Ankara Ağır Ceza Avukatı: Görevli Mahkeme ve Savunma
Dosyanın ağır cezada görülmesi ile suçun ispatlanması farklı hukuki meselelerdir.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Ankara’daki adliye ve diğer hukuk dosyalarına ilişkin merkez sayfa için Ankara hukuk ve avukat rehberine bakabilirsiniz.
Ağır ceza mahkemesinin görevi, suçun günlük dilde ağır görülmesine göre değil kanuna göre belirlenir. 5235 sayılı Kanun m.12, bazı suçları açıkça sayar; ayrıca ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar için görev öngörür. Kanuni üst sınırın tam on yıl olması, tek başına bu son ölçütü karşılamaz. Açık görev hükmü, ceza üst sınırı, özel mahkeme ve geçiş hükümleri birlikte incelenir.
İki ayrı görev yolu: açıkça sayılan suç ve ceza üst sınırı
5235 sayılı Kanun m.12–14 çerçevesinde yağma, irtikâbın m.250/1–2’deki biçimleri, resmî belgede sahteciliğin m.204/2’deki biçimi ve hileli iflas açık görev hükümleri arasında yer alır. Devlet güvenliği ve anayasal düzene ilişkin maddede belirtilen suç grupları ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamı ayrıca düzenlenmiştir. Çocuklara özgü kovuşturma ve diğer özel görev kuralları saklıdır.
Her resmî belgede sahtecilik dosyası ağır cezada değildir. Açık görev atfı TCK m.204/2’yedir. Görevi gereği belgeyi düzenlemeye yetkili kamu görevlisinin fiiliyle, m.204/1 kapsamındaki olağan fiil aynı görev hükmüne bağlanmaz. İddianamedeki kişinin sıfatı, düzenleme yetkisi ve gerçekleştirilen hareket bu nedenle önemlidir. Belgede sahtecilik rehberi bu ayrımın maddi unsurlarını açıklar.
5235 m.14, görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanuni cezanın üst sınırının esas alınmasını öngörür. Birden fazla suçtan beklenen cezaları toplamak veya kişiye uygulanacağı düşünülen indirimden hareket etmek, görev hesabının yerine geçmez. Suçun özel yaptırımı ve kanuni görev kuralı belirlenir; bağlantılı davalar CMK m.8–11 kapsamında ayrıca değerlendirilir.
5235 m.11’e göre özel düzenlemeler saklı olmak üzere ağır ceza ve sulh ceza hâkimliği görevleri dışında kalan dava ve işler asliye cezada görülür. Soruşturmadaki sulh ceza hâkimliği kararı ise esas suçun sulh cezada yargılanacağı anlamına gelmez. Tutuklama veya arama kararı veren hâkimlikle iddianameyi yargılayacak mahkeme farklı görevler üstlenir.
Nitelikli dolandırıcılıkta eski görev listesi kullanılmamalıdır
7571 sayılı Kanun m.12, TCK m.158’i 5235 m.12’deki özel ağır ceza listesinden çıkarmıştır. Bu nedenle yeni bir dosya için yalnız nitelikli dolandırıcılık adı yazılarak ağır ceza görevinin kesin olduğu söylenemez. Genel görev ölçütleri ve varsa bağlantılı suçlar uygulanır. Eski tarihli kanun derlemeleri bu değişiklikle birlikte okunmalıdır.
Aynı Kanunun m.13’üyle eklenen 5235 geçici m.7, yürürlük tarihinde ağır cezada görülmekte olan veya istinaf ya da temyizde bulunan nitelikli dolandırıcılık dosyalarını ayrı tutar. Bunlar kesin hükme kadar önceki görev kurallarıyla sürer. Sırf bu görev değişikliği nedeniyle görevsizlik veya bozma kararı verilemez. Dosyanın geçiş tarihinde hangi aşamada bulunduğu UYAP kaydı ve kararlarla belirlenir.
Duruşmada suçun niteliği hafiflerse dosya mutlaka asliye cezaya gönderilmez
CMK m.6, duruşmada suçun hukuki niteliğinin değiştiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın alt dereceli mahkemeye gönderilmesini yasaklar. CMK m.4’teki resen görev incelemesi de bu hükmü saklı tutar. Bu yüzden “suç daha hafif nitelendirildi, dosya her durumda alt mahkemeye gider” açıklaması doğru değildir.
CMK m.5 uyarınca verilmesi gereken görevsizlik kararı ile m.6’daki gönderme yasağı ayrı incelenir. Adli yargı içindeki görevsizlik kararına itiraz mümkündür. Görev uyuşmazlığını ortak yüksek görevli mahkeme çözer. Tarafın istediği mahkemeyi seçmesi veya yalnız daha az ceza beklediği için dosya nakli istemesi görev kurallarını değiştirmez.
Görev, yer yetkisi ve mahkemenin bina bilgisi farklıdır
Görev, davaya hangi tür mahkemenin bakacağını; yetki, hangi yerdeki mahkemenin bakacağını belirler. CMK m.12’de esas kural suçun işlendiği yerdir. Teşebbüs, kesintisiz suç, zincirleme suç, yayın ve bilişim yoluyla işlenen suçlar için aynı maddede özel bağlantılar bulunur. Özellikle m.12/6, bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumları ya da kartların araç olarak kullanıldığı suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemesine de yetki tanır.
Ankara merkez ile Ankara Batı yargı çevresi, yalnız il adı aynı olduğu için tek bir dosya birimi kabul edilmez. Kararı veren başsavcılık, mahkemenin adı ve dosya numarası esas alınır. Resmî adliye bilgisi ve bina rehberi, gidilecek yerin doğrulanmasına yardımcıdır; hukuki görev ve yetkiyi belirleyen kanun hükümlerinin yerine geçmez.
CMK m.18’e göre sanığın ilk derece mahkemesindeki yetkisizlik iddiası sorgusundan önce bildirilir. Bu süreli itiraz, görev incelemesiyle aynı değildir. Yetkili olmayan mahkemenin işlemleri de CMK m.20 uyarınca yalnız yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz. Görevsiz mahkemenin işlemlerine ilişkin m.7 ile yer yetkisinin sonuçları karıştırılmamalıdır.
Heyet, savcı, müdafi ve sanığın ayrı konumları
5235 m.9 uyarınca ağır ceza mahkemesi bir başkan ve iki üyeyle toplanır. Cumhuriyet savcısı iddia makamıdır; karar veren üç kişilik heyetin üyesi değildir. CMK m.188, duruşmada hükme katılacak hâkimlerin, savcının, zabıt kâtibinin ve zorunlu müdafilik hâllerinde müdafiin bulunmasını düzenler. Hazır bulunmaya ilişkin kanuni istisnalar, genel kuralı yok sayacak biçimde genişletilemez.
CMK m.150’de zorunlu müdafilik için diğer nedenlerin yanında suçun alt sınırının beş yıldan fazla hapis gerektirmesi ölçütü vardır. Alt sınırla üst sınır birbirinin yerine kullanılmaz. Çocuk ve kendisini savunamayacak durumda olan kişi için kanundaki özel güvenceler ayrıca uygulanır. Ağır ceza mahkemesinin adı tek başına bütün zorunlu müdafilik koşullarının açıklaması değildir.
Müdafi sanığı savunur; mağdur veya katılanı temsil eden avukatın sıfatı vekildir. CMK m.152, yararları birbirine uygun birden fazla kişinin aynı müdafi tarafından savunulmasını düzenler. Bir sanığın savunmasının diğerine suç yüklediği dosyada çıkar çatışması göz ardı edilmemelidir. Her kişinin rolü, delili ve talebi ayrı hazırlanır.
İddianamenin ve çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma arasında CMK m.176/4 uyarınca en az bir hafta bulunur. İddianameye erişim, delil inceleme ve gerekli savunmanın hazırlanması gerçek bir imkân olarak sağlanmalıdır. CMK m.190’da bu hazırlık süresine uyulmaması hâlindeki güvence ayrıca düzenlenir. Dosyanın kapsamı görülmeden duruşmaya hazırlığın yalnız bir imzadan ibaret olduğu söylenemez.
Delil okunması, delilin tartışıldığı anlamına her zaman gelmez
CMK m.217, hükmün duruşmaya getirilmiş ve hâkim huzurunda tartışılmış hukuka uygun delillere dayanmasını gerektirir. Belgenin dosyada bulunması ile savunmanın içeriğini inceleyip itiraz edebilmesi farklıdır. Kamera kaydının belirli bölümü, teknik raporun yöntemi veya tanığın bilgisinin kaynağı hakkında somut sorular sunulur.
CMK m.201, savcıya, müdafiye ve vekile duruşma disiplinine uygun biçimde doğrudan soru yöneltme imkânı tanır. Sanık ve katılan sorularını mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla yöneltir. Sorunun reddi veya kapsamının sınırlandırılması konusunda itiraz varsa talep ve karar tutanağa geçirilir. Genel olarak bütün tanıkların güvenilmez olduğunu söylemek yerine belirleyici çelişki gösterilir.
CMK m.206/2-a kanuna aykırı elde edilen delilin reddini düzenler. Delilin içeriğine güvenilirlik itirazı ile elde etme işlemine hukuka aykırılık itirazı ayrı kurulmalıdır. Bilirkişi, CMK m.63 ve m.67 kapsamında teknik konuyu açıklar; hangi sanığın mahkûm edilmesi gerektiği hakkında yargısal karar vermez.
CMK m.225 uyarınca hüküm, iddianamede unsurları gösterilen fiil ve fail hakkında verilir. Mahkeme savcının hukuki nitelendirmesiyle bağlı değildir; ancak m.226’daki koşullarda değişen suç niteliği veya ağırlaştırıcı durum için ek savunma imkânı sağlanmalıdır. Hukuki vasfın değişmesi, iddianamede hiç yer almayan başka bir olayı savunmasız biçimde hükme bağlama yetkisi değildir.
