B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Danimarka’daki Paydaş: Ortaklığın Giderilmesi Davası (2026)

Kısa Özet: Danimarka’daki Hissedarın Dava Yol Haritası

KonuKanun hükmüSonuç
Paylaşma isteme hakkıTMK m.698Paydaş, kanuni sınırlamalar saklı olmak üzere paylaşma isteyebilir.
Aynen bölüşme veya satışTMK m.699Mahkeme önce paylaşma şartlarını, uygun değilse satış yolunu değerlendirir.
Dava öncesi zorunlu aşama6325 m.18/B/1-b; m.18/AArabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açılması usulden ret sebebidir.
Görevli mahkemeHMK m.4/1-bSulh hukuk mahkemesi.
Taşınmazın bulunduğu yerHMK m.12; MÖHUK m.40Türkiye’deki taşınmazın yeri esas alınır.
Danimarka’da Türk vatandaşıTebligat Kanunu m.25/aTürk büyükelçiliği veya konsolosluğu üzerinden tebligat.
Danimarka’daki yabancı uyrukluTebligat Kanunu m.25; ilgili sözleşmeler25/a yolu doğrudan uygulanmaz; uluslararası tebligat usulü incelenir.
Danimarka'da yaşayan paydaş için Türkiye'de ortaklığın giderilmesi ve yabancı ülkeye tebligat süreçlerini temsilen konut ve evrak görseli
Danimarka’daki paydaşın Türkiye’deki taşınmazının paylaşılması süreci.

Danimarka’da Yaşayan Paydaş Türkiye’de Ortaklığın Giderilmesini İsteyebilir mi?

Türkiye’de bir ev, arsa, tarla veya başka taşınmaz üzerinde paylı mülkiyet bulunan kişi, ikamet ettiği ülkeden bağımsız olarak paydaş sıfatının doğurduğu hakları kullanır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.698, paylı mülkiyeti sürdürme zorunluluğu bulunmadıkça her paydaşa paylaşmayı isteme hakkı tanır. Maddenin istisnaları da açıktır: bir hukuki işlemle paylılığın belirli süre sürdürülmesi öngörülmüş olabilir, mal sürekli bir amaca özgülenmiş olabilir veya paylaşma istemi uygun olmayan zamanda ileri sürülebilir. Hukuki işlemle paylaşmayı isteme hakkı en çok on yıllık süreyle sınırlandırılabilir.

Bu nedenle “Danimarka’da oturduğunuz için dava açamazsınız” ifadesinin kanuni dayanağı yoktur. Aynı biçimde “bir hisseye sahip olmak her koşulda derhâl satış kararı verdirir” sözü de doğru değildir. Talep hakkı ile davada taşınmazın aynen bölüşülmesi veya satılması sonuçları birbirinden farklıdır. Paydaşlık sıfatının ve tapu kayıtlarının doğru tespiti, talep edilen sonuca ilişkin ilk adımdır. Birden fazla paydaş bulunduğunda, kendi payını tek başına satma imkânıyla taşınmazın tamamının ortaklığını sona erdirme süreci birbirine karıştırılmamalıdır.

Danimarka’da yaşayan paydaşın Türkiye’de bir vekil tayin etmesi veya bizzat dava takip etmesi, maddi hukuktaki paylaşma hakkını değiştirmez. Fakat adres bildirimleri, tebligat, mahkeme işlemleri ve arabuluculuk oturumları nedeniyle ülke dışından yürütülen dosyanın usul yönetimi farklıdır. Asıl danışmanlık ihtiyacı da burada ortaya çıkar: paylaşma hakkı belliyken dosya eksik paydaş, yanlış muhatap ya da geçersiz tebligat sebebiyle uzayabilir.

6325 Sayılı Kanun m.18/B: Dava Öncesinde Arabuluculuk Zorunlu mu?

Evet. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B/1-b, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurmayı dava şartı olarak düzenlemiştir. 1 Eylül 2023’ten itibaren yeni açılan bu nitelikteki davalarda arabuluculuk aşaması atlanamaz. Arabuluculuk, anlaşmaya varma zorunluluğu değildir: kanunun zorunlu kıldığı, dava açılmadan önce usulüne uygun başvurudur. Paydaşlar anlaşırsa paylaşma veya satışa ilişkin hukukî çözüm arabuluculukta oluşturulabilir; anlaşma yoksa son tutanakla dava yolu açılır.

Kanun m.18/A/2 uyarınca anlaşma sağlanamayan arabuluculuk sonunda düzenlenen son tutanağın aslı veya arabulucunun onayladığı örnek dava dilekçesine eklenir. Son tutanak eklenmemişse mahkeme davacıya bunu sunması için bir haftalık kesin süre verir; hiç arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Danimarka’da yaşamak, bu zorunluluğa istisna getirmez. Başvuru sırasında paydaşların kimlikleri ve adresleri, uyuşmazlık konusu taşınmazın açık tanımı ve talebin kapsamı doğru gösterilmelidir.

Danimarka’da yaşayan kişinin diğer paydaşlarla yalnız telefon üzerinden yaptığı pazarlık, arabuluculuğa başvurulduğu anlamına gelmez. Kanunun öngördüğü sistemde yetkili arabuluculuk bürosu ve sicile kayıtlı arabulucu süreci kullanılır. Bir paydaşın özel e-postayla teklif göndermesi veya satış fiyatında anlaşamaması, başvuru ve son tutanak yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Arabuluculuk sonunda imzalanan anlaşmanın taşınmaz üzerinde etkili olması da imzalanan her metnin kendiliğinden tapuya tescil edileceği anlamına gelmez; 6325 m.17/B ve tapu mevzuatı uygulanır.

Danimarka adresinin doğru yazılması, arabulucunun taraflarla temas kurabilmesi için gereklidir. İki ülke arasında saat farkı ve dil ihtiyacı bulunması iletişim planına yansıtılmalıdır. Görüşmeye katılım yöntemi, temsil yetkisi ve imzaların nasıl atılacağı hukuken işlem öncesinde belirlenir. Tarafların Türkiye’ye seyahat etmek istememesi, uyuşmazlık konusunda yetkili arabulucuya başvuru yerine özel bir “anlaşma metni” hazırlanmasını geçerli kılmaz.

Hangi Mahkeme Görevli, Taşınmazın Yeri Neden Önemli?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4/1-b, taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin davalarda sulh hukuk mahkemesini görevlendirmiştir. Dava konusu taşınmazın yüksek değerli olması, bu görev kuralını değiştirip asliye hukuk mahkemesini görevli kılmaz. Görev değerlendirmesinde talep edilen sonucun niteliği esas alınır; tapu iptali ve tescil, ecrimisil veya başka bir hak iddiası söz konusuysa bunlar ayrı dava türleri olarak incelenir.

HMK m.12, taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili kılar. Danimarka’da yaşayan bir taraf bulunması, taşınmaz Türkiye’de ise uyuşmazlığı otomatik biçimde Kopenhag veya Aarhus mahkemesine taşımaz. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.40, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin iç hukukun yer bakımından yetki kurallarıyla belirleneceğini söyler. Taşınmazın bulunduğu il ve ilçe, davanın doğru yerde açılmasında doğrudan önemlidir.

Örneğin uyuşmazlığın konusu Mersin’in Erdemli ilçesinde bir parsel ise, paydaşın Danimarka’da yaşaması tek başına davanın Mersin merkezde veya Ankara’da açılmasını haklı kılmaz; taşınmazın bulunduğu yer bakımından görevli yargı çevresi esas alınır. Burada gerçek bir dosyadan bahsedilmeyip yalnız yetki kuralının uygulanışı açıklanmaktadır. Taşınmaz birden fazla parselden oluşuyorsa HMK m.12/3 hükmü ve dava konuları birlikte değerlendirilir; gelişigüzel başka ilde dava açılmamalıdır.

Danimarka’da Yaşayan Paydaşa Tebligat Nasıl Yapılır?

Usulüne uygun tebligat, ortaklığın giderilmesi davasının temel güvencelerindendir. Davadaki diğer paydaşların taraf yapılması tek başına yeterli değildir; savunma ve açıklama haklarının kullanılabilmesi için gerekli yargılama evrakının geçerli yöntemle bildirilmesi gerekir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.25/a, yurt dışında bulunan Türk vatandaşına o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu aracılığıyla tebligat yapılmasını düzenler. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü bu yöntemde Türk adli makamının evrakı doğrudan ilgili dış temsilciliğe gönderebileceğini açıkça anlatır.

25/a yolunun önemli bir sınırı vardır: bu yol Türk vatandaşına yöneliktir. Danimarka’da yaşayan ve yalnız Danimarka vatandaşı olan kişiye sırf Türkiye’de taşınmazı bulunduğu için aynı yöntem otomatik uygulanamaz. Çifte vatandaşlık hâlinde Türk vatandaşlığının devam edip etmediği resmi kimlik bilgileri üzerinden belirlenir. Türk vatandaşlığı mevcutsa 25/a yolu bakımından o statü dikkate alınır. Yabancı uyruklu muhatap için 7201 sayılı Kanun m.25 ve uygulanabilir milletlerarası tebligat sözleşmeleri çerçevesinde farklı evrak ve tercüme düzeni incelenir.

Adalet Bakanlığının 25/a rehberine göre tebliğ mazbatalı zarf ile konsolosluğa iletilecek Türkçe evrak bakımından ayrıca Danca tercüme aranmaz. Muhatabın T.C. kimlik numarası, açık kimlik bilgileri ve tam yurt dışı adresinin kayda yazılması gerekir. Yalnız e-posta ekinde imzasız belge göndermek, kanunda öngörülen tebligat işleminin yerine geçmez. Bu usulün doğru kullanılması, eksik veya hatalı dış tebligat nedeniyle yargılamada karşılaşılacak usul sorunlarını azaltır.

Danimarka’da ev değiştiren hissedarın güncel adresinin bilinmemesi ayrı bir problemdir. Eski adresin bilerek kullanılmasından doğacak sonuçlar, dosyanın kesinleşmesini etkileyebilir. Kimlik, adres ve vatandaşlık statüsünün dava açılmadan önce belirlenmesi gerekir. Tebligatın hangi tarihte tamamlandığı, kanuni sürelerin başlangıcı bakımından önemlidir. Süreler varsayımsal kabul edilmemeli, dosyadaki tebliğ kayıtları esas alınmalıdır.

Danimarka’da Bulunan Paydaş Türkiye’ye Gelmeden Dava Takip Edebilir mi?

Türkiye’de avukata verilen usulüne uygun vekâletnameyle dava açılması, duruşmaların takip edilmesi, arabuluculuk ve satış işlemleri için gerekli hukuki temsil sağlanabilir. Fakat vekâletnamenin düzenlendiği ülke, şekli ve içerdiği özel yetkiler ayrı incelenir. Sırf “Türkiye’deki bütün işlerim için” şeklinde genel bir ifade yazılması, özel yetki gerektiren bütün işlemler bakımından yeterli sayılmamalıdır. Noterlik, konsolosluk ve vekâletnamenin yabancı ülkeden Türkiye’ye kullanım usulü ilgili işlemin niteliğine göre belirlenir.

Özellikle arabuluculukta anlaşma, taşınmazın devri, satış bedelinin tahsili, sulh ve feragat gibi sonuçlar doğurabilecek işlemler için vekilin yetki kapsamı ayrıca incelenmelidir. HMK m.74 özel yetki gerektiren vekillik işlemlerini düzenler. Danimarka’da düzenlenen bir vekâletnamenin uluslararası belge tasdikiyle Türkiye’ye getirilmesi, vekilin hukuken yetki verilmemiş bir tasarrufu yapabilmesini sağlamaz. Apostil ve tercüme, belgenin şekil ve ispat yönüdür; maddi temsil yetkisi ayrıca okunur.

Türk konsolosluğunda düzenlenen vekâletname ile Danimarka noterinde düzenlenen belgenin işlem yolu aynı değildir. Konsolosluk işlemleri bakımından Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının resmî yönlendirmeleri esas alınmalıdır. Türkiye’de işlem yapacak kurumun kabul ettiği belge biçimi, tapu işlemi için talep edilen yetkiler ve avukatın dava takibi yetkisi birbirinden ayrılmalıdır. İşe uygun vekâletname hazırlamak, sonradan yeniden belge düzenleme ihtiyacını azaltır.

Danimarka’da Yaşayan Mirasçı Henüz Tapuda Paydaş Görünmüyorsa

Türkiye’deki taşınmaz ölen kişiden kalmışsa tapuda görünen malik ile miras hakkını kazanan kişiler farklı kayıt aşamalarında bulunabilir. TMK m.705, miras yoluyla taşınmaz mülkiyetinin tescilden önce kazanılmasına ilişkin kuralı içerir; fakat mirasla kazanılan mülkiyet üzerinde tasarruf işlemleri bakımından tapu tescili önemini korur. Mirasçıların kimliği ve payları belirlenirken TMK m.598 uyarınca mirasçılık belgesi incelenir. Danimarka’daki aile ve tereke kayıtlarının Türk nüfus ve tapu kayıtlarıyla uyuşması gerekir.

Danimarka’da düzenlenen Skifteretsattest belgesi, Türkiye’deki Türk mirasçılık belgesinin kendiliğinden yerine geçmez. Özellikle Danimarka’da vefat eden bir kişinin Türkiye’de taşınmazı bulunuyorsa 5718 sayılı Kanun m.20 ve m.21 hükümleri önem taşır. Türkiye’de bulunan taşınmaz için Türk hukukunun uygulanması ile Danimarka’daki tereke yöneticisinin yetkisi aynı konu değildir. Bu ayrıntı için ayrı hazırlanmış Danimarka Skifteretsattest’in Türkiye’de mirasa etkisi rehberi okunmalıdır.

Elbirliği mülkiyetinin bulunduğu miras ortaklığında, paylı mülkiyet hükümleriyle ve mirasın paylaşılmasına ilişkin hükümler arasındaki ilişki ayrıca ele alınır. TMK m.701-703 elbirliği mülkiyetini düzenler; TMK m.703 paylaşmanın kural olarak paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılacağını da belirtir. Eksik mirasçının dava dışında bırakılması, yurt dışı adresi nedeniyle tarafa ulaşılamaması veya yanlış veraset ilamına dayanılması, yalnız satış hesabını değil, taraf teşkilini de etkiler.

Mahkeme Her Dosyada Taşınmazın Satışına mı Karar Verir?

Hayır. TMK m.699 paylaşmanın hem aynen bölüşme hem de satış yoluyla gerçekleştirilebileceğini düzenler. Paydaşlar paylaşma biçiminde anlaşamadığında hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasını değerlendirir. Bölünmüş parçalar arasında değer farkı varsa para eklenerek denkleştirme yapılması mümkündür. Malın önemli değer kaybı olmaksızın bölünmesine imkân yoksa açık artırmayla satışa karar verilir. Satışın yalnız paydaşlar arasında artırmayla yapılması ise bütün paydaşların rızasına bağlıdır.

Bir apartman dairesinin fiziki olarak paydaş sayısı kadar bağımsız parçaya ayrılabilmesi ile geniş bir arazi parselinin bölünebilmesi aynı teknik sorular değildir. Taşınmazın imar durumu, vasfı, takyidatları ve ilgili idarelerin işlemleri aynen paylaşma araştırmasında önemlidir. Danimarka’da yaşayan paydaşın satış istediğini belirtmesi, teknik yönden mümkün bir aynen taksimin sırf talep nedeniyle göz ardı edileceği anlamına gelmez. Mahkeme, kanundaki sıralama ve koşullara göre karar verir.

Satış kararı ile satışın icrası arasında yeni işlemler bulunur. Kıymet takdiri, satış usulü ve satış bedelinin paylar oranında dağıtılması bu aşamanın konularıdır. Taşınmazda ipotek, haciz, intifa hakkı veya vergi borcu bulunması, paylaşımın parasal sonucunu etkileyebilir. Danimarka’daki paydaşın satış bedelinin bankaya aktarılması, kimlik ve temsil kayıtları ile banka mevzuatı bakımından ayrıca işlemdir. Davayı kazanmak ile bedelin yurt dışına transfer edildiğini söylemek aynı sonuç değildir.

Satış Bedeli, Pay Oranı ve Ortak Giderler Nasıl Ayrılır?

Tapu kaydındaki pay oranı, satış bedelinin dağıtımında temel veridir; ancak dosyada intifa gibi ayni hakların, takyidatların ve yargılama giderlerinin etkisi ayrıca değerlendirilir. TMK m.694, paylı mülkiyetten doğan yönetim giderleri, vergiler ve diğer yükümlülüklerin, aksine hüküm bulunmadıkça paydaşlarca payları oranında karşılanacağını düzenler. Bu hüküm ortak taşınmaza yapılan her harcamanın aynı davada otomatik mahsup edildiği anlamına gelmez. Katkı, gider, kullanım tazminatı ve ortaklığın giderilmesi farklı talepler olarak ayrılmalıdır.

Paydaşlardan birinin yıllarca taşınmazda tek başına oturması, diğer paydaşın payının kendiliğinden sona ermesine yol açmaz. Diğer yandan taşınmazın kullanımı sebebiyle talep edilecek ecrimisil, 699. maddedeki paylaşma isteminden farklı bir uyuşmazlıktır. Yurt dışındaki paydaşın dosyasına hangi talebin ve hangi delilin ait olduğu başlangıçta sınıflandırılır. Ayrı hakların tek başlık altında toplanması hem yargılama hem sulh sürecinde belirsizlik yaratır.

Danimarka’dan Takip Edilen Dosyada 10 Adımlı Hukuki Kontrol

  1. Taşınmazın il, ilçe, mahalle, ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgilerini doğrulayın.
  2. Güncel tapu malik ve paydaş listesini çıkarın; ölen malik bulunuyorsa mirasçılık kayıtlarını tamamlayın.
  3. Paylı mülkiyetin sürdürülmesine ilişkin resmi bir anlaşma veya şerh bulunup bulunmadığını inceleyin (TMK m.698).
  4. Taşınmazın aynen taksime uygunluğu ve imar niteliği hakkında belgeleri toplayın (TMK m.699).
  5. Danimarka’da yaşayan paydaşların vatandaşlık ve açık adres bilgilerini ayrı ayrı tespit edin.
  6. Türk vatandaşları için 7201 m.25/a; yabancı uyruklular için diğer tebligat yolunu belirleyin.
  7. Arabuluculuk başvurusunda taraf ve taşınmaz bilgilerinin doğru yazıldığını kontrol edin (6325 m.18/B).
  8. Anlaşma yoksa son tutanağı HMK’ya uygun dava dilekçesine ekleyin (6325 m.18/A).
  9. Görevli sulh hukuk mahkemesini ve taşınmazın bulunduğu yer yetkisini kontrol edin (HMK m.4 ve m.12).
  10. Karardan sonra satış, masraf ve bedelin tahsili safhalarını ayrı takvim olarak takip edin.

Bu kontrol, yalnız bir dilekçe taslağı değildir. Uyuşmazlığın hangi aşamada bulunduğunu gösteren bir dosya haritasıdır. Arabuluculuk öncesi aşamadaki ihtiyaçla kesinleşmiş satış kararından sonraki ihtiyaç farklıdır. Danimarka’da yaşayan kişinin yurt dışı adresini, vatandaşlığını ve temsil belgelerini en başta doğru kayda geçirmek sonraki işlemler için temel oluşturur.

Resmî Mevzuat ve Adalet Bakanlığı Kaynakları

Bu Konuyla İlgili Sitedeki Diğer Rehberler

Danimarka’daki tereke belgesinin Türk tapu işlemlerinde nasıl değerlendirileceği için Skifteretsattest ve Türkiye’de miras; konsoloslukta vekil tayini işlemleri için Danimarka Türk konsoloslukları ve vekâletname; yabancı belgenin noter ve apostil kullanımına ilişkin genel kurallar için Türkiye’de apostil ve tercüme sayfaları ayrı ayrı incelenebilir. Bu içerik, adı geçen genel rehberlerden farklı olarak yalnız Danimarka’da yaşayan paydaşın arabuluculuk, sulh hukuk davası ve yurt dışı tebligat zincirine odaklanır.

12 Sık Sorulan Soru ve Kanuni Yanıt

Danimarka’da yaşayan hissedar Türkiye’de izale-i şuyu açabilir mi?

Evet. TMK m.698 paylaşma hakkını tanır; kişinin Danimarka’da ikamet etmesi bu hakkı kaldırmaz.

Ortaklığın giderilmesinden önce arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. 6325 sayılı Kanun m.18/B/1-b, bu uyuşmazlıkları dava şartı arabuluculuk kapsamına alır.

Hangi mahkemeye dava açılır?

6100 sayılı HMK m.4/1-b gereğince görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.

Yetkili mahkeme Danimarka’da mı Türkiye’de mi?

Türkiye’deki taşınmaz bakımından HMK m.12 ve MÖHUK m.40 uygulanır; taşınmazın bulunduğu yer yetkisi esas alınır.

Danimarka’daki Türk vatandaşına mahkeme evrakı nasıl gönderilir?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.25/a uyarınca ilgili Türk büyükelçiliği veya konsolosluğu üzerinden tebligat yapılabilir.

Yalnız Danimarka vatandaşı olan paydaşa m.25/a uygulanır mı?

Hayır. 25/a Türk vatandaşlarına özgüdür; yabancı uyrukluya uygulanacak uluslararası tebligat usulü ayrıca belirlenir.

Konsolosluk yoluyla tebligatta Danca tercüme zorunlu mu?

Adalet Bakanlığı rehberi, 25/a yöntemiyle Türk vatandaşına gönderilen Türkçe evrak için ayrıca tercüme gerekmediğini açıklar.

Dava açmadan önce bütün hissedarların satışa onay vermesi gerekir mi?

Hayır. Paylaşma isteme hakkı TMK m.698’dedir; ancak satışın yalnız paydaşlar arasında yapılması bütün paydaşların rızasını gerektirir (TMK m.699).

Mahkeme her zaman satışa mı hükmeder?

Hayır. TMK m.699 önce aynen paylaşma ve uygun değilse satış koşullarını düzenler.

Miras kalan taşınmazda Danimarka Skifteretsattest yeterli mi?

Hayır. Türkiye’deki mirasçılık ve taşınmaz kayıtları TMK m.598 ve MÖHUK m.20-21 çerçevesinde ayrıca incelenir.

Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenir mi?

Evet. 6325 sayılı Kanun m.18/A/2, anlaşma sağlanamayan dosyada son tutanağın aslı veya onaylı örneğinin eklenmesini öngörür.

Danimarka’ya gitmeden avukatla takip mümkün mü?

Usulüne uygun ve ilgili işlemleri kapsayan vekâletnameyle Türkiye’deki arabuluculuk, dava ve satış süreci temsil yoluyla takip edilebilir; özel yetkiler HMK m.74 uyarınca kontrol edilir.

Hukuki İnceleme ve Yazar

Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu Sicil No: 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziki ofisi Mersin’dedir. Danimarka’da yaşayan kişilerin Türkiye’deki taşınmaz, miras, ortaklığın giderilmesi ve tebligat dosyaları bu ofisten Türkiye genelinde yönetilir ve koordine edilir. Dosyanıza ilişkin bilgi ve Mersin ofisi konum bilgisi için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.

Mevzuat ve kaynak kontrolü: 29.10.2026. Bu metin genel hukuki bilgilendirmedir; somut uyuşmazlıkta belgelere göre usul ve sonuç belirlenir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp