Ankara Ceza Temyiz Başvurusu: Yargıtay İncelemesi
Temyize açıklık, gerekçe zorunluluğu, tebliğname ve bozma sonrası yargılama.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Temyize açıklık, iki haftalık süre ve gerekçe zorunluluğu
Güncel CMK m.291/1’e göre temyiz, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye yapılır. CMK m.294 uyarınca temyiz nedenleri başvuruda gösterilmelidir. Eski ek gerekçe süresini düzenleyen m.295 yürürlükten kaldırılmıştır; gerekçesiz süre tutum dilekçesinden sonra kendiliğinden ek yedi gün bulunduğu varsayımı doğru değildir.
Her bölge adliye mahkemesi kararı temyize açık değildir. CMK m.286’daki karar türü, ceza sınırları ve özel suç istisnaları birlikte incelenir. Yargıtay temyizi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının CMK m.308 itirazı farklı yollardır. 7589 sayılı Kanun sonrasında m.308’in genel süresi üç aydır; eski otuz günlük açıklama güncel metni yansıtmaz.
Beş yıl sınırı tek başına bütün dosyaların cevabı değildir
CMK m.286/1, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışındaki hükümlerinin temyizini esas alır. İkinci fıkra önemli istisnalar düzenler. Bu nedenle kararın başlığında BAM yazması veya mahkûmiyet içermesi tek başına Yargıtay yolunun açık olduğunu göstermez. İlk derece hükmüyle BAM kararı birlikte okunmalıdır.
M.286/2-a, ilk derece mahkemesinden verilen beş yıl veya daha az hapis ile miktarı ne olursa olsun adli para cezaları hakkındaki istinafın esastan reddini temyiz dışında bırakır. İkinci fıkranın b bendi de beş yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan BAM kararlarına ilişkin ayrı sınırlama getirir. Ancak üçüncü fıkradaki özel suç istisnaları ayrıca saklıdır.
Beş yılın altında kalan bütün hükümleri tek cümleyle kesin saymak bu yüzden yanlıştır. BAM’ın ilk kez mahkûmiyet kurması, suçun kanuni üst sınırı ve m.286/2-d’deki özel ayrım ayrıca değerlendirilir. Beraat üzerine ilk kez istinafta mahkûm edilen kişinin durumu, ilk derece mahkûmiyetinin sadece esastan reddiyle aynı değildir.
Yalnız adli para cezasını gerektiren suçlar, eşya veya kazanç müsaderesiyle sınırlı kararlar, belirli beraat kararları ve düşme ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararları için de m.286/2’de ayrı bentler vardır. Birden fazla suçtan oluşan hükümde her bölümün kanun yolu bağımsız incelenir. Bir suçun temyize açıklığı, aynı karardaki bütün diğer suçlara otomatik olarak yayılmaz.
CMK 286/3’teki özel suç istisnaları
Üçüncü fıkra, ikinci fıkra sınırlarına girse bile belirli suçlardan verilen BAM hükümlerinin temyizini mümkün kılar. TCK m.125/3, m.213-217, m.217/A, m.299-301, m.314 ve m.318 bu listede yer alan hükümler arasındadır. Terörle Mücadele Kanunu ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun maddede belirtilen fıkraları da ayrıca sayılmıştır.
Listede TCK m.125’in üçüncü fıkrasının bulunması, hakaret başlığı taşıyan bütün kararların istisnasız temyize açık olduğu anlamına gelmez. İsnadın ve hükmün hangi fıkraya dayandığı gösterilmelidir. Aynı şekilde suçun günlük adıyla kanuni bent numarası birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
Güncel HAGB kararlarının BAM incelemesinden sonraki temyizi CMK m.231/12 ve m.286 birlikte okunarak belirlenir. İlk HAGB kararı, eski rejimdeki HAGB ve denetim ihlali üzerine açıklama farklı yollara tabidir. HAGB kanun yolu rehberi bu ayrımı tamamlar.
