Hâkim Şirketin Topluluk İtibarından Doğan Güven Sorumluluğu: TTK 209
TTK m.209, toplum veya tüketici nezdinde güven verecek düzeye ulaşmış topluluk itibarının kullanılmasının uyandırdığı güvenden hâkim şirketi sorumlu tutar. Düzenleme, ana şirketi bağlı şirketin bütün borçlarının otomatik kefili yapmaz. Talebin dayanağı yalnız ortaklık ilişkisi veya ödenmemiş fatura değil, kanunun belirttiği topluluk itibarının kullanılması ve bu kullanımla oluşturulan güvendir.
Bu nedenle inceleme iki ayrı soruya cevap verir: TTK m.195 anlamında hâkimiyet ilişkisi var mı; bu topluluğun itibarı ilgili işlemde hangi açıklama veya davranışla kullanıldı? 6102 sayılı Kanun’un m.195 ve m.209 hükümleri birlikte okunmalıdır. Bu rehber, özellikle bağlı şirketle ticari ilişki kuran tedarikçi ve diğer sözleşme taraflarının güven sorumluluğunu hangi somut kayıtlarla değerlendireceğini açıklar.

TTK 209 hangi güveni korur?
Madde, herhangi bir ticari beklentiyi topluluk sorumluluğuna dönüştürmez. Metinde önce topluluk itibarının topluma veya tüketiciye güven veren düzeye ulaşması, sonra bu itibarın kullanılması ve bu kullanımın güven uyandırması aranır. Şirketin büyük olması, tanınmış bir unvan taşıması veya çok sayıda iştirake sahip bulunması tek başına bütün aşamaları karşılamaz.
Hukuki incelemede itibarın konusu da belirtilmelidir. Finansal destek, işin tamamlanması, hizmetin organizasyonu veya kurumsal gözetim hakkında ileri sürülen açıklamalar aynı içerikte değildir. Karşı tarafın hangi açıklamaya dayanarak hangi güveni edindiği açık yazılmalıdır. Belirsiz bir “gruba güvendim” ifadesi, m.209’un somut olay bağlantısını kurmaya yetmez.
İlk aşama: Hâkim şirket doğru belirlenmelidir
TTK m.195 hâkimiyeti oy çoğunluğu, yönetim organının karar çoğunluğunu seçme hakkı, oy sözleşmesi veya sözleşme ve diğer yollarla kontrol üzerinden düzenler. Doğrudan ve dolaylı hâkimiyet birlikte kapsamdadır. Dolayısıyla aynı logonun kullanılması veya şirket unvanlarının benzemesi, hâkimiyetin kanuni ispatı yerine geçmez.
Pay kayıtları, esas sözleşme, yönetim organının seçim düzeni ve kontrol zinciri incelenerek talebin yöneltileceği kişi belirlenir. Hâkimiyetin kuruluşu hakkındaki ayrıntılı ölçütler TTK m.195 şirketler topluluğu rehberinde açıklanmıştır. M.209 incelemesinde bu ölçütler başlangıçtır; itibarın kullanılması ayrıca gösterilmelidir.
Yüzde yüz pay sahipliği güven sorumluluğunun şartı değildir
TTK m.209 metninde yüzde yüz veya yüzde doksan ortaklık eşiği bulunmaz. Bu oranlar topluluk hukukunun başka işlemlerinde düzenlenmiştir. Hâkimiyetin m.195 uyarınca belirlenmesiyle, belirli bir orana bağlı özel yetkinin koşulları birbirine karıştırılmamalıdır.
Özellikle tam hâkimiyette talimat verme hakkı hakkındaki m.203, güven sorumluluğuna aynen taşınamaz. M.209 için “sermayenin tamamı ana şirkette değil, sorumluluk hiç doğmaz” sonucu metne dayanmaz. Aynı şekilde bütün payların ana şirkete ait olması da topluluk itibarının kullanıldığını kendiliğinden ispatlamaz. Her iki yönde otomatik sonuç yerine farklı kanuni unsurlar ayrı ayrı tespit edilir.
