B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İstanbul Telefon Dinleme ve HTS Kaydı: CMK 135 Şartları

Telefon dinleme ve HTS kaydı aynı işlem değildir. HTS dökümü iletişim trafiğine ilişkindir; konuşmanın ses kaydı değildir. İletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi CMK m.135/1; iletişimin tespiti ise CMK m.135/6 kapsamında düzenlenir. İstanbul’daki bir ceza dosyasında da önce uygulanan tedbirin türü belirlenir; izin, süre ve delilin kullanılması o tedbirin hükmüne göre denetlenir.

Mevzuat kontrolü: 9 Eylül 2026. Bu yazı adli soruşturma ve kovuşturmadaki iletişim tedbirlerini ele alır; önleyici istihbarat tedbirlerini kapsamaz.

HTS kaydı, dinleme kaydı ve telefonun yerinin tespiti nasıl ayrılır?

Bir dosyada telefon numarası bulunması, bütün iletişim tedbirlerini tek bir yetki altında toplamaz. Kanun, iletişimin içeriğine müdahale ile iletişim trafiğinin tespitini farklı fıkralarda ele alır. Şüpheli veya sanığın yakalanması amacıyla mobil telefonun yerinin belirlenmesi de ayrıca düzenlenmiştir.

İşlem Kanuni dayanak Temel ayrım
İletişimin tespiti / HTS CMK m.135/6 İletişim trafiğinin tespitidir; görüşmenin ses kaydını içermez.
Dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi CMK m.135/1, 4 ve 8 Kuvvetli şüphe, başka suretle delil elde edilememesi ve katalog suç koşulları birlikte aranır.
Yakalama amacıyla mobil telefonun yerinin tespiti CMK m.135/5 Yakalama amacına yönelik ayrı tedbirdir. Kararda telefon numarası ve süre belirtilir.

Telefonun içinde saklanan dosya ve mesajların cihaz üzerinden incelenmesi ise iletişim trafiğinin operatörden istenmesiyle aynı işlem değildir. Bu ayrım için CMK m.134 kapsamında telefon incelemesi ve dijital kopya güvenceleri ayrıca ele alınmıştır.

Telefon dinleme kararı için hangi şartlar birlikte gerekir?

CMK m.135/1, suç işlendiğini gösteren somut delillere dayalı kuvvetli şüpheyi ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmamasını arar. Tedbir yalnızca soruşturmayı kolaylaştırdığı için uygulanmaz. Kararın gerekçesi, bu iki koşulun ilgili dosyada neden gerçekleştiğini açıklamalıdır.

Dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ayrıca m.135/8’deki suç listesiyle sınırlıdır. Bu listede, diğer suçların yanında, TCK m.81-83 kapsamındaki kasten öldürme, m.142’deki nitelikli hırsızlık, m.148-149’daki yağma, m.158’deki nitelikli dolandırıcılık ve m.188’deki uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yer alır. Suçun günlük dildeki adı değil, isnadın kanundaki madde ve fıkrası karşılaştırılır.

Katalog sınırlaması, m.135/8’in açık ifadesiyle dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkindir. Bu sınırlama, m.135/6’daki iletişimin tespitine aynen taşınamaz. Bu ayrım, HTS kayıtlarının karar olmaksızın veya kapsamı belirsiz biçimde toplanmasına izin vermez. İletişimin tespitine ilişkin kararın içeriği CMK m.135/6’ya göre belirlenir; kişi, isnat ve araştırılan dönem açıkça gösterilir.

Hâkim onayı ve tedbir süresi: iki farklı saat hesabı

Dinleme kararında derhâl onaya sunma

CMK m.135/1 uyarınca kararı hâkim verir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verir. Savcı kararını derhâl hâkimin onayına sunar. Hâkim en geç 24 saat içinde karar verir. Süre dolarsa veya hâkim aksine karar verirse tedbir savcı tarafından derhâl kaldırılır. Bu fıkradaki derhâl sunma yükümlülüğü, savcıya her durumda 24 saat bekleme hakkı tanımaz.

İletişimin tespitinde 24 saat ve 24 saat

CMK m.135/6’da soruşturma aşaması için hâkim veya gecikmesinde sakınca varsa savcı; kovuşturma aşaması için mahkeme kararı öngörülür. Savcı kararını 24 saat içinde hâkim onayına sunar; hâkim de en geç 24 saat içinde karar verir. Sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi hâlinde kayıtlar derhâl imha edilir.