Esas hakkındaki mütalaa, son söz ve gerekçeli hüküm
CMK m.216 kapsamında delillerin tartışılmasından sonra iddia ve savunmalar dinlenir; hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir. Müdafiin konuşmuş olması, sanığın kendi son söz hakkının yerine geçmez. Savcının esas hakkındaki mütalaası ise mahkemenin kesin kararı değildir. Mütalaadaki fiil, delil ve yaptırım talepleri ayrı cevaplandırılır.
CMK m.223, mahkûmiyet dışında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, düşme ve diğer kararları düzenler. Ağır cezada dava açılması bu sonuçlardan herhangi birini önceden belirlemez. CMK m.230 gereğince kabul ve reddedilen deliller, suçun hukuki niteliği ve cezanın belirlenmesi gerekçede gösterilir. Birden fazla sanığın aynı paragrafla değerlendirilmesi yerine her kişinin fiili ve delil bağlantısı açıklanmalıdır.
İstinafa açık hükme karşı CMK m.273 uyarınca gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye başvurulur. CMK m.272/1’de on beş yıl ve daha fazla hapis cezaları için resen inceleme bulunması, ayrıntılı savunma sunmayı gereksiz kılmaz. Temyize açıklık ise CMK m.286’daki koşullara tabidir; her ağır ceza hükmü sınırsız biçimde Yargıtay incelemesine gitmez.
İstinaf, temyiz ve tutukluluğa itiraz farklı taleplerdir. Hükmün kanun yolu incelemesi sürerken tahliye talebi ayrıca değerlendirilir. Ceza yargılamasının giderleri CMK m.324 ve devamına tabidir; hukuk davasındaki nispi dava harcı modeli bu dosyalara aynen aktarılmaz.
Ankara Ağır Ceza Yargılaması Hakkında Sık Sorulan Sorular
Ağır ceza mahkemesi hangi ölçütlere göre görevlidir?
5235 sayılı Kanun m.12’de açıkça sayılan suçlar ve kanuni cezanın üst sınırı birlikte değerlendirilir. Özel görev hükümleri saklıdır; görev, sanığa sonunda verileceği tahmin edilen cezanın hesabıyla belirlenmez.
Üst sınırı tam on yıl olan her suç ağır cezada mı görülür?
Hayır. Genel ceza ölçütü on yıldan fazla hapistir. Üst sınırın tam on yıl olması tek başına yeterli değildir; suçun ayrıca özel görev kapsamına girip girmediği kontrol edilir.
Nitelikli dolandırıcılık dosyaları artık mutlaka asliye cezaya mı gider?
Böyle bir genelleme doğru değildir. 7571 sayılı Kanun özel ağır ceza atfını kaldırmıştır; genel görev ölçütleri ve bağlantı ayrıca incelenir. Yürürlük tarihinde ağır cezada veya kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar için geçiş hükmü vardır.
Duruşmada suçun niteliği değişirse dosya alt mahkemeye gönderilir mi?
CMK m.6, duruşmada hukuki nitelik değiştiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilip dosyanın alt dereceli mahkemeye gönderilmesini engeller. Bu durum, başka nedenlere dayanan görev incelemesinden ayrılır.
Ağır cezada avukat bulunması her dosyada aynı kurala mı bağlıdır?
Zorunlu müdafilik CMK m.150 ve ilgili özel hükümlerle belirlenir. Çocukluk ve kişinin kendisini savunamayacak durumu yanında suçun alt sınırının beş yıldan fazla hapis gerektirmesi önemlidir; mahkemenin adı tek başına yeterli ölçüt değildir.
Savcı mahkûmiyet isterse mahkeme bu talebe uymak zorunda mı?
Hayır. Mütalaa hüküm değildir. Mahkeme delilleri değerlendirir; CMK m.223 çerçevesinde beraat veya koşulları varsa başka kararlar da verebilir. Savunma, mütalaanın dayandığı fiil ve delillere somut cevap sunmalıdır.
Avukat savunma yaptıysa sanığın son söz hakkı yine var mı?
Evet. CMK m.216/3 uyarınca hükümden önce hazır bulunan sanığa son söz verilir. Müdafiin açıklaması bu kişisel usul güvencesinin yerine geçmez.
İlk dosya görüşmesine hangi belgeler hazırlanmalıdır?
İddianame, duruşma çağrısı, son tutanaklar, varsa tutuklama veya adli kontrol kararı ve tebliğ tarihleri hazırlanmalıdır. Savunmayla ilgili mevcut kayıtların asılları korunmalı; eksik belge ve yaklaşan işlem tarihi ayrıca belirtilmelidir.
Bu bölüm için kaynak kontrolü: 23 Ekim 2026. 5235 m.12–14; 7571 m.12–13 ve 5235 geçici m.7; CMK m.6, m.150, m.216 ve m.223.
Ankara hukuk ve adliye rehberi
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Ankara’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için Ankara avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz. Ağır ceza dışındaki soruşturma, müdafilik ve kanun yolu çerçevesi için Ankara ceza hukuku ana rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Ankara’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
