B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

AYM Bireysel Başvurudan Önce Hangi Yollar Tüketilir? İstinaf, Temyiz ve İtiraz (2026)

4 Kasım 2026 itibarıyla resmî kaynaklar esas alınarak hazırlanmıştır. Somut dosyaya uygulanacak süre ve usul, kendi karar ve tebligat kayıtları üzerinden değerlendirilir.

Kısa ve net cevap

Anayasa m.148/3 ve 6216 m.45/2 gereğince bireysel başvurudan önce ihlali giderebilecek olağan ve etkili idari-yargısal yolların tüketilmesi gerekir. İstinaf, temyiz, itiraz veya bazı özel tazminat yollarının gerekliliği dosya türüne göre belirlenir. Başvuru yollarının süresinde ve usulüne uygun kullanılması, sonuçlarının beklenmesi ve kayıtlarla belgelenmesi önemlidir.

Kısa özet

Temel hukuk kaynağı Anayasa m.148 ve 6216 sayılı Kanun m.45–50
Konunun odağı Başvuru yollarının tüketilmesi ve etkili hukuk yolları
Genel başvuru süresi 6216 m.47/5 uyarınca 30 gün; somut öğrenme tarihi ve AYM içtihadıyla kontrol edilir
Belge Resmî başvuru formu ve iddiayı destekleyen kayıtlar

Başvuru yollarını tüketme şartının hukuki temeli

Anayasa m.148/3 ile 6216 sayılı Kanun m.45/2, olağan başvuru yollarının tüketilmesini bireysel başvuru için ön koşul yapar. Bu kural, hak ihlalini öncelikle giderebilecek idari veya yargısal mercilerin kendi görevlerini yerine getirmesine imkân tanır. Anayasa Mahkemesi ilk kez delil toplayan veya bütün davaları ikinci defa karara bağlayan bir üst mahkeme değildir. Önüne taşınan anayasal şikâyetin mümkün olduğu ölçüde derece mercilerinde ileri sürülmesi gerekir.

Başvuru yollarının tüketilmesi yalnızca temyiz sözcüğünü içeren işlemlere bağlı değildir. Somut olayda şikâyeti gidermeye elverişli, erişilebilir ve etkili hukuk yolunun bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Başvurucu hangi hak ihlalini, hangi makam önünde hangi tarihte ileri sürdüğünü ortaya koymalıdır. Dava açılmasıyla o davanın kanunen açık olağan aşamalarının tamamlanması farklı durumlardır. Dosyanın takibi bırakılırsa aynı kanuni yolun sonuca ulaşmadığı anlaşılabilir.

Olağan başvuru yoluyla olağanüstü yol arasındaki fark

6216 m.45/2 kapsamında hangi yolların tüketilmesi gerektiği belirlenirken yolu düzenleyen mevzuatın niteliği ve AYM içtihadı önem taşır. İstinaf veya temyiz gibi olağan kanun yollarıyla yeniden yargılama veya kanun yararına bozma gibi olağanüstü mekanizmalar aynı işlevi görmez. Her olağanüstü yola başvurulması, bireysel başvurunun genel ön koşulu olarak varsayılamaz. Bununla birlikte bir yolun adının olağanüstü olması, tüm dosyalarda etkisiz olduğu sonucunu da kendiliğinden doğurmaz.

Başvurucunun kullandığı özel yolun gerçekten ihlali giderme potansiyeli bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Bazı hak alanlarında özel tazminat mekanizmaları işlevsel olabilir. Yanlış başvuru yoluna güvenilerek otuz günlük süre göz ardı edilmemelidir. Usul geçmişinde kullanılan her yolun hukuki dayanağı ve karar tarihi ayrı gösterilmeli; olağan yolun hangi kararla sona erdiği somutlaştırılmalıdır.

İlk derece mahkemesinde anayasal şikâyetin ileri sürülmesi

AYM’nin resmî kabul edilebilirlik açıklamaları, derece mahkemeleri önünde ileri sürülmeyen iddia ve belgelerin sonradan bireysel başvuruya taşınması sorununa dikkat çeker. Yargılama sırasında iddia edilebilen hukuka aykırılıklar mümkün olduğunca zamanında dile getirilmelidir. Delil sunulması, tanığın dinlenmesi, tarafın beyanının değerlendirilmesi veya gerekçe eksikliği gibi şikâyetler olayın gelişimine göre ilgili mercide ortaya konulmalıdır. AYM başvurusu yargılamanın başına dönüp yeni savunma kurma yolu değildir.

Başvurucunun esasa etkili itirazını hangi dilekçede veya duruşmada sunduğunu gösteren evrak saklanmalıdır. Mahkemenin önemli bir talebi cevapsız bıraktığı iddiasında bu talebin dosyada gerçekten bulunduğu ispatlanmalıdır. Aynı anayasal şikâyetin hukukî isimle aynen ileri sürülmesi her zaman zorunlu olmayabilir; ancak ilgili olay ve temel sorunun alt derece önünde tartışılabilir şekilde sunulması önem taşır.

İstinaf yoluna başvuru ne zaman gerekir?

İstinaf yolunun açık olduğu hukuk, ceza veya idari dava türlerinde başvurucu kural olarak bu kanun yolunu usulüne uygun biçimde kullanmalıdır. İstinafın kapalı olduğu bir dosyada ise bulunmayan yolu tüketmesi beklenemez. Kararın kanun yolu açıklaması ile ilgili usul kanunundaki sınırlar birlikte incelenir. İstinafta yalnızca dilekçe sunmak değil, harç, süre ve şekil gibi gereklilikleri yerine getirmek de başvurunun usulünce sürdürülmesi bakımından önemlidir.

İstinaf merciinin verdiği kararın kesin olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Bazı dosyalarda istinaf sonrası temyiz mümkündür; bazılarında değildir. Bu ayrım yanlış yapılırsa ya AYM’ye erken başvurulur ya da kanuni süre kaçırılır. İstinaf kararının öğrenilme tarihi, temyiz yolu varsa kullanım biçimi ve nihai kararın hangi makamdan geldiği tarih sırasına göre dosyalanmalıdır.

Temyiz yolunun kullanılmaması hangi sonuçları doğurur?

Temyiz yolu somut uyuşmazlıkta açık ve etkiliyse bunun tüketilmemesi AYM önünde kabul edilebilirlik sorunu oluşturabilir. Temyiz sınırlaması nedeniyle bir karar kanunen kesin ise açılmayan kanun yoluna başvurma yükümlülüğü yaratılmaz. “Her dava Yargıtay’a gider” veya “istinaf kararının tamamı kesindir” şeklindeki genellemeler doğru değildir. Dosya türü, dava konusu ve uygulanacak usul kanunundaki kesinlik hükümleri kontrol edilmelidir.

Başvurucu temyiz dilekçesinde ortaya koyabileceği anayasal sorunu da ilgili yolun niteliğine uygun şekilde anlatmalıdır. Temyizin usulden reddedilmesi hâlinde neden ret kararı verildiği ayrıca değerlendirilir; süre ve şekil hatasının sonuçları AYM’de ortadan kalkmayabilir. Temyiz sonucu ve öğrenme kaydı, bireysel başvuru formunun son başvuru yolu alanına doğru yansıtılmalıdır.

İtiraz kanun yolu bulunan kararlarda yaklaşım

Bazı kararlar istinaf veya temyiz yerine itiraz mekanizmasına tabidir. Ceza muhakemesinde koruma tedbirlerine veya belirli hâkimlik kararlarına karşı itirazın bulunması buna örnektir. Hangi itirazın ne kadar sürede ve hangi mercie yapılacağı somut usul hükmünden çıkarılır. Başvuru hakkı bulunan kişi bu yolu kullanmadan yalnızca “AYM’ye gitmek istiyorum” dediğinde tüketme şartı yerine gelmeyebilir. İtiraz yolunun gerçekten şikâyeti giderme imkânı da incelenmelidir.

İtiraz üzerine verilen kararın kendisi, itirazın hangi şikâyetleri ele aldığı ve ileri sürülen deliller bir arada değerlendirilir. Başvurucu kendi dosyasındaki itirazın gerekçesini AYM başvurusunda aktarırken bu belgelere referans vermelidir. İtirazın süre bakımından kaçırılması, genel olarak olağan yolun gereği gibi kullanılmadığı yönünde değerlendirmeye yol açabilir. Yasal yolu yalnızca görünüşte işletmek yeterli değildir.

İdari işlemler bakımından başvuru yolları

İdari uyuşmazlıklarda iptal davası, tam yargı davası veya ilgili mevzuatın öngördüğü başvuruların işlevi farklıdır. Kamu görevlisinin işlemi, disiplin yaptırımı, ruhsat iptali ve sosyal güvenlik uyuşmazlığı aynı mekanizmaya tabi olmayabilir. İYUK’un süre ve başvuru kuralları somut olayda araştırılmalıdır. İşlemi tebliğ alan kişinin doğrudan Anayasa Mahkemesine yönelmesi, idari yargı denetimi mevcutken tüketme şartını genellikle karşılamaz.

İdari merciye yapılan başvurunun dava açma süresi üzerindeki etkisi ayrıca hesaplanmalıdır. Başvurucu önce idareye müracaat etmişse bunun hukuki niteliği ve sonradan verilen cevabın hangi başvuru yolunu açtığı gösterilmelidir. Yürütmenin durdurulması talebi ile dava sonucunun beklenmesi de farklı aşamalardır. Dosyanın hangi işlemle kesinleştiği, tebliğ kayıtlarıyla tespit edilmelidir.

Özel hukuk uyuşmazlığında kamu gücü bağlantısı

İş, aile, miras veya ticaret davalarında taraflar özel kişiler olabilir; buna rağmen mahkemelerin yargılama faaliyetinin temel haklara uygun yürütülmesi gerekir. Bireysel başvurunun şikâyeti özel kişinin sözleşme ihlali değil, yargı organlarının belirli anayasal yükümlülüğünü nasıl yerine getirdiği olmalıdır. Bu nedenle başvurucu normal hukuk davasındaki talep ve kanun yollarını tüketirken temel hak iddiasının dayandığı usul eksikliğini de açıklamalıdır.

Örneğin mahkemenin belirleyici delile cevap vermemesi iddiası varsa bu delilin hangi tarihte sunulduğu ve kanun yolu merciinde nasıl tartışıldığı gösterilir. Sadece “karşı taraf yalan söyledi” iddiası AYM’nin ilk derece ceza ve hukuk mahkemesi yerine geçmesini gerektirmez. Şikâyetin kamu gücü bağlantısı ve olağan yolların kullanımı birlikte açıklandığında bireysel başvurunun anayasal niteliği daha anlaşılır olur.

Ceza soruşturmasında etkili başvuru yolları

Ceza soruşturmasında şikâyetin konusu önemlidir. Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı öngörülen itiraz yoluyla, kişiye uygulanan koruma tedbirinin hukuka aykırılığına karşı başvurulacak yol farklı olabilir. Yaşam hakkı veya kötü muamele yasağı yönünden etkili soruşturma yükümlülüğü ayrıca anayasal incelemeye konu olabilir. Ancak her ceza şikâyeti için aynı tüketme şeması geçerli değildir. İlgili CMK hükümleri ve AYM’nin konuya özgü kararları incelenmelidir.

Şikâyetçi, müşteki veya şüpheli sıfatıyla kullanılan yolun kişiye açık olup olmadığı ayrıca açıklanır. Soruşturma sonucu, itiraz kararı, tebliğ belgesi ve ilgili deliller saklanır. Bir kişi hakkında yalnızca ceza soruşturması açılmaması, otomatik olarak devletin etkili başvuru yükümlülüğünü ihlal ettiği anlamına gelmez. Kanuni yolun hangi zarar veya hak ihlali iddiasını giderebileceği gösterilmelidir.

Tazminat davası bir tüketilmesi gereken yol olabilir mi?

AYM’nin resmî başvuru yollarının tüketilmemesi kararlarında bazı hak alanları bakımından etkili tazminat yoluna başvurulması gereğine ilişkin örnekler bulunur. Tıbbi ihmal, gözaltı işlemi veya tutukluluk sona erdikten sonraki belirli şikâyetlerde tazminatın giderim kapasitesi önem taşıyabilir. Ancak bütün hak ihlali iddialarında mutlaka önce tazminat davası açılması gerektiği gibi bir sonuç çıkarılamaz. Şikâyetin niteliği, mevcut zarar ve başvuru yolunun sağlayabileceği telafi incelenir.

Başvurucu ceza soruşturmasının hangi anayasal şikâyeti giderebileceği, tazminat davasının hangi sonucu sağlayabileceği ve somut olayda bunların hangisinin etkili olduğu konusunda gerekçeli değerlendirme yapmalıdır. Genel olarak “tazminat dava edilir” cümlesi yeterli değildir. AYM’nin benzer konudaki resmî emsal kararları incelenirken olayların gerçekten karşılaştırılabilir olduğuna dikkat edilmelidir.

Kullanılan kanun yolunun sonucunu beklemek

AYM’nin resmî emsal karar açıklamaları, başvurulan olağan kanun yolunun sonucunun beklenmesini ve o yola ilişkin usul kurallarına uyulmasını vurgular. Bir kişi istinaf başvurusu yapıp karar verilmeden bireysel başvuru dosyası oluşturursa tüketme şartı yönünden sorun yaşayabilir. Aynı şekilde sonucu beklenmeden olağan başvurudan feragat edilmesi, her olayda başvuru yolunun tüketildiği anlamına gelmez. Erken başvurunun istisnaları ancak AYM içtihadı temelinde değerlendirilmelidir.

Başvuru süreci devam ederken AYM’ye sunulacak delillerin kaybolma tehlikesi bulunması doğrudan erken başvuru hakkı yaratmaz. Kanuni yargılama sürerken karşılaşılan acil tehlikeler için ilgili usul hukukunun özel koruma mekanizmaları ayrıca incelenmelidir. Başvurucu nihai kararın neden henüz verilmeyişini ve mevcut yolun hangi aşamada olduğunu açıkça belirlemelidir.

Süre ve şekil hatasıyla reddedilen kanun yolu

Kural olarak olağan başvuru yolları mevzuatın öngördüğü şekil ve süreye uygun işletilmelidir. İstinaf veya temyiz dilekçesinin usul hatasıyla reddi, bunun ardından AYM’nin esasa girerek aynı yargılamayı tamamlayacağı anlamına gelmez. AYM’nin resmî emsal açıklamaları, usule uygun başvuru yapılması ve inceleme sırasında yöntem, biçim, süre ile diğer koşullara uyulmasını vurgular. Bu nedenle kanun yoluna ilişkin her işlem için ayrı son gün ve zorunlu belge listesi hazırlanmalıdır.

Kendi usul hatasını sonradan Anayasa Mahkemesinde açıklamak, tüm eksiklikleri otomatik olarak gidermez. Bununla birlikte mahkemeye erişim hakkının kendisinin ihlal edildiği iddiası varsa somut erişim engelinin farklı hukukî incelemesi söz konusu olabilir. Bu iki durum birbirine karıştırılmamalıdır. Başvurucu yanlış süre hesabının kaynağını ve mahkemenin ilgili usul kararını açıkça göstermelidir.

Etkisiz başvuru yolu iddiası nasıl ileri sürülür?

Başvurucu mevzuatta yer alan yolun kendi ihlalini gidermeye elverişli olmadığını ileri sürüyorsa yalnızca o yolu kullanmak istemediğini söyleyemez. Başvuru yolunun erişilebilirliği, giderim kapasitesi ve AYM’nin konuya özgü yaklaşımı birlikte değerlendirilir. Aynı adla anılan bir başvuru yolu farklı hak şikâyetlerinde farklı işlev görebilir. Bu nedenle “bu yol her zaman etkisizdir” veya “adı kanunda yazıyorsa her zaman tüketilmelidir” genellemeleri güvenli değildir.