Dinlemede ay hesabı

CMK m.135/4 kapsamında tedbir en çok iki ay için verilir; kanun buna bir ay uzatma imkânı tanır. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda, gerekli görüldüğünde hâkim bu sürelere ek olarak, her defasında bir ayı aşmayan ve toplamı üç ayı geçmeyen uzatmalara karar verir. Uzatma otomatik değildir; ayrıca karar gerekir.

İletişimin tespitini düzenleyen m.135/6 da kararda tedbir süresinin gösterilmesini ister; ancak dinlemeye ilişkin m.135/4’teki ay sınırları bu fıkrada aynı biçimde yazılı değildir. Yakalama amacıyla mobil telefonun yerinin tespitinde ise m.135/5, en çok iki ay ve bir ay uzatma sınırını ayrıca koyar.

Kararın hangi kişi, hat ve işlemi kapsadığı açık olmalıdır

CMK m.135/4, dinleme kararında suç türünün, tedbir uygulanacak kişinin kimliğinin, iletişim aracının türünün, telefon numarası veya bağlantıyı belirleyen kodun, tedbir türü, kapsamı ve süresinin gösterilmesini ister. M.135/6 uyarınca iletişimin tespiti kararında da suç türü, kişi, iletişim aracı, numara veya bağlantı kodu ve süre belirtilir. M.135/2 gereğince talebe, hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösteren belge ya da rapor eklenir. Hat aboneliği ile fiilî kullanıcı bu nedenle aynı veri olarak kabul edilmez.

Yakalama amacıyla yer tespiti, konuşma içeriğini dinleme izni değildir. M.135/5’te mobil telefonun konumunun tespiti, şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi amacına bağlanmıştır; karar hâkimden veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcıdan alınır. Aynı telefon üzerinden konuşmanın dinlenmesi için m.135/1 ve 8’deki koşullar ayrıca aranır. M.135/7 uyarınca bu madde kapsamındaki karar ve işlemler tedbir süresince gizli tutulur.

Müdafiyle iletişim ve tanıklıktan çekinme güvencesi

CMK m.135/3 gereğince şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişim kayda alınamaz. Bu durum kayıt alındıktan sonra anlaşılırsa kayıtlar derhâl yok edilir. Dolayısıyla bir dinleme kararının bulunması, iletişimin her tarafı yönünden kayıt yasağını ortadan kaldırmaz.

CMK m.136, şüpheli veya sanığa yüklenen suç nedeniyle müdafiin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçlarına m.135’in uygulanmasını yasaklar. Bu güvence, savunma ilişkisinin korunmasına ilişkindir; her avukatın bütün bağımsız fiilleri için sınırsız bir bağışıklık kuralı olarak açıklanamaz.

Kayıtlar ne zaman yok edilir, kişiye ne zaman bilgi verilir?

CMK m.137/3 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi veya m.135/1’deki hâkim onayının alınamaması hâlinde uygulamaya derhâl son verilir. Bu kapsamdaki kayıtlar savcının denetiminde en geç on gün içinde yok edilir ve tutanak düzenlenir. Beraat hâlinde de kayıtlar hâkim denetiminde aynı usulle yok edilir. M.135/6’nın onay eksikliği için ayrıca öngördüğü derhâl imha hükmü saklıdır.

M.137/4’teki yazılı bildirim, kayıtların yok edildiği durumlara bağlanmıştır ve Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkeme tarafından yapılır. Soruşturma veya kovuşturma evresinin bitiminden itibaren en geç on beş gün içinde, tedbirin nedeni, kapsamı, süresi ve sonucu ilgiliye bildirilir. Bu süreyi her dinleme kararının bittiği günden başlayan genel bir bildirim süresi gibi göstermek doğru değildir.

İletişimin denetlenmesi sırasında başka bir suça ilişkin delil çıkması, kaydın bütün dosyalarda serbestçe kullanılacağı anlamına gelmez. CMK m.138/2, tesadüfen elde edilen delilin muhafazasını ve savcılığa derhâl bildirimini maddede atıf yapılan katalog suç koşuluna bağlar.

HTS dökümü dosyada nasıl değerlendirilir?

İnceleme, bir numaranın tabloda görünmesiyle bitmez. Kararın kapsamı, kaydın kaynağı, kullanıcı bağlantısı ve ispat edilmek istenen olay ayrı değerlendirilir. Dosyaya hazırlık bakımından şu belgeler anlamlıdır:

  • Tedbir kararı ve uzatma kararları: hedef numara, kişi, suç, tür ve tarih aralığı karşılaştırılır.
  • Operatör cevabı ve esas döküm: rapora aktarılan bilgilerin kaynağı ve kapsamı görülür.
  • Hat sahibi ile bilinen kullanıcıya ilişkin belge: m.135/2’deki ayrım göz ardı edilmez.
  • Dinleme çözüm tutanakları ve ilgili kayıt: aktarılan sözlerin bağlamı, tarafı ve suçun hangi unsuruna ilişkin olduğu incelenir.

Görüşmenin varlığı ile görüşmenin suç teşkil eden içeriği aynı olgu değildir. Buna karşılık her HTS kaydının peşinen değersiz olduğu da söylenemez. CMK m.217 uyarınca delilin hukuka uygun elde edilmesi ve duruşmada tartışılması gerekir; mahkeme, suçla bağlantısını dosyanın diğer delilleriyle değerlendirir. Tanık anlatımıyla birlikte kullanılan kayıtlar bakımından gizli tanık beyanının hükme esas alınma sınırları ayrıca önem taşır.

Tedbir kararına itiraz ile delile itiraz aynı şey değildir

Hâkim kararına karşı CMK m.267 ve m.268 çerçevesinde itiraz edilir. Kanunun ayrıca farklı süre koymadığı durumlarda süre, kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır; dilekçe kararı veren mercie sunulur veya zabıt kâtibine tutanağa geçirilecek beyanda bulunulur. Öğrenme tarihi dosyadaki belgeyle belirlenmelidir.

İtiraz edilince dinleme kendiliğinden durur mu?

Hayır. CMK m.269/1 uyarınca itiraz başvurusu, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Aynı maddenin ikinci fıkrası, kararına itiraz edilen makama veya inceleme merciine kararın yerine getirilmesini geri bırakma yetkisi verir. Tedbirin sürmesi nedeniyle ayrıca hukuka aykırılık ileri sürülüyorsa, uygulamanın geri bırakılması talebi ve gerekçesi başvuruda açıkça belirtilir; dilekçenin verilmiş olması tek başına bu sonucu doğurmaz.

İki haftalık karar itirazı süresi ile hukuka aykırı delilin kullanılması yasağı farklı konulardır. Karara süresinde itiraz edilmemesi, kanuna aykırı elde edilen kaydı hukuka uygun delile dönüştürmez. CMK m.206/2-a delilin reddini, m.217/2 ise isnadın hukuka uygun elde edilmiş delille ispatını düzenler. Delilin hükme esas alınmasına ilişkin itirazın duruşmada ileri sürülmesi ve hükme karşı kanun yolu, karar itirazından ayrı değerlendirilir; hükme karşı başvuru süreleri ayrıca korunmalıdır.

Kaydın hukuka aykırı elde edildiği veya isnadı kanıtlamadığı yönündeki savunma ise delilin kabulü ve değerlendirilmesiyle ilgilidir. Bu itirazda yalnızca kayıt türünün adı değil, hangi kararın, sürenin, kapsamın veya kullanım kuralının ihlal edildiği açıklanır. Ortamın teknik araçlarla izlenmesi söz konusuysa uygulanacak hüküm değişir; CMK m.139-140 kapsamındaki gizli soruşturmacı ve teknik izleme ayrımı bu nedenle ayrı bir konudur.

Kaynak ve kapsam: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m.135-138, 206/2-a, 217 ve 267-269. Kanunun resmî elektronik kaydı ayrıca Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat sisteminde yer alır. İstanbul’da farklı bir iletişim tedbiri kanunu yoktur; işlem, ilgili dosyanın görevli ve yetkili adli mercii üzerinden yürütülür. Bu metin genel hukuki bilgilendirmedir; belirli bir dosyanın sonucu hakkında garanti içermez.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507