaz.

Hakkaniyet yetkisi, ilk fıkradaki koşulların ve istisnanın yok sayılması anlamına gelmez. Diğer tarafın yanılmayı bildiği veya bilmesi gerektiği durum için kanunda açık sınır vardır. İkinci fıkraya atıf yapılarak bu sınır gerekçesiz biçimde aşılmaz. Sorumluluğun varlığıyla kapsamı ayrı aşamalarda değerlendirilir.

Gerçek anlama rıza bildirilmişse

TBK 34, diğer tarafın sözleşmenin yanılanın kastettiği anlamda kurulmasına razı olduğunu bildirmesi hâlinde sözleşmenin o anlamda kurulmuş sayılmasını düzenler. Bu durum, sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zarar iddiasından önce değerlendirilmelidir. Hangi sözleşme anlamının geçerli kabul edildiği belirlenmeden hükümsüzlük varsayımı üzerinden hesap yapılamaz.

Rıza bildiriminin içeriği ve kapsamı gerçek metinle karşılaştırılır. Yanılanın istediği anlamı kabul etmekle farklı bir uzlaşma önermek aynı değildir. TBK 34 koşulları bulunuyorsa bunun hukuki sonucu dikkate alınır; bulunmuyorsa diğer yanılma hükümleri çerçevesindeki inceleme sürer. Sonuç belgeye dayalı olarak açıklanmalıdır.

Bu ayrım, her giderin mutlaka zarar olarak talep edilebilmesini de engeller. Sözleşmenin gerçek anlama uygun devam etmesi, yapılan işlemlerin hukuki niteliğini etkiler. Hangi harcamanın boşa çıktığı, hangisinin hâlen karşı edimle bağlantılı olduğu gerçek verilerle belirlenir. Salt yanılma tartışması yaşanmış olması tazminat hesabının yerine geçmez.

Bedelin iadesi ile zarar giderimi

Verilmiş paranın veya şeyin geri istenmesi, TBK 35 tazminatıyla aynı talep değildir. TBK 77 ve ilgili sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geçerli sebebe dayanmayan edimin iadesi ayrıca değerlendirilir. İade borcunun koşulları ve zarar sorumluluğunun koşulları birbirine karıştırılmamalıdır. Hangi kişinin hangi tutarı aldığı açıkça gösterilmelidir.

Ödeme kayıtlarında iade edilen kısım, halen karşı tarafta bulunan kısım ve bağımsız gider ayrı tutulur. Aynı tutar hem iade hem zarar başlığında ikinci kez tahsil edilecek biçimde hesaplanmaz. İade gerçekleşmişse zarar hesabına etkisi açıkça belirtilir. Gerçekleşmiş ödeme hareketleri yalnız sözleşmenin geçersizliği tartışılıyor diye yok sayılmaz.

Sebepsiz zenginleşmedeki gider talepleri de kendi düzenine sahiptir. TBK 80 kapsamındaki giderler, TBK 35’teki hükümsüzlük zararıyla aynı kalemmiş gibi sunulmamalıdır. Talebin hukuki sebebi, tutarın kime ve hangi nedenle yöneltildiğini belirler. Maddeler sadece birlikte sıralanarak bu bağlantı kurulmuş olmaz.

Bildirim dönemi ile tazminat talebi ayrımı

TBK 39, yanılmanın öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olunmadığının bildirilmemesine veya verileni geri istememeye onama sonucu bağlar. İrade bozukluğundaki bu dönem, TBK 35’in zarar koşullarıyla aynı soru değildir. Önce sözleşmenin hukuki durumu açıklanmalıdır.

TBK 35’in metni, bütün tazminat taleplerini aynı bir yıllık süreye bağlayan ayrı bir hüküm içermez. Buna karşılık bu durum taleplerin süresiz olduğu anlamına da gelmez. İleri sürülen hakkın hukuki niteliği ve uygulanacak süre düzeni belirlenmelidir. TBK 39’daki onama sonucu, başka talep süreleriyle gerekçesiz biçimde özdeşleştirilmez.

