B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İstanbul Teknik Takip ve Gizli Soruşturmacı: CMK 139–140

CMK m.139 uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirmesi hâkim kararı gerektirir ve yalnız kamu görevlileri bu sıfatla görevlendirilir. Teknik araçlarla izlemede ise CMK m.140 uygulanır; bu maddede, gecikmesinde sakınca bulunan hâller için savcı kararı ve sonradan hâkim onayı ayrıca düzenlenmiştir. Dolayısıyla gizli soruşturmacı görevlendirmesi, teknik izleme ve telefon dinleme yetkileri birbirinin yerine geçmez.

İstanbul ceza dosyalarında kullanılan “teknik takip” ifadesi tek başına işlemin hukuki dayanağını göstermez. Bu inceleme, bir kişinin soruşturmada gizli görevlendirilmesi ile kamuya açık yerde veya işyerinde teknik araçlarla izleme yapılmasının ayrı koşullarına odaklanır. Mevzuat kontrol tarihi: 9 Eylül 2026.

Gizli soruşturmacı kimdir, hangi kararla görevlendirilir?

CMK m.139/1 iki maddi koşul arar: soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması ve başka surette delil elde edilememesi. Bu koşulların varlığında hâkim, bir kamu görevlisini gizli soruşturmacı olarak görevlendirme yetkisine sahiptir. Maddede, savcının acil durumda tek başına bu görevlendirmeyi yapmasını sağlayan bir istisna yoktur.

Bir ihbarcı, tanık veya özel kişi yalnızca kolluğa bilgi verdiği için CMK m.139 anlamında gizli soruşturmacı sıfatı kazanmaz. Dosyada kullanılan sıfatın karşılığında kanunun aradığı görevlendirme bulunmalıdır. Kimliğin değiştirilmesine ve görevin gerektirdiği kimlik belgeleriyle hukuki işlem yapılmasına ilişkin yetki m.139/2’de düzenlenmiştir; bu düzenleme görevin sınırlarını ortadan kaldırmaz.

Görevlendirme kararı ve ilgili belgeler Cumhuriyet başsavcılığında muhafaza edilir. M.139/3 gereğince soruşturmacının kimliği görev bittikten sonra da gizli tutulur. Kimliğin korunması ile görevlendirmenin kanuni şartlarının denetlenmesi farklı konulardır.

CMK 139 her ağır suç için uygulanmaz

Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine elverişli suçlar, m.139/7’de sınırlı olarak sayılmıştır. “Ağır suç”, “örgüt bağlantısı” veya “kamu düzeni” gibi genel ifadeler, listede bulunmayan bir suçu kendiliğinden kapsam içine sokmaz.

  • TCK m.188: Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti. Kanun bu suçta, fiilin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmayacağını açıkça belirtir.
  • TCK m.220: İkinci, yedinci ve sekizinci fıkralar hariç suç işlemek amacıyla örgüt kurma; ayrıca m.314 ve m.315 kapsamındaki silahlı örgüt ve bu örgütlere silah sağlama.
  • 6136 sayılı Kanun m.12 kapsamındaki silah kaçakçılığı ile 2863 sayılı Kanun m.68 ve m.74 kapsamındaki suçlar.

Teknik araçlarla izlemenin m.140/1’deki kataloğu ise farklıdır. M.140’ta kasten öldürme, nitelikli hırsızlık, yağma ve nitelikli dolandırıcılık da sayılır. Bu nedenle bir suç için teknik izleme şartlarının bulunması, aynı suçta gizli soruşturmacı görevlendirme şartlarının da bulunduğunu göstermez. Her tedbirin kendi suç listesi kontrol edilir.

2023’te eklenen ses ve görüntü kaydı yetkisi neyi kapsar?

7445 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle CMK m.139/4’e eklenen cümle özel bir kayıt izni düzenler: TCK m.188 kapsamındaki suç bakımından hâkim, gizli soruşturmacının kamuya açık yerlerde ve işyerlerinde delil toplamak amacıyla ses veya görüntü kaydı yapmasına izin verme yetkisine sahiptir.

Bu yetkinin üç sınırı vardır: maddede belirtilen suç, kamuya açık yer veya işyeri ve hâkimin kayıt izni. Sadece gizli soruşturmacı görevlendirilmiş olması, bütün suçlar ve bütün mekânlar için sınırsız kayıt yetkisi oluşturmaz. Öte yandan, bu özel hüküm yokmuş gibi her kaydın mutlaka aynı hukuki dayanakla açıklanması da doğru değildir. Dosyadaki kaydın m.139/4’teki özel izne mi, m.140’taki teknik izleme kararına mı dayandığı belirlenmelidir.

Telefon görüşmesinin telekomünikasyon üzerinden dinlenmesi farklı bir müdahaledir. Bunun karar ve onay rejimi CMK m.135 kapsamında telefon dinleme ve HTS kaydı yazısında açıklanmıştır.

