B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Şirket Bölünmesinde Alacaklı Nasıl Teminat İster? TTK 174–175

Şirketin malvarlığını bölerek başka şirketlere devretmesi, alacaklının tahsil güvencesini doğrudan ilgilendirir. Türk Ticaret Kanunu m.174, alacaklıların alacak bildirmeye ve teminat istemeye çağrılmasını düzenler. TTK m.175, bu çağrıya bağlı güvence yükümlülüğünü; m.173 ise teminat süreciyle genel kurul kararının sırasını belirler. Bu koruma, borç ödenmedikten sonra diğer şirketlere başvurmaktan farklıdır. Amaç, bölünme gerçekleşirken alacağın güvencesini somutlaştırmaktır.

Alacak bildirimi, borcun hangi şirkete tahsis edildiğini, hangi tutarın talep edildiğini ve mevcut güvencenin durumunu açıklamalıdır. Şirket yönetiminin görevi de yalnız ilan vermek değildir. Kanuni teminatın sağlanması veya yükümlülüğün neden kalktığının ispatı, karar dosyasına yansıtılır. Alacaklılarla yapılan yazışmalar, mali raporlar ve gösterilen güvenceler birlikte incelenir. Genel kurulun aldığı kararın varlığı, önceki koruma aşamasının eksiksiz tamamlandığını tek başına göstermez.

Şirket Bölünmesinde Alacaklı Nasıl Teminat İster? TTK 174–175 – kanuni koşullar şeması
Bölünmede alacaklı korumasının sırası

Tam ve kısmi bölünme alacaklıyı nasıl etkiler?

TTK m.159'a göre tam bölünmede şirketin bütün malvarlığı bölümlere ayrılır ve diğer şirketlere geçer; devrolunan şirket sona erer. Kısmi bölünmede ise malvarlığının bir veya birden fazla bölümü devredilir, bölünen şirket varlığını sürdürür. Her iki yapı da borcun karşısındaki malvarlığı tablosunu değiştirir. Alacaklı, yalnız şirket unvanına bakarak güvencesinin aynı kaldığını varsaymamalı; bölünme planındaki tahsis ve yeni mali yapı birlikte incelenmelidir.

Bir borcun belirli şirkete yazılmasıyla o şirketin ödeme kapasitesi aynı mesele değildir. Borçluya tahsis edilen varlıkların niteliği, mevcut rehin ve hacizler, diğer borçlar ve devam eden faaliyet dikkate alınır. Şirketin yalnız kâğıt üzerindeki varlık toplamı, alacağın güvence altında olduğunu açıklamaya yetmez. Teminat talebi hazırlanırken borcun varlığı ile bölünme sonucundaki ekonomik güvence ayrı başlıklar altında gösterilir. Böylece istem sadece şirket yapısındaki değişikliğe yönelik genel bir itirazdan ibaret kalmaz.

Alacaklı çağrısı hangi şekilde yapılır?

TTK m.174, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yedişer gün aralıklarla üç defa ilan öngörür. Sermaye şirketlerinde ayrıca internet sitesine ilan konulması hükümde yer alır. Çağrı alacak bildirme ve teminat isteme amacını taşımalıdır. Yalnız bölünme planının hazırlandığını haber veren ticari duyuru, kanundaki alacaklı çağrısıyla aynı değildir. İlan metninde muhatap şirket, başvuru kanalı ve işlemin niteliği açık biçimde belirlenir.

Üç ilanın her birinin gazete kaydı saklanır. İlanların aynı gün yapılması yedişer günlük aralık şartını karşılamaz. Birinci, ikinci ve üçüncü ilan için tarih, sayı, sayfa ve metin dosyaya alınır. İnternet sitesindeki metin ile sicil gazetesi ilanı arasında farklı şirket unvanı veya başvuru adresi bulunmamalıdır. Alacaklıya ayrıca kişisel yazı gönderilmesi faydalı bir kayıt sağlar; fakat bunun kanuni ilan yükümlülüğünün yerine geçtiği, maddeye dayanmadan kabul edilemez.

Alacak bildirmek ile teminat istemek aynı kayıt değildir

TTK m.174'te iki ayrı amaç birlikte belirtilir: alacağın bildirilmesi ve teminat için istemde bulunulması. Bu nedenle başvuruda yalnız fatura listesi gönderip güvence talebini belirsiz bırakmak doğru değildir. Alacaklı, hangi alacağın teminat altına alınmasını istediğini açıkça yazmalıdır. Borcun dayanağı, anapara, varsa ilgili feriler, vade ve mevcut teminat bilgileri ayrı gösterilir. Hesap dökümü ile talep cümlesi birbirini tamamlar.