Öğrenme, bildirim, hükümsüzlük iddiası ve zararın gerçekleşmesi farklı tarihlerde bulunabilir. Bunların her biri gerçek belgeyle ayrı kaydedilir. Yalnız sözleşme tarihini bütün başlıkların başlangıcı kabul etmek veya son rapor tarihini ilk öğrenme gibi göstermek doğru değildir. Talebin zaman çizelgesi ilgili kanuni olgulara dayanmalıdır.

Zarar hesabı ve bilirkişi incelemesi

Zarar tablosu, kalemin dayanağını, tarihini, gerçek ödemesini ve hükümsüzlükle bağlantısını göstermelidir. Faturanın ispat bakımından değerlendirilmesi, her faturanın TBK 35 zararı olduğunun kabulü değildir. Belgenin gerçek içerik ve ödeme kayıtlarıyla ilişkisi ayrıca açıklanır.

Özel veya teknik bilgi gereken hesaplarda HMK 266 uyarınca bilirkişi incelemesi değerlendirilir. HMK 279/4 ise hukuki nitelendirmeyi hâkime bırakır. Bilirkişi, gerçek gider veya ekonomik hesap hakkında teknik bulgu sunar; TBK 35’in koşullarının kesin gerçekleştiğine ilişkin yargısal kararın yerine geçmez. Hesabın varsayımları ve kullanılan veriler görünür olmalıdır.

Birden fazla hesap yöntemi kullanılıyorsa her yöntemin hangi talebi ölçtüğü belirtilir. Hükümsüzlükten doğan zarar ile ikinci fıkradaki ek tazminat sınırı aynı tablo başlığı altında belirsiz bırakılmaz. Sonuç rakamı, dayandığı veriler ve hukuki talep arasında bağlantı kurulmalıdır. Yalnız yüksek tutarlı bir toplam zarar ispatı değildir.

Bütçe, doğmuş yükümlülük ve gerçek ödeme

Bir giderin yalnız planlanmış olmasıyla hukuken doğmuş bulunması ayrı gösterilmelidir. Hazırlık bütçesindeki rakam, kendiliğinden gerçekleşmiş zarar değildir. Buna karşılık henüz ödenmemiş bir kalem ileri sürülüyorsa o yükümlülüğün gerçekten doğduğu, kime karşı bulunduğu ve hükümsüz kalan sözleşmeyle bağlantısı açıklanır. İnceleme yalnız nakit çıkışı listesine veya yalnız tahmini bütçeye indirgenmez.

Belge üzerindeki taraflar zarar talebiyle eşleştirilir. Fatura başka kişi adına düzenlenmiş, ödeme başka hesaptan yapılmış veya gider birden çok iş için üstlenilmişse bu ilişkiler açıklanmalıdır. Hangi kaybın gerçekten talepte bulunanın malvarlığına ait olduğu belirlenir. Aynı şirket grubunda bulunmak veya aynı proje adını kullanmak, bütün giderleri tek kişiye ait zarar hâline getirmez.

Sonradan geri alınmış ödeme, iptal edilmiş hizmet bedeli veya başka yolla giderilmiş kayıp varsa gerçek durum hesapta korunur. İlk harcamanın belgesiyle yetinip sonraki iade kaydını dışarıda bırakmak tam zarar tablosu oluşturmaz. Talep, güncel ve doğrulanmış kaybı göstermelidir. Böylece TBK 35’in zarar giderme amacı, gerçekleşmemiş bütçenin veya daha önce karşılanmış tutarın yeniden ödenmesi talebine dönüşmez.

İddia ve savunmalar nasıl somutlaştırılır?

HMK 190’daki ispat yükü kuralları ilgili olgulara uygulanır. HMK 194 uyarınca somutlaştırma yapılırken yanılmanın oluşumu, kusur iddiası, zarar kalemleri ve karşı tarafın bilgi durumu ayrı açıklanır. Her başlığın dayandığı gerçek belge gösterilmelidir.