Topluluk itibarı ile bağlı şirketin kendi itibarı ayrılır
Talep, bağlı şirketin yalnız kendi geçmişi veya kendi yöneticisinin kişisel güvenilirliği üzerine kurulmuşsa m.209 bakımından topluluk itibarının nasıl devreye girdiği ayrıca açıklanmalıdır. Maddede sorumluluk, hâkim şirketin topluluğa ilişkin itibarının kullanımından doğan güvene bağlanır. Her başarılı şirketin sahip olduğu ticari itibar, bu özel düzenlemenin bütün şartlarını oluşturmaz.
Bu ayrım delil seçimini etkiler. Yalnız bağlı şirketin bilançosu yerine topluluk tanıtımları, kullanılan kurumsal açıklamalar ve işlem sırasında sunulan belgeler bir araya getirilir. Belgenin hangi şirket tarafından hazırlandığı, kim tarafından iletildiği ve hangi tarihte karşı tarafa ulaştığı belirlenir. İtibarın kaynağı ile kullanım biçimi aynı dosyada görünür olmalıdır.
İtibarın kullanılması hangi belgeler üzerinden incelenir?
Teklif dosyaları, kurumsal sunumlar, internet sayfasındaki açıklamalar, e-posta yazışmaları ve sözleşme görüşmelerinin kayıtları uyuşmazlıktaki beyanın içeriğini göstermek için önem taşır. Ancak bu belgelerin varlığı, içerikleri okunmadan m.209 sorumluluğunun kesin kanıtı sayılmaz. Belgeyle ileri sürülen vakıa arasında bağlantı kurulmalıdır.
Bir tanıtım metnindeki grup üyeliği açıklaması ile belirli işlemin topluluk kaynakları veya organizasyonu kapsamında yürütüleceğine ilişkin açıklamanın içeriği farklıdır. İncelemede kullanılan cümle tam bağlamıyla korunur. Metnin yalnız güçlü görünen bir sözcüğünü ayırmak, tarihini çıkarmak veya koşullarını gizlemek hukuki değerlendirmeyi bozar. Kaydın özgün biçimi delil dosyasında tutulmalıdır.
İşlemden sonraki açıklama ile işlem kurulurken oluşan güven aynı değildir
Güven iddiasında kronoloji belirleyicidir. Açıklamanın tarihi, karşı tarafa ulaşma tarihi, sözleşmenin kurulması, teslim veya ödeme tarihleri birbirinden ayrılır. İşlem tamamlandıktan sonra yayımlanan kurumsal bir sayfanın önceki sözleşmenin kuruluşunda etkili olduğu yalnız sayfanın bugün erişilebilir olmasından çıkarılamaz.
Buna karşılık devam eden ilişkide yeni teslim, yeni kredi veya yeni ödeme kararı bakımından hangi açıklamanın etkili olduğu ayrıca gösterilir. Hukuki talep, tarihlerden bağımsız genel bir marka beğenisine dayandırılmamalıdır. HMK m.194’teki somutlaştırma yükü gereğince her güven açıklaması, etkilediği ileri sürülen işlem ve bunun delili birlikte belirtilir.
Ödenmeyen fatura tek başına ana şirket borcu yaratmaz
TTK m.329 anonim şirketin kendi malvarlığıyla sorumluluğunu; m.602 limited şirketin borç ve yükümlülüklerinden kendi malvarlığıyla sorumluluğunu düzenler. Şirketler topluluğuna dahil olmak, ayrı şirketlerin tüm hesaplarını tek borçlu hesabına dönüştürmez. Sözleşme ve fatura üzerindeki borçlu bu nedenle önemini korur.
Bağlı şirketin ödeme yapmaması, m.209 incelemesinin ekonomik sebebini oluşturabilir; fakat kanuni unsurlar yerine geçmez. Hâkim şirkete yöneltilen istemde topluluk itibarının kullanımı, oluşan güven ve talep edilen zararla bağlantı ayrıca ortaya konulmalıdır. Fatura bedelini başka bir şirket adına tekrar yazmak, hukuki sorumluluk sebebini kurmaz.
Garanti sözleşmesiyle güven sorumluluğunun farkı
Ana şirketin ayrıca ödeme taahhüdü vermesi, taahhüdün içeriğine göre bağımsız bir sözleşme incelemesi gerektirir. Kefalet niteliğindeki taahhütte TBK m.581 ve devamı; başka bir kişinin edimini üstlenme iddiasında TBK m.128 ve sözleşmenin ilgili hükümleri değerlendirilir. M.209 ise topluluk itibarının kullanımından doğan güven için ayrı kanuni dayanak oluşturur.
Dolayısıyla açık garanti belgesi bulunmaması m.209’un uygulanmasını tek başına ortadan kaldırmaz; buna karşılık grup adı geçen her belge de garanti değildir. Sözleşmesel güvence konusunda ana şirket garantisinin hukuki niteliği ayrı açıklanmıştır. İki dayanak ileri sürülüyorsa her birinin vakıaları ve talebi birbirinden anlaşılır biçimde gösterilmelidir.
TTK 202 ve 206 neden farklı sorumluluk yollarıdır?
TTK m.202 hâkimiyetin hukuka aykırı kullanılması ve bağlı şirkete verilen kayıp üzerinden özel talepler düzenler. M.206 ise tam hâkimiyet kapsamında verilen talimat nedeniyle oluşan kaybın denkleştirilmemesi veya denk istem hakkı tanınmaması üzerine zarar gören alacaklıların davasını düzenler. M.209’un merkezinde ise topluluk itibarının kullanımıyla uyandırılan güven bulunur.
Bu nedenle bağlı şirket malvarlığının azaltıldığı iddiası ile işlem karşısında yaratılan güvenin boşa çıkarıldığı iddiası aynı vakıa sayılmaz. TTK m.206 alacaklı tazminat talebi kendi şartlarıyla hazırlanır. Maddelerin numaralarını yan yana yazmak, her biri için gerekli açıklama ve ispatın yerini tutmaz.
Hukuki dayanakları karşılaştırma tablosu
| Dayanak | İncelemenin merkezi | Temel belge grubu |
|---|---|---|
| TTK m.209 | Topluluk itibarının kullanımıyla uyandırılan güven | İtibar kullanımı ve işlem bağlantısının kayıtları |
| TTK m.202 | Hâkimiyetin hukuka aykırı kullanılması | Topluluk işlemi, kayıp ve denkleştirme kayıtları |
| TTK m.206 | Tam hâkimiyet talimatı ve alacaklı zararı | Talimat, kayıp, denkleştirme veya istem hakkı belgeleri |
| Sözleşmesel teminat | Üstlenilen ödeme veya güvence borcu | İmzalı taahhüt, temsil yetkisi ve talep koşulları |
Tablo, hangi talebin hangi delillerle kurulacağını gösterir. Aynı dosyada birden fazla hukuki dayanağın incelenmesi, tek bir zararın birden fazla kez tahsil edilmesi anlamına gelmez. Taleplerin kapsamı, karşılanan zarar ve alınan ödemeler açık bir hesapla izlenmelidir.
Zarar hesabı neden ayrı hazırlanmalıdır?
HMK m.119 dava konusunun, malvarlığına ilişkin davalarda değerin ve açık talep sonucunun gösterilmesini ister. M.209’a dayanan istemde de hangi parasal kaybın talep edildiği belirtilmelidir. İtibarın kullanıldığını açıklamak ile talep edilen tutarı doğrulamak ayrı işlerdir.
Sözleşme bedeli, yapılan ödemeler, alınan karşı edimler ve geri tahsil edilen tutarlar birbirinden ayrılır. Talepte birden fazla işlem varsa her işlem için güven açıklaması ve zarar hesabı eşleştirilir. “Grup nedeniyle zarara uğradım” şeklindeki genel ifade, miktarın bütün alt kalemlerini kanıtlamaz. Dosyanın hesap kısmı, açıklanan olaylarla aynı tarih ve işlem düzenini kullanmalıdır.
Davalı şirket ile yöneticinin şahsi sorumluluğu ayrılır
TTK m.209’un muhatabı hâkim şirkettir. Yönetim kurulu üyesinin tanıtım toplantısına katılması veya şirket adına açıklama yapması, o kişinin kendi malvarlığıyla aynı borcun otomatik sorumlusu olduğu anlamına gelmez. Yöneticiye yöneltilecek kişisel talebin ayrıca kanuni ve fiili dayanağı gösterilmelidir.
M.202 ve m.206’da belirli şartlarla yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümler bulunması, bütün bu şartların m.209 bakımından gerçekleşmiş kabul edilmesine izin vermez. Taraf listesi unvan, sicil bilgisi ve hukuki sıfatla kurulmalıdır. Hâkim şirket, bağlı şirket ve gerçek kişi yönetici aynı isim veya iletişim adresi kullanıyor olsa da davadaki sıfatları ayrı belirlenir.
Yabancı ana şirket bulunması hâlinde topluluk bağlantısı
TTK m.195/1, ilgili şirketlerden en az birinin merkezinin Türkiye’de olması hâlinde kanundaki şirketler topluluğu hükümlerinin uygulanacağını belirtir. M.195/5 ayrıca hâkim teşebbüsün yurt içinde veya dışında bulunmasını kapsar. Bu hükümler nedeniyle yabancı merkez, topluluk ilişkisini kendiliğinden Türk kanununun incelemesi dışına çıkarmaz.
Bununla birlikte yabancı ana şirketin tam ticaret unvanı, merkez adresi ve kontrol bağlantısı belgelenmelidir. Yurt dışına tebligat ile yabancı ülkede kararın icrası, maddi sorumluluktan ayrı usul konularıdır. yabancı ana şirketin TTK m.195 kapsamındaki konumu bu ayrım için bağlantılı rehberdir.
İspat yükü ve elektronik kayıtların dosyalanması
HMK m.190 ve m.194 uyarınca hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın dayandığı vakıaları ve bunların delillerini somutlaştırması gerekir. HMK m.199 elektronik verileri de belge kavramı içinde sayar. Bu nedenle internet açıklaması veya e-posta sırf elektronik olduğu için delil incelemesi dışında değildir.
Belgenin kaynağı, bütünlüğü ve ilgili tarihteki içeriği korunmalıdır. Ekran görüntüsünün hangi adrese ait olduğu ve hangi tarihte alındığı açık tutulur. Birden fazla sürüm varsa işlem tarihinde kullanılan sürüm ayrılır. Elektronik kaydı belge saymak, her kaydın iddia edilen içeriği kesin biçimde doğruladığı anlamına gelmez; belge yine diğer delillerle değerlendirilir.
Şirketin elindeki belgeler nasıl talep edilir?
HMK m.219 tarafların delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan belgeleri ibraz yükümlülüğünü düzenler. Hangi belgenin hangi vakıayı ispatlayacağı açık gösterilmelidir. “Şirketin bütün kayıtları getirilsin” biçimindeki sınırsız talep yerine ilgili dönem, yazışma, sunum veya işlem dosyası tanımlanır.
Belge sunulmadığında HMK m.220’deki şartlar ve usul uygulanır. Her eksik belge doğrudan davanın kabulü anlamına gelmez. Mahkemenin belgeyi gerekli görmesi, elde bulunma durumu, verilen kesin süre ve mazeret incelemesi gibi aşamalar önem taşır. Delil talebi, şirket kayıtları üzerindeki genel bir denetim isteğinden farklıdır.
Ticari tazminat davasında mahkeme ve arabuluculuk
TTK m.4/1-a kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarını ticari dava kabul eder; m.5 aksine hüküm olmadıkça asliye ticaret mahkemesini görevlendirir. Bu rehberde incelenen ticari ilişkiye bağlı para tazminatı talebinde TTK m.5/A’daki dava şartı arabuluculuk düzeni de dikkate alınır.
Talep tüketici işlemi veya başka özel görev düzenlemesi içeren bir ilişkiye dayanıyorsa, görev değerlendirmesinde ilgili özel kanun ayrıca incelenmelidir. M.209’da tüketici sözcüğünün geçmesi, bütün başvuruların tek mahkemede görüleceği sonucunu doğurmaz. Dava konusu, tarafların sıfatı ve ilişkinin niteliği dilekçe hazırlanmadan önce belirlenmelidir.
Kaybolma riski taşıyan açıklamalar için delil tespiti
HMK m.400, ileride açılacak davada ileri sürülecek vakıalar için delil tespitini düzenler. Delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolması veya sonradan ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması tehlikesi, kanundaki hukuki yarar değerlendirmesinin merkezindedir. İnternet açıklaması üzerinde tespit istenirken yalnız sayfa adresi değil, korunması istenen içerik ve neden acil olduğu belirtilmelidir.
HMK m.402 uyarınca dilekçede tespit konusu vakıa, sorular ve delilin kaybolması veya gösterilmesinin zorlaşması endişesini doğuran sebepler açıklanır. Tespit, ana şirketin sorumlu olduğuna ilişkin peşin karar değildir; ilgili delilin korunmasını sağlar. Dava açıldıktan sonraki tespit talebinde HMK m.401/4 gereğince davaya bakan mahkeme görevli ve yetkilidir.
Denkleştirme takvimi güven talebine doğrudan taşınmaz
M.202 ve m.206’daki hesap yılı içinde kaybın denkleştirilmesi veya denk istem hakkı tanınması düzeni, ilgili topluluk işlemi sorumluluğunun parçasıdır. M.209 bu düzeni tekrarlamaz; topluluk itibarının kullanılmasının uyandırdığı güveni esas alır. Bu yüzden güven iddiasını yalnız bağlı şirketin yıl sonu hesaplarına bakarak kabul veya reddetmek, maddenin konusunu daraltır.
Aynı dosyada denkleştirme belgeleri ve güven açıklamaları bulunması mümkündür; fakat her kayıt hangi hukuki dayanak bakımından sunulduğu belirtilerek kullanılır. Bağlı şirketin iç hesap hareketi, dış ilişkideki kurumsal açıklamanın yerine geçmez. Güven iddiasının işlem tarihi ve açıklama içeriği ayrıca korunur.
Hâkim teşebbüs kavramı neden kontrol edilmelidir?
TTK m.195/5 şirketler topluluğunun hâkiminin bir teşebbüs olması hâlinde de m.195–209 hükümlerini uygulanır kılar ve hâkim teşebbüsü tacir sayar. Bu nedenle dosya yalnız unvanında holding yazan anonim şirketlerle sınırlanamaz. Önce kanundaki hâkimiyet ve teşebbüs bağlantısı tespit edilir. Bununla birlikte bir kişinin grubun kurucusu olarak tanıtılması, tek başına o kişinin m.195/5 kapsamındaki hâkim teşebbüs olduğunu ispatlamaz.
Başvuru dosyasının somut kontrol sırası
Dosya önce şirketler arasındaki hâkimiyet bağlantısını, ardından itibarın kullanıldığı açıklamayı, bu açıklamanın işlemle zamansal bağını ve istenen zararı göstermelidir. Her bölüm kendi belgesine bağlanır. Sicil kayıtları hâkimiyeti; tanıtım ve yazışma kayıtları beyanı; sözleşme ve ödeme kayıtları ilişkiyi; hesap dökümü parasal talebi açıklamak için kullanılır.
Bu düzen, güçlü marka görüntüsüne dayanıp taraf ve delil sorunlarını atlamayı önler. Hukuki sonuç m.209’un koşullarına göre belirlenir. Ödenmemiş borcun varlığı, topluluk üyeliği ve itibara dayalı güven ayrı başlıklarda açıklandığında talebin hangi kanuni unsura dayandığı denetlenebilir hâle gelir.
Sık sorulan sorular
Hâkim şirket bağlı şirketin bütün borçlarını ödemek zorunda mı?
Hayır. TTK m.209 genel ve otomatik kefalet kurmaz. Topluluk itibarının topluma veya tüketiciye güven verecek düzeye ulaşması ve bu itibarın kullanılmasıyla uyandırılan güven ayrı değerlendirilir.
TTK 209 için ana şirketin yüzde yüz ortak olması gerekir mi?
Hayır. M.209’da yüzde yüz pay şartı yoktur. Hâkimiyet TTK m.195 ölçütleriyle belirlenir; tam hâkimiyete ilişkin m.203 oranı güven sorumluluğuna aktarılmaz.
Aynı logonun kullanılması tek başına sorumluluk doğurur mu?
Logo kullanımının varlığı tek başına bütün kanuni unsurları ispatlamaz. Hâkimiyet ilişkisi, topluluk itibarının kullanılması, oluşturulan güven ve talebin dayandığı işlem bağlantısı somutlaştırılmalıdır.
Garanti belgesi yoksa TTK 209 hiç uygulanmaz mı?
Hayır. M.209 sözleşmesel garanti belgesinden ayrı bir kanuni sorumluluk dayanağıdır. Açık garanti bulunmaması tek başına bu hükmü dışlamaz; maddenin kendi koşulları yine aranır.
Ödenmeyen fatura güven sorumluluğunu ispatlar mı?
Fatura borç ilişkisini ve tutarı açıklamaya hizmet eder. Hâkim şirket bakımından topluluk itibarının kullanımı ve güven bağlantısının ayrıca gösterilmesi gerekir; fatura bunların tamamının yerine geçmez.
TTK 202 ile 209 aynı talep midir?
Hayır. M.202 hâkimiyetin hukuka aykırı kullanılmasıyla bağlı şirkete verilen kayıp rejimini düzenler. M.209 topluluk itibarının kullanılmasının uyandırdığı güvene dayanır. Olaylar ve deliller her dayanak için ayrı açıklanır.
İnternet sayfası ve e-posta delil olabilir mi?
HMK m.199 elektronik verileri belge kapsamında sayar. Kaynağı, tarihi, bütünlüğü ve işlemle bağlantısı korunmalıdır. Elektronik belge olması tek başına iddianın kesin ispatlandığı anlamına gelmez.
Ana şirket yöneticisi de kendiliğinden şahsen sorumlu mu?
Hayır. TTK m.209 hâkim şirketin sorumluluğunu düzenler. Gerçek kişi yöneticiye yöneltilen kişisel talebin ayrıca hukuki sebebi ve bu sebebin koşullarını oluşturan vakıalar gösterilmelidir.
Yabancı merkezli ana şirket topluluk hükümlerinin dışında mı?
TTK m.195 ilgili şirketlerden en az birinin merkezinin Türkiye’de olduğu durumu ve yurt dışındaki hâkim teşebbüsü kapsar. Tebligat, yetki ve yabancı ülkede icra konuları ayrıca değerlendirilir.
Ticari para tazminatı isteminde arabuluculuk gerekir mi?
TTK m.5/A kapsamındaki konusu bir miktar para olan ticari tazminat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru dava şartıdır. Görev ve özel kanun hükümleri ilişkinin niteliğiyle birlikte belirlenir.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