Şirketin başvuruyu aldığı tarih ve başvurunun ekleri kanıtlanmalıdır. Teslim edilen yazının örneği, gönderim kaydı ve şirket cevabı aynı dosyada tutulur. Belgelerin yalnız muhasebe birimine iletilmiş olması, istenen hukuki işlemin ne olduğunu açıklamaya yetmez. Alacaklıya gönderilen cevapta da borcun kabulü, tutar itirazı ve teminat konusundaki karar birbirinden ayrılmalıdır. Genel bir hesabınız incelenmektedir cevabı, gösterilmiş teminat veya tehlike bulunmadığına ilişkin ispat ile aynı sonucu doğurmaz.

Üç aylık kanuni süreç nasıl okunmalıdır?

TTK m.175/1, bölünmeye katılan şirketleri, teminat isteyen alacaklıların alacaklarını m.174'teki ilanların yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde güvence altına almakla yükümlü tutar. Süre, şirketin istediği bir bekleme dönemi olarak tanımlanamaz. Kanuni ilan dizisi ve alacaklı talepleri aynı takvim üzerinde izlenir. Başvuruların ne zaman geldiği, hangi alacağın bildirildiği ve teminat işleminin hangi tarihte tamamlandığı belgelenir. Üç ilan kaydı birlikte korunmadan yalnız son yazışmanın tarihine bakılarak hesap kurulmaz.

Alacaklı açısından başvuruyu işlem tamamlanıncaya kadar ertelemek hak takibini zorlaştırır. Şirket bakımından da süre içinde gelen taleplerin listesiyle genel kurul dosyası uyumlu olmalıdır. Teminat isteyen alacaklıların sayısı, tutarı ve her talep için alınan işlem ayrı gösterilir. Üç aylık sürenin varlığı, aşağıda açıklanan tehlike bulunmadığının ispatı istisnasını ortadan kaldırmaz. Tersine, istisna iddiası da hiçbir belge hazırlamadan takvimi yok saymanın gerekçesi değildir.

Teminat sağlanmadan genel kurul aşamasına geçilmez

TTK m.173/1, m.175'te öngörülen teminat sağlandıktan sonra yönetim organlarının bölünme sözleşmesini veya planını genel kurula sunacağını düzenler. Koruma işlemi, kural olarak genel kurul onayından sonraya bırakılmış bir evrak tamamlama işi değildir. Bölünme planının görüşüleceği toplantı takvimi hazırlanırken alacaklı çağrısı ve teminat süreci önce planlanmalıdır. Sonradan verilen güvenceyle önceki işlemin bütün hukuki sorunlarının kendiliğinden giderildiği kabul edilemez.

Şirket yönetimi genel kurula sunulan dosyada hangi alacaklılara teminat verildiğini ve hangi istemlerin ne sebeple farklı sonuçlandırıldığını göstermelidir. Bir teminatın yalnız taslak metin olarak hazırlanmasıyla hukuken kurulmuş olması farklıdır. Güvencenin geçerlilik şartları, tutarı ve alacaklı lehine kurulup kurulmadığı incelenir. Bu kayıtlar bölünme kararının ekonomik arka planına da açıklık sağlar. Teminat yükümlülüğünün ortadan kalktığı iddia ediliyorsa ilgili ispat dosyası karar belgelerine bağlanır.

Tehlike bulunmadığını kim ve neyle ortaya koyar?

TTK m.175/2, bölünmeyle alacakların tehlikeye düşmediğinin ispatı hâlinde teminat yükümlülüğünün ortadan kalkacağını düzenler. Şirketin borçları ödeyeceğini bildirmesi, bu ispatla aynı şey değildir. Malvarlığının bölünme öncesi ve sonrası durumu, borçların dağılımı ve alacak karşısındaki güvence açıklanmalıdır. Sadece toplam aktif rakamını yazmak yerine alacaklı açısından önem taşıyan mali değişim gösterilir. İspatın dayanağı ilgili ve denetlenebilir belgelerden oluşur.

Bu incelemede eski tarihli bir bilanço ile yeni bölünme planı arasında kalan değişiklikler gözden kaçırılmamalıdır. Varlıkların üzerinde sınırlamalar, tahsil edilemeyen alacaklar veya yüksek öncelikli yükler bulunduğunda bunların etkisi açıklanır. Güvenliğe ilişkin sonuç, belirli alacak ve borçlu yapısı bakımından kurulmalıdır. Şirketin genel olarak faaliyetini sürdürüyor olması her alacak için aynı sonucu doğurmaz. İspatın bulunmadığı durumda yönetimin yalnız kanaat bildirmesi kanuni teminatın yerine geçirilmez.

Kısmi bölünmede sermaye korunmasına ilişkin resmî açıklama

Ticaret Bakanlığının şirketlere ilişkin açıklaması, kısmi bölünmede eş zamanlı sermaye azaltımı ve artırımıyla mevcut sermayenin korunduğu özel durumu ele alır. Alacakların tehlikeye düşmediğini gösteren SMMM veya YMM raporunun da sunulması koşuluyla, açıklamada üç aylık bekleme ve ilan yükümlülüğü bakımından özel uygulama belirtilmiştir. Bu açıklamanın koşulları birlikte incelenmelidir; yalnız sermaye artırımı kararı alınması yeterli olduğu şeklinde genişletilemez.

Bu nedenle genel kural ile resmî açıklamadaki özel işlem yapısı ayrı tutulur. Azaltılan sermaye kadar artırımın gerçekleştirilmesi, mevcut tutarın korunması ve tehlikesizlik raporu dosyada görünmelidir. Kısmi bölünmenin her biçimi bu özel durumla özdeş değildir. Sicil başvurusunda kullanılan gerekçenin kanuni m.175/2 ispatı ve Bakanlık açıklamasındaki koşullarla bağlantısı açık kurulmalıdır. Alacaklı da yalnız ilan görmediği için dosyanın hangi özel usulle yürütüldüğünü bilmeden kesin sonuç çıkarmamalıdır.

Güvencenin tutarı ve kapsamı neden ayrı denetlenir?

Teminatın adı, alacağı hangi kapsamda güvence altına aldığını tek başına göstermez. Güvence metninde hangi borcun, hangi tutara kadar ve hangi şartlarla karşılandığı incelenir. Alacağın anaparası ile talep edilen ferileri birbirinden ayrılır. Başka bir sözleşmeye ilişkin güvence belgesinin bu borca da uygulanacağı açık dayanak olmadan kabul edilmez. Alacaklı unvanı, borçlu bilgisi ve teminatın yararlanıcısı kayıtları doğru olmalıdır.

TTK m.175 tek bir teminat türünü bütün işlemlere zorunlu çözüm olarak saymaz. Seçilen güvence kendi hukuki kuruluş ve geçerlilik şartlarına tabidir. Bu nedenle yalnız taraflar arasında teminat verildiğini belirten tutanak düzenlenmesi yeterli bir inceleme değildir. Güvencenin kurulması gereken kayıt veya işlemi tamamlanmalı, gerekli belgeler alacaklıya teslim edilmelidir. Teminatın süresi ve sona erme şartları da alacağın vadesiyle karşılaştırılır; vadeden önce sona eren güvence aynı tahsil korumasını sağlamaz.

Şirket teminat yerine borcu ödeyebilir mi?

TTK m.175/3, diğer alacaklıların zarara uğramayacağının anlaşılması hâlinde şirketin teminat göstermek yerine borcu ödemesine izin verir. Bu imkân, başvuran alacaklıların geliş sırasına göre şirket varlıklarının kontrolsüz dağıtılması anlamına gelmez. Diğer alacaklıların korunması hükmün açık koşuludur. Ödeme kararında kalan borç yükü, mevcut varlıklar ve yapılan ödemenin etkisi değerlendirilir. Kanunun aradığı şart gösterilmeden ödeme seçeneği mutlak bir serbestlik olarak sunulamaz.

Alacaklı ödeme aldığında hangi borç kaleminin kapandığını ve kalan bakiyeyi kayda geçirmelidir. Kısmi ödeme yapılmışsa teminat talebinin kalan kısmı ayrıca belirlenir. Ödeme makbuzuyla bütün haklardan vazgeçme belgesi aynı şey değildir; imzalanan metnin kapsamı okunur. Şirket açısından da ödeme dekontu, talep yazısı ve bakiye hesabı birlikte saklanır. Teminat yerine ödeme yolunun tamamlandığı, yalnız muhasebe tahakkuku yapılmasından değil gerçekten ifa edilmiş tutardan anlaşılır.

Borç planda unutulmuşsa hangi konu değişir?