Talep sonucu ile zarar açıklaması birbiriyle uyumlu olmalıdır. HMK 26’da hâkimin taleple bağlılığı düzenlenmiştir. Farklı zarar türleri ve iade istekleri belirsiz bir toplam içinde bırakılmadan açıklanır. Hangi tutarın hangi olay nedeniyle istendiği anlaşılmalıdır. TBK 35’e atıf yapılması, eksik talep veya eksik olay anlatımının yerine geçmez.

Sık sorulan sorular

Yanılan taraf her durumda tazminat öder mi?

Hayır. TBK 35 yanılmasında kusurlu olmasını ve hükümsüzlükten doğan zararı arar. Diğer tarafın yanılmayı bilmesi veya bilmesi gerekmesi hâlinde istisna uygulanır.

Sözleşmeyle bağlı olmamak bütün sorumluluğu kaldırır mı?

Kendiliğinden kaldırmaz. Bağlayıcılık ile kusurlu yanılmanın zarar sonuçları ayrı incelenir. TBK 30 ve TBK 35 farklı sorulara cevap verir.

Karşı taraf yanılmayı biliyorsa tazminat isteyebilir mi?

TBK 35’in açık hükmü gereğince isteyemez. Bilginin hangi yanılmaya ve hangi zamana ilişkin olduğu somut olgularla belirlenir.

Fiilen bilmiyor ama bilmesi gerekiyorsa sonuç değişir mi?

Kanun bu durumu da aynı istisna kapsamında düzenler. Bilmesi gerektiği sonucunun dayandığı işlem koşulları ve belgeler açıklanmalıdır.

Sözleşme bedeli kadar tazminat otomatik doğar mı?

Hayır. Bedel, zarar tutarıyla aynı şey değildir. Gerçek kayıp, karşı edimler, ödemeler ve kanuni sorumluluk koşulları ayrıca değerlendirilir.

Hâkim daha fazla tazminata karar verebilir mi?

TBK 35/2 uyarınca hakkaniyet gerektiriyorsa tazminat artırılır; artırılmış toplam ifadan beklenen yararı aşamaz. İlk zarara ayrıca ifa yararının tamamı eklenmez. Hâkimin hakkaniyet değerlendirmesi ve zarar koşulları korunur.

Hakkaniyet, karşı tarafın bilgi istisnasını kaldırır mı?

İkinci fıkra ilk fıkradaki koşulları yok sayan sınırsız yetki değildir. Yanılmayı bilen veya bilmesi gereken taraf hakkındaki açık sınır ayrıca uygulanır.

Verdiğim bedeli geri istemek tazminatla aynı mı?

Değildir. İade, TBK 77 ve ilgili hükümlerle; hükümsüzlük zararı TBK 35 koşullarıyla değerlendirilir. Aynı tutar iki başlık altında tekrar tahsil edilmez.

Her fatura zarar ispatı için tek başına yeterli mi?

Faturanın konusu, gerçek ödeme ve uyuşmazlıkla bağlantısı belirlenir. Belgede tutar bulunması, kalemin tamamının TBK 35 kapsamında olduğunu kendiliğinden göstermez.

Bir yıllık yanılma süresi bütün tazminatların süresi mi?

TBK 39 onama sonucunu düzenler. Tazminat ve iade taleplerinin hukuki niteliği ve kendi süre düzenleri ayrı değerlendirilir; bütün talepler tek süreye indirgenmez.

Resmî kaynaklar

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: 30–35, 39, 77 ve 80. maddeler. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: 26, 190, 194, 199, 266 ve 279. maddeler. Güncel resmî kanun metinleri Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sisteminden kontrol edilmiştir.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Sorunuzu iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri

    tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

    Yazar Bilgisi

    , Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

    İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    Telefon WhatsApp