Teknik araçlarla izleme: işyeri ve kamuya açık alan sınırı

CMK m.140/1, listedeki suçlar hakkında somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve başka surette delil elde edilememesi şartlarıyla, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve işyerinin teknik araçlarla izlenmesini, ses veya görüntü kaydı alınmasını düzenler.

CMK m.140/5: “Bu madde hükümleri, kişinin konutunda uygulanamaz.”

Konut yasağı açık bir kanuni sınırdır. Teknik izleme kararının varlığı, bu maddeye dayanılarak konutta izleme yapılmasını hukuka uygun hâle getirmez. Kararın yer bakımından kapsamı ile işlemin gerçekte yapıldığı yer karşılaştırılmalıdır.

M.140/2’de esas karar mercii hâkimdir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı karar verir; bu karar 24 saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim en geç 24 saat içinde karar verir. Süre dolarsa veya hâkim aksine karar verirse kayıtlar derhâl imha edilir. Bu acil karar düzenlemesi, m.139’daki görevlendirme yetkisine taşınamaz.

Teknik izleme süresi nasıl hesaplanır?

CMK m.140/3, ay yerine hafta esasına dayanan bir süre sistemi kurar. İlk karar, normal uzatma ve örgütlü suçlardaki ek uzatmalar ayrı ayrı incelenir.

Karar türü Kanuni üst sınır Açıklama
İlk teknik izleme kararı Üç hafta Karar doğrudan sınırsız süreli kurulamaz.
Gerekli görülen normal uzatma Bir hafta Uzatma için ayrıca karar gerekir.
Örgüt faaliyeti çerçevesindeki suçlarda ek uzatma Her defasında en çok bir hafta; ek uzatmaların toplamı en çok dört hafta Kanunun aradığı gereklilik değerlendirilir.
Teknik izleme ile birlikte gizli soruşturmacı görevlendirilmesi Fıkradaki süreler bir kat artırılır Artırım, iki tedbirin birlikte uygulanmasına bağlıdır.

Bir kat artırım, sürenin iki katına çıkarılmasıdır. M.140/3’teki birlikte uygulama koşulu gerçekleştiğinde ilk teknik izleme kararının üst sınırı üç haftadan altı haftaya, olağan uzatma üst sınırı bir haftadan iki haftaya çıkar. Örgüt faaliyeti çerçevesindeki suçlarda ayrıca gerekli bulunan ek uzatmaların her biri en çok iki hafta, toplamı en çok sekiz haftadır. Dolayısıyla bütün şartlar ve ayrı uzatma kararları mevcutsa normal rejimdeki azami toplam sekiz hafta, birlikte uygulama rejiminde on altı haftadır; ilk kararda doğrudan bu toplam süre verilmez.

Artırım yalnız m.140/3’teki izleme sürelerine ilişkindir. Savcı kararının hâkim onayına sunulması ve hâkimin karar vermesi için m.140/2’de bulunan 24 saatlik süreleri uzatmaz. Ayrıca m.139/4’teki özel kayıt izni ile m.140 kapsamındaki izleme kararı birbirine karıştırılarak bütün gizli soruşturmacı faaliyetlerine tek bir süre hesabı uygulanmaz.

Bu süreler m.140’taki teknik izlemeye aittir. M.139’daki gizli soruşturmacı görevlendirmesi için maddede aynı üç haftalık genel üst sınır yazılı değildir. Teknik izleme süresinin, her gizli soruşturmacı görevlendirmesine aynen uygulanması kanun metinlerini birbirine karıştırır.

Soruşturmacının görevi, suç işleme yasağı ve kişisel veriler

CMK m.139/4 soruşturmacıya, görevlendirildiği örgüt hakkında araştırma ve örgütün faaliyetleri çerçevesindeki suçlarla ilgili delilleri toplama görevi yükler. Bunun hemen ardından gelen m.139/5, soruşturmacının görevini yerine getirirken suç işleyemeyeceğini açıkça düzenler. Örgütün başkalarınca işlenen suçlarından sorumlu tutulmaması, kendi suç teşkil eden davranışlarına genel izin verildiği anlamına gelmez.

Bir faaliyetin hukuka uygunluğu, görevlinin yalnızca kamu görevlisi olmasına bağlanamaz. Fiilin ne olduğu, hangi görevlendirme veya kayıt kararına dayandığı ve kanuni sınır içinde kalıp kalmadığı incelenir. Soyut biçimde “gizli görev vardı” denilmesi, bu incelemenin yerine geçmez.

M.139/6 uyarınca elde edilen kişisel bilgiler, görevlendirilen ceza soruşturması ve kovuşturması dışında kullanılamaz; suçla bağlantısız kişisel bilgiler derhâl yok edilir. M.140/4 ise teknik izleme delillerinin maddede sayılan suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturma dışında kullanılmasını yasaklar; ceza kovuşturması bakımından gerekli olmayan kayıtların savcının gözetiminde derhâl yok edilmesini öngörür. İki maddenin veri kullanımı hükümleri kendi ifadeleriyle uygulanır.

Gizli soruşturmacı duruşmada tanık olarak nasıl dinlenir?

CMK m.139/3, kovuşturma evresinde soruşturmacının tanık olarak dinlenmesi zorunlu olduğunda özel bir usul getirir. Duruşmada hazır bulunma hakkına sahip kişiler olmadan veya ses ya da görüntüsü değiştirilerek özel ortamda dinleme yapılır. Bu durumda 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu m.9 kıyasen uygulanır.

Gizli soruşturmacı, görevlendirme ve delil toplama işlevi nedeniyle sıradan bir gizli tanıkla özdeş değildir. Bununla birlikte, tanıklığı sırasında uygulanacak koruma ve savunma güvenceleri kanuni atıf nedeniyle birlikte ele alınır. Gizli tanığın dinlenmesi, soru yöneltme hakkı ve tek başına hükme esas alınma yasağı bu atfın anlaşılması için önemlidir.

Delil tartışması hangi belgeler üzerinden yürütülür?

İlk olarak görevlendirme kararı, varsa özel kayıt izni, teknik izleme kararı ve uzatma kararlarının birbirinden ayrılması gerekir. İkinci olarak bu kararların suç, kişi, yer ve zaman kapsamıyla elde edilen kaydın ilişkisi kurulur. Üçüncü olarak kaydı aktaran raporun asıl kaydı doğru ve bağlamına uygun yansıtıp yansıtmadığı incelenir. Bunlar, dosyaya hazırlık için önerilen inceleme adımlarıdır; her dosyanın kesin sonucunu belirleyen otomatik bir formül değildir.

CMK m.217, mahkemenin hukuka uygun elde edilmiş ve duruşmada tartışılmış delillere dayanmasını gerektirir. M.230/1-b mahkûmiyet gerekçesinde delillerin tartışılmasını, kabul ve reddedilen delillerin gösterilmesini; hukuka aykırı elde edilen delillerin ayrıca açıkça belirtilmesini ister. Savunma, ihlal iddiasını ilgili karar ve kayıtla ilişkilendirmelidir.

Kayıt bir telefondan veya bilgisayardan sonradan çıkarılmışsa ayrıca cihaz incelemesinin usulü denetlenir. Telefon incelemesinde karar, yedek kopya ve dijital bütünlük bu ayrı işlemin konusudur. Teknik izleme kararı, her cihazın bütün içeriğine sınırsız erişim izni olarak kullanılamaz.

Görevlendirme ve teknik izleme kararına nasıl itiraz edilir?

Gizli soruşturmacı görevlendirmesine veya teknik izlemeye ilişkin hâkim kararları, CMK m.267 uyarınca itiraz denetimine tabidir. M.268/1’deki genel süre, ilgilinin kararı öğrendiği günden itibaren iki haftadır. Başvuru kararı veren mercie yapılır; kararın bir mahkeme kararı olduğu durumda ayrıca kanunun o karar için itiraz yolu öngörüp öngörmediği değerlendirilir. Hâkim kararıyla savcının acil tedbir kararı aynı başvuru başlığı altında belirsiz bırakılmamalıdır.

CMK m.269 gereğince başvuru, izlemenin kendiliğinden durması anlamına gelmez. Uygulamanın geri bırakılması konusunda kararına itiraz edilen makamın veya itiraz merciinin ayrıca karar vermesi gerekir. Dilekçede kayıt izninin bulunmaması, kararın zaman ya da yer kapsamının aşılması veya konutta izleme yapılması ileri sürülüyorsa, hangi karar ve kayıt yönünden inceleme istendiği açıklanır.

Delilin reddi ayrı bir taleptir. CMK m.206/2-a ve m.217/2, kanuna aykırı elde edilmiş delilin hükme dayanak yapılmasını engeller. Tedbir kararına itirazın süresinde yapılmaması bu yasağı ortadan kaldırmaz. Bu nedenle teknik izleme kararının denetimiyle, elde edilen kaydın yargılamada kullanılıp kullanılamayacağı birbirinden ayrılır.

Mevzuat dayanağı: 5271 sayılı CMK m.139, 140, 206/2-a, 217, 230 ve 267-269; tanık olarak dinlemede 5726 sayılı Kanun m.9. Açıklamalar İstanbul dâhil Türkiye genelindeki adli dosyaların kanuni çerçevesine ilişkindir; belirli bir soruşturma hakkında sonuç taahhüdü değildir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507