Bölünme planında borcun belirli şirkete tahsis edilmemesi, alacağın yok olması anlamına gelmez. Bu durum TTK m.168'in düzenlediği tahsis sorununu gündeme getirir. Bölünmede planda unutulan mal, alacak ve borcun akıbeti ayrı bir inceleme konusudur. Teminat talebi ise mevcut alacağın bölünme karşısında korunmasına yönelir. Bir borcun listede bulunmaması, alacaklının belge sunma ve güvence isteme ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Başvuruda planla muhasebe kayıtları arasındaki uyumsuzluk açıkça gösterilir. Borcun asıl dayanağı, ödeme geçmişi ve güncel tutarı eklenir. Şirketin alacağı kendi listesine hiç almamış olmasıyla alacağı tartışmalı sayması farklıdır. İki durumda da cevap gerekçeli biçimde ayrıştırılmalıdır. Plan düzeltmesi yapılmışsa yeni sürüm ve değişikliğin tarihi saklanır. Alacaklı, yalnız şirket içi listede kaydının oluşmasına odaklanıp teminat talebinin sonucunu takip etmeyi bırakmamalıdır.

İkinci derecede sorumluluk, teminat aşamasının yerine geçmez

TTK m.176, kendisine borç tahsis edilen şirket ifa etmediğinde diğer katılımcı şirketlerin ikinci derecede sorumluluğunu belirli koşullara bağlar. Bu, bölünme sırasındaki m.174–175 korumasından farklıdır. Alacaklıya ileride başka şirketlere başvurabileceğinin söylenmesi, şimdi gereken teminatın yerine konulamaz. m.176'daki alacağın teminat altına alınmamış olması ve borçlu şirketin kanunda sayılan durumları ayrıca değerlendirilir.

Bu ayrım başvuru dilini değiştirir. Teminat talebinde alacağın bölünme nedeniyle güvencesi ele alınır; ikinci derecedeki takipte gerçekleşmiş ifa eksikliği ve özel sorumluluk koşulları incelenir. İki konunun belgeleri aynı dosyada bulunsa da talepler tek bir genel borç bildirimi altında eritilmez. Şirket yönetiminin cevap yazısı hangi maddeye ilişkin itirazı yanıtladığını belirtmelidir. Kanuni korumaların sırasını doğru kurmak, güvence işlemini yalnız sonradan tahsil edilecek para alacağına indirgemeyi önler.

Tescilden sonra hangi kayıtlar kontrol edilir?

TTK m.179'a göre bölünme tescille geçerlilik kazanır ve tescil anındaki envanterde yer alan aktif ve pasifler devralan şirketlere geçer. Alacaklı, tescil sonrasında borcunun muhatabını ve verilmiş teminatın durumunu güncel sicil kayıtlarıyla karşılaştırır. Tam bölünmede eski şirketin sona ermesi, kısmi bölünmede eski şirketin devamı farklı sonuçlardır. Tahsilat yazışmalarında güncel tüzel kişi kimliği kullanılmalıdır.

Sanayi sicilinin bölünme sonrasında yenilenmesi veya şirket defterlerinin elektronik ortamda devamı gibi işlemler, alacaklı teminatının sağlandığının yerine geçen belgeler değildir. Her kaydın amacı ayrıdır. Teminatın alacaklı lehine geçerliliği, borcun hangi şirkette izlendiği ve ödeme planı birlikte güncellenir. Bölünme tamamlandıktan sonra önceki başvuru yazıları ve cevapları dosyadan çıkarılmaz; koruma sürecinin nasıl yürütüldüğünü gösteren esas kanıtlar olarak saklanır.

Bakiye uyuşmazlığı ayrı bir hesapla açıklanır

Şirket alacak tutarına itiraz ediyorsa ihtilafın hangi kalemden kaynaklandığı yazılmalıdır. Teslimi kabul edilen mal bedeli, henüz teslim edilmediği savunulan sipariş, yapılmış ödeme ve iade faturası aynı satırda toplanmaz. Alacaklının talep ettiği tutarla şirket kayıtlarındaki tutar arasında fark varsa iki hesap karşılıklı gösterilir. Bu hesap, teminat talebinin dayanağını belirlemeye yarar; taraflardan birinin muhasebe kaydı tek başına uyuşmazlığın çözüldüğü anlamına gelmez.

Güvence belgesinde yalnız kabul edilmiş kısım yazılıysa kalan talebin akıbeti açıkça belirtilmelidir. Alacaklı, kısmi güvenceyi teslim alırken bütün hesabı kabul etmiş sayılmasına yol açan farklı bir beyan verip vermediğini kontrol eder. Şirket de çekişmeli kalemin neden dışarıda bırakıldığını dosyasında gösterir. İhtilafın bulunması, ilan ve başvuru kayıtlarını silme veya talebi hiç yapılmamış gibi gösterme gerekçesi değildir. Belgelenmiş ayrım, sonraki incelemede hangi tutarın korunduğunu ve hangi hususun açık kaldığını görünür kılar.

Alacaklı ve şirket için kapanış kontrolü

Alacaklı dosyasında üç ilan, alacak bildirimi, açık teminat istemi, teslim kaydı, şirket cevabı ve güvence belgesi bulunur. Şirket dosyasında bunlara ek olarak bütün alacaklı başvurularının listesi, yapılan ödeme veya teminatların dökümü ve tehlikesizlik iddiasına ilişkin ispat yer alır. Özel uygulamaya dayanılmışsa bunun koşullarını gösteren rapor ve sermaye işlemleri ayrı ekler hâlinde korunur. Tek bir teminat verilmiştir cümlesi bu belge zincirini karşılamaz.

Karar aşamasında cevaplanacak soru, yalnız bölünmenin ekonomik olarak yararlı olup olmadığı değildir. Kanunun alacaklıya verdiği koruma, işlem sırası içinde sağlanmış olmalıdır. TTK m.173, m.174 ve m.175 birlikte uygulandığında ilan, talep, güvence veya ispat ve genel kurul aşamaları belirginleşir. Bu düzen, şirkete işleme ilişkin hukuki öngörü sağlar; alacaklıya da borcu listede görünse dahi tahsil güvencesini ayrıca denetleme imkânı verir.

Sık sorulan sorular

Bölünmede kaç alacaklı ilanı yapılır?

TTK m.174, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yedişer gün aralıklarla üç ilan öngörür. Sermaye şirketlerinde ayrıca internet sitesine ilan konulması düzenlenmiştir. Özel uygulamaya dayanılan dosyalarda bunun koşulları ayrıca gösterilmelidir.

Sadece faturaları göndermek teminat talebi sayılır mı?

Başvuruda alacak bildirimiyle güvence istemi açıkça ayrılmalıdır. Hangi borcun hangi tutarla teminat altına alınmasının istendiği yazılmalı; dayanak belgeler, vade ve mevcut teminat bilgileri eklenmelidir.

Şirketin teminat sağlaması için kanuni süre nedir?

TTK m.175/1 uyarınca bölünmeye katılan şirketler, istemde bulunan alacaklıların alacaklarını m.174’teki ilanların yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde teminat altına almak zorundadır. İlan dizisi ve her başvuru işlem takviminde birlikte izlenir.

Teminat sonradan verilir denilerek genel kurul kararı alınır mı?

TTK m.173/1, m.175’te öngörülen teminat sağlandıktan sonra plan veya sözleşmenin genel kurula sunulacağını belirtir. Teminat yükümlülüğünün kalktığı iddia ediliyorsa m.175/2 kapsamındaki ispat ayrıca ortaya konulmalıdır.

Şirket her durumda teminat vermek zorunda mı?

TTK m.175/2, bölünmeyle alacağın tehlikeye düşmediğinin ispatı hâlinde yükümlülüğün kalkacağını düzenler. Genel bir ödeme sözü bu ispatın yerine geçmez; ilgili mali durum ve borç yapısı belgelenmelidir.

Teminat yerine borcun ödenmesi mümkün mü?

Evet. TTK m.175/3 bunu diğer alacaklıların zarara uğramayacağının anlaşılması şartına bağlar. Yapılan ödeme, kapatılan borç kalemi ve kalan bakiye belgelenmeli; diğer alacaklıların durumu değerlendirilmelidir.

Borç bölünme planında yazmıyorsa alacak silinir mi?

Hayır. Tahsis edilmeyen borcun akıbeti TTK m.168 kapsamında ayrıca değerlendirilir. Alacaklı, borcun dayanağını bildirip güvence talebini açıklaştırmalıdır; plan dışı bırakılmak alacağın kendiliğinden yok olması değildir.

Diğer şirketlerin sorumluluğu varken teminata gerek kalmaz mı?

TTK m.176’daki ikinci derecede sorumluluk ayrı koşullara bağlıdır. İleride diğer şirketlere başvuru ihtimali, bölünme aşamasında m.174–175 uyarınca gereken korumanın yerine otomatik olarak geçmez.

Resmî kaynak ve ilgili kanun maddeleri

Bu yazının kanuni dayanağı, Adalet Bakanlığının yayımladığı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleridir. İlgili maddeler: 159, 168, 173–176, 179. Kanun maddelerinin kapsamı, işlem türü ve taraf sıfatı birlikte değerlendirilmiştir.

İlgili hukuk rehberleri

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul · Polaris Plaza iletişim bilgileri

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin · Profit İş Merkezi iletişim bilgileri

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp