Tasarrufun İptali Davası: Şartlar, Süre ve 7571 Değişikliği

Tasarrufun iptali davası, borçlunun haciz veya iflastan önce malvarlığından çıkardığı bir değer üzerinde alacaklıya cebri icra yetkisi kazandırmayı amaçlayan özel bir davadır. Bir tasarrufun sırf takipten önce yapılması iptal için yeterli değildir; geçerli alacak, takip, aciz belgesi, borcun doğum zamanı, kanuni iptal sebebi, taraflar ve hak düşürücü süre birlikte değerlendirilir.

Kısa cevap: Tasarrufun iptali davası kabul edilirse malın tapusu alacaklıya geçmez ve üçüncü kişi adına olan kayıt kendiliğinden silinmez. Alacaklı, takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olarak o malı haczettirip sattırma yetkisi elde eder. İİK m.284 gereğince dava hakkı tasarruf tarihinden itibaren beş yıl geçmekle düşer. Ayrıca 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun, İİK m.278’deki karşılıksız tasarruf dönemini iki yıldan bir yıla indirmiş ve aksi ispat edilebilir karineler getirmiştir.

Tasarrufun iptali davasında taşınmaz devri, dava dosyaları ve adalet terazisi
Tasarrufun iptali incelemesinde borcun ve devrin tarihi, aciz belgesi, üçüncü kişinin durumu ve beş yıllık süre birlikte ele alınır.

Tasarrufun İptali Davası Nedir ve Ne Sonuç Doğurur?

Tasarrufun iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu m.277-284’te düzenlenir. Borçlu, malları haczedilmeden veya iflas açılmadan önce kural olarak tasarruf yetkisine sahiptir. Ancak alacaklıların tatminini engelleyen bazı bağışlamalar, aciz hâlindeki işlemler ve zarar verme kastıyla yapılan tasarruflar alacaklıya karşı etkisiz hâle getirilebilir.

Dava ayni değil, şahsi niteliktedir. Taşınmaz üçüncü kişinin mülkiyetinde kalır; kabul kararı alacaklıya kaydı düzeltmeden haciz ve satış isteme yetkisi verir. Bu nedenle tapu iptal ve tescil davası ile amaç, taraflar ve hükmün sonucu aynı değildir. Tapu davasında mülkiyet kaydının değiştirilmesi; burada ise alacağın cebri icra yoluyla tahsili hedeflenir.

Tasarruf konusu mal üçüncü kişi tarafından elden çıkarılmışsa İİK m.283/2 uyarınca talep, yerine geçen değere yöneltilebilir. Üçüncü kişinin nakdi sorumluluğu, davacının alacağından fazla olmamak ve kanundaki şartlar gerçekleşmek kaydıyla belirlenir. Sonraki devralanın kötü niyeti kanıtlanabiliyorsa dava zincirdeki kişiye de yöneltilebilir; iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları korunur.

Bir tasarrufun iptali davası için hangi şartlar aranır?

Genel dava şartlarına ek olarak özel ön koşullar bulunur. Haciz yoluyla takip yapan davacının borçluya karşı gerçek bir alacağı bulunmalı, alacak kural olarak iptali istenen tasarruftan önce doğmalı ve borçlu hakkındaki icra takibi kesinleşmiş olmalıdır. İflasta dava hakkı ve koşullar, iflas idaresi ile İİK m.245 ve m.255/3 kapsamındaki alacaklılar bakımından ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle tasarrufun iptali davası yalnız şüpheli bir devir kaydına dayanılarak kurulamaz.

Haciz yoluyla takip yapan alacaklının elinde geçici veya kesin aciz belgesi ya da İİK m.105 kapsamında aciz belgesi niteliği taşıyan haciz tutanağı bulunmalıdır. Haciz yapılmadan yalnız mal bulunmadığına dair soyut kanaat yeterli değildir. Haciz tutanağında borçlunun haczi mümkün mallarının alacağı karşılamadığı açıkça anlaşılmalıdır. İflas idaresinin dava hakkı bakımından aynı biçimde aciz belgesi aranmaz. Yargıtayın resmî karar arşivindeki tasarrufun iptali özel dava şartları kararı da genel ve özel koşulların birlikte incelenmesi gerektiğini gösterir.

KontrolDosyada aranacak kayıtRisk
AlacakSözleşme, senet, fatura veya ilamAlacağın tasarruftan sonra doğması
TakipÖdeme emri ve takip safahatıGeçersiz veya iptal edilmiş takip
AcizGeçici/kesin belge ya da nitelikli haciz tutanağıYetersiz araştırma içeren tutanak
İptal sebebiİİK m.278, 279 veya 280 vakıalarıSadece akrabalık ya da şüphe ileri sürmek
SüreTasarruf ve dava tarihleriİİK m.284’teki beş yılı geçirmek

7571 Sayılı Kanun Sonrası İİK m.278 Nasıl Uygulanır?

7571 sayılı Kanun m.2 ve m.39 — İİK m.278 değişikliği ve yürürlük

7571 sayılı Kanun m.2

2004 sayılı Kanunun 278 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 278- Alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.

Aşağıdaki tasarruflar bağışlama sayılır:

  1. Gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi ve üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık, ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarruflar.
  2. Aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler.
  3. Uygun bir karşılığın sağlandığı ispatlanmadıkça, borçlunun kendisine veya üçüncü bir kişi yararına ömür boyu gelir sözleşmesi ya da intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler yahut ölünceye kadar bakma sözleşmeleri.”

7571 sayılı Kanun m.39

Bu Kanunun;

  1. 11 inci maddesi 26/12/2025 tarihinde,
  2. Diğer maddeleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

7571 sayılı Kanun — TBMM resmî metni · Kanun bilgileri: kabul 24/12/2025, RG 25/12/2025, sayı 33118

24 Aralık 2025 kabul tarihli 7571 sayılı Kanun’un resmî TBMM metni, İİK m.278’i bütünüyle değiştirdi. 7571 sayılı Kanunun 39/b maddesi uyarınca İİK m.278’i değiştiren 2. madde, Kanunun Resmî Gazete’de yayımlandığı 25 Aralık 2025’te yürürlüğe girdi. Güncel kurala göre alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da bu nitelikteki haciz tutanağının düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bağışlama ve karşılıksız tasarruflar iptale tabidir. 7571 sayılı Kanun, İİK m.278 değişikliği için özel bir geçiş hükmü koymadı. Bu nedenle 25 Aralık 2025 öncesindeki tasarruflara uygulanacak metin Kanunda ayrıca düzenlenmemiştir; yeni bir yıllık dönemin geçmiş tasarruflara otomatik uygulandığı söylenemez.

Yeni m.278, bazı işlemleri aksi ispatlanabilen biçimde bağışlama sayar. Altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eş, üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinen ile evlatlık ve ortak konutta yaşayanlar arasındaki tasarrufların gerçek değere uygun karşılıklı bir işlem olduğu ispatlanmalıdır. Böylece eski kesin varsayım yerine savunma ve delil sunma imkânı tanıyan düzen kurulmuştur.

Ayrıca borçlunun verdiği şeye göre pek düşük karşılık kabul ettiği sözleşmeler, aksi ispatlanmadıkça bağışlama sayılır. Borçlunun kendisi veya üçüncü kişi lehine ömür boyu gelir ya da intifa hakkı kurduğu sözleşmeler ile ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, uygun karşılığın sağlandığı ispatlanmadıkça bağışlama sayılır. Bedelin banka yoluyla ödendiği, gerçek değerin ne olduğu ve edimlerin fiilen yerine getirilip getirilmediği somut delillerle araştırılır.

İİK m.279 ve m.280 Kapsamındaki Tasarruflar Nelerdir?

Kanun metinleri: İİK m.279 ve m.280

İİK m.279

Aşağıdaki tasarruflar borcunu ödemiyen bir borçlu tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebile acizden yahut iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde yapılmışsa yine batıldır:

  1. Borçlunun teminat göstermeği evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler;
  2. Para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler;
  3. Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler.
  4. (Ek: 9/11/1988-3494/54 md.) Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler.

Bu tasarruflardan istifade eden kimse borçlunun hal ve vaziyetini bilmediğini ispat eylerse iptal davası dinlenmez.

İİK m.280

(Değişik: 18/2/1965-538/115 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/66 md.) Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır.

(Mülga ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)

(Değişik: 9/11/1988-3494/55 md.) Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunur. Bunun hilafını üçüncü şahıs, ancak 279 uncu maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir.

Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir.

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu — resmî güncel metin

İİK m.279, borç ödemeden aciz hâlinde yapılan belirli işlemleri düzenler. Borçlunun önceden taahhüt etmediği hâlde mevcut borcu için rehin vermesi, para veya olağan ödeme aracı dışında ödeme yapması, vadesi gelmemiş borcu ödemesi ve kişisel bir hakkın güçlendirilmesi için tapuya şerh vermesi gibi işlemler kanundaki bir yıllık dönem içinde iptal edilebilir. Tasarruftan yararlanan kişi borçlunun durumunu bilmediğini ispatlarsa dava bu sebep yönünden dinlenmez.

İİK m.280 ise malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı işlemlere ilişkindir. Diğer tarafın borçlunun mali durumunu ve zarar verme kastını bildiği veya bilmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu gösterilmelidir. İşlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takip başlatılmış olması da aranır.

İİK m.280/3 ayrıca iki özel karine düzenler. İşlemin diğer tarafı borçlunun eşi, usul veya füruu, üçüncü derece dâhil kan veya sıhrî hısmı, evlat edineni ya da evlatlığı ise borçlunun mali durumunu ve zarar verme kastını bildiği varsayılır; üçüncü kişi bunun aksini ancak m.279’un son fıkrasındaki biçimde ispatlayabilir. Ticari işletmenin veya işyerindeki ticari emtianın tamamını ya da önemli bir kısmını devralan kişi bakımından da Kanunda belirtilen bildirim veya ilanla çürütülebilen zarar verme kastını bilme karinesi uygulanır.

Akrabalık, organik bağ, aynı adres, bedelin ekonomik gerçeklikle uyuşmaması, kısa aralıklarla seri devir, satış bedelinin borçluya ulaştığının gösterilememesi ve borçlunun malvarlığının tamamen boşaltılması birlikte değerlendirilir. Tek bir emare her dosyada yeterli değildir. Bir miras bırakanın mirasçısını mahrum bırakma iddiasına dayanan muris muvazaası ile ticari borçlunun alacaklıdan mal kaçırması aynı dava türü değildir.

Davayı Kim Açabilir ve Aciz Belgesi Ne İşe Yarar?

Kanun metni: İİK m.277 — Davayı açabilecek kişiler

(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir.

Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler:

  1. Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı,
  2. İflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hallerde alacaklıların kendileri.

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu — resmî güncel metin

İİK m.277’ye göre elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı davacı sıfatına sahiptir. İflas hâlinde davayı iflas idaresi; Kanunun özel olarak izin verdiği durumlarda alacaklılar açar. Her takip alacaklısı, aciz koşulunu atlayarak doğrudan tasarrufun iptali davası açamaz.

Geçici aciz belgesi çoğu kez haciz sırasında borçlunun mallarının takip alacağını karşılamadığını gösteren tutanağa dayanır ve iptal davası bakımından yetki sağlar. Kesin aciz belgesi, paraların paylaştırılmasından sonra karşılanmayan bölüm için düzenlenir ve daha geniş sonuçları vardır. Belgenin adı değil, kanuni içeriği önemlidir.

Borçlu takip borcuna itiraz etmişse, itirazın giderilmesi ile iptal davasının ön koşulları birbirine karıştırılmamalıdır. İcra takibine itiraz ödeme emrine karşı borçlunun yoludur; itirazın iptali ve kaldırılması ise duran takibin devamına yönelir. Tasarruf davası, üçüncü kişiye çıkarılan mal üzerinde tahsil yetkisi sağlamayı hedefler.

Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Davalılar Kimlerdir?

Kanun metni: İİK m.282 — Davalılar

(Değişik: 18/2/1965-538/117 md.) İcra ve iflas Kanununun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez.

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu — resmî güncel metin

İİK m.277’ye dayalı davada görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. İİK özel bir yetki kuralı getirmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Dava şahsi nitelikte olduğu için taşınmazın bulunduğu yer, tapu iptal davasındaki gibi her durumda kesin yetkili sayılmaz. Davalıların yerleşim yerleri, birden çok davalı arasındaki bağlantı ve HMK m.6-7 dosyaya göre değerlendirilir.

İİK m.282 uyarınca dava borçluya, borçluyla iptale tabi işlem yapan veya borçlu tarafından ödeme yapılan kişiye ve bunların mirasçılarına yöneltilir. Kötü niyetli sonraki devralanlar da davalı olabilir. Borçlu ile ilk devralanın zorunlu taraf konumu, tebligat ve taraf teşkili başlangıçta kontrol edilmelidir.

İlk devralan malı iyi niyetli bir kişiye devretmişse bu kişinin hakkı kural olarak korunur; talep, şartları varsa ilk devralanın elden çıkarma tarihindeki değere ilişkin nakdi sorumluluğuna dönebilir. Dava dilekçesinde iptali istenen her devir, tarih, yevmiye veya sicil bilgisi ve davalı bağlantısı açıkça gösterilmelidir.

Tasarrufun İptali Davasında Deliller Nasıl Toplanır?

Tasarrufun iptali davası yalnız tapu kaydıyla ispatlanmaz. Takip dosyası, ödeme emri ve tebliğ belgeleri, haciz tutanağı, aciz belgesi, alacağın doğumunu gösteren sözleşme ve ticari kayıtlar; tapu, araç, şirket payı ve banka hareketleriyle birlikte incelenir. Tasarruf tarihindeki gerçek değer için bilirkişi incelemesi yapılabilir.

  • Alacağın tasarruftan önce doğduğunu gösteren sözleşme, teslim veya borç ikrarı,
  • İcra takibinin kesinleşme ve haciz safahatı,
  • Taşınmaz veya aracın devir zinciri ile resmî satış bedelleri,
  • Gerçek ödeme yapıldığını gösterdiği ileri sürülen banka kayıtları,
  • Tarafların adres, akrabalık, ortaklık ve ticari bağlantıları,
  • Tasarruf tarihindeki rayiç değer ve malvarlığının borçları karşılayıp karşılamadığı.

Bedelin tapuda düşük gösterilmesi tek başına bütün uyuşmazlığı çözmez; gerçek değer, fiili ödeme ve tarafların ekonomik ilişkisi birlikte araştırılır. Deliller hukuka uygun elde edilmelidir. Eksiksiz bir tasarrufun iptali davası dosyasında hem alacak ve aciz zinciri hem de devrin iptal sebebi belgelenir. Borçlunun hiç borçlu olmadığı savunması varsa menfi tespit davası ayrı sonuçları olan bir yoldur; iptal mahkemesi de takip alacağının gerçekliğine ilişkin savunmaları dosya kapsamında değerlendirir.

Yargılama Usulü ve İhtiyati Haciz Nasıl İşler?

Kanun metni: İİK m.281 — Yargılama ve ihtiyati haciz

(Değişik: 18/2/1965-538/116 md.) Mahkeme, iptal davalarını basit yargılama usulü ile görüp hükme bağlar ve bu davalara mütaallik ihtilafları hal ve şartları gözönünde tutarak serbestçe takdir ve halleder.

Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir ve tayin olunur. Şu kadar ki, davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluku halinde, teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemez.

Davalılardan herhangi biri davacının alacağını ödediği takdirde, dava reddolunur. Bu halde hakim, duruma göre herbirini masrafla ilzam veya bu masrafı aralarında takdir ettiği surette taksim eder.

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu — resmî güncel metin

İİK m.281 gereğince dava basit yargılama usulüyle görülür. Mahkeme, olayların özelliklerini ve ekonomik bağlantıları serbestçe değerlendirir. Basit usul, delil ve sürelerin önemsiz olduğu anlamına gelmez; iddia, savunma ve deliller kanuni aşamalarda eksiksiz sunulmalıdır.

Alacaklı, iptale tabi tasarrufun konusu mal hakkında ihtiyati haciz isteyebilir. Teminatın gerekip gerekmediğini ve miktarını mahkeme takdir eder. Dava elden çıkarılmış malın yerine geçen değere yönelmişse teminat gösterilmeden ihtiyati haciz kararı verilemez. Talepte mal, takip dosyası ve güvence altına alınacak alacak açıkça belirtilmelidir.

Koruma kararı ile davanın esası aynı değildir; haciz kararı davanın mutlaka kabul edileceğini göstermez. Borçlu veya davalılardan biri davacının takip alacağını öderse İİK m.281’deki sonuçlar çerçevesinde dava reddedilir ve giderler somut duruma göre paylaştırılır. Aile hukukundaki mal kaçırma riskinde ise boşanma öncesi mal kaçırma, ihtiyati tedbir ve aile konutu şerhi farklı koruma araçlarını açıklar.

Beş Yıllık Süre ve Kararın İcrası

Kanun metinleri: İİK m.283 ve m.284

İİK m.283 — İadenin kapsamı

(Değişik: 18/2/1965-538/118 md.) Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir.

İptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taallük ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (Davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahküm edilir.

İptal davası üzerine üçüncü şahıs da, mamelekinde hasıl olacak eksikliğin borçludan tahsilini aynı davada istiyebilir. Bu talep, iptal davasının tefrik edilerek daha önce hükme bağlanmasına mani değildir.

İptal davasını kaybeden üçüncü şahıs, karşılık olarak şeyi veya bedelini borçludan veya iflas masasından geri istiyebilir.

Batıl bir tasarruf neticesinde kendisine ödenilen şeyi geri veren alacaklı eski haklarını muhafaza eder.

Kendisine bağış yapılan iyi niyetli ise yalnız dava zamanında elinde bulunan miktarı geri vermeye mecburdur.

İİK m.284 — Hak düşürücü müddet

(Değişik: 18/2/1965-538/119 md.) İptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer.

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu — resmî güncel metin

İİK m.284’e göre tasarrufun iptali davası hakkı, iptale tabi tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer. Bu hak düşürücü süre, m.278’deki bir yıllık şüpheli dönemle aynı değildir. M.280’de ayrıca işlemin tarihinden itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine takip yapılması koşulu bulunur. İİK m.277’ye dayalı bu davada zorunlu arabuluculuk dava şartı değildir. İhtiyari arabuluculuk başvurusunun m.284’teki hak düşürücü süreyi koruduğu varsayılmamalı; takvim her tasarruf için ayrı kurulmalı ve somut dosyaya uygulanacak güncel içtihat Yargıtay Karar Arama üzerinden kararın tam metniyle doğrulanmalıdır.

Kabul kararıyla alacaklı, takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileriyle sınırlı olarak dava konusu mal üzerinde haciz ve satış isteyebilir. Taşınmaz kaydının üçüncü kişi adına olması satışa engel oluşturmaz; tapu kaydının alacaklı adına çevrilmesi gerekmez. Paraya çevirme ve sıra işlemleri yürürlükteki icra hükümlerine göre yapılır. Genel süre ayrımları için icra takibi zamanaşımı ve dosyanın düşmesi rehberi, m.284’teki hak düşürücü sürenin yerine geçmeden yardımcı olabilir.

2026 güncellemesi: 31 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun, İİK m.114’te elektronik satışa ilişkin değişiklik yaptı; m.277-284’teki dava şartlarını veya 7571 ile yenilenen m.278’i değiştirmedi. İİK m.278’in güncel bir yıllık dönemi 25 Aralık 2025’te yürürlüğe girmiştir; 7571 sayılı Kanunda bu değişiklik için özel geçiş hükmü yoktur.

Tasarrufun İptali Hakkında Sık Sorulan Sorular

Tasarrufun iptali davası tapuyu alacaklıya geçirir mi?

Hayır. Kabul kararı mülkiyeti devretmez; alacaklıya takip alacağı ve ferileriyle sınırlı olarak malı haczettirip sattırma yetkisi verir.

Dava açmak için aciz belgesi zorunlu mudur?

Haciz yoluyla takip yapan alacaklı için geçici veya kesin aciz belgesi ya da bu nitelikte haciz tutanağı özel dava koşuludur. İflas idaresinin dava hakkı bakımından aynı şart aranmaz.

Tasarruf borcun doğumundan önce yapılmışsa iptal edilir mi?

Kural olarak takip alacağının tasarruftan önce doğması aranır. Alacağın gerçek doğum tarihi belge ve temel hukuki ilişki üzerinden belirlenir.

İİK m.278’deki bağışlama süresi kaç yıldır?

7571 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişen ve 39/b maddesi uyarınca 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren İİK m.278’deki dönem bir yıldır. 7571 sayılı Kanun, m.278 değişikliği için özel bir geçiş hükmü koymamıştır.

Akrabaya yapılan her satış otomatik iptal edilir mi?

Hayır. Güncel İİK m.278, sayılan yakınlar arasındaki tasarrufları gerçek değerine uygun ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayar; karşı taraf gerçek değere uygun ivazı ispatlayabilir.

Dava açma süresi ne kadardır?

İİK m.284 uyarınca hak, tasarruf tarihinden itibaren beş yıl geçmekle düşer. Her devir için tarih ayrı kontrol edilmelidir.

Mal başkasına yeniden satılmışsa ne olur?

Sonraki devralanın kötü niyeti ispatlanırsa dava ona yöneltilir. İyi niyetli sonraki devralanın hakkı korunur; malı elden çıkaran üçüncü kişi İİK m.283/2 uyarınca davacının alacağını aşmamak üzere malın yerine geçen değer oranında nakden tazminle sorumlu tutulur.

Dava sırasında taşınmaza haciz konulabilir mi?

İİK m.281 uyarınca talep üzerine ihtiyati haciz kararı verilebilir. Teminatın gereği ve tutarı, talebin mal mı yoksa yerine geçen değer mi olduğuna göre belirlenir.

Görevli mahkeme hangisidir?

İİK m.277’ye dayalı dava kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetki, HMK ve davalıların durumuna göre ayrıca belirlenir.

Başka şehirdeki tasarrufun iptali dosyası Mersin’den takip edilir mi?

Yetki ve işlemin niteliği elverdiğinde UYAP üzerinden takip mümkündür. Büronun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; yerinde işlemler ayrıca planlanır.

Tasarrufun İptali Davalarında Türkiye Geneli Dosya Takibi

Görev ve yetki kuralları saklı kalmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerindeki takip ve davalar UYAP kayıtları üzerinden incelenip izlenebilir; keşif, haciz veya duruşma gibi yerinde işlemler ayrıca planlanır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir.

Tasarrufun İptali Davasında Mersin Uygulaması ve Büromuzla İletişim

Mersin’de açılacak bir tasarrufun iptali davasında öncelikle takip alacağının tasarruftan önce doğup doğmadığı, aciz belgesi veya bu nitelikteki haciz tutanağı, devir tarihleri ve İİK m.278-280’deki iptal sebepleri aynı dosya çizelgesinde incelenmelidir. Görev kural olarak asliye hukuk mahkemesine ait olmakla birlikte yetki; davalıların yerleşim yeri, birden çok davalı arasındaki bağlantı ve HMK hükümleri üzerinden somut olaya göre belirlenir; taşınmazın Mersin’de bulunması tek başına her durumda kesin yetki oluşturmaz. Tapu kayıtları, haciz evrakı, banka hareketleri ve taraflar arasındaki bağlara ilişkin delillerin erken toplanması; İİK m.284’teki beş yıllık hak düşürücü sürenin her tasarruf için ayrı izlenmesi gerekir. Büromuzun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; şehir dışındaki dosyalar görev ve yetki kuralları saklı kalmak üzere UYAP üzerinden incelenir, duruşma, keşif ve haciz gibi yerinde işlemler ayrıca planlanır. Görüşme ve randevu için iletişim bilgilerini inceleyebilir veya +90 552 224 43 66 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi

Avukat Halil Bakırcı

Yazar: Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu, sicil 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Hukukçu incelemesi: Av. Emirhan Keskin — Mersin Barosu, sicil 5507.

Bu rehberde İİK m.277-284 kapsamındaki dava şartları, aciz belgesi, borcun ve tasarrufun tarih sırası, 7571 sayılı Kanun sonrasında m.278’in güncel bir yıllık dönemi, m.279-280 sebepleri, ihtiyati haciz ve beş yıllık hak düşürücü süre birbirinden ayrılarak ele alınmış; temel iddialar resmî mevzuat ve Yargıtay kaynağıyla eşleştirilmiştir.

Son içerik güncellemesi: 31 Ağustos 2026. Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır; somut olayda belge, süre, görev ve yetki incelemesi gerekir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofis Konumu

Adres: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi 3/14, Akdeniz/Mersin.