Usulden Reddedilen Davadan Sonra 60 Günlük Ek Süre Ne Zaman Kullanılır?
Davanın usulden reddedilmesi, alacaklıya her durumda yeni bir dava süresi vermez. Türk Borçlar Kanunu’nun 158. maddesi; görev veya yetki yokluğu, düzeltilebilecek bir yanlışlık yahut vaktinden önce başvuru nedeniyle reddedilen dava veya def’i için özel bir koruma düzenler. Bu süreçte zamanaşımı ya da hak düşürücü süre dolmuşsa alacaklı, kanundaki altmış günlük ek süre içinde hakkını kullanabilir.
Bu süre, esas hakkındaki olumsuz kararı kaldıran bir kanun yolu değildir. Ayrıca HMK 20’deki dosyanın gönderilmesini istemeye ilişkin iki haftalık sürenin yerine geçmez. İnceleme, ilk başvurunun zamanı, ret gerekçesi, sürenin hangi aşamada dolduğu ve reddin kesinleşmesi üzerinden yapılır. Bu yazı TBK 158’in koşullarını, altmış günün hesabını ve yeni başvuruda önceki dosyayla kurulacak bağı ayrı ayrı açıklar.

TBK 158’in koruduğu durum dört ayrı soruyla belirlenir
Önce bir dava veya def’i yoluyla hak ileri sürülmüş olmalıdır. Ardından bu başvurunun kanunda belirtilen nedenlerden biriyle reddedilip reddedilmediği belirlenir. Üçüncü soru, arada zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolup dolmadığıdır. Son olarak hak, altmış günlük ek zaman içinde usulüne uygun biçimde kullanılmalıdır. Sadece ilk ret kararının bulunması bütün koşulların gerçekleştiğini göstermez.
Bu sıra, eski dosyadaki ilk başvuru tarihinin neden önemli olduğunu açıklar. İlk başvurudan önce zaten dolmuş bir sürenin, sonradan usulden ret kararı alınarak canlandırıldığı sonucu çıkarılmaz. Madde, hakkını ileri sürmüş alacaklının belirli usul sorunları sırasında süre kaybına uğramasını düzenler. Hangi süre için ek zaman istendiği açıkça yazılmalıdır; dosyadaki bütün usul ve maddi hukuk süreleri tek bir altmış günlük pencereye dönüştürülmez.
Görevsizlik ve yetkisizlik nedenleri karar metninden okunur
TBK 158, mahkemenin görevli veya yetkili olmaması nedeniyle reddi açıkça sayar. Görev, uyuşmazlığa hangi tür mahkemenin bakacağını; yetki, yargı yerinin coğrafi dağılımını ilgilendirir. Ret kararının hüküm bölümü ve gerekçesi birlikte incelenir. Tarafın kendi dilekçesine “görevsizlik” yazması, kararın gerçekten bu nedene dayandığını göstermez.
Kararın hangi mahkemeyi gösterdiği ve dosya için hangi usul işleminin gerekli olduğu ayrıca belirlenir. Bazı dosyalarda aynı yargı kolunda gönderme usulü, başka durumlarda farklı bir başvuru yolu gündeme gelir. TBK 158’in maddi süreye ilişkin koruması, görevli veya yetkili merciye başvurunun biçimini kendi başına belirlemez. Karar okunmadan sadece altmış gün hesaplamak, yeni başvurunun yanlış merci veya yanlış usulle yapılması sorununu çözmez.
Düzeltilebilir yanlışlık her olumsuz kararı kapsamaz
Kanun, düzeltilebilecek bir yanlışlığı ayrı bir neden olarak sayar. Burada ret sebebinin niteliği incelenir; uyuşmazlığın esasını ispat edememek ile başvurudaki giderilebilir bir yanlışlık aynı değildir. Mahkemenin ret gerekçesinde hangi eksikliği belirlediği ve bu eksikliğin yeni başvuruda nasıl giderildiği açıklanmalıdır. Yalnız “usulden ret” ifadesi, madde kapsamını otomatik kanıtlamaz.
HMK 114 ve 115 kapsamında dava şartları eksiklik ve usulden ret düzenini açıklar. TBK 158 incelemesi ise bu kararın zamanaşımı veya hak düşürücü süre üzerindeki özel sonucuna ilişkindir. Dava şartı tartışmasıyla alacak hakkının kime ait olduğu veya borcun bulunup bulunmadığı birbirinden ayrılır. Her yanlışlığın aynı hukuki kategoriye sokulması, kanunda belirtilen düzeltilebilirlik ölçütünü ortadan kaldırır.
Vaktinden önce açılan davada hangi eksiklik giderilir?
TBK 158, dava veya def’in vaktinden önce ileri sürülmüş olması nedeniyle reddini de sayar. Bu durumda başvurunun neden erken bulunduğu, ilgili hak için hangi koşul veya zamanın beklendiği kararın gerekçesinden belirlenir. Yeni başvuruda aynı erkenlik sorunu devam ediyorsa, yalnız ek süreye dayanılması sorunu çözmez.
Muacceliyet, başvuru ön koşulu ve süre düzeni farklı hukuki kavramlardır. Ret kararı bunlardan hangisine dayanıyorsa o eksiklik açıklanmalıdır. Sonraki başvuruda hakkın hangi olayla ileri sürülebilir hâle geldiği belgeyle gösterilir. Ek süre, henüz doğmamış veya koşulları oluşmamış her alacağı mahkemeden isteme yetkisi yaratmaz. Maddenin koruması, kanunda sayılan ret nedeni ve arada sürenin dolması bağını birlikte gerektirir.
Sürenin dava sırasında dolduğu nasıl gösterilir?
Alacağın tabi olduğu asıl süre, başlangıç olayı ve normal bitişi belirlenmeden TBK 158 hesabı kurulamaz. Önce ilgili zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin kaynağı yazılır. Ardından ilk başvurunun tarihi, ret süreci ve aradaki zaman çizelgesi çıkarılır. Birden fazla alacak veya dönem varsa her biri ayrı değerlendirilir.
İlk dava dilekçesindeki miktar ve kapsamla yeni talep karşılaştırılmalıdır. Aynı dosyada istenmeyen başka borçların, eski davanın bütün süre etkilerinden kendiliğinden yararlandığı söylenemez. Talep artırımı veya dava türü bakımından özel ve güncel düzen varsa o da dikkate alınır. Hangi talep için hangi süre dolmuşsa, ek süre savunması o talep üzerinden kurulur. Önceki dosyanın numarasını bildirmek, asıl süre hesabını açıklama yükümlülüğünün yerine geçmez.
Altmış günlük ek süre hangi olaydan başlar?
Ek süre başlangıcında reddin kesinleşmesi esas alınır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/15-169 esas, 2013/1365 karar sayılı kararında TBK 158 çerçevesindeki ek sürenin reddin kesinleşmesinden işleyeceği açıklanır. Bu nedenle yalnız ilk derece kararının üzerinde yazan tarihe bakılarak bütün dosyalar için aynı başlangıç kabul edilmez.
Kararın kesin olup olmadığı, kanun yolu başvurusu yapılıp yapılmadığı ve bunun sonucu araştırılır. Tebligat tarihleri kesinleşme incelemesi için önem taşır. Kesinleşme şerhinin belgesinin düzenlendiği tarih ile kararın hukuken kesinleştiği tarih aynı olmak zorunda değildir. Dosyadaki karar ve tebligat kayıtları bir arada değerlendirilmelidir. Başlangıç tarihini tarafların varsayımına bırakmak yerine, kesinleşmenin hangi olayla gerçekleştiği açıkça gösterilmelidir.
Kesinleşme şerhi ve tebligat kayıtları neden birlikte gereklidir?
Kesinleşme, kararın hangi usul sürecinden geçtiğiyle belirlenir. Dosyada tebliğ belgeleri eksikse kanun yolu süresinin ne zaman başladığı veya bittiği hakkında sağlıklı hesap yapılamaz. Kararın taraflardan birine bildirilmiş olmasıyla bütün dosya yönünden kesinleşme sonucu aynı kabul edilmemelidir. İlgili kanun yolu ve karar türünün kuralları uygulanır.
Kesinleşme şerhinin anlamı ve alınması bu belgeyi açıklar. TBK 158 için şerhteki kesinleşme tarihi, dayanağı olan tebligat ve kanun yolu kayıtlarıyla kontrol edilir. Belgede sonradan yapılmış maddi hata düzeltmesi varsa gerçek usul süreci dikkate alınmalıdır. Altmış günlük süreyi yalnız şerh talebinin verildiği tarihten başlatmak kanunda düzenlenmiş değildir. Yeni başvurunun zamanında olduğunu göstermek için kesinleşmenin dayanağı olan dosya belgeleri korunur.
Altmış gün, iki aylık süreyle aynı hesap değildir
TBK 158 süreyi gün olarak belirler. Bu nedenle hesap, takvimde iki ay ileri gitmekten ibaret değildir. Altmış günlük sürenin başlangıcı ve son günü ilgili süre hesaplama hükümlerine göre belirlenir. TBK 151’de zamanaşımı hesabının başlangıç gününe ve son gününe ilişkin düzen ile borçların ifasına ilişkin sürelere yapılan gönderme dikkate alınır.
Hesap çizelgesinde ret tarihi, kesinleşme tarihi ve altmış günlük sürenin sonu ayrı alanlara yazılmalıdır. Yeni başvurunun tamamlandığını gösteren kayıt da bunlara eklenir. Hazırlanan dilekçenin tarihi ile mahkemeye verilme veya ilgili hukuki işlemin tamamlanma tarihi karıştırılmaz. Kanunda bulunmayan genel bir hoşgörü süresi varsayılmaz. Son gün hesabının doğru yapılması kadar, hakkın o süre içinde doğru biçimde kullanılması da gereklidir.
HMK 20’deki iki haftalık gönderme süresi ayrı işler
HMK 20, görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini istemeyi düzenler. Süre; karar verildiği anda kesinse tebliğden, süresinde kanun yoluna gidilmeyerek kesinleşmişse kesinleşmeden, kanun yoluna gidilmişse başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki haftadır. Başvuru, kararı veren mahkemeye yapılır.
HMK 20’de dosyanın gönderilmesi ve iki haftalık süre bu işlemi ayrıntılı açıklar. TBK 158’in altmış günü bu iki haftayı uzatmaz ve onun yerine dosya gönderme talebi yapılmış sayılmaz. Bir hüküm davanın usulen devamına, diğeri belirli retler sırasında dolan maddi süreye ilişkindir. Dosyada ikisi de tartışılıyorsa ayrı hesaplanmalı; altmış gün iki haftanın sonuna otomatik eklenmemelidir.
Yeni dava açılması ile eski dosyanın devamı aynı işlem değildir
Gönderme usulüyle eski davanın görevli veya yetkili mahkemede sürmesi, bağımsız yeni dava açılmasından farklıdır. Hangi yolun kullanıldığı, harç, dilekçe, taraflar ve önceki dosyaya ilişkin usul kayıtlarında açık olmalıdır. TBK 158’in uygulanması, her durumda eski dosyanın kendiliğinden yeni mahkemeye taşındığı anlamına gelmez.
Yeni başvuruda önceki ret kararı ve süreye ilişkin belgeler sunulur. Ancak bu belgelerin sunulması, yeni davanın diğer dava şartlarını ortadan kaldırmaz. Görev, yetki, talep sonucu ve gerekli başvuru ön koşulları ayrıca karşılanır. Eski yanlışlık düzeltilmeden aynı dilekçeyi tekrar vermek, maddenin korumasını doğru kullanmak değildir. Başvurunun amacı, kanunda sayılan nedenle reddedilmiş talebi doğru usul ve merci önünde, ek süre içinde yeniden ileri sürmektir.
Hak düşürücü süre de maddede açıkça sayılmıştır
TBK 158 yalnız zamanaşımından söz etmez; hak düşürücü sürenin de arada dolmasını düzenler. İki süre türünün hukuki sonuçları ve ileri sürülme biçimleri farklıdır. Bu nedenle dilekçede hangi süreye dayanıldığı ve ilgili hakkın niteliği açık yazılmalıdır. Zamanaşımı savunmasıyla hak düşürücü süre incelemesinin aynı usule tabi olduğu varsayılmaz.
Bununla birlikte maddede hak düşürücü süre ifadesinin bulunması, bütün kanunlardaki her usul süresini altmış güne çıkarmaz. Kanun yolu başvuru süresi veya belirli bir usul işleminin süresi için kendi düzeni uygulanır. Özel kanunun getirdiği farklı başvuru mekanizması da ayrıca incelenir. TBK 158’in lafzını ilgili alacak hakkı ve ret sebebiyle ilişkilendirmek gerekir; yalnız “hak düşürücü” sözcüğünün benzerliği farklı rejimleri birleştirmez.
İdari yargıya geçişte özel süreler göz ardı edilmez
Yargı kolunun yanlış seçilmesi, aynı yargı kolundaki görev veya yetki dağılımından farklı usul sonuçları doğurur. Adli yargıda açılan davadan sonra idari yargıya başvuru bakımından İYUK 9’da özel düzen vardır. Bu nedenle TBK 158’deki altmış günü bütün yargı kolları arasında tek geçiş süresi gibi sunmak yanlıştır. Hangi mahkemenin hangi gerekçeyle ret verdiği baştan belirlenmelidir.
Adli yargıdan sonra idari dava açılmasında İYUK 9 süresi özel alanı açıklar. Yeni merci ve işlemin türü belli olmadan hazırlanmış ortak bir süre hesabı güvenilir değildir. TBK 158’e dayanılan özel hukuk talebiyle idari dava açma süresi ayrı hukuki kaynaklara bağlıdır. Her iki alanda eski dosyanın başlangıç ve kesinleşme belgeleri önemli olsa da uygulanacak gün sayısı ve usul yolu aynı değildir.
Esastan ret ve kesin hüküm engeli ek süreyle kaldırılmaz
Borcun bulunmadığı, sona erdiği veya talebin esas bakımından haklı olmadığı yönünde verilen karar, sırf alacaklı yeni bir dava açmak istiyor diye düzeltilebilir usul yanlışlığına dönüşmez. TBK 158 kanun yolu incelemesinin yerine geçmez. Kararın hangi sebeple verildiği ve kesin hüküm koşullarının bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir.
HMK 303’teki maddi anlamda kesin hüküm düzeni, aynı taraflar arasında aynı dava sebebi ve talep sonucu yönünden dikkate alınır. Ek süre, bu düzeni aşan sınırsız tekrar başvurusu hakkı yaratmaz. Buna karşılık kanunda belirtilen usul nedenli ret, yeni başvurunun koşulları karşılandığında kendi hukuki çerçevesinde değerlendirilir. Esas ve usul ayrımı kararın yalnız başlığına değil, gerekçe ve hüküm bütününe göre yapılmalıdır.
Yeni başvuru dosyasında hangi belgeler bulunmalıdır?
İlk dava dilekçesi ve açılış kaydı, ileri sürülen alacak ile başvuru tarihini gösterir. Ret kararı ve kanun yolu belgeleri, neden ve kesinleşmeyi ortaya koyar. Tebligat kayıtları süre hesabını doğrular. Asıl alacağın belgesi, muacceliyet ve ilk sürenin başlangıcını açıklar. Yeni dilekçede bu belgeler hangi hukuki soruyu cevapladıklarıyla eşleştirilmelidir.
Alacak birden çok dönem veya kalem içeriyorsa ilk ve yeni talep tabloları karşılaştırılır. Önceki davada yer almayan kalemler ayrıca belirtilir. Yeni başvuruda giderildiği ileri sürülen yanlışlık somut açıklanır. Böylece hâkim, yalnız eski dosyanın varlığını değil, TBK 158’in her koşulunu denetleyebilir. Dosya numarası, ret nedeni, kesinleşme ve yeni başvuru tarihi aynı kronolojide açıkça gösterildiğinde ek süre iddiasının dayanağı görünür hâle gelir.
Ret kararında altmış gün yazmaması hakkı tek başına kaldırır mı?
TBK 158’deki ek süre kanuni koşullara dayanır. Maddenin uygulanması, ret kararının hüküm bölümüne ayrıca “altmış gün verilmiştir” cümlesinin yazılmasına bağlanmış değildir. Buna karşılık kararda böyle bir ifade bulunması da maddi koşulların incelenmesini gereksiz kılmaz. Başvurunun kapsamı, ret sebebi ve arada sürenin dolması yine belirlenmelidir.
Alacaklı bu nedenle yalnız kararın süre bildirimine bakarak hareket etmemelidir. Ek süre iddiasını kanun hükmü ve dosyanın belgeleriyle kurar. Kararın tarafları hangi usul yoluna yönlendirdiği ayrıca okunur; gönderme istemi veya kanun yolu için açıklanan süre, TBK 158 hesabıyla karıştırılmaz. Kanuni korumanın kaynağı ile kararın usule ilişkin bildirimleri ayrı tutulduğunda başvurunun hukuki dayanağı doğru gösterilir.
Asıl süre henüz dolmamışsa takvime otomatik altmış gün eklenmez
TBK 158’in açık koşulu, belirtilen ret süreci içinde zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmuş olmasıdır. Ret kararı verildi diye her alacağın normal son gününe otomatik altmış gün eklenmez. Önce asıl süre ve ona etki eden diğer hukuki olaylar hesaplanır; ek süreye ihtiyaç ve maddenin uygulanma koşulları buradan belirlenir.
Bu ayrım başvuru takviminde önem taşır. Henüz devam eden normal süre ile kanuni ek sürenin başlangıcı farklı başlıklarla gösterilmelidir. Dosyada süreyi etkileyen başka bir işlem ileri sürülüyorsa onun hukuki dayanağı ayrıca açıklanır. Birden fazla süre ihtimalini gerekçesiz biçimde üst üste ekleyerek yeni son gün üretmek, TBK 158’in düzenlediği korumadan yararlanmak anlamına gelmez.
Sık sorulan sorular
Her usulden ret kararı altmış gün ek süre verir mi?
Hayır. TBK 158 görev veya yetki yokluğu, düzeltilebilecek yanlışlık ve vaktinden önce başvuru nedenlerini sayar. Ayrıca o süreçte zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolması gerekir. Ret gerekçesi ve ilk başvurunun kapsamı birlikte incelenir.
TBK 158’de altmış gün hangi tarihten başlar?
Ek sürede reddin kesinleşmesi esas alınır. Kararın ilk verildiği gün, tebligat, kanun yolu ve kesinleşme birbirinden ayrılır. Kesinleşme şerhinin sonradan düzenlenmiş olması, başlangıcın kendiliğinden şerh düzenleme tarihine taşınması anlamına gelmez.
Altmış gün ile iki ay aynı şey midir?
Kanun süreyi altmış gün olarak belirler; iki aylık takvim hesabı bunun yerine geçmez. Başlangıç ve son gün ilgili süre hükümleriyle hesaplanır. Yeni başvurunun hukuken tamamlandığı tarih ayrıca belgelendirilmelidir.
HMK 20’deki iki haftayı TBK 158 uzatır mı?
Hayır. HMK 20 dosyanın gönderilmesini isteme usulünü, TBK 158 ise belirli retler sırasında dolmuş maddi süre için ek zamanı düzenler. Altmış gün iki haftanın sonuna otomatik eklenmez ve dosya gönderme talebi yapılmış sayılmaz.
İlk dava açılmadan önce süre dolmuşsa ek süre canlandırır mı?
TBK 158, belirtilen ret süreci sırasında sürenin dolmasına ilişkin korumadır. İlk başvurudan önce dolmuş süreyi sonradan usulden ret kararı alarak kendiliğinden canlandırmaz. İlk dava tarihi ve asıl sürenin başlangıcı bu nedenle birlikte incelenir.
Hak düşürücü süre için de TBK 158 uygulanır mı?
Madde hak düşürücü süreyi açıkça sayar. Ancak bu ifade bütün usul ve kanun yolu sürelerini altmış güne çevirmez. İlgili hakkın süresi, ret nedeni ve özel kanun hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Esastan kaybedilen dava altmış gün içinde tekrar açılır mı?
TBK 158 esasa ilişkin olumsuz kararı kaldıran kanun yolu değildir. Kesin hüküm koşulları varsa HMK 303 uygulanır. Esastan ret, sadece yeniden dava açılmak istendiği için düzeltilebilir usul yanlışlığı sayılmaz.
Yeni davada eski dosyanın numarasını yazmak yeterli mi?
Tek başına yeterli değildir. İlk başvuru ve kapsamı, ret nedeni, tebligat, kesinleşme, asıl süre hesabı ve yeni başvuru tarihi belgelenmelidir. Düzeltilebilir yanlışlığa dayanılıyorsa bunun yeni başvuruda nasıl giderildiği de açıklanmalıdır.
Kanun dayanakları ve resmî kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: m. 149, 151, 158, 161.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m. 20, 114, 115, 150/7, 190, 194, 303.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