Temyiz dilekçesinin süresi ve sunulacağı yer
CMK m.291/1 uyarınca başvuru, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye yapılır. Yazılı dilekçe veya zabıt kâtibine tutanağa geçirilmek üzere beyan yolu düzenlenmiştir. Tutuklu bakımından CMK m.263’teki kurum üzerinden başvuru güvencesi geçerlidir. Dosyanın Yargıtay’da hangi daireye dağıtılacağını beklemek, başvuru süresini durdurmaz.
Kararın tebliğ tarihi, elektronik tebligatın kanuni sonucu ve başvuranın sıfatı belirlenmelidir. Güncel süre kısa kararın duruşmada okunmasından değil, gerekçeli hükmün tebliğinden başlar. Bununla birlikte 1 Haziran 2024 öncesi kararlar için CMK geçici m.6’daki önceki rejim ayrıca incelenir. Eski bir dosya için bugün geçerli metin tek başına yeterli değildir.
Haftayla belirlenen süre CMK m.39’a göre hesaplanır. Son günün tatile rastlaması, usulsüz tebligat veya kusursuz süre kaçırma iddiaları kendi koşullarıyla değerlendirilir. Belgelerin avukata geç iletilmiş olması ile kanuni eski hâle getirme engeli aynı olgu değildir. Başvuru tarihini gösteren resmî kayıt saklanmalıdır.
Gerekçesiz süre tutum dilekçesinin riski
CMK m.294/1 temyiz edenin hükmün neden bozulmasını istediğini başvuruda göstermesini zorunlu kılar. M.294/2’ye göre temyiz nedeni hükmün hukuki yönüne ilişkindir. M.298, temyiz dilekçesinde neden bulunmamasını ret sebebi olarak düzenler. Bu nedenle sadece kararı temyiz ediyorum açıklamasıyla başvurunun güvenli biçimde tamamlandığı kabul edilmemelidir.
Önceki m.295, ek gerekçe dilekçesi için ayrı süre içeriyordu; madde 7499 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılmıştır. Güncel rejimde gerekçeli hüküm zaten tebliğ edilerek süre başladığından, eski uygulamadaki gibi kendiliğinden ikinci bir yedi günlük süre beklenmez. İstinafta bazı başvurucular için m.273/4’te bulunan gerekçesizlik güvencesi temyizde aynen yoktur.
Hükmü veren mahkeme süre, başvuru hakkı veya temyize açıklık nedeniyle m.296 uyarınca ret verirse, ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtaydan karar istenebilir. Bu özel istem infazı kendiliğinden ertelemez. Buna karşılık ilk ve süresinde temyizin m.293 uyarınca kesinleşmeyi engellemesi ayrı bir hukuki sonuçtur.
Temyiz hukuka aykırılığı hangi biçimde inceletir?
CMK m.288, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasını hukuka aykırılık olarak tanımlar. Dilekçe, yalnız olayın yeniden anlatılmasıyla sınırlı kalmamalıdır. Hangi maddi kabulün hangi hukuk kuralıyla bağdaşmadığı, usul güvencesinin nerede ihlal edildiği veya suçun hangi unsurunun gerekçesiz kabul edildiği açıklanmalıdır.
Yargıtay incelemesi, istinafın bütün delilleri yeniden tartışan bir duruşmasının otomatik tekrarı değildir. Bununla birlikte delillerin kanuna uygun değerlendirilmesi, gerekçe, ispat ölçütü ve savunma hakkı hukuki denetimin konusudur. Tanık anlatımındaki belirleyici çelişkinin hükümde hiç karşılanmaması veya hukuka aykırı delile dayanılması, hukuki sonuçları gösterilerek ileri sürülür.
CMK m.301, incelemeyi temyiz başvurusunda belirtilen hususlarla ve usule ilişkin nedenlerde ileri sürülen olaylarla ilişkilendirir. Bu yüzden usul hatasının yalnız madde numarası yazılarak belirtilmesi yeterli açıklık sağlamaz. Örneğin hangi duruşmada, hangi savunma talebinin, hangi nedenle reddedildiği ve bunun hükme etkisi gösterilir.
| İtiraz konusu | Somutlaştırılacak hata | İlgili çerçeve |
|---|---|---|
| Suçun unsurları | Hareket, kast veya nitelikli hâlin kanuni koşullarının karşılanmaması | İlgili TCK hükmü ve CMK 288 |
| Gerekçe | Belirleyici savunmanın veya delil çelişkisinin cevaplandırılmaması | CMK 230 ve 289/1-g |
| Savunma hakkı | Hüküm için önemli konuda savunmanın mahkeme kararıyla sınırlandırılması | CMK 289/1-h |
| Hukuka aykırı delil | Hükmün kanuna aykırı elde edilmiş delile dayanması | CMK 217/2 ve 289/1-i |
| Ceza hesabı | Artırım, indirim veya yaptırım dönüşümünün kanuna aykırı uygulanması | İlgili yaptırım hükümleri |
Hukuka kesin aykırılık nedenleri
CMK m.289; mahkemenin kanuna uygun kurulmaması, yasaklı hâkimin katılması, görev veya yetkinin kanuna aykırı belirlenmesi, zorunlu kişilerin yokluğunda duruşma, açıklık kuralı, gerekçe, savunma hakkı ve hukuka aykırı delil gibi nedenleri düzenler. Maddede sayılan bir hâl varsa dilekçede gösterilmemiş olsa da hukuka kesin aykırılık kabul edilir.
Bu resen denetim, temyiz nedenini hiç yazmamanın m.294 ve m.298’deki riskini ortadan kaldıran genel bir istisna gibi kullanılmamalıdır. Savunma, bildiği hukuka kesin aykırılığı yine açıkça göstermelidir. Böylece hangi tutanak ve hüküm bölümünün denetlenmesinin istendiği belirlenir.
Bir delilin kişiye ait olmadığını savunmak ile delilin hukuka aykırı elde edildiğini ileri sürmek farklıdır. Dijital kayıtta kullanıcı aidiyeti, inceleme izni ve bütünlük sorunu ayrı başlıklara ayrılır. Dijital delil incelemesi bu ayrımların teknik ve hukuki temelini açıklar.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesine cevap
CMK m.297, temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliğini ve iki haftalık cevap imkânını düzenler. Dosya daha sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Başsavcılığın düzenlediği tebliğname, dosya hakkında görüş içerir; Yargıtay ceza dairesinin kararı değildir. Tebliğnamede bozma veya onama istenmesi sonucu önceden kesinleştirmez.
M.297/3 kapsamında tebliğname ilgili kişilere bildirilir ve tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı cevap verilebilir. Aleyhe görüşte, hangi temyiz nedeninin neden karşılanmadığı somut olarak cevaplandırılır. İlk dilekçenin tamamını tekrar etmek yerine yeni değerlendirme ve hukuki ayrımlara odaklanılır; gerektiğinde daha önceki delil ve sayfa atıfları gösterilir.
CMK m.299, on yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde Yargıtayın uygun görmesi hâlinde incelemeyi duruşmayla yapabilmesini düzenler. Duruşma talebi temyiz dilekçesinde veya cevapta belirtilir. Bu hüküm, ceza on yılın üzerindeyse her dosyanın mutlaka duruşmalı inceleneceği anlamına gelmez.
Tutuklu sanık m.299/2 uyarınca Yargıtay duruşmasına katılmak isteminde bulunamaz. Müdafiin sözlü açıklaması ve gerekli durumda görevlendirme güvenceleri ayrıca düzenlenmiştir. Duruşmada başvurudaki hukuki nedenler açıklanır; tanık dinlenerek bütün ilk derece yargılamasının baştan yapılacağı beklentisi oluşturulmaz.
Esastan ret, bozma ve doğrudan düzeltme
CMK m.302 uyarınca hüküm hukuka uygun bulunursa temyiz istemi esastan reddedilir; sonucu etkileyen hukuka aykırılıklar varsa bozma gerekçeleri ayrı gösterilir. M.303, belirli durumlarda yeni araştırma yapmadan Yargıtayın esasa hükmetmesine veya hatayı düzeltmesine imkân tanır. Her hesap hatasının yeniden tanık dinlenmesini gerektirdiği söylenemez.
Bozma, her durumda beraat demek değildir. Dosya kanuni gönderme düzenine göre yetkili mahkemeye ulaşır ve gerekli işlemler yapılır. CMK m.307 uyarınca ilgililere bozmaya karşı diyecekleri sorulur. Bozma nedeninin bir delilin toplanması mı, savunma imkânı sağlanması mı yoksa suçun hukuki koşullarının yeniden değerlendirilmesi mi olduğu açıkça belirlenmelidir.
Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine başvuran yetkili kişilerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hükümdeki ceza m.307/5 uyarınca önceki cezadan daha ağır olamaz. Savcı veya katılanın aleyhe temyizi varsa aynı koruma koşulsuz ileri sürülemez. Başvuruların yönü ve hangi sanıkla ilgili olduğu dosyada kontrol edilir.
CMK m.306, sanık lehine bozma nedeninin başvurmayan diğer sanıklara uygulanabilecek olması hâlinde onların da yararlanmasını düzenler. Kişisel bir indirim sebebi ile bütün failleri ilgilendiren ortak hukuki hata aynı değildir. Ayrıca m.307’deki direnme düzeni ve Ceza Genel Kurulu kararına direnilememesi kuralı, sürecin hangi kararla devam edeceğini belirler.
Dolandırıcılık dosyalarında 7589 geçici 1/6’nın iki ayrı işlemi
7589 sayılı Kanun geçici m.1/6, yürürlükten önce TCK m.157 veya m.158 uyarınca hüküm verilmiş ve kanun yolu aşamasındaki dosyalardan yeni m.158/4’ün uygulanacağı kişiler için özel usul düzenler. Bölge adliye mahkemesinde bulunan dosyada bozma kararıyla ilk derece mahkemesine gönderme yapılır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosya ise gelişindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemesine gönderilir. Bu düzenleme, aşaması belirtilmeden bütün Yargıtay dosyalarına aynı işlem uygulanacağı şeklinde genişletilemez.
m.158/4 bakımından kişinin iştiraki, kanunda belirtilen haksız menfaat amacıyla ödeme aracı veya hesabın kullanımına yarayan zorunlu bilgi ve araçların başkasına verilmesiyle sınırlı olmalıdır. Hesap sahibi olmak tek başına suçun veya indirimin bütün koşullarını ispatlamaz. Gönderme usulü, kişinin beraat ettiği ya da dosyanın kendiliğinden düştüğü anlamına gelmez.
CMK 308 itirazı: üç aylık süre kimin yetkisine ilişkindir?
7589 sayılı Kanun m.17 ile güncellenen CMK m.308/1, Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararlarını kapsam dışında bırakır. Diğer kararlar için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı resen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanık lehine itirazda süre aranmaz. Yeni metindeki başlangıç, dosyanın teslimidir; yalnız ilamın verildiği tarihe atıf yapan eski açıklamayla aynı tutulmamalıdır.
Sanık, müdafi, katılan ve maddede sayılan koşulları taşıyan suçtan zarar gören kişi Başsavcılıktan bu yolun kullanılmasını isteyebilir. Bu istem, kişinin doğrudan Ceza Genel Kurulunda sınırsız yeni temyiz açması değildir. İtiraz yetkisi Başsavcıya aittir; başvuru yapılması itirazın mutlaka gerçekleştirileceğini göstermez.
7589 sayılı Kanun geçici m.1/8, yeni m.308/1’in yürürlükten sonra teslim edilen dosyalarda uygulanmasını; daha önce teslim edilmiş dosyalarda eski hükümlerin sürmesini düzenler. Bu nedenle üç aylık süre, dosyanın teslim tarihi kontrol edilmeden bütün eski ilamlara taşınamaz. Sürenin muhatabı Başsavcıdır; kişinin kendi karar tebliğinden başlayan olağan temyiz süresi değildir.
İlk temyizde iki haftalık süre ve gerekçe yükümlülüğü devam eder. m.308 yolunun kullanılmasını istemek, kaçırılan olağan kanun yolunu kendiliğinden yeniden açmaz ve kesinleşmiş hükmün infazını otomatik durdurmaz. Yeni ve eski rejimi ayırmak için dosyanın Başsavcılığa teslim kaydı, olağan başvurunun süresi için ise başvurucuya yapılan tebligat incelenir.
İtiraz edildiğinde dosya önce kararı veren daireye gönderilir; daire itirazı yerinde görürse düzeltir, görmezse Ceza Genel Kuruluna gönderir. Başsavcılığa yapılan istemde, daire kararındaki belirleyici hukuki sorun açıkça gösterilir. Daha önce incelenmiş dilekçelerin gerekçesiz tekrarı yerine hangi kanun hükmünün neden yanlış uygulandığı açıklanmalıdır.
Ankara’da takip edilen dosyanın Yargıtay aşaması resmî dosya ve tebligat kayıtlarından izlenir. Daire bilgisi Yargıtay resmî sitesi, ilk istinaf aşaması ise istinaf rehberi üzerinden ayrı değerlendirilir. Belirli bir dairede sonuç veya süre garantisi verilmez.
Sık sorulan sorular
Temyiz süresi kaç gündür?
Güncel CMK m.291/1’de gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta düzenlenmiştir. Eski kararlar için geçiş hükmü kontrol edilir.
Gerekçe için sonradan otomatik yedi gün var mı?
Güncel rejimde eski CMK m.295 yürürlükte değildir. Temyiz nedenleri m.294 gereğince başvuruda gösterilmelidir.
Beş yılın altındaki bütün cezalar temyize kapalı mı?
Hayır. M.286/2’deki karar ayrımları ve m.286/3’teki özel suç istisnaları birlikte incelenir.
Tebliğname Yargıtayın kesin kararı mıdır?
Hayır. Başsavcılık görüşüdür. CMK m.297/3 kapsamında tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevap verilebilir.
On yılın üstündeki her cezada Yargıtay duruşması yapılır mı?
M.299, Yargıtayın uygun görmesi hâlinde duruşma yapılmasını düzenler; otomatik duruşma zorunluluğu değildir.
Bozma gelince mutlaka beraat mi verilir?
Hayır. Bozmanın nedeni ve mahkemenin yapacağı işlem belirleyicidir. CMK m.302-307 kapsamında yeniden değerlendirme yapılır.
CMK 308 için hâlâ otuz gün mü geçerlidir?
Yeni CMK m.308/1’de süre dosyanın Başsavcıya tesliminden itibaren üç aydır; sanık lehine itiraz süresizdir. 7589 geçici m.1/8 gereğince yürürlükten önce teslim edilen dosyalarda eski hüküm uygulanır.
Başsavcılığa istem vermek doğrudan Ceza Genel Kurulu başvurusu mudur?
Hayır. CMK m.308’de itiraz yetkisi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına aittir; yetkili kişiler bu yolun kullanılmasını isteyebilir.
Resmî kanuni kaynaklar
Kontrol: 8 Eylül 2026. CMK m.263, 286-307 ve geçici m.6; 7589 sayılı Kanun m.17: güncel CMK 308; geçici m.1/6: özel gönderme düzenlemesi. Eski derlemedeki 308. madde, 2026 değişikliğiyle birlikte okunmalıdır.
Ankara hukuk ve adliye rehberi
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Ankara’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için Ankara avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz. Temyizden önceki soruşturma ve kovuşturma aşamalarını birlikte görmek için ceza soruşturması ve müdafilik rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Ankara’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
