Avustralya’da Yaşayan Türk Vatandaşı Türkiye’de Dava Açarken Teminat Yatırır mı? HMK 84–89
| Hukuki soru | Dayanak | Sonuç |
|---|---|---|
| Avustralya’daki Türk davacı teminat verir mi? | HMK m.84/1-a | Türkiye’de mutad mesken yoksa kanuni teminat rejimi gündeme gelir. |
| Teminattan muaf tutulabileceği hâller | HMK m.85 | Kanundaki dört istisnadan biri varsa teminat istenemez. |
| Kararı kim verir? | HMK m.86-87 | Mahkeme kendiliğinden karar verir; miktar ve şekil hâkim tarafından saptanır. |
| Teminat yatırılmazsa? | HMK m.88 | Kesin süre sonunda dava usulden reddedilir. |
| Gerekçe sonradan ortadan kalkarsa? | HMK m.87/2, m.89 | Teminatın değiştirilmesi veya iadesi talep edilir. |
| Avustralya vatandaşı olan davacının durumu? | MÖHUK m.48 | Yabancı kişi için ayrı teminat ve karşılıklılık rejimi değerlendirilir. |

Avustralya’daki Türk davacı için teminat neden gündeme gelir?
Türkiye’deki taşınmazın tapusunu korumak, miras payını almak, sözleşmeden doğan alacağı talep etmek veya ticari uyuşmazlığı yargıya taşımak isteyen bir Türk vatandaşı, uzun yıllardır Sydney ya da Melbourne’de yaşıyor olabilir. Türk pasaportu, davaya taraf olma ehliyeti ve gerektiğinde vekille temsil bakımından önemlidir. Buna karşılık usul kanunu, teminat yükümlülüğünde yalnızca vatandaşlığa değil, Türk vatandaşının Türkiye’de mutad meskeni bulunup bulunmadığına da bakar.
Teminatın amacı, davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayabilecek bir güvencenin bulunmasıdır. Teminat, otomatik olarak karşı tarafa ödenecek ceza, dava harcı, avukatlık ücreti veya davanın kaybedileceğinin kabulü değildir. Mahkemece belirlenen ve kanunun öngördüğü güvence mekanizmasıdır. Teminat ile dava açılırken ödenen başvurma veya peşin harç farklı kalemlerdir; birinin ödenmesi diğerinin yerine geçmez.
HMK m.84/1-a Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında davaya müdahil olması veya takip yapması için açık düzenleme içerir. Bu hükümle m.85’teki istisnalar birlikte okunmalıdır. “Avustralya’da yaşıyorum, her davada para yatırırım” sonucu da “Türk vatandaşıyım, hiçbir dava teminatı yok” sonucu da kanunu eksik okur. Hukuki incelemenin konusu vatandaşlığın yanında mutad meskenin nerede olduğu ve somut dosyada istisnanın bulunup bulunmadığıdır.
Bu içerik esas olarak Avustralya’da yaşayan Türk vatandaşının Türkiye’de davacı olduğu durumları ele alır. Avustralya’daki Türk kişinin Türkiye’de kendisine karşı açılmış bir davada sırf davalı olması, HMK m.84/1-a’daki “dava açması” koşuluyla aynı değildir. Başka bir sebeple teminat talebi gündeme geldiğinde o sebebin ilgili maddesi ayrıca gösterilmelidir.
HMK m.84/1-a neyi emreder, hangi işlemleri kapsar?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.84/1, belirli hâllerde davalının muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun teminat gösterilmesini öngörür. Birinci fıkranın (a) bendi, Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşını özel olarak düzenler. Bu kişinin Türkiye’de dava açması, davacı yanında müdahil olarak yer alması veya takip yapması kanuni tetikleyici hâllerdir. Hükümde “Avustralya” veya belirli başka bir ülke sayılmaz; ülkeden bağımsız ölçüt mutad meskendir.
HMK m.84/1-b farklı bir teminat sebebi düzenler. Davacının daha önce iflasına karar verilmiş bulunması, hakkında konkordato veya uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma süreci başlatılmış olması, borç ödemeden aciz belgesi bulunması gibi olgularla ödeme güçlüğünün belgelenmesi ayrı değerlendirilir. Bu ikinci neden, yalnız yurt dışındaki Türk vatandaşları için değil, kapsamına giren davacılar için söz konusudur.
Maddenin ikinci fıkrası teminatı gerektiren durum ve koşullar yargılama sırasında ortaya çıkarsa mahkemenin yine karar verebileceğini söyler. Üçüncü fıkra, mecburi dava ve takip arkadaşlığında yükümlülüğün bütün davacılar için mevcut olması hâlinde teminat gösterme yükümlülüğünün doğacağını düzenler. Bu sebeple birden çok mirasçının birlikte açtığı davada tarafların statüleri tek kişiymiş gibi kabul edilemez; her zorunlu davacının durumuna bakılır.
Örneğin davacılardan birinin Avustralya’da, diğerinin Mersin’de mutad meskeni bulunuyorsa kanunun mecburi dava arkadaşlığına ilişkin üçüncü fıkrası gözden kaçırılmamalıdır. Ancak her çok davacılı dava otomatik olarak mecburi dava arkadaşlığı değildir. Davacıların usuli ilişkisinin niteliği önce belirlenir. Teminatın gerekip gerekmediği sadece adres listesi üzerinden değil, HMK m.84’ün üç fıkrası birlikte uygulanarak saptanır.
Avustralya’da yaşayan Türk vatandaşının mutad meskeni hangi delillerle belirlenir?
Mutad mesken, yalnızca bir formda yazılı ikametgâh adresi veya e-Devlet’te görünen kayıtla özdeş değildir. Kişinin hayat ilişkilerinin fiilen yoğunlaştığı yer, burada yaşama sürekliliği, aile ve çalışma düzeni, kalışın niteliği ile diğer objektif bağlar birlikte değerlendirilir. Türkiye’de üzerine kayıtlı ev bulunması, o kişinin mutlaka Türkiye’de mutad meskeni olduğu anlamına gelmez. Tersine, Avustralya’da kısa süreli bir ziyaret de tek başına Türkiye’deki mutad meskeni ortadan kaldırmaz.
Somut deliller arasında Avustralya’daki çalışma ilişkisini gösteren resmî kayıtlar, sürekli konutun kullanımını ispatlayan belgeler, aile hayatı, yerleşim süresi, ülkeler arasındaki fiilî seyahat düzeni, kayıtlı adresler ve Türkiye’deki hayat bağları bulunabilir. Bu belgeler mutad meskenin hangi yerde olduğunun değerlendirilmesinde kullanılır; ancak tek bir belgenin her davada mutlak belirleyici olduğu söylenemez. Mahkeme hukuki ölçütü bütün delillerle uygular.
Davacının Avustralya’da oturum izni sahibi olması Türk vatandaşlığını ortadan kaldırmaz; mutad meskenin Avustralya’da bulunması ise hukuki açıdan farklı bir durumdur. Avustralya vatandaşlığı da elde edilmişse çifte vatandaşlık statüsünün Türkiye bakımından nasıl değerlendirileceği ayrıca ele alınır. MÖHUK m.4’te birden fazla vatandaşlığa ilişkin kanunlar ihtilâfı kuralı bulunur; ancak HMK m.84’teki açık Türk vatandaşı ibaresi göz ardı edilerek yalnız yabancı pasaport esas alınamaz.
Dava açılmadan önce mutad mesken hakkında yapılacak yazılı değerlendirme, teminatı etkileyen olguların mahkemeye baştan sunulabilmesini sağlar. Davacının hem Avustralya’da yaşayıp hem Türkiye’de düzenli ve sürekli hayat ilişkilerini sürdürdüğü durumlarda hiçbir araştırma yapmadan tek bir sonuca gitmek yerine süreklilik gösteren bağlantılar ortaya konulur. Bu, muğlak anlatım değil; kanuni ölçütün maddi olgularla ispatının gereğidir.
HMK m.85’in dört teminat istisnası nelerdir?
HMK m.85/1-a, davacının adli yardımdan yararlanması hâlinde teminat istenemeyeceğini düzenler. Bu hüküm, yurt dışında oturan herkesin doğrudan adli yardım alacağı anlamına gelmez. Adli yardımın kabulü için HMK m.334 ve devamındaki şartların sağlanması ve bunun mahkemece değerlendirilmesi gerekir. Yargılama veya takip giderlerini ödeme gücü ile talebin hukuki dayanağı somut belgeler üzerinden incelenir.
HMK m.85/1-b, davacının Türkiye’de istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz malının veya ayni teminatla güvence altına alınmış alacağının bulunması hâlinde teminat istenemeyeceğini söyler. Bu istisna Avustralya’daki gurbetçilerin Türkiye’deki gayrimenkul varlıkları bakımından özellikle önemlidir. Ancak yalnızca “Türkiye’de bir evim var” demek yerine güncel mülkiyet kaydı, taşınmazın niteliği, değeri ve üzerindeki sınırlamaların somut şekilde sunulması gerekir.
HMK m.85/1-c, davanın sırf küçüğün menfaatlerini korumaya yönelik olarak açılmış olması durumunda teminat istenemeyeceğini düzenler. Burada asıl ölçüt, başvurunun küçük yararına korunma amacıyla açılmış olmasıdır. Davada küçük bulunması tek başına her tür uyuşmazlığı otomatik olarak istisnaya sokmaz. Dava dilekçesinde korunması istenen küçük menfaati açıkça ortaya konulmalıdır.
HMK m.85/1-ç, ilama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılmış olması hâlini düzenler. Bir mahkeme ilamına dayanan takip ile henüz ilam olmadan başlatılan ilamsız takip aynı nitelikte değildir. İstisnanın işletilmesi için takibin gerçekten ilama dayalı olması gerekir. Kısacası kanun dört ayrı istisna saymıştır; listedeki koşullardan biri sağlanıyorsa teminatı gerektiren yurt dışı mutad mesken olgusu tek başına teminat kararı verilmesini haklı kılmaz.
Teminatın miktarı, para birimi ve şekli kim tarafından belirlenir?
HMK m.86/1, yargılama giderlerini karşılayacak teminata mahkemenin kendiliğinden karar vereceğini düzenler. Hâkim karar vermeden önce tarafları veya müdahale talebinde bulunan kişiyi dinleyebilir. Bu, davalı itiraz etmemişse teminat hiç gündeme gelmez şeklinde anlaşılmamalıdır. Kanun mahkemeye resen değerlendirme yükümlülüğü verir. Teminat kararı, yargılamanın başlangıcında ya da koşullar sonradan ortaya çıkmışsa daha sonra söz konusu olabilir.
HMK m.87/1 uyarınca bir davada verilecek teminatın tutarı ve şekli hâkim tarafından serbestçe belirlenir; tarafların teminatın şeklini sözleşmeyle kararlaştırmaları hâli saklıdır. Dolayısıyla “Avustralya’da yaşayan herkes Türkiye’de dava açmak için yüzde 10 teminat yatırır” şeklinde genel ve kesin bir tarife yoktur. Teminat miktarı dava değeriyle veya karşı tarafın muhtemel giderleriyle ilişkili somut değerlendirmeye dayanır. Harç tarifesindeki rakamla teminat miktarını aynı hesapta birleştirmek yanlıştır.
Avustralya dolarıyla gelir elde eden davacının giderini hesaplaması pratik açıdan önemlidir, fakat Türkiye’de teminatın hangi tutarda ve ne şekilde gösterileceği hükmünü hâkim verir. Kişisel banka transferi, mahkeme veznesi, teminat mektubu veya başka güvence şekli konusunda rastgele işlem yapmak yerine tebliğ edilen mahkeme ara kararının içeriği esas alınır. Kullanılan güvence, mahkemenin belirlediği miktar ve şekille örtüşmelidir.
Teminatın maddi amacı muhtemel yargılama giderlerine ilişkin güvence sağlamaktır; dava sonunda mutlaka davalıya hak kazanmış bir alacak yaratmak değildir. Karşı tarafa hükmedilen yargılama giderleri, yargılama sonunda verilecek kararla ilişkilidir. Dava öncesi yapılacak hesapta başvuru harcı, peşin harç, gider avansı, vekâlet ücreti ve HMK m.84 teminatı ayrı satırlarda izlenmelidir.
Teminat için verilen kesin süre kaçırılırsa ne olur?
HMK m.88/1 açık hüküm içerir: Hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava usulden reddedilir. Bu sonuç, alacağın maddi hukuk bakımından kesin olarak bulunmadığı anlamına gelmez. Davanın usulden reddi ile esastan reddi farklı yargılama sonuçlarıdır. Ancak usulden ret, yargılama gideri ve süre bakımından ciddi sonuç doğurabileceği için teminat ara kararı hafife alınmamalıdır.
Teminatın mahkemece belirlenen kesin süre içinde ve karara uygun biçimde yatırıldığını gösteren belge dosyada bulunmalıdır. Avustralya’dan Türkiye’deki vekile para gönderilmiş olması, mahkemenin istediği teminatın usulüne uygun yatırıldığını kendiliğinden ispatlamaz. Banka işlem tarihi, mahkeme veznesi işlemi ve dosya kaydı farklı aşamalardır. Süre hesabı mahkemenin ara kararı ve usulüne uygun tebligat bilgisiyle yapılır.
HMK m.88/2, davacı yanında müdahale talebinde bulunan kişinin kesin sürede teminatı gösterememesi hâlinde müdahale talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verileceğini düzenler. Bu sonuç dava açan tarafın davasının usulden reddinden farklıdır. Dolayısıyla davacı, müdahil ve takip başlatan kişi bakımından usulî konum tespit edilmeden tek cümlelik bir süre cevabı verilmesi uygun değildir.
Bir teminat ara kararında HMK m.85 istisnası uygulanmadığı düşünülüyorsa, istisnanın dayandığı bilgi ve belgeler usulüne uygun şekilde mahkemeye sunulmalıdır. Ancak mahkemeye açıklama verilmesi kesin sürenin kendiliğinden durduğu anlamına gelmez. Kesin süre yürürlükteyken yapılacak işlemler ve başvuru yolları, dosyanın usulî durumuna göre değerlendirilmelidir.
Teminat sonradan azaltılabilir, değiştirilebilir veya geri alınabilir mi?
HMK m.87/2, teminatı gerektiren durum ve koşullarda değişiklik olması hâlinde hâkimin teminatın azaltılmasına, artırılmasına, değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebileceğini düzenler. Bu mekanizma teminatın bir kez belirlendikten sonra her koşulda sabit kaldığı şeklindeki yanlış düşünceyi ortadan kaldırır. Örneğin Türkiye’de yeterli aynî güvenceye sahip alacak sonradan ortaya konulmuşsa ilgili belge ve istisna kuralı birlikte tartışılır.
HMK m.89/1, teminat gösterilmesini gerektiren sebep ortadan kalktığında ilgilinin talebi üzerine mahkemenin teminatın iadesine karar vereceğini söyler. Teminatı sağlayan davacı, dosyanın sona erdiğini görerek bunun kendiliğinden banka hesabına döneceğini varsaymamalıdır. Teminat iadesi için mahkeme kararı ve ardından ilgili ödeme işlemi gerekebilir. İade talebi, dosyadaki kayıtlar ve yatırılmış teminata ilişkin belgeyle desteklenir.
Teminatın şeklinin değiştirilmesi, örneğin nakdî güvence yerine mahkemenin uygun gördüğü başka teminata dönüştürülmesi de m.87 kapsamında tartışılabilir. Fakat tarafın tek taraflı tercihiyle güvence şeklinin değiştirilmiş sayılması mümkün değildir. İlk teminat kararı nasıl mahkemece verilmişse değişiklik veya kaldırma da uygun usulî karar gerektirir. Böylece hem davalının yargılama giderleri güvencesi hem de davacının gereksiz güvenceye katlanmama menfaati dengelenir.
Avustralya’da yaşayan Türk vatandaşına HMK 84, Avustralya vatandaşına MÖHUK 48 nasıl uygulanır?
Türk vatandaşı olan ve Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan kişi açısından başlıca özel düzenleme HMK m.84/1-a’dır. Buna karşılık yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye’de dava açması, davaya katılması veya icra takibi yapması bakımından 5718 sayılı MÖHUK m.48 farklı bir teminat rejimi kurar. MÖHUK m.48/2, karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutulmayı düzenler. Bu iki düzenlemenin öznesi ve muafiyet sistemi aynı değildir.
Avustralya’da oturum hakkı bulunan Türk vatandaşı, yalnızca oturum belgesi nedeniyle yabancı gerçek kişi kategorisine geçmez. Avustralya vatandaşlığı kazanmış kişinin Türk vatandaşlığının da sürüp sürmediği resmî kimlik ve nüfus kayıtlarıyla belirlenir. Çifte vatandaşlık durumu bulunan kişiye ilişkin hukuki değerlendirmede “Avustralya pasaportu varsa MÖHUK m.48 uygulanır” şeklinde mekanik sonuç çıkarılmamalıdır. Türk vatandaşlığının hukuki durumu ve somut usul rejimi birlikte incelenir.
Yabancı kişi için karşılıklılık veya uluslararası sözleşme muafiyetinin varlığı da ülke adını bilmekle kesinleşmez. İlgili anlaşmanın kişisel ve maddi kapsamı araştırılır. Bu yazının ana konusu Avustralya’daki Türk vatandaşının HMK m.84-85 kapsamındaki teminatıdır. Yurt dışındaki müvekkiller için genel hukuki destek sayfamızda diğer uluslararası dava işlemlerine ilişkin başlıklar bulunmaktadır.
Önemli bir diğer ayrım da davacı ve davalı sıfatıdır. Türk vatandaşı davalı olarak Türkiye’de yargılamaya katıldığında, sadece Avustralya’da yaşaması HMK m.84/1-a’daki dava açma sebebinin gerçekleştiğini göstermez. Davacı yanında katılan müdahil ile davalı yanında müdahil aynı usulî konumda değildir. İlgili teminat kararı her somut yargısal sıfat için kanun maddesi gösterilerek kurulmalıdır.
Avustralya’dan hangi belgeler hazırlanmalı, hangileri Türkiye’den alınmalıdır?
Teminat incelemesinde ilk dosya grubu vatandaşlık ve mutad mesken bilgileridir. Türk vatandaşlığı nüfus kaydı ve kimlik belgesiyle ortaya konulabilir. Avustralya’daki hayat düzenine ilişkin resmî adres, çalışma ve ikamet belgeleri, aile bağlantıları ve sürekliliği gösteren bilgiler mutad mesken bakımından ayrı önem taşır. Ancak bu belgeler, m.85 istisnası ileri sürülmeyecekse tek başına mahkemeyi teminatsız işlem yapmaya zorlamaz.
İkinci grup HMK m.85 istisna delilleridir. Türkiye’de yeterli taşınmaz varsa güncel tapu kaydı, üzerindeki takyidat ve değerle ilgili belgeler; aynî teminatla güvence altına alınmış alacak varsa bu hakkı gösteren resmî kayıt; adli yardım talep edilecekse ekonomik durum ve ilgili giderleri karşılayamama hâlini gösteren belgeler hazırlanır. Küçük yararına dava açılıyorsa dava dilekçesi ve velayet/temsil belgeleriyle menfaat koruması açıklanır.
Üçüncü grup temsil ve mahkeme dosyası belgeleridir. Dava vekille takip edilecekse Türkiye’de usulüne uygun vekâletname kullanılmalıdır. Avustralya’da düzenlenen yabancı belgenin kullanılabilirliği apostil, noterlik sıfatı, Türkçe tercüme ve yapılacak işlemin yetki şartları bakımından ayrıca incelenir. Avustralya noter vekâletnamesi ve DFAT apostili yazımız tapu işlemleri özelinde bu belge ayrımını açıklar; dava vekâletnamesinde ayrıca HMK m.74 özel yetkiler dikkate alınır.
Dördüncü grup mali belgelerdir. Mahkemece belirlenmişse teminat ara kararı, süresi, hangi adli hesaba ve ne şekilde yatırılacağı ile yatırma makbuzu birlikte dosyalanır. Avustralya’dan gönderilen para ile Türkiye’de teminatın yatırıldığı tarih farklı olabilir. Yalnız para transferi ekranını teminatın gösterildiğine dair mahkeme makbuzu yerine koymamak gerekir.
Miras, tapu, alacak ve icra dosyalarında HMK 84 nasıl ele alınır?
Miras uyuşmazlıklarında davanın niteliği önemlidir. Avustralya’daki mirasçının Türkiye’de miras payını talep ettiği dava ile başka mirasçı tarafından açılmış bir davada davalı olduğu durum aynı değildir. Birden fazla mirasçının dava açtığı dosyada mecburi dava arkadaşlığı şartları bulunuyorsa HMK m.84/3 uygulanır. Türkiye’de miras yoluyla edinilmiş taşınmazı bulunan davacının HMK m.85/1-b kapsamında yeterli malı olup olmadığı ayrıca incelenir.
Tapu iptal ve tescil davasında esas uyuşmazlık aynî hakla ilgili olmakla birlikte, davacının usulî teminat yükümlülüğü HMK m.84-89 çerçevesindedir. Davaya konu taşınmazın bizzat davacı adına kayıtlı olmadığı bir durumda o taşınmazı otomatik olarak m.85/1-b’deki “davacının yurt içinde taşınmaz malı” saymak doğru değildir. Önce kimin adına kayıtlı olduğuna, davacının haklarının niteliğine ve teminatı karşılamaya elverişliliğine bakılır.
Türkiye’deki ticari alacak için dava açan Avustralya’daki Türk vatandaşı yönünden ticaret hukuku kuralları ile yargılama teminatı ayrı değerlendirilir. Dava ticari nitelikte diye HMK m.84 kendiliğinden ortadan kalkmaz. Alacağın başka bir aynî teminatla güvence altına alınması varsa bu durum m.85/1-b bakımından araştırılır. Aynı şekilde sırf dava konusu alacağın parasal değeri yüksek olduğu için yeterli aynî teminatın varlığı varsayılmaz.
İcra işlemlerinde de ilamsız takip ve ilamlı takip ayrımı kritiktir. HMK m.84 takip yapmayı kapsamına alırken m.85/1-ç ilama bağlı alacak için ilamlı icra takibini özel istisna olarak sayar. Bu nedenle “Türkiye’de icra takibi yapacağım, mutlaka teminat yatırmam gerekir” veya “icra takibi davadan farklı, hiçbir teminat yoktur” şeklindeki iki uç cevap da kanunun açık ayrımını yok sayar.
Avustralya–Türkiye bağlantılı dört örnek üzerinden teminat nasıl çözülür?
Birinci örnek: Sydney’de sürekli yaşayan Türk vatandaşı, Mersin’de ödenmeyen bir alacak için dava açar. Türkiye’de mutad mesken yoksa HMK m.84/1-a kapsamı incelenir. Kişinin Türkiye’de yeterli taşınmazı veya ayni teminatla güvence altına alınmış alacağı bulunmuyorsa m.85/1-b istisnası kendiliğinden gerçekleşmez. Mahkeme m.86-87’ye göre uygun teminat kararı verir; belirtilen kesin sürede gösterilmemesinin sonucu m.88’dir.
İkinci örnek: Melbourne’deki Türk davacı, Türkiye’deki maliki olduğu taşınmazın tapu kaydını ve değerini belgelendirir. Bu kez HMK m.85/1-b istisnası gündemdedir. Taşınmazın gerçekten davacı adına kayıtlı olması ve istenen teminatı karşılamaya yeterli olması incelemenin merkezidir. Başka kişinin taşınmazının bulunduğunu söylemek veya üzerinde ağır takyidatlar olan bir malı kanıt sunmadan yeterli saymak doğru değildir.
Üçüncü örnek: Brisbane’deki Türk ebeveyn, yalnızca küçük çocuğun menfaatini korumak için dava açar. HMK m.85/1-c yönünden davanın gerçekten sırf küçüğün menfaatini koruyup korumadığı değerlendirilir. Davaya farklı yetişkin menfaatlerinin eklenmesi, bu istisnanın koşullarına ilişkin ayrıca inceleme gerektirir. “Çocuğum var” bilgisinin bulunması tek başına yeterli açıklama değildir.
Dördüncü örnek: Perth’te yaşayan Türk alacaklı, Türkiye’deki kesinleşmiş ilama dayanarak ilamlı icra takibi yapar. HMK m.85/1-ç, ilama bağlı alacak için ilamlı takipte teminat istenemeyeceğini düzenler. Buna karşılık ilamsız takipte aynı hükmü sırf alacağın yazılı sözleşmeye dayanmasına bakarak uygulamak mümkün değildir. İlamın niteliği ve takip yolu dosya üzerinden doğrulanmalıdır.
Türkiye’de dava açılmadan önce uygulanacak altı aşamalı kontrol
İlk olarak davacının Türkiye bakımından vatandaşlık statüsü ve fiilî mutad meskeni belirlenir. İkinci olarak yapılacak işlemin dava açma, davaya müdahale veya icra takibi olup olmadığı tespit edilir. Üçüncü olarak HMK m.84/1-a veya somut olayda mevcutsa m.84/1-b nedeninin gerçekleşip gerçekleşmediği belgelerle kontrol edilir. Dördüncü aşamada HMK m.85 istisnalarının dördü ayrı ayrı incelenir.
Beşinci aşama, mahkeme teminat kararı vermişse m.86-87 uyarınca miktarın ve şeklin dosyaya uygun değerlendirilmesidir. Altıncı aşama, kesin süre takibi, makbuz ve sonradan ortaya çıkan değişiklikler için m.87/2 ile m.89 mekanizmalarının izlenmesidir. Mahkemece yapılan inceleme, dava esasının haklılığına ilişkin nihai karar değildir; yargılamanın güvence koşulları bakımından usulî denetimdir.
Dosya vekille yürütülüyorsa avukata gönderilen temsil belgesinin Türkiye’deki dava için kullanılabilir olması ve uyuşmazlığın niteliğiyle uyumlu bulunması ayrıca gerekir. Avustralya’dan dava takibine ilişkin genel süreçler için yurt dışından Türkiye’de hukuki takip bilgilendirme sayfası incelenebilir. Ön inceleme duruşmasına katılımın sonuçları hakkında HMK m.139-140 rehberimiz başka bir usul sorununu açıklar.
Bu kontrollerin amacı tek bir ülkede yaşayan bütün davacılar için aynı tutarda teminat önerilmesi değildir. Aksine, kanunun tanıdığı teminat istisnasını belgelendirmek, gerekli hâlde usulüne uygun güvenceyi zamanında sunmak ve dava hakkının salt şekli eksiklikten kaynaklanan bir usulî sonuçla zedelenmesini önlemektir.
Avustralya’da yaşayan Türk davacılar için 12 sık sorulan soru
1. Türk vatandaşı olduğum için Türkiye’de dava teminatından otomatik muaf mıyım?
Hayır. HMK m.84/1-a, Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması veya takip yapmasını açıkça düzenler. Türk vatandaşlığı tek başına bu hükmü dışlamaz. HMK m.85’teki istisnalardan biri mevcutsa teminat istenemez.
2. Avustralya’daki ikamet adresim mutad meskenimi kesin olarak kanıtlar mı?
Mutad mesken yalnız bir adres kaydıyla aynı kavram değildir. Fiilî hayat merkezi, süreklilik gösteren ikamet, çalışma ve aile bağları değerlendirilir. Avustralya adresi önemli bir delil olabilir; bütün deliller karşısında mahkeme hukuki değerlendirmeyi yapar.
3. Türkiye’de evim varsa yine de teminat yatırır mıyım?
HMK m.85/1-b, Türkiye’de istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz malı bulunan davacıdan teminat istenemeyeceğini düzenler. Taşınmazın davacıya ait olduğu ve yeterli olduğu güncel tapu, değer ve takyidat bilgileriyle ortaya konulmalıdır.
4. Türkiye’deki bankada para bulunması HMK m.85/1-b için yeterli mi?
Kanunun ilgili bendinde yeterli taşınmaz malı veya ayni teminatla güvence altına alınmış alacak açıkça sayılmıştır. Sıradan banka mevduatını hiçbir ayrım yapmadan bu bentteki taşınmaz veya ayni teminatlı alacakla aynı kabul etmek doğru değildir.
5. Adli yardım kabul edilirse teminat aranır mı?
HMK m.85/1-a gereğince adli yardımdan yararlanan davacıdan bu kapsamda teminat istenemez. Adli yardımın sağlanması için HMK m.334 ve devamındaki koşulların ayrıca değerlendirilip kabul edilmesi gerekir; talepte bulunmak ile yardımdan yararlanmak aynı şey değildir.
6. Avustralya’dan icra takibi başlatan Türk alacaklı da teminatla karşılaşır mı?
HMK m.84/1-a’da “takip yapması” ifadesi bulunur. Ancak m.85/1-ç, ilama bağlı alacak için ilamlı icra takibini teminat gerektirmeyen hâller arasında sayar. Takibin ilamlı mı ilamsız mı olduğu belirlenmeden tek sonuç verilmemelidir.
7. Türkiye’de dava açarken teminat oranı yüzde kaçtır?
HMK m.87, teminatın tutarı ve şeklini hâkimin belirleyeceğini düzenler. Kanunda Avustralya’daki Türk davacılar için sabit yüzde öngörülmemiştir. Teminat miktarı, mahkemenin somut dosyada vereceği karara göre belirlenir.
8. Mahkeme teminat kararını kendiliğinden verebilir mi?
Evet. HMK m.86/1, yargılama giderlerini karşılayacak teminata mahkemece kendiliğinden karar verilmesini düzenler. Davalının teminat talep etmemiş olması tek başına bu yetkiyi ortadan kaldırmaz.
9. Avustralya’dan para göndermek kesin sürede teminat gösterildiği anlamına gelir mi?
Hayır. Para transferi ile mahkemenin istediği şekilde teminatın dosyada gösterilmesi ayrı işlemlerdir. Ara kararın istediği tutar, yöntem ve kesin süre esas alınır. Banka transfer belgesine ek olarak teminatın mahkemeye yatırıldığına ilişkin kayıt kontrol edilmelidir.
10. Teminatı belirtilen kesin sürede yatırmazsam dava ne olur?
HMK m.88/1 uyarınca, hâkimin belirlediği kesin sürede teminat gösterilmezse dava usulden reddedilir. Bu nedenle HMK m.85 istisnasına dayanılacaksa gerekçeli belge sunulması ve kesin süre işlemlerinin ayrıca takip edilmesi gerekir.
11. Teminat sonradan geri alınabilir mi?
HMK m.89, teminatı gerektiren sebep ortadan kalktığında ilgilinin talebi üzerine iade kararı verilmesini düzenler. HMK m.87/2 ise şartlar değişmişse teminatın azaltılmasına, artırılmasına, değiştirilmesine veya kaldırılmasına imkân tanır.
12. Avustralya vatandaşı olan kişi için aynı madde mi uygulanır?
Yabancı davacıların teminat yükümlülüğü MÖHUK m.48 kapsamında ayrıca değerlendirilir. Türk vatandaşlığı devam eden kişinin yalnız Avustralya pasaportu bulunması bütün somut statü ve mutad mesken incelemesini gereksiz kılmaz. Vatandaşlık kaydı ile ilgili hukuki rejim birbirinden ayrılmalıdır.
Resmî mevzuat kaynakları
- Adalet Bakanlığı UYAP — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.84–89 — teminatın nedenleri, istisnalar, tutar, kesin süre ve iade.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — ayrıca m.334 ve devamı adli yardım hükümleri.
- 5718 sayılı MÖHUK m.48 — yabancıların yargılama gideri teminatı ve karşılıklılık.
- T.C. Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Sık Sorulan Sorular — yurt dışından belge ve temsilcilik işlemleri.
İstanbul Ofisi — Konum Haritası
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, İstanbul
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No: 21, Kat: 9, 34475 Sarıyer/İstanbul.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.