Somut dosyada başvurucu hangi sonucun hangi merci tarafından verilemeyeceğini ve bunun şikâyet edilen müdahaleyle ilişkisini belirtir. Mevzuat ve ilgili resmî emsal içtihatlar gerekçeye eklenir. Etkisizlik iddiasının kabulü Mahkemeye aittir. Başvurucu kanuni yol devam ederken sırf etkisiz olduğunu düşündüğü için başvuru süresinin nasıl etkileneceğini ayrıca kontrol etmelidir.

Tedbir talepleri tüketme koşulunun yerine geçer mi?

AYM İçtüzüğü m.73 yaşam veya maddi ve manevi bütünlük bakımından ciddi tehlike bulunmasına ilişkin istisnai tedbir mekanizmasını düzenler. Ancak tedbir istemek, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin bütün şartların ortadan kalktığı anlamına gelmez. Tedbir ve kabul edilebilirlik birbirinden ayrı sorulardır. 2025 İçtüzük değişiklikleri, gerekli hallerde kabul edilebilirlik incelemesi ile tedbir talebinin acilen değerlendirilmesine ilişkin usul açıklaması getirmiştir.

Başvurucu ciddi tehlike bulunduğunu düşünüyorsa ilgili delillerle talebini desteklemeli, mevcut idari veya yargısal koruma yollarını da incelemelidir. Aciliyet iddiası haklı olsa bile başvurunun neden Anayasa Mahkemesinin konu ve kişi bakımından yetkisine girdiği açıklanmalıdır. Tedbir talebinin reddi, esas iddianın mutlaka reddedileceği anlamına gelmez.

Başvuru yolunun tüketildiği nasıl belgelenir?

Başvuru formuna ilk derece kararı, istinaf veya temyiz kararları, itiraz dilekçeleri ve sonuçları ile gerekli tebligat kayıtları eklenmelidir. Başvuru yollarının tüketildiği somut dosyanın işlem geçmişinden anlaşılabilir olmalıdır. 6216 m.47/3 delillerin ve başvuru yollarıyla ilgili belgelerin başvuruya eklenmesini öngörür. Başvurucu veya vekilinin yaptığı beyan, mevcut belgeyle desteklenmediğinde tarih ve usul bakımından belirsizlik doğabilir.

Kronoloji çizelgesinde her merci için tarih, esas veya karar sayısı, işlem türü, başvuru sonucu ve öğrenme kaydı ayrı gösterilir. Son başvuru yolu alanına ilgili kararın bilgileri yazılır. Belgelerin dizi pusulasında numaralandırılması AYM İçtüzüğü m.60 ile de uyumludur. Bu yöntem bir kanun yolunun tüketildiğinin ispatını kolaylaştırır, fakat kabul edilebilirlik kararının yerini tutmaz.

Eksik tüketme nedeniyle ret kararından çıkarılacak sonuç

Anayasa Mahkemesinin başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemezlik kararı vermesi, ileri sürülen temel hak ihlalinin esastan araştırılıp bulunmadığı anlamına gelmez. Bu karar başvurunun usul ön şartlarına yöneliktir. Hangi yolun henüz kullanılmadığı veya neden etkili bulunduğu kararda gösterildiğinde dosyanın sonraki değerlendirmesi bu gerekçeyle yapılmalıdır. Bireysel başvuru, önceki usul eksikliğini sınırsız tekrar başvurularla giderme mekanizması değildir.

Özellikle olağan kanun yolunun hâlâ açık olduğu düşünülüyorsa bunun süresinin dolup dolmadığı ve başvurunun yapılmasının hâlâ mümkün olup olmadığı araştırılır. Kararın gerekçesi okunmadan yeni başvuruyu aynı metinle göndermek uygun değildir. Aynı zamanda başvuru süresi bakımından her yeni kararın otomatik yeni süre başlattığı varsayılmamalıdır. Somut dosyada usul takvimi yeniden çıkarılmalıdır.

Dosya açılmadan önce uygulanacak kısa kontrol

Birinci adım şikâyetin konusunu belirlemektir: yargı kararı mı, idari işlem mi, kamusal ihmal mi? İkinci adım ihlali giderebilecek olağan yolun hukukî dayanağını tespit etmektir. Üçüncü adım ilgili yolun kanuni süresine uyulup uyulmadığını kontrol etmektir. Dördüncü adım tüm yargı mercilerinin kararlarını ve öğrenme kayıtlarını düzenlemektir. Son olarak ihlalin Anayasa ve Sözleşme ortak koruma alanındaki hakla bağlantısı ortaya konulmalıdır.

Başvurucu lehine bir mahkeme kararının çıkması şikâyetin tamamen giderildiği anlamına gelmeyebilir; benzer biçimde aleyhe karar verilmesi kendiliğinden temel hak ihlali yaratmaz. Bu nedenle tüketme şartı teknik bir kutucuk değil, hangi kamu müdahalesinin hangi aşamadan geçtiğini anlamaya yarayan temel çerçevedir. Sonrasında otuz günlük süre ve formun hazırlanması ayrı yürütülür.

Sık sorulan sorular

AYM’ye gitmeden önce istinaf zorunlu mu?

Somut dosyada istinaf olağan ve etkili bir kanun yoluysa kural olarak tüketilmelidir.

Temyiz açıkken AYM’ye başvurulur mu?

Genel kural hayır; temyizin o dosya için açık olup olmadığı ve özel istisnalar değerlendirilir.

Kanun yolu süresi kaçırıldıysa AYM bakar mı?

Kanun yolunun usulüne uygun kullanılmaması tüketme şartı bakımından ciddi sorun oluşturabilir.

İtiraz yolu tüketilmek zorunda mı?

İhlali giderebilecek olağan ve etkili bir itiraz yolu varsa kural olarak kullanılması gerekir.

İdari davadan önce AYM’ye gidilir mi?

Dava yolu etkili ve erişilebilirse doğrudan başvuru çoğu durumda tüketme şartını karşılamaz.

Karar düzeltme yolunu kullandım, karar beklenir mi?

AYM’nin resmî emsal kararlarında kullanılan olağan yolun sonucunun beklenmesi önemle vurgulanır.

Tazminat davası her ihlal için zorunlu mu?

Hayır. Somut hakkın niteliği ve tazminat yolunun etkili giderim kapasitesi değerlendirilir.

Ceza soruşturması olmayan olayda başvuru olur mu?

Hak ve olay türüne göre uygun etkili hukuk yolu belirlenir; her dosyada ceza soruşturması zorunlu değildir.

Derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia AYM’ye taşınır mı?

AYM resmî emsal açıklamaları, olağan yollarda ileri sürülebilecek iddia ve delillerin sonradan ileri sürülmesinde tüketme sorunu olabileceğini belirtir.

Etkisiz bir yola başvurmadan AYM mümkün mü?

Etkisizlik somut olay ve AYM içtihadıyla ortaya konulursa istisnai değerlendirme yapılabilir; salt iddia yeterli değildir.

AYM tedbiri tüketme şartını kaldırır mı?

Hayır. Tedbir talebi İçtüzük m.73’e, tüketme şartı Anayasa m.148 ve 6216 m.45’e dayanır.

Başvuru yollarının tüketildiği nasıl ispatlanır?

İlgili dava, itiraz, istinaf ve temyiz kararları ile tebliğ ve öğrenme kayıtları dosyaya eklenir.

Resmî kaynaklar ve ilgili içerikler

6216 sayılı Kanun; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü; AYM bireysel başvuru rehberi; AYM sıkça sorulan sorular; AYM başvuru yollarının tüketilmemesi emsal ölçütleri

Site içi kaynaklar: Bireysel başvuru genel rehberi; İhlal kararı sonrası yeniden yargılama; İletişim ve ofis adresleri

İstanbul ve Mersin Ofislerimiz

İstanbul: Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul. Mersin: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. Randevu ve iletişim: İletişim · +90 552 224 43 66.

İstanbul Ofisi — Maslak

Mersin Ofisi — Akdeniz

Yazar: Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu Sicil No: 3472, Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Mersin ve İstanbul ofisleri için iletişim sayfası.

Bu içerik genel hukukî bilgilendirme amaçlıdır. Dosya, başvuru yolları, süre ve tebligat belgeleri incelenmeden sonuç taahhüt edilmez.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp